ADVANCED TACTICAL FIGHTERS
Retro bilgisayarYüzbaşı John Whiteviper uyanalı çok olmamıştı. Zaten gece
içmiş ve geçirdiği maceralı uçuşları, kaybettiği arkadaşlarını düşünmüştü. Sonra sabaha karşı biraz içi geçmişti sadece. Onlar ABD olarak hep dünyanın barışı için çaba veriyorlardı ama.. Neyse! dedi kendi kendine. Kalktı ve giyinmeye başladı. Sonra yatağının başındaki etejere döndü. Boş bir Jack Daniels ve yarı dolu bir kırmızı Martini şişesi bir önceki gecenin kasvetinin delilleriydi sadece. Küllük izmarit doluydu. Yerler de boş Philip Morris paketleriyle yarısı içilip söndürülmüş izmaritler, buruşturulup atılmış rapor formlarıyla doluydu. Yıllar süren bir göreve bağlılık ve üstün hizmet bilincinin karşılığı olarak bir uyarı kağıdı almıştı önceki akşam. Uyarı bildirileri sarı kağıtlara basılırdı ve pilotlar daha uzaktan az sonra ne ile karşılaşacaklarını anlarlardı. Ray-Ban gözlüğünü çekmeceden alırken Michael Sarkinsky'nin askeri künyesi eline geldi. Donakalmıştı. En azından bugün onu düşünmek istemiyordu ama işte.. Gözleri buğulandı. Ray-Ban gözlüklerinin Bausch And Lomb marka camlarının üzerinden iki damla yaş aktı. Artık fazlasıyla duygulu davranmaya başlıyordu. İstifa etmeliyim diyordu kendi kendine ve o sırada dahili telefon çaldı. - Whiteviper. Ben Albay Grimshaw. İznin iptal edildi. Hemen odama gelirsen... - Lanet ettirme bana Rex, yapamam diyorum. - Johnny dinle. Elimizdeki en tecrübeli serseri sensin. Senin yerine anakuzularını gönderip onların ölüm haberlerini almayı bekleyemem. - Sorun ne. - Varlığını yeni tespit ettiğimiz bir hava üssü. Bir AWACS kaybettik. Şimdi hemen buraya gel it herif, kaybedecek vaktimiz yok. - İt sensin. - Sensin. - Hayır sensin. - Hem de it oğlu itsin. Sana borç diye verdiğim elli papeli geri ver çabuk. Hemen oraya geliyorum. - Bir dakika. Sanırım konuşma balonları karıştı. Ben gelmeyecek miydim? - Ne balonları? Sen de kimsin? Neyse, gelirken oradan benim Maltepe'yi de getir... On beş dakika sonra Johnny hangarlara doğru yola çıkmıştı bile. Albay Grimshaw onu orada bekleyecekti. Etraf kıraç bir düzlüktü. Güneşli ve çok sıcak bir gündü. Üssün asfalt yüzeyinde sıcaklıktan kaynaklanan bir buğunun ardından hangar kapısında duran bir X-31 ve yer mürettebatı gözükmekteydi. Sert bir hareketle asker O'Conneley Willys Jeep'i durdurdu. Grimshaw onu görmüştü. Elindeki kağıtları emir erinin eline tutuşturdu. Johnny çabukça jeepten indi. - Albay Grimshaw.. - Hayır Johnny, General Grimshaw. Düşen AWACS'ta General Burges da varmış. Yeni aldığım bir mesaj ile onun yerine atandım. -Yippeee! Çak dostum. Bu arada Burges için de üzüldüm. Ühü ühü! - Hemen mutluluk dansı yapma Johnny. Galiba daha da üzüleceksin. Uçakta Üsteğmen Sandra Morristown da varmış. Johnny bir anda sanki üç yıl yaşlanmışçasına bir ifadeyle sordu: - Pa..paraşütü açılmış mı? General Grimshaw başını iki yana salladı ve hangarın kapısına yakın paraşütleri işaret etti: - I'm sorry man, they forgot to take them..! Suddenly Johnny ( Hüooop !! bu ne yaaaa! ) 10 Dakika Ara Fidayda Film Johnny başını kaldırıp yukarı baktığında hızla iki Su-27'nin açılarak arkasına geçmeye çalıştığını gördü. Okkalı bir küfür savurdu:
ve Çinliler. Gerçi Çinlilerin durumuna pek hakim değilim ancak Arapların dünya barışı ve onun yılmaz koruyucusu ABD'den ne istediğini
Shit! Bir daha kokpitte uyumamalıyım. Hemen radarını TWS moduna geçirdi. Artık düşmana ölümcül son darbeyi vurabilirdi. Hemen yana yattı.
