MEKTUPLAR
Retro bilgisayaryoran ve harcadığınız zamana gerçekten değen r 6” birşeyler olabilirdi. Bütün bunlar oyunu beğenmedim manasına gelmiyor, ama ideal CD oyununa ulaşmamıza daha çok var anlaşılan. Şimdi ayıp etmeden nasıl söylesem, yani bakın çerez olarak Gabriel Knight 2 iyi, ama gerçek adventure olarak (hala ve ne yazık ki) Gabriel Knight 1'i tercih etmekte yarar var. Eveeet, artık geçen ayki yeni okuyucular biraz tecrübe b kazandığına, bu ayki yeniler de kendi başlarının çarelerine bakmak zorunda olduğuna göre başlayabiliriz. Intel f Inside, yavrum getir bakalım mektupları. Nerdesin kız, getirsene şunları. - Getiremem ef'em. Saygısızlık etmiş olmak istemem ama, çüş yani. Okuyucularınız maaşallahı var yani. Getirim de main board'ım kırılsın di mi? Size yüzbin tane mektup gelmiş, bana bir satır hal hatır sorma bile yok. - Kes sesini hain kıskanç, senin kem gözlerini oyarım. Pentium olsan belki senin de dostların olurdu. Hadi ver şunları başlayalım artık... WENN ICH WOLLTE, Sevgili MAC, Herşey 92'nin bir bahar gününde sahafları dolaşırken birkaç 64'ler dergisi almamla başladı. Biraz karıştırırım diye aldığım bu dergi kısa zamanda bana pek de gözatımlık birşey olmadığını hissettirdi. Bariz bir şekilde o ana kadar okuduğum en iyi bilgisayar dergisi sıfatını hakeden dergide bana göre öne çıkan köşelerden biri de MAC Adventure idi. Burayı yazan naçizane şahıs gerek dünyaya bakış açısı, gerekse ile ilgimi çekmişti. Böylece 64'leri ilk kez elime aldığım o aydan piyasadaki bütün oyun dergilerinin göçtüğü birkaç ay sonrasına kadar derginin sıkı bir takipçisi oldum. Derginin kapanmasından sonraki 3 yıl boyunca hep aramama rağmen adını “Laneth” dergisinin küçük bir sayfasından başka bir yerde göremedim. Derken o da ne? Çıktığından beri aldığım Game-Show'un sayfalarını karıştırırken MACBETH diye bir köşe ve altında aradığım imzayı bulunca cennete girmiş gibi oldum ve sana ilk mektubu yazmaya karar verdim. Şimdi sorulara geçiyorum: 1) Colonization oynadın mı? Eğer oynadıysan özellikle son seviyelerde başarılı olma konusunda tavsiyelerin nelerdir? 2) Abi, şu FRP olayından bir türlü zevk almayı beceremedim ya. Öte yandan bu kadar kişi oynadığına göre belli bir zevki de olmalı diye düşünmeden de edemiyor insan. Kısaca ben FRP dünyasına kolay bir oyunla giriş yapmak istiyorum. Hatırladığım kadarıyla sen vakti evvelde yeni başlayanlar için ideal bir FRP'den bahsetmiştin, ama o zamandan beri köprünün altından çok sular aktı. Son gelen oyunlar arasından ben ve benim gibiler için önerilerin nelerdir? 3) Son sayıda Flashback'ı ucuz hir platform oyunu olarak tanımlamanı esefle kınıyorum. Bence Flashback (hala bile) bugüne kadar çıkmış en iyi Arcade-Adventure'lardan biridir. 4) Fate of Atlantis'te “with” senaryosunda oynuyorum ama kazı alanında takıldım. Heykeli aldıktan sonra hiçbirşey yapamıyorum; ne diğer senaryoda (kızla oynadığın) alınan tıpayı alabiliyorum, ne de kamyonu çalıştırabiliyorum (çünkü aküsü yok). Ne yapmam lazım? 5) Almanya'ya gidiş sebebin nedir? 6) Orkun the Magnificient'ten haber var mı? 7) Hem güzel grafikli, hem de oynanabilirliği yüksek bir graphic text adventure tavsiye edebilir misin? 