IGOR - Objective Uikokahonia
Retro bilgisayarIGOR - Objective Uikokahonia ana PC'yi sevdiren iki şeyden biri 486'lı serisinin çıkmasıyla artan hızı ve grafik özellikleri, diğeri ise Lucasfilm'in yarattığı icon-adventure türünün Amiga'ya oranla PC'lerde -hızından dolayı- daha zevk alarak oynanabilmesi. Zaten Lucasfilm de benim bu zaafımı farketmiş olacak ki, çıkarttığı adventure oyunları öncelikle PC pazarına sunuyor. Oyunun Amiga versiyonunun çıkması ise ya aylar alıyor ya da Maniac Mansion 2'de olduğu gibi Amiga kullanıcı kitlesi bu zevkten mahrum kalıyor. Bir “icon adventure”-sever olarak uzun zamandır taze adventure'lar bekliyordum. İşte aniden sanırım bir Alman firması olan Optik Software meydanı boş bulup bir icon-adventure çıkarttı: IGOR - Objective Uikokahonia. Başroldeki Igor Parker, tipik bir lise öğrencisi. Laura Wright adında bir güneşin etrafında dönen küçük bir gezegen. Tabii bu sistemde başka kötü gezegenler de var. Bunların en önemlisi, zengin ve kendini beğenmiş Philip Goolash. Okul, öğrencilerin biyoloji ödevlerini teslim etmeleri ve biraz da para karşılığında onları Uikokahonia adında bir adaya geziye götürüyor. Tabii Philip de Laura'yla birlikte geziye katılıyor ve Igor'un amacı da geziye katılıp kötü adamı güzel kızdan uzak tutmak. Eh, bir de zengin Laura'nın aşk organına girmek (kalbine yani). Ancak, Igor'un ne biyolojiden çaktığı var, ne de değil geziye, eve gidecek beş parası. Aşağıda sırayla verdiğim komutlar, oyunun sonuna ulaşabilmek için gidebileceğiniz en kestirme yol. Bunun dışında insanlarla konuşmanın oyunun akışına pek etkisi yok. Yine de bilgi edinmek açısından, İngilizcenizin derinliğine göre rastladığınız insanlarla sözlük-mouse koordinasyonunu sağlayarak konuşabilir ve etrafa bakınabilirsiniz. Gelelim 1. Uikokahonia seferinin çözümüne... Oyun gayet romantik bir mekanda ufak bir demoyla başlıyor ve Laura ile Philip'in şelale önünde konuşmalarına kulak kabartıyorsunuz. Ancak giderlerken Philip yere bir kağıt düşürüyor. Notta Philip dersten sonra Laura'yla laboratuvarda buluşmak istediğini yazmış. Notu yerden alıp haritaya çıkıyoruz ve fakülteye giriyoruz “TAKE NOTE / W(ALK) TO PATH”. Burada Igor, Laura'yla karşılaşıyor ve aralarında bir konuşma geçiyor. Laura gidince soldan devam edip Caroline'in ağladığı sınav salonu önüne geliyoruz. Sınavı çok kötü geçtiğinden kızın göz kaynakları kurumuş ağlamaktan. Caroline'in dosyasını alıp “TAKE FOLDER” geldiğimiz yoldan geri dönüyoruz. Hamburger yiyen bir duble bayanın (Margaret) bulunduğu koridordaki fizik sınıfına giriyoruz “OPEN DOOR”. Sınıftaki çöp kutusunu karıştırınca içinden bir not çıkıyor “LOOK AT PAPERCASE / LOOK AT NOTE”. Notta, bir deneyi bitirmek için ders saatinden sonra laboratuvara gelinmesi için bir yazı var ama kim kime yazmış belli değil bir durum. Sınıftan çıkıp üst kattaki kimya sınıfına yöneliyoruz. Sınıftaki dolabı hiç kurcalamayın çünkü ben oyun boyunca açamadım. Buradan da masanın üstündeki kalemi alıyoruz “TAKE PEN”. Şimdi sıra kütüphanede. Philip'ten kurtulmanın en iyi yolu başka birini onun başına musallat etmek. Ortalıkta da bu anlamda görünen kobaylar
