OVERDOSE
Retro bilgisayarlanımızın ilk bölümünün başarısızlığı izi olumsuz olarak etkilediyse de hala içimizdeki umut kırıntılarıyla beslenmeye çalışıyor ve tek çıkış yolunu ise “yeniden kazandırılan” iki manyağın sorgulanmasında arıyorduk. “Yeniden kazandırılma işlemlerinin çok sıkı bir şekilde, e uygutandığ yorduk, ancak hala içimizdeki o umut kırıntılarını koruyarak bu sorgulamadan tatmin edici bir sonuç elde edeceğimizi umuyorduk. Artık tüm hayatımızın anlamı bu “Thing” denen bilgisayar manyağını ele geçirmeye adanmıştı sanki. Bilgisayar uzmanlığından başka oradan oraya koşuşturup bir de dedektiflik yapıyorduk. İnsanlar hala kızgındı. “Thing” hala görünüp kayboluyor, gerekli gördüğü kişilere ve yerlere zarar verip gerilimi derece derece artırmaya devam ediyordu. Yeniden kazandırılma işkemlerinin yapıldığı laboratuardan aldığımız bilgiler bizi doğrudan, tüm bu belanın sorumlusu olan iki manyağa götürüyordu. İşte planımızın ikinci bölümü başlıyordu: Tekrar topluma kazandırılan eski bilgisayar dahileri, yeni tekstil işçileri olan iki manyakla konuşmaya hazırdık (daha önce bu manyakların isimlerini bilmediğimi, daha doğrusu hatırlamadığımı söylemişmiydim?). Onları bir süre alıkoyarak kendi laboratuarımıza götürdüğümüzde gözlerinde oluşan şaşkınlıkla karışık pırıltı aynı anda umutlarımızla birleşerek çıkış yolunu aydınlatıyordu; veya biz öyle sanıyorduk. Zaten o anda işlerin yolunda gittiğine dair en ufak bir işarete bile ihtiyacımız vardı. Konuşmaya (daha doğrusu sorgulamaya) ilk ben başladım: - Beyler sizi bir süre alıkoymak zorunda kaldığımız için özür dileriz ama neler olup bittiğinden umarım haberiniz vardır. - Haber mi? ne haberi? - Pekala açık konuşacağım. Siz şu anda “yeniden kazandırılmış” uyumlu bireylersiniz. Esas işiniz tekstil değildi ancak... - Neden bahsediyorsun? Ne kazandırılması. Ben kendimi bildim bileli tekstil fabrikasında çalışırım. Arkadaşımda öyle, yıllardır orada çalışırı: - Bakın üzülerek söylemeliyim ki sizler aslında daha önce bir bilgisayar suçu işleyerek ve sahte bir bilgisayar kahramanı yaratarak herkesin başına bir sürü bela açan “yeniden kazandırılmış kişilersiniz. Şu anda sizin korkunç bilgisayar yakalamak ve yoketmekle . Fakat artık işler çığırından çıktı ve yarattığınız bilgisayar algoritması neredeyse serbest bir iradeye sahip, zeki ancak kötü bir varlığa dönüştü. Belki hatırlarsınız ismi “Thing”. - Bakın bayım siz yanlış kişilerle konuşuyorsunuz. Daha öncede söylediğim gibi tekstil fabrikasında çalışırız ve sizin bilgisayarlarınızdan da hiç anlamayız. Ayrıca “Thing” ne kötü bir isim öyle. İddia e saçmalıkları yapmış olsak bile inanki böyle kötü bir isim takmazdık. Ancak zırvalarınızdan hiçbir şey anlamadığımız gibi bu şekilde devam edecek olursanız benden alacağınız her cevap koskoca bir “Hayır, bilmiyorum” olacaktır. Değil mi XV-13? - Kesinlikle, hiçbir şey anlamıyorum. - Pekala beyler; eğer size fabrika işçisi nızı, aslında zeki ve kaçık birer olmadı. bilgisayar dahisi olduğunuzu kanıtlarsam bana çok ufak da olsa yardım edeceğinizi garanti eder misiniz?
- Fakat bayım biz... - Lütfen, Evet veya Hayır. En azından yok edilmiş geçmişinizde neler yaptığınızı duymuş olursunuz. - Eh! madem öyle dediğiniz gibi olsun. Sence XV-13? Eğlenceli olur ha ne dersin? - Kabul, peki Ekip arkadaşlarımın bana inanmaz gözlerle baktığını gördüğümde bir anlık riskli ve uçarı bir hareket yaptığımı anlamıştım. Aslında “yeniden kazandırılmış” kişilere bu şekilde davranmak kesinlikle yasaktı ama yapılması gerekenin bu olduğuna dair inancım sonsuzdu. Risk yoksa, başarı da yoktu. Ve bu manyakların beyninin karanlıkta kalmış, ulaşılmaz bir yerinde kesinlikle işimize yarayacak bilgiler bulunduğuna inanıyordum. Böylesine akıllı tiplerin kendilerinde farkında olmadığı bazı bilgileri sağlama almış olması geörel işte ben bunları ortaya çıkaracaktım... Geçenlerde yatağımın yanındaki sandalyeye oturup, yatakta yatan kendimi seyretmeye koyuldum. Sanki kağıttan kesilmiş, her taraftan aynı 2 boyutlu profili görünen bir karikatür kahramanı gibi görünüyordu. Kendisi ile dışındaki dünya arasında bir boşluk bırakmak isteyen ve bu boşluğu tehdit eden her türlü unsurun karşısına görünmez oyuncak bir silahla dikilen yanlız bir kahraman: İşte o bendim. Özne N ve nesne ilişkisini kendisi adına yok eden, kendi kendisinin oyuncağı olduğuna inanmış bir varlık İlginç ama yine de o bendim. İyiliğin ve kötülüğün sınırlarında dolaşan, yalnız ve yorgun bir ruh: Istırap verici ama o bendim. Geçmişe doğru kasvetli bir yolculuğa çıkan ve önüne dikilen 24 Polat'a da aynı yumruğu indiren kızgın bir mizaç: Yo! hayır, böyle birşey yapıyor olamaz ama o bendim. Şu anki zamana kadar olan yaşantısını olanaksız istekler, boş imgeler, boş tasarılar ardında kullandığına inanan kötü bir yürek: İtiraz ediyorum, çok büyük haksızlık ama yine de o bendim. Geçmişin rahatsız edici dikenlerini tek tek koparan; yaşamını bir yandan ileriye götürüp, bir yandan da dönüp ayak izlerini silmeye çalışan zayıf bir karakter: Yo artık bakmaya dayanamıyorum ama o bendim. Hep yalnız kalmayı düşleyen fakat yalnız kaldığında bunun acısını çekme cesareti gösteremeyen yarım kalmış bir varoluş: Hayır yeter, bu saçmalıklara şahit olmak istemiyorum, ancak ne yapabilirim o bendim. Evet ne yazık ki bendim. Umutlardan, coşkulardan, isteklerden, hayallerden, içgüdülerden oluşmuş karmaşık bir yapıydım. Bunlar olmadan ben neydim ki?... Geçenlerde yatağımın yanındaki sandalyeden kalkıp yatakta yatan kendimin yanına yattım. > Kendimle kendim arasında bir boşluk bırakmak | istemiyordum. Kendi kendime gülümsedim: İşte o bendim. Hoşgeldiniz Overdose dostları. Yeni bir sayı, yeni bir macera, en taze, en yeni istekler ve yeni bir Overdose. Bu ay da dahil tam 6. Overdose bu; ve şüpheci bir karakteri olan ben, gösterilen bu ilginin karşısında sizlere ve bana güvenen diğer arkadaşlarıma (onlar kendilerini bilirler; zaten 3-5 kişi) teşekkür borçluyum. Yine mektup bombasına tutulduk. Kamer'in posta kutusu Overdose'a gelen mektuplarla doldu taştı. Ne diim: Sağolun ve bittabii ki mektup yazmaya devam edin |dilencilik başlangıcı). Şimdi açıklamam gereken bazı maddeler var, birikti, bi zahmet okuyun: 1- Gelen mektupların bazılarında baştaki hikaye ile ilgili anlaşılmayan birkaç nokta olduğunu tespit ettim. Şimdi bu baştaki hikaye aslında her ay yazılan ayrı bir hikaye değil, devamlı süren bir hikaye. Tek başına ayrı bir hikaye olarak okunduğunda anlamsız kaçacak ve doğal olarak “Ne lan bu?” denilecektir. Yanlış anlamayı hemen düzelteyim: Bu birkaç ay daha sürecek devamlı bir hikayedir, sakin makin olun (türkçeyi katletme başlangıcı 1). 2- Yine tespit ettiğim |hep tespit ederim, işim bu) bir başka nokta da tarzımla ilgili (diğerlerine göre sorun). Şimdi yazacaklarımı tarzımdan şikayeti olanlar okusunlar, diğerlerinin şikayeti yoksa burayı geçebilirler: Bi kere Overdose'a mektup yazan herkesi yakın arkadaş, samimi bir kişi gibi görürüm ve bunu yazılarıma yansıtarak saçma sapan bir ciddiyet ve mesafeden uzak durmaya çalışırım. Madem 2hayatta bir araya gelip de konuşmamız olmassa bu yoldan samimiyet kuralım. Ey asılsız alınganlığın kıskacındaki Türk gençliği: Size sıcak bir dost, yakın bir arkadaş gibi davrandığım için beni suçlayabilir misiniz? (tarzımdan şikayetçi olanlar size söylüyorum). 3- Gördüğünüz gibi bu ay yönetim kurulunu toptan bir şekilde tokattan geçirdim, yerlerde süründürdüm, kırbaçladım, tekmeledim ve Overdose'u 8 sayfa yaptırttım. Güle güle kullanın. Biraz güç toplayayım yakında 10 sayfa oluruz merak etmeyin (bu arada geçen ayki kampanya da güme gitti yaw) 4- Bu da bir rica: Lütfen artık mektuplarınıza Mac'le ilgili yorum veya soru yazmayın. Yani artık 6 ay geçti ve ben Mac Mit'inden çok fena sıkıldım. Adam özgür iradesini kullanıp çekti gitti işte. Bunun “nedenlerini” ve “nasıllarını” cevaplamak sizde takdir edersiniz ki benim sorumluluk menzilimin tamamen dışında kalmaktadır. Bu ricayı göz önünde bulunduracağınıza inanıyor ve hassasiyetiniz için şimdiden teşekkür ediyorum (ayol, çok kibarım). Eveeeet, bakalım bu ay sosyal aktivitelerimi yerine getirip, makinanın çalışmasını sağlayacak uyumlu bir birey olmuş muyum? (“mesaj var” başlangıcı 1) Ayın Oyunu: Bu ayın oyunu Fallout |bu kadar kötü başlangıç da yapılmaz be!!). Oldukça ilginç bir oyun; Biraz Diablo, biraz Daggerfall karışımı ve daha çok Adventure tarafı ağır basan güzel bir FRP- Adventure. Oyunun en güzel tarafı zaman faktörünüde göz önüne alarak belli bir heyecan ve gerilim yaratabilmesi. Ve ilginç tarafı da zamanı ve görevi boş verirseniz tamamen özgür bir biçimde dolaşıp istediğinizi yapabilmeniz ama!). Diğer radikal adventure ve FRP'lerde olan sıkı kurallara uymanız gerekmiyor. Bunun yanında grafikleri, konusu, atmosferi, sesleri gayet güzel ve bağlayıcı nitelikte. Tek sıkıcı tarafı Combat'larda Turn-Based olması (real time olsa ne güzel Buna rağmen “o kadar kusur kadı kızında da olur” diyerek alınır, oynanır, oynatılır, tavsiye edilir değil, siz edin. Yeminimi bozmam!!) Ayın Filmi: Bu ay bizim GameShow tayfasıyla acayip bir filme gittik ve topumuz birden (top da dahil (kötü espri|) allak bullak olduk. Hani şu mükemmel Dune filmini çeken punk saçlı uçuk yönetmen var ya, David Lyneh, işte o ve son filmi: Lost Highway. Bu adamın Dune dışında normal bir film çektiği görülmemiştir. Söz konusu filmlerinde bir dolu ruh hastası karakter, gayet sıradışı bir hayatı yaşamak zorunda kalırlar (Wild at Hearts, Twin Peaks). İşte Lost Highway'de böyle bir film. Ask ihanet (00000!!), kıskançlık (cık, cık!!), sıradışılık (?) gibi kavramların hakim olduğu fakat bu kavramların asla normal bir yolla anlatılmadığı oldukça kompleks ve mükemmel bir film. Özellikle müziklere, konunun işlenişine ve kurguya dikkat diyorum Ayın Kitabı: Bilim Kurgu'nun en baba isimlerinden İsaac Asimov'un bir romanı var bu ay huzurlarınızda: Sonsuzluğun Sonu. Genelde zaman paradoksu üzerine oldukça güçlü bir hikaye kuran (kuran-ı kerim esprisi yapacam, dayanamıyorum) yazar aynı zamanda insanın varoluşsal durumuna da göz atıyor (bizim kafası karışık az kalsın yakıyordu kitabı!! Biliyorsunuz muhteşem salağımız Serkan gitti). Özellikle zamanda ileri geri gitmeler, gerçekliğin değiştirilmesi; sonsuzluk alanının kurulması gibi * her yeri hayal bir dolu kavram romanın temeline o kadar güzel oturtulmuş ki baştan sona kadar rahatlıkla okunabiliyor. Ama sonra kafanızda bir sürü soru işareti oluşuyor. Eee Isaac Asimov bu; kesinlikle alın. Ha birde kitap fuarından “Tanrıbilim ve Felsefe konuşmaları” isminde bir kitap daha almıştım. Bulursanız kesinlikle alın diyorum. Doktor, Doktorun arkadaşı, Teolog ve Rasyonalist'den oluşan 4 kişinin azgın bir Felsefe tartışmasına girişini zevkle okuyacaksınız. Ayın Albümü: Kesinlikle Overkill'ın “From the underground and Below adlı albümü. Şu son bir senedir dinlediğim en iyi Trash albümü. Saçma sapan değişim rüzgarına kapılmadan da çok iyi müzik yapılacağını kanıtlayan mükemmel bir gruptur Overkili. Bu albümde de sert bir yapı üzerine oturtulmuş ustaca bir vokal ve melodi hemen kulağa çarpıyor. Parçalar çoşturucu ve tempo hiç düşmüyor. Kötü parca yok. Ne diyim tez alınmalı. Metallica Reload'i önyargılarımdan uzak dinliyorum. değerli fikirlerimi gelecek ay belirticem. Ayın Olayı: Kamer'de bu ay Network Eğlencesi vardı. Topluca Warcraft 2 oynamaktan kafayı yedik: Dergiye yetişmesi gereken ne kadar iş varsa hepsi yarım kaldı. Uyarıyorum: Bu Network'den herkes de olması gerekiyor (olumsuz konuşucam sandınız dimi). Yasal uyuşturucu buna
PP (9 A” PP
deniyor galiba. Biz çok hastayız, bağımlılık had safhada. Süper Ayın Kampanyası: Sekiz sayfa olduktan sonra geçen ayki güme gitti. Şimdi ne kampanyası yapayım diye kara kara dü: Şahin'in aklına birşey geldi: Şöyle ki: “mektupları kağıtta yazı diskette gönderme kampanyası”. Hem kolay, hem ucuz |ne ak hem de dinamik |ne alakası varsa 2). Ne diyorsunuz? Ayın Sorusu: Canim sıkıldı da böyle bir soru cevap muhabbetine dedim. Hem göndereceğiniz mektuplarda |mektup değil, disket muhabbet olur. Şimdi ben bir soru soracağım |Işişşstt ciddi < isterseniz cevap yazıp göndereceksiniz. Merak etmeyin sorular öyle A Ayşe'nin yaşlarının toplamı 40 dır, Ali 20 yaşındaysa Ayşe kaç yasıncısı olmayacak. Benimkiler biraz daha ciddi (ciddi olun demiş Cevabınızı yazdığınız mektubun (disket dedikl!)| bir yerine iliştirsen dersiniz? İyi olur diyenler şu soru hakkında düşünsünler bakalım (On sınavı başlıyor. Sessiz olun). Soru şu: Küfür eden birisi ile, aynı küfürün içeriğini ve anlamını bilipte küfür etmeyen ama küfür edene de terbi diyen birisi arasında fark var mıdır? Yada daha basitçe Küfür eden kis: terbiyesizse, aynı küfürü bilipte etmeyen kişi de terbiyesiz midir? Hadi bakalım. Cevaplarınızı çok merak ediyorum ZEBANIİ: Meydanı boş buldunuz bakıyorum. Şaklabanlığın bini bir para.
