OKUR MEKTUPLARI
SAYIN Commodore Dergisi Yetkilileri, Derginizi severek ve beğenerek okuyorum. Bize böyle bir kaynak sağladığınız için size binlerce teşekkürler. Derginizde devam ettiğiniz GEOS'la ilgili yazıları takip etmeye çalışıyorum ama ne yazık ki makina dili bilmediğim için çabalarım hep boş kalıyor. Acaba GEOS kullanmaya yeni başlayan kullanıcılar için daha basit bir bolümde GEOS'u ve komutlarını açıklayamaz mısınız? GEOS'la ilgili dertlerimin tümü bu kadar da degil. GEO-Paint ve GEO- Write'ı kullanmaya çalıştığımda diskin dolu olduğunu belirten bir hata mesajı alıyorum. Bunun sebebi sanırım sistem diskinin dolu olması ama bu programları başka bir diske kaydetmenin yolunu da bilmiyorum. GEOS'u kullanmaya başladıktan sonra çok yararını gördüm ama ne yazık ki ülkemizde yan programlarını bulamadım. Dışarıdan getirtmek de çok pahalı olacak. Acaba GEOS'- un yan yazılımlarını nereden temin edebilirim? Sorularımı yanıtlarsanız çok sevinirim.
Saygılar. EMRE AKALIN
SAYIN Emre Akalın, Mektubunuz için çok teşekkürler. Bir çok kullanıcının başağrısı olan bir konuya parmak bastınız. Sizin mektubunuza cevap verirken, yeni başlayanlar için basit bir GEOS kursuna gelecek aylar başlayacağımızı da duyuruyoruz. GEO-Paint ve GEO-Write programlarını başka bir diskete çekmek için önce bu disketi GEOS'a göre formatlamanız gerekir. Bu işlemi disk menüsündeki format seçeneğiyle yaptıktan sonra istediğiniz programların ikonunu desktop sayfası dışına alın. Yeni disketi takın ve disk open seçe- — neğiyle açtıktan sonra sayfa dışında duran bu ikonları geri sayfanıza alın. Birinci ve ikinci sayfalar farklı disketlere ait olduğu için işlem sırasında bir kaç defa disket değiştirmeniz gerekecektir. GEOS'un yan programlarını ise yakında Teleteknik getirtip Türkçe olarak piyasaya sürecek. Olaylar geliştikçe sizleri haberdar etmeye çalı- Şacağız.
eçtiğimiz senelerde ço ğumuzun severek oynadığı jump'n run türü oyunlarından GREAT GIANA SİSTERS ve HARD'N HEAVY'yi hatırlarsınız. Bu hit oyunlardan iyi para kazanan ARTS bu sene de bir jump'n run oyunu piyasaya sürdü. Şu günlerde hep aynı tür oyunlarla karşılaştık. İlk önce Flimbo's ©vuest daha sonra The Viking Child ile karşımıza çıkan paraları da kaçırmazsanız ilerde karşılaşacağınız dükkânlâara girerek extra eşya ve silahlar alabilirsiniz. APPRENTİCE de bu tür oyunların neredeyse hepsi aynı. Sağa doğru ilerlenir ve bazı eşyalar toplanır. Oyunda mıza çıkan bu tür oyun. Hemen oyundaki değişikleri anlatarak işimizi bitirelim. Oyunda sevimli bir çırağı yönetiyoruz. Amacınız da çok basit. Sağa doğru ilerleyerek sonda bulunan çıkış (exit) kapısına ulaşmak. Her zamanki gibi kaçmanız gereken düşmanlarınız var. Çırağımız zıplayabiliyor, ayrıcak tekme atarak da düşmanlarına zarar verebiliyor. Zarar veriyor derken doğrudan düşmanlara tekme atmaya alkmayın. Gerçi bu düşmanlardan zıplayarak kurtulabiliyoruz ama öÖldürmek varken niye kaçalım. Oyunda üzerlerine çıkarak yüksek yerlere zıplamanızı sağlayan sandıklar var. Bu sandıklar dikkatinizi çekmiştir. Bu sandıkları ayrıca düşmanlarınızı öldürmek için de kullanıyorsunuz. Sandıklara tekme atarsınız kirpi ve farelerden anında kurtulursunuz. Süpürge ve kukla benzeri düşman-
Tunç DİNDAŞ lar sandıkları size geri atarak ölümünüze sebep verebilirler. Ölmek de size değerli haklarınızdan bir tanesini kaybettirir. Bu sandıklardan bir tanesini yanınızda da taşıyabiliyorsunuz. Sandığın yanına gelerek joystick'i aşağıya çekerseniz sandığı alırsınız. Tekrar aşağıya çekersiniz sandığı önünüze bırakırsınız. Eğer ateş tuşuna basarsanız sandığı İleriye doğru fırlatırsınız. UZun mesafeli suların bulunduğu kısımlarda sandıkları suya atarak lamanız gereken mesafeyi azaltabilirsiniz. Oyun esnasında topladığınız bazı parçalar var. Bunların en önemlileri meyvalar ve para yerine geçen üzerlerinde *1' yazan şekiller. Bu paralar sayesinde dükkanda silah alabilirsiniz. Her kademede silah alabileceğiniz bir dükkan (shop) bulunuyor. Bu odalara istediğiniz kadar girip çıkabilirsiniz. kısmında paranızı görebilir ve ona göre silah ve eşya alabilirsiniz. Meyvalar ise sadece puanınızı arttırır. Çıkış kapısına girebilmek için yeşil anahtarı bulmalısınız. Alt panelde yaşlı surat bulunan kısım gücünüzü gösteriyor. İlk kademede yer altında bulunan odada bu suratın aynısını göreceksiniz. Bu suratı alırsanız gücünüz tam olarak dolar. Olmayacak yerlerde zıplarsanız bazen bir düğmeye (switch) rastlarsınız. Bunun sayesinde extradan bazı eşyaları görebilirsiniz. Size tavsiye edebileceğim tek şey her zaman yanınızda bir sandık taşıyın. Sakın unutmayın! Bu oyunda yok ettiğiniz düşmanlar bir daha çıkmıyor. Vurulsanız bile oyuna tekrar başladığınızda her şey yerli yerinde oluyor. Bu olay bazen kötü ama çoğunlukla işimize yarıyor. Birinci kademeden sonra düşmanlar çoğalıyor Zıplayarak ve uçarak gelen düşmanlar sizi oldukça terletiyor. Özellikle üçüncü kademedeki zıplayan mantarlar. Bunların bulunduğu platformlarda derhal sandıkları kullanarak onları yok edin. Öteki kademelerde sandıkları üstüste koyarak kendinize zıplayacak yer yapmanız gerekiyor. Tırmanacağınız sarmaşıkları unutmayın. Her kademede yapmanız gereken İş çoğaldığı için oyun zorlaşıyor. Oyunun kötü tarafları da var tabii ki. Vurulunca çok gerilere gitmesi buna Ör-. nek sayılabilir. Çırağın zıplaması da oldukça zor. Zaten oyunu oynamaya başlamadan önce zıplamaya egzersizleri yapmanız gerekiyor. Genel için jump'n run sevenlere hitap eden bir oyun. Grafikler ise iyi değil. Ama oyunun müzikleri oldukça güzel. Zaten oyunun müzikçisi Almanya'da yetişen yeni bir ROB HOBBARD yada DAVID WHITTAKER. Son söyleyeceğim tek laf 'ALmadan önce bir bakın ... Başarılar.