8) Şimdiye kadar hep metal grupları arasında gruba “yaşamın aynası” sıfatını hakettirecek ciddi konuları ele almasıyla sivrilen Metallica'nın mayısta çıkacak yeni albümünün adının “Yo Yo Honey” olacak olması bana biraz garip ve komik geldi. Sen bu konuda ne düşünüyorsun? 9) Megadeth'in müzik kalitesinin doruğuna “Rust in Peace” ile çıktığı ve bu albümden sonra düşüşe geçtiği konusundaki görüşe sen de katılıyor musun? 10) Köşende eskisi gibi şarkı sözleri görmek istiyoruz! 11) Ben senin tam karşıtın olarak Star Wars'ta isyancılardan yanayım ve bu yüzden de X-Wing'e göre daha gelişmiş olsa bile Tie Fighter oynamayı pek sevmiyorum. Bu yüzden gelişkin özelliklere sahip olan “X-Wing Collector's CD” oldukça ilgimi çekti. Oynamışlığın ya da görmüşlüğün var mıdır? Şimdilik aklıma gelen sorular bu kadar. Bu sana ilk mektubumdu ama son olmayacağından emin olabilirsin. Ulaş APAK, İstanbul MAC: Ne iyi ettin de hatırlattın Ulaş. Zamanında bundan bir kaç sene önce ben de Beyoğlu'ndaki sahaflarda birkaç 64'ler görmüştüm de gözlerim yaşarmıştı (sahaf beye 'ay üzel dergi' diyip almıştım). Bence bir derginin ölümsüzlüğe ulaşması sahaflara düşmesiyle belirleniyor. İnşallah Game-Show da sahaflara düşer (ama bu arada çıkmaya da devam eder). 1) Artık kabul etmenin zamanı geldi, Colonization ne yazık ki Civilization kadar güzel bir oyun değil. Ama başarılı olmak istiyorsan sana verebileceğim bazı ipuçları var. Öncelikle bu oyunda kızılderilere bulaşmak olmuyor. Programın bu konuda taraflı olduğu kesin. Oyuna başlar başlamaz iki koloni kur ve bundan sonra kurduğun bütün kolonilerin özellikle haç ve özgürlük çanı üretiyor olmasına dikkat et. Colonization da kazanmanın ana yolu, oyunun sonunda çıkan özgürlük savaşına hazırlıklı olmak. Bütün şehirlerinin kaleleri olmasına ve iyi bir yol sistemi dikkat et. Kendini hazır hissedince ilan et ve saldırıya geç. Birkaç şehirden başlatacağın (ve kalan şehirlerden destekleyeceğin) bir saldırı seni mutlu sona erişterecektir. 2) FRP'den zevk alınacak diye bir kural yok. Bu beş sene öncesinin Metal cool'dur kuralı kadar saçma birşey. Ama gerçekten bir yerlerden dalmak istiyorsan şu kuralı unutma. FRP'yi FRP yapan her karakterin taşıdığı (ve çoğu kişinin ilk başlarda anlamadığı) özellik rakamlarıdır. Mesela bir adventure oynuyorsun, karşına biri çıktı ve onla konuşup yardımını alman İğ gerekiyor. Eğer senaryoda varsa ği İ
'doğru şeyi kliklediğinde bunu becerirsin. Daha Arcade Adventure tipi bir oyunda zaten o kişi otomatikman yanına gelir. Amma velakin, FRP oynarken ancak senin karşındaki etkileme level'ını gösteren charisma sayın yeterliyse bu olur. Eğer o anda CHA'n yetersizse ancak oyunun diğer yerlerinde kendini geliştirdikten sonra bu işi başarabilirsin. Bence bu gerçek hayatı bilgisayar oyununa yansıtmanın en manalı yolu. Mesela benim sesim güzel olsaydı (VOCAL) şarkıcı olurdum. Güzel olsam (LOOKS), artiz olurdum. Ama zarları atarken deprem olmuş, benim dilim (TONGUE) uzun çıkmış (spermler düşeş atmış) ben de tutmuşum yazar olmuşum. Ben hala FRP'ye başlamak İçin en iyi oyunun Gateway to the Savage Frontier olduğuna inanıyorum. Pek yaratıcı ya da teknolojik açıdan ileri olmasa bile hem bütün karakterlerin en düşük level'larda başlaması, hem de kamp yapma, büyü ezberleme gibi basic konularda iyi bir antreman olması açısından çok yararlı. Bunun dışında, bugünlerde çıkan Eye of the Beholder'ın grafik sistemini kullanan bir dolu sulandırılmış FRP'ye de bakabilirsin. 