Sevgili Zebani, Öncelikle selam! Sonralıkla (:)) köşen (sayfan?) hayırlı olsun... Mac gitti yerine sen yazıyon di mi? (Serkan'dan mı bulaştı ne?) yani Overdase'u bir Macbeth içteniğiyle kullanabiliyor muyuz? Her tür oyun sorma var mı? Pardon ama o mektuplar öncesi laf torbalarını niye yazıyorsunuz? Top secret! bunları yayınlama (?) lütfen... Senin zayıf yönün Amiaa'mı? Hani Mac'e mektup yayınlatmak için “Commodore severim, eski sevgilimdi demek gerekirdi ya”. Ben Commodore sonra Amiga sonra PC kullandım... Sana mektup yayınlatmak için n'apcaz? Kızmıyon di mi? Oh bea, bu kadar mavra yeter mi? sorular... 1- X-COM serisine bayılırım...da 3.'sü biraz karışık gibi...Neden? Ve savaşta niye böle 1 saat bekliyoz? Niye Mythos Games'in oyuna katkıları olmuş? Onların yüzünden mi oyun bol detaylı? Ben çok mu gevezeyim? O kadar şirketin açıklamalarını okumak kasıyo, bu Microprose sadist mi? Okumasak bişe olur mu? O herifleri yani şirketleri “allied” yapınca n'oluyo? En kötü derece 2- Geçen gün Magic the Gathering ve de Diablo'yu aldım... Diablo'daki dungeon kaç katlı ve de Valor görevini nası geççez? Yani nerde bu Emin ol o oyunu diil oynamak 8 yaşındaki küçüklerin izlemesi bilem tehlikeli! Zavallı kuzenim altına işedi korkudan. 3- Fifa Soccer Manager'da en Legal Cheat'leri yapıyon, bol para. aratıa tatlı yaşam, Ronaldo, Weah takımda, yaşarız paşam... 4- Magic the Gathering niye Turn Based diil de Real-Time? 5- Dergiye nası eleman olunuyo? Maaşlamı yoksa primle mi yoksa kanım tokluğuna ve de konaklamayla mı çalışıyorsunuz? 6- Magic the Gathering aldım demiştim ya, o Battlemage'miş yani Microprose'un yaptığı diil...O hiç bir yerde yok Microprose'un yaptığı Onu nirden bulucaz? Bi bilgisayarcı ismi söylesene alabileceğim? Eh bu kadar. Yayınla (lütfen lütfen)sanda yayınlama Iyapmassın sen öyle şey) sanda saol, varol. Armağan “Mr. Magic” |ya da “DasherSW” ama station wagon diil) Amcalar Zebani: Evet, Mac ölmeden...pardon gitmeden önce bana bir miras bıraktı İşte ben de o mirası yiyorum getiriyorum). Serkan'dan sana bul şeyin ne olduğunu söylemek istemem ama hoca hocayı tekkede... neys burayı bir Machbeth içtenliğiyle kullanamıyorsun. Ayrıca “Macbeth içtenliği ile neyi kastettiğini de belirtmemişsin. Her türlü oyun sorabilirsin ama karşılığında cevap alabileceğin kuvvetle şüpheli. Tutupta Putt Putt's Fun oyunuyla ilgili birşey sorarsan |Kamer'de var çok güzel oyun| karsılığında ne cevap geleceğini tahmin bile edemessin. Mektup öncesi laf torbalarını da “laf olsun torba dolsun” diye yazıyoruz!!...Makina olarak tüm sistemleri kullandığım için zayıf yönüm kalmadı. Başka bir zayıf yönümü keşfetmeye bak bence (o kadar çok varki üühh'!) 1- Bü da “bir soruya ne kadar çok soru sıkıştırırsam o kadar iyi taktiği galiba Tabii bunların hepsini maddelersen çok soru olur, mektup uzar ve de Zebani yayınlamaz diye düşündün di mi? Yeni jenerasyon cok kurnaz ama yetersiz Yemem bu numaraları. Neyse bir daha yapmayacağını umuyor ve gökler adına seni şimdilik bağışlayarak istediğin cevapları aşırı derecede kısa olarak yanıtlıyorum: a-Çünkü adamlar oyunun biraz komplike olmasını istemişler. b- Real time oyna o zaman, bekleme. c-Mytos Game demekki bu islerin uzmanı (ne?) d-Hayır. e-Kesinlikle. f-şirketlerin acıklamalarını okuyacaksın canım benim, çünkü şart: g-olur inşallah. h-müttefik oluyorsun p-(bak alfebeyi de şaşıttın bana!) oyun bitiyor, tabii başarısız olarak. 2- Bu Diablo oyunu 14 katlı. Senin aradığın zırh yanlış hatırlamıyorsam |çok oldu oynamayalı| 6. ya da 7. katta. O katlardan birisinde Blood Stone'ları orda burda dağılmış küçük fıskiyelere atıyorsun ve bazı kapılar açılıyor. O kapılar seni doğrudan zırhın olduğu yere götürüyor fakat içinden çıkan yaratıkların “hoşgeldin” partisini bir güzel dağıtman gerekiyor. Ondan sonrası kolay 3- Oyunu alın teriyle oynayıp o saydığın şeyleri yaparak gurur duymak varken, sen tut hıyar editör Cheat'lerini kullan sonra da cık Cık cık, çok ayıp hatta utanç verici hatta ve hatta büyük küstahlık Bu Cheat olayı eğer benzetme yerindeyse çok afedersin “kasırganın yanında osuruktan medet ummak” olur sanırım ben. 4- Sen bana adresini versene!!! Konuşmamız lazım 5- Başımızda yeteri kadar geveze var zaten. Bence sen politikaya soyun. Yazarlık işlerinde para yok. Biz burda 8 çocuğa bakmak için mecburen çalışıyoruz (hepimizin 8 çocuğu 6- Ben de inanmamıstım zaten. Okuduğum anda “bu şaşkın çocuk olsa olsa ana de YE
Ç MAM i almıştır” dedim transandantal medistasyonla beynine girerek. O oyunu evrende sadece tek bir yerde bulabilirsin: Kamer bilgisayar (öhö!). Hatta paralel evrenler teorisine inanacak olursak bu yine böyledir. İşime gelen mektupları yayınlıyorum işte |yalan yalan!) ama seninki nasıl olduysa araya girmiş. Ya benim salaklığım, yada senin yeteneğin. Ne olursa olsun mektup gönder ve hoşcakal |geçen aydan devam) MEG: Ağzın bozuldu hemen. Gücümüzün sı! bilmiyorsun. O sadece bir uyarıydı. Merhaba Zebani, Öncelikle sana yöneltilen eleştirilerin çoğunun Mac'i savunma amaçlı Ama sen Mac'e hiçbir suçlama getirmiyorsun. duymaktayım. Aslında herkesin eleştirmesi gereken belki de Mac. Birçok insanın Mac'e “niçin gittin, bu kadar sevenin varken niye gittin?” demesi gerekirken, herkes sana “niye geldin, Mac'in yerini hiçbir zaman alamassın!!” diye çıkışmaya başladı. Şimdi son bir kaç haftayı zevkli geçirmeme yarayacak çok önemli birkaç soru: 1- Diablo benim en favori oyunum. Savelerimi daha çok ilerletmek için çoğu kez save-load ya da yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır taktiklerini uyguluyorum. Şimdi 13. Level'da Blood Knight'larla karşı karşıyayım. Şu an ki save'imde üç tanesi birden üzerime geliyor. İlk karşılaşmam da bir ikisiyle savaştım, göğüs göğüse taktiğiyle harcadım ama şimdi bayağı dardayım. Bana hem bunlar, hem de Diablo için en çok işe yarayan büyüleri söyler misin? 2- Winzip'le alıştırma yapıyorken kayıtlı mektupları (hepsi de GameSHow için) sıkıştırıyorum ama sonrası Adapazarı ıslama köfte Ine alaka yaw). Sıkışanları açmak için ne önerirsiniz? (tuvalet
3- Aklım yine Diablo'ya gitti. Bunun 2.'si ne zaman çıkacak çok merak ediyorum. Ayrıca Mega Slayer hakkında da senle aynı görüşte
6- Bu aslında “bana şu şu oyunu tavsiye et” anlamına geliyor ama neyse: diskette “railroad tycoon”. Conguest of the new world ise Kamer'de sana ucuza patlar. Hadi şimdi kaç burdan. Bence de “mektupların acilen gelmesi” adettendir. Pek fazla felsefe yaptığımı zannetmiyorum. Zaten bu kadarından bile kafası karışanlar var (tek kişi kaldı, salak Serkan Hoşcakal |şimdilik 2). Zebani: Elinizden geleni ardınıza koymayın. Sizden mi korkacam? Sayın Zebani, Mac'in gitmesiyle tam bir şok geçirdim amma vavşak (pardon yavaş atlatıyorum sanırım. Senin onu aratmayacağına canı gönülden inanıyorum. Sana iyi bir ay diliyor ve şincik sorulara geçiyorum: 1- Indy 4'te takıldım. Balonlan Girit adasına geldim fakat o harabeler bayağı karışık. Elimde transit aval aval geziyorum, ne yapacağım? Galiba ikinci disk buralardaymış. 2- Sherlock Holmes 2'de Şahin'in açıklamasına rağmen takıldım. Hamam da Whitney'e tüm şeyleri sordum. Sonra açıklamaya göre her yere gidip, her şeyi yaptım. Fakat geri dönünce Whitney hala orada, yani gitmemiş Acaba Mrs. Ratchet ile mi ilgisi var? Ben orada delil olarak sadece damgayı buldum. Oreda ni etceğemi dam olarak accığlarmısınğ? 3- Daggerfall'u arkadaşlarımdan temin ettim. Fakat oyunda saldırmasını bile bilmiyorum. A tuşuna basıyom ama bir şey olmuyor. Inventory'de biraz karışık geldi. Bir de oyunun grafikleri kötü, yani dergide ki resimlerden de kötü. | 4- Annemle anlaştık, artık her mevsim oyun alcaz. Bana göre yeterli. | Sence Theme Hospital'ı mı alayım yoksa NFS2'yi mi? Hangisi daha fazla oyalar? 5- NBA 97 mükemmel ötesi bir oyun bence. Ya Zebanice? 6- Bana o oyunda defans taktiği verir misin? Ayrıca kendi yarattığın oyuncular takıma çok yararlı oluyor bence. Sen yaptın mı?
