NEWS

, zor bir haberle başladık bu ay, iyi mi? Niye mi derseniz, eski okuyucularımız bilirler, Star Trek, Star Wars ve bilumum Uzay Yolu oyunları için emekli muhabirimiz bin bir espri yapmış, ve tüm esprileri de çok beğenilmiştir. Ben şimdi nasıl güldürebilirim ki sizi. Dedim ya bu ay zor bir haberle başladık diye. Anlayacağınız Star'larla devam ediyoruz. Kaptan Kirk, Kumandan Chekov, Kaptan Sulu birer efsane olmadan önce toy birer

NEWS

DEATH TRAP DUNGEON

Dungeon lafını duyduğum zaman, artık, diken diken oluyor. Ne zamandan beri mi? İşte bu Dungeon Keeper çıktı çıkacak, sonunda çıktı hikayesinden beri. Bir muhabir olarak başka hiçbir oyunun bu kadar çilesini çekmemiştim. Neyse Keeper'ından kurtulduk kurtulmasına da şimdi de Trap'i çıktı başımıza: Death Trap Dungeon. Aslına bakarsınız, dungeon ailesinden olmasının yanında DTD oldukça etkilendiğim özelliklere sahip: Livingstone'un Fighting-Fantasy (dövüş-fantazi) kitaplarından esinlenerek yapılmış bu oyunda oynanabilirlik ve eğlence iki önemli nokta olarak dikkat çekiyor. Rahat rahat (yani yumuşak hareketlerle!) kavga edebiliyoruz. Atmosferinden etkilendiğim dungeon'ın tüm bölümleri 3D modellerle hazırlanmış.

i i Ül

LANDS OF LORE 2

Lore 2'de bunlardan biri. Daha önceki kayıtları tam inceleyemedim ve Lands Of Lore'un da eli kulağında zaten. Westwood'un bizleri 3 sene gibi bir süre süründürmesine değdiğini düşündüğüm Lore 2 için real-time adventure (aman düm, yine bir yanlışlık yapıyor olmayalım, düzeltelim real-time adventure gibin, ehe bu da olmadı) ve role-playing sıfatlarını kullanmak ister deli gönül. Bu gönül bugünlerde özlem duyduklarına kavuştukça (Dungeon Keeper'a gönderme var) daha neler ister kim bilir! Yeni bir 3D dünya ister mi mesela, dinamik ışıklandırma ister mi, kişilikli karakterler, şöyle ağzımızın tadı ile yapılacak etkilerini tüm duyu organlarımızla hissedebileceğimiz büyüler ister mi, değişik yaratıklara morph olmak istemez mi peki? İsterse de ne olur? Lands Of Lore 2'ye bir şans verir. Westwood, muhabirliğimin bu en sansasyonel haberinde benim yüzümü kara çıkarma n'olur! Sana güvendim, grafiklerine güvendim, çıktı çıkacak olmasına rağmen haber yaptım. Beni okuyucularıma rezil etme. Deli gönül neler ister daha ama neler!

Şu ani manşet haberler vardır. Her gazeteci yapmış olmak ister o haberi. İşte Lands Of

JACADEMY FLYING NIGHTMARES 2

neler yapıyorlardı sanıyorsunuz? Liderlik ay, amma zor oyun haberleri bekliyor beni ruhunuzu, cesaretinizi ve reflekslerinizi böyle. Yok yani giydireceğim bütün oyunlara, test etmenin yeri Star Fleet Academy. Şöyle kötü böyle kötü diye, o da olmayacak. Ama acemiyiz, siz şimdi bana güvenmezsiniz, şunu duyunca bana hak vereceksiniz: Hem uçak ben de PC Gamer'dan alıntıyla yorumumu simülasyonu hem de real-time strateji! Yapmayın tamamlamış oluyorum: "Interplay'in büyük kardeşim ya. Kafamızı mı karıştırmaya özen gösterdiği Star Fleet Academy'nin çalışıyorsunuz yoksa oyunların bokunu çıkarmaya.

delikanlılarken Star Trek Akademisinde Allah ya. Acemiyiz diye midir nedir bu detayları Trek hayranlarının rüyalarını mı? Yok yalnızca oyun türlerini karıştırıyoruz gerçekleştirecek". Eylül 1997 resmi çıkış diyorsanız da şöyle adam akıllı bir çeşni olsun. Ama tarihleri olarak açıklanmış. doğrusu bir merak da almıyor değil adamın içini.

