Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 63
olsun. 4- Larry 7'de bir yerde bir kutu varmış, içi et doluymuş. O kutu nerde yoksa bu bir yalan mı? Nayır, Nolamaz... 5- Bak Tiberyum Sun çıkıyor mu çıkmıyor mu? Çıkmıyorsa C&C'mi zor Red Alert mi? (bu soru gerizekalı arkadaşım Barış'tan çıktı). 6- Red Alert aşırı kolay bence. İlk oynayışta Ruslar da son, Allied'larda da 14'e geldim. Bana başka birşey lazım mesela. 7- Ben bir Transport Tycoon hayranıyım ama ne yazıkki eski P100'üm babamın işyerine gitti. Onun yerine CD teknolojisinde birşey istiyorum (bu soru çok önemli). 8- X-COM 3'ün kaç bölüm olduğu hakkında bilgi lütfen? 9- Diablo'nun olağanüstü bir oyun olduğunu söylemiştim. Ama yetmez bana. Daha fazla vahşet lazım. Diablo li çıkıyor mu ha ha ha ha? 10- Baksana Mac geri gelir mi sence? Mac'i i çok çok çok özledim. 11- Crusader ama kesin yanlış yazdım) gibi bir oyun var mı? (aslında o kadar sevmemiştim, ama yine de olsun). Sorgulamayı kısa kesiyorum çünkü daha fazla yazarsam hiç ama hiç bunu yayınlamassın. Sami Can “Throttle” Tandoğdu Zebani: Anladığım kadarıyla “ugu mugu cugu” bebekler sevilirken bir tür gırtlak - dudak- dil kombinasyonundan oluşmuş bir efekt ve de ancak kocakarılar böyle yapıyor. Doğru mu? “Aleyküm selam. Nassın, Guten Morgen, Good Morning” de senin bir aralar Tutti Frutti de sunuculuk yaptığını gösteriyor. Bu doğru mu? Ayrıca Soyad konusunda bayağı şanslı sayılırsın. Seninkinde yine bir iki harf karıştırılıyor. Ya Mert'inki gibi TOPÇU olsaydı, ya SUYABATMAZ (bunun kim olduğunu söylemiycem) olsaydı veya Hollandalılaştıramadıklarımızdanmısınız olsaydı. Ya YARIŞÇI olsaydı |o zaman seni öldürürdüm|. Neyse bir tanık olarak sorulacak. sorulara cevap vereyim bari, ne için tanıklık ettiğimi bilmesemde. 1- Pek Adventure sayılmaz, Tam FRP'de değil. Bir tür Action-FRP uydurdum ama doğru). Keşke bana hangi karakterle oynadığını yazsaydın sana daha fazla yardımcı olurdum. Eğer Warrior'san Firewall büyüsü yapacaksın (doğru yerlere yapmak şartıyla). Vurkaç taktiği de.işe yarar. Ayrıca bu tip savaşlarda sırtını duvara ver hayatta yapman gerektiği gibi diycem felsefe yapıyosun diyecek kafası karışık). Mage'sen Teleport büyüsü hayatını kurtarır |ben bu satırları bir yerlerden hatırlıyorum sanki!!!). Rogue isen daha onlar yanına yaklaşmadan Yayı nı hazırla ve malkoçoğlu gibi del beyinlerini 2- Walla biz de dört gözle bekliyoruz: Bakalım, sakin olmakta sonsuz fayda var. 3- Bak şimdi hem süper bir Adventure istiyorsun hem de Cheat istiyorsun. Oldu mu şimdi? Ayrıca bu senin yaptığın beni tavsiye tuzağına , düşürmek olmuyor mu? Hadi bakiim marş marş “tavsiye sormayın kutusuna. Gelip ısırırım şimdi seni (zaten Interview with the Vampire romanını yeni bitirdim, canım kan istiyor. Senin de yanakların kandan pembe pembe olmuştur şimdi) 4- Abicim sen menopoza girmiş dedikoducu cumba kocakarıları'nın söylentilerine kanmışsın (o kocakarılar bilgisayar dünyasına da el attılar) 5- Tiberium Sun çıkıyor ve mantık yasalarına göre diğer soruyu cevaplamam da imkansız hale geliyor. Nasıl? 6- Ben bu Red Alert'e aşırı kolay diyenleri oyunu oynarken görmedikçe söylenenlere inanmıycam, bu bir. Hemde ilk oturuşta son bölüme gelenlere hiç inanmıycam bu da iki. Eğer Red Alert sana aşırı kolay geldiyse Outpost 2'yi oyna bakalım bu da üç (görmedikçe oynadığınıza bile inanmam diyerek olayı abartmak istiyorum idealist filozoflar gibi, bu da dört) 7- Yaw bunlar tavsiye olmuyor mu? bir önceki soru da öyleymiş farkediyorum. Yaşlanıyor muyuz ne? Hadi bakiim hadi doğru tavsiye sormayın kutusuna git (çaktırma bu da benden bir kıyak: Constructor Hişşşt, ses çıkarma işte) 8- X-COM 3'de olaylar sürekli gelişiyor. Yani bölüm mölüm yok (TDK kesicek beni). Oyunun başlangıç anından itibaren uzuuun uzuun yaratık kovalayacaksın ve bit tabiiki yok edeceksin 9- Daha fazla vahşet istiyorsan öyle sanal dünyada asıp kesmekle vahşi isteklerini doyuramassın. Bunun için ilk önce bilgisayarının başından kalkman gerekiyor. Otur Televizyonun karşısına seyret “Sıcağı sıcağına programını, vahşet gelip seni bulur. Ondan da zevk alamassan seri katil de olabilirsin ama Charles Manson gibi olamassan da asıp kesmenin zevki yok. Ayrıca unutma bu işin sonunda mutlaka yakalanıyorsun çünkü » mükemmel cinayet yok. Ne yaparsan yap mutlaka iz bırakıyorsun. Bu konudaki çok değerli bilgilerimdir, paylaşıla. Ancak illa bilgisayarının başında yasal vahşet yapmakta kararlıysan Diablo ll, 1998'in sonlarına doğru çıkacak|mış). Sakin olmak kaydıyla beklemekte sonsuz faydalar