mdeğilim. Kimse Diablo'nun eline su dökemez. Tabii Crusader dışında, © bu türün babası (malesef daha bi tanışıklığımız yok). 4- NHL 97 bende hiç çalışmadı. Tam Install ederken Gamedata'da takılıyor ve hata veriyor. Bunu farklı 2 CD'de de |biri arkadaşın, biri yaptı. Sizde orjinali var mı?Varsa kaça? (kutulardan istemiyorum onlar pahalı) 5- Thrustmaster mı daha iyi yoksa Microsoft Sidewinter mı? bu pahalı aletlerden bi alırsam (alabilirsem) bir Simulasyon arşivi kuracam bi de Sensible Soccer'ı alcam. : 6- Civilization 1 gerçekten mükemmel. Civ 1'e en yakın türde mümkünse diskette birkaç oyun söylersen mesut bahtiyar olurum. Bir de Conguest of the new world kaça patlar? Soruların acil olduğunu söylemek adettendir. Felsefen on üzerinden on; çünkü benim felsefem “herkesin felsefesi en iyisidir; çünkü o kendisini içerir, yalanı yaşamaz”. Sana bu azap günlerinde bol şans diliyorum. Zebani: Mac konusunda benim söyleyecek bir şeyim kalmadı. Konu fazlasıyla uzadı zaten. Hatta bu konuda 56 baskı yapmış bir kitabım bile var: “Mühendislik ve otomasyon dünyası (evet, ne var?). Duyarlılığın için saol diyorum ve işte cevapların (diyorum): 1- Hangi karakterle oynadığını belirtseydin keşke. Eğer Mage ile oynuyorsan bu karakterin en büyük gücü büyüdür |altın kural). Pis bir durumda kalırsan mage olarak firewall, firebali, Lightning, stone curse ve Teleport büyülerini kullanabilirsin (tabii belli bir level'dan sonra). Özellikle “teleport” büyüsünü kullanırsan hiçbir savaşı kaybetmessin. Eğer warrior'san savaşma yeteneklerinin yanında büyü de kullanabiliyorsun. Eğer pis bir durumda kalırsan |malesef oyunda pislik dolu) fighter olarak kullanacağın en iyi büyü “firewall” olacaktır yerlere yerleştirirsen). Rogue karakteri oynuyorsan zaten savunma yapmaya ihtiyacın yok. Hazırla yayını ve okunu, fırlat düşman üzerine, gebersin itoğlu itler lay dayanamadım walla). 2- Bizde winzip'le alıştırma yapıyorken “silinecek Cheat yazıları ve hıyar holy” adlı dosyayı sıkıştırıyoruz fakat sonra öyle böyle değil hayvan gibi bir “EXTRACT” Button'uyla açmaya başlıyoruz ama sonrası “bundan iyisi Şam'da kayısı”. 3- Bak şimdi! yaw sen hele bir birincisini bitir de öyle merak et ikincisini güzelim. Ama Diablo Il 1998'in sonlarına doğru çıkacak (Tiberum Sun'ın akibetine dönmesse)| ve bu sefer 5 karakterle oynanacak. Ayrıca ilkindeki gibi zindan zindan sürünmek yok; oynayacağınız dünya daha geniş kasaba havası da alacaksınız). İşte Diablo 2 için elimde olan bilgiler bunlar |Hamamböceklerinin sindirimiyle ilgili olan bilgilerim daha çok ama konuyla alakası yok). Ayrıca daha Crusader'ı oynamadan bu türün babası olduğunu ve Diablonun eline kimsenin su dökemeyeceği gibi beylik çelişkileri açıklamak için sana bir savunma şansı daha veriyorum. 4- Ne yapıcan 97'yi, NHL'nin 98'i çıktı mis gibi oluyorsa!). Sen vazgeç o sevdadan. Bu sorunsuz her makinada çalışıyor (Disk Drive'sız, Harddisk'siz, Mouse'suz bir 286 laptop PC'de bile). Tabii bu oyunda normal bir CD fiyatına evrende sadece Kamer Bilgisayar da satılıyor (bir de Orion Nebula'sında olduğu rivayeti var!). 5- Yaw bak simdi çıkarttıracaksın bana “elektromanyetik felç topumu”. Simulasyon arşivi kurmak için bu gereksiz aletlerin olması gerekmiyor ki Ama “bana ne ağa benim lüks zevklerim vardır ve de göz göre göre maymun iştahlıyımdır” diyorsan (dedin bile!), git al. Daha ismini duymak bir yana zor telaffuz ettiğim bu pahalı oyuncaklardan Thrustmaster, derin araştırmalarım sayesinde daha iyiymiş (parası da tabii). Eğer bu aleti alırsan bir şekilde bana adresini ver ki bende seni tebrik etmek için “içinden yumruk çıkan kutu” oyuncağını göndereyim. Fakat bu aletle Sensible oynanmıyor diye bir dedikodu var ortalıkta |yani ne diyim ben sana şimdi!!).
He LER
7- Afedersin yedinci soru yokmuş. Sorularım bu kadar. Sana ve GameShow'a başarılar. Barış “The Fanatic” Sılay Zebani: Bu yüzden bitkisel hayatta olupta iyileşmemekte ısrar eden inatçı Cam tipler için elimizde mükemmel bir sağlık programı var (Ötenazi üstadı Dr. Kerkovan da kadromuzda). Fakat sen vavşak vavşak, pardon yavaş yavaş kendine geldiğin için seni affediyoruz. Sadece Overdose'a mahsus olmak üzere inançlarının peşinden sonsuza kadar bıkmadan usanmadan koşmanı ve inancının doğruluğundan bir an olsun şüphe etmemeni salık veriyor ve cevaplara geçiyorum (din bezirganlığı böyle oluyor galiba diycem ama ciddi bir mesaj olduğu için kesilecek gibi bir his var taaa içimde bir yerlerde. Eğer kesilmesse şanslısınız) 1- Şimdi orası biraz karışık. Beni iyi dinle. O harabelerdek, küçük evlerden 4 birinin içinde bir şema var. O şemada ortadaki öküz kafasının boynuzlarına bakacağın noktalar belirtilmiş. Teleskopla o noktalardan boynuzlara (tam kenarından) bakarak iki çizgi oluşturacaksın (iyi dinliyon de mi?).. O çizgilerin kesiştikleri noktaları kazıp ikinici diski bulacaksın. 2- Şahsen Sherlock 2'yi oynamadım ama “nedir bu okuyucularımızın Sherlock 2'den çektiği” diyerek Şahini bulup işkence ettim. Fakat Şahin de yapacak birşeyi olmadığını, yazdıklarının aynısı yapıldığında oyunda hiçbir sorun çıkmadığını, sorun çıktıysa da okuyucuların mutlaka eksik birşeyler yaptığını söyledi (işkence halinde herkesi satma olayı yani). 3- Daggerfall pek de kolay bir oyun değil. Öyle olmadığı içinde fazlasıyla zevkli zaten. Saldırmak için Mouse'u sol tuşuna basarak sağa-sola veya yukarı-aşağı hızlı hızlı hareket ettirmen gerekiyor. İlk başlarda biraz garip gelebilir ama sonra çok kullanışlı olduğunu görecek ve “vay be yapmış gavur” diyeceksin. Grafikleri ise eğer yüksek çözünürlükte oynarsan gayet güzel. Ayrıca sen dergideki resimlere bok mu atıyorsun ha? Çıkarttıracaksın şimdi bana “proton sapanımı”. Cık cık cik. 4- İşte örnek bir Anne-Oğul ilişkisi. Okullarda okutulması gereken bir dram, pardon sosyolojik bir olgu, mükemmel bir Aile dayanışması, toplumun en küçük yapı taşında meydana gelen kusursuz bir parıltı, asla yıkılmayacak olan ve nesilden nesile aktarılacak bir gurur abidesi, evrendeki entropiyi yok edecek tılsımlı bir güç İyok yok bu ay kendimi tutamıyorum anlaşıldı). Şimdi almak istediğin oyunların bir tanesi Strateji, diğeri ise Araba yarışı. Eğer bu iki türü de seviyorsan ikisini de al. Oh Tanrım ne kadar mükemmel!!! 5- Mükemmel ötesininde bir ötesi olduğunu kabul edersek eğer ediyorum namusum ve şerefim üzerine), NBA 97 eh idare eder işte diycem, dayağı hakediyorum. Şaka bir yana Süper bir oyun. Herkes bir an önce bu oyunu alsın demekten kendimi alıkoyamıyorum... 6- Basketbol'da 2 tür savunma var: Adam adama ve alan savunması (yenileri icat edilmediyse). Bunlardan bir tanesinde uzman olman sana yeter. Ben hazır oyuncularla oynadım hep. Ama söylediğin şeyi deneyeceğim. Bu arada unutma “en iyi savunma saldırıdır” ve “savunma yapmakta bir stratejidir” ve son kitabım olan “savunma ve havacılık"tır. (ne?).. 7- Bence burda bir soru var. Eeee bakan göze göre değişir değil mi? Göz görmek istediğini görürmüş falan diycem bizimkilerin kafası karışacak yine. Sen sorduğun soruyu merak ediyorsun ama söylemiycem. Mektup yaz, öğren. Bu arada dikkatli bakarsan 7. sormadığını sandığın sorunun bir cevabını göreceksin |iyice karıştı kafaları). Sana da mektup yazıp göndermede (gönderme var) başarılar. Hoşcakal beni). MEG: Korkunun ecele faydası yoktur zaten. Bilmem yeteri kadar tehditkar oldu mu? Selamlar Overdose okuyucuları & Zebani, Ben sana diğerleri gibi “bu sana ilk mektubum” diye yazmayacağım
(© 9” 6” &” ©” ©” e”
ar e” <<”