3) Düşündüm de, belki haklısın, biraz ağır olmuş. Ben fikrimi değiştirdiğimden değil, pek fazla ilgilenmediğim (bir kere oynadım da) bir oyunu, başka insanların düşüncelerini değerlendirmeden aşşağıladığım için (dedim ya TONGUE-18(199). 4) Kamyon işi kolay. Akü olarak mağaradaki jenaratörün aküsünü yürütebilirsin. Sonra ilerlemek için elindeki diskleri yerlerine koyup kombinasyonu Plato'nun kitabındakine göre ayarlaman gerekiyor (her seferinde değişiyor). Tıpa işine pek bir mana veremedim, küfür mü ediyon? 5) Daha önce de açıkladığım (ve artık açıklamaktan yavaş yavaş sıkılmaya başladığım) gibi buraya okul için geldim. Okul dediğim ÖYS piyangosundan çıkan süpriz okullardan değil, gerçekten okumayı istediğim şey (grafik). 6) Kaderin acı bir oyunu sonunda bunca seneden sonra bu yılki COMPEX'de Orkun'la karşılaştık. Şöyle birbirimizi süzdük ve birbirimizi gördüğümüzü unutmaya karar verdik. İnsanın kafasındaki temsili resim daha eğlenceli oluyor. O beni mistik ak sakallı bir bilge sanıyordu, ben de onu tere bulanmış bir atın üstünde, tepeleri aşıp köye gelen bir bozkır savaşçısı. Şimdi tekrar kendimizi buna inandırmaya çalışıyoruz. 7) Full Throttle ya da Prisoner of Ice dicem ama CD'in yoksa kalbini kırmak istemem. Belki belki Sem&Max olabilir mi? 8) Ne diyeyim. Şahin'le yaptığımız uzun geceyarısı görüşmelerinin (Akın Amca uyuyor mu?) ana konularından biri buydu. Gülelim mi, ağlayalım mı, karar veremedik. Tek bildiğim, artık çıksın şu lanet albüm, adı kötüy: le içi güzel olsun (MACtest: Siyah albümü ilk dinlediğinizde ne yaptığınızı, ya da neler hissettiğinizi hatırlıyor musunuz. Ben hatırlıyorum da). 9) Benim şahsi işüm o doruğun So Far olduğu. Ondan sonraki her albüme alışmak ve beğenmek giderek albüm o kadar kötüydü ki Megadeth hayranlığım bile benim insan ya Yetmedi.
10) Bilmiyorum hala eskisi kadar gerekli mi (mektup çokluğundan zaten yer problemi yaşıyorum). Artık çoğu piyasa kasetin içinden şarkı sözleri çıkıyor zaten. Özel bir istek olursa düşünebilirim. 11) Her iki oyunun özel CD versiyonları gördüm. Sana şunu söyleyebilirim, kutuları çok güzel, çok pahalılar ve dükkandan çıkarmaya çalışırken alarm çalıyor. İleri ses kalitesini ve nezaketen eklenmiş ekstra görevlerden başka fazla bir farkları yok galiba. bence paranı sakla, yeni çıkacağı rivayet edilen Star Wars simulasyonunu alırsın. WENN ICH WOLLTE, Sevgili MAC, Ben Murat. Yazılarını uzun zamandır takip ediyorum. Bir mektup yazma fırsatı ilk kez elime geçti. Benim birkaç sorum olacak: 1) Güç bela, CD'de “Bioforge” diye bir oyun aldım. Oyunda kontrol odasına (oyunun hemen başındaki) kadar gelebildim. Arkadaki panellerden iki numaralı odayı açmaya çalıştım, fakat “access denied” diye bir yazı çıktı. Bu odaya nasıl girebilirim ve büyük kapıyı nasıl açabilirim? 2) Bana en güzel uzay simulasyonlarından birkacının ismini verir misin? 3) Tie Fighter oynarken pek zorlanmama rağmen, bu oyunla ilgili, bildiğin hileler var mı? Bence Warcraft Dune 2'den daha güzel. Murat ERDEM, Yenibosna MAC: Derginin tüm Türkiye'ye yayılması birşey ama açıkçası Yenibosya'ya kadar gitmiş olması büyük başarı. Bu arada 1.Mektup 1.Soru büyü testinin sonuçlarını bekleyenler: Ne yazıkki hayatım düzene girmedi, hala param yok ve köpeğim hala deli gibi yürüyor... 