Gameshow sayı 33, sayfa 65

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 65

(ne de takdir ediyorum. aa de yanlışlığı görüp düzelttiğin için takdir ediyorum. Bravo beyler çok iyisiniz.. Bakalım cevapların neymiş: 1- Çok az kaldı, yılbaşı hindileri kesilir kesilmez oyun çıkacak. Yabancı dergiler çoktan Preview vermeye başladı. Sen yılbaşı gecesi bacanın başında otur, Noel Baba sana bir tane atar. Ha bu arada Lara'nın resimlerini hangi formatta istersin: GİF, TIFF, JPG, XTAG... 2- Çıktı, geldi, oynandı, bitirildi, yazıldı, siz okudunuz, belki aldınız, oynadınız vb. 3- Larry Collection, isminden de anlaşıldığı gibi Çapkın Larry abimizin tüm Maceralarının bir CD'de toplanmış hali. Larry kolleksiyonu için disket disket sürünenlere çok iyi bir fırsat bence. 4- Çıktı, geldi, oynandı, bitirildi, yazıldı, siz okudunuz, belki aldınız, oynadınız vb. (he he!!!) 5- Şincik, a- GameShow'dan daha güzel ve daha büyük bir stand beklemek demek- para demek (bir stand kiralama fiyatına boğazdan manzaralı güzel bir ev alınabilir icabında diycem şimdi siz bizi zengin sanacaksınız) b- Abi fuarda o kadar bağırdık “ucuz don, gömlek, pantolon” diye sen görmedin mi? Çok rica etçem... 6- Ben doğarken çok çirkin doğmuşum (bir babanın acılı itiraflarından alıntı) ve babamda “bu ne be böyle zebani gibi” diye bağırarak beni kucağından yere atmış. Sonra Nüfus kağıdıma isim bulamamışlar ve Zebani koymuşlar. N'parsın yaratık olmak kolay değil. Çok çektim ben çok (ühü ühül!!!). 7- Lighthouse gelen milyonlarca istek doğrultusunda bu ay yayınlanıyor. Güle güle kullanın. Ark Of Time'ın berbat bişiy olması kişiye göre değişir ve Bug Too oyununu da isminden dolayı kimse almıyor. Dikkat edersen en çok bu senin sevmediğin oyunlara talep var. Arz-Talep dengesi diycem çok uzun bir konu (ve bizde bu dengenin içinde yer alıyoruz mecburen, yani senin inadına açıklıycaz işte). Sen de hafif bir anarşist ruhu seziyorum. Hmmm, tehlikelisin sen. Bana adresini versene... Son olarak kusmadan önce mektup yaz ve hoşça kal (ben de bu kelimeden kusacağım). MEG: Mert'im sen gel böyle. Çirkefe bulaşma, üzerine sıçrar (Allah korusun|!