(hehue bak nasıl laf içinde laf ediyom!!). ve şöle ekleyeceğim; kağıt ve yazı için çok pardon çünkü ben bu mektubu derste yazıyorum ve de instech hocamız bize (?!! bana) çok problem oluyor. Fazla uzatmadan sorularıma geçiyorum. Guestion 1- Abicim şu Dark Colony'de harita yapıyom fakat onu oynayamıyom, derdime çare. Ayrıca 4. görev çok zor naapıyım ? (human) Guestion 2- Hoca şu isim arası yazılan ne ola? Hadi lakap olsa hepsi aynı şeyler olurdu ama her ay değişiyor (tabii bazılarınınki, benim iğım vallahi lakabım 9 yıldır aynı. Ayrıca ben aptal ve de Serkan m.) Guestion 3- Ben derginizin 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11 (sayı saymayı öğrendim ama bitmedi) ve 14. sayısını almak istiyorum ne yapayım, ne edeyim? Sizde kalmadıysa okurlardan da alabilirim, ilgilenenler lütfen bana yazsın, adresim: 37 sok. no:512 Laflamak içinde yazabilirsiniz |Bu sorunun özeti: Ben bir GameSHow fanatiğiyim)|. Guestion 4- Abi şu aboneliği lütfen tekrar başlatın, başlatın, BAŞLATIN ÜLENİ, Eğer başlatmassanız 50'ye yakın GameShow okurunu kaybedeceksiniz (ben ve arkadaşlarım). Çünkü burda GameShow geldiği anda bitiyor baaaak, kendi çapımda tehdit de yaparmışım)|. Guestion 5- Omay'a n'oldu? Bi görünüyo, bi gidiyo. Sizde işe başlamamış mıydı? Ayrıca (nerden nereyel!) İzbulfuya niye gelmediniz hı? Guestion 6- Abi MDK'da save yapamıyom. Duyduğuma göre onun bir yaması vardı, siz de varsa bana yollar mısınız? 7- Dungeon Keeper ben de bir garip çıkıyor yaw?).Ekranın yarısı kaymış vaziyette nedendir? Naapmalı? Guestion 8- Meat Puppet'da mouse'um bir türlü hareket etmiyor (Driver'ım yüklü), Bir kere hareketli çalıştı onda da oyun felaket yavaştı. Bilgisayarım: Pentium 133, 16 Ram 1.5 GB HD, 2 MB S3 ekran kartı, mouse'um Agiler |Mouse'um hareket etmediği bir vakit kedim şerafettin'i yanına götürdüm tık yok- Terrible Joke- Ouff amma yazdım yaw hem de derste. Neyse artık bitiriim ben. Her ne kadar şürç-ü lisan ettiysek affola. Meg amiga grubu gerçekten çok iyiydi. P.S: Sana hala oyun tavsiyesi soranların gözleri pörtlesin. Bu ayın kampanyası: GameShow'a abonelik tekrar başlasın (Hadiyin beyler kalemi kağıdı alın, beni yanlız bırakmayın bakayım!). Erkan “The Last Mikrop” Özgöncü Zebani: Demek Last Mikrop ha!. Benden daha mikrop birisi de varmış meğer. Seninle iyi geçineceğiz gibi geliyor bana. Bugünlerde çoğu Overdose sever okulda, derste, nerede olursa olsun mektup yazıyorlar. Bu sevindirici bir durum. Ne yapacaksın ki ders dinleyip. Habire kafana bir sürü ıvır zıvır Teori dolduruyorlar ama dışarda hayatın sert kaldırımlarına toslamamak için neler yapılması gerektiğini söylemiyorlar. Biz hiç olmassa bu eksiği kapatıyoruz burada az, çok (hocalarına gösterme sakın bu satırları). Neyse derste Overdose'a mektup yazmaya devam diyerek cevaplara geçiyorum: Answer 1- Walla Erkancım oradaki hazır Map'lerle biz rahatlıkla oynayabiliyoruz. Makinanda veya oyunun Cd'sinde bir sorun olmasın? Veya sende? Bir daha denesen? Answer 2- Yani sen 9 senedir “The Last Mikrop”sun ha? Bravo abi, sana saygı duyuyorum. Hizmetindeyim. İste asayım, keseyim, öldüreyim, süründüreyim; aklına gelebilecek her türlü iyilik-kötülüğü yapayım. Diğerlerinin Lakaplarına gelince: Onlar henüz lakaplarını bulamamış kişiler bulamama hesabı diycem de, ulu orta söylemiyim, parantez içine koyalım deyü söyledim). Serkan gitti artık. Bu da yaptığı son ve muhteşem salaklık oldu... Answer 3- 1-11 arası GameShow'lar yok. Hatta onları bir şekilde temin edip bize gönderen okuyucularımız arasında yapılacak çekilişte 2 okuyucumuza CD veriyoruz (öhö! pardon, Evrensel yaramıza çomak soktum galiba). 14. sayı ise elimizde istemediğin kadar var. Kamer'e bi şekilde telefon açarsan 1260 02 25) hostes arkadaşlar sana yardımcı olacaktır. Ayrıca bu “bi şekilde” ne saçma bir laftır farkında mısınız? Answer 4- Abi bu nasıl tehdit böyle? Yani biz Aboneliği başlatırsak 50 okur daha kazanacağız ha? Abonelik, şu anda sayamayacağım bir sürü ekonomik olgunun sürekli aleyhimize işlemesi dolayısıyla tarafımızca kaldırılmıştır. Siz 50 okur |ve varsa diğerleri) bizim zarara uğramamızı ister misiniz? Answer 5- Omay yemek yemekten dolayı şişen bedenini kontrol edemedi ve patladı desem yalan olacak. Aslında Omay'ın şu anda ki durumu patlak olmaktan daha zor çünkü kendisini Fildişinden bir kulaye kapatarak Felsefe dünyasının kapısından içeri adımını atmış bulunmakta ve Nietczhe gibi kafayı yemiş durumdadır (felsefe bölümünde okuyo da). Omay'dan ümidimizi kestik. İzbulfu'ya ise Mert, Meg ve Engin Abla gitti bile haberin yok mu? Answer 6- MDK'nın Patch File'ini bulmak istiyorsan ya oyunu yapan şirketin Official Site'ından alacaksın yada daha basiti bizim biricik “www.gsmnet.com” site'ına bağlanıp ordan alacaksın. Biz malesef disket göndermiyoruz (sen kampanyaya uy, diskette gönder sorularını). Answer 7- Insufficent Data... Please More Data.... | don't Understanda.. aydan Abi çok ilginç ve orijinal hatalar duymaya başladım bu sıralar. Keşke sana olumlu bir cevap verebilsem bu konuda. “Grafik Kartında bir problem var” ile başlayan 1300 sebepten birisi de olabilir. Ne diyim Engin Abla'ya bir danış istersen. Ondan da cevap alamassan “Elektromanyetizma ve atmosfer” isimli kitabımı oku (orda bu konuya değinmiş olmam gerekiyor). Answer 8- Meat Puppet normalde yavaş bir oyun zaten. Senin bilgisayarında yavaş, o halde Meat Puppet sende yavaş çalışır. Mouse'un bir suçu yok. Aynı problem bende de olmuştu ve köpeğimin yanına götürdüğümde “ne lan bu?” dercesine üstüne sıçmıştı (kötü espriye karşılık veririm, daha kötü espri yaparım). Çok fazla sürç-ü lisan etmedin sayılır çabuk bitir mektubu), Derslerine dikkat et; yani hem dersi dinle, hem de Overdose'a mektup yaz (hala burda mısın?). MegAmiga süper bir dergiydi ama PC'lerin istilasına daha fazla dayanamadı. Kampanyana tüm dünyadan destek gelse bile hiç umut yok.
Boşuna heyecanlanma. Hoşcakal (evet evet!). Zebani: Demirden korksaydık trene binmezdik. Sen demir değilsin zaten.
Meraba Zebani, Bu sana yazdığım ilk mektubum. Köşeni zevkle okuyorum: güzel olduğunu da söyleyebilirim. Hatta şu parantez (“| |”) ve “v” leri “w” yapmana bayılıyorum. Bu kadar muhabbetten sonra (az oldu ama idare ediver) sorularıma başlıyorum. 1- Discworld 2'de xxxx Land'de ütü masasıyla sörf yaptıktan kameranızla “cave paints'leri çekin demişsiniz. Bu “cave paints'in nerde bulunabileceğine dair bilgin var mı? (kısaca nerde?) 2- Mortal Kombat 4 ne zaman çıkacak biliyor musun? ve nasıl özellikler olacakmış? (yani 2D'den 3D geçiş gibi) 3- Marvel baba “X-men vs Street Fights' diye arcade makinelerine süper bir döğüş oyunu çıkardı. Bunlar PC'ye gelir mi? Hiç haberin var mı? Sorularıma burda son verirken sana hayatın boyunca başarılar ve sağlıklı bir yaşam diliyorum. Emre “SNAKE” Kösem Zebani: Dur abi öyle ulu orta “bu sana ilk mektubum” deme. En azından parantez içinde söyle gibi parantez kullanırsan kimse okuyamaz, merak etme). Zaten “yayınlanmayan mektuplar” ordusu harıl harıl beni arıyor darağacına çıkartmak için. Bu arada parantez ve “w” gibi türkçeye yeni bir soluk getiren titiz atılımlarım yüzünden konformist TDK'cılar da arıyorlar beni. Yazı yazdığım için azılı bir katil gibi aranıyorum anlayacağın |Ciddi bir mesaj var burda ama şimdi açıklayamam. Başımız derde girmesin). Muhabbetin azlığından şikayetçi değilim. Tek cümle de olsa ben ondan bir kitap muhabbet çıkartırım. Şimdi cevaplar: 1- Daha önce Trailer'a girmen gerekiyor. Sonra kızla konuş ve ona Troll'un dişini ver. XXXX Land'a git ve sağa doğru ilerle dikkat). Şimdi piknik sepetini Anthill üzerinde kullan, sonra beach'e geri dön. Saw'u ironing böard üzerinde kullan, ironing board'u da surf üzerinde. İşte şimdi kameranı Cave paintings'ler üzerinde kullanabalirsin. 2- Mortal Combat 4 hakkında sadece bir rivayet var elimizde, o da Ankara'da satıldığı. Bunun haricinde bende bu konuyla ilgili bir bilgi yok; hatta 2D'den 3D'ye geçiş gibi şeyler söyleyen sen bile bu konuda benden daha bilgilisin. Ama merak etme bu konuda Internet'te bilgi avcılığına başlanacak ve bulunan gerekli bilgiler ilk fırsatta kamoyuna aynen yansıtılacaktır (hilesiz hurdasız ve dikkat edin bir ciddi mesaj daha verdim, belli ki kaşınıyorum. Eğer bir şekilde ortadan kaybolursam adım: Polat. Söyadım: Yarışçı. Yaş: 3- Zaten oyun firmalarının el atmadığı ve nedense gözden kaçırdıkları bir Marvel Comics'leri kalmıştı. X-Men'i dijital hale getirdiler bakalım sırada neler var? bu söylediklerimin senin soruyla alakası yok. Sadece görüş. Senin sorunun cevabına gelince: X-Men vs. Street Fights arcade makinalarında iş yaparsa kesinlikle PC'de de yapılacaktır. Bekleyecez bakalım. Ben de diliyorum ve benim hakkında söylediğin içten dileklerine teşekkür ediyorum ama sonrası: bilmiyorum. Yarın kafama bir piyano düşebilir ve ben ölebilirim bir ihtimal var. Neden mi? Bir sistemde düzensizlik arttıkça -bilim adamları buna entropi diyor- başına gelebilecek olumsuzlukların ihtimali de entropinin artışıyla doğru orantılı oluyor. Mesela yolda yürürken kafama piyano düşme ihtimali nl1 iken, bu ihtimal entropi arttıkça -mesela- 1 milyarda bir oluyor, falan filan. Çok konuştum
Tavsiye Sormayın hem sizi hem de bizi azaptan kurtardığı ikinci zafer ayına giriyor. İşte bu ayın sormamanız gerekenleri...