Margaret ve Harrison. Kütüphaneye gidip elimizdeki notu Harrison'a verelim “GİVE NOTE TO HARRISON” ve laboratuvara gidelim. Philip biraz içkiyi seven bir yaratık. Nitekim bunu, fakültenin önüne inip yanına giderseniz arkadaşıyla yaptığı konuşmalardan da anlayabilirsiniz. Laboratuvardan biraz içki benzeri sıvı alıp, Philip'in bu zaafından yararlanabiliriz “TAKE LABORATORY INSTRUMENTS". Laboratuvardan çıkıp Philip'in yanına geldikten sonra Caroline'den yürüttüğümüz dosyayla Philip'in koltuğu altındaki dosyayı değiştirebiliriz “USE CAROLINE'S FOLDER WITH PHILIP'S FOLDER". Dosyayı incelediğimizde ise Philip'in dolap numarasını bulacağız “LOOK AT PHILIP'S FOLDER", Artık dolapların olduğu koridora gidip dolabını açabiliriz “LOOK AT LOCKERS / OPEN PHILIP'S LOCKER”. O da ne? Meğer Philip dolabında ordu ihtiyacını karşılayacak yeterlilikte içki saklıyormuş. Eh, bir şişesini biz alsak kıyamet kopmaz herhalde “TAKE BOTTLES / USE FLASK WITH BOTTLES / CLOSE PHILIP'S LOCKER”. Şimdi sıra odamıza gidip birkaç alet toparlamakta. Odamızdan alacağımızı alıp oradan da çatıya çıkacağız. Bu arada da Philip'in başına gelenleri gösteren bir demo da oyunun parasız hediyesi “W TO STUDENT'S DORMITORY / OPEN NIGHTSTAND / TAKE ALARM CLOCK / TAKE CDs / OPEN WINDOW / WALK TO WINDOW”. Pencere arkamızdan kapandığı için gidecek fazla yön kalmıyor. Zaten bir taraf Igor'un nefret ettiği güvercinlerle kesilmiş durumda. Aşağı atlasa kafayı gözü yaracak. Gidebileceği tek yol yan odanın
GERÇEK BİR HİKAYE DAHA
ÖYS'DEN 540 PUAN ALDIM (DA NE OLDU)
Ne olacak, olanlar oldu. Senelerden '87, kendimi İTÜ Maslak öğrenci işlerinde buldum. Canavar suratlı hanım (sağolsun) yedi ceddimi anlatan bilumum kağıtları aldı ve bana (kafama atar gibi) bir kimlik kartı uzattı.
da buldum, ne okuyacağım, niye okuyacağım meçhul, ama yine de mutluyum, artık üniversiteli olduk ne de olsa. Sabahın köründe kalkıp bu koca şehirde bilumum vasıtalarla kendimi okula atıyorum...
Kişisel çabalarımla okulun kapısını penceresi. Bu odaya girdikten sonra da çıkmak yine sorun. İsterseniz pencereden çıkmayı deneyin de görün. Çıkmak için yapacağımız şey duvarda bir delik açıp kendi odamıza geçmek. Şimdi, madem kendi odamıza geri dönmeye çalışıyoruz, ne yemeye girdik bu çatı arasına diyenleriniz olabilir. Buradan çıktığımızda elimizde önemli iki şey bulunacak. İsterseniz önce onları alalım. Biri sandığın hemen yanındaki kelebek ağı, diğeri de ekranın karanlık sağındaki rafta duran kibritler “TAKE BUTTERFLY NET / LOOK AT SHELF”, Duvarda görünen bir çiviyi farkettiğinizi oyuna iletmeden sandıktan işinize yarar bir şey bulamıyorsunuz. Bundan sonra yapacaklarınız duvarda bir çatlak yaratıp içinden geçmek “LOOK AT NAIL / OPEN TRUNK / LOOK AT TRUNK / USE HAMMER WITH / LOOK AT TRUNK / USE PICK WITH SMALL CRACK / LOOK AT TRUNK / USE DYNAMITE WITH CRACK / USE MATCHBOX WITH DYNAMITE / W TO HOLE IN THE WALL”. Artık yönetim binasına gidip operasyona oradan devam edebiliriz “W TO ADMINISTRATION Girişteki çöp kovasına baktıktan sonra ekranın sol tarafına yürüyüp yağmur oluğuna bir göz atacağız ve pencerenin altındaki deliğe kelebek ağını sokacağız “LOOK AT TRASHCAN / LOOK AT
İlk dersimiz Analiz, haydaa, ben bunları geçmek için çalışmamış mıydım ya. Bir anlık şoktan sonra sağ kalmanın yollarını aramaya başlıyorum, Kadir abinin dediği gibi bu böyle gitmez.