var İsen şimdilik kardeşin varsa 1998'in sonlarına kadar sabah akşam tokatla) ” 10- Bilmiyorum, bilemiycem... Hayat bize satranç taşı muamelesi yaptığı 11- Crusader'in (kesin ama kesin doğru diğer serilerini oynadın
sürece kimin gelip kimlerin gideceğini nasıl bilebiliriz ki? mı? Ayrıca bu da tavsiye oluyor ve kesin ama kesin gelip isıracam seni Sırtını kolla föhö!!!). Çok iyi yaparsın çünkü bende tanik olmaktan sıkıldım. Boynuna iki ısırık atıp kanını emmeden önce sana mektup yazman için son bir fırsat veriyorum. Eğer olmassa şaşırmaya fırsat bile bulamadan karanlıklar ülkesine yollarım seni (şahsi tehdit) MEĞ: Okuyucu da bıktı zaten senin bu kendini beğenmiş tavırlarından. Kendine çeki düzen versen iyi olacak! Sevgili Zebani bey, Taa Japonya'lardan bu yazıyı yazarken daha neşeli, mutlu yazmak,
seni tebrik etmek isterdim ama olmadı işte, yazıkki olmayacakta (galiba). Mac gitti dergi bitti muhabbeti yapmıycam. Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesi çok düşmüştü. Ancak dergiyi yaşatan onun yazıları, esprileri, muhabbeti, fotoromanlarıydı diye düşünüyorum. Senden Mac olmanı beklemedim. 3 sayı hiçbir önyargı taşımadan seni sen olarak değerlendirmeye çalıştım. Çok yetenekli olduğun kesin ancak muhabbetin biraz fazla Overdose. Sonuçta süper edebi yazılar yazmanı beklemiyoruz ama biraz daha az argo, okuyucuya karşı biraz daha az kaba ifadeler kullansan belki daha iyi olurdu. Ancak senin değişmen gerektiğini falan söylüyor değilim. Zaten imkansız, herkesi olduğu gibi kabullenmek lazım. Ben bu dergiyi 1 sene hiçbir bilgisayarım olmadığı halde insanların samimiyetine, fedakarlığına hayran olduğum için aldım. 1 senedir Japonyadayım. Bu dergiyi aldırıp buraya getirteceğime her ay PC Gamer'da alabilirdim. Yapmadım. Ama son 3-4 aydır dergiden hiçbir zevk almıyorum (problemin seninle olan kısmı çok Hiçbir menfaat beklemediklerini bildiğim bu fedakar genç insanları her zaman destekliycem ama ben dergimi de geri istiyorum. Siyah beyaz olsun, resimleri bile olmasın ama o eski mükemmel samimi dergim olsun. Kusura bakma ama dost acı söylermiş ama ben harbiden dostum. Neyse bari yazdık birkaç sorumu da hatrına cevaplayıver bir zahmet. Eleştirime lütfen alınma, çok yeteneklisin ve seni sevecek çok okuyucu olacaktır. 1- Zebani bey, ben şimdi bu 'Daggerfall'u aldım ancak Battlemage karakterle oynamak Fighter'a göre acayip zor oluyor, sen ne diyosun? Nasıl bir karakterle rahat oynanır? (biraz Mage'lik olsa iyi olur) 2- Yaw bu inek caponların hepsinde “puraasutaason” (japonca telaffuz) var. Ben de almak istiyom ama bu alette strateji, uçak simulasyonu felan oynanabildiğinden biraz şüpheliyim. Sen ne diyosun bu mevzuda? |hiç de eve çağırmıyo inekler) 3- Ben geçen ay Portal'ı aldım ve bu magic olayına daldım. Portal seninde bildiğin gibi Starter Set. Yani ne biliyim herkesin övdüğü magic bana çok sıradan gözüktü. Hani diyorum Starter Set diye kurallar çok basit falanda, esas zor kurallar ve zorlu strateji diğer serilerde mi falan diyorum ama 1000 küsur yen'de verip merakımı gideremiyorum. Belki sen giderebilirsin, ne diyon abi? 4- Hiç Japon bir yazarın kitabını okudun mu? okuduysan ne düşünüyorsun? Hadi kendine dikkat et. Daha güzel bir GameSHow için sana başarılar. İnşallah büyük bir kitle yazılarını çok beğenmiştir. Sayoonara |sayanora değil, 'Arigatoo'da 'Arigaato' değil aman dikkat). Emin “The hen gaijin of Tokyo” Yılmaz Zebani: Ne diyim Emin, en azından dürüst olduğun için seni tebrik etmek isterim. Tabii ki bu köşeyi herkesin sevmesi gibi bir beklentim yok Eleştiriler de ilerlediğimiz yolun pürüssüz olmasını sağlamak içindir. Eleştirinin iyisi kötüsü yoktur, duygusal ve rasyonel olanı vardır. Senin ki malesef duygusal Emin, çünkü sana göre bu sayfaların asıl sahibinin Mac olması gerekiyordu. Onu sevdiğin, saydığın kesin. Dergiyi senin için katlanılır kılan şeyin Mat olduğu apaçık. Ben de bu