COPY BOARD

Bundan 7-8 sene kadar önce, C-64 ilk piyasaya çıktığı zaman kimse bu bilgisayarın ne derecede gelişip yayılacağını tahmin edemezdi. Aslında ilk bakışta cihazın birçok eksik tarafı mevcuttur: Kullanılan Basic oldukça yavaştır, bir komut hazinesine sahip değildir. Özellikle CIRCLE, PLOT, LINE, DRAW gibi klasik Basic komutlarının olmaması kullanıcıyı grafik işlemlerinde makine dilini kullanmaya zorlamaktadır. Bunun yanında normal yükleme ve kayıt işlemleri yine son derece yavaş kalmaktadır. Özellikle teyp kullanıcıları biraz uzunca bir oyunun yüklenmesi için normal olarak en az 10 dakika beklemek zorundadırlar. C-64'ün kusurları bu kadar değildir, fakat cihazın çok yönlü ve gelişmeye uygun bir şekilde tasarlanmış olması tüm kusurlarını örtmektedir: Basic ile 6510 makine dili arasında çok rahat bağlantı kurulmaktadır ve böylece özellikle programların çalışma hızından ileri gelen sorunlar ortadan kalkmaktadır. Başta Simon's Basic olmak üzere birçok değişik program eksik komutları tamamlamakta ve kullanıcıya gelişmiş Basic'lerle çalışma olanağı sunmaktadır. Yükleme hızından ileri gelen sorunlar ise 6510 makine dili yardımıyla C-64'ün işletim sisteminde yapılan değişikliklerle çözümlenmiştir. Yalnız burada teyp ve disk drive arasında büyük farklılıklar olduğunu belirtmemiz gerekmektedir. Hem C-64'e hem de Disk Drive'a yapılan bazı ilave donanımlarla yükleme süresi birkaç saniyeye indirilmiştir. Teypte ise herhangi bir donanıma ihtiyaç duyulmadan yazılım yoluyla yükleme işlemleri hızlandırılmıştır. Burada değişik Turbo Tape programları C-64'ün kernal (işletim sistemi)'deki teyp yükleme rutinlerini tekrar düzenlemektedir. Normalde C-64 bir programı ararken ekran kapanır, kaset üzerinde programın adı bulununca bu gösterilir ve daha sonra yine ekran kapalı olarak yükleme işlemi gerçekleştirilir. Program bilgisayarın belleğine yerleştiğinde LOADING-READY mesajı görülür ve kullanıcı RUN komutuyla programı çalıştırır. Hızlı yükleyen çeşitli Turbo'larda ise genellikle yükleme işlemleri sırasında ekranda renkli şeritler görülür ve program kendi kendine başlar. Bildiğiniz gibi C-64 oldukça fazla yazılıma sahiptir ve bunların birçoğu da oldukça kaliteli programlardır. Bir bilgisayarın bu kadar zengin ve kaliteli yazılımı varsa bunlara “sahip olmak” her kullanıcının en doğal hakkıdır. Kendi program arşivinizi

“oluşturmada size yardımcı olacak bir program kırıcı kartuşun yapılışını daha önceki sayılarda sunmuştuk. Bu ay yine aynı amaca yönelik fakat tamamen farklı prensiplerle çalışan bir devre yapacağız. Bu basit devreyi yaparken ayrıca bir filmin nasıl basılıp

ANIL GÜL hazırlandığını da göreceğiz. Arşivci kartuşu ile bir program kopyalayabilmek için bu programın bilgisayarda çalışır vaziyette olması gerekmektedir. Kartuş üzerinde bulunan düğmeye basıldığında epromdaki program işleve girerek belleği düzenler ve kopyalamak istenen programı kasete atılabilecek bir şekle dönüştürür. Şimdi yapacağımız devrede ise iki adet C-64 teybine ihtiyacımız olacak. Bunlardan biri bilgisayara programı yüklerken diğeri bu programı başka bir kasete kaydedecektir. Diğer bir deyişle orijinal kasette bulunan sinyaller aynen diğerine aktarılacaktır. Bu arada kopyalanan program kaydedildiği teypten yükleneceği için C-64'çülerin sık sık başını ağrıtan kafa ayarı sorunu da ortadan kalkmaktadır. Eğer bir kasette birden çok program arka arkaya kaydedilmişse bunlar yine yukarıdaki yöntemle aynen kopyalanabilir. Kopyalama işlemi sırasında programın bilgisayara yüklenmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Devremiz bilgisayardan sadece üzerindeki entegre devre ve teyp motorları için +5 volt elektrik almaktadır. Eğer +5 volt regüleli bir güç kaynağına sahipseniz devreyi tamamen bilgisayardan bağımsız olarak çalıştırabilirsiniz. Yalnız bu durumda kayıt yaparken programı bilgisayara yükleme imkanı ortadan kalkar. Resim 1'de devremizin filmini görmektesiniz. Devreyi yapabilmek için öncelikle bu filmi bir pertinaksın üzerine geçirmelisiniz. Pertinaks, bir veya iki tarafı bakırla kaplanmış ince yalıtkan levha olarak tarif edilebilir. Kullanılan bu yalıtkan levhanın değişik kalitede olanları vardır. Başta kartuşlar olmak üzere bilgisayar için yapacağınız tüm devrelerde “Epoksid” kullanmanızı tavsiye ederim. Elektronik bir devrenin çalışabilmesi için yollar gereklidir. Bu nedenle pertinaks üzerinde yolların haricindeki yerlerde bulunan bakırı herhangi bir şekilde eritmeliyiz. Evde plaket hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır: Bunlardan birincisi oldukça basit olmasına karşılık, özellikle entegrelerin bulunduğu komplike devrelerde kullanılmaz. İkinci yöntem ise oldukça tecrübe ve bunun yanında da bazı aletler gerektirmektedir, fakat bu yöntemle oldukça kaliteli plaketler hazırlanabilir. Şimdi isterseniz bu yöntemleri sırasıyla ele alalım. Burada size gerekli olacak kimyasal maddeleri elektronik malzeme satan tüm elektronikçilerde bulabilirsiniz. Birinci yöntemde gerekli olan yollar ve devre elemanlarının yerleştirileceği yerler özel bir kalemle doğrudan pertinaks üzerine çizilmektedir. Bu kalem yine tüm elektronikçilerde bulunabilir, fakat su geçirmez özelliği olan (üzerinde waterproof yazan)

