Püf Noktaları-l:
Bu aydan itibaren bu köşede, kimi zaman sadece yeni kullanıcılara yarayacak, kimi zaman beş-altı yıllık kullanıcıların bile bilmediği bazı püf noktalarına değineceğiz. Bu püf noktaları, bazan tek bir ibaret olurken, gerektiğinde kısa bir rutin bile olabilecek. Bu yüzden, köşenin belli bir konusu yok. Aklımıza ne eserse, ilginç ne konu bulursak o konuya değineceğiz. o | yayınlanmış PEEK ve POKE'lardan seçtiklerimizi yayınlamayı uygun bulduk. Sözü fazla uzatmadan sizi PEEK ve baş başa bırakıyorum. * Eğer SHIFT 4 C gibi çizgileri 38 karakter boyunca kullanacaksanız, bu kombinasyona 38 kere basmak sıkıcı gelebilir. Oysa POKE 650,255 yazarsanız, bütün tuşlar boşluk tuşu gibi kendini tekrar eder. PO-KE 650,0 ile normale dönersiniz. POKE 650,54 ile tüm tuşların tekrarı ortadan kalkar. * POKE 649,0 ile basılan tuşların dikkate alınmamasını sağlarsınız. Gene bu adresi kullanarak input buffer (bilgisayar meşgulken bastığınız tuşların belli bır sayısını aklında tutan bölge) boyutunu ayarlayabilirsiniz. Ama siz siz olun çok büyütmeyin bu değeri, çünkü sistem değişikliklerinin bulunduğu bölgeyi bozabiliyor. * Bir BASIC programı yazdınız ve yanlışlıkla NEW verdiniz, ya da SYS 64738 komutuyla bilgisayarı tamamen açılış durumuna döndürdünüz. Sonra bir de baktınız ki programı hiçbir yere kaydetmemişsiniz! Sakın panik yaratmayın, satır numaralı hiçbir komut girmeyin ve şu komutları teker teker girin (Dikkat! satır numarası yok!): POKE46,PEEK(56)-1:POKE 45, » 41247: CLR RETURN ilk bölümümüzde, derginin ilk zamanlarında da
POKE PEEK(44)*256 4 PEEK(43) 4 1,PEEK(44)
RETURN
63999 RETURN
FOR 1- PEEK(44)*256 4 PEEK (43) TO PEEK(46)
*256 4 PEEK (47):1F PEEK(I) OR PEEK(1 4 1) OR
PEEK(İ 4 2) THEN NEXT RETURN
POKE 45,(14 3)AND255:POKE 46,(1 4 3)/256:
CLR RETURN
* Eğer yukarıdaki satırlardan herhangi bir iki satırı
geçiyorsa şunları deneyin (bu işlemler aslında üm prog-
ramlar için geçerlidir):
1. satırlarda bulunan tüm boşlukları (ekrana yazı-
lanları değil tabii ki) kaldırın.
2. Komutların yerine kısaltmalarını kullanın. Bu kı-
saltmalar genelde komutan ilk harfi ve ikinci harfin
SHIFT'lisidir. Yani POKE yerine ilk olarak P, hemen
yanına SHIFT 4 O, PEEK yerine P, hemen yanına
SHIFT 4 E yazabilirsiniz.
* Aşağıdaki satırla programınızı ve değişkenleri kay-
betmeden RESET yapabilirsiniz:
POKE 648,4:SYS64789:SYS 58481:SYS 58784
* Programınızı LİST etmek isteyenleri şöyle ceza-
landırabilirsiniz:
POKE 774,226:POKE 775,252
Artık LIST dediğinizde bilgisayar açılış durumuna
dönecektir.
* POKE 818,226:POKE 819,252 komutları ile SA-
VE işlemini de aynı şekilde engellersiniz.
* POKE 53265,80 ile yazı ve kursor'un renginin
farklı olmasını sağlayabilirsiniz.
* POKE 646,SAYI ile yazılan rengi değiştirebilirsi-
niz.