durumu kabul ederim ama kabul etmediğim birşey var ki senin bu dergiyi çıkarmaya çalışan insanların fedakarlığından ve samimiyetinden şüpheye düşmen. Bunun sebebi de Mac. Eleştiri yaparken görüş açını biraz daha genişletmiş olsaydın şimdiki derginin de gayet Samimi, esprili ve eski havasını kat kat aşan halini görür ve onaylardın. Ayrıca Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesinin çok düşük olduğunu bunun gibi bir yazı yazarak Mac'e |Veya herhangi birisine) belirtmediğine de eminim. Dediğim gibi senin sorunun Derginin samimiyeti, eski havası değil, Mac. Ayrıca o eski mükemmel samimi dergin olsa da senin için eksik kalan hep bir şey olacaktır ve o da Mac'tir. Evet dost acı söylermiş doğru ama şunu da kabul et ki ters bir yansitmayla “Mac yoksa bu dergi bir hiçtir” diyeceğine, duygusal ve bağımlı bir okur profili yaratarak derginin o eski havasının olmadığını-bahane etmişsin. Sana tek birşey daha söyliyeyim ve cevaplara geçeyim: GameShow fedakar ve samimi insanların elinden binbir güçlük ve çabayla çıkmaktadır. Ve küçük kişisel kaprislerle bu büyük çabayi kıyaslamak tam da duygusal bir davranışdır: Senden istediğim bu dergiyi almaya devam et, bakmasını bilirsen GameShow'un fedakar ve samimi yüzü sana tüm içtenliğiyle gülümseyecektir, ve beni de unut, okuma ama diğerlerine gereken saygıyı da göster lütfen. —GameShow ilkesini de çöpe at artık. Ne kadar modası, geçmiş bir ilke olduğunu elindeki dergi sana ispatlayacaktır. Şimdi cevaplar: 1- Şöyle söyliyim, Daggerfall'da oynanabilecek en güzel karakter Battlemage dir. Tabii ki bazı zorlukları var ama diğer karaktetlerle kıyaslarsak bu zorluklar battlemage'i -olumlu anlamda- diğerlerinden fazlasıyla ayırıyor. Sen sen ol, battlemage o! |overdose atasözü| 2- Keşke bu “Puraasutaasın” denen şeyi biraz açıklasaydın. Sega Saturn veya Sony Playstation gibi bir kortsol olduğunu tahmin ediyorum: Walla ben Japonların uzaydan geldiklerine inandığım için yapmışlardır yine garip bir alet diye düşünüyorum sonuçta. Buraya ya gerçeğini yolla istek) ya da fotoğrafını (bu biraz daha iyi). Ben Japonların misafirperver olduklarını sanırdım ama düşündüm ki adamlar tavuk kümesi gibi daracık evlerde yaşıyorlar ve zaten zor sığıyorlar. Onun yüzünden misafir çağırmıyorlar (galiba) 3- Kurallar hep ayni. Zorluk istiyorsan eğer, değişik desteler yaratarak veya renkleri ve ayrıntıları bulup kombinasyon yaparak zorluğu sende yaratabilirsin. Özellikle alakasız bir kartı, diğer kartlarla birleştirerek ilginç kombo'lar bulmak çok zevkli. İşin ucunda 1000 yen varsa biraz daha düşün ama 1000 yeni bulduğun anda al. 4- Şu anda ismini hatırlamadığım bir yazarın Savaş Sanatı adlı kitabını
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 62
ÇÜffA) diyorum ve mektup yolla, ;
MEĞ: Yine saçmalamaya başladın her köşeye sıkıştığında durumundan haberdar değilim |Bu konuda yapılacak her türlü görüş, fikir, yaptığın gibi espri daha sonra tartışılmak suretiyle ileri bir tarihe ertelenmiştir). Merhaba Zebani, İnsanlara olan tepkim yüzünden yaratıkları seçtim zaten ve inan ki Aslında sana bu mektubu yazmak için yaklaşık 2 aydır uğraşıyordum insanlardan daha sevimliler (fiziksel bazda konuşmuyorum) sonunda başardım. Diğerleri gibi hemen sorulara geçmek 3- Dark Colony 15 bölüm. Yani işin epey zor. Bu arada yaratıklara iyi istemiyorum ama yazacak bir şey de bulamadım. Yalnız hangi takımlı davran, yakınım olurlar. olduğunu merak ettim. Bunlardan birini seç: a- Mehter takımı b- Atar, 4- Avrupa'da veya Amerika'da çıkan her ürünün Türkiye'ye yıllar sonra yemez spor c- GameShow Halı saha takımı d- Siirt Köy Hizmetleri. gelmesi gibi talihsiz durumlar yok artık. Sponsorlar ve distribütörler Neyse işte sorularım (kesin yanlış yazdım) sayesinde artık buraya da dünya ile aynı anda 1- Yakında (yaklaşık bir ay içinde) War Craft 3'ün çıkacağını duydum, geliyor (burada da bir bozukluk var sanki). oyun hiçbir yerde doğru mu? piyasaya çıkmadan Türkiye'de çıkıyor (işte şimdi acayip saçmaladık). 2- Bir hafta önce Dark Colony'i aldım, 8. bölümü (Shattered Front) Tiberium Sun'a gelince, daha çıkmadı ama Türkiye'de var (he he he!!!) geçemedim (bu arada insanlardan söz ediyorum). Ne etçem? Bu arada Tiberian Sun değil, Tiberium Sun (inatçıyımdır biraz) 3- Dark Colony kaç bölüm acaba? Hıyar Holy Tabii ki seni tanıdı çünkü onunla ilgilenen tek hayranı sensin. 