Oyunun Değerlendirmesi: AMİGA / 1 disket 512K
Grafik de, Ses vg Oynanabilirlik : 7 Kurgu 18 Genel "o
M erhaba arkadaşlar!, bu ay sizlere çok ilginç bir oyun tanıtacağım. Korku filmi seven arkadaşlar oyun ile aynı İsmi taşıyan NİGHT BREED'i sanırım hemen hatırlamışlardır. Filmin çekimleri geçtiğimiz aylarda tamamlandı. LOST BOYS filmini seyreden arkadaşlar filmdeki baş vampirin kim olduğunu hatırlamışlerdir. David Cronenberg bu kez de NİGHT BREED'in baş oyuncusu. Ve filmde yine bir vampiri canlandırıyor. NİGHT BREED filminin make-up'ları (markaj, efekt...) CLIVE BARKER tarafından yapılmış. Gerçekten çok mükemmel olan bu filmin oyununu oynamak da başka bir zevk. Oyunda Adcron Boone adlı bir kişiyi canlandırıyorsunuz. Oyunumuz sizin değişiminizle ilgili. Oyun başladığında kendinizi ruh doktorunuzun yanında buluyorsunuz. Ruh doktorunuz (filmde ruh doktorunu David Cronenberg canlandırıyor) size katil olduğunuzu söylüyor. İşlediğiniz cinayetlerin sebebi de geçirmiş olduğunuz psikolojik rahatsızlıklar. Aslında siz de gerçeten katil olup olmadığınızı bilmiyorsunuz. Bu yüzden de gerçekten cinayet işleyip işlemediğinizi araştırmaya başlıyorsunuz. Fakat bu sırada öğrenmemeniz gereken bazı şeyleri öğreniyorsunuz. Bu yüzden de hayatınızı tehlikeye atıyorsunuz. İşte oyun bundan sonra başlıyor. Artık amacınız gerçekleri ortaya çıkarmak ve hayatta kalmayı başarmak. Oyun bir harita üzerinde başlıyor. Sol üst köşede polis karakolu, sağ altta hastane ve sağ üst köşede mezarlık bulunmakta. Solda altta sizin kullandığınız araba bulunmakta. Arabayı hareket ettirmek için (mouse veya joystick ile) ekrandaki ok işaretini gitmek istediğiniz yere getirin ve düğmeye basın, Ancak istediğiniz yere direkt olarak gidemezsiniz. İlerlemek için kavşaklara gelip buradan tekrar yol seçmek zorundasınız. Eğer arabayı hareket ettirdiyseniz doğru hastaneye gidin. Harita üzerinde ilerlerken bazen karşınıza polisler çıkacak, burada:
pili
EREM kA UP
— Barikatı ezip geçme: Pobarikat kurmuş. Sizin durmanızı istiyor (Çünkü siz bir katilsiniz ve polisler peşinizde.) Eğer bu komutu seçerseniz barikatı yıkıp yola devam ediyorsunuz. Bu işlemi yapmanızın zararı bazen polis arkanızdan ateş benzin deposunda bir delik açabiliyor veya bir lastiğinizi patlatıyor. Böylece benzin istasyonuna yetişmeden arabanız yarı yolda kalıyor, akıl hastanesine geri gönderiliyorsunuz ve tecrit odasına atılıyorsunuz. — Geri dönme: Bu seçenekte barikata dokunmadan geldiğiniz yolu geri gidiyorsunNUZ. Yolda benzin alabileceğiniz yerler var. Bunların belli bir yeri yok. Yani, benzin almak amacıyla ilerlemek istiyorsanız, arabayla oyuna başladığınız yerden itibaren belli bir yol takip etmelisiniz. Hastaneye gelince orada bir hastabakıcı göreceksiniz. onunla konuştuktan sonra, mezarlığa gidin. Mezarlığa gelince karşınıza üç seçenek çıkacak;
ENTER THE GRAVEYARD LOOK AROUND ENTER MIDIAN
Bu seçeneklerden ikincisini seçmeniz sizin ölümünüze yol açacağı için ilkbaşta bunu seçmeyin. Birinci komutu seçin ve mazarlığa girin. Buraya girdiğinizde ARKONAPHOBIA-VENTORE tarafından saldırıya uğruyorsunuz. Ve bu garip yaratık sizi kovalamaya başlıyor. Efsanevi yaratık MEDUSA'ya benzeyen ARKONAPHOBİIA-VENTORE'nin saç telleri yılandan oluşmuş. Bu korkunç ya-
1. 00K ratık sizi kovalarken siz de düğmeye basarak kaçmaya çalışacaksınız. Eğer AUTO-FIRE'a sahip bir joystiğiniz varsa işiniz daha da kolay. Eğer kaçmayı başaramazsanız arkanızdan gelen şeytani yaratık sizin kalbinizi sökerek ebediyete intikal ettiriyor. Eğer yaratıktan kurtulabilirseniz dışarı çıktığınızda polis arabalarıyla karşılaşıyorsunuz. Polislerin önünde doktorunuz bulunuyor. Polislere sizin silahlı ve tehlikeli bir kişi olduğunuzu ve bir çok kişiyi öldürdüğünüzü söylüyor. Bunun üzerine arka planda bulunan polisler, arabalarını kendilerine siper alarak size kurşun yağdırmaya başlıyorlar. Sonuçta sizi öldürüp polis merkezinin morguna götürüyorlar. Ama daha önce siz bir vampir tarafından ısırıldığınız için ölümsüz bir yaratık haline gelmiş oluyorsunuz. Herkes sizi ölmüş sanarken siz morgun camını kırıp oradan kaçıyorsunuz. Arabanıza binip tekrar mezarlığa gidiyorsunuz. Yine karşınıza üç adet soru çıkıyor. Eğer yine mezarlığa girerseniz vampir tarafından kovalanacaksınız. Bu yüzden LOOK AROUND (etrafa bir gözatma) şıkkını seçin. Bu kez filmin baş oyuncusu PUMPKIN-HEAD tarafından bıçak saldırısına Mouse yardımıyla bıçakların size gelmesini engelleyin. Bıçakları geçtikten sonra MIDIAN'a girin orada bir tünel bulacaksınız. ekranın sol üst köşesinde yönleri ayarlamanız için oklar bulunmakta. Tipik yönleri dışında sağa doğru 90 derece ve sola doğru 90 derece dönmenizi sağlayan iki tane ok bulunmakta. Bu işaretlerin pozisyonunda diğeride dönüş pozisyonunda. Tünelde ilerlerken karşınıza polis çıkarsa; — Kaçma pozisyonundakini seçerek polisin yanından koşarak uzaklaşabilirsiniz. — Dövüşme ile de polisle kavga edebilirsiniz. Bazen karşınıza garip yaratıklar çıkacak, bunlardan kurtulmak için joystick'i aşağı ya da yukarı itili şekilde tutacaksınız. Bazen de büyülü ışıklarla karşılaşacaksınız. Bundan kurtulmak için maocus'u kullanın ve ışığın kafanıza gelmemesini sağlayın. Eğer tünelden çıkabilirsiniz, (çünkü tünel labirent şeklinde ve kurtulması çok zor) karşınıza değişik sürprizler çıkacak. Evet ben oyunda bu kadar ilerleyebildim. Eğer oyunla İlgili yeni birşeyler keşfedebilirseniz lütfen dergimize bulduklarınızı gönderin. Eğer korku filmlerinden ve oyunlarından hoşlanışlanıyorsanız ve bu oyunu mutlaka oynayın. Sanırim hepimizin hoşuna gidecektir!!
ENTER
oğunuz çizgi filmlerden hoşlanıyorsunuzdur. İşte bu oyun da bir süre önce televizyonun birinci kanalında yer alan bir çizgi filme dayanılarak hazırlanmış. Grafikleri neredeyse çizgi film kalitesinde. Bir gün Paragöz (Glomgold), Varyemez Amca'ya (Scrooge) gelerek onun, elinde bulunan dünyanın en İyi ördeği ünvanını alacağını ve artık dergilerin kapağında kendi resimlerinin olacağını söyler. Paragöz sizi yarışa davet ettiğinde, size üç seçenek sunacaktır. Bunlar oyunun zorluk seviyesini belirleyecek olan parayı kolay, orta veya zor kazanmadır. Kendinize göre olanı seçin ve artık oyuna başlayalım. Eğer ilk oynayışınızsa kolay para kazanma yolunu seçin. Oyunda ana olarak iki menü var. Birincisi ekranın solundaki bilgisayara gittiğinizde açılan yatırımlar menüsü diğeri ise, koltuğunuzun arkasında bulunan kontrol merkezi. Bu menüden de dünya çevresinde atılacağınız çeşitli Maceraları seçiyorsunuz. Eğer biraz eğlenmek isterseniz, ve uzun yükleme süresine dayanabilecekseniz, ekranın ortasındakı kasa kapısından içeriye girip altınlarınızın arasında biraz yüzün. Yatırımlar menüsüne gitmeden: önce kontrol merkezine gidip, dünyanın çeşitli yerlerinde yapacağınız araştırma-
| STANDARD
CuSH lar sayesinde para kazanmanız gerekmektedir.Yatırımlarınızı ve hisse senetlerinizi incelerken karşınıza bir bilgisayar ekranı gelecektir. Burada şirketlerin son durumu hakkında bilgiler veriliyor. Paranızı burada verilen bilgilere göre değerlendirirseniz oturduğunuz yerden para kazanırsınız.
Ama yine de gereken miktarı sağlamak için yeterli olmayacaktır. Bundan sonra her şirketi tek tek inceleyip. Ne iş yaptığını öğrenebilir ve paranızı İstediğiniz şirkete yatırabilirsiniz. Listedeki şirketlerin değerleri her şeferinde farklı da olsa, yarışmanın son durumunu gösteren Dime Magazine adli derginin değeri devamlı yükseliyor. Yarışma sırasında buraya sık sık gelseniz iyi olur çünkü hisse senetlerinin değerleri her an değişebilir. Şirketlerin listesi ekrana geldiğinde joystick'i kullanarak istediğiniz şirketin üzerine gidip ateşe basarsanız bu şirket hakkında bilgi edinebilirsiniz. Burada karşınıza çıkan ekranın en solunda gün sayınız ve para durumunuzu temsil eden bir hazine resmi bulunuyor. Bunların
Mehmet Oğuz GÖLGE sağında bir kar grafiği ve daha sağda da BUY (alma) ve SELL (satma) kutucukları bulunuyor. En sağda da ana menüye dönüş seçeneği bulunuyor. BUY kutucuğuna gelip ateşe basarsanız bu şirketin hisselerinden bir tane alırsınız, eğer ateşe basılı tutarsanız birçok hisse alabilirsiniz. SELL seçeneği için de aynı konİroller geçerli. Bu seçenekte, eğer elinizde © şirketin hisselerinden varsa, bunları satabiliyorsunuz. En sağdaki kasa resminden ana menüye dönebilirsiniz.