Resim 1: Kopya cihazının filmi

cıĞ) — w

C2

Resim 2: Parça yerleşim planı

her kalem hatta tırnak ojesi bile bu işte kullanılabilir. Diğer taraftan 35-50 derecedeki su içinde bir miktar demir(III)klorür çözülür ve çizimi tamamlanan plaket bu çözeltiye atılır. Bu işlem için genişçe bir plastik kap kullanılmalı ve plaketin bakırlı yüzü yukarıya bakmalıdır. Kullanılan demir(III)klorürün saflık derecesine göre bir müddet sonra çizilen yerlerin dışındaki bakır tabakasının yavaş yavaş inceldiğini göreceksiniz. Devre üzerinde sadece çizilen yollar kalıncaya dek kabı çok yavaş sallayın. Görünen bakır tabakasının tamamen eridiğinden emin olunca plaketi bir cımbızla tutarak bol su altında yıkayın. Eğer plaketi çözeltinin içinde fazla tutarsanız kalemle çizmiş olduğunuz yerlerdeki bakırlar da eriyecektir. Bakır erirken klor gazı açığa çıkmaktadır ve bu gaz son derece tehlikelidir. Bunun için eritme işlemi çok iyi havalandırılan bir odada veya açık havada yapılmalıdır. Eğer kullandığınız demir(III)klorür uzun zaman beklemişse yukarıdaki işlem birkaç saat sürebilir. Yukarıdaki çözeltinin içine bir miktar tuzruhu ve birkaç damla sıvı peridrol (eczanelerde bulunabilir) dökerseniz işiniz birkaç saniyede hallolur. Yalnız bu şekilde oldukça fazla miktarda klor gazı açığa çıkacağını unutmayın. Yukarıda belirttiğimiz ikinci yöntemde ise yollar ve parça yerleri bir bütün halinde pertinaks üzerine geçirilir. Bu yöntem öncelikle yapılacak devrenin bir filmini hazırlamayı gerektirmektedir. Film asetat veya benzeri türden bir şeffaf kağıdın üzerine yapılır. Piyasada bu iş için “letraset” adı verilen çıkartmalar satılmaktadır. Bunların çok değişik tipleri mevcuttur. Bu işe yeni başlayanların bir tabaka entegre ve bir rulo yol letraseti almaları yeterlidir. Letrasetler arka taraflarından kalın uçlu bir kurşun kalemle geçilince asetat üzerine yapışmaktadırlar. Bu şekilde tüm devre hazırlanır. Yukarıdaki işler tamamlandıktan sonra filmin basılacağı plaket hazırlanmalıdır. Burada “Pozitif 20” adında bir spreye ihtiyacımız olacak. Bu sprey ışığa duyarlı olduğu için loş bir ortamda kullanılmalıdır. Pertinaks sabunlu bezle iyice temizledikten sonra kurulanır ve sprey aşağı yukarı 20 cm. mesafeden dik olarak daireler çizerek sıkılır. Spreyden çıkan kırmızı sıvı pertinaksın her yerinde aynı miktarda bulunmalıdır. Ayrıca havada bulunan tozlar eğer plaketin üzerine yapışırsa, film basıldıktan sonra plakette benekler oluşur. Bunu önlemenin tek yolu spreyi tozun nispeten az olduğu banyolarda sıkmaktır. Şimdi geldik işin en zor kısmına. Pozitif 20 sıkıldıktan sonra plaket 70 derecelik bir ortamda 20 dakika bekletilmelidir. Bu iş için özel fırınlar kullanılır, fakat plaketi ışık almayan kapalı bir kutuda sobanın yanında veya başka bir sıcak ortamda bekletirseniz aynı sonucu alırsınız. Bazı elektronikçilerde hazır Pozitif 20 sıkılmış plaketler satılmaktadır. Bu tür bir plaket bulabilirseniz yukarıdaki işlemleri yapmanıza gerek yoktur. Sadece karanlık bir ortamda plaket üzerindeki ışıktan koruyucu foliyi dikkatlice çıkarmanız yeterli olacaktır. (Resim 3) Artık pozlandırma işlemine geçebiliriz. Bu iş için en az 500 Watt'lık normal bir ampule veya ultraviyole ışık veren özel bir lambaya ihtiyacınız olacaktır. Filminizi yukarıda hazırladığınız plaketin üzerine yerleştirin. Filmin üzerine de lambanın sıcağından etkilenmemesi ve plaketin üzerine tamamen yapışması için biraz büyükçe bir cam koyun. Lambanızı 25-30 cm. mesafeden plakete dik bakacak şekilde yerleştirip pozlandırmaya başlayabilirsiniz. Bu safha lambanın gücüne ve mesafeye göre 5 ile 10 dakika arasında olmalıdır. Filmin üzerindeki siyah yollar plaketin o bölgelerini ışıktan koruyacaktır. Bu kısımlar lacivert bir renk alırken diğer yerler bordo olacaktır. Geri kalan kısımlarda ise Pozitif 20 özelliğini ışık aldığı için kaybedecektir. (Resim 4) Artık son adım olarak özelliğini kaybeden Pozitif 20'yi plaketten uzaklaştırmak kalıyor. Öncelikle 1 litre suyun içinde 7-8 gram sodyumhidroksit çözelim. Pertinaksı çözeltiye atmadan önce sodyumhidroksitin tamamen çözülmüş olmasına dikkat edin. Plaketi çözeltinin içine yukarı bakacak şekilde dikkatlice yerleştirin (Resim 5). Bir müddet sonra kabı hafifçe salladığınızda pertinaks üzerinde yolların haricindeki yerlerde Pozitif 20 silinir ve bakır tabakası tekrar ortaya çıkar. Böylelikle asetat kağıdı üzerindeki film aynen pertinaksın üzerine geçmiş olur. Artık iş sadece plaketi demir(III)klorürlü suya atmaya kalıyor (Resim 6). Eğer filmi düzgün olarak basamadıysanız hemen ümitsizliğe kapılmayın. Daha önce belirtildiği gibi bu bir tecrübe işidir. Bir kez uygun ortamı hazırlayıp filmi bastıktan sonra diğer bir sefer her şey çok daha kolay gerçekleşecektir. Suyun içine katılacak sodyum miktarını belirlemek gerçekten kolay değildir. Az konulduğunda plakette hiçbir değişiklik olmaz; fazla konulduğunda her şey silinir gider. Uygun miktarı ancak tecrübe ederek bulabilirsiniz. Yukarıda sözü edilen litre başına 7-8 gram ortalama bir değerdir ve suyun sertliğine bağlı olarak değişmektedir.

Resim 3: Işıktan koruyucu foli karanlıkta dikkatlice açılmalıdır.

Resim 4: Pozlandırma işlemi ne az-ne de çok fazla olmalıdır.

Şimdi kopya cihazımıza tekrar dönebiliriz. Resim 1'deki filmi tekrar letraset ile çizmenize gerek yoktur. Asetat kağıdına çektireceğiniz fotokopiyi film olarak kullanabilirsiniz. Eğer asetata fotokopi çektirme imkanınız yoksa normal kağıda çektirin. Bu kağıdın arka tarafını çevirin ve birkaç damla zeytinyağı damlatın. Kağıdınız bir derece şeffaf hal alacak ve film olarak kullanabileceğiniz şekle gelecektir. Yalnız burada pozlandırma süresini biraz fazla tutmanız gerekmektedir (10 dakikanın üstünde).

Kopya cihazının filmini hazırlamayı başarabildiyseniz montaj işine geçebilirsiniz. Öncelikle 1 mm'lik matkap ucuyla entegrenin deliklerini delin (Resim 7). Daha sonra cihazınızla C-64'ün teyp portu arasındaki bağlantıyı sağlamalısınız. C-64'ün kontrol portuna uygun 6'lı konnektör hazır olarak yoktur. Bu nedenle daha büyük bir konnektör alarak uygun uzunlukta kesin. Teyp portunda soldan iki ve üçüncü çıkışlar arasında bir yarık bulunmaktadır. Hazırladığınız konnektör üzerinden bu yarığa denk gelen bir delik delin ve buraya diklemesine bir tel parçası sabitleştirin. Böylelikle konnektörün teyp portuna takılı iken oynamasını engellemiş olursunuz. Bundan sonra 6 yollu yassı kablonun bir ucunu kartın üst tarafındaki çıkışlara diğer ucunu da

konnektöre aynı sıra ile lehimleyin.

Devremize entegreyi alt taraftan yerleştireceğiz. Plaketi bakır yollar altta kalacak şekilde elimize aldığımızda entegre üzerindeki çentik sağ tarafta olacaktır. Gerekli atlamaları ve iki adet kondansatörün bağlantılarını yine aynı yüzden yaptıktan sonra devreniz tamamlanmış demektir. 10 mF'lik kondansatör entegrenin alt kısmına, 100 mF'lik kondansatör ise üst tarafta GND ile 4-5V arasına lehimlenecektir. 100 mF'lik kondansatörün (+)'sı 5V'ye, (-)'si ise GND'ye bağlanmalıdır. Kopya cihazımızda 74LS14 TTL entegre devre kullanılmaktadır. Burada entegre devreler hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Dünyada ilk imal edilen entegre devrelerin büyük çoğunluğu sayısal tip idi. Günümüzde imal edilenlerin çoğunluğu da yine sayısal entegre devrelerdir. Bunun nedeni günümüzde sayısal sinyallerin çok kullanılması ve karmaşık sayısal devre tasarımının, aynı karmaşıklıktaki analog entegre devre tasarımına göre çok daha basit olmasıdır. Sayısal (veya dijital) bir sinyal ya ON'dur, ya da OFF. Sayısal sinyal için bu ikisinin dışında bir değer söz konusu değildir. Halbuki analog bir sinyalin sonsuz sayıda değeri vardır. Bir kare dalga sayısal sinyallere güzel bir örnektir, çünkü gerilim ya maksimum değerdedir ya minimum. Arada bir değer söz konusu olmaz. Bildiğiniz gibi transistörlerdeki güç harcaması çok az olduğundan dolayı çok sayıda transistör, entegre devrelerin küçücük iç hacmine sığdırılabilir ve bunların güç harcamalarından doğacak hararet bir sorun olmaz. Entegre devrelerin gelişimi süresince pek çok tip sayısal entegre devre üretilmiştir. Burada tip derken yaptıkları iş değil, aynı işi yapabilmek için kullanılan değişik tip devreler kastedilmiştir. Örneğin eski kitapları karıştırdığımızda DTL (Diyot Transistör-Logic), RTL (Resistör-Transistör Logic) gibi bugün için unutulmuş tekniklerle imal edilmiş entegre devrelere rastlamaktayız. Günümüzde ise bahsedilmeye değer entegre devre tipleri arasında sadece TTL ve CMOS olanları gösterebiliriz. Bu iki tip arasındaki en önemli farkları şöyle sıralayabiliriz: TTL sayısal entegre devreler bipolar transistörlerden, CMOS entegre devreler ise MOSFET transistörlerden oluşur. TTL devrelerin giriş empedansları düşüktür ve birkaç miliamper kadar akım geçirebilirler. Halbuki CMOS entegre devreler bir miliamperden küçük akımlarla çalışırlar ve giriş empedansları yüksektir.

Resim 5: Pozlandırılan plaketi sodyumhidroksit çözeltisinde hareket ettirin.

