SOLDIERS AT WAR
Retro bilgisayarSavaş... İnsanlık tarihi kadar eski hatta daha da eski, vazgeçilmez bir olgu... Tarih öncesi dönemlerde insan dışı varlıkların kuralsız ve fütursuzca uyguladığı bu "aksiyon", insanın ortaya çıkışıyla birlikte belirli bir formata oturmuş, sistemli bir pozisyon kazanmış, medeniyet basamakları tırmanılırken en belirleyici unsur haline gelmiştir. Muzaffer taraf adına şan, şöhret, mal, mülk, iktidar gibi anlamlar ifade ederken, mağlup için bütün bunların ve daha da fazlasının sonunu sembolize eder savaş. Beşerin sınırlı iradesiyle yarattığı bir kavram bu kadar uç noktalarda bir etki yaratabilir mi? Hayır! Harp beşeri olamaz. Değersiz ölümlü yaşamlarının çok çok üstünde ilahi bir anlam, tanrısal bir estetik içermelidir savaş. Modern yaşamın rahat ortamının rehavetine kapılmış, yavşamış adamların bunu anlaması mümkün değildir elbet. Ancak harpler insanlar içindir. Varoluşumuzun anahtarlarıdır. Aslolan bunu insan haysiyetine uygun ifa etmektir. Parlak zırhlı şövalyelerin geri dönülmesi imkansız zaman boyutlarında kaybolup gitmesi, uğruna dövüştükleri değerlerin de lanet olası iblisin çizmeleri altında ezilmesi sonucunu doğurmaz. İnsan Tanrı'dan gelene kapılarını ardına kadar açmalıdır. Bu savaş karşıtı "yumuşak" çocuklar acaba nefes alıp vermelerini, üç kuruşluk onurlarının korunmasını, teknolojinin yaşamı kolaylaştırıcı etkileri sayesinde kime borçlular? Kendilerinden önce kavga vermiş o eski adamlara... Onlar bize hak etmediklerimizi bağışladılar. Biz ise sulhperverlik ve insan haysiyeti teraneleriyle geçmişimize küfretmeyi marifet addedip, çocuklarımıza adi bir gelecek vaat ediyoruz. Tatlı hayatımızı yitirmemek için tatsız (!) haysiyetimizi bahis konusu yapmaktan çekinmiyoruz. Utanmalıyız... Ancak harp meydanlarında bir amaç uğruna toprağa düşmüş bedenlerden, bombalanmış şehirlerden, temerküz kamplarından, gerçek erkeklerin kulaklarına güzel bir kadının dudaklarından dökülen ezgiler gibi gelen kılıçlarından yahut mermi vızıltılarından değil... bunların saygı duyulması gereken varoluş çabaları olduğunu bilmediğimizden, insanın aciz yaradılışına rağmen meydan okuma cesaretini göstermesini çağdaş (!) mantığımızla çözemediğimizden, ilahi adaletin yolundan ayrıldığımızdan dolayı utanmalıyız. Nelere hürmet ettiğinizi, kimleri adam yerine koyup tepenize çıkarttığınızı bir gözden geçirin bakalım. Bugün yerin dibine batırdıklarınızın aslında kıyas kabul etmeyecek değerler olduğunu fark edebilirsiniz belki. Kuram, kavram ve şahıs olarak... Soldiers At War'ın yaratıcısı olan SSI firması hakkında uzun bir geyik yapmak isterdim. Ancak kıçlarının rahatına göre aşamaların bu firma benim favorim sayılmaz. Bu alemde çok
