WACKY RACES

Oyun Değerlendirmesi: COMMODORE 64 DİSK

Grafik: 8 Konu: 8 Zorluk: 8 Efektler/Müzik: 8 Genel: 8 Çizgi-film kahramanlarının yer aldığı oyunları sever misiniz? Yoksa bunları çok mu çocukça bulursunuz? Her insanın bir çocuk tarafı olduğuna inanır mısınız? Sizlere bayağı gırgır bir platform oyunu açıklamak üzere olduğumu söylesem ilgilenir misiniz? (Çok mu soru soruyorum?) İşte bir süre önce AMIGA'da oynamaktan büyük zevk aldığım Wacky Races sonunda 64'te de beni eğlendirdi ve bu güzel konversiyonu sizlere açıklamam gerektiğine inandırdı. Kahramanlarımız, birçoğunuzun tanıdığına emin olduğum, Türkçe isimleriyle “Hain Baron ve Köpeği”. Bu iki alçak yaratık kendi çıkarları için diğerlerini mahvetmekten geri kalmayan ikili ve bu oyunda onları yöneterek kirli planlarına ulaşmalarını sağlıyoruz. Birçok güçlü rakibin katıldığı bir araba yarışına katılan bu ikiliyi yarışma sonucunda birinci getirmeye çalışıyoruz. Tabii ki diğerlerine haince pusular kurarak! Oyunun 64 versiyonunu daha önceden 64'e birçok oyun kazandıran Hi-Tec Software hazırlamış. Oyunun tüm atmosferi, müziği, grafikleri bir uyum içinde ve hepsi sizleri eğlendirecek şirinlikte. Tüm oyun iki çeşit bölümde geçiyor. Bunlardan ilki, normal yarış safhası. Burada biz kahramanlarımızın içinde yer aldığı arabayı kumanda ediyoruz. Yolumuzun üzerinde bizi birçok tehlike bekliyor. Bunlar arasında yarım yollar, birçok yaratıklar ve tabii ki rakiplerimiz var. Yolda ilerlerken aniden yolun bittiğine, az ileriden tekrar başladığına şahit oluyoruz. Bu gibi durumlarda Joystick'i yukarı iterek zıplamamız gerekiyor. İleriki bölümlerde artık doğru dürüst yol kalmıyor, devamlı zıplayarak gidiyoruz. İlerlerken önümüze birçok yaratık çıkıyor. Tavşanlar, kaplumbağalar, solucanlar ve daha sayamayacağım birçok yaratık. Tüm bunlar sizleri yolunuzdan alıkoyuyor ve onlara çarpacak olursanız enerjinizden kaybediyorsunuz. Enerjiniz tamamen bitince de bir hak kaybediyorsunuz doğal olarak. Eğer oyun sırasında ateş tuşuna basacak olursanız, arabanızın önünden bir kolun dışarı çıktığını göreceksiniz. İşte bu kol, önünüze çıkan engelleri alt etmek için size yardımcı olacak şey. Mesela, arabayı sürerken karşınıza bir tavşan çıktı diyelim. O anda ateş tuşuna basınca, kolunuz tavşana vuracak ve onu yok edecektir. Bu yolu kullanarak önümüzdeki tüm engelleri temizlemeli ve elimizden geldiği kadar çabuk ilerleyip yarışı bitirmeliyiz. Her bölümün başında, o bölümde ilk kaça girmemiz gerektiği söyleniyor. Mesela bölüme 6. olarak başlıyorsak, "bu bölümü ilk 3'te bitirmeniz gerekiyor” diye bir mesaj alıyoruz. Yarışlarda fazla oyalanmadan ilerlersek, önümüzdeki yarışmacılara yetişiyoruz ve yine kolumuzu kullanarak onlara hasar veriyoruz ve onları yarış dışı bırakıyoruz. Bu yolla devamlı ilerleyerek bizden isteneni yapıyoruz ve o bölüm içinde ilk kaça girmemiz gerekiyorsa onu yapıyoruz. Bu bölüm hakkında söyleyeceğim son şey ise şu... Yolda göreceğiniz kalpleri toplarsanız hak alırsınız. Zaten pek nadir çıkıyorlar.