Kız, mız dalgası desen koca okulda kız yok ki. Neyse iki tane buluyoruz, bir tane de ödünç alıp King oynamaya başlıyoruz, zaten itiraf ediyorum...
Tanrım hata ettim... (Burası kilise ama olsun). King diplomam pek işe yaramıyor bu hayatta, neyse ufak bir anlaşma yapalım, sen bana bir şans daha tanı ben de briçten uzak durayım.
Tanitim
DRAIN PIPE / TAKE SLUG / USE BUTTERFLY NET “WITH HOLE”. Böylece çatı katında ne aradığımızı gördünüz. Şimdi geri dönüp içeriye, dekanın odasına girelim. Ona bir hediyemiz var. Dekanla konuşmaya kalktığınızda size dağdan gelip gelmediğinizi soruyor. Yani, öyle demezken o anlamda bir şeyler söylüyor ama benim beynim daha az kibar çalıştığından laflar benim databankta öyle kalmış. Dönüp kapıyı kapattıktan sonra içki şişesini dekana hediye ediyoruz ve dışarı çıkıyoruz “CLOSE DOOR / GIVE BOTTLE OF WHISKY TO DEAN". Bina dışına çıkıp yine arka tarafa, dekanın penceresinin altına gidiyoruz ve ağa takılan boş şişeyi alıyoruz “TAKE BOTTLE". Dekanın bayıldığı şeylerden biri de musluk suyu. Şişeyi tekrar suyla doldurup kendisine vermemiz lazım.
Ancak bunu yapmadan önce hazır fakülteye dönmüşken, oradaki diğer işleri de halletmek için diğer bölgelerden birkaç eşya daha toplayacağız. Önce parka gidip biraz yapıştırıcı bulmamız lazım “LOOK AT TREE / TAKE Bu ne için lazım? Kiliseye gidince bizi görüp saklanan bir kertenkele var. Onun bulunduğu taşa biraz reçine sürüp onu yakalayabiliriz “USE RESIN WITH STONE”. Keleyi de kertemeden aldıktan sonra tekrar geri gelmemek için kilisenin içine girip arka tarafa geçelim ve fakültede kullanmamız gereken bir iki şeyi daha, nasıl olup da bu kadar büyük hacme sahip olduğu irdelenemeyen ceplerimize katalım “USE MATCHES WITH CANDLES". Mum yakıp bir dilek dileyelim derken aniden arkamızda beliren bir aziz bir milyonuncu müşteri niteliğimize dayanarak bize bir hediye veriyor. Ancak kağıda bakınca bir şey yazılı olmadığını görüyoruz “LOOK AT VELLUM".