4 eski olmalarına rağmen kağnı hızıyla ilerleme başarısını göstermiş dandik - dangalak bunlar. Yine de iflah olmaz strateji fanatiklerinin ibadetleri esnasında yüzlerini döndükleri mabetlerden biri olan SSI, ardı ardına çıkarmakta olduğu felaketlerle nefretimi üzerine çekmeyi uzun zamandır başarıyordu. Fakat... Fakat yeni oyunları Soldiers At War belki konuya olan alakam, belki de turn-base olayının o farklı tadından dolayı bir dolu abuk sabuk oyun müsvettesi arasında ilgimi cezbetti. Aldım, oynadım ve sürpriz!!! BEĞENDİM... Gerçekten hoşuma gitti. Hatta o kadar hoşlandım ki SAW'ın başından birkaç saatliğine ayrılıp size bu yazıyı lütfettim. Zevklenin diye, Pöh... Çocukken, pazar günleri, tek kanallı TRT'de keyifle izlediğimiz o eski harp filmlerinin büyülü atmosferinin kısa ancak güzel bir demo geçiyor gününden. Geçtiği gibi de gidiyor. Unutuyorsunuz, pek çok şeyi unuttuğunuz gibi. Hemen akabinde çıkan ekranda gözüm "Axis"i arıyor. Bulamıyor tabii. Neden SSI efendi? Örneğin neden bir Waffen SS müfrezesini yönetip yönlendiremiyorum. Ha? Duyamadım. İyi Yankee, kötü Hans edebiyatı mı? Peki öyle olsun ama oyunun afişinde o Alman askerinin işi ne o zaman. Bizi uyutmaya mı kalkıyorsunuz. Ya manualdeki dünyanın güvenliği, demokrasi, özgürlük safsatası ne anlama geliyor. Ulan koca dünya harbinde yalnız mı dövüştünüz be aşağılık herifler. İnsaf edin biraz. İki asırlık tarihiniz var siz bunu bütün beşeriyete mal etmeye çalışıyorsunuz. Her alana soktuğunuz propaganda araçlarına bilgisayar oyunlarını da alet ediyorsunuz. Canınız cehenneme sizi gidi İngiliz artığı mesnetsiz koloni çocukları. Neyse, sinir harbinden çıkıp II. Cihan Harbine dalıyoruz. Stars and Stripes'ın altında tabii. Kim ne düşünürse düşünsün svastika namına savaşmayı yankee uşaklığı yapmaya tercih ederdim. Soldiers At War: Çıkış, kaçış, kurtuluş, özgürlük falan filan. View Credits: Oyunun yapımıyla bizzat meşgul olmuş safkan Amerikan evlatları. Selamlayın onları. Multi-Player Game: Adeta bir teknoloji modası haline gelen bu lüzumsuz opsiyondan tiksinti duyuyorum. Asla modemim olmadı, asla da olmayacak. O yüzden bana bu taraklardaki bez hakkında alakasız muhabbetler yöneltmeyin. Load Game: Ölümsüzlük cheat'i derim ben buna. Çoook sık başvuracaksınız. Game Options: Bugünkü menüde şunlar var; 1-Online Weapons Encyclopedia: Burası çok iyi. İkinci savaşın belli başlı oyuncakları hakkında kısa ama öğretici malumatlar içeriyor bu seçenek. Doğal olarak bu oyunu büyük bir firma yapmış olsaydı bu kısmın sunum biçimi daha görkemli olabilirdi. SSI'ın kifayeti bu kadarına yetiyor. Neyse yetineceğiz. Yetinmeyi öğrenmeliyiz. 2-Game Play Settings: Burası da iyi ama aynı
4 A Play Custom Scenerio: Oyunun ana © esnasında onları kalkan niyetine kullanmak © (campaign) senaryoları haricindeki kısa, basit, isteyen kaka Almanların elinden çekip alacağız.
olaya alışmanızı sağlayacak olan görevlerdir. Tabii bulabilirsek. Ayrıca pek çok multiplayer ve tutorial (öğretici) kadar refakatçi konumda ilerleyeceğiz. Bu görev zamanda önemli. Night conditions oyuna katkı mission ihtiva ettiği içindir ki muhakkak surette harbiden zor. Zaman az. Gıcık siviller nalları açısından manasız, yeşillik katsın diye konmuş. denenmelidir. dikip duruyorlar. Yalnız askerlerin savaştığı Building blackouts'tan binaların içini görüp Play Single Scenario: Karşınıza çıkan bir günler geri gelir mi dersiniz bir gün. Sanmam.