Kontrol merkezine girince buradaki bilgisayar ekranında bir dünya haritası ve üzerinde karelerle işaretli otuz yer görüyorsunuz. Bunların her birinde para kazanmak için bir yol var. Bunlar dört kategoride toplanabilir: fotoğraf çekme, dağa çıkma, ormanlar ve labirentler.
Seçtiğiniz yere gitmek için uçak kullanmalısınız. Bir yere ilk defa gidiyorsanız karşınıza buranın özelliklerini gösteren bir ekran çıkacaktır, buradan uçak ikonunu seçin. Ateş tuşuna basarak hız alın, bir süre sonra uçağınız yerden hafifçe yükselecektir, joystick'i geri çekerek yükselin ve tekrar ileri iterek düzelin. Bu arada karşınıza çıkacak cisimlere de dikkat edin ve çarpmamaya çalışın. Karşınızdan uçan daireler, size tepeden piyano, Örs ve buzdalabı atan balonlar, yanardağlar, yıldırım saçan bulutlar çıkacaktır. Bunlardan kurtulabilirseniz ne ala, yoksa uçağınız düşer ve tamir etmek için de bir kaç gününüz yanabilir.
Fotoğraf çekmek: Hayvanat bahçelerinde ormanlarda beklerken karşınıza değişik hayvanlar çıkacaktır. Bunların bazıları gerçekten var olan hayvanlar olacağı gibi bazıları da tamamen hayal ürünü hayvanlar olabilir. Örneğin saçı permalı sarı bir kaplan, göğsünde dövme olan bir ayı, Mavi geyik, pembe bir fil, boynuzunun ucunda mavi bir top olan bir gergidan veya peruklu bir tavşanla karşılaşabilirsiniz. İlginç hayvanların fotoğraflarına ödenen para tabii ki normal hayvanlara ödenecek paradan daha fazla olacaktır. İlginç hayvanlar 500'er Dolar kazandırırken, normal hayvanlar 50 Dolar kazandıracaktır. Oyunda mümkün olduğunca çok para kazanmak için önce İki İilginç hayvanın gelmesini bekleyin. Onların fotoğraflarını çektikten sonra normal hayvanların fotoğraflarını da çekin, yoksa başka ilginç hayvan gelmez.
Dağa çıkmak: Burada yine çizgi filmden tanıdığınız Can, Cin ve Cem'i yönetiyoruz, yani her çocuk için birer, toplam üç hakkımız var. Elimizdeki uzun dağcı ipiyle dağa tırmanmaya çalışırken bu tür oyunların klasik motiflerinden olan canavarlar, düşen kayalar, dağadamları, keçiler ve ayılar da bizi engellemeye çalışıyor. Bunun yanında yolumuza çıkan mağralara girerek yolumuzu kısaltabiliriz. Elimizdeki ipi kullanmak için ateşe basarak ipi sallamaya başlayın, istediğiniz kayanın biraz önünde ateşi bırakın. İlk seferinde başaramasanız da çalışmaya devam edin, bir süre sonra bu İş size oldukça kolay gelecektir, Bu arada üzerinde göz olan mağaraların önüne veya aynı hizadaki kayalara atlamayın.
Orman: Bu bölümde yine Can, Cin ve Cem'i yönetiyoruz. Tam bir platform oyunu olan bu modülde size yardımcı olacak dallar ve sarmaşıklar vardır. Bunların yanında bataklığın içinde yüzen hipopotamları ve kaplumbağları geçici olarak birer platform gibi kullanabilirsiniz, ama bir süre sonra suya dalacaklardır. Dallar üzerinde de maymunlara kuşlara ve kaplanlara dikkat etmeniz gerekir. Bir sarmaşığa tutunmak için dalin en sonuna gelin, gereken yere geldiğinizde 'BİP' sesi çıkacaktır. Bu sesi duyar duymaz ateşe basıp jJoystick'i sağa çekin. Sarmaşık sizi iyice yaklaşınca elinizi bırakın ve sarmaşığa tutunun. Diğer platformun yani dalın üzerine gelince de aşağı çekin ve diğer dalın üzerine çıkın. Size yardımcı olacak diğer bir özellik de tramplen gibi yaylanabilen dallardır. Yalnız burada sizi uyaran bir ses çıkmayacaktır, alışkanlık kazanmanız gerekiyor. Dalın ucuna gelince joystick'i ileri iterek diğer dalın üzerine sıçrayın.
Labirentler: Bu kısımda Varyemez Amca'yı yönetiyoruz ve karanlık bir labirentin içinde dolaşıyoruz. Burada bizi mumyalar ve karanlık dipsiz kuyular bekliyor. Yardımcılarımız ise bir harita ile bir meşale. Harita üzerinde mavi nokta sizi temsil ediyor, gri ve yeşil renkli yerler tehlikesiz, ama kahverengi çukurlar ve beyaz mumyanın pek yakınına gitmeyin. Ekranda sarı olarak görünen yer ise hazineyi temsil ediyor. Okuması kolay olsa da oynarken oldukça zorlanacaksınız, çünkü mumya çok hızlı hareket ediyor. Çukurlara ratladığınızda ise çabuk ve dikkatli hareket etmeniz gerekiyor. Hazineye yaklaştığınızda ise oda sararıyor ve bir müzik çalıyor.
Technologies ve Disney Software'in ortak yapımı olan bu oyunun tek kötü yanı ise diskten yüklenmesinin yavaş olması ve yükleme yapilirken oyuncuyu sıkması. Bu oyunu disket sürücüsü olan arkadaşlara tavsiye ederim.
5 050813
YPHOON THOMSON! Bu isim size yabancı gelmiyor değil mi? BRODERBUND'un bir oyunuydu galiba? Hem de zamanında bu oyun başında oldukça çok zaman geçirmiştiniz. Eğer şimdi extra 512K ram kartınız varsa yine bir o kadar çok zaman geçireceksiniz. Bu sefer konumuz daha da farkli! Hazır mısınız? BRODERBUND bundan önce içinde kaliteli animasyonlar bulunan iki tane hit oyun çıkarmıştı. Bu oyunların adı OF FURY Il ve TYPHOON
Tunç Dindaş
THOMSON'du. İşte bu oyunlari yapan ekip yine üstün bir performans göstererek bu sefer de mükemmel animasyonları bulunan çok güzel bir oyun hazırlamışlar. Öteki oyunlar gibi bu oyunda da detaylı grafik ve kaliteli müzikler bulunmuyor. Basit müzik ve sample'larla her şey halledilmiş. Karakterlerin tiplerinde fazlaca detaya inilmemiş ama animasyonlar oldukça kaliteli. Ama buna rağmen oyun çok akıcı. Oyunumuzu eski Commodore 64'çü arka-
HA, YONU'RE Tüü LATE,
I HAVE
THE daşlar hatırlarlar. Bu oyun Commodore 64'deki KARATE-KA'ya çok benziyor Hatta aynısı diyebiliriz.