Uzuncana bir yarıştan sonra finish çizgisine geldiğinizde daha da kötü planlar geliyor aklımıza ve bunları uygulamak için hemen işe koyuluyoruz. Bu “tuzak” bölümlerinin başında, rakiplerinize hazırlayacağınız tuzak gösteriliyor. Daha sonra, bir yamacın başında, Hain Baron'un kumandasını ele alıyoruz. Yapacağımız tuzağı hazırlamak için gerekli olan malzemeleri toplayıp bunları köpeğimize getirmemiz gerekiyor. Ekranın sol üst tarafında sarı renkte bir ok göreceksiniz. Bu ok, almanız gereken parçaların nerede olduğunu belirtiyor ve bu okun gösterdiği yöne giderek ilk parçamızı alıyoruz. Yanımızda birden fazla parça taşıyamayacağımız için, bunu hemen köpeğimize götürmemiz gerekiyor. Köpeğin yanına geldiğinizde ateş tuşuna basın ve aleti ona verin. Bundan sonra ikinci parçayı arayıp bulabilirsiniz. Bu yolu kullanarak tüm parçaları topladığınızda tuzağımız hazırlanmış oluyor ve tuzağınıza doğru yaklaşan bir rakip otomobilin başına gelenler ardı ardına çıkan güzel resimlerle anlatılıyor. Bize burada sinsi sinsi gülmek düşüyor tabii. Bu noktadan sonra disk drive'ımız yüklemeye başlıyor ve bu sefer daha değişik bir ortamda, şimdiye kadar açıkladığım “yarış” ve “tuzak” bölümleri tekrarlanıyor. Taa ki oyun bitinceye ve siz sonunda birinci olana kadar. Oyun sonunda hoş bir müzik ve güzel bir grafik var. Oyun ekranımızın düzenine bakarak yavaş yavaş bu yazıyı bitirelim. Oyunun tamamı ekranın üst tarafında geçerken, alt tarafı bize ait bilgilere ayrılmış. Bunların arasında, en sol tarafta kaç hakkımız bulunduğu, onun üzerinde kalan enerjimiz, yanında o an yarışmadaki durumumuz ve puanımız bulunuyor. Panelin ortasındaki uzun mavi şeritte ise bazen uyarıcı mesajlar çıkıyor. Gözünüzün biri burada olursa fena olmaz yani.. Wacky Races, kafanızı yormayan,

DICK

NA manyak gibi bir joystick kabiliyeti istemeyen, güzel grafikler ve bayağı güzel efektlerle dolu bir oyun. Şöyle arkanıza yaslanıp çayınızı yudumlarken arada sizi gülümsetecek bir oyun oynamak istiyorsanız, gelin bu oyunu alın. Bir platform oyununun en önemli özelliği olan kontrol ve oynanabilirlik, Wacky Races'de maksimum derecede mükemmel. Giana Sisters de belki bir çocuk oyunu, ama kesinlikle benim (ve eminim birçoğunuzun) 64'te oynadığı en güzel oyundur. Aynı şey bu oyun için de geçerli. Beni dinleyin ve ismini bilmediğiniz kalitesiz bir oyun alacağınıza Wacky Races'i yükleyip keyfinize bakın!

| Kış |

||

VA fı #

ALI

Can Yalçın'ın Değerlendirmesi: COMMODORE 64 DİSK

Grafik: 8 Konu: 9 Zorluk: 8 Efektler/Müzik: 9

Genel: 9 Herkes hazır mı? Bu ayın en çıldırtıcı, en eğlendirici, en hareketli oyununu açıklamaya başlıyorum. Aslında neresinden başlayacağımı da bilemiyorum, çünkü bu oyunda o kadar çok şey yapıyorsunuz ki, o kadar çok seçenek var ki, mutlaka sizlere bu oyunu açıklarken bir şeyler atlayacağım, ama belli olmaz. Bu yazıya başlamadan evvel yaklaşık 5 saat boyunca arkadaşlarımla bu oyunu oynadım ve artık her baktığım yerde böcekler, robotlar, bombalar falan görmeye başladım. Daha fazla tozutmadan hepinize oyun hakkındaki deneyim, gözlem ve araştırmalarımı sunsam iyi olur. (Vay be, öğretmenlerimden biri bu cümleyi okusa mest olurdu!) Her şeyden önce, Bugbomber'ın en büyük özelliği bu oyunu aynı anda 4 kişinin, evet 4 kişinin AYNI ANDA oynayabilmesi. Daha da ilginci, bu 4 kişinin ister birbirlerine karşı ister bilgisayara karşı oynayabilmeleri. (Böylece bilgisayarı da sayarak 5 kişi olabiliyor) Zaten oyunun tüm komedisi, tantanası da burada. Tüm oyuncular ekranda dolaşıyor, birbirlerine sataşıyor, tuzak kuruyor, vuruyor, öldürüyor, bomba atıyor, herkes kafasına göre takılıyor. Sizler nasıl olacaksınız bilmiyorum, ama biz bu oyunu oynarken kahkaha atmaktan, birbirimiz hakkında haince planlar yapmaktan yorulduk. Artık oyunu iyice merak etmeye başladığınızı tahmin ediyorum ve en başından başlayarak sizlere açıklıyorum. Oyunu yüklediğimizde, karşımıza çıkan ilk şey, gayet hoş çizilmiş bir FLI resim. Artık FLI resimlerin birçok oyunda kullanılıyor olması gerçekten sevindirici, umarım ileride sadece açılış resimleri değil, oyunların da bir kısmı FLI ile hazırlanır. Resmi geçtikten sonra bir menü ekranı ile karşı karşıya geliyoruz. Burada birçok tuşu kullanmamız gerekecek. Her şeyden önce, F1 tuşuna basarak, oyunun bilgisayara karşı mı, yoksa oyuncular arası mı oynanacağına karar veriyoruz. Eğer bilgisayara karşı oynarsak, tüm oyuncular (veya tek bir oyuncu, bu oyunu kaç kişi oynadığınıza bağlı) bilgisayarı yok etmeye çalışıyorlar. F7 tuşuna basarak bilgisayara karşı kaç oyuncunun oynayacağını ayarlayabiliriz. F2 tuşuna basarsak, oyuncular arası bir savaşa meydan veririz. Her F2 tuşuna bastığımızda, oyuncu sayısı artacak ve maksimum sayı olan 4'e ulaşacak. Bu işlemi yaptığınızda, her oyuncunun neyle yönetileceği soruluyor. Bunları yine belirtilen F tuşlarıyla ayarlayabiliyoruz. Önümüzdeki seçenekler, joystick 1, joystick 2, klavyenin sağ tarafı ve klavyenin sol tarafı, F8 tuşu ile düşmanların az veya çok saldıracağını, space tuşu ile de düşmanın zeka seviyesini ayarlayabiliriz. Her şeyi doğru olarak ayarladığınıza emin olursanız, birinci oyuncunun ateş tuşuna basmasıyla arenamıza giriyoruz. Oyun ekranı hareket etmeyen, sabit, labirente benzer bir alanı andırıyor. Her

oyuncu bu alanın bir köşesinde meydana çıkıyor. Başlangıçta her oyuncunun 100 birim enerjisi var. Oyun başladıktan birkaç saniye sonra çıkmaya başlayan EN ve IQ yazılarını toplamaya başlayın. EN, Enerji anlamına geliyor ve sizin baştaki enerji seviyenizi arttırmanıza yarıyor. Bu enerji, oyun boyunca sizi ilk sırada ilgilendirecek konu. Eğer bir düşmana değecek olursanız, enerjiniz hızla azalıyor, taa ki düşmandan kaçana kadar. Eğer enerjiniz sıfır olursa bir hak kaybediyorsunuz. Düşmanlarınıza karşı kullanabileceğiniz silahları her meydana getirişte, enerjiniz birkaç birim azalıyor. Mesela bir tank yapmak 20 enerji birimine mal olurken, bir bomba patlatmak 1 enerji birimi gerektiriyor. Bu yüzden aklınıza her geldiği an sınırsız silah yapamıyor ve kullanamıyorsunuz. Aslında çevrede gayet yeterli derece enerji çıkıyor ve onları topladığınız an sınırsız silah yapımına ulaşıyorsunuz. Oyunu 4 kişi oynadığınızda ise bu olay değişiyor, belirli sayıdaki enerji birimlerini 4 oyuncu paylaşmak zorunda kalıyor ve bu da biraz sınırlıyor sizleri. Toplayabileceğiniz ikinci maddeler ise IQ'lar. IQ, zeka seviyesi anlamına gelmekte ve yaptığınız silahların zekasını belirtmektedir. Mesela bir tank yaptığınızda, tank kendi kendine hareket etmeye başlayacak ve önüne bir düşman çıktığında ona ateş edecektir. İşte silahlarınızın zeka olayı burada önem kazanıyor. Eğer hiç toplamadıysanız, tankınız düşmanın yanından geçmesine rağmen hiç ona ateş etmiyor, aptal aptal ortalıkta dolaşıyor veya hiç düşman yokken boşuna ateş etmeye başlıyor. Siz topladıkça, enerjinizin yer aldığı bölümün üstündeki surat yavaş yavaş gülmeye başlıyor. Başka bir anlamda, bu surat silahlarınızın zeka seviyesini belli ediyor. Eveet, kısa bir giriş yaptıktan sonra silahlarımıza ve onları nasıl yarattığımıza bir göz atalım. Bunun için joystick kontrolünü öğrenmemiz gerekiyor. Kolu sağa, sola, yukarı veya aşağı çekince adamımızı yürütüyoruz. Ateş tuşuna basarsanız, bulunduğunuz yere bir blok koyarsınız. Bu bloklar yürüyerek geçilmiyor, ancak bomba ile yıkıyoruz. Ateş tuşuna basılı tutup joystick'i yukarı itersek, bulunduğumuz kareye bir bomba koyuyoruz. Bombalar, sağındaki, solundaki, yukarı ve aşağısındaki yaratıkları, maddeleri ve blokları yok ediyor veya büyük zarar veriyor. Bombayı bıraktığınız an fitili yanmaya başlıyor ve bir süre sonra patlıyor. Bombayı bıraktıktan sonra yanından uzaklaşın, yoksa bombanın patlaması sizin de enerji kaybetmenize neden olabilir. Ayrıca bombayı enerji veya IQ yanına koyarsanız onları da yok edersiniz, bu yüzden dikkatli olun. Ateş tuşuna basıp sola çekerseniz, bulunduğunuz kareye bir mayın bırakırsınız. Mayınlar uzun süre o karede kalıp birinin kendisine çarpmasını beklerler, ancak belli bir zaman sonra artık patlarlar. Ateş tuşuna basıp bu sefer sağa çekersek, en çok işimize yarayacak olan silahımızı seçmiş oluruz. Bu bir anlamda güdümlü bir silah. Mesela, sağ tarafımızda bir düşman var diyelim. Bu sırada biz ateşe basıp sağa çekersek, bir silah çıkacak ve yanımızdaki düşmanı fark edip onun üzerine gidecek ve vuracak. Bu silah düşmanları takip etmiyor. Köşelerden dönemiyor. Eğer sağ, sol, yukarı veya aşağımızda bir düşman varsa son hız ona doğru fırlıyor. Bu silahı bir karede çıkarıp biz adamımızı başka yere götürebiliriz. Silah, yaklaşık 3-4 saniye boyunca o karede duracak ve dört yönden herhangi birinden düşman geçtiğini görürse ona doğru fırlayacak ve çok büyük ihtimalle isabet edecek. Eğer 3-4 saniye içinde çevresinde düşman belirmezse, yok olacak. Bu silah, blokların (sadece ateşe bastığımızda ortaya çıkan blokların) ötesini göremez. Yani önünde hiçbir engel olmamalı, böylece düşmanı fark ediyor. Ve geldik ateşe bastığımızda çekebileceğimiz son yöne.. Evet, aynı anda aşağı çekersek, oyunda bizlere bayağı yardımcı olacak araçlar yaratıyoruz. Ateşe basılı tutup bir kez aşağı çekince bir araç, ateşi hiç bırakmadan bir kez daha aşağı çekersek başka bir araç, bir kez daha çekersek daha başka bir araç vs. vs.. sonuçta toplam 5-6 çeşit araç yaratabiliyoruz. Bu araçlar birçok işe yarıyorlar. Mesela, bir tür araç düşmanların koyduğu mayınları temizlerken, diğer tür araç çevredeki blokları temizliyor. En çok işimize yarayanı ise tanklar. Tanklar, en son aşağı çekişimizde çıkıyorlar ve oyun sahasında gezinip düşmanları vuruyorlar. Bu araçlar hemen ortaya çıkmıyor. Mesela bir tank yaratmak istediğimizde, önce bir yumurta çıkıyor. Belirli bir zaman sonra, bu yumurta kıpırdamaya başlıyor, çatlıyor ve sonunda içinden tankımız çıkıyor. Seçtiğimiz her aracın yumurta boyutları farkı ve hepsinin yumurtadan çıkma süresi farklı. Bu arada, yumurtadan çıkan sadece bizim araçlarımız değil. Tüm düşman kuvvetleri de aynı tür yumurtalardan çıkıyor. Eğer bölümü hemen geçmek istiyorsanız, düşmanlarınız yumurta halindeyken yanlarına bomba koyup onları öldürün. Yumurtadan çıktıklarında çok daha zor oluyor onları öldürmek. Bir bölümdeki tüm düşmanları öldürünce bir sonraki bölüme geçiyoruz. Oyunumuzda toplam olarak 50 bölüm var ve hepsi ayrı bir heyecanla dolu! Düşmanlardan hangisinin kuvvetli, hangisinin zayıf olduğunu onların hareket hızına bakarak anlayabilirsiniz. Eğer bir düşman ortalıkta fıldır fıldır koşuyorsa o güçlüdür ve onu öldürmek için birçok kez ateş etmeniz gerekecektir. Yok, eğer yavaş yavaş ilerliyorsa, tek bir atış onu mahvetmeye yeter. Güçlü düşmanlara her isabetli ateş, onların biraz daha yavaş hareket etmesine sebep olacaktır. Güçleri iyice gittiğinde son derece yavaş hareket etmeye başlayacaklar ve de siz final isabetli ateşinizle onları robotlar cennetine yollayacaksınız. Bu olay oyuncular için de geçerli. Eğer bol bol enerjiniz varsa, çok iyi, hızlı hareket edebilirsiniz, ancak enerjiniz çok az kalmışsa, en yakın enerjiye ulaşana kadar dakikalar geçebilir, çünkü o eski hızınız artık sizde olmayacak. Oyunun bölümlerini yavaş yavaş geçmeye başladığınızda, birçok değişik düşmanla karşılaşacaksınız. Bunların bir kısmı sizin kurduğunuz mayınları yok ederken, bir kısmı her geçtiği yere blok yapacak, diğerleri ise mayın döşeyecektir. Hatta blok yapan düşman sonunda dört bir tarafını blokla doldurduğu için ortada sıkışacak ve ona ulaşmak için bir sürü bomba patlatmak zorunda kalacaksınız. En çok korkmanız gereken şey, düşman tankları. Bunlara karşı kendi tanklarınızı üretmeye çalışın ve sonra zevkle kapışmalarını izleyin! Oyunu “O” tuşu ile pause edebilir, “S” tuşu ile içinde bulunduğunuz bölümü baştan oynayabilirsiniz. Klavyenin sağ tarafından oynayan oyuncunun adamını dört yöne götürmek için kullanırken de sağ shift tuşunu kullanmanız gerekiyor. Eveet, işte bir “son paragraf”a daha geldik. Bakın, sakın bu oyunu kaçırmayın, özellikle en az 2 kişi oynandığında son derece zevkli olduğunu göreceksiniz. Üzülmeyin, tek kişi mi oynuyorsunuz? Oynayın bakalım. Oyun çok mu basit geldi? Düşmanın zeka düzeyini arttırın. Yine mi basit? Düşmanlarınızın sayısını arttırın. Oyun o kadar esnek ki, her türlü olayı açılış ekranından ayarlayabiliyorsunuz. Yükleme işi bittiği andan itibaren, kahkaha ve heyecan sizleri bekliyor. Özellikle 3-4 oyuncu birbirine karşı oynadığı zaman diğer oyunculara pislik yapmak korkunç derecede zevkli oluyor. 2-3 oyuncunun diğer oyuncuyu kıstırıp ateş yağmuruna tutmaları veya her yanını bombalarla çevirmesi hepinizi sinsi sinsi güldürüyor. Genelde bilgisayar kullanıcıları birkaç arkadaşıyla oynayacağı zaman spor oyunları satın alırlar. Çünkü bu oyunlar çok kişi tarafından oynanır ve rekabet vardır. Artık orası size kalmış, Bugbomber'da ister arkadaş olun, ister rakip olun. Herkese her durumda zevk veriyor bu oyun. SAKIN kaçırmayın. Son olarak bir şey daha... Oyun aslında bir disk oyunu. Ancak, oyunu bir kez yüklediğinizde oyun sonuna kadar bir daha hiç yükleme yapmıyor. Ancak 50 bölümü bitirirseniz, bir FLI resim yükleniyor, o kadar. Bu yüzden, teyp kullanıcılarının da bu oyunu almalarında hiçbir sakınca yok. 50 bölüm oynayın, bir resim görmeyin, ne fark eder? Eğer bilgisayarcınıza bu oyunun ilk dosyasını kasede çekmesini rica ederseniz, siz teyp kullanıcıları da bu zevkli oyunu oynayabilirsiniz. Bu dergiyi tamamen okuyup bitirdiğinizde aklınıza gelecek ilk şey, bilgisayarcınıza koşup bu oyunu çekmesi için onu büyük bir zevkle oynadığı AMIGA-Kick Off'un başından kaldırmak olsun. (Kick Off.. Bah!) Haydi artık, uzun oldu, bu yazıyı bitirip ben Bugbomber oynayacağım. İyi eğlenceler!