Sonra doğruldu ve sola doğru yöneldi. Yere dik konuma geçti ve tekrar kendilerinin de pek bildiğini sanmıyorum. Belki de bunun cevabı aslında yattı. Bir türlü uyumak için iyi bir konuma geçemiyordu. ABD'nin Araplardan ya da daha doğrusu oturdukları yerin derinlerindeki » Alçaklar, uykumu kaçırdınız! Yetmiyormuş gibi bir de hava sahasını ihlal bir yerlerden ne istedikleri bu sorunun cevabı olabilir. Çinliler de bu haaa! Ölümlerden ölüm beğenin. arada olaya katık (veya çerez, çeşni benzeri bir şey) olarak oyunda
Telsizden bir kahkaha yükseldi. yerlerini alıyorlar. » Na dubrovska kruczny “ uykumu “ kah kah keh -Zort! Hihohahaaal! Na Öncelikle şunu hemen belirteyim. Amaçladığım şey size alışılagelmiş bir “uykumu” , uykumu uykumu. Hi hi ! simülasyon açıklaması yapmak değil. Çünkü artık oynayan oynamayan Ve Film Böyle Sürer sürer sürer sürer .... hemen herkes G tuşu ile tekerleklere, F tuşu ile flaplara kontrol edildiğini Jane's Advanced Tactical Fighters oyunu büyük yeniliklerle sizin biliyor. Yoksa bilmiyor mu? Ne ayıp. Öyleyse artık biliyorsunuz. Zaten İlgilerinize hazırdır saygıdeğer okuyucular. Ben nispeten tecrübeli kılavuz bildik tuş kontrollerini bu türde piyasaya çıkmış olan elli küsuruncu pilotunuz Abdullah Mehmet Levent Göçer size simülasyon konusunda oyunda değiştirip abidik gubidik durumlara yol açmak herhalde bu verebileceğim en fazla yardımı sağlamaya çalışacağım. oyunun beğenilirliği açısından bayağı bir eksi puan olurdu. Ben de
ATF oyunu dünyanın yeni düşmanlarına karşı savaş vermenizi sağlıyor. buradan hareketle size ATF oyununda yer alan ilginç bazı yenilikler, Biliyorsunuz Ruslar kötü adam rolünden emekliye ayrıldılar. Artık uçuş performansınızı ve savaş kabiliyetinizi geliştirici bazı bilgiler Ruslara laf yok. Çeçen savaşı bir iki yıl daha sürseydi herhalde John vermekle yetineceğim. Zaten bu oyunu ikiyüzelli sayfalık ATF Rambo'yu oralara gönderip bir film çektirebilirlerdi belki. Amaaa şimdi elkitabındaki gibi anlatmaya kalkarsak herhalde birkaç sayı tamamen bu dünyanın yeni düşmanlarını tanıtayım. Tataaam tara tat tara İşte Araplar oyunu anlatmak gerekir. Bu yüzden meraklısı bu kitapçığı edinip okursa daha hayırlı olabilir. ATF oyununu oynamaya başlamadan önce (eğer oynadıysanız!) daha önceden gördüğünüz bütün simülasyon oyunlarını bir tarafa ayırın. Ancak nasıl olduklarını unutmayın. Çünkü bu oyunda diğer kullandığınız bütün basit uçuş kontrollerini aşağı yukarı aynı tuş kontrolleriyle sağlayacaksınız. Ve fazlası da var. Şöyle ki, kanat pilotlarınıza oldukça kesin ve ayrıntılı emir mesajları göndererek uçuş diziliminden savaş konumlanışlarına kadar, ve hatta hedef paylaşımına kadar varan düzenlemeler yapmanız mümkün. Bunları sırasıyla açıklamaya çalışacağım. En son olarak da klavye kontrolleri gelecek (A)
BASİT BİLGİLER Uçaklar metal, metal alaşımları, plastik alaşımları ve türevlerinden üretilmiş savaş araçlarıdır. Bir tepkime verici motorun oluşturduğu hava akımının kanatlar ve kanatçıklar üzerinde oluşturduğu hava akımının vasıta olduğu basınç farklılıklarından faydalanılarak uçağa yerküre tarafından etki eden yerçekimi kuvvetinin yenilmesi prensibiyle havada asılı kalma ve yatay düzlemde hareket sağlanır. Normal olarak havadaki bir kütleye dört güç etki eder. Bunlar uçağın tabii