Oyunda amacımız bir saat içinde bulunduğumuz dehlizlerden çıkmak. Zamanımız çok sınırlı. Buna rağmen oyun esnasında çözmemiz gereken birçok oda ve dehliz var. Yanlışlıkla üzerine basılan bir taş ile odaya kilitlenir ve ölerek başa dönebilirsiniz. Zaten PRİNCE OF PERSİA'nin en büyük zorluğu hak kaybedince oyunun başa dönmesi. Gerçi ikinci kademede vurulduğunuz zaman birinci kadeneye dönmüyor ama yine de uğraştırıyor. Bu kötülüğü olmasa tam anlamıyla bir macera oyunu denebilir. Ama her güzelin bir kurusu varıra. Oyun yüklenince ateş tuşuna basmazsanız oyunun demosunu izleyebiliyorsunuz. Burada da anladığınız gibi kralın biricik kızı sultanı seven genci kral dehlizlere kapatmış. Ama sul: tan bir türlü bu genci unutamamış. Her gece sabahlara kadar ağlıyormuş. Kral kızıyla bir anlaşma yapmış. Eğer genç bir saat içinde dehlizden çıkabilirse kızını ona verecek, eğer çıkamazsa ölene kadar hapsedilecek. Zaten kral da gencin ölmesinden yana olduğu için hiç üşenmeden dehlizlere zorlu bilmeceler ve düşmanlar yerleştirmiş. Ehh artık amacınızı anladınız herhalde. Haydi bakalım sultan sizi bekliyor, ona ulaşmaya çalışın. Oyundaki kahraman çok hareketli, duvarlara tırmanıp aşağıya atlayabiliyor. Derin ve uzun aralıklardan karşıya sıçrayabiliyor. Duvarlara tutunup aşağıya sarkabiliyor. Tarzan'dan bir farkı yok değil mi? Ekranın sol altındaki kırmızı üçgenler kahramanımızın gücünü temsil ediyor. Oyunun birinci kademesinde birkaç çeşit taş bulunuyor. Bu taşların görevi sırasıyla şöyle: Üzerlerine bir kere basılınca çöken taşlar. Bu taşların üzerine bir kere basabilirsiniz. Üzerinde durmak için bu taşlara sakın güvenmeyin. Üzerine basılınca kapıları açan ya da kapatan taşlar. Bir odayı geçmeden hangi taşın kapıyı açtığını ve hangisinin kapattığını öğrenip öyle üzerlerine basın. Yoksa büyük çabalar harcayarak geldiğiniz yerlerde yanlış bir taşa basarak kapıyı kapatıyorsunuz. Bir daha o çabaları harcayarak kapıyı açıp tekrar kapıdan geçmeye çalışıyorsunuz. Kahramanımız üç kattan daha yüksek yerden düşerse ölüyor. Ayrıca kazıkların üzerlerine düşerse kurtuluşu yok. Oyuna başladığınız odanın alt sağ tarafında kılıçlı bir gardiyan var. Bu gardiyanı zıplayarak geçmeye çalışmayın çünkü geçemezsiniz. Birinci kademede kılıcı bulmaya çalışın. Ana yolları takip ederseniz geçitler sizi kılıca götürecek. Bazı odalarda zıplayarak tavana düğmeye çalışın. Eğer
HR bu hareketle tavadaki taşlardan birisi oynuyorsa o taşın altına gelerek devamlı zıplayın. Taş başınıza düşünce yukarı çıkabilirsiniz. Bazı odalarda bir şişe ile karşılaşıyorsunuz. Bu şişelerden büyük olanları bir üçgen kazandırıyor, eğer küçüklerden birini içerseniz yaralanarak kaybettiğiniz içi boş üçgenlerden biri doluyor. Ama dikkat edin, bazı şişeler gücünüzü azaltan zehirler taşıyor. oyunun en zor ve en çok kullanılan fonksiyonunu yazmak istiyorum. Bazı odalarda kahramanımızın atlayamayacağı uzunluklarda aralar var. Bu boşlukları şu yöntemle rahatlıkla geçebilirsiniz. Koşarak en uca kadar gelin. Uzun atlamayı yapın. Hemen ateş tuşuna basın ve kahramanımız:
karşı kenara tutunana kadar da basılı tutun. Eğer başarılı bir atlayış yaptıysanız kahramanımız karşı kenara tutunacaktır. En basit yeri burası, ateş tuşunu bırakmadan joystick'i yukarı itin, kahramanımız yukarı çıkacaktır. Oyun esnasında bazı tuşlar işimize yarıyor. Boşluk çubuğuna basarsanız kalan zamanınızı oyunu durdurur. Oyun ilk defa PC'ler için yapıldığı için nümerik klavyeden de kontrol eklenmiş. Oklu sayı tuşları ile adamı yönetirsiniz. Ateş tuşu yerine geçen tuş ise sol AMISA tuşu.
EA
Birinci kademeyi geçmek için kılıcı aldıktan sonra iki savaşçı ile dövüşmeniz gerekiyor. Birinci kademeden sonra bilmece odasına giriyorsunuz. Burada oyuna başlamadan önce oyunu kıran grup tarafından hangi zehiri içmeniz gerektiği belirtiliyor. Size söylenen harfin altındaki zehiri için. O doğru seçim olacaktır.
Bence BRODENBUND'a yakışan bir oyun bu. Extra hafızaları olan arkadaşlara kesinlikle tavsiye ederim. Sizi saatlerce bilgisayar başından kaldırmayacak bir oyun. Tam anlamıyla bir macera oyunu. Hareketli oyunları seviyorsanız PRİNCE OF PERSİA'yı hiç kaçırmayın.
Oyunun Değerlendirmesi:
AMIGA MEGAHIT AMIGA/1 MGByte
GRAFİK : 9 SES 16 ZORLUK : 9 KURGU : 8 GENEL : 8 erşey Japonya'da küçük bir şehirde başlar. Bu şehirdeki bir karate okulu iki gruba ayrılmıştır. İyiler ve kötüler. İyilerden tarafta olan bir öğrenci birgün tüm enirikalardan bıkar ve Amerika'ya kaçar. Ancak Amerika'da suç oranı yüksektir ve kötüler çoğunluktadır. Hele yaşadığınız şehir New York'ta ise bu oran bir hayli yüksektir. İşle bu durumdan da bıkan muhteşem karetecimiz “SPLINTER” yeraltında yaşamaya başlar yani kanalizyonlara yerleşir. Burada yalnıca fareler, su, pislik ve kaplumbağalar vardır. Birgün Splinter ve çevredeki kaplumbağalara pembe bir sıvıya düşerler ve korkunç olay olur. Splinter bir fareye dönüşür. Kaplumbağlar ise inanılmaz ölçüde büyüyerek bir insan boyutuna ulaşırlar. Ve değişik yetenekler kazanırlar. Örneğin hızlı hareket etmek hızlı öğrenmek bu kabiliyetlerden yalnızca ikisidir. Her iki taraf da bu ilginç olayın şokunu atlattıktan sonra Splinter değişen dört büyük kaplumbağanın MASTER'ı yani hocası olur. Onlara bildiği herşeyi öğretir. Bu dört büyük kaplumbağanın artık birer
Murat ŞENYÜZ isimleri de vardır. Bu isimlerin hepsi tek tek önemli sanatçılardan alınmadır. LEONARDO, MICHAEFLANGELO, DONATEL-LO, ve RAPHAEL, bu dört kahramanımızın adlarıdır. Hepsi birer silahı mükemmel olarak kullanmayı öğrenirler. Leonardo KATANA BLADE, Mıchaelangelo NUNCHUKAS, Donatello BO ve Raphael ise SAl kullanmayı çok iyi bilmektedir. Ancak tüm bunlar yaşanırken New York şehri kötü SHREDDER ve onun büyük ninja ordusu “FOOT CLAN” tarafından yağmalanmaktaydı. Ve New York'u yalnız kahramanlarımız kurtarabilirdi. Bunun İçin her zaman tetikteydiler. Bu durum SHREDDER'i oldukça sinirlendirmekteydi. artık çok kötü bir plan yapmanın zamanı geldi diye düşünüyordu ve planını yürürlüğe koydu. Shredder ve ninjaları FOOT CLAN bu dört ninjayı yakalamak için yıldız haber spikeri APRIL O'NELL'i çalıştığı TV stüdyosundan kaçırırlar. Kahramanlarımız yakın arkadaşları olan spikeri kurtarmak için MASTER'dan izin ister ve amansız bir mücadeleye atılırlar. Yalnız bu kaplumbağa ninjalar hiçbir şekilde yakalanamamaktadırlar. Ancak sırtları yere gelip ters döndüklerinde yakalanabilmektedirler. bu yüzden SHREDDER sizi ters çevirerek yakalayacaktır. Tüm bunlara rağmen bir ninja kaplumbağa, FOOT CLAN için yeterli olmayacaktır. Hele olayların geçtiği şehir New York kenti ise işiniz daha da zordur. Kanalizasyonlar, sokaklar ve yüksek binaların hepsi kompleks bir labirenti oluştururlar. Ve siz nereye giderseniz gidin FOOT CLAN'- dan bir kişi sizi mutlaka bir köşede bekliyor olacaktır. Oyuna ilk başladığınızda kendiniz kuş bakışı bir üç boyutlu ekranda yürürken buluyorsunuz. Sokaklarda dolaşan herkes size düşman olduğu için herkesi yok edebilirsiniz. Kanalizasyon kapakları ve evlerin kapıları sizin spiker dostunuzu arayacağınız önemli yerlerdir. Kanalizasyondan içeri girince karşınıza çeşitli yaratıklar çıkıyor. Bu yaratıkları joystick'i yukarı itip veya aşağı çekip ateşe basarak da öldürebilirsiniz. Her joystick hareketi değişik şekilde vuruş yapmanızı sağlar. Enerjiniz bittiğinde SHREDDER'e teslim oluyorsunuz. Enerjinizi yükseltmek için kaplumbağların pek sevdiği dilimlenmiş pizzayı almanız gerekiyor. Eğer enerjiniz azalırsa ve ölmek için erken diye düşünürseniz “RETURN” a basarak dört kahramanımızdan bir diğerini seçebilirsiniz. Bu arada FOOT CLAN'ların unutkanlıklarından da yarareçen sene zevkle oyhadığımız FİRE AND FOR-GET'in ikincisi nihayet ülkemizde. Daha oyunun yükler yüklemez göze çarpan bazı yenilikleri var. Birinci bölümdeki gibi üzerimizde uçan ve bize yardım eden bir uçak yok. Yani eskisi gibi bir ekip çalışması sergileyemeyeceğiz burada. Oyun daha da hızlanmış ve yeni extra silahlar konulmuş. Arabamız da değişmiş. Ve en önemlisi artık kullandığımız araba uçabiliyor da. İyi çizilmiş bir resim ve güzel bir müzikle oyunumuz yükleniyor. Resimden anladığımız kadalanarak etrafta bazı silahlar bulabilirsiniz. Bu silahları sakın kaçırmayın. Unutmayın ki NEW YORK kentinin kurtuluşu sizin yani bu dört kaplumbağa ninjanın elinde bulunuyor. Güzel TV spikeri APRIL O'NELL'i kurta-
Leonarda
WHeapon
Katana Blade
Uğur Özyılmazel rıyla FİRE AND FORGET 2 nükleer savaştan sonra geçiyor. Konusu da MEL GİBSON'un ünlü filmi MAD MAX'e benziyor..