Oyun Değerlendirmesi: COMMODORE 64 DİSK

Grafik: 9 Konu: 8 Zorluk: 8 Efektler/Müzik: 9 Genel: 8 Her ay mutlaka bir zeka oyunu açıklıyoruz. Bunun nedeni son zamanlarda gayet güzel yapılmış zeka oyunlarının gelmesi. Bu tür bir oyunun mükemmel grafiklere, harika ses efektlerine ihtiyacı yoktur ve bu özellikler de tam 64 programcılarının aradığı şeyler. Önemli olan yeterli derecede özenilmiş bir grafikle oyuncuyu düşünmeye sevk etmektir ve bu da 64 ile gayet güzel başarılmaktadır. Bir kavga-dövüş oyunu veya bir shoot'em up böyle değildir, mutlaka ve mutlaka, eğer tutulması isteniyorsa, çok güzel ses efektleri ve grafikleri olması gerekir. İşte bu sebepten dolayı, artık 64 programcıları zeka oyunlarını tercih ediyorlar. Bu yüzden her geçen gün daha fazla ve güzel zeka oyunları yapılmakta ve yine bu yüzden biz de bu dergide her ay zeka oyunları açıklamaktayız. Bu ayki konuğumuz ise Neuronics adını taşıyor. Elimize AMIGA versiyonu ile beraber geçti. (Bu arada, sevgili AMIGA'cılar.. Bizim açılış FLI resmimiz sizinkinden daha güzel! Hani 4096 renginiz nerede?) Oyunu yüklediğimizde bir menü ile karşı karşıya geliyoruz. Burada, oyuna başlama,