4- Bilgisayar oyunları Türkiye'ye ne kadar sonra geliyor? Mesela Senin sayende herifin Ego'su kalktı. Bu arada tehdidini görmedim sanma Tiberian Sun (bu arada imla hatası yapmıyorum, inanmayanlar için ve mektup yolla, ayrıca hoşça kal (dilbilgisini katletmeye devam) bkz: C&C Gold intro) Avrupa'da çıktı mı? Zebani: Sizin anlayacağınız dilden konuşuyorum. İşte sorularım bu kadar, eğer bunu yayınlarsan devamı mutlaka Selam Zebani, gelecektir. Ha bu arada Mert'e selamımı söyle. Kim olduğumu Ah getti getti, Mac getti. Yazık oldu la şu Mac'e ama güzel bir çocuk sorarsa Ars'de imzasını almıştım geldi. Adı da Zebani imiş. Ugu mugu cugu. Evet kocakarılığı Mehmet “Alpaslan” Kösoğlu bırakalım da sana Merhaba diyelim. Aleyküm selam. Nassın, Guten Zebani: Yaw Mehmet, sen şimdi yaklaşık 2 ay uğraşıp da yazacak bir şey Morgen, Good Morning. İşte bu kadar. Bak benim adım Sami Can. bulamadıysan; a- Kafan bozuk, b- Kız arkadaşınla sorunların var, kafan Soy adımı söyleyelim: Bana ve aileme göre Tandoğdu ama diğerlerine müthiş bozuk c- Yaratıcılık seviyen çok edilgen bu yüzden çok kafan göre Tanikdoğdu, Tandadoğdu, Tamdacloğdu, Tantohtu vb. Şimdi bozuk, d- Kolandan böcük çıktı; moralin bozuk, kafan da bozuk, e- Red sorgulama başladı tanık Zebani: Alertte son bölümü geçemedin, kafan bozuldu f- Engin Ablaya aşık oldun 1- Diablo şahane bir oyun ama FRP'mi Adventure'mi çakamadım. kafan karıştı ve de bozuk (he he birisini seç). Ben seçtim Siirt Köy FRP ise şunu Muhammede sor: 13. bölümde şu bilmem ne lord diye Hizmetlerinin en mantıklısı olduğuna karar verdim. Soytarı takımlarından bir şey var. Boyu 2 katım, silahı benim boyumda, bi vuruyo yarı canın © haerdem gidiyo, on tane geliyor bir de üstüne, ayrıca arkadan kadın okçular görüyoruz maraba talavola da). Neyse işte cevaplar geliyor (Hem de büyük ok atıyor). Ühü tabi hemen ölüyorum. Bir
1- Duyduğumuz son haberlere göre (haber alma servisimiz iyi çalışıyor strateji veya plan ver yalvarıyorum Zebani. bugünlerde) Warcraft Adventure olarak çıkacak. Oyun firmalarının biz 2- Civ 3 (ühü Mac geldi aklıma) çıkacak mı? Herkes 4 gözle bekliyor. hayranları çelişkiler yumağıyla sarıp sarmalamasını şiddetle kınıyorum 3- Süper bir Adventure'a ihtiyacım var, ama kolay olsun, Cheat'leri de
£ Sevgili Can “emperor” Küçüker, Abicim kusura bakarım ben. Neden mektup girişi yapamıyorsun sen? Ard arda 500 tane soruyu (abartmıyorum!!) gayet güzel yazıyorsun ama. Bu arada parantez kampanyasına verdiğin destek için teşekkürler. Şimdi uzun mektuplarını diskette yolla da el alem görsün destek nasıl olur (ara gazı kuralı) & Sevgili Abdürrezzak “dragon” İşcan, ismin üzerine yapılacak tüm esprileri bir yana bırakırsak (ki bırakmalıyız çok ayıp), abone sistemimiz bir daha başlamamak üzere bitmiştir. Dağıtım şirketlerinin nedense kuyumcular gibi çalışması, bizim gibi dar ekonomilileri (türden kaybediyoruz, yok ki şöyle zengin babamız!!) bu yola itti maalesef. Bence sen bayiye söyle sana bir tane ayırsın (seni benim gönderdiğimi söyle, saygıda kusur etmesin) £ Sevgili Selim Yasanul, işte daha kampanya başlamadan diskette yazı göndererek Overdose rekorlar kitabına giren Selim arkadaşımızı alkışlayalım lütfen Bravo Selim, bu ne hız, bu ne öngörü, bu ne ileri görüşlülük, bu ne hoşgörü, bu ne sevgi (abartıcaz ya!!) Süper, devamını bekliyorum. £ Sevgili Arda “scorpion” Uygur, mektubunu “sohbet amaçlı” yazdığını belirtmen çok hoşuma gitti. Hem de bu devirde (ne?). Baştaki Bilim Kurgu aslında çok ilginç bir hikaye ama bölüm bölüm yayınlandığı için aradaki kopukluk hikayenin atmosferini baltalıyor. Bu bitsin diğerlerini tek bölüm halinde yayınlayacağım Bu arada sen hiç merak etme Holy Editör cephesinde hiçbir değişiklik yok. Hala tokatlarımın şokundan çıkamadı, üstelik bir de bağımlı oldu. Halk dilinde dayak arsızı oldu yani. Suratının haritası avuçlarımın içine kazındı artık gelip tokatlayabilirsiniz utanmayın) £ Sevgili Can Evrenol, sana da bravo diyorum. Ben kampanyaya daha yeni başladım ama siz çoktan işin sırrını çözmüşsünüz abi. Çok güzel. Daha başlamadan destek