Resim 7: Delikleri delmek için 1 veya 0,8 mm'lik uç kullanın

Resim 6: Eriyen bakırı plaketten uzaklaştırmak için plaketi yine yavaşça

hareket ettirin

TTL:

TTL sayısal entegre devreleri, regüleli 5V besleme kaynakları ile çalışmak üzere tasarlanmışlardır. Her ne kadar 4,5 Volta kadar olan gerilimlerle çalışabilirlerse de doğru çalıştıkları garanti edilemez. Doğru olarak çalıştıklarının garanti edildiği gerilimler 4,75-5,25 Volt arasıdır. 5,5 voltun üzerindeki gerilimlerde ise tahrip olurlar. TTL devrelerin çıkışlarına Resim 8a'da görüldüğü gibi mantık 1 seviyesindeyken dışarı akım vermek suretiyle LED gibi elemanlar bağlanabilir. Ancak bu gibi durumlarda çıkış katında bulunan transistörler fazla ısınacağı için Resim 8b'de gösterildiği gibi bir inverter (çevirici) kullanmak sureti ile akımı absorbe ederek çalıştırmak daha pratik olacaktır.

il

çıkış

lk

Va

“sv

on çıkış

Resim 8: TTL çıkışında LED bağlamanın iki yolu

TTL devrelerde garanti edilen mantık seviyeleri çok önemlidir. Örneğin bir TTL devrenin çıkışında mantık 1 seviyesi olarak hiçbir zaman göremezsiniz. Normalde bu seviye 3 ile 3,8 volt arasında değişir. Aynı durum mantık 0 seviyesi içinde geçerli olup birden fazla devrenin sürüldüğü durumlarda 0,2 Voltun üzerine çıkabilir. Mantık 1 seviyesi için minimum 2,4 Volt, Mantık 0 seviyesi için ise maksimum 0,4 Volttur. Aşağı yukarı tüm imalatçılar bu değerleri garanti etmiş olup yapılan ölçümlerde bu değerlerin dışında bulunacak değerler entegrenin arızalı olduğunu gösterir. Günümüzde hâlâ kullanılan TTL çeşitleri arasında değişik standartlar bulunmaktadır. Texas Instruments ve diğer bazı imalatçılar tarafından geliştirilerek üretilen TTL devrelerde, 74 ile başlayan bir kod kullanılmaktadır. Bu entegreler 1,6 mA'lik giriş akımları absorbe edebilme kapasitesine sahip entegrelerdir. Cihazımızda olduğu gibi diğer bilgisayar devrelerinde de bu TTL devrelerin 30 nanosaniye kadar olan çalışma hızları yavaş kalmaktadır. Bu süreyi belirleyen en önemli faktör transistörün iletim gerilimi olan 0,6 Volt'a erişilmesi için geçen zamandır. Entegre devrelerin içerisinde daha yüksek akımlar kullanarak bu süreyi kısaltan S tipi TTL devreler üretilmiştir. Örneğin 7408 normal bir TTL AND (VE) kapısı entegresi, 74S08 ise yüksek hızlı bir AND kapısı entegresidir. Daha sonraları hızlı, fakat S tipi gibi yüksek akımlı değil tam tersine düşük akımlı “Schottky TTL” adı verilen entegreler geliştirilmiş ve 74LS ile belirtilmiştir. Bu devrelerin hızlı olması, iletim gerilimleri çok düşük olan Schottky diyot ve transistörlerin kullanılmaları ile mümkün olmuştur.

74LS serisi entegrelerin giriş akımları 0,4 mA, çıkış akımları ise sadece 4 mA civarındadır. Günümüzde artık sadece bu tip TTL devreler üretilmektedir. Standart tipler ise artık imalattan kaldırılmış olup sadece firma stoklarında kalmıştır.

CMOS entegre devreler, MOSFET transistör kullanan ve tamamen farklı devre tasarımına sahip entegrelerdir. Bu devrelerde hem P ve hem de N tipi transistörler bulunmakta, aynı anda bunların sadece bir grubu iletimde olmaktadır. Besleme kaynağı olarak TTL devrelere oranla çok daha esnektirler. TTL devrelerde 5 volt kullanılması zorunluluğuna karşılık CMOS devrelerde 3 ile 15 volt arası herhangi bir değer kullanılabilir. Empedansları çok yüksek olduğu için çalışma akımları yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla düşük kapasiteli besleme kaynakları ile çok sayıda entegrenin kullanılması mümkündür. Birçok CMOS entegre imalatçısı bu devrelerin tanımlanmasında 4000 ile başlayan numaralar kullanır. National firması ise bu amaçla 74C serisini benimsetmiştir. Aslında bu uygulama oldukça yararlıdır, çünkü TTL devrelerdeki numara sistemi aynen kullanılır. Örneğin 74C08 entegresi, 7408 TTL entegresinin CMOS karşılığıdır.

Her güzelin bir kusuru olduğu gibi CMOS devrelerin de bazı problemleri vardır. Ancak dikkat edildiğinde bu problemler kolaylıkla ortadan kaldırılabilir. Bunlardan en önemlisi CMOS devrelerin statik elektriğe karşı olan hassasiyetleridir. CMOS devrelerin bacakları çıplak elle tutulmamalı, montaj anına kadar özel antistatik kılıflarında muhafaza edilmelidir. Bu entegreleri lehimlemekte kullanılacak havyaların mutlaka topraklanmış olmasına dikkat edilmelidir. Yukarıdaki önlemler alındığında CMOS devrelerin hasar görmesi önlenmiş olacaktır. Resim 9'da CMOS ve TTL devrelerin çok kısa bir karşılaştırması gösterilmiştir. Bu karşılaştırmaya ilk bakışta CMOS'un neden tamamen piyasadan silmediğini düşünebilirsiniz. CMOS entegreler çok değişik besleme kaynakları ile çalışabilmekte ve çok az akım harcamaktadır. Dolayısıyla pil ile çalışan cihazlar için idealdir. Bütün bunlara rağmen çalışma hızının çok önemli olduğu bilgisayar ve benzer devrelerde hâlâ TTL entegre kullanma zorunluluğu vardır.

Mantık Devreleri:

Mantık (Lojik) devrelerin iç yapıları hakkında bir fikir edindikten sonra şimdi de bunların ne şekilde kullanılır. Mantık devrelerinin en basitleri GATE, yani kapı devreleridir. Kapı devrelerinin iki veya daha fazla girişi, bir adet de çıkışı bulunmaktadır. Girişlerdeki lojik seviyelerin değişik kombinasyonları için (1 veya 0), önceden belirli bir çıkış verilir (yine 1 veya 0). Girişlerdeki lojik değerlere göre çıkışı gösteren tablolara gerçek tablosu adı verilir. Değişik mantık kapılarının tabloları Resim 10'da gösterilmiştir. İki girişi olan bir kapı devresinin girişine 4 çeşit gerilim kombinasyonu tatbik edilebilir. Bunlar 0,0; 0,1; 1,0; 1,1'dir. Başlıca mantık kapıları şunlardır: AND (VE), OR (VEYA), NOT (DEĞİL), NAND (VE DEĞİL), NOR

CMOS 3-15V | max. 10 50 0-70°C —40 ila 40mA(1), 1.6mA(0) 0.25mA 300nSan

Resim 9: TTL ve CMOS devrelerin karşılaştırması

Resim 10: İçyapısı

(VEYA DEĞİL), EX-OR. Örneğin bir AND (VE) kapısının lojik 1 olabilmesi için bütün girişlerin lojik 1 olması gerekirken OR (VEYA) kapısında girişlerden sadece bir tanesinin 1 olması yeterli. Bu kapı devreleri, birbirleri ile değişik şekillerde bağlamak suretiyle pek çok mantık devresi de elde edilmektedir. Yukarıda yaptığımız kopya cihazında bir adet 74LS14 TTL kullanılmaktadır. Bu entegre devre Resim 11'de de göreceğiniz gibi 6 tane inverter (çevirici) kapsamaktadır. C-64'ün okuma ve yazma sinyalleri birbirlerine göre terstir. Bu nedenle sinyallerin düzeltilmesinde yukarıda adı geçen çeviriciler kullanılır. Cihazımızın lehim yüzü üstteyken bize doğru bakan iki teyp girişinden sol

T

Po 1

H

VEYA taraftaki okunacak, sağ taraftaki yazılacak olandır. Sol teybin dördüncü bacağından gelen okuma sinyali 74LS14 içinde önce iki defa ters çevrilir ve bilgisayara yollanır. Bu şekilde sinyal iki kez çevrildiği için normal halini alır, fakat seviyesi yükselir. Kayıt işlemi için sinyal bir kez daha çevrilerek sağ teybin beşinci bacağına yollanır. Kopya cihazımızın üzerindeki 10 mF'lik kondansatör 74LS14'ü yüksek gerilimden, 100 mF'lık kondansatör ise tüm devreyi parazitten korumaktadır. Gelecek aya dek hoşçakalın!

OR (VEYA) KAPISI

EX-OR KAPISI

NAND (VE DEĞİL) KAPISI

NOR (VEYA DEĞİL) KAPISI

Resim 11: Kapı devrelerinin sembolleri ve doğruluk tabloları

Çeviren: Can Öztürk

CAD, Bilgisayar Destekli Tasarım (Computer- Aided Design) anlamına gelen bir kısaltma ve bu nedenle çoğunlukla mimarlık ve mühendislik gibi detaylı grafik şekillerine dayanan mesleklerle birlikte akla geliyor. Ancak, doğru ve tam ölçülü çizimler yapma ihtiyacı ve arzusunda olan herkes yazılım kütüphanesine bir CAD programı eklemeyi düşünmelidir. 14 eki fırın gibi r test üzerinde terler? dökmekteyim. Okulun altı yıllık miramı için yaptığı sınavayağIT 7

Bir mimar olma sevdası yerleşmişti ve Frank Lloyd Wright'ın tasarımları aklımdan ç mıyordu. Nasıl olduysa sınavı kazâfi” dım ve okula kabul edildim. Fakat 18 aydan daha kısa bir süre içinde rüy larımın yerini karmaşık hesaplamalardan oluşan kabuslar aldı KEPLA mimarlıktan gazetecilik dalına geçtim. Yaptığım seçim kendi açımdan yerinde miydi, değil miydi, tartışılır fakat hâlâ bu mesleğe karşı hayranlık duyuyorum (en yakın arkada; rımdan bazıları mimar) ve çizim

ARZALAĞ

UX4 DESTEK. SIVA

2x4 Givi

ZİRİŞ

Mmasamı ve araçlarımı ofisimde elimin altında hazır bulundurmaktayım. Yaptığım tasarımlar şimdi '67'de hayalimde olanlarla karşılaştırıldığında etkileyici olmaktan uzak. Şimdi, yazlık villalar veya cam-cepheli kuleler yerine şezlonglar, mutfak dolapları ve şapkalar gibi daha basit projeler çiziyorum. AMIGA için çok sayıda iyi CAD programının ortaya çıkması mimarlığa olan ilgimi yer den uyandırdı ve 80'lerin popüler çi imgaraçlarını,görme ve test etme evirmedim.