Hani ne yapmışlar da acaba böyle biraz ondan biraz bundan türü bir oyunla karşımıza çıkmaya hazırlanıyorlar. Aslında biraz da hayalgücümüzü zorlayınca, yok ya, aslında hiç de fena fikir değil diye de düşünüyor insan. Bir de Campaign modülü eksik etmediklerini görünce biraz daha hevesleniyor insan. Nightmares 2, multiplayer seçeneğinin de sınırlarını bayağı bir zorlamış: 16 oyuncu kara/hava savaşında karşı karşıya gelebiliyor. Yahu, biz 16 kişi bir araya gelsek neden FN2 oynayalım ki birader! Gider 8'erlikten futbol maçımızı yaparız, olmadı 4'er kişilik 4 takım olur basket oynarız. Hiç olmadı bunun sessiz sineması var, çiziktirmesi var, anlayacağınız yaparız bişeyler. Hem ben bu arada 16 bilgisayarı yan yana bile hiç görmedim. Yok ona da gerek yoksa eğer 16 kişiden bize

UPRISING

Oldukça iddialı laflar söylüyorlar sıra gelene kadar (ki o zaman nerde kaldı bunlar yeni bir strateji için real-time) ben Dungeon Keeper'ı bitiririm! Yani an olduğu zaman burun kıvırmadan biz multi-multi player sayısında değiliz ki. edemiyorum. Malum ortalık stratejiden Texture-map'indeyiz, real-time'ındayız. geçilmiyor ve bunların arasında şöyle kalitesindeyiz, simülasyonsa da dişimize göre bir tane bulmak oldukça oynanabilirliğinde, zor. Uprising, iddiasız bir konfigürasyon campaign'lerinde, görev ve gerektirmesi ile dikkatimi çekerken, "yok senaryolarındayız. efendim biraz tank simülasyonu gibiymiş ama action varmış, biraz etrafa salak salak ateş etmekten öte biraz da strateji ağırlıklıymış" lafları ile de şahsiyetini tam bulamamış oyunlar listemdeki yerini aldı maalesef. Tavolta, Wo üçlemesini hatmetmiş olmanız şart.

ATLANTIS

oluyorum galiba. Atlantis'i haber yapacağım, hem de önemli, kaçırmayın, heyecanla bekleyin diyeceğim, bana önceden yazdırdıkları için sizler haberlerdeki oyunları bilgisayarcınızda görüp, "bu yeni muhabir de işini amma aksatıyor, yok yok, gelen gideni aratırmış" diyecek ve beni de üzeceksiniz. Ne alakası var, eğer anlatamadıysam biraz daha açayım: Dergi madem ayın birinde çıkma denemesi içinde, diyorlar ki bana: "haberlerini hemen teslim et". Eee, bizim lafımız pek geçmiyor tabii şimdilik, kapris de yapamıyoruz, haber yapılacak oyunlar için beklemek lazım da diyemiyoruz, haberlerimizi yazıp teslim ediyoruz. Sonra, sonrası geç çıkmış derginin erken yazılmış haberlerinin muhabiri olarak sizler beni sallandıracaksınız darağacında. Ama benden size haber yapması, Atlantis'e bir göz atın derim. Bu Atlantis senaryosunun da kokusu çıkmaya başladı ama gördüğüm kadarı ile güzel grafikleri, etkileyici atmosferi ve sürükleyiciliği ile Atlantis önümüzdeki ayların konuşulacak oyunlarından birisi olmaya aday.

GameShow ayın birinde çıkacak diye bir çabadır gidiyor ama bu durumda mazur kalan ben