REAL TIME STRATEJİ ADVENTURE 1- Dark Reign 1- Lans Of Lore 2 2- Red Alert Aftermath 2- Broken Sword 2 3- Dark Colony 3- Toonstruck 4- 7th Legion 4- Atlantis 5- Larry 7 STRATEJİ 1- Iİmperialism 2- Beast & Bumkins 3- XCom3 4- Constructor
SPORT-Manager - Premier Manager 97 - U.S.M2 - Player Manager 2
5- Birthright
DOOM-GİBİN 1- Jedi Knight 2- Shadow Warrior 3- Hexen 2 4- Outlaws 5- Redneck Rampage
SPORT-Football 1- FIFA 97 2- Sega W. Soccer 3- Sensible W.W.Soccer
ACTION 2- Tomb Raider 3- Shadow Of The Empire 4- Perfect Weapon
- C. Manager 2
RACING - Need for Speed 2 - Carmageddon - Motoracer - Grand Prix: Formula 1
FRP - Daggerfall - Diablo - Magic The Gathering
SPORT-Basketball
- N.B.A Live 97 - N.C.A.A 97
FİGHTİNG - Xmen - Virtua Fighter 2 - Mortal Kombat 3
CC U öl a ama az sayıda ki bilgilerimiz bunlardan ibaret. Sakin olmalıyız. 2- Abi ben Dark Colony'i sürekli Gray'lerle oynadığım için insanlığın ama değerli bilgilerdir, dikkate alına). Sana da hoşça kal
ÇÜffA) diyorum ve mektup yolla, ;
MEĞ: Yine saçmalamaya başladın her köşeye sıkıştığında durumundan haberdar değilim |Bu konuda yapılacak her türlü görüş, fikir, yaptığın gibi espri daha sonra tartışılmak suretiyle ileri bir tarihe ertelenmiştir). Merhaba Zebani, İnsanlara olan tepkim yüzünden yaratıkları seçtim zaten ve inan ki Aslında sana bu mektubu yazmak için yaklaşık 2 aydır uğraşıyordum insanlardan daha sevimliler (fiziksel bazda konuşmuyorum) sonunda başardım. Diğerleri gibi hemen sorulara geçmek 3- Dark Colony 15 bölüm. Yani işin epey zor. Bu arada yaratıklara iyi istemiyorum ama yazacak bir şey de bulamadım. Yalnız hangi takımlı davran, yakınım olurlar. olduğunu merak ettim. Bunlardan birini seç: a- Mehter takımı b- Atar, 4- Avrupa'da veya Amerika'da çıkan her ürünün Türkiye'ye yıllar sonra yemez spor c- GameShow Halı saha takımı d- Siirt Köy Hizmetleri. gelmesi gibi talihsiz durumlar yok artık. Sponsorlar ve distribütörler Neyse işte sorularım (kesin yanlış yazdım) sayesinde artık buraya da dünya ile aynı anda 1- Yakında (yaklaşık bir ay içinde) War Craft 3'ün çıkacağını duydum, geliyor (burada da bir bozukluk var sanki). oyun hiçbir yerde doğru mu? piyasaya çıkmadan Türkiye'de çıkıyor (işte şimdi acayip saçmaladık). 2- Bir hafta önce Dark Colony'i aldım, 8. bölümü (Shattered Front) Tiberium Sun'a gelince, daha çıkmadı ama Türkiye'de var (he he he!!!) geçemedim (bu arada insanlardan söz ediyorum). Ne etçem? Bu arada Tiberian Sun değil, Tiberium Sun (inatçıyımdır biraz) 3- Dark Colony kaç bölüm acaba? Hıyar Holy Tabii ki seni tanıdı çünkü onunla ilgilenen tek hayranı sensin. 4- Bilgisayar oyunları Türkiye'ye ne kadar sonra geliyor? Mesela Senin sayende herifin Ego'su kalktı. Bu arada tehdidini görmedim sanma Tiberian Sun (bu arada imla hatası yapmıyorum, inanmayanlar için ve mektup yolla, ayrıca hoşça kal (dilbilgisini katletmeye devam) bkz: C&C Gold intro) Avrupa'da çıktı mı? Zebani: Sizin anlayacağınız dilden konuşuyorum. İşte sorularım bu kadar, eğer bunu yayınlarsan devamı mutlaka Selam Zebani, gelecektir. Ha bu arada Mert'e selamımı söyle. Kim olduğumu Ah getti getti, Mac getti. Yazık oldu la şu Mac'e ama güzel bir çocuk sorarsa Ars'de imzasını almıştım geldi. Adı da Zebani imiş. Ugu mugu cugu. Evet kocakarılığı Mehmet “Alpaslan” Kösoğlu bırakalım da sana Merhaba diyelim. Aleyküm selam. Nassın, Guten Zebani: Yaw Mehmet, sen şimdi yaklaşık 2 ay uğraşıp da yazacak bir şey Morgen, Good Morning. İşte bu kadar. Bak benim adım Sami Can. bulamadıysan; a- Kafan bozuk, b- Kız arkadaşınla sorunların var, kafan Soy adımı söyleyelim: Bana ve aileme göre Tandoğdu ama diğerlerine müthiş bozuk c- Yaratıcılık seviyen çok edilgen bu yüzden çok kafan göre Tanikdoğdu, Tandadoğdu, Tamdacloğdu, Tantohtu vb. Şimdi bozuk, d- Kolandan böcük çıktı; moralin bozuk, kafan da bozuk, e- Red sorgulama başladı tanık Zebani: Alertte son bölümü geçemedin, kafan bozuldu f- Engin Ablaya aşık oldun 1- Diablo şahane bir oyun ama FRP'mi Adventure'mi çakamadım. kafan karıştı ve de bozuk (he he birisini seç). Ben seçtim Siirt Köy FRP ise şunu Muhammede sor: 13. bölümde şu bilmem ne lord diye Hizmetlerinin en mantıklısı olduğuna karar verdim. Soytarı takımlarından bir şey var. Boyu 2 katım, silahı benim boyumda, bi vuruyo yarı canın © haerdem gidiyo, on tane geliyor bir de üstüne, ayrıca arkadan kadın okçular görüyoruz maraba talavola da). Neyse işte cevaplar geliyor (Hem de büyük ok atıyor). Ühü tabi hemen ölüyorum. Bir
1- Duyduğumuz son haberlere göre (haber alma servisimiz iyi çalışıyor strateji veya plan ver yalvarıyorum Zebani. bugünlerde) Warcraft Adventure olarak çıkacak. Oyun firmalarının biz 2- Civ 3 (ühü Mac geldi aklıma) çıkacak mı? Herkes 4 gözle bekliyor. hayranları çelişkiler yumağıyla sarıp sarmalamasını şiddetle kınıyorum 3- Süper bir Adventure'a ihtiyacım var, ama kolay olsun, Cheat'leri de
£ Sevgili Can “emperor” Küçüker, Abicim kusura bakarım ben. Neden mektup girişi yapamıyorsun sen? Ard arda 500 tane soruyu (abartmıyorum!!) gayet güzel yazıyorsun ama. Bu arada parantez kampanyasına verdiğin destek için teşekkürler. Şimdi uzun mektuplarını diskette yolla da el alem görsün destek nasıl olur (ara gazı kuralı) & Sevgili Abdürrezzak “dragon” İşcan, ismin üzerine yapılacak tüm esprileri bir yana bırakırsak (ki bırakmalıyız çok ayıp), abone sistemimiz bir daha başlamamak üzere bitmiştir. Dağıtım şirketlerinin nedense kuyumcular gibi çalışması, bizim gibi dar ekonomilileri (türden kaybediyoruz, yok ki şöyle zengin babamız!!) bu yola itti maalesef. Bence sen bayiye söyle sana bir tane ayırsın (seni benim gönderdiğimi söyle, saygıda kusur etmesin) £ Sevgili Selim Yasanul, işte daha kampanya başlamadan diskette yazı göndererek Overdose rekorlar kitabına giren Selim arkadaşımızı alkışlayalım lütfen Bravo Selim, bu ne hız, bu ne öngörü, bu ne ileri görüşlülük, bu ne hoşgörü, bu ne sevgi (abartıcaz ya!!) Süper, devamını bekliyorum. £ Sevgili Arda “scorpion” Uygur, mektubunu “sohbet amaçlı” yazdığını belirtmen çok hoşuma gitti. Hem de bu devirde (ne?). Baştaki Bilim Kurgu aslında çok ilginç bir hikaye ama bölüm bölüm yayınlandığı için aradaki kopukluk hikayenin atmosferini baltalıyor. Bu bitsin diğerlerini tek bölüm halinde yayınlayacağım Bu arada sen hiç merak etme Holy Editör cephesinde hiçbir değişiklik yok. Hala tokatlarımın şokundan çıkamadı, üstelik bir de bağımlı oldu. Halk dilinde dayak arsızı oldu yani. Suratının haritası avuçlarımın içine kazındı artık gelip tokatlayabilirsiniz utanmayın) £ Sevgili Can Evrenol, sana da bravo diyorum. Ben kampanyaya daha yeni başladım ama siz çoktan işin sırrını çözmüşsünüz abi. Çok güzel. Daha başlamadan destek gören kampanya bu olsa gerek. Kesin Tarihe geçtik. Mektubunun mavra dozu çok güzel ama soru sormamışsın be abi. Biraz da soru sorsaydın da yayınlasaydık. Saydığın iltifatlara teşekkür ediyorum. Beni şımartmayı başardın ama çabuk kendime geldim (böyle durumlarda sık sık cimcikliyorum, tokatlıyorum kendimi. arkadaşlarım ruh hastası olduğumu düşünüyor) Senden kesinlikle bir disket daha bekliyorum (yaw bu da çok post- Modernist bir girişim oldu galiba. “mektup bekliyorum” kulağa daha güzel geliyo sanki). Bu arada Engin Abla için yazdıklarını dua et ki ona göstermedim. Yoksa seni girintiler ve çıkıntılar arasında boğardı (girintiler ve çıkıntılar burada çözülmesi gereken bilmece kimliğindedir) £ Sevgili Sina “bukalemun” Güran, Cheats köşesinin daha çok büyümesini isteyerek, Mert'in suratındaki morlukların daha fazla büyümesine sebep oldun Senin yüzünden topluca Mert'i dövdük. Ayrıca CD, Poster vb. şeyler isteyerek de bu işlerle ilgilenen tüm özel, tüzel kuruluşlara katliam yapmayı düşünüyoruz. Şaka bir yana CD, Poster vb. gibi şeyler için biraz daha sabırlı olmak gerekiyor (politikacı olmayı beceremiyorum idare et!). Bekleyelim bakalım hain hayat bize neler gösterecek £ Sevgili Kaptan Kirk, sana bir sır veriyim hocam; © yanındaki Spock denen adama güvenme. Galakside topoş diye adı çıktı zaten. Bu arada siz uzayda o kadar dehşetengiz bilgisayarlar dururken, tutup da Allah'ın PC'sinde Monkey Island mi oynuyorsunuz? Madem bol zamanınız var şu salak Windows'un hiç hatasız versiyonunu yapsanıza, İşiniz gücünüz ona buna saldırmak, Ne diyim kara deliğe düşersiniz inşallah. Bu arada zebani olarak ucube varlığımı insan formuyla kamufle ediyorum. İnsan taklidi yapıyorum yani. Sus çaktırma. Cehennemden sıkıldım. Burada budala insanları gözlemek daha zevkli ciddi mesaj var gibi geldi bana) £ Sevgili Mehmet “B4” the Aven Sen Kamer Bilgisayara en boş zamanında gelmişsin. Hayal kırıklığın bu yüzden. Şöyle gecenin en karanlık ve lanetli bir saatinde gel diycem ama o zaman da hayatının hatasını yapmış olursun. Bir dolu gözleri pörtlemiş, morarmış, vitaminsizlikten ve sürekli kola içmekten derileri dökülmüş ucubik yaratıkları görmek istemezsin herhalde çaya ve kahveye dadandık çekirge sürüleri gibi, (yanlış benzetme olduğunun farkındayım) Zaten sen bizi görüp de algılama zamanın dolmadan b 3 k deye indiritiz. D bozulma sürecine karşı oldukça de Mü e i mahcup olmak iyi bir şey değil £ Sevgili Mert “her ay bir mektup” Kızılok Kk “her ay bir disi olarak değişti çok iyi ede Mac gittikten sonra böyle bir köşenin başlaması. Tabii ist: Maci habire kıyas mektuplar gönderiyorlar. Dediğin gibi Hem Mac'in, hem de benim bir köşem olsaydı çok daha iyi ole açı gerçekleşiyor ki (senin yazından alıntı). Mac'i taklit ettiğimi sanmıyorum zaten sende bunu belirtmişsin. Tarz olarak çok far <ğer bugün Overdi okuyan milyonlarca İr amaz mı?) ol icu varsa kendi tarzım yüzündendir, taklit olsaydı tepkiler çoktan yağardı: Zaten bz Ki lanla karşılarında bir Mac göreme: n tepki gösteriyorlar. Ne diyim herkesin nabzına göre şerbet sunmanın tarifini bilmiyorum. Ben böy açık sözlüyüm ve bu yüzden okunmuyorsam, bu beni acıtmaz. Eh senden de sürekli mektup £ Sevgili Harun “Zortman who throw man. abi sen e Kk gü imuş. Bayağı güldürdün beni. Tebrik ediyorum. Di nı olduğun apaçık ama inan ki Mac'in gelip gelmeyeceği hakkında en ufak bir bi İs tt: isini de sen getir artık) £ Sevgili “dertli çocuk” g Iya si a beri gili” diyor oluyor bana? niye bu kadar çok sevgilim var?), şimdi | ın. Bu arada her türden artık yaşamdan alıcağın tüm hazları tattın ve ölmeye ki nasıl olsa ilk defa ölüyorsun