göremeyeceğimizi ayarlıyoruz. Ancak mantıklı olarak bu size düşmanın yerini göstermez. Bunu kapatırsanız oyun hızlanır diyor SSI. Ben kapatmam. Weather conditions hava şartları demek olup gereksizlik hanesine bir sayı yapmaktır. Overlay Grid oyun ekranında kareler çıkmasına neden olup görüntüyü bozduğundan dolayı, işe yaradığı halde (turn sayısı kadar istikamet tayini) çöpe yollanır. Path Display'dan yönleneceğiniz güzergahı oyun esnasında görebilirsiniz. Bunun için adamınızın üzerine tıklayın (tıkladım, tık yok gözü körolasıca) sonrasında görülen köy kılavuz istemez. Tekrar klik ve action!. Enemy Movements: Çok saçma, dolu görevi tek tek devirmek. Bir bakalım. Vay, vaaay, vaaaaaaaaay. Meşhur Kasserina Geçidi operasyonundan tutunda, Monte Cassino dağı eteklerine sonrasında Anzio'dan Berlin'e kadar ihtişamlı çarpışmalar yaşayacağız anlaşılan. mevcut. Onları alın dövüşe dövüşe yolunuzu Senaryolar gerçekten iyi. Göz atalım mı? açın. Patlayıcıları doğru zamanda (tren Kasserina Pass: Gerçekte Amerikalı gelmeden önce) doğru yere yerleştirin. Oyalama kankalarımızın tokat yedikleri sayısız taktiği uygulayın. Ben burayı beceremedim. mekanlardan olan Kasserina Geçidi'ne Almanlar Köprüye ulaşamıyorum, ulaşsam uçuramıyorum, seçkin bir takım indirirler. Bunlar vadinin uçursam kaçamıyorum. Açıkçası bu klasik müstahkem bölgelerinde mevzilenip Yankee görevle çok da fazla uğraşmadım. dostlarımızın canlarını yakmak arzusundadırlar. Saint Louis: Suikastçiler işbaşında. Kalleş bir Kısaca Birleşik Amerika'nın Afrika'ya uzanan yolu manevrayla kamp merkezindeki binada bulunan Bil
Normandy: Malum çıkartma başlamıştır. 4 Düşman hatlarının gerisine indirilen takımımızın dük. © üzerine bir tren köprüsünü uçurma görevi 4 © yıkılıyor. Sahilde bu iş için gerekli zımbırtılar sisler altındadır ve bu sisi dağıtma görevide yüksek rütbeli SS subaylarını havaya çok, çook. Kapatın bunu. Düşman menzilinize senindir George. Tam bir komando görevi. Fazla Uçuracaksınız. Sessizlik işin esası. Almanlar çiti girmeden yahut varlığını belli edecek bir harekette | zor değil ancak Almanların bir anda tepenize hadisenin farkına bir vardılarmı etrafı b bulunmadan onu görmek saçma olduğu kadar © binmelerini istemiyorsanız sessiz ve derinden ayaklandırıyorlar ve ben henüz olayı sükunetle — delikanlılığa da sığmaz icraat eyleyin. Ben "general" zorluk derecesinde halledemedim. Aslında hiç bir şeyi (bazı görevler bile bu senaryoyu bitirdim ( a da bitirdiğimi halledemedim. Bu görevde de çuvalladık. delikanlı tuzağı, o sandım tuhaf bişi oldu ama...) Geçiyoruz... açıdan sanki Maltese Island: Müttefiklerin Sicilya çıkartması Platoon Headguarter: Almanlar binbir bana bu — başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı boyunca hiçbir güçlükle yetiştirip cepheye sürdükleri SS seçenek hiç halta yaramamış soytarı İtalyan askeri birden subaylarının katline oldukça bozulmuş olmalılar. kapan- Duçe'sinin çizmelerinin neden eskisi kadar parlak Karşı saldırı hareketi başlatıp canınıza okuma mayacak gibi | olmadığını düşünmeye başlar. Yıllarca tükürükle niyetindeler. Destek birlikleri ulaşıncaya kadar geliyor). Shot çizmeyi bu defa kanla yıkamak üssünüzü savunmalısınız. Yalnız Bonaparte'ın Percentage: Atış isterler ve ölmek için önünüze atlarlar. Aşırı kolay © buyurduğu gibi en iyi savunma hücumdur... Ve benim nacizane terennümüm en iyi hücum doğru zamanda yapılandır. Doğru zaman ağır silahların bertaraf edildiği zamandır.