bulunduğu yerçekimi kuvveti, ve buna
TICAL FIGHTERS
prensibiyle havada asılı kalma ve yatay düzlemde hareket sağlanır. Normal olarak havadaki bir kütleye dört güç etki eder. Bunlar uçağın tabii bulunduğu yerçekimi kuvveti, ve buna karşıt etki eden kaldırma (serbest düşme sırasında bu hemen hemen sadece hava sürtünmesidir), kütleye yatayda etki eden itme kuvveti ve son olarak da bunun karşısındaki bir hava sürtünme kuvvetidir. Bu fiziksel mekanizmaların kullanılması ve kütle tasarımında yapıları şekil değişiklikleri (aerodinamik) sonucunda sesten hızlı uçan savaş araçlarına sahip olabilirsiniz (herkes değil tabii, bu işin de ticareti ve firmaları da var). GELİŞMİŞ BİLGİLER Uçaklar düz pistlerden hemen hemen en iyi performansla kalkarlar. Bu da hava alanları ve uçak gemileri demektir. ATF'de ayrıca yer verilen VTOL (Vertical Takeoff and Landing, idi galiba) ve diğer kısa mesafede kalkış yapabilen uçaklar bu duruma enteresan alternatiflerle gelebilirler. Şimdi bu oyunda mevcut olan birçok değişiklik ve size daha önceki simülasyon oyunlarında saçma sapan uçuşlar yaptığınızı hissettirebilecek bazı farklılıklardan söz edeceğim. Tüm bunlar uçuş ile ilgili gerçeklere dayalıdır ve aslında düşmanı havada imha etme olayının ne kadar karmaşık ve de zor bir olay olduğunu anlamanızı sağlayabilir. FARKLILIK 1: Diğer oyunların pek azında buna dikkat edilmiştir. İniş sırasında uçağın burnu havayı mı yoksa yeri mi gösterecek? Hemen hemen hepimiz İkinci Dünya Savaşı uçaklarından kalma bir alışkanlıkla burnumuz tatlı bir açıyla yeri gösterirken inerdik. Daha gerçekçi olsun diye burnumuzu kaldırınca da DONK!.... YANLIŞ! Uçaklar iniş sırasında önce esas tekerlekler (ana tekerlekler veya arka tekerlekler ya da main gears veya undercarriages) üzerine iniş yaparlar. ATF'de sakın burun tekerlekleri üzerine iniş yapmayın. FARKLILIK 2: Bu anlattıklarımdan sonra hemen şunu söylemeliyim ki sonra bana yanlış anlattı demeyin. Çünkü başka bir olay söz konusu. Eğer iniş sırasında uygun bir hızda ama pisti kaçıracak kadar çok yüksekteyseniz hemen gaz kesin. Burnu aşağı indirmeyin (bu demin anlattıklarıma paralel). Ancak piste yetişemeyecek kadar da çok alçaktaysanız yükselmek için sakın burnunuzu kaldırmayın. Gazı çok az arttırın ve uçağın burnunu ufuk çizgisiyle paralel olacak kadar indirin. Yeterli mesafeyi katettikten sonra hemen ayarlamaları eski haline getirin. FARKLILIK 3: Diğer oyunların manuellerinde buna dikkat edilmiş midir pek bilmiyorum ama açıklamalarında fazla bahsedildiğine rastlamadım. “Rudder” tabir edilen bir olay vardır ki bu kuyruk dümeni kullanımıdır. Uçağınızın doğrultusunu kanatların üzerine yatmadan yatay hareketlerde değiştirebilmenizi sağlayan bu hareket makineli top atışlarınızın istikamet ayarının yapılmasından tutun “spin” tabir edilen bazı hatalı uçuş olaylarının düzeltilmesinde de kullanılır. Ama bu konuya fazlasıyla dikkat etmeniz gerekir, şöyle ki yanlış hızlarda, yüksekliklerde ve de yataylıklarda bu hareketi yaparak