1 şöyle başlamıssı temi: hel cesaretin olmadığı için. bunu ket ir lerde a yel Acısız ve hızlı. Hem ne £ Sevgili Emre “shadow” A.E.C hennemde havaların ik Olduğu görü y Ölümlü insanların lanetli ruhları sürekli sıcaklık. liyor. Bronzlaştım bronzlaşmasına da kolumdaki çıkarmayı unutmuşum. orda saat izi kaldı ve baş zebaniden çok feci da yer dövdü beni) di. Bende hırsımı siz ölümlülerden alıyorum işte. Sende bir sürü soru sormuşsun ama hepsi kavga oyunları be abi Walla ne diyim? Bir daha denesen £ Sevgili Fatih Çömez, daha iyi bir bilgisayar almak istiyorsan umudu göklerde il ken amalısın (baba zenginse o da olur!!!). Abi sen şimdi bir gazete bayiinde GameShow veya L-Manyak bulamıyorum diyor ama Porno dergi bulunca işler değişiyor. “Göz görmek istediğini görürmüş” desem bir şey ifade eder mi acaba? Seni gidi Şaka saka, bence gazete bayisiyle samimi isen söyle ona sana aybaşlarında 1 tane GameShow ayırsın dergiyle yan yana olmasın ama he he). 4 bun çok güzel-ama çok uzun olmuş. muhabbetini çok tuttum. Devamını bekliyorum
V (PP PP PP 6” PV PP 0” A olsun. 4- Larry 7'de bir yerde bir kutu varmış, içi et doluymuş. O kutu nerde yoksa bu bir yalan mı? Nayır, Nolamaz... 5- Bak Tiberyum Sun çıkıyor mu çıkmıyor mu? Çıkmıyorsa C&C'mi zor Red Alert mi? (bu soru gerizekalı arkadaşım Barış'tan çıktı). 6- Red Alert aşırı kolay bence. İlk oynayışta Ruslar da son, Allied'larda da 14'e geldim. Bana başka bir şey lazım mesela. 7- Ben bir Transport Tycoon hayranıyım ama ne yazık ki eski P100'üm babamın işyerine gitti. Onun yerine CD teknolojisinde bir şey istiyorum (bu soru çok önemli). 8- X-COM 3'ün kaç bölüm olduğu hakkında bilgi lütfen? 9- Diablo'nun olağanüstü bir oyun olduğunu söylemiştim. Ama yetmez bana. Daha fazla vahşet lazım. Diablo li çıkıyor mu ha ha ha ha? 10- Baksana Mac geri gelir mi sence? Mac'i i çok çok çok özledim. 11- Crusader ama kesin yanlış yazdım) gibi bir oyun var mı? (aslında o kadar sevmemiştim, ama yine de olsun). Sorgulamayı kısa kesiyorum çünkü daha fazla yazarsam hiç ama hiç bunu yayınlamazsın. Sami Can “Throttle” Tandoğdu Zebani: Anladığım kadarıyla “ugu mugu cugu” bebekler sevilirken bir tür gırtlak - dudak- dil kombinasyonundan oluşmuş bir efekt ve de ancak kocakarılar böyle yapıyor. Doğru mu? “Aleyküm selam. Nassın, Guten Morgen, Good Morning” de senin bir aralar Tutti Frutti de sunuculuk yaptığını gösteriyor. Bu doğru mu? Ayrıca Soyad konusunda bayağı şanslı sayılırsın. Seninkinde yine bir iki harf karıştırılıyor. Ya Mert'inki gibi TOPÇU olsaydı, ya SUYABATMAZ (bunun kim olduğunu söylemiycem) olsaydı veya Hollandalılaştıramadıklarımızdanmısınız olsaydı. Ya YARIŞÇI olsaydı (o zaman seni öldürürdüm). Neyse bir tanık olarak sorulacak. sorulara cevap vereyim bari, ne için tanıklık ettiğimi bilmesemde. 1- Pek Adventure sayılmaz, Tam FRP'de değil. Bir tür Action-FRP uydurdum ama doğru). Keşke bana hangi karakterle oynadığını yazsaydın sana daha fazla yardımcı olurdum. Eğer Warrior'san Firewall büyüsü yapacaksın (doğru yerlere yapmak şartıyla). Vurkaç taktiği de işe yarar. Ayrıca bu tip savaşlarda sırtını duvara ver hayatta yapman gerektiği gibi diycem felsefe yapıyosun diyecek kafası karışık). Mage'sen Teleport büyüsü hayatını kurtarır (ben bu satırları bir yerlerden hatırlıyorum sanki!!!). Rogue isen daha onlar yanına yaklaşmadan Yayı nı hazırla ve malkoçoğlu gibi del beyinlerini 2- Walla biz de dört gözle bekliyoruz: Bakalım, sakin olmakta sonsuz fayda var. 3- Bak şimdi hem süper bir Adventure istiyorsun hem de Cheat istiyorsun. Oldu mu şimdi? Ayrıca bu senin yaptığın beni tavsiye tuzağına , düşürmek olmuyor mu? Hadi bakiim marş marş “tavsiye sormayın kutusuna. Gelip ısırırım şimdi seni (zaten Interview with the Vampire romanını yeni bitirdim, canım kan istiyor. Senin de yanakların kandan pembe pembe olmuştur şimdi) 4- Abicim sen menopoza girmiş dedikoducu cumba kocakarıları'nın söylentilerine kanmışsın (o kocakarılar bilgisayar dünyasına da el attılar) 5- Tiberium Sun çıkıyor ve mantık yasalarına göre diğer soruyu cevaplamam da imkansız hale geliyor. Nasıl? 6- Ben bu Red Alert'e aşırı kolay diyenleri oyunu oynarken görmedikçe söylenenlere inanmıycam, bu bir. Hemde ilk oturuşta son bölüme gelenlere hiç inanmıycam bu da iki. Eğer Red Alert sana aşırı kolay geldiyse Outpost 2'yi oyna bakalım bu da üç (görmedikçe oynadığınıza bile inanmam diyerek olayı abartmak istiyorum idealist filozoflar gibi, bu da dört) 7- Yaw bunlar tavsiye olmuyor mu? bir önceki soru da öyleymiş farkediyorum. Yaşlanıyor muyuz ne? Hadi bakiim hadi doğru tavsiye sormayın kutusuna git (çaktırma bu da benden bir kıyak: Constructor Hişşşt, ses çıkarma işte) 8- X-COM 3'de olaylar sürekli gelişiyor. Yani bölüm mölüm yok (TDK kesicek beni). Oyunun başlangıç anından itibaren uzuuun uzuun yaratık kovalayacaksın ve bit tabiiki yok edeceksin 9- Daha fazla vahşet istiyorsan öyle sanal dünyada asıp kesmekle vahşi isteklerini doyuramassın. Bunun için ilk önce bilgisayarının başından kalkman gerekiyor. Otur Televizyonun karşısına seyret “Sıcağı sıcağına programını, vahşet gelip seni bulur. Ondan da zevk alamassan seri katil de olabilirsin ama Charles Manson gibi olamassan da asıp kesmenin zevki yok. Ayrıca unutma bu işin sonunda mutlaka yakalanıyorsun çünkü » mükemmel cinayet yok. Ne yaparsan yap mutlaka iz bırakıyorsun. Bu konudaki çok değerli bilgilerimdir, paylaşıla. Ancak illa bilgisayarının başında yasal vahşet yapmakta kararlıysan Diablo ll, 1998'in sonlarına doğru çıkacak(mış). Sakin olmak kaydıyla beklemekte sonsuz faydalar var (sen şimdilik kardeşin varsa 1998'in sonlarına kadar sabah akşam tokatla) ” 10- Bilmiyorum, bilemiycem... Hayat bize satranç taşı muamelesi yaptığı 11- Crusader'in (kesin ama kesin doğru diğer serilerini oynadın sürece kimin gelip kimlerin gideceğini nasıl bilebiliriz ki? mı? Ayrıca bu da tavsiye oluyor ve kesin ama kesin gelip ısıracam seni Sırtını kolla föhö!!!). Çok iyi yaparsın çünkü bende tanık olmaktan sıkıldım. Boynuna iki ısırık atıp kanını emmeden önce sana mektup yazman için son bir fırsat veriyorum. Eğer olmassa şaşırmaya fırsat bile bulamadan karanlıklar ülkesine yollarım seni (şahsi tehdit) MEĞ: Okuyucu da bıktı zaten senin bu kendini beğenmiş tavırlarından. Kendine çeki düzen versen iyi olacak! Sevgili Zebani bey, Taa Japonya'lardan bu yazıyı yazarken daha neşeli, mutlu yazmak, seni tebrik etmek isterdim ama olmadı işte, yazık ki olmayacakta (galiba). Mac gitti dergi bitti muhabbeti yapmıycam. Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesi çok düşmüştü. Ancak dergiyi yaşatan onun yazıları, esprileri, muhabbeti, fotoromanlarıydı diye düşünüyorum. Senden Mac olmanı beklemedim. 3 sayı hiçbir önyargı taşımadan seni sen olarak değerlendirmeye çalıştım. Çok yetenekli olduğun kesin ancak muhabbetin biraz fazla Overdose. Sonuçta süper edebi yazılar yazmanı beklemiyoruz ama biraz daha az argo, okuyucuya karşı biraz daha az kaba ifadeler kullansan belki daha iyi olurdu. Ancak senin değişmen gerektiğini falan söylüyor değilim. Zaten imkansız, herkesi olduğu gibi kabullenmek lazım. Ben bu dergiyi 1 sene hiçbir bilgisayarım olmadığı halde insanların samimiyetine, fedakarlığına hayran olduğum için aldım. 1 senedir Japonyadayım. Bu dergiyi aldırıp buraya getirteceğime her ay PC Gamer'da alabilirdim. Yapmadım. Ama son 3-4 aydır dergiden hiçbir zevk almıyorum (problemin seninle olan kısmı çok Hiçbir menfaat beklemediklerini bildiğim bu fedakar genç insanları her zaman destekliycem ama ben dergimi de geri istiyorum. Siyah beyaz olsun, resimleri bile olmasın ama o eski mükemmel samimi dergim olsun. Kusura bakma ama dost acı söylermiş ama ben harbiden dostum. Neyse bari yazdık birkaç sorumu da hatrına cevaplayıver bir zahmet. Eleştirime lütfen alınma, çok yeteneklisin ve seni sevecek çok okuyucu olacaktır. 1- Zebani bey, ben şimdi bu 'Daggerfall'u aldım ancak Battlemage karakterle oynamak Fighter'a göre acayip zor oluyor, sen ne diyosun? Nasıl bir karakterle rahat oynanır? (biraz Mage'lik olsa iyi olur) 2- Yaw bu inek caponların hepsinde “puraasutaason” (japonca telaffuz) var. Ben de almak istiyom ama bu alette strateji, uçak simulasyonu felan oynanabildiğinden biraz şüpheliyim. Sen ne diyosun bu mevzuda? (hiç de eve çağırmıyo inekler) 3- Ben geçen ay Portal'ı aldım ve bu magic olayına daldım. Portal seninde bildiğin gibi Starter Set. Yani ne biliyim herkesin övdüğü magic bana çok sıradan gözüktü. Hani diyorum Starter Set diye kurallar çok basit falanda, esas zor kurallar ve zorlu strateji diğer serilerde mi falan diyorum ama 1000 küsur yen'de verip merakımı gideremiyorum. Belki sen giderebilirsin, ne diyon abi? 4- Hiç Japon bir yazarın kitabını okudun mu? okuduysan ne düşünüyorsun? Hadi kendine dikkat et. Daha güzel bir GameShow için sana başarılar. İnşallah büyük bir kitle yazılarını çok beğenmiştir. Sayoonara (sayanora değil, 'Arigatoo'da 'Arigaato' değil aman dikkat). Emin “The hen gaijin of Tokyo” Yılmaz Zebani: Ne diyim Emin, en azından dürüst olduğun için seni tebrik etmek isterim. Tabii ki bu köşeyi herkesin sevmesi gibi bir beklentim yok Eleştiriler de ilerlediğimiz yolun pürüzsüz olmasını sağlamak içindir. Eleştirinin iyisi kötüsü yoktur, duygusal ve rasyonel olanı vardır. Senin ki maalesef duygusal Emin, çünkü sana göre bu sayfaların asıl sahibinin Mac olması gerekiyordu. Onu sevdiğin, saydığın