CAD paketinin sağladığı çizim kontrolü başka herhangi bir kişisel bilgisayar programıyla karşılaştırılamaz. Eğer görme gücünüz varsa bir CAD yazılımıyla etkileyici mimari projeler, profesyonel şemalar, ayrıntılı diyagramlar, hatasız devreler veya yeni ev tasarımları, kişisel mobilyalar, bebek evleri vb.

için planlar üretebilirsiniz. Esasında, klasik araçlarla (kalemler, T cetvel, pergel) yaratılabilen herhangi bir çizim, AMIGA'daki CAD programlarının herhangi biriyle yaratılabilir. Herhangi bir araçla olduğu gibi CAD programını AMIGA'nızda kullanırken sınır sadece yeteneğiniz ve görme gücünüzdür. Acaba gerçekten CAD programları tasarımda, kalem ve kağıtla yapılan klasik çizimlerden daha mı iyi? CAD kullanıcısı, ilk başta böyle düşünmeyebilir. Diğer herhangi bir bilgisayar kontrollü işlemde olduğu gibi, CAD programını ilk defa istediğinizi yapa-

“kullanmaya çalışmak, si: ayarı bırakıp metal T başına dönme isteği uyan- AMIGA'nın sahip arkadaşça ve rahat çalışma 1, bu kurşunkalemden elektrokalemlere geçiş dönemini daha az arkadaşça olan sistemlerde ilk orta- 'ya çıkan CAD programlarına göre daha çabuk ve kolay atlatmanızı sa; layacaktır. Yine de pek çok yeni kullanıcı CAD'i ilk kez denediğinde hem keyif hem de sıkıntı hissediyor. CAD'in gücü ve çeki kullanıcıya her çizimde ayrıntıya imkan vermesinde değil sadece. CAD programlarının beğeni toplamasının bir nedeni de kullanıcıya sık çizilen objelerin hızlı biçimde kopyalarını alma ve bitmiş çizimler üzerinde çabuk değişiklikler yapabilme olanağı sağlaması. Klasik kağıt ve kalem çizimleri, belli bir oran gözönüne alınarak hazırlanmaktadır ki, bu da kendi içinde çok sıkıcı olabilir. Üzerinde haftalarca çalıştığınız bir projenin karmaşık bir mavi kopyasını hazırladıktan sonra bir yerinde ölçüm hatası yapmış olduğunuzu keşfettiğinizi düşünün. CAD programları daha ortalarda yokken böyle bir hata işe baştan başlamanız anlamına geliyordu. Fakat projenin hazırlanmasında bir CAD programı kullanılmışsa, kolayca ilgili dosyayı yükleyip hatalı kısmı seçtikten sonra bunu düzeltebilir ve mükemmel projenizi birkaç dakika içinde yazıcıdan bastırıp elinize alabilirsiniz.

Başka bir avantaj da CAD programlarının çoğunun farklı tabakalar halinde çizim yapabilmeye izin vermeleri. Bir ev tasarlarken değişik tabakalar kullanmayı örnek verelim. lormal olarak temel için bir tabaka, min planı için başka bir tabaka, su sisatı ve elektrik şebekesi için başka bir tabaka kullanılır. Klasik tekniklerle her tabaka ince ve saydam bir plastiğin üzerine çizilir. Daha sonra inşaatçılar hepsini üstüste koyarak yapının tüm ögelerinin genel görünüşüne bakarlar veya belli bir ayrıntıyı üzere bunları ayırırlar. Pek tabaka tasarımıaynı şeyi elektroâniZ(veya ayrı zıcıya gönada yurgulanması gereken bir tâ CAD programlarının (grafik imlarından farklı olarak) motörde gösterilebilecek çözünürlükkat fazla ayrıntıyı destekleyebilmesi. Monitörlerin sınırlamalarından bir ölçüde kurtulmak amacıyla CAD programları, belli alanları büyütüp üzerinde çalışma sağlayan güçlü zoom özelliklerine sahipler. Grafik programlarından farklı biçimde bu büyütülen alanlarda pixel büyüklüğü aynı kalmakta ve sadece ayrıntı gösterilmektedir (uzay istasyonu örneğinde olduğu gibi). Eğer CAD'e yabancıysanız grafik programlarından ne farkı oldu; merak edebilirsiniz. Tahmin etti gibi ikisinin pek çok ortak yapeevar. Yaygın grafik programları gibi (Deluxe Paint, Photon Paint, Express Paint, Digi-Paint vb.) CAD programları da çizgi, kutu, serbest-çizim, zoom, döndürme, taşıma vb. kullanıyorlar. Fakat bir CAD paketinin ayrıntısı ekran görüntüsüne değil, sadece yazıcının çözünürlüğüne bağlı. Böylelikle, CAD ile hiçbir grafik programının yakınına bile gelemeyeceği ince ayrıntılar çizilebiliyor. Sonra, çizimin kendisi tek bir şekil olarak değil bir dizi plan olarak saklanıyor. Grafik programları ile ilgilenenler, başta bu özelliğin önemini anlamayabilirler. Her bir çizgi etrafındakilerden bağımsız olduğundan bir kerede taşınabilir, büyüklüğü değiştirilebilir, döndürülebilir veya silinebilir. Bir grafik programında bir dizi yerini değiştirirken taşımak istediğiniz bölgeyi tanımlar, onu sayfadan kaldırır ve yeni bir yere taşırsınız. CAD programlarında ise taşımadan önce bütün bağımsız objeleri gruplamanız gerekli, yoksa bütün haldeki çiziminizi kaldırmaya kalktığınız anda çizim parçalara ayrılacaktır. Bu düzenlemenin iyi yanı standart kısımları tekrar tekrar kullanan bir çizimi hazırlamayı kolaylaştırmasıdır. Ve gruplanmış objeler birleştirildikleri kolaylıkla ayrılabilmektedirler. Mevcut bütün CAD programları ile tanımlanan yazıcıları desteklemektedirler (bir istisna dışında). Ancak CAD'den en fazla verimi elde edebilmek için bir plotter yazıcıya ihtiyaç duyacaksınız. Plotter'- lar, pek çok yazıcının yaptığı gibi noktaları birbirine bağlamak yerine hareketli bir ele yerleştirilmiş bir kalem sayesinde kağıt üzerinde düzgün çizgiler çizebilirler. Bu yüzden, plotter ile bastırılan projeler bir T cetveli ve bir kalem ile çizilmiş gibi görünürler.

IntroCAD

Adına ve fiyatının ucuzluğuna rağmen IntroCAD, CAD gücünün fazlasına sahip. Belki de programın en kuvvetli olduğu taraf AMIGA'ya özgü bir ürün olması. Bu CAD paketi AMIGA'da geliştirilmiş ve bu yüzden de AMIGA'nın multitasking yeteneklerinden ve mouse ile kontrol edilen rahat arabirimin avantajlarından yararlanıyor. Diğer bütün CAD programlarından beklediğiniz gibi IntroCAD, çizgiler, kutular, çemberler, kavisler, ayarlanabilir yazı büyüklüğü, karelere bölme, zoom, kullanıcı tarafından seçilen X ve Y eksenleri, ekran cetvelleri, silme, taşsıma, bir alanın benzerini çıkartma, ölçü değiştirme, döndürme, renk, tip ve nokta düzenleme gibi standart CAD özelliklerini kullanıyor. Taşıma veya saklama için gruplanacak veya gruplanmayacak kısımlar kullanıcı tarafından tanımlanabiliyor ve eksiksiz bir renk paletine sahip programla ekranlar yenilenip, büyütülürken hızlı bir biçimde yazıcıdan döküm alınabiliyor. Yazıcı dökümü konusunda bu, Preferences'ten seçilen yazıcıyı görmemezlikten gelen tek program. Bu- 'nun yerine programın kendine ait en popüler plotter ve lazer yazıcıların dahil olduğu bir grup özel sürücüsü var ve bunlarla yazıcınızın basabildiği bütün çözünürlüklerde döküm almak mümkün. Bu yolla dot-matrix yazıcılarla bile hızlı ve kaliteli dökümler elde edebiliyorsunuz. Programcı, belli zamanlarda draft kalitesinde hızlı bir basıma gereksinim duyacağınızı düşünerek baskı kalitesini dört derece olarak hazırlamış (tahmin edebileceğiniz gibi süre uzadıkça baskı kalitesi artıyor). Bütün bunları söyledikten sonra muhtemelen programın adı için neden Intro yerine Ultra önekini kullanmadıklarını merak edebilirsiniz. Program, kuvvetli yanlarına rağmen güce ihtiyaç duyan kullanıcıların isteyecekleri bazı özelliklere sahip değil. Bunlardan en göze çarpanı programın tabaka desteği sunamaması. Çoğu CAD programlarından farklı biçimde, bütün çizimleriniz aynı tabaka üzerinde yapılıyor. Gerçi kullanıcının bu sınırlamadan kurtulmak için programın renk desteğinden yararlanarak tabaka ayırımları yapması mümkün, ancak bu yaklaşım kullanıcıyı profesyonel bir paketin otomatik olarak yapacağı kontrolleri elle uzun bir biçimde yapmaya zorluyor. Programda bulamadığım başka bir özellik ise direk klavye komutlarının bulunmaması. Klavyeden direk komutlar veremediğiniz için ne zaman aletleri değiştirmek isteseniz, özellikleri bir menüden aktif hale getirip seçmeniz gerekiyor. Bir tarafta programın basit ve dost arabirimini takdir ederken aynı zamanda programın kullanıcıya kontrol için tek yol sunarak mükemmelliğe ulaşamadığı gerçeğinden yakınıyorum. Bu şikayetlerin ötesinde, paketi hazırlayan Progressive Peripherals & Software'in bu program için neden ultraCAD adını kullanmadığının iyi bir sebebi var. Bu adı, şu anda hazırladıkları ve yakında çıkacak olan profesyonel düzeydeki bir CAD programı için saklıyorlar.