Şimdi parka dönüp bir iyilik yapacağız. Parktaki yaşlı kadının kayıp kedisini kendisine vereceğiz. Kedi ner'de demeyin. Birazdan göreceksiniz “USE BITED-HAMBURGER WITH LIZARD / GIVE FAT LIZARD TO OLD WOMAN". Kadının bize hediye ettiği havai fişek için de değişik bir kullanım alanı düşünülmüş ama önce şelaleye gidelim. Buradaki fotoğrafçıyla konuşursanız, kırmızı-beyaz çizgileri olan ve oldukça nadir bulunan bir kuşun resmini çekmek istediğini söyleyecektir. Ona istediğini verelim ve makinesini alıp fakülteye dönelim “GIVE FIRECRACKER TO PHOTOGRAPHER / TAKE CAMERA”. Önce Margaret'ın oturduğu bankın önüne gidip Philip'in Margaret'a ilan-ı aşk çağrısını iletelim “USE PHILIP'S NOTE WITH SANDWICHES”. Şimdi de laboratuvara gidip sotaya yatalım ama önce yolda durup erkekler tuvaletinde şişemize su dolduralım “USE EMPTY BOTTLE WITH FAUCET". Solucanımızı da mazgaldan aşağı, kadınlar tuvaletine atıp onları oradan çıkartalım “USE SLUG GRATE". Artık laboratuvara dönebiliriz. Laboratuvarda olan biteni bir demoyla seyrettikten sonra elimizdeki kanıt fotoğrafı bir şantaj malzemesi olarak kullanabiliriz. Bunu da kütüphanede Harrison'a verelim. “W TO LIBRARY / GIVE PHOTO TO HARRISON”. Böylece biyoloji ödevini hallettik. Aşağı kata inip kadınlar tuvaletindeki işimizi de halledelim... Hayır, sandığınız gibi değil. Erkekler tuvaletindeki el kurutma makinesi bozuk olduğundan oradakini kullanacağız sadece “LOOK AT SINKS / USE VELLUM WITH HAND DRYER". Kendimizi geziye kaydettirmek için sekreterin odasındaki dosya dolabına ulaşmamız gerek. Tabii bunun için de hanımefendiyi yapıştığı sandalyeden kaldırmak lazım. Şimdi yönetim binasına gidip önce dekana suyunu ulaştıralım “GIVE BOTTLE OF WATER TO DEAN". | Dekanın suya bayıldığını söylemiştim. Şimdi | tekrar odasına dönüp gazetesini alalım ve sekreteriyle konuşalım “TAKE NEWSPAPER / LOOK AT NEWSPAPER / USE INTERCOM". Kadını sandalyesinden yine kaldıramadık ama bizim işimiz görüldü. Dekanın kitaplığından da işimize yarar bir kitap bulalım “TAKE BOOK / OPEN BOOK". Kitabın içinden çıkan gözlemevi anahtarı ile artık kilitli olan teleskop odasını açabiliriz. Kayıt işlemlerimizi de halledersek buradaki işimiz bitti sayılır. Sekreterin odasına gidelim ve dosyamızı bulalım “USE FILE CABINET". Odada açamadığımız bir dolap var. Bunu da bir saç tokasıyla halledebiliriz “USE BOBBY PIN WITH CLOSET / TAKE MONKEY COSTUME”. Bu kostüm maskeli baloda epey işimize yarar. Sıra geldi teleskopa gidip anahtarın üzerindeki koordinatların nereyi gösterdiğini görmeye. Hazır uzaya bakmışken de gazetede haberi çıkan MJ-78 yıldızını bir inceleyelim ama bu yıldızın da hangi koordinatlarda olduğunu bulmamız gerek. Bunu da bulacağımız en iyi kaynak kütüphane. Kütüphanede önce raflara dizili kitaplara sırayla bakıp astronomiyle ilgili rafı bulmamız gerekiyor “LOOK AT BOOKS". Kitabı alıp içine bakınca MJ-78 koordinatlarını da öğrenmiş oluyoruz “LOOK AT