kesin. Dergiyi senin için katlanılır kılan şeyin Mac olduğu apaçık. Ben de bu durumu kabul ederim ama kabul etmediğim bir şey var ki senin bu dergiyi çıkarmaya çalışan insanların fedakarlığından ve samimiyetinden şüpheye düşmen. Bunun sebebi de Mac. Eleştiri yaparken görüş açını biraz daha genişletmiş olsaydın şimdiki derginin de gayet Samimi, esprili ve eski havasını kat kat aşan halini görür ve onaylardın. Ayrıca Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesinin çok düşük olduğunu bunun gibi bir yazı yazarak Mac'e (Veya herhangi birisine) belirtmediğine de eminim. Dediğim gibi senin sorunun Derginin samimiyeti, eski havası değil, Mac. Ayrıca o eski mükemmel samimi dergin olsa da senin için eksik kalan hep bir şey olacaktır ve o da Mac'tir. Evet dost acı söylermiş doğru ama şunu da kabul et ki ters bir yansıtmayla “Mac yoksa bu dergi bir hiçtir” diyeceğine, duygusal ve bağımlı bir okur profili yaratarak derginin o eski havasının olmadığını-bahane etmişsin. Sana tek bir şey daha söyliyeyim ve cevaplara geçeyim: GameShow fedakar ve samimi insanların elinden binbir güçlük ve çabayla çıkmaktadır. Ve küçük kişisel kaprislerle bu büyük çabayı kıyaslamak tam da duygusal bir davranışdır: Senden istediğim bu dergiyi almaya devam et, bakmasını bilirsen GameShow'un fedakar ve samimi yüzü sana tüm içtenliğiyle gülümseyecektir, ve beni de unut, okuma ama diğerlerine gereken saygıyı da göster lütfen. —GameShow ilkesini de çöpe at artık. Ne kadar modası, geçmiş bir ilke olduğunu elindeki dergi sana ispatlayacaktır. Şimdi cevaplar: 1- Şöyle söyliyim, Daggerfall'da oynanabilecek en güzel karakter Battlemage dir. Tabii ki bazı zorlukları var ama diğer karaktetlerle kıyaslarsak bu zorluklar battlemage'i -olumlu anlamda- diğerlerinden fazlasıyla ayırıyor. Sen sen ol, battlemage o! (overdose atasözü) 2- Keşke bu “Puraasutaasın” denen şeyi biraz açıklasaydın. Sega Saturn veya Sony Playstation gibi bir konsol olduğunu tahmin ediyorum: Walla ben Japonların uzaydan geldiklerine inandığım için yapmışlardır yine garip bir alet diye düşünüyorum sonuçta. Buraya ya gerçeğini yolla istek) ya da fotoğrafını (bu biraz daha iyi). Ben Japonların misafirperver olduklarını sanırdım ama düşündüm ki adamlar tavuk kümesi gibi daracık evlerde yaşıyorlar ve zaten zor sığıyorlar. Onun yüzünden misafir çağırmıyorlar (galiba) 3- Kurallar hep aynı. Zorluk istiyorsan eğer, değişik desteler yaratarak veya renkleri ve ayrıntıları bulup kombinasyon yaparak zorluğu sende yaratabilirsin. Özellikle alakasız bir kartı, diğer kartlarla birleştirerek ilginç kombo'lar bulmak çok zevkli. İşin ucunda 1000 yen varsa biraz daha düşün ama 1000 yeni bulduğun anda al. 4- Şu anda ismini hatırlamadığım bir yazarın Savaş Sanatı adlı kitabını okumuştum. Çok iyi bir kitaptı. Sonra Zen Budizm ve Konfiçyüzcülüğün İlkeleri isimli kitapları okudum ama yazarlarının isimlerini hatırlamıyorum (böyle bir bug var bende). Zen Budizm hala ilgimi çekiyor. Bir Zen Budist rahip görüp, konuşmak isterdim. Bizim buralarda zor bulunuyor (hiç bulunmuyor!!). Sen buralara gelirsen bi zahmet Zen Budist rahip ol da gel (o zaman da sen konuşmazsın benle). Daha güzel bir GameShow için hepimize başarılar dilemen gerekiyordu. Ben zaten elimden geleni yapıyorum. Biraz da sen yap ha ne dersin? Umarım bu mektubun cevabını bir şekilde okuyor olursun. Mektup yolla diycem ama pek de ümitli değilim açıkçası ama Hoşçakal Emin, biz seni seviyoruz. İyi bir muhabbetti değil, dikkat. C yok, Ç var). Zebani: Sana ne oluyor, bırak ona okuyucular karar versin. Herkese Merhabalar, Nassın Zebaniş? iyi misin? Ben de iyiyim işte noolsun yuvarlanıp gidiyos. Birkaç sorum var... Soriyim mi? Hayır yani istemessen sormam... Peki soriyim 1 (bilir)- Bu “Thing” hikayesi ne, nerden çıktı durupdururken? 2 (ikili)- Bizim bi arkadaş (Erhan) bilgisayar fuarına gitmiş (izbilfu)
sonra MegAmiga'dan ve sizden'de bir haber alamamıştık ve geçenlerde 97) değişik PC dergilerine bakarak kendime iyi bir oyun dergisi arıyordum (GameShow'un bende eski sayıları da var, 3 tane ama) Ağustos sayısında Zebani adını görünce bir tuhaf oldum. Demek o hala yaşıyordu, hala ölmemiş ve saklandığı cehennemden Scorpion (MK3) gibi fırlamış ve geri dönmüştü ve karar verdim bundan sonra hep GameShow alacaktım ve kaçırdığım sayılarını almak için harekete geçecektim... Sana bir iki de sorum var zebani... 1- FRP'ye başlamak için Eye of the Beholder 2'yi aldım (tavsiyelerinize uyarak) ama düşmanları öldürmek için tek yapabildiğim şey kafalarına kılıç, kalkan, taş, ayakkabı vb. şeyleri fırlatmak oldu... Fazla ilerleyemesemde Darkmoon tapınağına girdim ama tapınağın içerilerinde karşıma güçlü iki nöbetçi çıkıyor ve bunları asla geçemiyorum. Cleric ile dua etmeyi anladım ama büyü nasıl yapılır? Büyücüm ya da-paladin büyü yapar mı? nasıl? 2- Eskiden MegAmiga'da bir Engin Abla vardı (ben hep düşünürdüm Engin diye kız adı mı olur?). Şimdi ise GameShow'da bir Engin Abla ordan bi oyun almış. C&C'nin yeni bir versiyonu: “Aftermath”. Dediki olduğunu öğrendim ama GameShow'daki Engin Abla eski sayılarda “Süper, grafikler falan farklı, bi tank var şarj ediyosun...”. Ne iş? sen da vardı...yani ne? kim? nasıl? bir açıklama lütfen? gördün mü? Mümkünse dergide açıklayabilir misiniz? Sevgilerle... 3 (üüğç)- Bazı dergilerin verdiği CD'ler varya, hani onların içinde Necmi “your best fan” Demirkeser oyun demoları var, hah! işte o demolarda Cheat'ler açlışır mı diye Zebani: Aman abi, dur korkutma beni. Hayırdır ne oldu? Çölde aradığın soracaktım? suyu buldun galiba. Çok heyecanlısın. Ama beni de heyecanlandırdın. 4 (döört)- Tomb Raider'da, Palace Midas bölümünde üç 'Lead bar'ıda MegAmiga öldü ama ben ölmedim işte gördüğün gibi. Hala çevreye zarar buldum, sonra 3x Lead Bar (köfte) yazan odaya gittim. Köfteleri vermeye devam ediyorum. Son kurbanım da (dergi olarak) GameShow. deliklere sokmaya uğraştım olmadı. Adamlar karizmama dayanamadılar ve yazı yazmam için yalvardılar. Artık 5 (beeş|- Tomb Raider 2 nası? Aynı birincisi gibi mi? yoksa grafikler burdayım. Beklerim. Geçmiş sayıları mutlaka al. Seni de sadık bir falan değişik mi? GameShow okuyucusu olarak görüyorum. Şimdi bakalım. cevaplara: 6 faltını)- 486 DX2 66, 8 MB Ram'li bir bilgisayarı, 64 Ram Pentium 1- Şimdi kılıcı fırlatmayacaksın. Hatırladığım kadarıyla sol tuşla kılıcı :-266 MMX'e çevirmek mi daha ucuz olur yoksa yeni bilgisayar almak kullanabiliyorsun (fırlatmıyorsun). Darkmoon tapınağının önündekiler ise mı? (anakart filan uymassa). biri kadın biri erkek olmak üzere mage bekçiler oluyor. Onlar seni 7 (yedii)- X-COM 3 illa ki 16 MB Ram'mi ister? 8'de çalışmaz mı? gördüğü anda “hold person” büyüsü fırlatırlar. Bu büyü gruptakileri 8 (sekiiz)- Bi aralar Mac Attack var dı. Overdose Attack? paralize eder (felç eder yani, hareket demessin). Onların büyülerinden 9 Bence Gene Wars çok güzel. Neden pek tutulmadı? Yoksa geriye doğru veya sağa sola doğru hızlı hızlı hareket ederek G tutuldu da ben mi bilmiyom? Eveet, sorularım bit... aaa! Bitmemiş pardon pardon... 9,5 buçuk|- En sevdiğin yemek ne? Evde yapılabilecek gibiyse tarifini de yapabilirsin hani. Eveet, soruların bit... şaka) bitti. Hadi kolay gelsin, herkese selamlarımı ilet, terli terli su içme, Foo Fighters dinle, Carmageddon oyna... Baaay! Burak “Şaklo” Ünal Zebani: Bizde yuvarlanıp gidiyoz işte. Sorun şu ki “yuvarlanıp bir son koyamıyoruz. Sorularını tabii ki sor, biz niçin burdayız canımın içi (nasıl uykum var anlatamam) 1- Abicim o hikaye durup dururken çıkmadı ki, tam 5 aydır bölüm bölüm yayınlanıyor. Yapma etme rica etçem. Zaten bu bilim kurgu hikayelerini kimse pek iplemiyor. Ben de bir revizyona gidecem galiba” Hele şu “Thing”i bi halledelim... 2- Gördük, oynadık, açıkladık ve bu Red Alert görevlerinin bokunun çıktığına karar verdik Westwood'un Tiberium Sun'ı (Tiberian değil) çıkarmadan önce ki oyalama taktiği diyorum ben. 3- Hiç denemedim, denemedik ama sen bir dene bakalım. Çalışır diyesim geliyor ama neden demo bir oyuna Cheat kullanmak isteyesin ki? İyicene orijinal olmaya başlıyorsunuz, bravo. Yaratıcı yeni jenerasyon. Gözüm arkada kalmayacak. 4- Gitmen gereken oda köfte odası değil. Midas Chamber isimli odada olman gerekiyor. O odadaki stone'un üzerine bulduğun köfteleri kullanacaksın (lead bars). Ondan sonra köftelerin altına dönüşecek ve... sonrasını anlatmam ama burda bir save yapmayı unutma. Level'ın sonlarındasın (bu da kıyak). 5- Keşke Tom Raider 2 gelsede soruna cevap versem ama şu anda Lara Croft yengenizin (evet yengeniz olur, yan gözle bakanın gözünü oyarım) son makyajı yapılıyor. Grafikler gayet iyi (yabancı bir dergide gördüm). Benim tek korkum 3D hızlandırıcı istemesi. Seksi Lara için değer diye düşünüyorum ama bundan çok yıl önce İlk dijital aşkım Elvira için de Amiga'ma Ram almıştım ve başım bin türlü derde girmişti. Zaten bu kadın milleti baştan aşağı dert değil midir? Bilgisayarda olsa bile... 6- Şimdi 486'nın mimarisi ile Pentium'un mimarisi çok ayrı şeyler. Eğer 486'yı upgrade etmeye kalkışırsan seni hiç de iyi günler beklemiyor (Parasal açıdan). Sonuç itibariyle sen yeni bir bilgisayar alacaksın (babacım bugün nasılsınız? Terliklerinizi getireyim mi?” taktiği işe yarar). 7- Çalışır çalışmasına da oyundan zevk alamassın. Ayrıca artık 8 MB Ram bilgisayarın dişinin kovuğuna bile yetmiyor. Sen ne olursa olsun Ram'lerini yükselt. Hem sen yeni bir bilgisayar almayacak mısın? babanın terliklerini?) İşte aldığın zaman yanında çokca Ram de al. 8- Hayır, maalesef 9- Sen beğendiysen mesele yok gibi geliyor bana. Tutulmuş veya tutulmamış farkeder mi? 9,5- En sevdiğim yemek Portakallı Ördek. Tarifini yapmama gerek var mı? Benden de sana selamlar. Mektup yaz ve Hoşçakal (özlemişim bea). MERT: Abi olay nedir? Yine saçmalıyor galiba bu Zebani. Ben biraz uzak kaldım da bu ay! Zebaniiiii....