1) Büyük kapıyı açmak adventure tarihindeki en lanet olaylardan biri. Lanet hücrelerden birindeki lanet robota lanet kopuk kolu aldırtıp lanet panele bastıyorsun. Bu lanet olası iş o kadar zorki, lanet olsun, Özgür'le ben becerene kadar 2 lanet saat harcadık. Sonra (artık lanet kısım bitti), oyunda daha önce bulduğun güzelim kodu (87092) güzel güzel bilgisayarın personel ekranında giriyorsun. Sonra o güzel ayaklarınla, kapının üzerindeki güzel pad'a basıyorsun, kapı güzelcene açılıyor. 2 numaralı hücre işini anlamadım, orda açılmayan bir kapı daha var, o da paneli çatalla kırıp içindeki kolay bilmeceyi tamamlayınca açılıyor. 2) Haliyle TIE Fighter bu türün en iyisi. Hatta oynadığım en güzel oyunlardan biri. Birkaç gün önce Wing Commander 4'ü gördüm, harcadıkları onca paraya deymiş gibi göründü gözüme sanki. 3) Böyle güzel bir oyunda hile yapılır mı be abi be? Ama şunu söyleyebilirim, back-up asla çağırma, bu puanını azaltır. Baktın görev tamamlanmış ama secret missions olmamış, üşenme görevi baştan oyna. Wingman'lerin seni dinleyecek olmasından iyi yararlan. Onlar büyük gemileri yorsunlar, son öldürücü vuruşu sen yap. Oyunu oynarken kendini kaptırıp kız arkadaşına 'yes deme (acı tecrübe), kızıp kafana vuruyor.
A KÖNNTE ICH DICH MAC, MK serisini “hayat görüşü” olarak sana yazdığım için üzgünüm. (Zaten süper animasyon, grafink ve sesleri olan bir oyunu, sırf dövüş oyunu ve vahşetli olduğu için ucuz kabul eden ve kahvede pişpirik oynamayı tercih eden bir zihniyetle ne alış-verişim olur bilemem.) 1) Render ne demek abi? 2) Command&Conguer'da GDI ile 10. bölüme geldim. Beynim döndü. 3) Warcraft, Dune2'den daha güzel. (Warcraft 2 hakkında bir bilgin var mı?) 4) Heroes of Might&Magic'i tavsiye eder misin? 5) C&C'de GDI ile bölümün sonlarına doğru Air Strike yaptım birkaç defa. Sanırım bu düşmanın Airstrip'ini ele geçirmek ile ilgili. Fakat NOD ile oynadığımda düşman 3. bölümden itibaren Air Strike yapabiliyor. Ne iş? Aslında yazılarını çok severek okurum. Fakat çok sevdiğim MK serisine laf atınca işler değişti. Zaten sanırım bu aralar MK'yı kötülemek moda. Sevgilerimle. 2103 “Calculator” MAC: O hoşgeldin hemşerim, biz de tam kağıtları dağıtıp bir parti daha pişpirik oynayacaktık. Hemen cellallenme öyle, hele bir otur da dinle: MK3'e vahşi olduğu için karşı ğilim, her türlü vahşete varım. Benim karşı olduğum böyle oyunların (STF2 de dahil, onun hayranları da protestoya başlayabilirler) yüzeyseli imdi mesela biz niye oynuyoruz? Düşünün bakalım. Sö normalde üç kuruşluk hayatamızda yapamadığımız işleri en azından yapabiliyormuşuz gibi hissetmek için değil mi Mesela bir F14'le uçak gemisine inmek ya da bir büyücü olarak bir dolu canavara büyü sallamak falan. Neyse, işte ben bu tür dövüş oyunlarında bu ordayım, hissini bulamıyorum. Gerekli tuşlara yeterince çabuk basıyorsun, sonra haydaa öbür döğüşe. Ne bir atmosfer var, ne de bir ilerleme hissi. Zaten bu kendi g , sen saatlerce MK3 oynayabilirsin, ben de pişpirik! 