Hatta filmin birincisinin son sahnesi bu oyunun birinci kademesinin sonunda var. Burada da filmde olduğu gibi çelik zırhlarla örtülü bir tırla kıyasıya mücadele ediyoruz. oyunumuz tipik yarış oyunlarına benzese de tam anlamıyla bir savaş oyunu. İlerlediğimiz yollarda bir yarışçı maharetiyle düşmanlardan kaçarken bazılarını da güçlü silahlarımızla yok etmeliyiz. Birincisindeki yolda bir şeyler toplama işlerarak SHREDDER ve ninja ordusu FOOT CLAN'a büyük bir darbe indirmiş olacaksınız. Karşınızdakiler her ne kadar usta dövüşçüler olsa da unutmayın ki siz de bir ninjasınız. Her zaman bu satırları düşünerek oyunu oynayın ve kötü SHREDDER'İ yok edin.
Oyunun Değerlendirmesi:
Ses : 75 Grafik : 80 Oynanabilirlik : 90 Genel : 82 mi bunda da var. Oyunda kullandığımız normal yakıt, uçma yakıtı ve füzeleri bittiği zaman bütün bu parçaları yollardan topluyoruz. Zaman kaybetmeden oyunumuza geçelim. Oyundaki amacımız rakibimiz LYDIAX, elinde bulunan atom bombalarını belli bir süre sonunda patlatmadan onu yakalayıp yoketmek. Bu iş söylendiği kadar kolay değil. LYDIAX bizi kızdırmak için her kademeyi geçişimizde dalga geçici mesajlar gönderiyor. Yukarıda arabamızın uçtuğunu söylemiştim. Ama bunun bir kuralı var. Arabamız uçması için belli bir hiza gelmesi gerek. O hıza eriştiği zaman yukarıdaki bölümde (READY FOR TAKE OFF) mesajını alıyoruz. Hemen RETURN tuşuna basarsanız arabamız uçmaya başlar. Joyastick'i aşağıya çekerseniz arabamız yükselir. Arabanın havadaki oldukça zor. Yollardan topladığımız füzeleri (HELP) tuşu İle fırlatabiliriz. İlk füzeyi attıktan sonra farkedeceğiniz gibi bu füzeler güdümlü. Attığınız bir füze en yakın düşmana çarparak patlıyor. Ama dikkatli olun sayılı füzemiz var. Normal atışla yok edebildiğiniz düşmanları normal atışınızla yok edin. Ve dalgınlıkla elinizi HELP tuşuna biraz sert vurursanız neredeyse bütün füzeleri fırlatırsınız. Oyunda dikkat edilmesi gereken tek yer burası. Arabayı Joystick'ten başka mouse ve tuşlarla da edebilirsiniz. Yolda ilerlerken robotlar ve değişik taşıtlar sizi engellemeye çalışıyor. Bunların en kötüleri ateş edenler. Mermiler o kadar küçük ki farkedemiyorsunuz bile, Bir de bakıyorsunuz bir hak kaybetmişsiniz. Oyunda görüş mesafesi uzun değil. Kendinizi yola kaptırırsanız nak kaybetmeniz işten bile değil. Ayrıca oyun esnasında benzin seviyenizi devamlı konirol edin. Yollarda bulacağınız mavi şekilleri toplarsanız benzininiz çoğalır. Aynı iş uçma yakıtınız olan kırmızı kısım içinde geçerli. Kırmızı şekilleri toplamayı ihmal etmeyin. Haklarınız. bitince atom bombası patlıyor bütün her şey yok oluyor. Oyunun 'GAME OVER' sahnesinde kahramanımız üzgün halde yıkılmış durumdaki kente bakıyor. Oyunun ses efektleri çok yetersiz. Animasyonlar ise süper olmasa da güzel denebilir. Bu animasyonlara etkileyici efektler konulsaydı atmosfer daha iyi ve sürükleyici olurdu. Oyundaki tek düzelik belli bir yerden sonra insanı sıkıyor. Oyunu çıkaran Fransız firması TITUS oyundan oldukça umutlu. Oyun daha çıkmadan tüm degilere reklamları ve screen shotları dağıtılmıştı. Resimlerderi süper gözüken oyun o kadar iyi değil, ama zaman geçirip biraz da savaşmak istiyorsanız bu oyunu alabilirsiniz. Tavsiyem almadan önce bir bakın. Bu arada strateji meraklılarına bir haberim var. TITUS firması bu sene içinde ACTION CENCEPT/COMMANDO WAR adı altında üç boyutlu bir savaş oyunu piyasaya sürecek. Bu oyunda oldukça iddalı olan TİTUS bakalım bunu ne ölçüde başaracak. FİRE AND FORGET için size ACTION CON-CEPT için TITUS'a başarılar.
TITUS AMIGA 512K
Grafik Ses :6 Oynanahbilirlik : 7 Kurgu Genel
Ss inema tarihinde birçok casus filmi çevrildi. Ama aynı kahramanın maceralarını konu alan bir sürü filmin hepsi birinden bu kadar beğenilmemiştir. JAN FLEMİNG'in yarattığı bu meşhur kahramanın adı JAMES BOND. Birçok artistin canlandırdığı JAMES BOND rolünü en iyi şekilde başaran tek kişi bence ROGER MOORE'du. İşin içine biraz da espri katılınca mükemmel filmler ortaya çıkıyordu. Gerçi hiç birisi ro-
Uğur Özyılmazel manları kadar gerçekçi değildi ama yine de insana neşeli dakikalar geçiriyordu. ROGER MOORE yaşlandığı için yerine yeni bir JAMES BOOND aranmaya başlandı. Adayların arasında ünlü Avustralya'lı oyuncu MEL GİBSON bile vardı. Fakat birçok ünlünün içinden hiç de tanımayan bir kişi yeni JAMES BOND olmaya hak kazandı. Bu yol için seçilen TI-MOTY DALTON ise daha öncekiler kadar iyi olmasa da bu İş için oldukça iyi. Yeni JAMES BOND filmlerinde öteki filmlerdeki kadar hareketli sahneler olmasa da yine hepsi kaliteli yapımlar. JAMES BOND'un maceralarını anlatan bütün filmlerin para yapması oyun firmalarının dikkatini çekmiş olacak ki hemen kolları sıvayıp birçok JAMES BOND oyunu yaptılar. Commodore 64'ü olanlar birçok JAMES BOND oyunu hatırlarlar. Yapılan oyunların hepsi HİT olmadılar.
Sadece bir piyasa oyunu olmadan öteye gidemediler. CENSE TO KILL tam anlamıyla
JAMES BOND oyunuydu. Ama birbirine benzer kademelerden oluştuğu için bir süre sonra İnsanı sıkıyordu. Ayrıca konusu benzetilerek ya da filmlerden alınan sahnelerle LİVE AND LET DIE ve NAVY MOVES vardı. Bunların isimleri ne kadar farklı olsa da hepsi JAMES BOND kokuyordu. DOMARK firması hiç beklenmeyen bir anda eski bir JAMES BOND filmini oyun haline getirmeye karar verdi. Gerçi ilk başta herkes acaba öteki öncekileri gibi piyasa oyunu mu olacak diye söylenmeye başladı. Oyun daha piyasaya sürülmeden crack versiyonu ülkemize geldi. Gerçi ne kadarının tam anlamıyla çalıştığı meçhul ama ben gelebildiğim yere kadarıyla oyunu açıklamaya çalışacağım. JAMES BOND hayranları bilgisayar başına. Daha ne duruyorsunuz. My name is BOND? JAMES BOND? Klasik JAMES BOND başlangıcı ilk defa bu oyunun başlangıcında yer alıyor. Her zamanki BOND müziğinin melodisini duymak da mümkün. Fakat o ne? Müzik birden HO-USE ritmine dönerek ilginç bir
|:
| hale geliyor. HOUSE müziğinin klasik sample'ları 'HİT İT” ve 'OH YEAH'leri burada duymak da mümkün. Tipik film başlangıcından sonra ateş tuşuna basarsanız oyunu oynamaya başlarsınız.