Seni buldum işte sonunda. Ben eski bir MegAmiga okuyucusuyum, o zamanlar MegAmiga kısıtlı satılıyordu ama ben ve iki arkadaşım taa Elazığ'dan posta ile dergiyi almaya çalışıyorduk ve sonra Amiga'larımızı satıp (ya da aile albümüne koyup) PC'ye geçtikten kurtulabilirsin. Eğer büyücü bir karakter oynuyorsan bir elinde Spell book olmalı. Level'ına göre büyü kullanabilirsin ancak yapacağın büyüyü “rest” ederek (yani uyuyarak) ezberlemen gerek. Paladinler ise “holy symbol” kullanarak büyü yapabilirler. Eh bundan sonra o iki bekçiyi öldürmen zor değil... 2- Bu Engin Abla aslında her kadın gibi ikiyüzlü olduğundan hem MegAmiga'ya hem de GameShow'a çalışıyordu. Hala anarız o eski güzel günlerimizi, şöminenin başında, o deri mini etek giymiş otururken (bu kadına hasta olduğumu anladınız artık). Hatta itiraf ediyorum (ulan hiç yeri değil ama) Engin Abla'nın istediği kürkü alabilmek için MegAmiga'yı sattım (oh rahatladım). Bu kadın milletinin şeytanlıkları karşısında erkek milleti hep zayıf kalacak zaten (gidip dövsem mi şu kadını, sinirlendim şimdi). Benden de sevgiler sana (bir önceki mektubun bitişiyle aynı olmasın diye devrik cümle kurdum sakin olun). Artık mektup gönderecek ve GameShow alacaksın gibi bir his var içimde. Ne dersin? Zebani: Sana ne oluyor hıyar Holiy, iki kişi konuşurken karışanların sonunu biliyorsun. Sevgili Zebani, Bugün Compex fuarından geliyorum. Standınıza uğrayıp 5 adet eski sayı aldım. Şu anda gözyaşları arasında onları okuyorum. Ekim sayınızı da aldım. Geçen ayki köşende bir mektupta Broken Sword'un Türkiye'deki tüm cılız CD sürümlerinin (OEM'miydi neydi yaw) 2. CD'si bozuk diyor. Çok yanlış çok, olur mu ya? yanlış bilgilendirme faa ayıp vallahi). Doğrusu Broken Sword'un CD'leri yanlış numaralandırılmış yani 1 yerine 2, 2 yerine 1 yazılmış. Önce 2. CD'yi takıp güzel güzel oynuyorsun, sonra 2. CD'yi isteyince 1. CD'yi takıyon (son aşamada biraz uğraşmak lazım). Şinci sorulara geçiyorum. 1- Tomb Raider 2 ne zaman çıkıyor? Internet'im yok bana Lara'nın fotoğraflarını yollayın. 2- Broken Swork Il haber olmuş (pardon news). Birkaç yerde resmini gördüm. 2 CD'ymiş. Çıkması kaç yıl sürer? 3- Şu Larry Collection nedir? Ta eski Larry'leri yeniden mi yapmışlar? yoksa eski oyunları mı sokuyorlar? Alınır mı? Grafikleri Laryy 7 kadar iyi mi? 4- Lords Il'yi niye açıklamıyonuz? Geçti oolum demeyin bak Crusades bölümüne Türkiye'yi bile koymuşlar bizi adamdan mı saymışlar?). 5- Compex iyi hoştu da biraz boştu (bu da ne demekse). GameShow'dan daha güzel bir stand bekliyoruz daha büyük). Ayrıca niye dergi haricinde bir şeylerde satmıyorsunuz? (yoksa ben mi körüm?) 6- Zebani? niye? 7- Lighthouse açıklayın? Ark of time berbat bişey. Bug Too, alın aldırın harika bir oyun (bu devirde bu Son olarak: Futbol oyunlarından gına geldi (ve real time stratejiden). Bırakın açıklamayın kardeşim yav!! Protesto edin, hepsi aynı zaten. Adamlar süsleyip, püsleyip aynı şeyi önümüze koyuyorlar. Şöyle adam gibi bir oyun yapsınlar kolaysa. Artık kusacam valla, bak kusuyorum- o da ne? bu ay da Sega'nın futbolu- kusuyorum, kusuyorum, kusuy.... Hakan “Nerde benim kusmuk kovam” Özenç Zebani: Biz de gözyaşları arasında o aldığın 5 adet eski sayıları arıyoruz harıl harıl. Yanlışlıkla elimizde kalan son sayıları sana satmışız. Ya hemen getir ya da senin için “Kalbini gümüş tepside getirene...” ile başlayan bir çıkartıcaz. Geçen sayıda ki Broken Sword CD'leri ile ilgili bilgiyi ben yanlış göndermiş ama
(ne de takdir ediyorum. aa de yanlışlığı görüp düzelttiğin için takdir ediyorum. Bravo beyler çok iyisiniz.. Bakalım cevapların neymiş: 1- Çok az kaldı, yılbaşı hindileri kesilir kesilmez oyun çıkacak. Yabancı dergiler çoktan Preview vermeye başladı. Sen yılbaşı gecesi bacanın başında otur, Noel Baba sana bir tane atar. Ha bu arada Lara'nın resimlerini hangi formatta istersin: GİF, TIFF, JPG, XTAG... 2- Çıktı, geldi, oynandı, bitirildi, yazıldı, siz okudunuz, belki aldınız, oynadınız vb. 3- Larry Collection, isminden de anlaşıldığı gibi Çapkın Larry abimizin tüm Maceralarının bir CD'de toplanmış hali. Larry kolleksiyonu için disket disket sürünenlere çok iyi bir fırsat bence. 4- Çıktı, geldi, oynandı, bitirildi, yazıldı, siz okudunuz, belki aldınız, oynadınız vb. (he he!!!) 5- Şincik, a- GameShow'dan daha güzel ve daha büyük bir stand beklemek demek- para demek (bir stand kiralama fiyatına boğazdan manzaralı güzel bir ev alınabilir icabında diycem şimdi siz bizi zengin sanacaksınız) b- Abi fuarda o kadar bağırdık “ucuz don, gömlek, pantolon” diye sen görmedin mi? Çok rica etçem... 6- Ben doğarken çok çirkin doğmuşum (bir babanın acılı itiraflarından alıntı) ve babamda “bu ne be böyle zebani gibi” diye bağırarak beni kucağından yere atmış. Sonra Nüfus kağıdıma isim bulamamışlar ve Zebani koymuşlar. N'parsın yaratık olmak kolay değil. Çok çektim ben çok (ühü ühül!!!). 7- Lighthouse gelen milyonlarca istek doğrultusunda bu ay yayınlanıyor. Güle güle kullanın. Ark Of Time'ın berbat bişiy olması kişiye göre değişir ve Bug Too oyununu da isminden dolayı kimse almıyor. Dikkat edersen en çok bu senin sevmediğin oyunlara talep var. Arz-Talep dengesi diycem çok uzun bir konu (ve bizde bu dengenin içinde yer alıyoruz mecburen, yani senin inadına açıklıycaz işte). Sen de hafif bir anarşist ruhu seziyorum. Hmmm, tehlikelisin sen. Bana adresini versene... Son olarak kusmadan önce mektup yaz ve hoşça kal (ben de bu kelimeden kusacağım). MEG: Mert'im sen gel böyle. Çirkefe bulaşma, üzerine sıçrar (Allah korusun|!
Selam Zebani; Abi nasılsın, iyisin inşallah? Walla sana birkaç soru sorucam canın sıkılmasın ama. Overdose sana hayırlı, bize yardımcı olsun (vay bae). Galiba biraz fazla geveledim ama sen muhabbet istemiyor muydun? Tamam tamam işte sorular: 1- Adventure oyunlarına tam Fransız kalmış biri olarak Adventure türüne başlamak istiyorum. Şimdi tavsiye yoook!) yeni çıkan CD'deki Adventure'ları mı, yoksa eski disket Adventure'ları mı oynayayım? Aralarındaki farklar nelerdir? 2- Menzoberranzan'daki büyücünün istediği lanet büyülü taşları bulamadım. Her mağaraya girdim, oyunda öldürücek yaratık bırakmadım ama tık yok (gerçi oyunu 2 aydır iplemiyorum ama). 3- X-COM 3'te nasıl araç alınır, nasıl adam kiralanır? da tam tersi) 4- Yeni çıkmaya hazırlanan oyunlar heralde normal bir sistemle (P 100'le örneğin) çalışması zor görünüyor. MMX desen ocak söndürücek kadar pahalı (Eee ne sorcam ben şimdi. Heh Senin sistemin ne? Veya en azından bir (Problem (Computer (Copyright by sen!!) aldın mı? Sorularım bu kadar ama devamı gelecek ay veya daha sonraki ay da olacak (sen yayınlarsan tabii). Evet ilgine teşekkür eder ellerinden, yanaklarından öperim. Erdem “hem çalarım hem oynarım” Demirci Zebani: Sorular benim en iyi dostlarımdır. Sor tabii hayatta sıkılmam ama ah o cevaplar yok mu? Sadece iki satır geveledin ama olsun bu da “neyse fazla uzatmadan sorulara geçiyorum” dan biraz daha iyi. Gevelemeye... pardon muhabbet etmeye devam et diyerek cevaplara geçeceğim hala katlediyorum, çok mutluyum): 1- İkisini de oynayabilirsin. Aralarında zorluk kolaylık olarak fazla bir fark yok ama CD'deki adventure'lar daha renkli, grafikli (yani güzel grafikli), bol sesli efektli, bol Pentium'lu, Ram'li ve daha uzun oluyor (yani iyi sistemin olursa fena olmaz). 2- Şimdi oyunun başlarında Daleplane haritasının Area 1 bölümünde, güneydoğuda bir mağara var. Aradığın bütün taşlar o mağarada. Kuzeydoğuda da bir mağara var sakın karıştırma. 3- Ters'den anlatmaya başlıyorum: a'sesaB rig (ğas ikattla 2 nadnoki irib)... he he tamam tamam düz anlatayım. Bases'a gir fana ekranda sağ alttaki 2 ikondan biri). Sonraki ekranın sağ üstteki ikonlarından “hire/fire adam, “buy/sell” ikonundanda araç alabilirsin. 4- Bir Problem (Computer'üm var tabii ve gerçekten problem. Bazen sırf bu alet ve Win95 yüzünden yaşama sevincim kayboluyor, intihar etmek istiyorum. Ancak dediğin gibi son oyunların çoğu MMX ve hatta 3D Accelerator istediğinden mecburen onlara geçeceğiz. Herifler yasal olarak ne güzel soyuyorlar bizi, kapitalizmin gözünü seveyim da olur!!) Senden sürekli mektup bekliyorum zaten. Bende senden ilgi, sevgi, şefkat ve daha bir dolu duygu vb. bekliyorum ve hoşça kal (ne diyeceğimi bilemiyorum). Zebani: İkinizi de okuyucuya havale ediyorum. Sizi orta mahalle karısı ağızlı uğursuzlar. Sevgili Z-Bunny, Bu sana ilk mektubum ve köşeni harbi harbi tutuyorum (adam 6-7 sayfa yazı yazıyo hala bir köşedir gidiyor). Şu anda yatılı bir okula başladığım için bilgisayar olayım nanay. Tek yaşam kaynağım sensin, aydınlat beni, Hiyır iz yor kueşsınz... lll
Lighthouse mağdurları artık yalvarıyoruz. Söyle şu yanındaki Holy (wood) kafalıya suun ez pasıbıl 4 yayınlasın şu oyunu. | 2- Ben FRP hakkında bir şey muhabbete daldığımda olan oluyor. Diablo oynuyorum diye bi dövmedikleri kalıyor. Ne yani 0-6 yaş arası bir oyun mu? ya FRP değil mi? Yoksa ben mi salağım? Ne yani? ne? AR 3- Hoca niye siz hiç Lords of the realm 1'den bahsetmediniz? Sierra gibin bir firmanın bu sansasyonel oyunu olaylar yaratmalıydı piyasada kanımca İnsan tavsiyeleri arasına alır bari. Açıklama lütfen? 4- Bence Dark Colony abarttığınız kadar iyi bir oyun değil yani. Arka planı, | “a, karakterleri değiştirip iki ırkı kapıştırıverince (doğru yazdım di mi?) b, her şey olup bitiyor mu? iz it so izi tu meyk e sıtrateyci geym for yu? Sorularım bu kadar. Sana Köşende (ekiki!!) başarılar. Dergiyi kurtarmışsınız, şimdi para bile kazanıyorsunuzdur siz. Eh şu CD verme işini de bi düşünün artık derim. Sana tekrar başarılar. Armağan “sivilizeyşın” Akçay Zebani: Ne diyim? Beni yaşam kaynağı olarak gören bir ölümlü de çıktı
* ya karşıma, saol ego'mu cilaladın. Ama dikkat et ben gül bahçesinde ki tek kaktüs olduğum için bir süre sonra dikenlerim batabilir diycem yine kafası karışık (serkan gitti ya tek kaldı diğeri) “sus lan yine felsefe yapma diye” uluyacak. Yatılı okullar hakkında bir makale yazmıştım yıllar önce, çok sert olduğu için hocamdan papara yemiştim. Şimdi aklıma getirdin bir ara unutmiyimde girişte yazıyım (mahvoldu güzelim Türkçe!!). Neyse hiyır iz yor ansırs (ingilizce katletmeye de başlayalım artık): 1- Holiwud kafalı hıyarın bu ay patlak kafasına vura vura oyunu açıklamaya ikna ettim. Artık huzurlarınızda ama oyunbozanlık yok, bu oyunu bitirseniz bile soru göndermeye devam edin. Çünkü gıcık holi “niye bu oyunu açıklıyoruz anlamadım ki?” demekte ısrar ediyor. 2- FRP üstatları yanlarında bir çırak gördükleri anda asker muhabbetine başlarlar. Bence sen onların biraz daha kibirlenmesini sağla, öyle ki kibirlerinden patlayacak hale gelsinler, sonra zayıf noktalarına bitirici darbeyi vur (longsword'la). Diablo tam FRP değil, biraz action var (yani action FRP - ben buldum bunu gülmeyin bak darılırım). Sen alınma, sadece gülümse ve dediklerimi yap, göreceksin kazanacağız (bana ne oluyosa!!!). Bu arada bir an önce masa üstü FRP'ye başla... Sana çok | önemli bilgiler vereceğim ortak. 3- Aman diyim hatırlatma. O oyun yüzünden ne kavgalar yapıldı, ne | yuvalar yıkıldı. GameShow kapanıyordu az kalsın. Aslında çok komik bir hikaye |traji bir ara hatırlatta girişte yazayım. Ancak şunu söyliyim ki her olayda olduğu gibi bunda da holi hiyarı suçludur. 4- Sende de stratejilerin aynı olmasından doğan bır sıkıntı hissediyorum. Piyasa bu tür oyunlarla dolup taşınca biz de içinde en iyisini bulup tavsiye etmeye çalışıyoruz işte. Bence sen tepkini programcılara gösteriyorsun da arada biz garipler gidiyoruz işte. Neyse sakin olmak lazım.... Sen ne diyosun yaw? Ne para kazanması? Sözünü geri al. Paranın neye benzediğini bile unuttuk biz. Cık, cık çok ayıp, esefle ve ibretle kınanması gereken birisin (ayol). Neyse mektup yaz ve Hoşça kal (gırrrrr!!!).
İşte yine bitti. Bu son satırları yazarken nedense üstüme kasvetli bir hüzün çöküyor. İçimde bir yerlerden yükselen güçlü bir ses “bitirme bul | anı” diyor. Şaha kalkmış içgüdülerimin kışkırtıcı sesine ayak uydurmaktı zorluk çekiyorum. Ama gitmek zorundayım. Hayal Tabutum yine beni çağırıyor; hem çılgın bir maceraya doğru uçmak, hem de azgın ruhumun gelgitlerini dengeleyecek reçeteleri bulmak için. Sizde ne yapacağınızı biliyorsunuz artık; yalnız ve huzurlu bir anınızda sessizliğin sesi kulaklarınızı acıtıncaya kadar bekleyin ve içinizdeki sese kulak verin. O sesin söylediklerini yazın ve bana gönderin, ne olursa olsun. Anlamlı veyi anlamsız; ben sizin yerinize tercüman olurum. Daha önce de olduğu 1 gibi... Bekliyorum... Stop Polat "Zebani" Yarışçı Ihlamurdere Cad. Çelebioğlu sok. Akel İşhanı No:2/5
Beşiktaş, 80690, İstanbul e-mail: