Gameshow sayı 15, sayfa 37

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 37

Tecer düelloya davet ettiğimi söylüyordum. Elbette onları başta yenmek hiç de kolay değildi. Ama zamanla öğrendiğim yeni sözlerin cevabını, o sözü başkalarına karşı kullanarak öğrenmeyi iyi bildim. Artık o kadar iyi olmuştum ki bir hamle bile vermeden karşımdakini safdışı bırakıp onun pes etmesini sağlayabiliyordum. Bana artık kılıç ustasını bile yenebileceğimi söylemelerine kadar hala kendimden emin olamamıştım ama artık onlar da benim üstünlüğümü kabul etmeye başlamışlardı. İşte büyük an gelip çatmıştı. Kılıç ustasını alt etmek için daha önceden öğrendiğim cevapları doğru yerde kullanmam yeterli olmuştu ve onu kolayca alt etmiştim. Kasabaya döndüğümde ise beni kötü bir sürprizin beklediğini farketmiştim. LeChuck(şu ana kadar sadece adını duyduğum ve bundan sonra baş düşmanım olacak alçak hayalet), dünyadaki tek aşkım olan Elaine i(vali) kaçırmıştı. Bunu onun yanına bırakmayacaktım. Kendi ekibimi kurup, bir gemi ile yola çıkmaya karar vermiştim. Adanın sol ucundaki iri yarı mahlukatın evi vardı. Onun evine giden halattan büyücünün evinden aldığım lastik tavukla geçmiştim. Kapısını çaldım ve içeri girdim. Kaptanı olmam için benden bir yaratığa dokunmamı istedi. Onun korkusundan da anlaşılıyordu ki oldukça korkunç bir yaratık olmalıydı bu. Bir haftadır da beslenmediği! ice acaba vaz mı geçsem diye düşünmeden edemedim. Ama bunu Elaine için yapmalıydım. Yaratığın bulunduğu kafesi açtı. AMA, O DA NE? Bu sadece bir papağandı ve ben tabii ki korkmadan dokundum. Bu sayede onu da ikna etmeyi başarmıştım. Daha sonra kılıç ustasına gittim ve bana katılmasını söyledim. Konu vali olunca bu isteğimi reddetmedi. Son bir kişi daha kalmıştı ekibime katabileceğim. O da hapiste kilitli kalmış olan lavuktu. Onu kurtarmak için bardaki kupaların hepsini topladım. Birine mutfaktan grog doldurdum. Bu o kadar asitli bir içecekti ki, bir kupa en fazla 1-2 dakika dayanıyor daha sonra da erimekten yok oluyordu. Kapları birbirine boşalta boşalta hapishaneye kadar götürdüm. En son kupada erimeden onu hapishane kilidine döktüm. Onunla da konuştum ve artık herşey hazırdı. Tek iş gemiye kalmıştı. Fakat bende de paralar suyunu çekmişti. Stan' la konuştum ve o bana kasabadaki moruğun borç verdiğini söyledi(3-2). Gittim ve moruktan borç istedim. O da kasayı açtı ve bana bir mukavele getirdi. Ben o kasayı açarken onu dikkatle izlemiştim. Sonradan vazgeçtim ve ondan benimle kılıç ustası arasında bir düello ayarlamasını istedim. O gittikten sonra yaptıklarının aynısını yaparak (3s0l-1 sağ-4 sağ-4 sol) kasayı açtım. İçindeki 5000 altın değerindeki belgeyle Stan” e gittim. Onunla konuştum ama o en ucuz gemiye bile paramın yetmediğini söylüyordu. Sıkı bir pazarlık ve ekstraların hiçbirini almamam sonunda gemiyi yarı fiyatına aldım ve iskeleye gittim.

Island

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.