gören kampanya bu olsa gerek. Kesin Tarihe geçtik. Mektubunun mavra dozu çok güzel ama soru sormamışsın be abi. Biraz da soru sorsaydın da yayınlasaydık. Saydığın iltifatlara teşekkür ediyorum. Beni şımartmayı başardın ama çabuk kendime geldim (böyle durumlarda sık sık cimcikliyorum, tokatlıyorum kendimi. arkadaşlarım ruh hastası olduğumu düşünüyor) Senden kesinlikle bir disket daha bekliyorum (yaw bu da çok post- Modernist bir girişim oldu galiba. “mektup bekliyorum” kulağa daha güzel geliyo sanki). Bu arada Engin Abla için yazdıklarını dua et ki ona göstermedim. Yoksa seni girintiler ve çıkıntılar arasında boğardı (girintiler ve çıkıntılar burada çözülmesi gereken bilmece kimliğindedir) £ Sevgili Sina “bukalemun” Güran, Cheats köşesinin daha çok büyümesini isteyerek, Mert'in suratındaki morlukların daha fazla büyümesine sebep oldun Senin yüzünden topluca Mert'i dövdük. Ayrıca CD, Poster vb. şeyler isteyerek de bu işlerle ilgilenen tüm özel, tüzel kuruluşlara katliam yapmayı düşünüyoruz. Şaka bir yana CD, Poster vb. gibi şeyler için biraz daha sabırlı olmak gerekiyor (politikacı olmayı beceremiyorum idare et!). Bekleyelim bakalım hain hayat bize neler gösterecek £ Sevgili Kaptan Kirk, sana bir sır veriyim hocam; © yanındaki Spock denen adama güvenme. Galakside topoş diye adı çıktı zaten. Bu arada siz uzayda o kadar dehşetengiz bilgisayarlar dururken, tutup da Allah'ın PC'sinde Monkey Island mi oynuyorsunuz? Madem bol zamanınız var şu salak Windows'un hiç hatasız versiyonunu yapsanıza, İşiniz gücünüz ona buna saldırmak, Ne diyim kara deliğe düşersiniz inşallah. Bu arada zebani olarak ucube varlığımı insan formuyla kamufle ediyorum. İnsan taklidi yapıyorum yani. Sus çaktırma. Cehennemden sıkıldım. Burada budala insanları gözlemek daha zevkli ciddi mesaj var gibi geldi bana) £ Sevgili Mehmet “B4” the Aven Sen Kamer Bilgisayara en boş zamanında gelmişsin. Hayal kırıklığın bu yüzden. Şöyle gecenin en karanlık ve lanetli bir saatinde gel diycem ama o zaman da hayatının hatasını yapmış olursun. Bir dolu gözleri pörtlemiş, morarmış, vitaminsizlikten ve sürekli kola içmekten derileri dökülmüş ucubik yaratıkları görmek istemezsin herhalde çaya ve kahveye dadandık çekirge sürüleri gibi, (yanlış benzetme olduğunun farkındayım) Zaten sen bizi görüp de algılama zamanın dolmadan b 3 k deye indiritiz. D bozulma sürecine karşı oldukça de Mü e i mahcup olmak iyi bir şey değil £ Sevgili Mert “her ay bir mektup” Kızılok Kk “her ay bir disi olarak değişti çok iyi ede Mac gittikten sonra böyle bir köşenin başlaması. Tabii ist: Maci habire kıyas mektuplar gönderiyorlar. Dediğin gibi Hem Mac'in, hem de benim bir köşem olsaydı çok daha iyi ole açı gerçekleşiyor ki (senin yazından alıntı). Mac'i taklit ettiğimi sanmıyorum zaten sende bunu belirtmişsin. Tarz olarak çok far <ğer bugün Overdi okuyan milyonlarca İr amaz mı?) ol icu varsa kendi tarzım yüzündendir, taklit olsaydı tepkiler çoktan yağardı: Zaten bz Ki lanla karşılarında bir Mac göreme: n tepki gösteriyorlar. Ne diyim herkesin nabzına göre şerbet sunmanın tarifini bilmiyorum. Ben böy açık sözlüyüm ve bu yüzden okunmuyorsam, bu beni acıtmaz. Eh senden de sürekli mektup £ Sevgili Harun “Zortman who throw man. abi sen e Kk gü imuş. Bayağı güldürdün beni. Tebrik ediyorum. Di nı olduğun apaçık ama inan ki Mac'in gelip gelmeyeceği hakkında en ufak bir bi İs tt: isini de sen getir artık) £ Sevgili “dertli çocuk” g Iya si a beri gili” diyor oluyor bana? niye bu kadar çok sevgilim var?), şimdi | ın. Bu arada her türden artık yaşamdan alıcağın tüm hazları tattın ve ölmeye ki nasıl olsa ilk defa ölüyorsun
1 şöyle başlamıssı temi: hel cesaretin olmadığı için. bunu ket ir lerde a yel Acısız ve hızlı. Hem ne £ Sevgili Emre “shadow” A.E.C hennemde havaların ik Olduğu görü y Ölümlü insanların lanetli ruhları sürekli sıcaklık. liyor. Bronzlaştım bronzlaşmasına da kolumdaki çıkarmayı unutmuşum. orda saat izi kaldı ve baş zebaniden çok feci da yer dövdü beni) di. Bende hırsımı siz ölümlülerden alıyorum işte. Sende bir sürü soru sormuşsun ama hepsi kavga oyunları be abi Walla ne diyim? Bir daha denesen £ Sevgili Fatih Çömez, daha iyi bir bilgisayar almak istiyorsan umudu göklerde il ken amalısın (baba zenginse o da olur!!!). Abi sen şimdi bir gazete bayiinde GameShow veya L-Manyak bulamıyorum diyor ama Porno dergi bulunca işler değişiyor. “Göz görmek istediğini görürmüş” desem bir şey ifade eder mi acaba? Seni gidi Şaka saka, bence gazete bayisiyle samimi isen söyle ona sana aybaşlarında 1 tane GameShow ayırsın dergiyle yan yana olmasın ama he he). 4 bun çok güzel-ama çok uzun olmuş. muhabbetini çok tuttum. Devamını bekliyorum