Oyunun birinci kademesinde görevimiz arabamız sayesinde bütün tehlikeleri aşarak yolu aşmak. Grafiklerin küçük olması ilk başta İnsanı hayal kırıklığına uğratıyor, ama daha sonra ne kadar detaya İnildiğini görünce oldukça şaşırıyorsunuz. Yollarda bir çok tehlike var. Bunları tek tek yazmalıyım. İlk önce yağ birikintileri. Üzerlerinden geçerseniz arabanın hakimiyetini bir süre kaybedersiniz. Eğer arabanız yolun dışına çıkarsa enerjiniz azalır. Mayınlar da gücünüzü azaltır. Su birikintileri sadece hızınızı keserler. Enerjinize zararları yoktur. Kırmızı yol işaretleri sadece efekt olsun diye konulmuş objelerdir. İnsanları ezdiğiniz taktirde skorunuzdan elli puan azalır. Sarı renkte ve parlayan şekilleri toplamanızı tavsiye edeceğim. Birinci kademede pek işinize yaramazsa da ikinci kademede oldukça çok İşinize yarayacaklar. Yolda ilerlerken polis arabası gelirse çarpmadan yolunuzdan ilerleyin. Eğer bunu yapamıyorsanız yavaşlayarak gitmesini bekleyin. Sol kenarda ince olarak yolun krokisi çizilmiş. Krokide parlayan nokta bizi temsil ediyor. Buraya bakarak nerede olduğunuzu görebilirsiniz. Karayolunun sonuna gelince yazan kulübeye girin. Öteki taraftan bir sürat motorunun çıktığını göreceksiniz. Evet düşündüğünüz gibi o motoru siz yönetiyorsu- NUZ. Burada da yapacağınız iş aynı. Yüzen İnsanları eememeye çalışın. Bazen durup yandaki krokiden nerede olduğunuzu bulup öyle yolunuza devam edin. Nehirdeki sırıklara çarpmayın. Ramplara düz gi- Terseniz doğruca karşıya atlarsınız. Ama biraz yamuk ya da yandan girerseniz iskelelere çarpıp bir hak kaybedersiniz. Kademenin sonuna gelince iki duvar arasında, tam ortada bulunan yere girerek, motorunuzu patlatın. Yoo! Hemen telaşlanmayın, hakkınızı kaybetmediniz. Sadece kademe geçliniz.
İkinci kademe birinci bölümün karayolu kısmına benziyor. Nehir kısmının rampaları burada da var. Ama bu bölümde tekrar araba kullandığımız için rampaları uzun mesafe atlamak için ve biraz da hava yapmak için kullanıyoruz. Rampalara hızlı olarak ortalarından girersek arabamız devriliyor. Ama normal hızla aynı şekilde girersek arabamız iki tekerlek üzerinde gidiyor. İstediğiniz zaman normal halinize gelebilirsiniz. Yağlar, sular ve trafik işaretleri burada da var. Bu bölümde ilk defa tırlarla karşılaşacaksınız. Düzgün ve normal hızla içeriye girerseniz arabanızı bakıma alabilirsiniz. Hani şu topladığınız sarı şekillerle burada arabanıza extra silahlar ve benzin (enerji) alabilirsiniz. Füze almanızı tavsiye ederim, çünkü bu bölümdeki kırmızı karavanlar normal merminizle çok zor vuruluyor. Yakın takipteki arabalar için yağ atıcı makine de alabilirsiniz. *EXİT” ile tırdan çıkabilir, kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Burada dikkatli olmanızı tavsiye ederim, çünkü hak kaybettiğiniz taktirde kademenin neresinde olursanız olun en baştan başliyorsunuz. Sonlara doğru çıkan siyah helikopterlere dikkat edin. Hiç ummadığınız bir anda sizi yok edebiliyorlar. Hiçbir zaman tam karşısında durmayın. Bu bölümü geçerken oldukça çok zorlanacağınızdan eminim. Dikkatli olun. Üçüncü kademede süper arabamızla suyun altından ilerliyoruz. Bu bölümdeki grafikler oldukça iyi çizilmiş. Yosunların dalgalanışı çok güzel. Arabamız yine mermi atabiliyor. Oyun macera sevenler için birebir. Arcade oyunu koleksiyonu olanların arşivinde bulunması gereken bir oyun. Bu JAMES BOND oyunu çok şeker grafiklere ve efektlere de sahip. THE SPY WHO LOVED ME'- nin en kötü tarafı oyunun çok zor olması. Bu zorluk insanı terletiyor. Zoru sevenlere tavsiye edilir. Mega başarılar.
AMIGA MEGAHIT DOMARK/AMIGA 512 K
Grafik :8 Ses :8 Oynanabilirlik : 7 Kurgu :8 Genel :8 a yi bir oyuncunun oyundan istedikleri nedir? Eğer cevabınız güzel grafikler, kusursuz müzik ve muhteşem konuysa, aradığınız oyunun adı MYTH. Oyunu yapan firma Commodore'un en İyi oyunlarına imzasını atan System 3, oyunun müziği ve ses efektleri Maniacs of Noise tarafından yapılmış. Oyun muhteşem bir müzik eşliğinde yükleniyor. Yükleme bir kere duruyor ve burada oyunu yapanlar tanıtılıyor, fire'a bâstığınızda güzel bir kıgrafiği size MYTH'e hoşgeldiniz diyor. Oyunun ekranında sol üst köşede score'unuz, yanında zaman içindeki yolculuğunuz boyunca toplayacağını obje ve silahların duracağı üç tane bölme var, istediğiniz silahı kullanmak için klavyedeki “<< “ “>” vuruşuyla istediğinizi ortadaki bölmeye getirip space tuşuyla kullanabilir duruma getirebilirsiniz. Oyunun ilk bölümü Yunan mitolojisi içinde geçiyor. Başladığımız yer karanlık bir mağranın içi, burada amacımız mağaranın sonundaki cehennem bekçisi olan ve her yerinden ateş edebilen köpeği Öldürmek. Bunun için etrafta dolaşan yeşil ve uçan yaratıklardan birini öldürüp ışını almak ve sonra ışınla iskeletleri yok edip ortaya çıkan kılıcı almanız gerekmekte. Kılıcı aldığınızda biraz sağda asılı olan adamın ipini kesin sonra aşağıya inip iki tane iskeletin kafasını ateşe düşürün, bunu yaptığınızda şeytan gelecek, şeytana karşı ışınınızı kullanın.
Öldüğünde elindeki çatalını bırakacak, çatalı alın ve en sona gidin, yaratığa yaklaşmadan çatalınızı hazırlayın ve yaratığın önüne atladığınızda çatalı atana kadar space'e basın. İkinci bölümde sizi ça-
Mehmet TOKGÖZ
SE SAC ER uğrayan kızın yanına fazla yaklaşmayın, unutmayın fazla merak iyi değildir. Kızın yanına yaklaştığınızda yılana dönüşüp sizi öldürüyor. İlerideki elinde kalkan olan heykelin topuğuna vurup heykeli yıkın ve ortaya çıkan kalkanı alın. Şimdi tekrar karanlık bir yerdeyiz. Medusa'yı gördüğünüz zaman kalkanınızı çıkarın ve attığı ışınları sektirin, kafasını çevirdiği zaman yanına atlayın ve kılıçla kafasını uçurun. Kafayı alın, çıkardığı seslerden de anlaşıldığı gibi kafa hâlâ canlı, bir yerden sonra sütun olmadığını göreceksiniz, burada aşağıya atlayın biraz sonra üç başlı büyük ejderhayı göreceksiniz, hiç durmayın çünkü Medusa'nın kafası sizi atışlardan koruyor, en üstten bir aşağıdaki sütunda durup atışlarınızla canavarın üstten iki kafasını uçurun. Sonra aşağıya inip sonuncusunu da haklayın. Bu bölüm burada bitiyor. — İkinci bölüme tepesinde şimşekler çakan bir geminin üzerinde başlıyoruz. Buradaki amacımız Vikingleri değil, geminin üstüne tünemiş olan ku-
. ŞU öldürmek. Kuş ancak yete-
Sai Çan
“ Pia
*
* 8.
YE z .