ASTRONOMY BOOK". Artık gidip teleskobu kullanabiliriz Önce astroloji odasının kapısını açalım “USE KEYRING DOOR". İçeri girince de teleskobu kullanalım “LOOK AT KEYRING / USE CONTROL PANEL". Önce anahtarın üzerinde bulduğumuz koordinatlara bir göz atalım. Bunu yapmak için ekrana çıkan gösterge tablosunda 'Declinacion' yazan yere klikleyip 60, 'Straight ascension' yazan yere klikleyip 090 yazmamız ve ENTER yazısına basmamız gerekiyor. Eh, gördüğümüz yıldızlar fena değil. Aynı şekilde kitaptaki koordinatları da girerek (74 - 207) MJ-78'in başına gelenleri öğrenebilirsiniz. Kilisedeki mumları yaktığımızda "Indiana Jones'vari bir giriş kapısını farketmişsinizdir. Hatta girmek için kurcalamış, büyük ihtimalle de açamamış olmalısınız. Şimdi bu kapıdan girip sahile doğru yeraltından bir yolculuk yapacağız. Önce çan kulesine çıkıp hırsızların sakladığı notu bulalım “LOOK AT BELL". Giriş kapısını açmak için ise azizin verdiği ve kurutarak yazıları okunur hale getirdiğimiz Vellum'u kullanacağız (Aslında bu kelimenin Türkçesini yazacaktım ama sözlükte yaptığım kazı çalışmalarında bunun 'Tirşe' anlamına geldiğini ortaya çıkardım ve İngilizcesini kullanmanın Türkçesine oranla daha ılımlı olduğuna karar verdim). Kilisenin içindeki kapının önüne gelip “LOOK AT MOSAIC” komutundan sonra sırasıyla şu taşlara basacağız: (I - III - VI - I), Yalnız dikkat: Sondaki iki, kalın çizgilerle kazınmış olan taş. Kapı açılıp içeri girdikten sonra bir labirentle karşı karşıya geliyoruz. Doğru yolu bulmak için (partisini değil) ya Vellum'un üstündeki 'SOLUTION' yazısının koyu çizgilerini takip edebilir ya da benim aşağıda yazdığım (İngilizce karşılıklarının baş harflerinden oluşan) yönleri izleyebilirsiniz. (L:Sol, R:Sağ, U:Yukarı, D:Aşağı olmak
üzere);
D-D-D-R-R-U-U-U-U-R-D-D-D-
R-R-D-D-D-D-R-R-U-U-U-U-R-
R-D-D-D-D-D-L
Sonunda gün ışığını, daha doğrusu ay ışığını gördükten sonra yeni bir bölgeye çıktığımızı farkediyoruz. Ancak benim anlamadığım diğer tarafta gündüzken bu taraf nasıl gece olabiliyor? Ya tünellerde yürürken oldukça vakit geçiyor da anlamıyoruz, ya da çıktığımız yer dünyanın öteki yüzünde. Neyse, burada amacımız deniz fenerini kullanarak hırsızların gemisine, çan kulesinde bulduğumuz mesajı ulaştırmak. Haritaya ulaşınca ilk gideceğimiz yer mezarlık. Kapıdaki mezar kazıcısının müzik aşkını pekiştirmek için kendisine T.P.L. grubunun CD'lerini veriyoruz. O da karşılığında kapının yanında duran vazoyu almamıza izin veriyor “GIVE CDs TO GRAVEDIGGER / TAKE VASE". Bir sonraki durağımız orman olacak ama daha önce deniz fenerindeki adamla konuşursanız ormanda ne aradığımızı daha iyi anlarsınız. Adam beş yıl önce sipariş ettiği kırık fener lambasının yenisi gelmeden mesajı iletemeyeceğini söylüyor. Bu yüzden yapmamız gereken bataklıktaki ateş böceklerini şişenin WITH VASE / W TO PATH (LEFT) / LOOK AT LIGHTNING BUG”. Şimdi Mesajın gönderilişini ve gelip bize cevabı iletiyor.