HomeBuilders CAD Bu program CAD programların şekil aldığı klasik kalıbı büyük ölçüde kırıyor. Işlemleri değişik şekilde yapan bu programı hazırlayan programcı Dale Scott-Morris diğer CAD programlarından hem daha güçlü hem de daha zayıf bir araç yaratmış. HomeBuilders CAD yalnızca içinde oturulacak konutlar veya küçük bina projeleri hazırlanmakla sınırlı ve bu programla uzay mekikleri tasarlayamıyorsunuz. Fakat bu sınırlamaların ötesinde Scott-Morris, programı yalnızca kullanıcının çabucak evler, bürolar vb. tasarlamasına imkan verecek şekilde hazırlamakla kalmayıp aynı zamanda tasarladığı yapının maliyetini malzeme ve işçilik olmak üzere doğru biçimde kestirmek. gibi yararlı seçenekler de düşünmüş. HomeBuilders CAD hatta, bahçe düzenleme seçenekleri bile sunuyor. Program tasarımı besitleştirmekte. Yapmanız gereken şey sadece parçaları alıp istenilen boyutlara getirdikten sonra yerlerine koymaktan ibaret. Program tabaka kullanımı desteklediğinden kolayca çok katlı bir binanın çatısından istediğiniz bir kata inebilirsiniz. Bir pencere yerleştirmek için parçalar menüsünden bir tane seçip istediğiniz yere koymanız yeterli: dir, geri kalan detayı program kendisi hallediyor. Programa asıl gücünü ve çekiciliğini veren şey malzeme ve işçilik maliyetlerini hesaplayabilmesi. Program etkileyici bir parça/maliyet envanterine sahip ve burada düzenlemeler ve eklemeler yapma imkanına (pakete bunu yapan bir program eklenmiş) sahipsiniz. Bir tasarımı bitirdikten sonra programdan genel bir maliyet listesi alabilir (veya bastırabilir) veya malzemeleri ve işçilik gereksinimlerini tek tek ayırabilirsiniz. Bunu yapabilmek için saatlerce uğraşan herhangi bir inşaatçı, bu çabuk ve pratik çözüme bayilacaktır. Ancak gerçek güç kendini bir değişiklik yapmak istediğinizdergösteriyor. Örneğin, yaklaşık $120,000'lık harcama gerektiren bir yapı tasarladığınızı düşünün, Fakat binayı ısmarlayan — müşterinizin — bütçesi $80,000'dan yukarı çıkamıyor. HomeBuilders CAD ile gerekli değişiklikleri yapmak çok basit -müşteriniz tatmin olana kadar parçalardan bazılarını kaldırın, taşıyın, değiştirin ve büyüklüklerini istediğiniz gibi ayarlayın. Program, bu değişiklikleri birkaç dakika içinde yapmanıza izin veriyor ve değişimin maliyetini saniyeler içinde ekranda kullanıcıya bilii diriyor. Eğer küçük iş sahibi veya bir inşaatçı iseniz bu programdan hoşlanacaksınız. HomeBuilders CAD bu yüzden satın alınmaya değer nitelikte bir program. Yaratılan çizimler malzeme /işçilik tahminleriyle birlikte kolaylıkla yazıcıya gönderilebiliyor. Fakat klasik CAD programlarından farklı biçimde HomeBuilders CAD düz-vanilya ekran baskısı kullanıyor, bu yüzden ekranda ne görürseniz yazıcınızdan aynısını alıyorsunuz. Bu yazıcı çıktıları kullanılabilir nitelikteyken profesyonel bir proje çizerinden bekleyeceğiniz ayrıntı ve kaliteden yoksunlar.

X-CAD Designer

Bu paket eksiksiz özelliklere sahip, mimarlar, proje çizerleri, tasarımcılar ve mühendisler için mükemmel bir iki boyutlu tasarım ve çizim aracı. Fiyata karşılık (burada bahsedilenler içinde en pahalısı) şimdiye kadar AMIGA'da çıkmış en esnek, hızlı ve güçlü CAD programına sahip oluyorsunuz. Bu kadar güç tabii epey bel- İek harcıyor, bu yüzden sisteminiz en az 2 MB ve çift disket sürücü veya bir hard sürücüye sahip değilse X-CAD Designer'ı çalıştırmayı düşünmeyin. Program başta üç ayrı pencere kullanıyor: biri mevcut seçenekleri, büyük olanı ise çizimi gösteriyor. En alttaki pencerede ise help fonksiyonu ile yardımcı bilgiler verilirken kullanıcı burada programa direk olarak komutlar girebiliyor. Bu alt menü daha çok bir CLI penceresi görünümünde ve benzer yanıtlar veriyor. İlave pencereler çizimde belli alanları zoom yaptıkça otomatik olarak açılıyor ve kapanıyorlar.

© Mounting Tape

İntro CAD'le basit bir çizim

| © Bent wire

Programın komut yapısı sonuna bir değiştirici gelen fiil-isim düzeninde. Örnek olarak bir çizgi çizmek için ya seçenekler penceresindeki kelimelere klik yaparak, ya da alt pencereden doğrudan yazarak DRAW fiilinden sonra LINE ismini veriyorsunuz. Bu talimatı TANGENTIAL veya PERPENDICULAR (teğet, dik) gibi başka bir seçenekle değiştirebilirsiniz. Çizginin başlayacağı ve biteceği yerle birlikte uzunluğu, klavyeden veya mouse'u hareket ettirerek ve iki noktaya klik ederek girilebilir. X-CAD Designer'ı en verimli biçimde kullanabilmek için komut yapısını iyi anlamak gerekiyor. Öğrenim sürecini mümkün olduğunca kolaylaştırmak için otomenü (üst pencere) değişerek bir seçim yapıldığında yalnızca mevcut seçenekleri gösteriyor. Böylece kullanıcı komut labirentinde hareket ettikçe seçenekler azalıyor. Programı kullanımda iyice rahatlayınca kendi tanımlamalarınıza göre çabucak çoklu komutların yerini alacak program menüleri bile hazırlayabilirsiniz. Bu sizi sık kullanılan çizim işlemlerini elle uzun biçimde hazırlamaktan kurtarır. Programın gücü konusunda bir fikir verebilmek için sunduğu seçeneklerin kısmi bir listesini bu şekilde vermek mümkün; kavis, çember, boyutlar, elips, pervaz, çizgi, yazı, çokgen, sembol, karelere bölme, tabaka, şekil doldurma, açı, bakış noktası, zoom, yumuşak font, kalınlık, diklik, yarıçap, işleme, oran, ayna, uzunluk, paralellik vb. Buna bir de programın 32 bakış noktası olan 256 tabakalı çizim desteğini ve 9 saniyede 10.000 çizgi çizme yeteneğini ekleyin. Programın rutinlerinden herhangi birinin hızını ölçmedim fakat yenileme işlemlerini çok yüksek bir hızda yapıyor. Eğer bir mühendis, mimar, tasarımcı veya proje çizeriyseniz bu programın kontrolünü ve gücünü beğeneceksiniz. İnce ayrıntılar kullanarak ona ne yapmasını söylediyseniz tamamen aynısını yapacaktır.

X-CAD Designer ile bir uzay mekiği tasarımı

Fakat burada programın bir kusuru var: O da programla anlaşmak. X-CAD Designer piyasadaki en güçlü CAD programı olduğu kadar aynı zamanda en zor iletişim kurulan program. Mevcut versiyon (1.3) AMIGA'nın yukarıdan aşağıya kayan menülerinin ve mesajlarının avantajlarından yararlanmıyor. Ve durumu daha da sıkıcı yapmak için kullanım kılavuzuna bir indeks konmamış. Niçin kötü olduğunu şöyle açıklayayım: Hemen bütün ticari AMIGA programları, araçları ve dosyaları, bir DOS penceresiyle seçmeye izin veriyor, fakat X-CAD Designer'da durum böyle değil.

Sorunu daha iyi açıklamak için ek sürücüden bir directory görmek ve içinden bir dosya yüklemek istiyorsunuz diyelim. Çoğu programda OPEN seçeneğiyle DOS seçeneklerinin bulunduğu bir pencere açılır. Buradan itibaren üzerine klik yaparak buradaki directory'lerin bir listesini alırsınız. Aranılan directory ve dosya bulunduğunda üzerine klik yapıp tekrar OPEN üzerine klik yaptığınızda işiniz bitmiştir bile. Böyle uygun ve makul bir yaklaşım AMIGA kullanıcılarının çoğunun alıştığı bir durum. Fakat X-CAD ile süreci yeniden düşünmeniz gerekiyor. Belli bir klikleme dizisinin yerine program sizi sayfanın sonundaki CLI-benzeri pencereyi (gerçek CLI değil-buradan normal DOS komutlarına giriş yapamazsınız) ve X-CAD'in komut yapısını kullanmak zorunda bırakıyor. Mouse kullanacakken yalnızca aleti değiştirmek ve directory'leri görebilmek için “LIST DIR NAME DF1:” yazmalısınız. Bir çizim dosyasını yüklemek içinse “OPEN DRAW NAME DF1: “dosya adı” girmeli ve RETURN'e basmalısınız. Şimdi bu komutların (OPEN, DRAW, NAME, LIST, vb.) kendi elemanlarına klik yapabilir ve bu sıkıcı ortamda ilerleme kaydedebilirsiniz, ancak iş bir dosya adı girmeye gelince ya adda yer alan her karakterin üzerine tek tek klik yapmak veya klavyeyi kullanmak durumundasınız. Bu komut dizisi AMIGA ortaya çıkmadan önce “herzamanki iş” olarak düşünülmekteyken 1989'da bu zaman alıcı ve ilkel arabirimi hâlâ AMIGA'da hayatta bulmak beni şaşırttı. Ve buna tuz biber ekmek içinmiş gibi kullanım kılavuzunda bir indeks yer almıyor ve DOS ile iletişim kurmak için çok okuma ve tecrübe gerekli.

Şimdi bütün bunları söyledikten sonra X-CAD Designer'dan nefret ettiğimden şüphelenebilirsiniz. Bu doğru değil. Dürüst olarak, program şimdiye kadar dokunduğum en profesyonel CAD paketi. İçinde düşünebileceğiniz her tür komut ve seçenek var ve hepsinden iyisi hızlı olması. Haitex bu CAD programının saniyede 3000 çizgi çizebildiğini söylüyor. Bu teknik olarak doğru mu değil mi bilmiyorum, fakat programdan ne yapmasını istediysem neredeyse anında yerine getirdi ve bu hız da benim için yeterli. Ancak programın hızı ve gücü konusunda sırf benim sözlerime bakmayın. Geçenlerde yerel bir kullanıcı grubu toplantısında bu programı tanıttım. Herkes gitmek üzereyken bir mühendis programı belli işlemler yaptırarak çalıştırmamı rica edip tekrar çalışırken görmek istedi. Programdan duyduğu izlenimin değerini anlayabilmek için bu mühendisin günlerini 32-bit bir mainframe'de ünlü bir CAD programını kullanarak geçirdiğini hatırlatayım. X-CAD'in hızını gördükten sonra sözleri aynen şöyleydi, “WOW! Bu neredeyse iş'te kullandığım alet kadar.”

Açık olan bir nokta X-CAD Designer'ın profesyonellerden başka herhangi bir kimse için tasarlanıp fiyatlandırılmadığı. Bu nedenle, eğer yaptığınız iş mimar, mühendis, tasarımcı, proje çizeri, inşaatçı veya buna yakın bir alanda yer almıyorsa, bu program muhtemelen size göre değil. Fakat önemli projeleri tasarlamakta kullanacağınız güçlü bir CAD arıyorsanız X-CAD Designer faturasını karşılayacaktır.

Bir indeks ve hızlı-referans bölümlerini kapsayacak yeniden yazılacak bir kullanım kılavuzu ile X-CAD Designer eksiksiz olacaktır. Adil olmak gerekirse, aslında program kendisi size, sorununuz olan komutla ilgili yardımda bulunuyor. İstediğiniz komutu seçtikten sonra program, komut hakkında bilgi veren bir pencere açıyor. Yine de ben kılavuzda yer alacak daha fazla bilgiyi tercih ederdim. En büyük şikayetim ise mevcut versiyonun (V1.3) DOS pencerelerinin AMIGA'dan beklediklerinize göre dostça olmamaları. Haitex Resources'tan Peter Hall, programın arabiriminin olması gerektiği gibi AMIGA'ya göre hazırlanmadığını bildiklerini ve programcılarının bir çözüm üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Bu sözlerden yeni versiyonun (V1.4) AMIGA tipinde dost bir arabirime sahip olacağını çıkarabiliriz. Eğer bu gerçekleşirse herhalde profesyonel CAD kullanıcıları X-CAD Designer için sıraya girecekler. Programın kalitesini ve hesaplı fiyatını (piyasadaki diğer profesyonel CAD sistemleriyle karşılaştırıldığında) etkileyici yazıcı desteği (plotter'lar, IFF-formatı, LaserJet, Preferences, renk ve raster) ile birleştirin ve profesyonellerin neden X-CAD'e ilgi duyduklarını anlayacaksınız. Program kopyaya karşı korumalı değil ve bir hard sürücüye kopyalanabiliyor. Kutunun kapağında “dongle'sız” (joystick portuna takılan kopya kilidi) yazmasına rağmen içinden fazlaca büyük bir dongle çıktı ve önceki koruma sisteminden vazgeçtiklerini zannettiğim sırada beni hayal kırıklığına uğrattı. Programın çalışması için bu dongle'ın joystick portuna takılı olması gerekiyor. Haitex Resources'taki insanlar bu koruma sisteminin X-CAD Designer V1.4 çıkmasıyla kalkacağını söylüyorlar.

Draw Plus

Bu CAD paketini ilk gördüğümde onu çok beğenmiştim. Şimdi en baştan tek şikayetimi söyleyeyim -Draw Plus'ta ekran düzeltme işlemi aşırı yavaş. Ne zaman bir pencerenin boyutunu veya yerini değiştirseniz, herbir çizgi tek tek yeniden çiziliyor. Basit çizimlerde gecikmeler pek öyle farkedilir olmasa da yüzlerce veya daha fazla ayrı elemandan oluşan karmaşık projelerde işlemler neredeyse dayanılmaz hale geliyorlar. Bu şikayetle ilgili olarak Aegis'teki insanlarla konuştum ve programın yeni bir versiyonu üzerinde çalışmalar yapıldığını ve en önemli değişikliklerden birisinin daha hızlı çalışan bir çizim rutini olacağını teyit ettiler. (Bunu okuduğunuz zaman Draw 2000 raflarda olacak.) Bununla birlikte kalite açısından Draw Plus mükemmel bir program. Hatta, neredeyse diğer bütün CAD programları Draw Plus dosyalarını kabul eden bir save/load seçeneği sunuyorlar ki bu da Aegis'in paketinin rekabet içinde bir standart olarak kabul edildiği anlamına geliyor. IntroCAD gibi Draw Plus da özellikle AMIGA'da çalışacak şekilde tasarlanmış ve arkadaşça olan komut yapısı tek kelimeyle mükemmel. Özelliklerin neredeyse tamamı direkt olarak klavyeden veya mouse ile seçilebiliyor. Böylece, komutları girmek hem rahat hem de çabuk hale gelmekte. Program bir proje çizerinin ihtiyaç duyacağı bütün sık kullanılan özelliklere sahip, artı denediğim ürünler içinde en iyi boyut aracını sunuyor. İki noktayı ölçmek, boyutu otomatik olarak kaydetmek ve çiziminize yerleştirmek (yönlü oklar dahil olarak) için yapmanız gereken bütün şey mouse belirteci ile noktaları seçmek ve kliklemekten ibaret. Yazı, hem dikey hem de yatay olarak istediğiniz boyutlarda yerleştirilebiliyor. Draw Plus renk ve çoklu tabaka desteğine de sahip ve bellek elverdiği ölçüde istenildiği kadar bakış penceresi (veya değişik çizimler) açabiliyor. Program şekilleri 1/1000 inç'lik bir hassaslıkla üretebiliyor. Draw Plus yalnızca güçlü değil, aynı zamanda rahat. Demek istediğim, program tam beklediğim gibi davranıyor, bu nedenle dikkatimi programın komutları ve ortamı yerine çizimin üzerinde topluyorum. Eminim ki, yeteri kadar zamanım olsa bütün programlar için aynı şeyi hissedeceğim. Fakat beni istediği gibi davranmaya zorlayan bir program yerine benim beklediğim gibi davranan bir programı tercih ederim ve Draw Plus tam olarak bunu yapıyor. “Vakit nakittir” sözünü doğrularcasına bir programı öğrenmek için harcanan zaman, işe alışmak yerine iş yapmakta kullanılacak zamandır. Draw Plus'ı kullanmak son derece kolay ve programı öğrenmek için az bir zaman harcamanız yeterli. Programın iyi yazılmış eksiksiz bir kullanım kılavuzu var ve bu kılavuz programın özelliklerini kolayca anlaşılacak biçimde anlatan örneklerle dolu. Draw Plus kopya korumalı değil ve 512K'lık bellekte bile çalışabiliyor ancak 640x400 ekran çözünürlükleri için 1 megabayt tavsiye edilmekte. Program iki disket veya bir hard sürücüye ihtiyaç duyuyor ve AProDraw tableti ile birlikte çalışabiliyor.