doğrultu değiştirmeniz hiç yoktan spin hareketine girmenize yol açabilir. FARKLILIK 4: Diğer oyunların pek çoğunda havadan havaya attığınız füzelerin çoğu hedefi bulur. Atış sonrasında ise attığınız füzenin nasıl ıskaladığını çoğu kez görmezsiniz bile. YANLIŞ!. Çünkü eğer bir füzeyi onun en iyi atış kurallarına uymadan atıyorsanız füzenin ardından bir el sallamayı ihmal etmeyin. Küçüklüğümden beri Aim-9 Sidewinder füzesini pek sevmezdim. Sparrow'lar daha havalı gelirdi. Ancak (bunu da Top Gun oyununun kitapçığından öğrendim) Amerikan pilotlarının en sevdiklerinden biri Aim-9'lar imiş. Atış şartlarının daha zor ve dikkatli yapılması gereken bu füzeler daha yüksek isabet oranlarıyla Amerikan pilotlarının gözdelerinden biri haline gelmiş. Tam tersine Aim-7 Sparrow'lar ise oldukça güvenilmez füzelermiş. Bu bana çok ilginç geldi. Ama artık Sparrow'lar üste yeterli sayıda AMRAAM füzesi yoksa kullanılıyor ve de Aim-9'ların yepyeni versiyonları var. FARKLILIK 5: Eskiden oyunlarda yaptığımız (belki siz böyle yapmıyordunuz) yaptığım şeyler düz uçuş, düşmanın tespiti ve ha babam de babam düşmanı yakalayana kadar dön dur prensibi idi. Bu da yanlışmış. Daha ayrıntılı bilgi için SAVAŞ MANEVRALARI'na bakın. FARKLILIK 6: Radar bayağı iyi bir nanedir ve de çok işe yarar. Onun vasıtasıyla düşmanın yeri tespit edilir. Çook ama çook uzaklardan füzeler atılır ve düşman kahrolur. EKSİK! Siz düşmanı radar ile görebiliyorsanız düşman da bir ihtimalle sizi görebiliyordur. Ayrıca sizin uzun menzilli füzeleriniz var da düşman sadece tükürük mü atıyor? Radarınızı devriye görevlerinin haricinde çok mecbur kalmadıkça açmayın. Hele “stealth” yani gizlenebilen bir uçakla uçuyorsanız “havada cıngar kopmadan” hiç açmayın. Yok ben radarsız yapamam diyorsanız radardan gizlenebilen bir uçak almayın. Çünkü radardan gizlenebilmenin maliyeti uçağınızın şeklinin buruşmuş dosya kağıdı veya ağaç şeklinde olması demek olmaktadır. Bu şekiller de size fazlaca bir manevra imkanı tanımaz ve uçağınız da alacağı hasarlara fazla dayanamayabilir. Radarsızlığa çare olarak size enteresan bir çözüm önerimiz var. Bu da pasif radar (radar warning receiver) konumu size aktif radar sinyalleri göndermeden diğer var olan kütleleri tespit edebilmeye vasıta olur. Ayrıca bir de RCS durumu vardır ki bu da bir bakıma sizin radar kimliğinizi ve de düşman tarafından tespit edilebilirliğinizin miktarını gösteren bir konumdur. Hazır bu nanelerden bahsetmişken size normal radarlarda mevcut bulunan iki konumdan, RWS ve TWS konumlarından bahsetmek istiyorum. Bu konumlar pek çok oyunda mevcuttur ve de ne oldukları da pek belli değildir. Bilenler biliyordur, ben bilmeyenlere söyleyeyim. RWS (range while scanning) uzun menzillerde düşmanı tespit etmeye yarar. Düşmana radar ekranından tıklarsanız ve sonra da U tuşuna basarsanız kütlenin dost mu yoksa bilinmeyen bir taraftan mı olduğunu anlayabilirsiniz. Bilinmeyenler tarafsız ve sivil hedefler de olabilir. Bu konumdayken radarınız düşmana kilitlenemez. Düşmana kilitlenmek için TWS konumuna geçmelisiniz. TWS (track while scanning) konumu olmaktadır ve kısıtlı menzillerde geçerlidir.
