Gameshow sayı 39, sayfa 24

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 24

Eski günlere bir dönüş yapayım, yazımın girişine oyun ile alakası olmayan, "edebi" (!!) cümleler yazayım dedim. Sanki hiç yapmazmışım gibi. Sonra vazgeçtim. Aslında bu cümlelerin en başında yazmak üzerine bir iki kelime şey ettirmiştim. Ama yukarıda olmayan satırların "Plane Crazy" ile alakası olmadığından vazgeçtim. Peki Plane Crazy ile neyin alakası var, ondan bahsetseydim: Uçmak. "Plane" ya. Uçmak deyince kuş, martı ve Richard Bach geldi aklıma. Neyse alakasız giriş cümleleri uzadıkça uzuyor. Plane ile başlarsak belki girebilir dedim konuya ama o da olmadı. İyisi mi babadan kalma yöntemler: Arkadaşlar, elimde bir CD'lik "Plane Crazy" adında bir oyun var. Oyun hakkındaki ilk gözlemim P100'de bile kastırarak oynanması. Hatta Levent'in oyunu 233MMX'de gördükten sonra "aaa, meğer ne güzel oyunmuş!" diye haykırdı. O zaman al sen açıkla diye şansımı bir denedim ama yemedi, maalesef. Maalesef de olsa devam ediyoruz görüldüğü gibi. Maalesef Plane Crazy Pilot olmakla kalmadık efsanevi Crazy Aces olayına da girdik yani. Kendimizi hıza, uçmaya yani tehlikeye aç birer

PLANE ORA

pilot olarak hayal ederek oyuna başlarsak daha bir zevk alabiliriz. Aces2 Sky Ranch'deki 8 uçaktan birini seçmekle işe başlıyoruz. Her bir uçağın kendine göre ivmelenme, manevra, aerodinamik ve maksimum hız özellikleri var. Şimdilik çömez olduğumuz için bunları pek anlamıyoruz ve sadece renklerine bakarak tuttuğumuz takımın rengindeki uçağı seçiyoruz. Aslına bakarsanız uçakların rengini de değiştirebiliyoruz ama bu sadece göstermelik bir durum. Fanatikler için yani: Ne uçaktan vazgeçerim ne takımdan! Hangardan çıkış pistlere olacak. Fakat burada bir kaç seçeneğimiz var: Time trial ile zamana karşı yarışabiliriz ki klasik CheckPoint mantığı, Ghost Race ile ilk yarışımızı Ghost olarak kaydettirir sonra ona karşı yarışırız. Yani bir nevi kendi kendini aşmak olayı. Quick Race'de "elim alışsın, şöyle çabucak bir yarış çevirek" mantığı. Tabii yarışların en yarışı Championship! 5 pistlik bir şampiyona. "Para Para Para" Kapitalist dünyada maddi çıkarın olmadığı bir işe girmek salaklık sayıldığına göre biz boşu boşuna mı yarışıyoruz burada? diye kendi kendinize sorular sormayın. Yarışlarda en iyi CheckPoint zamanını yaparak ya da tabii ki yarışı kazanarak dolar üzerinden bir geliriniz oluyor. Parayı mezarıma götüreceğim sorusunun cevabı da hayır, uçağınızı upgrade etmek için kullanacaksınız. Sadece upgrade için değil bir sonraki yarışa

Plane Crazy'nin plane kısmını bir şekilde çaktırmadan anlattık. Peki neden Crazy? Değil mi ama. Bir oyun yaptınız isim vereceksiniz ve oyun uçak yarışı olduğuna göre bir şekilde Plane olacak ismin içinde. Demek ki Crazy denmesinin de var bir anlamı. Ben ilk oynadığımda gerçekten delirecek gibi oldum ve sanırım oyunun yapımcıları da bunu hedeflemiş olacaklar ki Crazy'nin anlamı Crazy'ye! Delirmek dediğim yönü bulmaya çalışırken yaptığım manevralardan, sağa, sola, yukarı ve aşağı doğru dönmekten başımın dönmesinden sanırım. Bir de renk cümbüşü ki sormayın gitsin. Tabii bunlar pistleri anlatmaya tam yeterli olmadı biraz daha açalım konuyu: 3D motor ile yüksek gerçeklikteki 3D ortamlarda uçuyoruz. Doğa ise dağ, kent ise bina hepsi var maşallah. Yalnız girebilmek için de dolara ihtiyacınız olacağı düşünülürse dikkatli yarışmakta fayda var demektir. Pist Ne Tarafta Kalıyor Kardeş bunların arasından yön bulmak ayrı bir ustalık. Uçuş esnasında arada sırada "Keep Low" gibi yazılar ya da çeşitli yön okları çıksa da bir pisti ilk uçuşta yoldan çıkmadan tamamlamak neredeyse imkansız. Mavi power-up'ları gözünüze kestirmek en güzeli. Ama şimdi pist zamanı power-up'lar birazdan. Monument Rush, mesela. Doğa dediğim tepeler, küçük ırmaklar ve göller. Diğer yandan City Run ise tam bir kaos; gökdelenler, kuleler, üst geçitler, alttan geçememeler, binalar binalar... Rain Forest'da ormanlardan göz gözü görmüyor.

Pour

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.