Selam Zebani; Abi nasılsın, iyisin inşallah? Walla sana birkaç soru sorucam canın sıkılmasın ama. Overdose sana hayırlı, bize yardımcı olsun (vay bae). Galiba biraz fazla geveledim ama sen muhabbet istemiyor muydun? Tamam tamam işte sorular: 1- Adventure oyunlarına tam Fransız kalmış biri olarak Adventure türüne başlamak istiyorum. Şimdi tavsiye yoook!) yeni çıkan CD'deki Adventure'ları mı, yoksa eski disket Adventure'ları mı oynayayım? Aralarındaki farklar nelerdir? 2- Menzoberranzan'daki büyücünün istediği lanet büyülü taşları bulamadım. Her mağaraya girdim, oyunda öldürücek yaratık bırakmadım ama tık yok (gerçi oyunu 2 aydır iplemiyorum ama). 3- X-COM 3'te nasıl araç alınır, nasıl adam kiralanır? da tam tersi) 4- Yeni çıkmaya hazırlanan oyunlar heralde normal bir sistemle (P 100'le örneğin) çalışması zor görünüyor. MMX desen ocak söndürücek kadar pahalı (Eee ne sorcam ben şimdi. Heh Senin sistemin ne? Veya en azından bir (Problem (Computer (Copyright by sen!!) aldın mı? Sorularım bu kadar ama devamı gelecek ay veya daha sonraki ay da olacak (sen yayınlarsan tabii). Evet ilgine teşekkür eder ellerinden, yanaklarından öperim. Erdem “hem çalarım hem oynarım” Demirci Zebani: Sorular benim en iyi dostlarımdır. Sor tabii hayatta sıkılmam ama ah o cevaplar yok mu? Sadece iki satır geveledin ama olsun bu da “neyse fazla uzatmadan sorulara geçiyorum” dan biraz daha iyi. Gevelemeye... pardon muhabbet etmeye devam et diyerek cevaplara geçeceğim hala katlediyorum, çok mutluyum): 1- İkisini de oynayabilirsin. Aralarında zorluk kolaylık olarak fazla bir fark yok ama CD'deki adventure'lar daha renkli, grafikli (yani güzel grafikli), bol sesli efektli, bol Pentium'lu, Ram'li ve daha uzun oluyor (yani iyi sistemin olursa fena olmaz). 2- Şimdi oyunun başlarında Daleplane haritasının Area 1 bölümünde, güneydoğuda bir mağara var. Aradığın bütün taşlar o mağarada. Kuzeydoğuda da bir mağara var sakın karıştırma. 3- Ters'den anlatmaya başlıyorum: a'sesaB rig (ğas ikattla 2 nadnoki irib)... he he tamam tamam düz anlatayım. Bases'a gir fana ekranda sağ alttaki 2 ikondan biri). Sonraki ekranın sağ üstteki ikonlarından “hire/fire adam, “buy/sell” ikonundanda araç alabilirsin. 4- Bir Problem (Computer'üm var tabii ve gerçekten problem. Bazen sırf bu alet ve Win95 yüzünden yaşama sevincim kayboluyor, intihar etmek istiyorum. Ancak dediğin gibi son oyunların çoğu MMX ve hatta 3D Accelerator istediğinden mecburen onlara geçeceğiz. Herifler yasal olarak ne güzel soyuyorlar bizi, kapitalizmin gözünü seveyim da olur!!) Senden sürekli mektup bekliyorum zaten. Bende senden ilgi, sevgi, şefkat ve daha bir dolu duygu vb. bekliyorum ve hoşça kal (ne diyeceğimi bilemiyorum). Zebani: İkinizi de okuyucuya havale ediyorum. Sizi orta mahalle karısı ağızlı uğursuzlar. Sevgili Z-Bunny, Bu sana ilk mektubum ve köşeni harbi harbi tutuyorum (adam 6-7 sayfa yazı yazıyo hala bir köşedir gidiyor). Şu anda yatılı bir okula başladığım için bilgisayar olayım nanay. Tek yaşam kaynağım sensin, aydınlat beni, Hiyır iz yor kueşsınz... lll

Lighthouse mağdurları artık yalvarıyoruz. Söyle şu yanındaki Holy (wood) kafalıya suun ez pasıbıl 4 yayınlasın şu oyunu. | 2- Ben FRP hakkında bir şey muhabbete daldığımda olan oluyor. Diablo oynuyorum diye bi dövmedikleri kalıyor. Ne yani 0-6 yaş arası bir oyun mu? ya FRP değil mi? Yoksa ben mi salağım? Ne yani? ne? AR 3- Hoca niye siz hiç Lords of the realm 1'den bahsetmediniz? Sierra gibin bir firmanın bu sansasyonel oyunu olaylar yaratmalıydı piyasada kanımca İnsan tavsiyeleri arasına alır bari. Açıklama lütfen? 4- Bence Dark Colony abarttığınız kadar iyi bir oyun değil yani. Arka planı, | “a, karakterleri değiştirip iki ırkı kapıştırıverince (doğru yazdım di mi?) b, her şey olup bitiyor mu? iz it so izi tu meyk e sıtrateyci geym for yu? Sorularım bu kadar. Sana Köşende (ekiki!!) başarılar. Dergiyi kurtarmışsınız, şimdi para bile kazanıyorsunuzdur siz. Eh şu CD verme işini de bi düşünün artık derim. Sana tekrar başarılar. Armağan “sivilizeyşın” Akçay Zebani: Ne diyim? Beni yaşam kaynağı olarak gören bir ölümlü de çıktı