sahanızdaki bir olay. Onları mayın bölgesine kadar sürmeniz elemanlardan gerekli ancak mayın dedektörünüzü kirli indirebileceklerinizi görüp geleceğini Malta adasında öksüz bırakmayın. Cherbourg: Her şeye burnunu sokan Amerika bunun ne bu defa da bir casusunu burun niyetine gizli silah kadar süreceğini yerlerde olan keşif grubunuzdan olumlu ya da planları aşırması için göndermiştir. Salak ajan anlayın. Bana kalırsa olumsuz bir haber alamıyorsunuz. Bölgede SS'lere yakalanmıştır ve kurtarılmazsa casuslara bu da gerçekçiliği çıldırtıcı bir sessizlik hakim. Bunun sebebi bir uygulanan prosedür gereğince idam edilecektir. düşüren unsurlardan. önceki takımın bozulan telsizi olabilir mi acaba? Tabii planlarda Berlin'de iç edilecektir. Hiç Screen Follow: Olur, olur. Telsiz almayı unutmayın. Canlı oynamadım. Çok banal bir görev. Monitörünüzün askeri düşmanlarınızı gebertin. Cansız dostlarınız adına Paris: Paris yakınlarındaki silah deposu ünitelerinizi takip etmesi hoş bir ağıt yakın. olay olsa gerek ancak gül diken & Monte Cassino: Her yol Roma diyen Amerikan ilişkisi gereğince bu müdahale oyun piyadesini kötü sürprizlerle karşılayan Almanları ulaştığımız Paris'te bize düşmektedir. Hayır hızını düşürür. yalnız biz durdurabiliriz. Tepede bir manastır, anlamadığım korkak ve mağlup Fransızlar 3-Audio And Video Setting Menü: Burada manastırda ağır silahlar, ağır silahların başında namına neden adi ve alçak Yankeeler (yani önemli olan ekran çözünürlüğü. P120'den aşağı da savaş yorgunu Alman savunucular vardır. SSI oyunda ben) dövüşmek zorunda.
Almanlar için büyük bir kaynaktır. Bu kaynağı kurutmak zibidi Fransız direnişçileri nezaretinde makinesi olanlar görüntü modunu 800*600 olarak oyunun kitapçığında takım çalışmasıyla her türlü Vineyards: Üzüm bağlarından üzüm yemek denemesinler bile. Animasyon hızını normale kale fethedilir der ama ben en kolay zorluk varken biz çıtır çıtır Alman götüreceğiz. Açık getirin. Çok hızlı (fast) benim gözüme hoş seviyesinde bu tür bir çalışma gerektirecek arazideyiz. Siper alabileceğimiz mevki sayısı 2 görmedi. Briefing'leri seyredebilmek için görmedim. Uygun pozisyon alan iki mahdut. Kilise bir ağır makineli yuvası ve pusu berbat movie'leri açın. adamım Hans'ın işini bitiriverdi. Zorluk çıtasını vaziyetinde bekler. Mayın arazide. Mayın 4- Difficulty menü: Şöyle söyleyeyim "commando" bakalım noolacak. dedektörümü unutmuşum cebimde. Ben imkansız... değilse bile de bir önceki
Anzio: Amerikalıyız ya illaki birilerini ölmüşüm hak geri getire...
