Sayfanın metni
Sayfa 66
NOT ENOUGH MEMORY
Evet arkadaşlar artık acı gerçekleri açıklamanın zamanı geldi. Çok ama çok üzülerek söylemeliyim ki zaman yetersizliği, imkansızlık gibi sebeplerden dolayı Game Show'daki yazılarıma ara vermek zorundayım. Valla şimdi kitleye de ayıp oldu ama, gerçekten zamanım yok inanın. Bu bir şey değil, asıl önemli haber.... Şok haber. Bomba...... Parantezden sonra). Zebani denilen şahıs aslında benim. Evet evet yanlış okumadınız Zebani benim. Bakın bu olay nasıl oldu.... Dergide boş kalan sayfaları doldurma görevi bana verildiğinde, "Nasıl olur, benim bir kitlem var. Onları nasıl bırakırım" diyerek karşı çıkmıştım. Ancak büyük patron "Farketmez, sana bir takma ad buluruz. Boktan da bir ismin olsun, mesela Zebani olabilir." O an beynimde bir şimşek çaktı. Zebani takma adıyla yazı yazabilirdim. Tabi bu kimsenin aklına gelmemişti. Şimdi bir sorun daha vardı. Bu kadar sayfa nasıl dolacak?.. Diyelim ki yarısını mektuplara ayırdık. Eeee diğer yarısı ne olacak. Buna da şöyle bir çözüm bulduk. Herhangi bir felsefe kitabı alıp, herhangi bir sayfasında yazanların aynısını köşenin giriş yazısı olarak kullanabilirdim. Öyle de yaptım. Artık ikinci bir kimliğim vardı. Tabi Zebani kimliğimin reklamını yapabilmek için hemen NOT köşesine karşı saldırıya geçtim. Böylece dergide en çok okunan köşe NOT'ı okuyanlar Zebani kimliğimden de haberdar olacaklardı. Haince bir plan ama gerekliydi. Artık hepsi bittiğine göre bunları öğrenmek hakkınız. Aldığım duyumlara göre Overdose köşesi kapanmayacak, at kuyruklu, sakallı, zebani kılıklı bir adam benim yerime yazılara devam edecekmiş. RAM 286 bilgisayarla uğraşan birini gördüğünüzde beni hatırlayın (Bu gidişle siz beni unutursunuz herhalde). Hoşçakalın: "The End" Uybaş
on yazımdaki son oyunlarımdan birisi yeniden başladığınızda kaldığınız yerden devam Humans. Zamanında Lemmings fırtınası edebiliyorsunuz. | ortalığı kasıp kavururken (gelmiş geçmiş en 100. bölümden sonrası (hemen 100 bölüm oynamış mı diye iyi zeka oyunudur kanımca) Humans biraz sormayın, sınıflandırılmış bölüm başlarından birisini seçip oyuna ona benzer oynanış şekliyle aradan sıyrılmayı başlayabiliyorsunuz) yani mayhem level'ınin epey bi zor başarmıştı bence. Günümüzdeki bol pentium, bol olduğunu belirtmek isterim. Yanı gözü sıkı zeka oyunlarında mmx üzeri edo edo ramler isteyen oyunlarından olanlar bu oyunu mutlaka denemeliler. Hele o gözü sıkı zeka aldığım zevk nerde, eskiden oynadığım oyunlardaki oyunlarında olanların, bilgisayarları 386 veya 486 gibi zavallı zevk nerde. Humans'ı bir kaç arkadaş beraber makinalar ise (4 mb ram'de çalışıyor) başka çareleri yok gibi. oynadığımız zamanları hatırlıyorum da, az . Oyundaki levelleri anlatmak isterdim ama zaten bu son ayım, eğlenmiyorduk. ve yazarlığa son verme sebebim de olan zaman kısıtlığı Neyse oyunumuza dönelim biraz. Oyun adından da nedeniyle bütün bölümleri oynamadım. Sadece bütün level başlarındaki iki üç bölümü geçtim. Size tavsiyem, herhangi bir şekilde bir bölümde takılıp kaldıysanız, tekrar tekrar denemekten sıkılmamanız. Mutlaka “unuttuğunuz veya geç kaldığınız bir yerler vardır. Onu bulup da bölüm geçerseniz dünyanın en mutlu kişisinin siz olacağını temenni ederim (tamam biraz abarttım). Son laf olarak, son ayımda, son zeka oyunu olarak bu oyunu açıklamak ile doğru bir karar verdiğimi belirtmek istiyor ve huzurlarınızdan yavaş yavaş çekiliyorum (hemen değil daha sırada öbür oyun var).
anlaşılacağı üzere insanlık tarihini konu alıyor. Ateşin bulunması ile beraber oyun başlıyor ve tekerlek (Levent?) ve silahların keşfi ile devam ediyor. Oyunun konusuna paralel olarak bütün bu saydıklarımı sırasıyla keşfedeceksiniz. Zeka ve biraz da beceri faktörlerinin başrolleri oynadığı Humans oyununda toplam 150 bölüm var. Hepsi de zorluk derecelerine göre sınıflandırılmış durumda. Aldığınız bir kod vasıtasıyla oyunu bırakıp
PC CD ROM
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 67
Eskiden bir Wolfenstein'ı bilirdik. Doom gibi dediğimiz oyunların atasıydı. Şimdiki gibi yüzlerce yoktu. Sabah akşam hiç bıkmadan oynardık (o zamanlar şansım yoktu da oynardım, şimdi nerdeeeee!). İşte bu ayki oyunlarımızdan Cyclones, bu dönemde gelen Wolfenstein (yani Doom gibi) türü oyunlara en iyi alternatiflerden biriydi. Grafik sistemi o zamanlara göre çok iyiydi. Hatta CD'de çıkan ilk Doom türü oyunlardan biriydi. Oynanışı ise çok basit; karşınıza çıkan ilk menüden "Start Game" seçeneği ile oyuna başlıyorsunuz. Aynı menüdeki diğer seçeneklere de bir göz atalım. Save: Oyunumuzu buradan save edebiliyoruz. Load: Save ettiğimiz oyunu bu menüden yükleyebiliyoruz. Difficulty: Zorluk derecesi ayarları buradan yapılıyor (hard oynamayın, zor oluyor). Settings: Ses, müzik ve ekran boyutu ayarları da bu menüden yapılıyor. Yavaş bir makineniz varsa ekranı mümkün olduğunca küçük tutmalısınız.
Configure: Oyunun tuş kontrollerini bu menüden ayarlayabiliyorsunuz. Oyunu oynarken ok tuşlarıyla standart hareketleri yapıp, mouse ile hedef seçerek (tıpkı Operation Wolf'taki gibi) vurabiliyorsunuz. Evet, tüm ayarları yaptığınıza göre artık oyuna başlayarak bütün canavarları öldürebilirsiniz. Oyunun ileriki bölümlerinde karşınıza çıkan düşmanlarınızın zorluğu giderek artıyor. Sizin de onlara karşı bulacağınız silahların da etkisi artıyor tabii ki. Kısacası yeni çıkan güzel Doom gibilere özenip de onları oynamayan sessiz ama gururlu insanlar için bu oyuna yer vereyim dedim. Ve oynadıkça da hata yapmadığımı fark ettim. Sevgili kitlem. Master'ınıza veda etme zamanı geldi. Beraber geçirdiğimiz güzel günleri unutmayın. Ben ve O sizleri çok özleyeceğiz. Hoşça kalın...
Trk