Gameshow sayı 13, sayfa 57

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 57

vakası. Kamer'de oyunun kırığı var(mış). ÜBERHAUFT NİCHT -Sevgili MAC -Ha Gülüm? -Bu sana dördüncü mektubum ve bundan öncekileri yayınlamadığın için ben de sıradan bir mektup yazmaya karar verdim. Lise bitti gibi birşey, içimde mini bir burukluk, ve mega bir bezginlik. Nasıl oldu da bilgisayarın başına oturup mektup yazdım, şaşıyorum. Dergi, kapitalizm yasaları aksine, çok sattıkça iyileşiyor gibi. Tek sorun anca ayın 14'ünde alabilmem. Sizin yüzünüzden ayın yarısı boşa gidiyor. Neyse bu seferki sorularım biraz değişti. Hadi yine iyisin. 1) Şu son bir aydır Command&Conguer oynuyorum. Bence bu oyuna bir zorluk seviyesi konmalıydı. Yani ben bi günde GDI'nın 11. görevinden 15.sine geçiyorum, ama ilkokul 3'e giden ikiz kuzenlerim mouse'u eline alınca trene bakar gibi bakıyolar. Bide GDI 15 ve NOD 12 için taktik verebilirsen ver. 2) Ulan yeni dediğiniz FIFA'96 5-6 ay önce bilgisayarcılarda vardı. Ben de birbuçuk ay kadar önce aldım (daha doğrusu arkadaşlar hediye etti). Çok hoş bir oyun ama programcılık hataları ve kullanım zorluğu insanı bezdiriyor. 3) Shareware oyunların sonunda, bu oyunun geri kalanını almak için şunları şunları yapın diyo ama hiçbişey anlamıyorum. Ne lazım bi de sen anlatsana (Kalem kağıt dışında). 4) C&C bittikten sonra bi adventure'a başlıycam. Bana CD veya disket bi oyun öner. Full Throttle ve Simon2'yi bitirdim. Prisoner'de ise maden girişinde takıldım. Başka bişey öner. 5) Heroes of Might&Magic'in grafikleri dergiden gördüğüm kadarıyla bi garip geldi (zaten Warcraft2, Synd, SC2000 ve Trans. Tyco. dışında hi-res grafiklere alışamadım). Ayrıca bu oyunu hiçbiyerde bulamıyorum. Yalnızca Kamer'de mi var? 6) Siz bu dergi işini harbi hayrına mı yapıyosunuz. Yani ben bile okulda dergi çıkarırken amacım adımın dergide geçmesiydi. (Mektup yazmaktaki amacım da bu.) 7) Sen ne dersen de, İster paranoya de, ister aşağılık kompleksi ben senin bütün mektupları okuduğuna inanamıyorum. (o zaman niye yazıyorum.) Lütfen bana bi kanıt göster ve beni ve benim gibi aciz kulları rahatlat. 8) Azure Bonds ve Pool of Radiance'ı aldım. Lord of the Rings 1 ve 2 Remzi'de bile yok. Sende varsa bana Ödünç ver. Gökçe the Unable, İstanbul MAC: Yayınlamadığımdan değil, yayınlayamadığımdan. Derginin okuyucu yaş ortalamasının 15-20 olduğunu düşünürsen, bu genç ve pırlanta gibi insanları senin başka bir boyuttan yolladığın uçuk mesajlarınla kirletmeyi doğru bulmadım (bana sökmez, ben kaşarlanmış bir pisuarım). Aslında her seferinde

yayınlayacaktım ama kesmem gereken yerleri (dergi basın ve ahlak yasalarına uyuyormuş da) kessem geriye sadece Sevgili MAC, ve hoşçakal diyen bölümler kalıyordu. 1) Sana genel bir tavsiye vereyim. Yapabildiğin kadar asker yap. Bunlar ön gurup olarak Turret ya da lazer gibi yerlere saldırsınlar. Zibil gibi ve ucuz olduklarından fazla zarar görmezsin. Bu sırada ikinci saldırı gücün (az piyade çok tank) direkt düşmanın Barracks'ına (ve varsa havaalanına) saldırsın. Böylece hızlı bir intikam saldırısından kurtulursun. Lazer'i temizleyince onun olduğu yere bir adam ya da ara koy. Salak oyun böyle yapınca başka bir yere yeni bir lazer yapmayı akıl edemiyor. 2) Ulan yenilik relatif bir kavram. Parayı bastırırsan her oyunu zamanından önce kazıkçı bilgisayarcılardan alabilirsin (isimleri lazım değil). Biz halka yönelik bir dergi olarak genel piyasaya düşme zamanından bahsediyoruz. 3) Shareware oyunu yapan adam büyük bir güvenle sana oyunun ilk kısmını veriyor, gerisi vermek için desenden para istiyor. Adresine belirli bir miktar (genelde 20-30$) para göndermen lazım, bunu bazen modem ve kredi kartıyla da yapabilirsin. Ama Türkiye'de bu pekbir işe yaramıyor. Zaten full version'lar da bir süre sonra kırılmış olarak geliyor. 4) Prisoner of tam çözümü 8'inci sayıda var. Bu arada istersen biraz The Dig oyna. Bayağı güzel bir oyun. 5) Valla Kamer'de olduğunu biliyorum ama grafiklerinde bir gariplik göremedim. bence Heroes'a sadece sabrınız yetecekse başlatın, çünkü diğer oyunlara göre kafası daha iyi çalıştığından sizi biraz terletebilir. 6) "İntel Inside, yavrum bir şişe daha şampanya aç, havyar kuru kuru gitmiyor. Şöföre söyle Rolls'den sıkıldım, yarın dergiye Viper'la gidecem.' gibi bir halimiz mi var? Gayet kısıtlı imkanlarla ve bayağı debelenerek yapıyoruz bu işi. Niye sorusunu sorup aklımızı bulandırma. 7) Tabi ki okuyorum, zaten bu işte aldığım en büyük zevklerden biri de mektupları okumak. Mesela sen Unused Sex Machine olarak yazdığın mektupta ateist olduğunu söylemiştin. The Inmute olarak yazdığın mektupta da bana vermiş veriştirmişsin (stratejikonusunda). Bak işte hepsini okumuşum. 8) Ölürüm de Lord of the Rings kitaplarımı kimselere vermem. Son çare olarak British Council kütüphanesine bir bak istersen. Orda vardı galiba. Yoksa da posta parasını ödersen Ankara'daki ana kütüphaneden getirtiyorlar. Bu kadar dostlar. Bugün de sabah oldu. Birbirimizden çok uzak olsa bile sabah tepemize aynı güneş doğuyor ve uyuma vaktinin geldiğini hatırlatıyor. Ne garip di mi? Daha önce hiç farketmemiştim. Intel İnsıde, al şu çekici kafama vur, daha fazla uçmadan zıbarayım. Murat'Freefalling'ADANÇ Köyiçi Cad. Şair Leyla Sok. Mutlu Han 16/14 80690 Beşiktaş, Istanbul

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.