V (PP PP PP 6” PV PP 0” A olsun. 4- Larry 7'de bir yerde bir kutu varmış, içi et doluymuş. O kutu nerde yoksa bu bir yalan mı? Nayır, Nolamaz... 5- Bak Tiberyum Sun çıkıyor mu çıkmıyor mu? Çıkmıyorsa C&C'mi zor Red Alert mi? (bu soru gerizekalı arkadaşım Barış'tan çıktı). 6- Red Alert aşırı kolay bence. İlk oynayışta Ruslar da son, Allied'larda da 14'e geldim. Bana başka bir şey lazım mesela. 7- Ben bir Transport Tycoon hayranıyım ama ne yazık ki eski P100'üm babamın işyerine gitti. Onun yerine CD teknolojisinde bir şey istiyorum (bu soru çok önemli). 8- X-COM 3'ün kaç bölüm olduğu hakkında bilgi lütfen? 9- Diablo'nun olağanüstü bir oyun olduğunu söylemiştim. Ama yetmez bana. Daha fazla vahşet lazım. Diablo li çıkıyor mu ha ha ha ha? 10- Baksana Mac geri gelir mi sence? Mac'i i çok çok çok özledim. 11- Crusader ama kesin yanlış yazdım) gibi bir oyun var mı? (aslında o kadar sevmemiştim, ama yine de olsun). Sorgulamayı kısa kesiyorum çünkü daha fazla yazarsam hiç ama hiç bunu yayınlamazsın. Sami Can “Throttle” Tandoğdu Zebani: Anladığım kadarıyla “ugu mugu cugu” bebekler sevilirken bir tür gırtlak - dudak- dil kombinasyonundan oluşmuş bir efekt ve de ancak kocakarılar böyle yapıyor. Doğru mu? “Aleyküm selam. Nassın, Guten Morgen, Good Morning” de senin bir aralar Tutti Frutti de sunuculuk yaptığını gösteriyor. Bu doğru mu? Ayrıca Soyad konusunda bayağı şanslı sayılırsın. Seninkinde yine bir iki harf karıştırılıyor. Ya Mert'inki gibi TOPÇU olsaydı, ya SUYABATMAZ (bunun kim olduğunu söylemiycem) olsaydı veya Hollandalılaştıramadıklarımızdanmısınız olsaydı. Ya YARIŞÇI olsaydı (o zaman seni öldürürdüm). Neyse bir tanık olarak sorulacak. sorulara cevap vereyim bari, ne için tanıklık ettiğimi bilmesemde. 1- Pek Adventure sayılmaz, Tam FRP'de değil. Bir tür Action-FRP uydurdum ama doğru). Keşke bana hangi karakterle oynadığını yazsaydın sana daha fazla yardımcı olurdum. Eğer Warrior'san Firewall büyüsü yapacaksın (doğru yerlere yapmak şartıyla). Vurkaç taktiği de işe yarar. Ayrıca bu tip savaşlarda sırtını duvara ver hayatta yapman gerektiği gibi diycem felsefe yapıyosun diyecek kafası karışık). Mage'sen Teleport büyüsü hayatını kurtarır (ben bu satırları bir yerlerden hatırlıyorum sanki!!!). Rogue isen daha onlar yanına yaklaşmadan Yayı nı hazırla ve malkoçoğlu gibi del beyinlerini 2- Walla biz de dört gözle bekliyoruz: Bakalım, sakin olmakta sonsuz fayda var. 3- Bak şimdi hem süper bir Adventure istiyorsun hem de Cheat istiyorsun. Oldu mu şimdi? Ayrıca bu senin yaptığın beni tavsiye tuzağına , düşürmek olmuyor mu? Hadi bakiim marş marş “tavsiye sormayın kutusuna. Gelip ısırırım şimdi seni (zaten Interview with the Vampire romanını yeni bitirdim, canım kan istiyor. Senin de yanakların kandan pembe pembe olmuştur şimdi) 4- Abicim sen menopoza girmiş dedikoducu cumba kocakarıları'nın söylentilerine kanmışsın (o kocakarılar bilgisayar dünyasına da el attılar) 5- Tiberium Sun çıkıyor ve mantık yasalarına göre diğer soruyu cevaplamam da imkansız hale geliyor. Nasıl? 6- Ben bu Red Alert'e aşırı kolay diyenleri oyunu oynarken görmedikçe söylenenlere inanmıycam, bu bir. Hemde ilk oturuşta son bölüme gelenlere hiç inanmıycam bu da iki. Eğer Red Alert sana aşırı kolay geldiyse Outpost 2'yi oyna bakalım bu da üç (görmedikçe oynadığınıza bile inanmam diyerek olayı abartmak istiyorum idealist filozoflar gibi, bu da dört) 7- Yaw bunlar tavsiye olmuyor mu? bir önceki soru da öyleymiş farkediyorum. Yaşlanıyor muyuz ne? Hadi bakiim hadi doğru tavsiye sormayın kutusuna git (çaktırma bu da benden bir kıyak: Constructor Hişşşt, ses çıkarma işte) 8- X-COM 3'de olaylar sürekli gelişiyor. Yani bölüm mölüm yok (TDK kesicek beni). Oyunun başlangıç anından itibaren uzuuun uzuun yaratık kovalayacaksın ve bit tabiiki yok edeceksin 9- Daha fazla vahşet istiyorsan öyle sanal dünyada asıp kesmekle vahşi isteklerini doyuramassın. Bunun için ilk önce bilgisayarının başından kalkman gerekiyor. Otur Televizyonun karşısına seyret “Sıcağı sıcağına programını, vahşet gelip seni bulur. Ondan da zevk alamassan seri katil de olabilirsin ama Charles Manson gibi olamassan da asıp kesmenin zevki yok. Ayrıca unutma bu işin sonunda mutlaka yakalanıyorsun çünkü » mükemmel cinayet yok. Ne yaparsan yap mutlaka iz bırakıyorsun. Bu konudaki çok değerli bilgilerimdir, paylaşıla. Ancak illa bilgisayarının başında yasal vahşet yapmakta kararlıysan Diablo ll, 1998'in sonlarına doğru çıkacak(mış). Sakin olmak kaydıyla beklemekte sonsuz faydalar var (sen şimdilik kardeşin varsa 1998'in sonlarına kadar sabah akşam tokatla) ” 10- Bilmiyorum, bilemiycem... Hayat bize satranç taşı muamelesi yaptığı 11- Crusader'in (kesin ama kesin doğru diğer serilerini oynadın sürece kimin gelip kimlerin gideceğini nasıl bilebiliriz ki? mı? Ayrıca bu da tavsiye oluyor ve kesin ama kesin gelip ısıracam seni Sırtını kolla föhö!!!). Çok iyi yaparsın çünkü bende tanık olmaktan sıkıldım. Boynuna iki ısırık atıp kanını emmeden önce sana mektup yazman için son bir fırsat veriyorum. Eğer olmassa şaşırmaya fırsat bile bulamadan karanlıklar ülkesine yollarım seni (şahsi tehdit) MEĞ: Okuyucu da bıktı zaten senin bu kendini beğenmiş tavırlarından. Kendine çeki düzen versen iyi olacak! Sevgili Zebani bey, Taa Japonya'lardan bu yazıyı yazarken daha neşeli, mutlu yazmak, seni tebrik etmek isterdim ama olmadı işte, yazık ki olmayacakta (galiba). Mac gitti dergi bitti muhabbeti yapmıycam. Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesi çok düşmüştü. Ancak dergiyi yaşatan onun yazıları, esprileri, muhabbeti, fotoromanlarıydı diye düşünüyorum. Senden Mac olmanı beklemedim. 3 sayı hiçbir önyargı taşımadan seni sen olarak değerlendirmeye çalıştım. Çok yetenekli olduğun kesin ancak muhabbetin biraz fazla Overdose. Sonuçta süper edebi yazılar yazmanı beklemiyoruz ama biraz daha az argo, okuyucuya karşı biraz daha az kaba ifadeler kullansan belki daha iyi olurdu. Ancak senin değişmen gerektiğini falan söylüyor değilim. Zaten imkansız, herkesi olduğu gibi kabullenmek lazım. Ben bu dergiyi 1 sene hiçbir bilgisayarım olmadığı halde insanların samimiyetine, fedakarlığına hayran olduğum için aldım. 1 senedir Japonyadayım. Bu dergiyi aldırıp buraya getirteceğime her ay PC Gamer'da alabilirdim. Yapmadım. Ama son 3-4 aydır dergiden hiçbir zevk almıyorum (problemin seninle olan kısmı çok Hiçbir menfaat beklemediklerini bildiğim bu fedakar genç insanları her zaman destekliycem ama ben dergimi de geri istiyorum. Siyah beyaz olsun, resimleri bile olmasın ama o eski mükemmel samimi dergim olsun. Kusura bakma ama dost acı söylermiş ama ben harbiden dostum. Neyse bari yazdık birkaç sorumu da hatrına cevaplayıver bir zahmet. Eleştirime lütfen alınma, çok yeteneklisin ve seni sevecek çok okuyucu olacaktır. 1- Zebani bey, ben şimdi bu 'Daggerfall'u aldım ancak Battlemage karakterle oynamak Fighter'a göre acayip zor oluyor, sen ne diyosun? Nasıl bir karakterle rahat oynanır? (biraz Mage'lik olsa iyi olur) 2- Yaw bu inek caponların hepsinde “puraasutaason” (japonca telaffuz) var. Ben de almak istiyom ama bu alette strateji, uçak simulasyonu felan oynanabildiğinden biraz şüpheliyim. Sen ne diyosun bu mevzuda? (hiç de eve çağırmıyo inekler) 3- Ben geçen ay Portal'ı aldım ve bu magic olayına daldım. Portal seninde bildiğin gibi Starter Set. Yani ne biliyim herkesin övdüğü magic bana çok sıradan gözüktü. Hani diyorum Starter Set diye kurallar çok basit falanda, esas zor kurallar ve zorlu strateji diğer serilerde mi falan diyorum ama 1000 küsur yen'de verip merakımı gideremiyorum. Belki sen giderebilirsin, ne diyon abi? 4- Hiç Japon bir yazarın kitabını okudun mu? okuduysan ne düşünüyorsun? Hadi kendine dikkat et. Daha güzel bir GameShow için sana başarılar. İnşallah büyük bir kitle yazılarını çok beğenmiştir. Sayoonara (sayanora değil, 'Arigatoo'da 'Arigaato' değil aman dikkat). Emin “The hen gaijin of Tokyo” Yılmaz Zebani: Ne diyim Emin, en azından dürüst olduğun için seni