DynamicCAD V2.3

Bildiğim kadarıyla, DynamicCAD AMIGA'da çıkan ilk profesyonel CAD programıydı. Her ne kadar program AMIGA için tasarlandıysa da (başka bir sistemden uyarlama değil) komut yapısı MS-DOS programlarından büyük ölçüde etkilenmiş. Bu nedenle sonradan çıkan CAD programlarında gördüğümüz rahatlığa bu programın komut yapısında rastlayamıyoruz. Kullanımı arkadaşça olmasa da DynamicCAD esasında güçlü bir program. Bunun hemen ardından programın 20 ayırıcı bir özelliği olan ikonlardan oluşan araç çubuğundan bahsedeceğim. DeluxePaint'e ve diğer pek çok grafik programına benzeyen araç çubuğu yeni programların hiçbiri tarafından tutulmayan bir düzenleme. Programın değişik modlarına (çizgi, kavis, grup, düzenle ve ölç vb.) basitçe ikonun üzerine klikliyorsunuz ve istediğiniz mod seçilmiş oluyor. Ancak birçok kontrol, bir dizi tuşa basarak veya mouse ile yapılıyor. Örneğin bir çizgi çizmek için önce “E”'ye (enter için) sonra “L”'ye (line için) basıyorsunuz. Yazı yazmak içinse tekrar “E” ile başladıktan sonra “A” tuşuyla yazı karakterine giriyorsunuz. Yazı moduna girdikten sonra çıkan boşluğa yazınızı girip RETURN'e bastığınızda yazı kursorun bulunduğu yere yerleştiriliyor. Ekranın üst kısmındaki komut çizgisi mevcut çalışabilir komutları gösteriyor. Bir tuşa basarak seçeneklerden birini seçtiğinizde buradaki bilgi komutu uygun biçimde değişiyor. Programın komutlarını bir kez ezberlediğinizde programı kullanmak için başka yapacağınız bir şey kalmamış demektir. Yeni komutlar öğrenene kadar tuşuna basarak hazır yardım alabilirsiniz. Mouse ile açılan üç adet yukarıdan aşağıya kayan menü komut yapısını tamamlıyor. Bazı özellikler program tarafından çok iyi idare ediliyor. Özellikle programın kavis tanımlamaları için bulduğu çözümü çok beğendim (sık yapılması gereken bu işlem kesin doğruluk gerektiriyor, ancak yerleştirme işleminin tam olarak yapılması çok zor). DynamicCAD zorlukları bir tarafa bırakarak işi basit bir mantıkla hallediyor. Kavis çizmeye bir başlangıç noktası seçerek başladıktan sonra kavisin bitmesini istediğiniz yeri belirtiyorsunuz ve en son olarak kavisin yarıçapını veriyorsunuz. Mantıklı olan şey yalnızca bu değil, fakat ekran, kavisin üç anahtar noktasını mouse hareket ettikçe boyutu değişen bir üçgen göstererek tanımlıyor. Böylece kavisin nerede başlayacağı, biteceği ve nereye kavis yapacağı daha iyi belirtilmiş oluyor. DynamicCAD bir CAD kullanıcısının isteyebileceği özelliklerin hemen hepsini, çoklu tabakalar, karelere ve parçalara ayırma, doldurma, semboller ve yazı dahil olmak üzere kendisinde topluyor. Programın karelere (grid'ler) ayırma şeklinden de bahsetmek gerekli.

Her mimarın söylediği gibi karelere ayırma bütün çizimlerin esasını oluşturmakta ve CAD programlarının güçlü yanlarından birisi de çalışma kareleri gösterme ve büyüklüklerini değiştirme olduğu kadar çizimi karelere uydurma yeteneğinin olması. Çoğu CAD programında çizimi karelerin kesişen yerleri dışına taşımak için karelerin büyüklüğünü değiştirmek zorunda kalıyorsunuz, fakat DynamicCAD daha iyi bir çözüm sunuyor. Bir kare tamamladıktan sonra çizimi değişik kombinasyonlara uyacak şekilde değiştirmeyi deneyebilirsiniz. Örnek verecek olursak: Eğer ölçü olarak inç'le çizim yapıyorsanız 0.25 inç'lik kareler tanımlayabilirsiniz. Daha sonra DynamicCAD'in kare değiştirme özelliği sayesinde çizimi bu karelere göre yerleştirebilir veya yarım inç'lik karelerle tecrübe edebilirsiniz. Bu özellik çok hoş, hızlı ve fonksiyonel. Başka bir önemli özellik programın mouse emirlerine ne kadar iyi karşılık verebildiği. CAD veya grafik programlarından herhangi biriyle daha önce uğraştıysanız düz olarak düşünülen bir çizginin çapa noktasından (anchor point) mouse ile klik edilmesi sonucu bozulduğuna tanık olmuşsunuzdur. Gerçi bu problemden mouse'u biraz daha uzağa iterek kurtulabildiğimi keşfettim, fakat DynamicCAD bu yeri otomatik olarak rahatça ayarlıyor. Bu programı kullandığım süre içinde asla bir çizimin bu şekilde bozulmadı. DynamicCAD kopya korumalı değil ve 512K'da sorunsuz çalışıyor. Program üç disketten oluşuyor ve çok sayıda örnek çizim içeriyor. Program kolaylıkla hard sürücüye kopyalanabiliyor ve AProDraw tableti ile uyumlu olarak çalışıyor. MicroIllusions'ın pazarlama müdürü DynamicCAD'in herhangi bir yeni versiyonunu planlamadıklarını ve DynamicCAD Electronic Designer adındaki yeni bir programı üretme ve pazarlama çalışmalarını şimdilik ertelediklerini söyledi.

'PRO-NET V2.0

Pro-Net elektronik baskılı devreler tasarlamak için hazırlanmış bir CAD programı. Eğer bir tasarım mühendisi olsaydım herhalde bu ürünle yakından ilgilenirdim, fakat bu statüden uzak olduğum için (bunu kanıtlayacak mütevazi çek koçanlarım var) size sadece programın neler yaptığını ve bunları nasıl yaptığını anlatacağım. Ancak yazıyı okuyan elektrik mühendisleri için Tom Phelps'i (tecrübeli bir elektrik mühendisi) programı tecrübe etmek üzere davet ettiğimi ve kendisinin programı beğenerek ayrıldığını ekleyeyim. Bana bakarsanız ben daha bir direnç ile kondansatör arasındaki farkı bilmiyorum fakat Tom yalnızca farkı bilmekle kalmayıp, günlerini mainframe'de çalışan bir CAD kullanarak bunları tasarlamakla geçiriyor. Kısaca, programın mantığından, gücünden, tasarım kolaylığından, üç dolu disketten oluşan yaygın parçalar kitaplığından, hızından ve profesyonel araçlarından etkilendi. Şematik komutlara sahip programda, kareler (0.025 inç kadar küçülebiliyorlar), taşıma, kopyalama, etiketleme, çevirme, doldurma, düzenleme, zoom, nokta, çember, kutu, kavis, tabakalar, renk, rubberbanding, bus bundle ve ağırlık ödevi (önemli sinyallerin öncelik aldıklarından emin olmak için) gibi özellikler yer alıyor. Ve tahmin edeceğiniz gibi geniş bir elektronik parça koleksiyonuna ve şematik şablonlara sahip. CAD'in sahip olmadığı herhangi bir parçayı kolayca hazırlayabilir ve kitaplık disketinde saklayabilirsiniz. Programın arabirimi çoğu AMIGA programlarından biraz farklı fakat bir kere alıştıktan sonra kullanılması kolay ve rahat. İkonlar ve menüler kullanmak yerine Pro-Net işlemlerde kullanıcıya yol göstermek için fonksiyon tuşlarını kullanıyor. İlk başta bu arabirimi biraz kafa karıştırıcı bulduk, ancak özelliklerini bir kez anladıktan sonra yapısı ikinci plana itildi. Mevcut seçenekler daima ekranın alt kısmında bir pencere sırası halinde fonksiyon tuşlarını işaret ediyorlar. Her komutun içinde ilerledikçe, fonksiyonlar değişiyor. Arabirim anlaşıldıktan sonra Pro-Net'in gücünü açığa çıkarmanın en hızlı yolu bir eliniz fonksiyon tuşları üzerinde dinlenirken diğeriyle mouse'u idare etmek. Bu, hızlı biçimde seçeneklere basmanızı ve seçilen aracı mouse'u meşgul etmeden ve geciktirmeden kullanmanızı sağlıyor. Bu kullanışlı arabirim, Pro-Net komutlarını kullanım kılavuzunu ezberlemeden öğrenmeyi kolaylaştırıyor (bu yüzden paketin kılavuzu tüysiklet bir kitap şeklinde). Pro-Net'in yetenekleri içinde en iyi bulduklarımdan biri otomatik olarak parçalara numaralar vermesi. Böylece devreye hangi parçayı koyduğunuzu uzun yoldan hazırlamanız gerekmiyor. Program ayrıca bir ASdosyası yaratarak (bu dosyayı kendiniz düzenleyebilir veya dosyaya eklemeler yapabilirsiniz) herbir diyagramdaki bütün bağlantıların bir listesini saklıyor. Program, çalışabilmek için minimum 1 megabaytlık bir bellek gerektiriyor ve dökümleri herhangi bir Epson veya Hewlett-Packard yazıcıdan olduğu kadar popüler plotter'lardan alabiliyorsunuz. Paketi oluşturan dört disket kopya korumalı değil ve Pro-Net de diğer programlar gibi hard sürücüye kaydedilebiliyor.