CONSTRUCTOR T LEF

Hiç birinizin kiralık ev arama kabusu yaşadığını tahmin etmiyorum. Umarım böyle bir tecrübeyi yaşamazsınız. Emlakçı emlakçı dolaşıp, yüzlerce saçma sapan ev görüp, ilgilenmemişti. Descent'i gördüğümde şöyle adam gibi evleri kiralayabilmek için depozitti, peşindi, ya kaçarsandı, emlakçı kalp atışlarım o kadar hızlanmıştı ki da komisyonunu alsındı türünden soyulmaya kalkışılıp, tam da size göre uygun evi sizden doktor reçeteye bir kaç gün Descent görmesi bir dakika önce emlakçının kapısından içeri girdiği için o televizyoncu ablaya kaptırıp yasak diye yazmıştı. Benim için çığırdı resmen, ayaklarınıza kara sular inmiş bir şekilde eve dönmeyi hiç yaşamayın derim. En güzeli doom gibin'lerin (usta mı bu arada saygı ile müteahhitlik işine soyunacaksın, kendi evini kendin yapacaksın, hatta 1 şöyle Boğaz'da rant anıyorum) takipçisi olarak Descent ile yepyeni yapacak arsaları parselleyeceksin, hatta toplu konutlar yapıp 4 bir şey keşfetmiştim. Klavyeden kakalayacaksın ki hayatın keyfi o zaman çıksın. Ben daha oynanabilmesinin zorluğunu da birkaç uykusuz ne diyeyim size, hayatın gerçeklerini suratınıza dan diye 4 geceden sonra halledince deymeyin keyfime. vurdum. Bundan sonrası sizin. Sonra, olmadı ama. Gelmedi devamı... diye

MONTEZUMA

Alternatif diye işte ben buna derim. Adından da zaten alternatif bir oyun olduğu hemen FA: iyor, sanıyorum. Hareketli, ince bir espri anlayışı ile işlenmiş bir macera Halimize bakılırsa başımıza bayağı kötü şeyler gelmiş. Full-Motion video görüntüleri ile başbaşayız. Maceranın oyunlarının en büyük kıstasları bulmacalarının anlamlılık dereceleri ile zorluk seviyeleridir. Montezuma bu konuda herhangi bir oyun olmaktan kurtulmuş gibi gözüktü bana Hareketli bir macera derken de senaryodaki gelişmelerden çok atlamalı, hoplamalı ve hatta kavgalı bir maceradan bahsetmek istiyordum. Max Montezuma, 1348 yılında ait olmadığı bir yere konan Aztek Hazinesini atalarının saygısı adına 1998 yılında yerine götürmek için yola çıkacaktır. Grafik, ses, senaryo ve atmosfer olarak benim oyunumu alan Montezuma, ismi ile de ilgimi çekti

MAN OF WAR MEGAS

kim çıkarmak istemez, İstanbul sıcaklarında boğulduğumuz şu Ağustos ayında! Siz Eğer duymadıysanız duyun, | bu rahatlığı ve boşluğu istemeyenlerdenseniz, rahat batıyorsa bir yerinize ve 18.yy duymakla da kalmayın hemen sonu ile 19.y başı önemli deniz savaşlarında geminizin kaptanı olmak istiyorsanız di y güvertede sıcak savaşa katılmaya ne dersiniz? Strategy First, isminin hakkını vermek için — bir tane Diablo ekleyin. Ben grafiklere eğilirkenSimulations Canada da oyunun tarihsel gerçekçiliğini oluşturmaya Diablo'yu internet üzerinde zevkle çalışmış. Peki başarılı olabilmişler mi diye soracaksınız şimdi siz bana, soru işaretine oynanması ile tanımıştım. Açıkçası çok da dönmüş gözlerinizle. Ben de, aslında sağlıklı yorum yapacak kadar inceleyemedim demek samimi olmadık, aramızda hep bir mesafe isteyen gözlerle, oynanabilirliğinden kuşkularım var ama 3D perspektif olayı ile kendinizi bıraktık ama yine de severim kendisini. sıcak savaşın ortasında hissediyorsunuz, yani — — Raven Software, MegaSlayer ile Diablo'yu yana korkunuz - karşılamaya çalışıyor. Çalışıyo, Ağustos'ta liyeceğim. Gemilerle doom-gibin de diyebiliriz. Preveze veya Kıbris Çıkarması çıkartırız diyo. Çıkartsınlar tabi, 3D senaryolarını oynayamıyacağız ama mekanlarda dolaştırsınlar bizi, başımızı Trafalgar, Cape St. GE a acaip yaratıklarla belaya da soksunlar, 30 Vincent, Ushant ve dan az olmasın birçok bölümle Chespeake gibi ismini uğraştırsınlar bizi. Hatta oyunun ismi de bile bilmediğimiz Mazoşist olsun (ehehe). Hatta ve hatta tek bulacağız başımıza oynamak sıkar, şöyle sekiz kişi kendimizi.

gü eşlenmek, Akdeniz güneşinin ve mavi yolculuğun tadını D- 'yu duymayanınız yoktur.