* Ekranın belli bir satır ve kolonuna yazı yazmak
isterseniz şu komutları PRINT”'ten hemen önce ver-
melisiniz (program içinde de kullanılabilir bunlar):
POKE 214,SATIR:POKE 211, KOLON:SYS5S8640
SİNAN VURAL eçen ay başladığımız grupları tanıtma işinde bu ay sıraya Triad adlı grup girdi. Ancak daha önce belirtmem gereken bir nokta var. Geçen ay anlattığım demo sistemlerini yazının sonunda özetlemeyi unutmuşum, burada özür diliyorum. Bu sistemlerin kısa birer açıklamasını bu yazının sonunda bulabilirsiniz. Gelelim bu ayki grubumuz olan TRIAD'ın tanıtılmasına. Triad'ın demolarında teknik çok fazla yer “almaz, ancak Crest'te olduğu gibi -belki daha da fazla oranda- tasarım önemli bir yer tutar. Klasik demo triklerini çok fazla kullanmayan Triad üyeleri bunun yerine basit ama yeterli görsel efektler kullanırlar. Yani, ekrana bakarken çok fazla uğraşmazsınız nasıl bir sistem kullanıldığını anlamak için, ama görüntü hoşunuza gider. Triad'ın hemen her demosunda kullandığı bir sistem vardır. Diğer grupların da zaman zaman kullandığı örneklenmiş sesleri Triad birçok demosunda kullanmıştır. Özellikle Heavy Metal türü müzikler örneklenmiş seslerle çok iyi sonuç verir ve Triad da zaten bu tür müziği seven insanlardan oluşmuştur. Yani tüm digi ses kullanan demo bölümlerinde ünlü bir Heavy Metal grubunun şarkılarını dinleyebilirsiniz. Triad'ın demolarını şöyle bir listeleyip bölümleri anlatmaya başlayalım artık: - Pravda - Utopia - Lickpipe - Wisdom - Four Years - Red October
Pravda: Bu demo anlattığım gibi digi müzikle başlıyor. Ekranda havaya uygun bir çizimle birlikte iyi kaliteyle örneklenmiş bir parça çalmaya başlıyor ve ekrandan bir scroll mesajı geçiyor. Demonun ikinci bölümündeyse o zamanlar henüz yeni yeni kullanılmaya başlanan Fli graph tekniği
- kullanılmış ve bu teknikle hazırlanmış bir logoya swing hareketi verilmiş. Ekranın üst kısmında ise yukarı doğru kayan ve gittikçe küçülen bir scroll var. Bu tür, uzağa doğru gidiyormuş gibi görünen scroll sistemine ilk defa orada kullanıldığı için Star Wars scroll deniyor. Üçüncü bölümde ise üç farklı grafik üzerinde uygulanan değişik bir efekt var. Joystick ile kuman- 22 da ettiğiniz bir büyüteci grafik üzerinde dolaştırıyorsunuz ve altındaki grafiği büyütülmüş halde görüyorsunuz. Kullanılan grafikler ise üç renkli ve oyunlardan alınmış. Üst ve alt border'lar da açılmış ve üstte sprite'lar çeşitli görsel efektler sergilerken alt border üzerinde raster-bar'lar ve bunların üzerinde bir DYSP scroll var. Dördüncü bölümde ise ilk görülen ekranın ortasını border'dan border'a kaplayan bir logo. Ancak bir süre sonra bunun üzerinde DYSP scroll başlayınca kafayı yememek elde değil. Triad üyelerinin iddia ettiklerine göre bu sistemle bir raster satırı üzerinde yanyana 14 sprite gösterilebiliyor. Triad'ın ESCOS olarak adlandırdığı (ama benim neyi ifade ettiğini anlamadığım) bu sistemde bir raster üzerine 14 sprite yerleştirmek için split'lerden yararlanılmış. Yani raster taraması ekranın belli bir satırında ve bu satırın da belli bir noktasında yakalanarak dokuz ve daha büyük numaralı sprite'lar açı- İiyor. Demonun son bölümünde ise flex eden bir grafik üzerinde 32 tane bob dönüyor. Bunların altında ise border'da bir Triad logosu yer alıyor. Bob diye adlandırılan efektin kaynağı aslında Amiga. Amiga'nın Blitter adı verilen bir işlemcisinin yarattığı cisimlere Blitter Object kelimelerinden türetilen BOB adı veriliyor. Ancak Commodore 64 Amiga kadar yüksek hızla çalışmadığı ve teknikleri yeterli olmadığı için bu görsel efekt 64'te çok seyrek kullanılıyor. Ancak Triad'ın bu demosunda gerçekten akıllıca kullanılmış, üstelik en az kendisi kadar zor başka bir efektin üzerinde yeralan bu sistemin programcısını tebrik etmemek mümkün değil.