içine hapsedip lamba diye fener bekçisine LIGHTNING BUGS / USE fenere gidip son mode b cevap gelişini Böylece çalınan yutturmak “TAKE FLOWER / USE FLOWER VASE WİTH LEADER” iğ lambamızı fener bekçisine verelim “GİVE VASE TO MAN”. k seyrettikten sonra bekçi heykelciğin nerede saklandığını öğrenmiş oluyoruz. Mezarlığa girmemiz için önce mezarlık bekçisiyle konuşmamız lazım. Ona birinin mezarını ziyaret etmek istediğimizi ve o kişinin adını söyleyip içeri giriyoruz “TALK WİTH GRAVEDİGGER / (I wanted to visit a grave...) / (...old John O'Callahan)”. Mezar taşında parlayan heykelciği aldıktan sonra “TAKE SHINING THİNG” yapacağımız şey onu polise ulaştırmak. Şimdi geldiğimiz yoldan geri döneceğiz... Evet, korkarım o kabus gibi gelen uzun labirentten yine geçeceğiz, ama siz çok şanslısınız. Buradan çözümü öğrenip işi bitirdiğiniz için, benim oyunu çözmeye çalışırken yaptığım gibi labirentten, bir ileri bir geri, on kere geçmediniz. Labirentten geçiş için yukarıdaki yolun tam tersini izlemeniz gerekiyor ama ben zor bulanlar için dönüş yolunu tekrar yazacağım: U-U-U-U-U-L-L-D-D-D-D-L-L-
Polise nereden gidiliyor demenize gerek yok, çünkü kilise kapısından çıkar çıkmaz Igor kendi kendine polise yöneliyor. Çalınan heykelciği geri verince yüklü miktarda bir para ödülü alıyorsunuz. İşte gezi paramız çıktı, biyoloji ödevimiz de hazır. Ne duruyoruz? Gidip bunları fakültenin odacısına -Janitor- (neden ona?) teslim edersek geziye gidebiliriz “GİVE BİOLOGY HOMEWORK TO TOBİAS / GİVE REWARD TO TOBİAS”. Tamam, her şey hazır derken Tobias bir şeye daha ihtiyaç olduğunu söylüyor. Evet, bir öğrencinin başına gelebilecek en kötü şey. Bir sınav... Burada bir kahve molası verip, arkanıza yaslanın ve olanları seyredin. Igor sınava giriyor, kopya çekerken yakalanıyor ve sınıftan atılıyor. Ertesi gün sınav sonuçları açıklandığında da kaldığını öğreniyor. Sanırım, her şeye baştan başlayacağız. Dışarı çıkınca kapının kenarında bir kafes görüyoruz. İşte Uikokaküikoka'ya uçak biletimiz (Buranın adını da bir türlü şavıllayamıyorum) “USE MONKEY COSTUME WİTH CAGE”. Uçak adaya doğru giderken paraşütü alıp aşağı atlamamız gerekiyor, çünkü kaçak bindiğimiz için uçak indiğinde bizi görmemeleri lazım “TAKE PARACHUTE / USE LATCH”. Ancak atlamadan önce üzerimizdeki tüm eşyaları bırakıyoruz, o ağırlıkla yere çakılmamak için. Aferin, bunu akıl edebilmişler, her ne kadar onca eşyayı nasıl taşıdığımızı açıklayamasalar da... Artık yapacağımız tek bir şey kaldı; paraşütü kullanmak. Bundan sonra bitiş demosunu seyredebilirsiniz. Klasik Türk-Amerikan (pardon Alman) ortak yapımı... Igor adaya iner, kötü adam Philip Laura'yı rahatsız etmektedir, tam o sırada İgor gelir ve Philip ile kavga edecekken inanılmaz bir şey olur, kız ile oğlan birbirlerine kavuşurlar ve mutlu son. Philip'e ne mi olur? Onu da seyredip göreceksiniz artık. Bu ayki yazısında MEG giriş bolluğundan üç değişik giriş yapmış. Görmemişin girişi olmuş, tutmuş kopartmış. Koparttın beni MEG. Ben o kadar savurgan değilim, tek kapanışla yetineceğim. Böylece bir adventure oyunun daha sonuna geldik. Bir sonraki aya başka bir oyunda buluşmak üzere hoşça kalın sayın oyuncular gibi bir kapanış yapacaktım ama böyle klasik bir çıkış yerine şöyle bir sonu daha uygun buldum. Bir dahaki yazıma dek şu sorunun cevabını bulmanızı istiyorum: * Şen Kasap'ta deve hörgücünden yapılan kıymanın litresi 3 metredir. Has Manav'da ise bu fiyatın 400 Lira eksiğine ve 100 hektar fazlasına yılan bacağı satılmaktadır. Vatandaş kasaptan 3 kilo düğme almak isterse, manav malına ne kadar kar koymalı ki deve kuyruğundan zarar etmesin? E Ahmet Ergen imza: