Gameshow sayı 33, sayfa 63

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 63

olsun. 4- Larry 7'de bir yerde bir kutu varmış, içi et doluymuş. O kutu nerde yoksa bu bir yalan mı? Nayır, Nolamaz... 5- Bak Tiberyum Sun çıkıyor mu çıkmıyor mu? Çıkmıyorsa C&C'mi zor Red Alert mi? (bu soru gerizekalı arkadaşım Barış'tan çıktı). 6- Red Alert aşırı kolay bence. İlk oynayışta Ruslar da son, Allied'larda da 14'e geldim. Bana başka birşey lazım mesela. 7- Ben bir Transport Tycoon hayranıyım ama ne yazıkki eski P100'üm babamın işyerine gitti. Onun yerine CD teknolojisinde birşey istiyorum (bu soru çok önemli). 8- X-COM 3'ün kaç bölüm olduğu hakkında bilgi lütfen? 9- Diablo'nun olağanüstü bir oyun olduğunu söylemiştim. Ama yetmez bana. Daha fazla vahşet lazım. Diablo li çıkıyor mu ha ha ha ha? 10- Baksana Mac geri gelir mi sence? Mac'i i çok çok çok özledim. 11- Crusader ama kesin yanlış yazdım) gibi bir oyun var mı? (aslında o kadar sevmemiştim, ama yine de olsun). Sorgulamayı kısa kesiyorum çünkü daha fazla yazarsam hiç ama hiç bunu yayınlamassın. Sami Can “Throttle” Tandoğdu Zebani: Anladığım kadarıyla “ugu mugu cugu” bebekler sevilirken bir tür gırtlak - dudak- dil kombinasyonundan oluşmuş bir efekt ve de ancak kocakarılar böyle yapıyor. Doğru mu? “Aleyküm selam. Nassın, Guten Morgen, Good Morning” de senin bir aralar Tutti Frutti de sunuculuk yaptığını gösteriyor. Bu doğru mu? Ayrıca Soyad konusunda bayağı şanslı sayılırsın. Seninkinde yine bir iki harf karıştırılıyor. Ya Mert'inki gibi TOPÇU olsaydı, ya SUYABATMAZ (bunun kim olduğunu söylemiycem) olsaydı veya Hollandalılaştıramadıklarımızdanmısınız olsaydı. Ya YARIŞÇI olsaydı |o zaman seni öldürürdüm|. Neyse bir tanık olarak sorulacak. sorulara cevap vereyim bari, ne için tanıklık ettiğimi bilmesemde. 1- Pek Adventure sayılmaz, Tam FRP'de değil. Bir tür Action-FRP uydurdum ama doğru). Keşke bana hangi karakterle oynadığını yazsaydın sana daha fazla yardımcı olurdum. Eğer Warrior'san Firewall büyüsü yapacaksın (doğru yerlere yapmak şartıyla). Vurkaç taktiği de.işe yarar. Ayrıca bu tip savaşlarda sırtını duvara ver hayatta yapman gerektiği gibi diycem felsefe yapıyosun diyecek kafası karışık). Mage'sen Teleport büyüsü hayatını kurtarır |ben bu satırları bir yerlerden hatırlıyorum sanki!!!). Rogue isen daha onlar yanına yaklaşmadan Yayı nı hazırla ve malkoçoğlu gibi del beyinlerini 2- Walla biz de dört gözle bekliyoruz: Bakalım, sakin olmakta sonsuz fayda var. 3- Bak şimdi hem süper bir Adventure istiyorsun hem de Cheat istiyorsun. Oldu mu şimdi? Ayrıca bu senin yaptığın beni tavsiye tuzağına , düşürmek olmuyor mu? Hadi bakiim marş marş “tavsiye sormayın kutusuna. Gelip ısırırım şimdi seni (zaten Interview with the Vampire romanını yeni bitirdim, canım kan istiyor. Senin de yanakların kandan pembe pembe olmuştur şimdi) 4- Abicim sen menopoza girmiş dedikoducu cumba kocakarıları'nın söylentilerine kanmışsın (o kocakarılar bilgisayar dünyasına da el attılar) 5- Tiberium Sun çıkıyor ve mantık yasalarına göre diğer soruyu cevaplamam da imkansız hale geliyor. Nasıl? 6- Ben bu Red Alert'e aşırı kolay diyenleri oyunu oynarken görmedikçe söylenenlere inanmıycam, bu bir. Hemde ilk oturuşta son bölüme gelenlere hiç inanmıycam bu da iki. Eğer Red Alert sana aşırı kolay geldiyse Outpost 2'yi oyna bakalım bu da üç (görmedikçe oynadığınıza bile inanmam diyerek olayı abartmak istiyorum idealist filozoflar gibi, bu da dört) 7- Yaw bunlar tavsiye olmuyor mu? bir önceki soru da öyleymiş farkediyorum. Yaşlanıyor muyuz ne? Hadi bakiim hadi doğru tavsiye sormayın kutusuna git (çaktırma bu da benden bir kıyak: Constructor Hişşşt, ses çıkarma işte) 8- X-COM 3'de olaylar sürekli gelişiyor. Yani bölüm mölüm yok (TDK kesicek beni). Oyunun başlangıç anından itibaren uzuuun uzuun yaratık kovalayacaksın ve bit tabiiki yok edeceksin 9- Daha fazla vahşet istiyorsan öyle sanal dünyada asıp kesmekle vahşi isteklerini doyuramassın. Bunun için ilk önce bilgisayarının başından kalkman gerekiyor. Otur Televizyonun karşısına seyret “Sıcağı sıcağına programını, vahşet gelip seni bulur. Ondan da zevk alamassan seri katil de olabilirsin ama Charles Manson gibi olamassan da asıp kesmenin zevki yok. Ayrıca unutma bu işin sonunda mutlaka yakalanıyorsun çünkü » mükemmel cinayet yok. Ne yaparsan yap mutlaka iz bırakıyorsun. Bu konudaki çok değerli bilgilerimdir, paylaşıla. Ancak illa bilgisayarının başında yasal vahşet yapmakta kararlıysan Diablo ll, 1998'in sonlarına doğru çıkacak|mış). Sakin olmak kaydıyla beklemekte sonsuz faydalar