1) Render, 3D Studio, Lightwave gibi üç boyut programlarla hazırlanmış grafik demek. Mesela Sam&Max'ın (hayırdır, Lucasfilm beni mi anıyor nedir, durmadan aklıma bu oyun geliyor) grafikleri el çizimi, MK3'ün (hoho) grafikleri digitize (gerçek resimlerden alma), ama Cyberia ya da BioForge'unkiler render. 2) Biraz zor olmuş di mi? Bilmem, belki de beni en çok zorluğu etkiledi. Dune2, ya da Warcraft'a göre oyun bittiğinde kendini çok daha “doymuş' hissediyorsun (ama yine de çok az görev var). » 3) Son oylama: Warcraft:45, Dune 2:33. Açılan sandık sayısı:Çok. Warcraft2 hakkında olması gerektiğinden fazla bilgim var (biraz fazla oynadık galiba), ama Mert Bey'in geçen ay (çapkınlıktan nasıl zaman bulduysa) yazdığı yazı gayet yeterli. Sanırım takılanlara yardımcı olur. 4) Öncelikle Warcraft takımına tavsiye etmem. ©) Çünkü oyun real-time değil, turn'ler halinde oynanıyor. Daha çok Civilization'ı seven, ama FRP'den de vazgeçemeyenlere uygun. 5) Airstrike'ın airstrip'le bir alakası yok. Sadece (gerçek savaşlarda olduğu gibi) kanlı işlere kalkışırken koruma amaçlı hava desteği çağırmaya yarıyor. Mesela büyük bir saldırıya başlamadan önce Turret'lere airstrike yaptırıyorsun, işin biraz kolaylaşıyor. NOD'la oynarken haliyle düşman daha çok airstrike yapıyor (böyle oyunlarda bu hep olur). Bu genel kalleşliğe karşı yapabileceğin çok basit birşey var: SAM'ler. Bu füzelerden yeterince yaparsan uçaklar fazla başını ağrıtmaz. Bütün bunların dışında MK3 oynamıyoruım diye artık beni sevmeyecek misin? DOCH Geçmişini sevdiğim (64'ler dergisinden bahsediyorum) MAC, Sen orada en muhteşem derginin en eğlenceli köşesini hazırlarkene, biz burda, bu şaheseri okuyabilmek için neler çektiğimizi size anlatabilmek için konu ile ilgili oyun yazmak üzereyiz. (Ama ne cümle!..) Yani anlatmak istediğim bizim bir Hamza abimizin olmadığından ve derginin geç çıkmasından dolayı adı Hamza olmayan abimize gitmek için harcadığım (Pardon “mız') parayı size yollasak artık intel inside bir P6 olurdu. Sizi güle, bu olayı da dikene benzetmek gibi klasik birşey yapmak istemiyorum ama... İşte sorular: Hoop! pardon adımı şaapmayı unuttum, adım Gökhan kısaca Crawler diyebilirsiniz, babamın adını merak ettiğinizi zannetmiyorum. Bir itirafta bulunmam gerekirse ben hiç Amiga veya benzeri bir nesne kullanmadım, daha doğrusu biz PC'de Amazon oynarken bütün Amigası olanların Body Blows gibi zararlı alışkanlıkları olduğunu zannederdik. Eğer sizin gibi kafamızda insanların varlığından haberimiz olsaydı sizi daha önce PC'ye çekmeye çalışırdık. Neyse artık sorular: 1) Jagged Allience adıyla anılan yapıtın CD'sinde disket versiyonundan farklı bölümler olduğunu duydum, doğru mu? Bir de oyunun niye ucuz Amerikan filmleri gibi başladığı hakkında bir fikrin var mı acaba oyunu yazıp sonra başını hazırlarken sıkılmış olabilirler mi? 2) Müzik hakkında birçok ortak yönümüz var en azından Bruce Dickinson konusunda. Merak ettiğim benim gibi Pantera ve Slayer... dinleyip dinlemediğin? 3) Mech Warrior 2 hakkında ne düşünüyorsun? Bir DD'lik haliyle bile bizi başına bağlayan bu oyunun ikincisini alalım mı? 4) Önemli rica: Büyük uğraşlar sonunda bitirdiğim Ultima Underworld'ün (Parama kıyıp aldığım tek orjinal disket oyunu). İkincisini aldım ve takıldım, biraz da sıkıldım, acaba herhangi birsayınızda Journal olarak tam çözümünü verebilirmisiniz? 5) Arkadaşımdan Hell adında bir oyunun CD'sini aldım. Demosunu 3D grafik özentisi acemilerin yaptığı belli eğer oyun güzelse geri vermeden oynayacağım sence oynamaya değer mi yoksa geri vereyim mi? Gökhan KAYA, İzmir 4 MAC: Geçmişini sevmek, oldukça ilginç bir — (ilk hitap şekli. Bana neyse de, İ