German Airfield: Hans çok mühim bilgiler eşliğinde baba-vatanın içlerine doğru yol almaktadır. Tabii transport için uçak kullanmak akıllıca olmaktadır. Alev makinesi cinsinden oyuncaklarla bu uçakçıkları, onların mürettebatını, koruyucularını, sülalesini... Opss... Yok edin. Nah edersiniz. Ben yapamazsam siz hiç yapamazsınız... Bridge Over The Rhine: Kuwai nehri üzerindeki köprü. Ne baba filmdi di mi? O filmde uçurulan köprüyü bu filmde (oyunda mıydı lan, dalmışım) kurtarıyorsunuz. Ama bir farkla köprü Ren nehri üzerinde, dolayısıyla karşınızda da solucan kılıklı, limon suratlı Japonlar değil domuz kafalı, patlak gözlü Almanlar var. Dört patlayıcıyı deaktivite hale getirmek zor olsa gerek. Sıkıcı olduğundan denemedim. Dresden Secret Base: Meşhuuur V-2 roketlerinin yeri saptanmıştır. Bu üs çok gizlidir. Yerini ben biliyorum. Sizde öğrenin
(salladım çünkü 7,5 saattir bilfiil ekran kavganın ortasında apışıp kalmanıza sebep başındayım beynim döndü. Bi zahmet uğraşın olabilir. Ha unutmadan briefing'i can kulağıyla artık). dinleyin hatta cansız gözlerle de izleyin. TR Near Berlin: Artık her şeyin sonu gelmiştir. Uzun yüklemelere alışkın olan sabrımın sonu Almanlar süratle geri çekilmektedirler. Ruslar 4 selametle bitmiş oyuna başlamıştım. Kör büyük bir hızla Berlin yakınlarına gelmişler şehri değilsiniz herhalde görmüşsünüzdür oyun yoğun topçu ateşiyle vurmaktadırlar. Tam bu ekranı izometrik (bayılırım) ve obje detayları çok esnada üst düzey bir Alman subayı kayıtsız iyi. X-Com veya Sabre Team'i oynayanların şartsız teslim olmak istediğini iletir size. Görevin görüntülere ve kontrollere alışması zor takımınla bu haini bulup teslim anlaşmasını ona olmayacaktır kanımca. Yinede açıklama diye dikte ettirmek. Eh sonra kendi hatlarınıza yalvaranları kıramayacağım şekerim. Space'e dönseniz fena olmaz. Yalnız dikkat edin. Kim bastığınızda çıkan menüde en üstte o an dost, kim düşman bir anda karışabilir. Rus ve yönettiğiniz adamın turn sayısı var. Amerikanların prestij için kapışması esnasında Hareketlerinizi buna göre belirleyin. Sağlık sizi arada götürmesinler. Alman subayını öpiyim göstergesinde sağlıksız görülen elemanı derhal
Oradaki "R" tuşuna basarak bilgisayara bırakabilirsiniz. Hayatta bir kariyer sahibi olamadığı için hayıflanan kompleksli tipler dikkat. İşte size kariyer yapma imkanı. Hem de II. Cihan Harbinde, hem de şerefli Amerikan ordusunda, hem de özgür dünyanın güvenliği, beşeriyetin bekası uğruna. Ne duruyorsunuz. Kahrolsun Tanzanya, yaşasın Uganda... Play Campaign Game: Buraya girdiğiniz an itibariyle karşınıza çoğu tip fukarası olan bir dolu Yankee çıkıyor. Admin Screen'den bunların özellikleri, rütbeleri türünden bilgiler alıyorsunuz. Size harbi söylüyorum bunların hiçbir anlamı yok (rütbeler dışında). En biçimli seçtiği olanları seçin ki cesetleri yakışıklı olsun. Yalnız takımda hiyerarşik düzenin sağlanması açısından bir üst rütbeli mutlaka olmalı. Çavuş (bende çavuştum, efendi olun paralarım) bu iş için ideal. Ancak takım kaptanının özellikleri önem taşımakta. Efendinizi seçerken mouse'un sağ tuşuna başvurun derim ve buradan hangi adamların hangi silahları kullanabildiklerini de öğrenin deyip bu cümleyi nihayete erdiririm. Fakat dikkat etmeniz gereken adamlarınızın en iyi kullandıkları silahların ne olduğudur. Adamlarınızı silahlandırırken soldaki ağırlık ölçerden gözünüzü ayırmayın. Aşırı yük doğal olarak hızı düşürecek, turn sayısını azaltacaktır. El bombası