var İsen şimdilik kardeşin varsa 1998'in sonlarına kadar sabah akşam tokatla) ” 10- Bilmiyorum, bilemiycem... Hayat bize satranç taşı muamelesi yaptığı 11- Crusader'in (kesin ama kesin doğru diğer serilerini oynadın

sürece kimin gelip kimlerin gideceğini nasıl bilebiliriz ki? mı? Ayrıca bu da tavsiye oluyor ve kesin ama kesin gelip isıracam seni Sırtını kolla föhö!!!). Çok iyi yaparsın çünkü bende tanik olmaktan sıkıldım. Boynuna iki ısırık atıp kanını emmeden önce sana mektup yazman için son bir fırsat veriyorum. Eğer olmassa şaşırmaya fırsat bile bulamadan karanlıklar ülkesine yollarım seni (şahsi tehdit) MEĞ: Okuyucu da bıktı zaten senin bu kendini beğenmiş tavırlarından. Kendine çeki düzen versen iyi olacak! Sevgili Zebani bey, Taa Japonya'lardan bu yazıyı yazarken daha neşeli, mutlu yazmak,

seni tebrik etmek isterdim ama olmadı işte, yazıkki olmayacakta (galiba). Mac gitti dergi bitti muhabbeti yapmıycam. Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesi çok düşmüştü. Ancak dergiyi yaşatan onun yazıları, esprileri, muhabbeti, fotoromanlarıydı diye düşünüyorum. Senden Mac olmanı beklemedim. 3 sayı hiçbir önyargı taşımadan seni sen olarak değerlendirmeye çalıştım. Çok yetenekli olduğun kesin ancak muhabbetin biraz fazla Overdose. Sonuçta süper edebi yazılar yazmanı beklemiyoruz ama biraz daha az argo, okuyucuya karşı biraz daha az kaba ifadeler kullansan belki daha iyi olurdu. Ancak senin değişmen gerektiğini falan söylüyor değilim. Zaten imkansız, herkesi olduğu gibi kabullenmek lazım. Ben bu dergiyi 1 sene hiçbir bilgisayarım olmadığı halde insanların samimiyetine, fedakarlığına hayran olduğum için aldım. 1 senedir Japonyadayım. Bu dergiyi aldırıp buraya getirteceğime her ay PC Gamer'da alabilirdim. Yapmadım. Ama son 3-4 aydır dergiden hiçbir zevk almıyorum (problemin seninle olan kısmı çok Hiçbir menfaat beklemediklerini bildiğim bu fedakar genç insanları her zaman destekliycem ama ben dergimi de geri istiyorum. Siyah beyaz olsun, resimleri bile olmasın ama o eski mükemmel samimi dergim olsun. Kusura bakma ama dost acı söylermiş ama ben harbiden dostum. Neyse bari yazdık birkaç sorumu da hatrına cevaplayıver bir zahmet. Eleştirime lütfen alınma, çok yeteneklisin ve seni sevecek çok okuyucu olacaktır. 1- Zebani bey, ben şimdi bu 'Daggerfall'u aldım ancak Battlemage karakterle oynamak Fighter'a göre acayip zor oluyor, sen ne diyosun? Nasıl bir karakterle rahat oynanır? (biraz Mage'lik olsa iyi olur) 2- Yaw bu inek caponların hepsinde “puraasutaason” (japonca telaffuz) var. Ben de almak istiyom ama bu alette strateji, uçak simulasyonu felan oynanabildiğinden biraz şüpheliyim. Sen ne diyosun bu mevzuda? |hiç de eve çağırmıyo inekler) 3- Ben geçen ay Portal'ı aldım ve bu magic olayına daldım. Portal seninde bildiğin gibi Starter Set. Yani ne biliyim herkesin övdüğü magic bana çok sıradan gözüktü. Hani diyorum Starter Set diye kurallar çok basit falanda, esas zor kurallar ve zorlu strateji diğer serilerde mi falan diyorum ama 1000 küsur yen'de verip merakımı gideremiyorum. Belki sen giderebilirsin, ne diyon abi? 4- Hiç Japon bir yazarın kitabını okudun mu? okuduysan ne düşünüyorsun? Hadi kendine dikkat et. Daha güzel bir GameSHow için sana başarılar. İnşallah büyük bir kitle yazılarını çok beğenmiştir. Sayoonara |sayanora değil, 'Arigatoo'da 'Arigaato' değil aman dikkat). Emin “The hen gaijin of Tokyo” Yılmaz Zebani: Ne diyim Emin, en azından dürüst olduğun için seni tebrik etmek isterim. Tabii ki bu köşeyi herkesin sevmesi gibi bir beklentim yok Eleştiriler de ilerlediğimiz yolun pürüssüz olmasını sağlamak içindir. Eleştirinin iyisi kötüsü yoktur, duygusal ve rasyonel olanı vardır. Senin ki malesef duygusal Emin, çünkü sana göre bu sayfaların asıl sahibinin Mac olması gerekiyordu. Onu sevdiğin, saydığın kesin. Dergiyi senin için katlanılır kılan şeyin Mat olduğu apaçık. Ben de bu durumu kabul ederim ama kabul etmediğim birşey var ki senin bu dergiyi çıkarmaya çalışan insanların fedakarlığından ve samimiyetinden şüpheye düşmen. Bunun sebebi de Mac. Eleştiri yaparken görüş açını biraz daha genişletmiş olsaydın şimdiki derginin de gayet Samimi, esprili ve eski havasını kat kat aşan halini görür ve onaylardın. Ayrıca Mac'in son zamanlarında da derginin kalitesinin çok düşük olduğunu bunun gibi bir yazı yazarak Mac'e |Veya herhangi birisine) belirtmediğine de eminim. Dediğim gibi senin sorunun Derginin samimiyeti, eski havası değil, Mac. Ayrıca o eski mükemmel samimi dergin olsa da senin için eksik kalan hep bir şey olacaktır ve o da Mac'tir. Evet dost acı söylermiş doğru ama şunu da kabul et ki ters bir yansitmayla “Mac yoksa bu dergi bir hiçtir” diyeceğine, duygusal ve bağımlı bir okur profili yaratarak derginin o eski havasının olmadığını-bahane etmişsin. Sana tek birşey daha söyliyeyim ve cevaplara geçeyim: GameShow fedakar ve samimi insanların elinden binbir güçlük ve çabayla çıkmaktadır. Ve küçük kişisel kaprislerle bu büyük çabayi kıyaslamak tam da duygusal bir davranışdır: Senden istediğim bu dergiyi almaya devam et, bakmasını bilirsen GameShow'un fedakar ve samimi yüzü sana tüm içtenliğiyle gülümseyecektir, ve beni de unut, okuma ama diğerlerine gereken saygıyı da göster lütfen. —GameShow ilkesini de çöpe at artık. Ne kadar modası, geçmiş bir ilke olduğunu elindeki dergi sana ispatlayacaktır. Şimdi cevaplar: 1- Şöyle söyliyim, Daggerfall'da oynanabilecek en güzel karakter Battlemage dir. Tabii ki bazı zorlukları var ama diğer karaktetlerle kıyaslarsak bu zorluklar battlemage'i -olumlu anlamda- diğerlerinden fazlasıyla ayırıyor. Sen sen ol, battlemage o! |overdose atasözü| 2- Keşke bu “Puraasutaasın” denen şeyi biraz açıklasaydın. Sega Saturn veya Sony Playstation gibi bir kortsol olduğunu tahmin ediyorum: Walla ben Japonların uzaydan geldiklerine inandığım için yapmışlardır yine garip bir alet diye düşünüyorum sonuçta. Buraya ya gerçeğini yolla istek) ya da fotoğrafını (bu biraz daha iyi). Ben Japonların misafirperver olduklarını sanırdım ama düşündüm ki adamlar tavuk kümesi gibi daracık evlerde yaşıyorlar ve zaten zor sığıyorlar. Onun yüzünden misafir çağırmıyorlar (galiba) 3- Kurallar hep ayni. Zorluk istiyorsan eğer, değişik desteler yaratarak veya renkleri ve ayrıntıları bulup kombinasyon yaparak zorluğu sende yaratabilirsin. Özellikle alakasız bir kartı, diğer kartlarla birleştirerek ilginç kombo'lar bulmak çok zevkli. İşin ucunda 1000 yen varsa biraz daha düşün ama 1000 yeni bulduğun anda al. 4- Şu anda ismini hatırlamadığım bir yazarın Savaş Sanatı adlı kitabını

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.