ri sayıda Viking'i öldürünce ortaya çıkıyor, kuşu öldürünce ortaya çıkan objeyi aşağıya eğilerek alın. Ormandaki kurbağa gibi yaratıklar size bıçak verirler, eğer kılıcınızı düşürürseniz paniğe kapılmayın bıçakla devam edin sonra geri dönerseniz kılıcı yerinde bulursunuz. Bir süre sonra üç spastik ruhun bir kızı yaktığını göreceğiz. Burada kızın attığı meşaleyi alıp bu üç ruhu yok edin. Kız kurtulduğunda enerjiniz doluyor. Biraz ilerlediğinizde göreceğiniz ejderhayı ilk önce kılıçla boynunda yara açılıncaya kadar yaralayıp, sonra bıçak atarak geçebilirsiniz. Bıçak attıktan sonra ejderhanın içinden geçebilirsiniz. Açık havada bıçak kullanın ve ikinci kale kapısını görünceye kadar ilerleyin. Thor gelince eğilin ve baltayı attıktan sonra kalkıp onu öldürün, sonra kalenin içine atlayın. Burada Odin gelip sizi kaldıracak ve büyük kralın yanına götürecektir. Büyüklüğüne aldırmayın ve hemen yanına gidip onu kılıç darbeleriyle öldürün. Şimdi Mısır'da bir piramidin içindeyiz. Burada birçok gizli geçit var, bunların ilki sol alt-
43 ta, ikincisi ise sağ üstte. Ama ikincisinin iki tane daha geçit var. Geçitlerde zamanlamaya çok dikkat edin. Birinci geçitten sihirli bir silah almanız gerekiyor. Piramitin içindeki vazolara dikkat edin, çünkü bütün iş bu vazolarda. Burada bir Mısırlı'dan alacağınız, küçük haçı büyük haça deydirerek enerji alabilirsiniz. Sonra yine aynı şekilde alacağınız miğferi mumyalara karşı kullanabilirsiniz. Devamlı ateş eden garip yaratığın ateşinde haç ile korunabilir ve büyülü silahla öldürebilirsiniz. buradaki amaç vazoları doğru ocaklara yerleştirmektir. Bunu da yaptıktan sonra bir firavunun kafasıyla SAVAŞaCcağĞıIZ. oyun. İnsanı sürüklüyor. Herke- : 9 Oyun bu safhada uzaya | ederim. Bana göre | Seç. 9 açılıyor. Son olarak iki devi | en İyi oyunu | Zorluk : 8 dürdükten sonra oyun bitiyor. | MYTH'1 mutlaka alın. Kurgu : 9 Sonunda ne olduğunu heve- Oyunun değerlendirmesi: Genel : 9 sinizi kırmamak için yazmıyorum. MYİH dört dörtlük bir
Commodore 64
C64 için MAKİNE DİLİNİN PÜF NOKTALARI:
Merhaba C64'cüler. İşte yine bir dergide makine
dili'nin püf noktalarını açıklamaya devam ediyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu köşede amacımız makine dilini öğretmekten çok, demo veya intro türü programlarda kullanılan teknikleri ayrıntılı olarak göstermek. Şimdiye kadar interrupt'ların ne olduklarını ve nasıl kullanıldıklarını öğrenmiş ve bunlara örnek olarak bir 'Smooth Scroll' programını incelemiştik. Fakat çoğunuzun da fark ettiği gibi bu yazı kaydırma rutininin, ana mantığı açıklama dışında göz alıcı veya dikkat çekici hiçbir özelliği yoktu. Yani bir intro veya demo programcısının kullanabileceği kadar usta işi bir rutin değildi. Bu yüzden bu sayımızda, gerçekten ilgi çekici bir görüntü yaratan 'renkli şeritler' rutinini açıklayacağım. Bu rutin tek başına yeterince göz doldurmayacağından, renkli şeritlerin üzerinde 2x2 boyutunda karakterleri kaydıracak bir yazı kaydırma rutini de programa dahil edilmiş durumda. (Dergimizi sürekli takip edenler bu karakter setlerini düzenlemenizi sağlayacak bir editör programını yayımladığımızı hatırlayacaklardır. Programımız bu editörle tamamen uyumlu olarak çalışıyor.) Programı çalıştırdığınızda geçen sayılarda yayınladığımız (veya kendi hazırladığınız) bir karakter setini $3000 adresine yüklemiş olmazsanız yalnızca renkli şeritleri görebilirsiniz. Programın ayrıntılı açıklamasına geçmeden önce C64 kullanarak renkli şeritler yaratmanın neden çok zor olduğunu anlatmaya çalışayım. Bildiğiniz gibi Commodore'unuz ekranda görüntü elde edebilmek için bir elektron ışığı ile tarama sistemini kullanıyor. Eğer biz bu elektron herhangi bir satıra girerken (veya girmeden hemen önce) ekran ve arkaplan renklerini değiştirebilirsek o satırda istediğimiz rengi elde edebiliriz. Ve bu sistemi diğer satırlara uygulayarak istediğimiz sayıda renkli şerit elde edebiliriz. Fakat iki satır arasında bulunan renk değiştirme sırasında bir ufacık bir kayma bile olursa bu kayma bütün satırlarınızı etkiler. Tabii ki bu yana kayma ile kolayca başa çıkabiliriz. Bir satırdaki herhangi bir işlemden sonra
Ldx#4s08
loop Dex
Bne loop
KARAKTER seti AMA ?
rutinini kullanırsak elektron alt satırda, bu işlemi yaptığımız koordinatın hemen altında bulunacaktır. Tabii ki bu kadar kolayca bu işin içinden çıkamayız. Çünkü belli satırlarda (her karakter satırının başlangıcında) sizin programınızla olan bağlarını keser ve ekrana gidecek olan görüntüyü ayarlamak için yeni satırı almak, yüksek çözünürlük modunda iseniz bu satırdaki harfleri renklere çevirmek gibi işlemlerle uğraşır. Tabii ki bu işlem sizin ayarladığınız zamanlamayı da altüst eder. Bu olayları yapmak için program kullanılmadığı için (tamamen elektronik olarak başa çıkılır bu işlerle) çok gelişmiş sistemler kullanmak dışında bu satır yenileme olayını engellemek elimizde değildir. Bu yüzden, yazacağınız program bu satırlarla uğraşacağı zaman renk değiştirme işini elinden geldiğince çabuk halletmek zorundadır. Tabii ki bu ayarlamayı yapmak kolay olmadığından renk şeritleri yapmak çoğu programcının korkulu rüyası olmuştur. Bu programlar o kadar hassastır ki içlerinden çıkarılacak tek bir komut bile tüm zamanlamayı altüst edebilir. Daha da ilginci, $D011 adresinde bulunan Y pozisyonunu değiştirmenizin programın çalışmasını engellemesidir. Eğer $D011 kullanarak ekranı bir piksel aşağı alırsanız, bu özel satırlar da bir satır aşağı kayacak ve sizin programınızda belirlenen yerlere denk gelmeyecektir. Bunun sonucu olarak da programınız işe yaramayacaktır. Bu konuda sizi uyarmam gereken bir nokta daha var. Eğer bir satır üzerinde bir sprite bulunursa o C64'ünüz o sprite'ı gösterebilmek için o satırda sizin programınızdan biraz zaman çalmaktadır. Bu kadar uyarı ve açıklamadan sonra gelelim programın açıklamasına: $C000-$C032 arasında bildiğiniz sistemlerle interrupt'lar ayarlanır. Bu arada $C0F7 adresi sıfırlanır ve ekranın X pozisyonunu tutan adrese $C7 değeri verilir. Modu için bu değeri $D7 yapın rutininiz $31. rasterda başlar ve $C035 adresinde bulunur.
IRA Lda #$41D
Sta $L018
Komutlarıyla karakter setinin yeri değiştirilir.
adresine alınır.) Eğer 1D yerine $15 değerini kullanır-
sanız normal karakter setine geçersiniz.
Ldx #$1D
Dex
Bne Loop
Rutinini kullanarak elektron ışınının istediğimiz yere
gelmesini sağlıyoruz.
Lda $COF8
Sta $DO16
ile x piksel-koordinatını ayarlıyoruz.
Ldy #
Jmp Başla
komutuyla ilk satırın rengini ayarlanmasını sağlıyo-
ruz. (ilk satırda bazı ayarlamalar yapılır unutmayın.)
Loop
Ldx # $00
Kısaltılır Ldy #$08
Başla Lda $COE2, X
Renkver Sta $DO20
Sta $DO21
gördüğünüz gibi ilk olarak satırın rengini hiç vakit kaybetmeden veriyoruz. Inx Dey Bea Kısasatır Programın can alıcı noktası burası. Her sekiz satırda bir birazdan gireceğimiz bekleme rutinine uğramadan yeni renk verilir. Cpx #$11 Bes renkson tam $11-1 (= 16) satıra $C0E2 adresinden başlayan renkler verilecek. Eğer yeni datalar yazarsanız ve bu sayıyı bu datalara göre artırırsanız son sayının ekran rengini de ayarlayacağını unutmayın. Jsr Bekle sekiz tane NOP ve bir RTS'den oluşan zaman harcama rutinine gidiyoruz.
Lda $C0E2, X Lda $C0E2, X Bit $D021 Clc Renkver Burada iki kez renk okumamız herhangi bir hatadan dolayı değil. Yalnızca zaman harcıyoruz. Bit komutu da burada yalnızca biraz zaman harcatmaya yarıyor. JMP komutu yerine de CLC ve BCC komutları ardışık olarak kullanılıyor. Bu hem zamanlamayı ayarlıyor hem de size değişik bir sistem göstermeye yarıyor. Renkson Lda #$C8 Sta $D016 Lda #$15 Sta $D018 renk şeritleri koyduğumuz ve yazı kaydırdığımız 16 satır bittiğine göre X pozisyonunu sıfırlayıp karakter setini normale çevirmenin zamanı geldi demektir.
Lda $COF8
And # $07
Tay
Dey
$C0F8 adresinde saklanan X pozisyonunu bir sola alıyoruz. Hızlı kayan yazılar isteyenler buraya bir-iki DEY koyabilirler. Bmi Satırsonu Eğer X pozisyonu 0'dan küçükse yeni harfleri X koordinatını ayarlamak gerekiyor. Bu komutla da bu işleri yaptırıyoruz. Ora #$C0 Sta $C0F8 Jmp Bitir eğer X pozisyonu 0-7 aralığındaysa bunu $D016'ya yazılabilecek hale getirip, gerektiği zaman kullanmak üzere $C0F8 adresine yazıyoruz. Multicolor kullanıcıları, buradaki ORA $C0 komutunu ORA yapmayı unutmayın. Satırsonu Lda Sta $C0F8 eğer X pozisyonunu 0'dan küçükse öncelikle X pozisyonunu en sağa alıyoruz. Ldy lda $0401, y Sta $0400, y $0429, y Sta $0428, y Bne ve ekranın ilk iki satırını bir sağa kaydırdık. Harfal Lda $C100 Cmp #$FF Bne yaz Lda #$00 Sta Harfal+1 Lda #$C1 Sta Harfal+2
Bne Harfal burada tanıdığımız bir harf alma rutini var. Zaten yazacağınız tüm yazı kaydırma rutinlerinde bu sistemi kullanmanız kaçınılmaz. Bu yüzden bu satırlara alışmaya bakın. "| Yaz
Kaydır
Ora $COF7
Sta $0428
Clc
Ade
Sta $0429
yazdığımız mesajın her harfi dört karakterden oluştuğundan harfleri yazma sistemini incelemeniz gerekiyor. Kullandığımız sistemde harfin ilk kolonu harfin kendisi ve reverse'ünden oluşuyor. Yani harf ilk kez okunmuşsa harfin kodu ve $80 fazlasını ekrana yazmalıyız. Eğer harf ikinci kez okunduysa $40 fazlasını (Shift-harf) ve bunun $80 fazlasını (yani reverse'ünü)
basıyor.
Lda $COF7
Eor #$40 Sta $C0F7 Bne Bitir her harfin okunuşundan sonra harfin kendisinin mi yoksa shift'inin mi basılacağına $C0F7 adresi karar veriyor. Buraya her gelişinde $C0F7 adresinin değeri $40 veya $80 arasında değiştiriliyor. Eğer değer $00 olduysa gelecek harfin okunması gerektiği için harfi okuyan komutun adresini bir artırıyoruz. Inc Harfal-1 Bne Bitir Inc Harfal-2 Inc $D019 Jmp $EA81 Ve kontrolü Kernal'a veriyoruz. Unutmayın, programda ekran rengini ayarlamanız gerekiyor. Bir uyarı daha: Eğer programın RASTER giriş satırını $31'den farklı bir yere alacaksanız bu satırın ($31+N*8) formülüne uymasına dikkat edin. Hepinize programcılık hayatınızda başarılar dilerim.
Bitir
TUNÇ DİNDAŞ SİNAN EREL
ÖN
Kış geldi. Yaz boyunca başına oturmadığımız bilgisayarımız ile uğraşmaya başladık. Aynı olay Sinan ve benim için de geçerli. Yazın gerek malzeme yetersizliği gerek tatil sebebiyle yazı dizimize ara vermiştik. Artık yine karşınızdayız. Bundan böyle bir dahaki yaza kadar aralıksız size yardım etmeye çalışacağız. Ama bir şikayetimiz var. Bize hiç ipuçları göndermiyorsunuz. Bunu yaz tembelliği sayıp bundan sonra ipuçlarınızı ve sorularınızı bekliyoruz. Zaman harcamadan yazımıza başlayalım. İlk hilemiz OCEAN'ın meşhur olduğu kadar da güzel platform oyunu "NEW ZEALAND STORY"den. Balinayı geçemeyen ve ilerdeki kademelerde ilerleyemeyen arkadaşlar için mükemmel bir tiyo. Oyununa başlamadan yazıların bulunduğu ekranda hiç boşluk bırakmadan yazarsanız oyunu haklarınız azalmadan oynayabilirsiniz. Bu halde bile bitirilmesi zor olan bir oyun. İkinci hilemiz kaliteli bir shoot'em up olan Oyunu hiçbir düşmandan ve mermiden etkilenmeden bitirmek isterseniz aşağıdaki küçük işlemi yapmalısınız. Oyuna başladığınız zaman klavyeden 'CASTOR' yazın. Seçim ekranında aralık çubuğuna basarsanız mermi hızlarını, düşman ve mermi sayısını ayarlayabilirsiniz. INFOGRAMES'in sevimli oyunu
JUMPİN' JACKSON'ın passwordlarına ne dersiniz? Alın o zaman. Game A için: ROCKNROLL, NOİSES, TE-NEBRE. Game B için: FUNK, ELVİS. Artık istediğiniz kademeden başlayabilirsiniz. Oyun meraklısı iki arkadaşım Mahir Çipil ve Caner Şimşir, Commodore 64 için aşağıdaki tiyoları göndermişler. Kendilerine teşekkür eder, mektuplarının devamını dilerim. NAVY MOVES 1: Oyunun ilk kademesini geçmek için; oyun başladıktan sonra joystick'i ileri iterek botunuzu zıplatın. Botunuz havada iken 'RUN STOP' tuşunu kullanarak oyunu dondurun. Oyunu tekrar başlattığınız zaman botunuz yoluna devam edecektir, ama mayınların altından! NAVY MOVES 2: Oyuna başladktan sonra denizaltıyı gezerek bütün subayları öldürün. Vurduğunuz subayların kodunu ve görevini bir kenara not edin. Bizim için gerekli subaylar aşağıdakilerdir.
ENGİNES (motorcu) TRANSPORT (taşıyıcı) CAPTAIN (kaptan) OFFİCER (memur)
Oyun esnasında karşınıza bu subaylardan birden fazla çıkabilir. Ancak hepsinin kodu aynıdır. Böyle durumlarda yardım çantasını alarak ekstradan bir hak kazanabilirsiniz. Kaptanın kodu bütün kodların yerine kullanılabilir. tuşuna basarak silahınızı alev makinasına dönüştürebilirsiniz. "2" tuşu ile silahınız eski haline döner. Denizaltıyı imha etmek için iki bilgisayarın kodunu bilmeniz yeterlidir. Ancak buradaki bilgisayarlar her kodu kabul etmez. İlk bilgisayar için 'STOP MOTORS' komutu yeterlidir. Son bilgisayar ise denizaltının en alt kısmında bulunur ve makina dairesinin kapısını açar. Burada şu kodlardan birisini "OPEN RADERS, OPEN DOOR, OPEN İşleminiz bittikten sonra 'END' komutu ile bilgisayardan çıkabilirsiniz. KICK OFF: Santra vuruşu yaparken topun önüne gelip joystick'i sağa ve sola hareket ettirin. Topu kaleye kadar getirip ateş tuşuna basın. Daha sonra topun ağlara takıldığını Kaleci degaj yaparken penaltı noktasına gelip kalecinin gittiği yöne doğru hareket edin. Şayet kaleci ile karşı karşıya kalırsanız kaleci topu bırakıp kalesine döner. Eh, zannedersem Kick Off için bu kadar tiyo yeter. Mahir ve Caner arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim. Ben yazıyı yazarken Sinan burada olmadığı için o bir şeyler yazamıyor, ama bana dün telefonda iki tane VENUS THE FLYTRAP password'u vermişti. İşte o passwordlar: MANTIDS ve CICADAS. Sinan yedinci kademeye kadar gelmiş ama öteki passwordlar gelecek sayıya diyor. Değişik oyun EXTASE'nin password'unu vermek istiyorum. *3976' kısa ama çok işinize yarayacak. Bu password'u gönderen HASAN ÖZ-KAPICI'ya teşekkür ederim. Yeni password'larınızı bekliyorum. Ayrıca bundan böyle her sayımızda oyun almanızda size yol göstereceğini zannettiğimiz listelere yer vereceğiz. Bu ayın en çok satan oyunları:
1) KICK OFF 2 2) TURRICAN 3) WİNGS 4) PRİNCE OF PERSİA 5) SHADOW WARRIORS 6) STEALTH 7) SHADOW OF THE BEAST II 8) GAME SHOW 9) NİGHT BREED 10)
Dergimizde yapılan oylama sonunda bu ayın en kötü oyunları da aşağıdakiler. Almadan önce bir bakmanız tavsiye edilir. Bakmadan alanlardan mesuliyet kabul edilmez.
1) FAST FREDDY 2) CYBERBALL 3) XENON 3 4) BIONIX 2 5) NUKLEUS 6) PİPE RIDER
Yazıyı dergiye teslim ederken elime yeni bir ipucu geçti. Bu ipucu PRİNCE OF PERSİA'dan. Oyunun ileriki kademelerinde kendinizle savaşmanız gerekiyor. Ama burada rakibiniz olan kendinizi öteki anlamda gölgenizi öldürdüğünüz zaman kendiniz de ölüyorsunuz. Bu kısımda yapmanız gereken iş kılıcınızı kınına geri koymak. Haberiniz olsun. Ayrıca SHIFT-L tuş kombinasyonu ile bir level atlayabilirsiniz. Ama bu hile sadece üç defa çalışır. Gelecek ay yine bu sayfalarda buluşmak üzere hoşçakalın. Bize mektup yazmayı unutmayın. Hepinize derslerinizde başarılar.