AProDraw

Bir giriş aracı olarak mouse'u ne kadar rahat kullanırsanız kullanın elastik topun verdiği rahatlık asla kağıt üzerindeki kalem ucunun yerini tutamaz. Daha klasik bir giriş aracı arayanların isteklerini R&DL Productions, AProDraw paketi ile yerine getiriyor. Her ne kadar isim sizi bunun bir grafik programı olduğunu düşünmeye itse de, buna kapılmayın. AProDraw, 12 x 12'lik bir standart Summagraphic grafik tableti, stylus (işaretleme aygıtı) ve kursor ve yazılım sürücüsünü kapsayan paketin adı. Esasında, tablet 16 x 16 inç boyutlarında fakat yalnızca iç kısımdaki 12 x 12 inç'lik kısım stylus veya kursora hassas.

Çalışması şöyle: Önce tabletin kablosunu AMIGA'nın seri portuna, elektrik kablosunu ise bir prize bağlıyorsunuz (tablet, bilgisayarın güç kaynağına yük olmuyor). Tableti kontrol eden yazılımı çalıştırmak çok basit -bir ikona klik yapın ve tablet aktif hale gelecektir (program kopya korumalı olmadığından bu ikonu ve programı rahatça Workbench disketinize kaydedebilirsiniz). Bunu yaptıktan sonra stylus ve kursor hareket ettirildiklerinde karşılık vereceklerdir. Bunlar pratik olarak mouse'unuzun yerini alırken, tablet ekranın aynası vazifesini görecek. Bu işlemler mouse'u devre dışı bırakmadığından hangi giriş aracı size uygun geliyorsa onu seçebilirsiniz.

Şu anda yazılım sürücüsü piyasadaki CAD paketlerinin hepsiyle çalışdüşünmeye yöneltse de bu yanlışlığa Kullandığım versiyon Fa m LA Tm FA, Fn Fm Fa

X-CAD, Draw Plus ve DynamicCAD ile uyumlu olarak çalıştı, fakat IntroCAD'de bazı sorunlar ortaya çıktı. — IntroCAD sürücülerden birine girdiğimde tablet yalnızca mouse'u aktif bırakarak çalışmaz hale geldi. R&DL'deki insanlar yazılım sürücüsünün sonraki versiyonunun kalan sorunları ortadan kaldıracağını ve AProDraw'un bütün CAD programları ile kullanılabileceğini söylüyorlar. Tablet ile ilgili tek şikayetim seri porta takılması ve bu yüzden çevirici bir kutuya yatırım yapmadıkça hem modemimi hem de tableti aynı anda sistemime bağlayamam.

Hangi CAD?

Yazılım endüstrisi ile ilgili olan kesin bir şey varsa o da her şeyin değişmekte olduğudur. Bu, özellikle yalnızca yeni ürünler çıkarmakla kalmayan, aynı zamanda sürekli olarak mevcut programları güncelleştiren ve geliştiren CAD programı yazan firmalar için geçerli. Sizin kişisel çizim ihtiyaçlarınızı bilmeden (unutmayın herkesin bir CAD programına ihtiyacı yok), CAD ürünlerini şu şekilde değerlendirmek mümkün: Eğer çoğunlukla konutlar yapan bir inşaatçıysanız HomeBuilders CAD işinize büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Programın kullanımı basit ve son derece yararlı maliyet tahminleri sunuyor. Çizimleri ve yazıcı dökümleri gerçek mavi baskılar kadar ayrıntılı değil, fakat yine de bir inşaatçı için bu CAD en iyi yatırım. Eğer ihtiyaçlarınızın profesyonel bir CAD programı gerektirdiğinden emin değilseniz veya çizimleriniz tek tabaka projelerle sınırlıysa düşük fiyatta yüksek güç sağlayan IntroCAD yerinde bir seçim olacaktır. Gerçek AMIGA arabirimi kullanımı öyle kolaylaştırmakta ki bu yazıyı yazmaya başlayana kadar kullanım kılavuzunu elime almaya dahi gerek duymadım. Eğer mesleğiniz elektronik mühendisliği ise Pro-Net'i alın. Evet, biraz pahalı fakat yatırımınızı artan prodüktivite çerçevesinde rahatça amorti edebilirsiniz. Eğer profesyonel bir proje çizeri veya mimarsanız üç seçeneğiniz var: Piyasadaki en profesyonel (ve öğretilmesi en zor ve pahalı) CAD paketi X-CAD Designer. Bir CAD programından bekleyeceğiniz özelliklerin hepsine sahip, artı süper derecede hızlı. Mevcut arabirimi çoğu kullanıcının bir AMIGA programından ummayacağı türde fakat ustalaşınca güçlü ve esnek olduğunu kabul etmek gerek. Eğer AMIGA ortamına MS-DOS dünyasından geldiyseniz ve o sistemlerdeki programlara yakınlığınız varsa bu programla doğru seçim yaptığınızı hissedeceksiniz çünkü arabirimi, o sistem için yazılmış bir CAD programını andırıyor. Diğer iki CAD programına gelince. Tereddütsüz burada tercihim olan CAD programı Draw Plus. Yeteri kadar güçlü, bir profesyonelin gerek duyacağı özelliklerin çoğuna sahip ve hepsi gerçekten kullanışlı AMIGA arabirimi içinde mükemmel organize edilmiş. Bu nedenle, tecrübeli AMIGA kullanıcıları bu programı hemen alıp makinelerinde çalışır durumda görmeli diyorum. Tek kusuru ağır olan yeniden çizim fonksiyonu. Bu program yeterli güce sahip fakat yavaş. Bu sorun vaadedilen yeni versiyonda düzeltilmiş olacak.

DynamicCAD'in kendine göre üstün olduğu noktalar var fakat kullanmakta olduğum kopyanın (20/2/87 tarihli) yine de birkaç hatası var. Bu yazılım hatalarından arındırıldığında program, her profesyonelin kullanmaktan hoşlanacağı güçlü bir CAD haline gelecek. AMIGA'yı MS-DOS'tan sonra kullanmaya başlayanlar özellikle bunu ilginç bulacaklar, çünkü arabiriminde MS-DOS uyumlu CAD programlarıyla paralel taraflar bulunuyor. CAD arenasına birbirlerine ciddi rakip olacak katılımlar arasında Progressive Peripherals & Software'in duyurduğu fakat henüz ortada gözükmeyen (fiyatı da belli değil) UltraCAD ve Haitex Resources'tan iki yeni program yer alıyor. Eğer Ultra-CAD IntroCAD'in bıraktığı yerden devam ederse ve uygun şekilde fiyatlandırılırsa rekabeti düşürebilme imkanını elde ederken profesyonel CAD kullanıcıları için yapılması zor başka bir seçim haline gelecek. Haitex'ten (X-CAD Designer'ın distribütörü) beklenen iki programdan biri gerçek bir 3D CAD programı, diğeriyse başlangıç seviyesinde serbest kullanıcılara hitap eden bir CAD paketi olacak.

İhtiyacınız Var mı?

Bunlar aslında çizim için tasarlanmış mesleki programlar ve herkesin bunların sunduğu güce ihtiyacı yok. CAD programları karalama yapmak için değil (gerçi teknik olarak bu amaçlar için kullanılabilmeleri mümkün) ayrıntılı çizim işlemlerinin üstesinden gelebilecek şekilde tasarlanıyorlar. Eminim çoğu AMIGA kullanıcısı bunlardan bir tanesini yazılım kütüphanesine eklemek için bir neden hayal edebilir fakat birinin tanıtımını görmeden veya kendiniz tecrübe etmeden satın almanızı tavsiye etmem. Bir CAD programına kesin olarak ihtiyacınız yoksa yatırımınızın üzerinin toz kaplandığına şahit olabilirsiniz. Bir çanta dolusu alışveriş için 18 tekerlekli bir çekici almanın beygirgücü israfı olması gibi basit eskizler yapmak için profesyonel bir CAD kullanmak aynı şekilde gücü çarçur etmek demektir. Ve traktör çekicilerinin ağır yükleri taşımak için tasarlandıkları ve sürülmelerinin ve park edilmelerinin bir aile arabasına göre zor olması gibi CAD programları ayrıntılı ve kesin çizimler için mükemmel araçlar fakat kullanılmaları daha popüler grafik programlarına göre çok daha güç. Tabii bu arada bir CAD programına gereksinim duyuyorsanız bugün kullanıma hazır iyi paketler bulunmakta. Bitirmeden önce son bir uyarıda bulunayım. Tom Phelps ve ben değişik CAD programlarını test edip karşılıklı görüşlerimizi açıklarken ona bir daha kalem ve kağıt ile tasarıma dönüp dönmeyeceğini sordum. Bu soruya kesin bir karşılık veremedi. Bir CAD programının ustası olduktan sonra çizim masasına dönmek gerçek bir kelime-işlem tecrübesini kazandıktan sonra daktilo başına dönmek gibi bir şey. Bu yüzden CAD tiryakisi olmayı istemedikçe ilk programa dokunmayın. Bilgisayar Destekli Tasarım programları, elinizde T cetveliyle çizim masanızın başına oturmaktan aldığınız zevki size tamamen unutturabilir.