|
Utopia: Triad'ın demolarında standart haline getirdiği digi müzikler bu demosunda da sürüyor. Çok sade kırmızı bir ekran üzerinde basit bir logosu ve bunun altındaki scroll'a eşlik eden müzik ise Metallica'nın Seek And Destroy adlı parçası. Diğer bölümler yüklenirken ise klasik bir parça eşliğinde yükleme ekranı çıkıyor karşımıza. Buradaki logo pek güzel değil, ama sadece müziği dinlemek için bile yüklemeyi durdurabilirsiniz. Evet, yanlış okumadınız. Joystick'in ateş düğmesine basarak yükleme durdurulup tekrar basarak işleme devam edilebiliyor. İkinci bölümde ise dikkate değer pek bir teknik yok. Ancak ekran düzeni ve kullanılan görsel elemanlar hoşa gidiyor. Bir logonun üzerinde hareket eden sprite'ların alt kısmında, ekranın ortasında alevi animate edilmiş yanan bir mum var 23 ve arada sırada mumun eriyen kısımları aşağı akıyor. Mumun iki yanında görünen hires olarak hazırlanmış sprite'lar ise çok detaylı ve iyi bir etki yaratıyor. Üçüncü bölümde çeşitli renk efektleri oluşturmak amacıyla Fli kullanılmış ve bir sinüs grafiğine bağlanan çizime çeşitli hareketler verilmiş. Demonun son bölümünde önce karşınıza, demoyu kimlerin hazırladığını belirten ve çeşitli kişilere selam gönderen bir nottan sonra, Amiga'daki gibi ray-trace'le hazırlanmış bir animasyon çıkıyor. Tabii ki 64'te ray-trace mümkün değil ama, grafiği ve animasyonu ha-
| CODE Ri TECH <
Amiga'da vektör furyası sürerken 64 de yavaş yavaş bu işe bulaşmaya başlamıştı. İlk zamanlarda 64'te vektör grafik olarak sadece wire-frame olarak adlandırılan tel çerçeveden yapılmış gibi görünen cisimler kullanılıyordu. Ancak sonraları sistemler geliştirildikçe arkası görünmeyen (hidden line - görünmeyen çizgiler) cisimlere sahip programlar yapıldı. Bunun en iyi örneklerinden bir tanesini Elite adlı oyunda görebilirsiniz. Ancak programcılara bu da yetmedi ve son aşama olarak dolu vektörler olarak tanınan katı cisimlere ulaşıldı. Triad o zamanlar henüz kimsenin 64'te gerçekleştiremediği bu kavrama değişik bir yorum getirdi. Hileli olsa da yaptıkları cisimler üç boyutlu gibi görünüyordu. Vektör grafikler konusuna özellikle LIGHT adlı grubu tanıtırken daha geniş olarak değineceğim. Demonun ikinci bölümünde Triad'ın geleneksel digi müziğiyle ve bir grafikle karşılanıyorsunuz. Ancak müzik devam ederken grafik kalkıyor ve yerine tüm border'lardan geçen bir dysp giriyor ekrana. Arada bir de müziğe uygun olarak başka bir grafik çıkıyor karşınıza. Üçüncü bölüm ise fazla bir teknik sergilemiyor. Ancak yine de ekranın üst border'ında bir grafik var ve bunun altında yazılar geçiyor. Ekranın en altında ise Fli sprite olarak isimlendirilen ancak bununla ilgisi olmayan, sadece sekiz sprite'- ın üstüste bindirilip renklendirilmesinden oluşan bir efekt var.