1 başkalarına fazla kullanma istersen. Mesela eski bir aile dostuna, öğretmenine falan. Şimdi dergi her yere dağıldığına göre (öyle diyorlar, miyop olduğumdan Almanya'dan görmek zor oluyor) herhalde bulmak daha kolay oluyordur. Yine de zorlanıyorsanız, abone olmayı deneyebilirsiniz. PTT'ye güven olmaz ama şimdiye kadar abonelerimizden (kutsal insanlar) pek şikayet almadık. 1) Benim bildiğim kadarıyla sadece sesler daha iyi, daha fazla konuşma var. Ama yok eğer daha fazla görev varsa ben de istiyorum, haberiniz olsun (Emin Bey). 2) Pantera iyi, güzel, hatta çok güzel de Slayer'la uzun zamandır pek bir alakam yok. 3) Almalısınız ama tabi sadece bilgisayarınızın gücüne, ya da babanızın parasına güveniyorsanız. 4) Biraz zor bir istek. Ben de Journal'e benzeyen birşeyler var ama yayınlaması biraz zor (40 sayfa falan). İstersen takıldığın yeri yaz, bu sorunu elele, berabercene geçelim. 5) Hell açıkçası bir kaç sene önce çıkan çoğu CD oyunu gibi bayağı kötü. Hemen geri ver, minnet borcun olmasın. ICH WİLL DİCH NİCHT Merhaba sevgili MAC, Senin yazılarını 64'lerde okurdum. Şimdi Game- Show'dan takip ediyorum. Yazılarını okurken asla ve asla MK, MK2, veya MK3 oynamam, onların yerine daha klasik olan Jagged Allience'i tercih ederim. Ayrıca benim için bütün Game-Show çalışanlarını öp (Engin Abla dahil). 1) Eğer bir 4X CD-Rom'un varsa CONFİG. SYS'de hangi satırlar bulunmalı? 2) Harddisk'indeki Ouest for Glory bilmem kaç Shadows of Darkness adlı oyunu çalıştıramıyorum. Sorun hafızadan galiba (FS, F8 işe yaramıyorlar). Ne yapmalıyım? 3) Master of Magic, Theme Park, Larry 5, UFO 2 ve Pizza Tycoon oyunlarından hangisi en iyisi, öbürlerinden farkı ne? 4) En beğendiğin oyun yapan firma ve en iyi oyunu hangisi? 5) Geçen gün Voyeur adlı oyunu bitirdim. Daha iyi bir oyun tavsiye edebilirmisin? (mümkünse Adventure). 6) Prince of Persia 2'nin Zorro'dan farkı nedir? 7) DECwriter 65LA yazıcının setup disketini nerde bulabilirim (saçma bir soru). Kamer Bilgisayar'da var mıdır? 8) Özgür askerden kaçabilir mi? Serkan'ın edebiyat hocası neden intihar etti? Engin Abla'nın kafasını niye yarmıştın? 9) Simon 1'e başlayamıyorum. Oyunun başında sorulan şifre neyin nesidir? Oyuna nasıl Sorularımı cevapsız bırakmayacağını umuyor, yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Alkan GÜLTEKİN MAC: Tamam dilimiz uzun ama kıtalararası French kissing yapmaya benimki bile yetmez. Dergiye giderseniz si: İ İ n. Serkan beyninden (zor iş), den, Çalığ'ı burnundan, Emil özlüğünden, Engin'i de kafasındaki yarıktan ,. (sonra ağzınızı dezenfekte vE iş LORD RAVEN, AYDIN EKİM, İSMET ATAN, FARUK ÖLÜR, DE İLKAY (RU Ti ŞERAN Ek SERDAR PİTİ, ONUR AYDİN PEKDENİR, TİÇ MİŞ APAK, K SAATDELİE GENE Dell, TU,
MEKTUPLAR OK, YER SINIRLI... MALUM SEBEPLERDEN BU AY OLMADI AMA YİNE DE