HALF-LIFE

RACIDE

İşte dün gece gördüğüm kabusu anlatayım istiyorum: Beni bir oyun dergisine muhabir yapmışlar. Sen haberleri topla, resimleri getir, oyunları incele ve yorumlarını yap demişler. Önce seviniyorum, heyecanlanıyorum. Ne güzel diye düşünüyorum: Yeni oyunları takip edeceğim, resimlerini bulacağım ve bunları da oyun meraklılarına sunacağım. Aylar yavaş yavaş ilerledikçe görüyorum ki ortalığı doom-gibinler kaplamış. Her ay üç doom-gibin sarmış çevremi. Eli silahlı adamlar koşturuyor peşimden. Koridorlarda koşuştururken bir texture kaplı odaya giriyorum, bir render edilmiş bir salona. Oradan çıkıyorum ayağım, Yapay Zekalı adını bile bilmediğim yaratığın cesedine takılıyor. Başını bilmediğim bir hikayenin sonunu getirmeye çalışıyorum... derken kan ter içinde uyanıyorum. Yüzümde ok tuşlarının izi, beynimde de yazılacak haberler...

düşünmeye başlamıştım ki Terracide çıka geldi. Çıka geldi diyorum, çünkü siz bu satırları okurken Terracide CD-ROM'unuzda hızla dönüyor olabilir. Siz de geminizle hızla döneceksiniz birazdan belki de. Silahların sayısının artması, yalnızca öldür, kapıları aç ve gizli bölmeleri bul gibi amaçların dışında eklenmiş bulmacalarla biraz daha macera yönü geliştirilmiş gibi gözüktü gözüme. Bu 16'nın hikmeti nedir acaba? 16 kişi network üzerinden oynanabiliyormuş da Terracide'da. Tam bir firma oyunu. Eğer bir bilgisayar firmasında çalışıyorsanız ve Network'ünüze 16 bilgisayar bağlıysa kapışın bakalım.

RETURN TO KRONDOR

Dön artık Krondor'a. Neresiyse bu Krondor dön... Zamanı geldi, yola çıkmalısın bir an önce. Önce sen dönmelisin. Rolünü başarıyla tamamlarsan kurtulabileceksin bu anlamsızlıktan. Ama amacın bu yolculuğu tamamlamak olmamalı. Amaç yolculuk, yaşayacağın süreç olmalı. Arkanda bıraktığın render yerlerde kalmasın gözün. Gideceğin yerler de aratmaz buraları. Yolculuğunda kimlerle karşılaşacağını bilemiyoruz ama aklından hiç çıkarma göreceğin yüzler bizimkilerden daha ışıksız gözlere sahip olmayacak. Ve savaşman gerekecek, silahlarını hazır tutmalısın her zaman. Sen ki büyücü Pug'ın oğlusun büyülerle aran iyi olmalı. Krondor, hayalinde canlandırabileceğin gibi bir yer olmayacak. Unutmaman gereken tek şey hayatta kalmak için mücadele etmen gerektiği.

LAYER PRAY

caba tavır koysam, yeniyiz sesimizi çıkarmıyoruz ama bari doom gibinleri haber yapmayayım artık, lütfen izin verin desem. Yok artık birbirlerinden farkları, yazık ediyorsunuz bana, bu da doom-gibin b işte, ben ne diyeyim daha desem. Dedim bile. — — Bir de tüm firmalar şöyle yenilikler ekleyeceğiz, "radiosity" tekniğini de oynayabiliyo olalım. Eğer siz de kullanacağız, rakipler daha akıllı mazoşizm tarafınızı tatmin etmek olacaklar, yalnızca adam öldürmekle istiyorsanız Ağutos'u bekleyin. kalmayacak oyuncu aktifleşecek Sanıyorum ki Ağustos'u beklemekle demiyorlar mı. Hayır, desinler, — de kalmayacaksınız, Dungeon ciğerimi de yesinler ama ortada şöyle elle tutulur bir gelişme olmadığı Keeper'a benzetmesin ama daha zaman da susup otursunlar. Biz de alacakları yolları var. Yine de artık yemeyelim bu numaraları. Ama Megaslayer beklemeye değecek bir ümitsiz de yaşanmaz ki! oyun gibi gözüktü gözüme. Muhabirlik yaparken fazla iddialı konuşmayı sevmem ama Megaslayer'a açık çek veriyorum. Umarım karşılıksız çıkmaz. Raven Software kefilimdir, aklınızda bulunsun. Lütfen çek mafyasını falan da işin içine katmayın, gelin kendi aramızda halledelim.

NEWS