her adamda muhakkak bulunsun. Silahları ustalık derecesine göre pay etmezseniz kati surette bulunmalı. Yaralanan çatışma anında ıskalama olasılığınız artacaktır. Mermi yüklerken aldığınız aletin üzerine sağ tuşla klikleyin. Çıkan ekranda gördüğünüz şarjör dikerler. Zamanında sağ tuşla girdiğiniz o alete uygunsa belinizdeki yuvalara ya da sırt çantasına onları yerleştirin. Yanlış donanım altta silahlarla ilgili bir kısım ayrılmış. Buradan iz silahla tek tek mi, seri olarak mı atış yapacağınızı belirliyor aynı zamanda da mermi sayısını öğreniyoruz. Geçiyoruz... Ortadaki bölüm obje yüksekliği ve harita hakimiyetini sağlarken en aşağıda ise zoom faktörünü ayarlıyor, görev detaylarını öğreniyor, görevin geçtiği haritayı inceliyor, karakterler hakkında kişisel bilgileri alıp herhangi bir adamınızın üzerine sağ tuşla klikliyorsunuz... Stand: Ayakta dimdik duruyoruz, Kneel: Diz üstü çömelme vaziyetinde bekle, Prone: Yere kafanızı kaldırma aman, Target Weapon: Hedefi bul, Inspect eşyayı incele, Next unused character: Diğer karaktere geçiş, Aimed shot: Vurdum mu indiririm olayı, Center view: Merkezi görüş, End players turn: Hareket hakkı karşı tarafın, Movement me! ŞT yürüme, sürünme, Action
SON PAERS
koşma, menü: El bombası fırlat, ilk yardımda bulun, insanlara, kapalı kapıları aç, tüfeğini doldur, sağı solu kes, yetmezse telleri de doğra, Special menü: Eşya al-bırak, eşya değiştir, patlayıcı yerleştir, yaralı taşı, ağır makineli kur, destek için radyo bağlantısı yap, teslim ol (ASLA) Tank pulldown menü: Tankı ele geçir, içine gir, topu doldur, ilerle. Of be menü bombardımanından kurtulduk mu, inanamıyorum. Aşağı satırlara da bakış fırlatıp akabinde oyunu oynarsınız artık. Yönetimi zor iş. Kendinizi onun içerisinde rahat hissediyor musunuz? Bence birinci derece tercihiniz olmamalı. Ellik yardım çok mühim. Her sırt çantasında arkadaşlarınızın turn'leri düşer. Atış yapamazlar. Açık hedef haline gelip sonunda da nalları menüden yaptığınız müdahale hayat kurtarır, size bir eleman kazandırır. Mevzilenin: Yalnız kafanızı deve kuşu misali kuma gömmeyin. Siz düşmanlarınızı göremeyebilirsiniz ancak onlar sizi fark ederler. Binaların tepelerine ağır makineli kullanan adamlarınızı konuşlandırın. Bazen (çoğu zaman) silah arkadaşlarınızdan birini feda etmek zorunda kalıyorsunuz. Çekinmeyin. Kazanmanın tek yolu buysa vatan sağ olsun. Sessizlik gerektiren görevlerde bıçak kullanmak gerekiyor. Kullanabileniniz var mı? Bu yüzden başıma çok iş açıldı. Uyardım. Oynadınız mı? Hoşlandınız mı? Daha anlatacak pek çok güzellik var onu söyleyeyim Binaların içinin güzel dizaynı, karakter animasyonların şıklığı, şahane kurgusu, enfes efektleri Soldiers At War'un sayabileceğimiz birkaç artıları. Eksi tarafı başta belirttiğim Alman tarafını yönetememek ve demoların kötülüğünden ibaret diyebilirim. Kolay oyun beğenmeyen birisi olarak SSI'ı -daha önce söylediklerimi kesinlikle yutmadan- kutlarım. Gerçi eseri yaratanlar onlar değil (Random Games) ancak yine de firma adına bayağı üstün bir adım arz ediyor. Yalnız harbi strateji üstatlarına bu oyun biraz hafif gelecektir. O açıdan bunu bir SSI hadisesi olarak görmeyin. Kasmayın. Alın ya da almayın, bırakın Almanı Japonu, Türk olmanın gururunu yaşayın, yaşamı kazanmanın yolunun aynı hayatı riske atmaktan geçtiğini bilin, nefretin sevgiden üstün ve güçlü olduğunu kabul edip bize katılın. Dağılın... BlErtunç Burak
TURN-BASED STRATEJI
16 MB RAM 1CD 120MB HARDISK