Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 36
Technologies ve Disney Software'in ortak yapımı olan bu oyunun tek kötü yanı ise diskten yüklenmesinin yavaş olması ve yükleme yapilirken oyuncuyu sıkması. Bu oyunu disket sürücüsü olan arkadaşlara tavsiye ederim.
5 050813
YPHOON THOMSON! Bu isim size yabancı gelmiyor değil mi? BRODERBUND'un bir oyunuydu galiba? Hem de zamanında bu oyun başında oldukça çok zaman geçirmiştiniz. Eğer şimdi extra 512K ram kartınız varsa yine bir o kadar çok zaman geçireceksiniz. Bu sefer konumuz daha da farkli! Hazır mısınız? BRODERBUND bundan önce içinde kaliteli animasyonlar bulunan iki tane hit oyun çıkarmıştı. Bu oyunların adı OF FURY Il ve TYPHOON
Tunç Dindaş
THOMSON'du. İşte bu oyunlari yapan ekip yine üstün bir performans göstererek bu sefer de mükemmel animasyonları bulunan çok güzel bir oyun hazırlamışlar. Öteki oyunlar gibi bu oyunda da detaylı grafik ve kaliteli müzikler bulunmuyor. Basit müzik ve sample'larla her şey halledilmiş. Karakterlerin tiplerinde fazlaca detaya inilmemiş ama animasyonlar oldukça kaliteli. Ama buna rağmen oyun çok akıcı. Oyunumuzu eski Commodore 64'çü arka-
HA, YONU'RE Tüü LATE,
I HAVE
THE daşlar hatırlarlar. Bu oyun Commodore 64'deki KARATE-KA'ya çok benziyor Hatta aynısı diyebiliriz.
Oyunda amacımız bir saat içinde bulunduğumuz dehlizlerden çıkmak. Zamanımız çok sınırlı. Buna rağmen oyun esnasında çözmemiz gereken birçok oda ve dehliz var. Yanlışlıkla üzerine basılan bir taş ile odaya kilitlenir ve ölerek başa dönebilirsiniz. Zaten PRİNCE OF PERSİA'nin en büyük zorluğu hak kaybedince oyunun başa dönmesi. Gerçi ikinci kademede vurulduğunuz zaman birinci kadeneye dönmüyor ama yine de uğraştırıyor. Bu kötülüğü olmasa tam anlamıyla bir macera oyunu denebilir. Ama her güzelin bir kurusu varıra. Oyun yüklenince ateş tuşuna basmazsanız oyunun demosunu izleyebiliyorsunuz. Burada da anladığınız gibi kralın biricik kızı sultanı seven genci kral dehlizlere kapatmış. Ama sul: tan bir türlü bu genci unutamamış. Her gece sabahlara kadar ağlıyormuş. Kral kızıyla bir anlaşma yapmış. Eğer genç bir saat içinde dehlizden çıkabilirse kızını ona verecek, eğer çıkamazsa ölene kadar hapsedilecek. Zaten kral da gencin ölmesinden yana olduğu için hiç üşenmeden dehlizlere zorlu bilmeceler ve düşmanlar yerleştirmiş. Ehh artık amacınızı anladınız herhalde. Haydi bakalım sultan sizi bekliyor, ona ulaşmaya çalışın. Oyundaki kahraman çok hareketli, duvarlara tırmanıp aşağıya atlayabiliyor. Derin ve uzun aralıklardan karşıya sıçrayabiliyor. Duvarlara tutunup aşağıya sarkabiliyor. Tarzan'dan bir farkı yok değil mi? Ekranın sol altındaki kırmızı üçgenler kahramanımızın gücünü temsil ediyor. Oyunun birinci kademesinde birkaç çeşit taş bulunuyor. Bu taşların görevi sırasıyla şöyle: Üzerlerine bir kere basılınca çöken taşlar. Bu taşların üzerine bir kere basabilirsiniz. Üzerinde durmak için bu taşlara sakın güvenmeyin. Üzerine basılınca kapıları açan ya da kapatan taşlar. Bir odayı geçmeden hangi taşın kapıyı açtığını ve hangisinin kapattığını öğrenip öyle üzerlerine basın. Yoksa büyük çabalar harcayarak geldiğiniz yerlerde yanlış bir taşa basarak kapıyı kapatıyorsunuz. Bir daha o çabaları harcayarak kapıyı açıp tekrar kapıdan geçmeye çalışıyorsunuz. Kahramanımız üç kattan daha yüksek yerden düşerse ölüyor. Ayrıca kazıkların üzerlerine düşerse kurtuluşu yok. Oyuna başladığınız odanın alt sağ tarafında kılıçlı bir gardiyan var. Bu gardiyanı zıplayarak geçmeye çalışmayın çünkü geçemezsiniz. Birinci kademede kılıcı bulmaya çalışın. Ana yolları takip ederseniz geçitler sizi kılıca götürecek. Bazı odalarda zıplayarak tavana düğmeye çalışın. Eğer