Four Years: Triad'ın dördüncü yaşgünü demosu elbette biraz iyi olacak. İntro olarak bir logo ve alt tarafında bir border scroll var. Bundan sonraki bölüm Triad için sanırım çok önemli, çünkü bu Triad'ın kullan-.
dığı ilk'demo-intro kılıklı program parçası. Artık kalıplaşan digi müzikli kısımda bahsetmeden hemen üçüncü demo bölümüne geçiyorum, Açıklaması çok zor olan bir efekt kullanılmış burada. Ekranın üst kısmındaki Triad logosunun her bir satırı ayrı hızla hareket ediyor. En üsttekiler hızlı hareket ederken, alt taraftakiler daha yavaş sallanıyor. Böylece tüm logo sanki üç boyutluymuş hissi uyanıyor izleyicide. Ekranın alt tarafında ise oldukça iyi işlenmiş bir grafik örneği bulunuyor. Dördüncü bölümde ekranın altında yine bir logo var. Ancak üst kısımda yan border'lar açılmış durumda ve buradan yukarıya doğru beş tane scroll mesajı geçiyor. Sprite'ların içinden karakter kaydırılması sistemiyle yapılan scroll'lar yukarı kayarken sağa sola doğru da sallanıyorlar. Bu sallanma her zamanki gibi bir sinüse bağlı. Bu konuyu biraz açmak istiyorum, çünkü burada yeni bir sistemle karşılaşılıyor. Tech-tech adı verilen bu sistemde herhangi bir grafiksel eleman, karakter seti, sprite veya grafik ekranı sağa sola doğru sallanır. Ancak sallanma tüm satırları aynı şekilde etkilemez. Örneğin bir logo blok halinde sallanmaz; sallanma, aşağı sarkan bir ipe verilen hareket gibi olur. Yani grafiğin en üst satırı sağdayken daha alt satırlar bunun 20-30 piksel solunda olabilir. Logonun kenarları normal swing hareketindeki gibi düz değil, sinüs dalgası şeklinde görünürler. Demonun beşinci bölümünde ise teknik olarak çok yüklü ama göze hiç mi hiç hitap etmeyen bir efekt kullanılmış. Programı yazan grup elemanı kendi adını bir dairenin çevresine sarmış ve gerçek zamanlı hesaplamalarla bu yuvarlağı dön- 24 dürmüş. Aslında neden bu kadar uğraştığını anlamadım ama herhalde bir bildiği vardır. Ekranın alt kısmında ise basit bir border-scroll ve split var. Altıncı bölümde bir tek grafikten ve border-scroll'dan başka hiçbir şey yok. Son bölümde ise Triad, tüm grupların yıkıldığını ama sadece kendilerinin bu kadar uzun yaşadığını belirtmek istercesine Domino Dancing adlı şarkıyı digitize etmiş ve dördüncü yıllarında bu parçayı kapanışta kullanmışlar.
Wisdom: Triad'ın en son çıkardığı demonun adı sanına yakışır. Demo oldukça sıkı bölümler içeriyor. İlk bölümle başlayan mükemmel efektler sonuna kadar böyle devam ediyor. Demo açıldığı anda, 64'ün en eski müziklerinden birini duyuyorsunuz, ancak bir süre sonra ritm değişiyor ve başka bir müziğe geçiş yapılıyor. Bu arada ekranda TRI-AD'ın hârfleri yukarıdan aşağı doğru dizilmiş olarak sağa sola sallanıyorlar, üstelik yan border'larda. Sanırım hepiniz bu harflerin sprite olduğunu anladınız. O zaman bu harflerin her birinin içinde sekizer renklik plazma geçişleri olduğunu söylesem pek şaşırmazsınız. Plazma efekti renkleri birbirlerinin içine geçirmek için kullanılan ve ilk defa Amiga'da uygulanan ama çok geçmeden 64'te de programlanan bir sistem. Bu sistemde renk çubukları hem yukarı aşağı doğru, hem de sağa sola doğru sallanıyorlar.
Böylece karmaşık desenler ve renkler oluşuyor. Örneğin bu şekilde alev renkleri ve alevlerin şekilleri çok etkileyici bir biçimde canlandırılabiliyor. Plazma sisteminin border'da uygulanmış olması ise sizi şaşırtmamalı. Çünkü harflerin sprite olduğunu söylemiştik. Raster interrupt tekniğiyle de her harfi sekiz sprite'ın üstüste gelmesiyle oluşabileceği anlaşılır. Bu sprite'lara farklı renkler, desenler ve hareketler verilerek plazma oluşturulabilir. Demonun ikinci bölümü digi seslerden oluşuyor, ancak burada digi sesler tek başlarına değil, diğer kanallarla birlikte kullanılmış. Ayrıca ekrandaki grafiğin yanısıra yukarı kayan bir scroll ve hires olarak detaylıca çizilmiş bir grafik var. Üçüncü bölümde, Commodore 64 demolarında pek sık rastlanmayan bir görsel efekt var: Fraktal. Fraktallar bir kaynak sayısı alınıp bunun çeşitli formüllerden geçirildikten sonra ortaya çıkardığı grafiksel şekillerdir ve random olarak ortamlar yaratmakta kullanılırlar. Burada hazırlanmış olan fraktal ise Mandelbrot olarak tanınan bir formüle dayalı (zaten fraktallerin Çoğu bu formüle dayanır). Commodore tuşuna basarak zoom yapabildiğiniz bu görüntünün yanısıra ekranın üst kısmında bir vektör grafik var. Beşinci bölümde kullanılan efektler ise biraz plazmaya benziyor. Çok ince renk geçişleri yapılmış, ama bunlar sabit ve üç renkli. Yani bir grafik hazırlanarak multi color değerleri sırayla değiştirilmiş. Bu tür efektleri siz de Simons Basic ile gerçekleştirebilirsiniz. Daha önce bahsettiğim tech-tech sisteminin iyi bir uygulaması bir sonraki bölümde karşımıza çıkıyor. Ekrana gelen Triad logosu sağa sola doğru sallanıyor. Ancak logoya 25 verilen efektler bununla sınırlı değil. Logo ekrana girip çıkarken flex yapıyor, yani pikselleri birbirinden ayrılıyor ve logo uzuyor. Hem techtech hem de flex uygulaması yapması açısından yoğun bir zamanlama problemiyle karşılaşılabilir. Ama zaten ekranın altındaki scroll ve grafiklerin hiçbiri zaman alacak elemanlar değil. Demonun son bölümünde ise ekranın ortasında duran bir Triad yazısı karşılıyor sizi. İlginç olan şey, ekranın arka planında damaların bulunması. Bir süre sonra bunun sebebi de anlaşılıyor. Damalardan oluşan arka plan dönmeye başlıyor.
Red October: Aynı adlı filmden uyarlanan demonun, filmle veya hikâyeyle hiçbir alakası yok. Sadece intro'da kullanılan ve demonun adını yazan harfler Rus alfabesinden alınmışlar. Demo ise Coma-style. İlk defa Coma adlı grubun Amiga'da yaptığı bir demoda ilginç bir sürü efekt örneklenmiş seslerle birlikte üstüste yığılmıştı. Tam bir video klip havasındaki bu demonun daha sonra birçok benzeri yapıldı. Bu tür demoları ilk defa yapan grup Coma olduğu için bu türler onların adına hitaben Coma-stili olarak anılmaya başlandı. Triad'ın elimdeki demoları bunlar. Şimdi geçen ayki ve bu ayki yazılarda anlatılan teknikleri özetleyelim. Gelecek ay ise iyi demoları değil, demoların en sefillerini anlatacağım. Şimdilik hoşçakalın.