FORMULA 1, 10 MART'TA BAŞLI etmeyi unutmayın). 1) Valla çok emin olduğum bir konu değil ama benim de bir 4 hızlı drive'ım var (TEAC, siz siz olun asla, asla ve asla TEAC almayın, Emin bunlar çok iyiymiş dese bile almayın) ve benim Config'de şu yazıyor. CDA.SYS /D:MSCDOO1 /P:230 /T:1. Sana bir hayrı olur mu bilmem. 2) F5'le bile işe yaramadığına göre ya RAM alınacak, ya da RAM alınacak, ya da bir ihtimal oyun baştan çektirilecek. 3) Hepsi iyi (Larry5 hariç) ama tabi ki en iyisi UFO2. Diğerlerinden farklı olduğundan falan değil, mükemmel bir oyun olduğundan. 4) En beğendiğim firmadan öte en beğendiğim adam Sid Meier. Covert Action hariç bugüne kadar kötü oyununu görmedim (en iyisi haliyle Civilization). Firma olarak Microprose ve SSI kapışır. 5) Voyeur'u tipi oyunlardan hoşlanıyorsan aslında Gabriel Knight 2 ya da Phantasmagoria'dan başka pek bir şansın yok ama ikisini de tavsiye etmeye dilim varmıyor. 6) Ay ne garip sorular bunlar böyle. Pek anlamam ama grafikleridir belki? 7) Ay ne teknik sorular bunlar böyle. Disket işi zor ama Windows'95'e geçersen orda çoğu printer'ın driver'ı var. Ben benim grafik kartımın lanet driver'ını ordan buldum. 8) Ay ne özel sorular bunlar böyle. Henüz mevsimi gelmeden Özgür'ün aklına böyle bir karpuz kabuğu düşürmemek lazım. Serkan'ın hocası tıpkı Dr.Frankenstein gibi yarattığı canavarın korkunçluğundan dehşete düşüp intihar etti (Bakınız NOT Enough). Engin Abla'da haddini bilseydi, derginin namusuna laf getirtmeseydi (maço EZ editör).
-4 9) Bu klasik bir crack.com vakası. Kamer'de oyunun kırığı var(mış). ÜBERHAUFT NİCHT -Sevgili MAC -Ha Gülüm? -Bu sana dördüncü mektubum ve bundan öncekileri yayınlamadığın için ben de sıradan bir mektup yazmaya karar verdim. Lise bitti gibi birşey, içimde mini bir burukluk, ve mega bir bezginlik. Nasıl oldu da bilgisayarın başına oturup mektup yazdım, şaşıyorum. Dergi, kapitalizm yasaları aksine, çok sattıkça iyileşiyor gibi. Tek sorun anca ayın 14'ünde alabilmem. Sizin yüzünüzden ayın yarısı boşa gidiyor. Neyse bu seferki sorularım biraz değişti. Hadi yine iyisin. 1) Şu son bir aydır Command&Conguer oynuyorum. Bence bu oyuna bir zorluk seviyesi konmalıydı. Yani ben bi günde GDI'nın 11. görevinden 15.sine geçiyorum, ama ilkokul 3'e giden ikiz kuzenlerim mouse'u eline alınca trene bakar gibi bakıyolar. Bide GDI 15 ve NOD 12 için taktik verebilirsen ver. 2) Ulan yeni dediğiniz FIFA'96 5-6 ay önce bilgisayarcılarda vardı. Ben de birbuçuk ay kadar önce aldım (daha doğrusu arkadaşlar hediye etti). Çok hoş bir oyun ama programcılık hataları ve kullanım zorluğu insanı bezdiriyor. 3) Shareware oyunların sonunda, bu oyunun geri kalanını almak için şunları şunları yapın diyo ama hiçbişey anlamıyorum. Ne lazım bi de sen anlatsana (Kalem kağıt dışında). 4) C&C bittikten sonra bi adventure'a başlıycam. Bana CD veya disket bi oyun öner. Full Throttle ve Simon2'yi bitirdim. Prisoner'de ise maden girişinde takıldım. Başka bişey öner. 5) Heroes of Might&Magic'in grafikleri dergiden gördüğüm kadarıyla bi garip geldi (zaten Warcraft2, Synd, SC2000 ve Trans. Tyco. dışında hi-res grafiklere alışamadım). Ayrıca bu oyunu hiçbiyerde bulamıyorum. Yalnızca Kamer'de mi var? 6) Siz bu dergi işini harbi hayrına mı yapıyosunuz. Yani ben bile okulda dergi çıkarırken amacım adımın dergide geçmesiydi. (Mektup yazmaktaki amacım da bu.) 7) Sen ne dersen de, İster paranoya de, ister aşağılık kompleksi ben senin bütün mektupları okuduğuna inanamıyorum. (o zaman niye yazıyorum.) Lütfen bana bi kanıt göster ve beni ve benim gibi aciz kulları rahatlat. 