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 37
HR bu hareketle tavadaki taşlardan birisi oynuyorsa o taşın altına gelerek devamlı zıplayın. Taş başınıza düşünce yukarı çıkabilirsiniz. Bazı odalarda bir şişe ile karşılaşıyorsunuz. Bu şişelerden büyük olanları bir üçgen kazandırıyor, eğer küçüklerden birini içerseniz yaralanarak kaybettiğiniz içi boş üçgenlerden biri doluyor. Ama dikkat edin, bazı şişeler gücünüzü azaltan zehirler taşıyor. oyunun en zor ve en çok kullanılan fonksiyonunu yazmak istiyorum. Bazı odalarda kahramanımızın atlayamayacağı uzunluklarda aralar var. Bu boşlukları şu yöntemle rahatlıkla geçebilirsiniz. Koşarak en uca kadar gelin. Uzun atlamayı yapın. Hemen ateş tuşuna basın ve kahramanımız:
karşı kenara tutunana kadar da basılı tutun. Eğer başarılı bir atlayış yaptıysanız kahramanımız karşı kenara tutunacaktır. En basit yeri burası, ateş tuşunu bırakmadan joystick'i yukarı itin, kahramanımız yukarı çıkacaktır. Oyun esnasında bazı tuşlar işimize yarıyor. Boşluk çubuğuna basarsanız kalan zamanınızı oyunu durdurur. Oyun ilk defa PC'ler için yapıldığı için nümerik klavyeden de kontrol eklenmiş. Oklu sayı tuşları ile adamı yönetirsiniz. Ateş tuşu yerine geçen tuş ise sol AMISA tuşu.
EA
Birinci kademeyi geçmek için kılıcı aldıktan sonra iki savaşçı ile dövüşmeniz gerekiyor. Birinci kademeden sonra bilmece odasına giriyorsunuz. Burada oyuna başlamadan önce oyunu kıran grup tarafından hangi zehiri içmeniz gerektiği belirtiliyor. Size söylenen harfin altındaki zehiri için. O doğru seçim olacaktır.
Bence BRODENBUND'a yakışan bir oyun bu. Extra hafızaları olan arkadaşlara kesinlikle tavsiye ederim. Sizi saatlerce bilgisayar başından kaldırmayacak bir oyun. Tam anlamıyla bir macera oyunu. Hareketli oyunları seviyorsanız PRİNCE OF PERSİA'yı hiç kaçırmayın.
Oyunun Değerlendirmesi:
AMIGA MEGAHIT AMIGA/1 MGByte
GRAFİK : 9 SES 16 ZORLUK : 9 KURGU : 8 GENEL : 8 erşey Japonya'da küçük bir şehirde başlar. Bu şehirdeki bir karate okulu iki gruba ayrılmıştır. İyiler ve kötüler. İyilerden tarafta olan bir öğrenci birgün tüm enirikalardan bıkar ve Amerika'ya kaçar. Ancak Amerika'da suç oranı yüksektir ve kötüler çoğunluktadır. Hele yaşadığınız şehir New York'ta ise bu oran bir hayli yüksektir. İşle bu durumdan da bıkan muhteşem karetecimiz “SPLINTER” yeraltında yaşamaya başlar yani kanalizyonlara yerleşir. Burada yalnıca fareler, su, pislik ve kaplumbağalar vardır. Birgün Splinter ve çevredeki kaplumbağalara pembe bir sıvıya düşerler ve korkunç olay olur. Splinter bir fareye dönüşür. Kaplumbağlar ise inanılmaz ölçüde büyüyerek bir insan boyutuna ulaşırlar. Ve değişik yetenekler kazanırlar. Örneğin hızlı hareket etmek hızlı öğrenmek bu kabiliyetlerden yalnızca ikisidir. Her iki taraf da bu ilginç olayın şokunu atlattıktan sonra Splinter değişen dört büyük kaplumbağanın MASTER'ı yani hocası olur. Onlara bildiği herşeyi öğretir. Bu dört büyük kaplumbağanın artık birer