* ya karşıma, saol ego'mu cilaladın. Ama dikkat et ben gül bahçesinde ki tek kaktüs olduğum için bir süre sonra dikenlerim batabilir diycem yine kafası karışık (serkan gitti ya tek kaldı diğeri) “sus lan yine felsefe yapma diye” uluyacak. Yatılı okullar hakkında bir makale yazmıştım yıllar önce, çok sert olduğu için hocamdan papara yemiştim. Şimdi aklıma getirdin bir ara unutmiyimde girişte yazıyım (mahvoldu güzelim Türkçe!!). Neyse hiyır iz yor ansırs (ingilizce katletmeye de başlayalım artık): 1- Holiwud kafalı hıyarın bu ay patlak kafasına vura vura oyunu açıklamaya ikna ettim. Artık huzurlarınızda ama oyunbozanlık yok, bu oyunu bitirseniz bile soru göndermeye devam edin. Çünkü gıcık holi “niye bu oyunu açıklıyoruz anlamadım ki?” demekte ısrar ediyor. 2- FRP üstatları yanlarında bir çırak gördükleri anda asker muhabbetine başlarlar. Bence sen onların biraz daha kibirlenmesini sağla, öyle ki kibirlerinden patlayacak hale gelsinler, sonra zayıf noktalarına bitirici darbeyi vur (longsword'la). Diablo tam FRP değil, biraz action var (yani action FRP - ben buldum bunu gülmeyin bak darılırım). Sen alınma, sadece gülümse ve dediklerimi yap, göreceksin kazanacağız (bana ne oluyosa!!!). Bu arada bir an önce masa üstü FRP'ye başla... Sana çok | önemli bilgiler vereceğim ortak. 3- Aman diyim hatırlatma. O oyun yüzünden ne kavgalar yapıldı, ne | yuvalar yıkıldı. GameShow kapanıyordu az kalsın. Aslında çok komik bir hikaye |traji bir ara hatırlatta girişte yazayım. Ancak şunu söyliyim ki her olayda olduğu gibi bunda da holi hiyarı suçludur. 4- Sende de stratejilerin aynı olmasından doğan bır sıkıntı hissediyorum. Piyasa bu tür oyunlarla dolup taşınca biz de içinde en iyisini bulup tavsiye etmeye çalışıyoruz işte. Bence sen tepkini programcılara gösteriyorsun da arada biz garipler gidiyoruz işte. Neyse sakin olmak lazım.... Sen ne diyosun yaw? Ne para kazanması? Sözünü geri al. Paranın neye benzediğini bile unuttuk biz. Cık, cık çok ayıp, esefle ve ibretle kınanması gereken birisin (ayol). Neyse mektup yaz ve Hoşça kal (gırrrrr!!!).

İşte yine bitti. Bu son satırları yazarken nedense üstüme kasvetli bir hüzün çöküyor. İçimde bir yerlerden yükselen güçlü bir ses “bitirme bul | anı” diyor. Şaha kalkmış içgüdülerimin kışkırtıcı sesine ayak uydurmaktı zorluk çekiyorum. Ama gitmek zorundayım. Hayal Tabutum yine beni çağırıyor; hem çılgın bir maceraya doğru uçmak, hem de azgın ruhumun gelgitlerini dengeleyecek reçeteleri bulmak için. Sizde ne yapacağınızı biliyorsunuz artık; yalnız ve huzurlu bir anınızda sessizliğin sesi kulaklarınızı acıtıncaya kadar bekleyin ve içinizdeki sese kulak verin. O sesin söylediklerini yazın ve bana gönderin, ne olursa olsun. Anlamlı veyi anlamsız; ben sizin yerinize tercüman olurum. Daha önce de olduğu 1 gibi... Bekliyorum... Stop Polat "Zebani" Yarışçı Ihlamurdere Cad. Çelebioğlu sok. Akel İşhanı No:2/5

Beşiktaş, 80690, İstanbul e-mail:

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.