oyuna başlama, yüksek skorları görme ve herhangi bir bölümden başlama seçenekleri var. Alt tarafta ise oyunda müzik mi yoksa ses efekti mi kullanmak istediğiniz soruluyor. Bunun altında ise oyunun zorluk derecesini giriyorsunuz. Bundan sonra oyuna başlayabiliriz. Ancak burada, ekranın yan tarafındaki grafiklerin güzelliğini belirtmeden geçemeyeceğim. Oyuna başladığımızda ortadaki boş alanda üzerinde çeşitli şekiller olan birçok taş göreceğiz. Üzeri şekilli taş deyince hemen anladığınızı tahmin ediyorum. Evet, yine bir eşleştirme oyunu. Üzeri aynı şekilli taşları bulup bunları yok etmeye çalışacağız. Ancak bunu yaparken çok değişik bir yol izleyeceğiz.. Zaten Neuronics'i de tüm benzerlerinden ayıran özelliği (ve güzelliği) de bu yol. Bu sefer aynı şekildeki taşları yan yana getireceğiz. Ancak bunu yapınca iki şekil aynı anda yok oluyor. Bu “yanyana getirme” işlemi de çok ilginç. Oyun boyunca “-” işaretine benzer bir pointer'ı yönetiyoruz. Bu pointer, iki taşın arasına gelince, o iki taş arasında bir geçit oluyor. Bu sırada ateş tuşuna basarak bu iki taş ekrandaki yerlerini değiştiriyorlar. Bu yolla, taşları birer birer yer değiştirerek aynı işaretli taşları yan yana getirip ekrandan yok olmalarını sağlayacağız. Bir bölümdeki tüm taşları yok edince bir sonraki bölüme geçiyoruz. Her bölüm sonunda bize bir sonraki bölümün şifresi veriliyor ve başka bir zaman devam etmek istediğimizde kaldığımız yerden başlamamız sağlanıyor. Oyun bu kadar olsaydı gayet tek düze olurdu ve 3-5 bölümden sonra sıkılmaya başlardık. Bunu anlayan oyun programcıları buna da bir çare bulmuşlar. Her şeyden önce, bölümler arasında ilerledikçe ekranda daha fazla eşleştirmemiz gereken taş olduğunu söylememe sanırım gerek yok. Bunun yanında oyunda ilerledikçe birçok extra taşlar çıkıyor. Mesela, oyun alanındaki mıknatıslar sizin eşleştirme alanınızı kısıtlıyor. Bu mıknatısın yanında bulunan iki taşın arasında köprü kuramıyor ve onların yerini değiştiremiyorsunuz. Yine ilerideki bölümlerde, her taştan ekranda ikişer tane olmasına rağmen, bazı taşların eşleyecek ortağı olmadığını görüyorsunuz. Bu gibi durumlarda eşi olmayan tek taşı ekranda gri renkte olan taşın yanına getiriyor ve onunla eşliyorsunuz. Oyunda zaten her taş ya kırmızı ya da mavi renkte. Eğer bunun dışında, gri renkte taşlar görürseniz, anlayın ki bu taşların oyunda özel görevleri var. O oyun ekranında bir terslik görür ve fark ederseniz, çözümlerinin gri taşlarda yattığını hemen anlayın. Oynarken bir hata yaparsanız ve yanlış taşları eşleyip çözüme ulaşamazsanız space tuşuna basın. Burada küçük bir menüye geleceksiniz. Aslında burası, oyunu pause ettiğinizde geldiğiniz yer. Buradaki seçeneklerle oyuna geri dönebilir, o bölüme baştan başlayabilir veya oynamayı bırakıp ana menüye dönebilirsiniz. Böylece oyunu pause etme olasılığı doğuyor. Bunun yanında yanlış yaparsanız o bölüme baştan başlayabiliyor veya oyuna en baştan

İT VİEW

Ml b

Bi > Eğ İT START NEW GAME

4 HA y tan girebiliyorsunuz. Oyunun her tarafına geçiş sağlanmış ve bu da oyunun esnekliğini çok arttırmış. Neuronics'te bizleri tehdit eden bir başka unsur ise zaman kavramı. Her bölümü belirli bir zaman içinde bitirmeniz gerekiyor. Ekranın üst tarafında göreceğiniz TRY sözcüğü ise “deneme” anlamına gelip, oyundaki haklarınızı belirtir. Eğer bir bölümde kalır ve başarısız olursanız, bir deneme daha yaparsınız. Sonuçta tüm deneme haklarınızı kullandığınızda oyun sona erer, ancak siz bulunduğunuz bölümün şifresini almış olduğunuzdan bu işe pek üzülmezsiniz. Evet, gayet basit konusu var Neuronics'in. Ancak bu basit konusu sizi nasıl çileden çıkartıyor, bunu bir bilseniz.. Son zamanlarda gelen en iyi zeka oyunlarından biri kesinlikle bu oyun ve eğer siz de benim gibi zeka oyunlarını seviyorsanız, bu oyunu mutlaka denemelisiniz. Grafik ve müzik bütünlüğü içinde Neuronics sizlere zaman kavramını unutturacak ve başka boyutlara götürecek. Zeka oyunu sevenlere fazla laf söylemeye, bu oyunu daha fazla övmeye gerek yok. Onların beni anladığına eminim. Bu oyunun kaçırılmayacak olduğunu anladıklarına da eminim. Onlar ne yapacaklarını bilirler.. Bu oyunu alırlar!!