SAVAŞ MANEVRALARI Savaş durumunda iki tür çatışma tipini seçebilirsiniz. Bunlardan birincisi Enerji Savaşıdır. Tamamiyle profesyonellik gerektirir ve son derecede dikkatli davranmak gerekir. Avantaj olarak kullanılacak şey hızınızdır. Hız da uçuşta zor kazanılan ve kolay kaybedilen bir avantajdır. Ancak doğru kullanıldığında en iyi silahınız hızınızdır. Çünkü düşmanı saf dışı edemeseniz de sıcak çatışma alanından daha avantajlı bir konum yakalamak için çıkabilir veya en azından kaçabilirsiniz. Enerji savaşını benimsemiş olan pilotlar yüksek hızlarda (en yüksek hızda değil) ve yüksek irtifalarda yaklaşan pilotlardır. İyi hesaplanmış dalışlar ve manevralar ile uygun bir ateş açısı yaklaşık bir-iki saniyeliğine yakalanılır ve düşman toparlanmadan atış yapılır. Böylelikle beklenmeyen saldırılar yapabilirsiniz. Enerji savaşında kullanacağınız potansiyel çoğunlukla yüksek irtifa başlangıçlarıyla sağlanılır. Ancak şunu kesinlikle unutmayın. Enerji (yani momentum) kolaylıkla kaybedilebilinir. Momentum keskin dönüşler, yanlışlıkla açılan iniş takımları, uçak hava frenlerinin açılması ve de tırmanışa geçilmesi ile kaybedilir. Tekrar kazanılması zordur. Uçaklardaki bir olaydan burada hemen bahsetmeliyim. Diyelim ki 10000 fit yüksekliktesiniz. Eğer direk olarak uçağın burnunu kaldırarak 15000 fite çıkmaya kalkarsanız hızınız çabukça azalacaktır. Belki “stall”, yani motor itme gücünün (aerodinamik olayları da göz önüne alarak) yer çekimini yenemediği duruma bile düşebilirsiniz. Ancak bu manevrayı yapmadan önce 8000 fite inerek vakit kaybetmeden 15000 fite doğru burnunuzu kaldırırsanız hızınız daha az düşebilir. Bu uçağın şekli ve havayı yarabilme özelliğiyle çok alakalı. İkinci tip savaş ise Dönüş Savaşıdır. Yani hepimizin en bildiği yöntem. Ancak burada da bilmediğimiz bir şey var ki o da HUD üzerindeki düşey çizgi şekilli hız göstergesi üzerindeki bir ok işaretidir. Bu işaret (ben bu oyunda da gördüğümü hatırlamıyorum) eğer hızınızın o andaki değerini gösteren küçük çizgiye yakın ise dönüş yarıçapının en kısa olduğu yerlerde bir yerde olduğunuzu anlayabilirmişsiniz. Evet bizden bu kadar. Ancak size tavsiyem bu oyunun kitapçığını bir şekilde edinmeniz veya gidip (meraklılar lafım size) orijinalini almanız. Çünkü kitapçıkta size anlattıklarımdan çok daha fazla faydalı şeyler bulabilir ve öğrenebilirsiniz. Eğer İngilizceniz iyi ise tabii. Göçer