digi: Gerçek ortamlardaki müziklerin sayısallaştırılarak bilgisayarınız tarafından çılınabilir hale getirilmesine digitize etmek denir. Özellikle Amiga tarafından yaygın olarak kullanılan bu sistem için 64'te biraz uğraş gerektirmektedir.
DEMOLAR split: Raster taramasının belli bir satırın belli bir yerinde yakalanmasına verilen isimdir. Bu sistemle ekrandaki raster renk şeritleri bir satır üzerinde birkaç farklı renge sahip olabilirler. dycp: Different y character position - farklı y pozisyonlu karakter. Scroll mesajlarının karakterlerinin yüksekliklerinin farklı olması, böylece bir fonksiyona bağlı olarak ilginç efektler sağlanması. dysp: Different y sprite position - farklı y pozisyonlu sprite. Dycp sistemindeki harflerde karakter yerine sprite kullanılmasıdır. dxyep: Differen x y character position - farklı x ve y pozisyonlu karakter. Karakterlerin ekranın veya tanımlanmış olan matrisin herhangi bir pozisyonuna basılmasını sağlayan sistem. dypp: Different y pixel position - farklı y pozisyonlu piksel. Bir İogonun, scroll mesajındaki harflerin veya sprite'ların her bir düşey pikselinin farklı y pozisyonu alabilmesi. Böylece verilen fonksiyon daha detaylı olarak işlenebilir. fli: Tam açılımını bilmiyorum ama bu sistemde, raster interrupt tekniği yardımıyla, her grafik satırında multi-color renklerinden ikisi yeniden tanımlanabilir. Böylece çok renkli bir grafik elde edilir. sinüs dots: Sinüs noktaları. Ekranda mümkün olan en yüksek sayıda noktayı bir fonksiyona bağlı olarak animasyonlu halde göstermek. Programcının matematik başarısını ve zamanlamadaki becerisini gösterir bu sistem. flex: Esnetme. Bir grafik elemanının satırlarının y ekseninde açılarak esnetilmesi. Bu sistemler logolara ve scroll mesajlarına ilginç efektler verilebilir. fraktal: Bir tohum sayının bir dizi fonksiyona ardarda sokularak grafiksel olarak işlenmesi. Böylece birbirini takip eden ve büyütüldükçe içinden yine aynı desenler çıkan bir grafiğin elde edilmesi. vektör: Üç boyutlu vektörel bir uzayda, üç boyutlu cisimleri temsil eden grafiklerin kullanılması. Bir aralar bu tür oyunlar çok yaygındı. Bunların arasında en beğenilenleri hiç kuşkusuz Elite ve Star Glider'di. tech-tech: Dypp tekniğinin x eksenine uygulanmış hali denebilir bu sisteme. Grafiksel elemanların satırlarının x ekseninde kaydırılmasıdır. Böylece logonun satırları birbirlerinden farklı x pozisyonlarına sahip olurlar. 26 plazma: Renklerin birbirlerine geçirilerek ilginç efektler elde edilmesidir. Bu teknik tech-tech ve flex'in beraber uygulanıp renklendirilmesi olarak düşünülebilir. bob: Genelde küçük toplarla temsil edilen sinüs dots gibi bir sistemdir. Bob kelimesi Amiga'dan gelen bir terimdir ve blitter object kelimesinden türemiştir. Amiga'nın blitter'i ise grafik olarak çok hızlı işlem yapılmasını sağlayan bir yazılımdır. Boblar 64'te karakter seti üzerine basılan grafiklerle elde edilir. Gelişmiş bazı yöntemlerle bunları x, y ve z eksenlerinde hareket ettiren demolar da vardır.