Gameshow sayı 17, sayfa 42

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 42

Yüzbaşı John Whiteviper uyanalı çok olmamıştı. Zaten gece

içmiş ve geçirdiği maceralı uçuşları, kaybettiği arkadaşlarını düşünmüştü. Sonra sabaha karşı biraz içi geçmişti sadece. Onlar ABD olarak hep dünyanın barışı için çaba veriyorlardı ama.. Neyse! dedi kendi kendine. Kalktı ve giyinmeye başladı. Sonra yatağının başındaki etejere döndü. Boş bir Jack Daniels ve yarı dolu bir kırmızı Martini şişesi bir önceki gecenin kasvetinin delilleriydi sadece. Küllük izmarit doluydu. Yerler de boş Philip Morris paketleriyle yarısı içilip söndürülmüş izmaritler, buruşturulup atılmış rapor formlarıyla doluydu. Yıllar süren bir göreve bağlılık ve üstün hizmet bilincinin karşılığı olarak bir uyarı kağıdı almıştı önceki akşam. Uyarı bildirileri sarı kağıtlara basılırdı ve pilotlar daha uzaktan az sonra ne ile karşılaşacaklarını anlarlardı. Ray-Ban gözlüğünü çekmeceden alırken Michael Sarkinsky'nin askeri künyesi eline geldi. Donakalmıştı. En azından bugün onu düşünmek istemiyordu ama işte.. Gözleri buğulandı. Ray-Ban gözlüklerinin Bausch And Lomb marka camlarının üzerinden iki damla yaş aktı. Artık fazlasıyla duygulu davranmaya başlıyordu. İstifa etmeliyim diyordu kendi kendine ve o sırada dahili telefon çaldı. - Whiteviper. Ben Albay Grimshaw. İznin iptal edildi. Hemen odama gelirsen... - Lanet ettirme bana Rex, yapamam diyorum. - Johnny dinle. Elimizdeki en tecrübeli serseri sensin. Senin yerine anakuzularını gönderip onların ölüm haberlerini almayı bekleyemem. - Sorun ne. - Varlığını yeni tespit ettiğimiz bir hava üssü. Bir AWACS kaybettik. Şimdi hemen buraya gel it herif, kaybedecek vaktimiz yok. - İt sensin. - Sensin. - Hayır sensin. - Hem de it oğlu itsin. Sana borç diye verdiğim elli papeli geri ver çabuk. Hemen oraya geliyorum. - Bir dakika. Sanırım konuşma balonları karıştı. Ben gelmeyecek miydim? - Ne balonları? Sen de kimsin? Neyse, gelirken oradan benim Maltepe'yi de getir... On beş dakika sonra Johnny hangarlara doğru yola çıkmıştı bile. Albay Grimshaw onu orada bekleyecekti. Etraf kıraç bir düzlüktü. Güneşli ve çok sıcak bir gündü. Üssün asfalt yüzeyinde sıcaklıktan kaynaklanan bir buğunun ardından hangar kapısında duran bir X-31 ve yer mürettebatı gözükmekteydi. Sert bir hareketle asker O'Conneley Willys Jeep'i durdurdu. Grimshaw onu görmüştü. Elindeki kağıtları emir erinin eline tutuşturdu. Johnny çabukça jeepten indi. - Albay Grimshaw.. - Hayır Johnny, General Grimshaw. Düşen AWACS'ta General Burges da varmış. Yeni aldığım bir mesaj ile onun yerine atandım. -Yippeee! Çak dostum. Bu arada Burges için de üzüldüm. Ühü ühü! - Hemen mutluluk dansı yapma Johnny. Galiba daha da üzüleceksin. Uçakta Üsteğmen Sandra Morristown da varmış. Johnny bir anda sanki üç yıl yaşlanmışçasına bir ifadeyle sordu: - Pa..paraşütü açılmış mı? General Grimshaw başını iki yana salladı ve hangarın kapısına yakın paraşütleri işaret etti: - I'm sorry man, they forgot to take them..! Suddenly Johnny ( Hüooop !! bu ne yaaaa! ) 10 Dakika Ara Fidayda Film Johnny başını kaldırıp yukarı baktığında hızla iki Su-27'nin açılarak arkasına geçmeye çalıştığını gördü. Okkalı bir küfür savurdu:

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.