8) Azure Bonds ve Pool of Radiance'ı aldım. Lord of the Rings 1 ve 2 Remzi'de bile yok. Sende varsa bana Ödünç ver. Gökçe the Unable, İstanbul MAC: Yayınlamadığımdan değil, yayınlayamadığımdan. Derginin okuyucu yaş ortalamasının 15-20 olduğunu düşünürsen, bu genç ve pırlanta gibi insanları senin başka bir boyuttan yolladığın uçuk mesajlarınla kirletmeyi doğru bulmadım (bana sökmez, ben kaşarlanmış bir pisuarım). Aslında her seferinde yayınlayacaktım ama kesmem gereken yerleri (dergi basın ve ahlak yasalarına uyuyormuş da) kessem geriye sadece Sevgili MAC, ve hoşçakal diyen bölümler kalıyordu. 1) Sana genel bir tavsiye vereyim. Yapabildiğin kadar asker yap. Bunlar ön gurup olarak Turret ya da lazer gibi yerlere saldırsınlar. Zibil gibi ve ucuz olduklarından fazla zarar görmezsin. Bu sırada ikinci saldırı gücün (az piyade çok tank) direkt düşmanın Barracks'ına (ve varsa havaalanına) saldırsın. Böylece hızlı bir intikam saldırısından kurtulursun. Lazer'i temizleyince onun olduğu yere bir adam ya da ara koy. Salak oyun böyle yapınca başka bir yere yeni bir lazer yapmayı akıl edemiyor. 2) Ulan yenilik relatif bir kavram. Parayı bastırırsan her oyunu zamanından önce kazıkçı bilgisayarcılardan alabilirsin (isimleri lazım değil). Biz halka yönelik bir dergi olarak genel piyasaya düşme zamanından bahsediyoruz. 3) Shareware oyunu yapan adam büyük bir güvenle sana oyunun ilk kısmını veriyor, gerisi vermek için desenden para istiyor. Adresine belirli bir miktar (genelde 20-30$) para göndermen lazım, bunu bazen modem ve kredi kartıyla da yapabilirsin. Ama Türkiye'de bu pekbir işe yaramıyor. Zaten full version'lar da bir süre sonra kırılmış olarak geliyor. 4) Prisoner of tam çözümü 8'inci sayıda var. Bu arada istersen biraz The Dig oyna. Bayağı güzel bir oyun. 5) Valla Kamer'de olduğunu biliyorum ama grafiklerinde bir gariplik göremedim. bence Heroes'a sadece sabrınız yetecekse başlatın, çünkü diğer oyunlara göre kafası daha iyi çalıştığından sizi biraz terletebilir. 6) "İntel Inside, yavrum bir şişe daha şampanya aç, havyar kuru kuru gitmiyor. Şöföre söyle Rolls'den sıkıldım, yarın dergiye Viper'la gidecem.' gibi bir halimiz mi var? Gayet kısıtlı imkanlarla ve bayağı debelenerek yapıyoruz bu işi. Niye sorusunu sorup aklımızı bulandırma. 7) Tabi ki okuyorum, zaten bu işte aldığım en büyük zevklerden biri de mektupları okumak. Mesela sen Unused Sex Machine olarak yazdığın mektupta ateist olduğunu söylemiştin. The Inmute olarak yazdığın mektupta da bana vermiş veriştirmişsin (stratejikonusunda). Bak işte hepsini okumuşum. 8) Ölürüm de Lord of the Rings kitaplarımı kimselere vermem. Son çare olarak British Council kütüphanesine bir bak istersen. Orda vardı galiba. Yoksa da posta parasını ödersen Ankara'daki ana kütüphaneden getirtiyorlar. Bu kadar dostlar. Bugün de sabah oldu. Birbirimizden çok uzak olsa bile sabah tepemize aynı güneş doğuyor ve uyuma vaktinin geldiğini hatırlatıyor. Ne garip di mi? Daha önce hiç farketmemiştim. Intel İnsıde, al şu çekici kafama vur, daha fazla uçmadan zıbarayım. Murat'Freefalling'ADANÇ Köyiçi Cad. Şair Leyla Sok. Mutlu Han 16/14 80690 Beşiktaş, Istanbul