tebrik etmek isterim. Tabii ki bu köşeyi herkesin sevmesi gibi bir beklentim yok Eleştiriler de ilerlediğimiz yolun pürüzsüz olmasını sağlamak içindir. Eleştirinin iyisi kötüsü yoktur, duygusal ve rasyonel olanı vardır. Senin ki maalesef duygusal Emin, çünkü sana göre bu sayfaların asıl sahibinin Mac olması gerekiyordu. Onu sevdiğin, saydığın kesin. Dergiyi senin için katlanılır kılan şeyin Mac olduğu apaçık. Ben de bu durumu kabul ederim ama kabul etmediğim bir şey var ki senin bu dergiyi çıkarmaya çalışan insanların fedakarlığından ve samimiyetinden şüpheye düşmen. Bunun sebebi de Mac. Eleştiri yaparken görüş açını biraz daha genişletmiş olsaydın şimdiki derginin de gayet Samimi, esprili ve eski havasını kat kat aşan halini görür ve onaylardın. Ayrıca Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesinin çok düşük olduğunu bunun gibi bir yazı yazarak Mac'e (Veya herhangi birisine) belirtmediğine de eminim. Dediğim gibi senin sorunun Derginin samimiyeti, eski havası değil, Mac. Ayrıca o eski mükemmel samimi dergin olsa da senin için eksik kalan hep bir şey olacaktır ve o da Mac'tir. Evet dost acı söylermiş doğru ama şunu da kabul et ki ters bir yansıtmayla “Mac yoksa bu dergi bir hiçtir” diyeceğine, duygusal ve bağımlı bir okur profili yaratarak derginin o eski havasının olmadığını-bahane etmişsin. Sana tek bir şey daha söyliyeyim ve cevaplara geçeyim: GameShow fedakar ve samimi insanların elinden binbir güçlük ve çabayla çıkmaktadır. Ve küçük kişisel kaprislerle bu büyük çabayı kıyaslamak tam da duygusal bir davranışdır: Senden istediğim bu dergiyi almaya devam et, bakmasını bilirsen GameShow'un fedakar ve samimi yüzü sana tüm içtenliğiyle gülümseyecektir, ve beni de unut, okuma ama diğerlerine gereken saygıyı da göster lütfen. —GameShow ilkesini de çöpe at artık. Ne kadar modası, geçmiş bir ilke olduğunu elindeki dergi sana ispatlayacaktır. Şimdi cevaplar: 1- Şöyle söyliyim, Daggerfall'da oynanabilecek en güzel karakter Battlemage dir. Tabii ki bazı zorlukları var ama diğer karaktetlerle kıyaslarsak bu zorluklar battlemage'i -olumlu anlamda- diğerlerinden fazlasıyla ayırıyor. Sen sen ol, battlemage o! (overdose atasözü) 2- Keşke bu “Puraasutaasın” denen şeyi biraz açıklasaydın. Sega Saturn veya Sony Playstation gibi bir konsol olduğunu tahmin ediyorum: Walla ben Japonların uzaydan geldiklerine inandığım için yapmışlardır yine garip bir alet diye düşünüyorum sonuçta. Buraya ya gerçeğini yolla istek) ya da fotoğrafını (bu biraz daha iyi). Ben Japonların misafirperver olduklarını sanırdım ama düşündüm ki adamlar tavuk kümesi gibi daracık evlerde yaşıyorlar ve zaten zor sığıyorlar. Onun yüzünden misafir çağırmıyorlar (galiba) 3- Kurallar hep aynı. Zorluk istiyorsan eğer, değişik desteler yaratarak veya renkleri ve ayrıntıları bulup kombinasyon yaparak zorluğu sende yaratabilirsin. Özellikle alakasız bir kartı, diğer kartlarla birleştirerek ilginç kombo'lar bulmak çok zevkli. İşin ucunda 1000 yen varsa biraz daha düşün ama 1000 yeni bulduğun anda al. 4- Şu anda ismini hatırlamadığım bir yazarın Savaş Sanatı adlı kitabını okumuştum. Çok iyi bir kitaptı. Sonra Zen Budizm ve Konfiçyüzcülüğün İlkeleri isimli kitapları okudum ama yazarlarının isimlerini hatırlamıyorum (böyle bir bug var bende). Zen Budizm hala ilgimi çekiyor. Bir Zen Budist rahip görüp, konuşmak isterdim. Bizim buralarda zor bulunuyor (hiç bulunmuyor!!). Sen buralara gelirsen bi zahmet Zen Budist rahip ol da gel (o zaman da sen konuşmazsın benle). Daha güzel bir GameShow için hepimize başarılar dilemen gerekiyordu. Ben zaten elimden geleni yapıyorum. Biraz da sen yap ha ne dersin? Umarım bu mektubun cevabını bir şekilde okuyor olursun. Mektup yolla diycem ama pek de ümitli değilim açıkçası ama Hoşçakal Emin, biz seni seviyoruz. İyi bir muhabbetti değil, dikkat. C yok, Ç var). Zebani: Sana ne oluyor, bırak ona okuyucular karar versin. Herkese Merhabalar, Nassın Zebaniş? iyi misin? Ben de iyiyim işte noolsun yuvarlanıp gidiyos. Birkaç sorum var... Soriyim mi? Hayır yani istemessen sormam... Peki soriyim 1 (bilir)- Bu “Thing” hikayesi ne, nerden çıktı durupdururken? 2 (ikili)- Bizim bi arkadaş (Erhan) bilgisayar fuarına gitmiş (izbilfu)