PORSCHE, PİXEL |
Hiçbir şematik sınıflandırmaya uygun düşmeyen insanlar vardır. İşte Allen Hastings de bu kategoriye giriyor. Hastings, bir uçak firması olan Lockheed'de programcı olarak çalışıyor. 24 yaşındaki programcı, evine geldiğinde AMIGA üzerinde kendi «Videoscape»ini programlıyor. İlk bakışta tipik bir bilgisayar tutkunu Hastings. Ama günde on iki saate varıncaya dek bilgisayar başında oturmasına rağmen, onun için daha da önemli şeyler de var hayatta: Filmler, sevgilisi ve Porsche 928'i. Allen Hastings için Videoscape uzun süredir rüyalarında yaşayan bir şeyin gerçekleşmiş olması. Allen hobi olarak ateşli bir filmci. Tıpkı “Yıldızlar Savaşı” filmindeki gibi uçak sahneleri çevirmeyi hayal etmişti hep. Uzay gemilerinin gezegenler üzerinde çılgınca bir hızla seyrettiği, uzay savaşlarında serüven dolu çarpışmaların sonuna kadar sürdürüldüğü ya da devasa uzay kruvazörlerinin yapay uçurumlarda gözüpek manevralar yaptığı sahneler geliyordu gözünün önüne, ama bunları asla gerçekleştiremiyordu.
Normal olarak hobi filmcilerinin çoğunun bilim kurgu filmlerindeki gibi masraflı sahneleri çekme konusunda şansları pek yoktur. Bunun için uzay gemilerinin tam modellerine ve bu modellerini en yakın mesafeden alabilen, böylelikle de bunların çok büyük nesneler gibi görünmelerini mümkün kılan küçük ve net bir kameraya gereksinim duyulmakta. Teçhizat ise çok pahalıya mal oluyor ve lazer ışınlarının kopye edilmesi, infilakların gösterilmesi de neredeyse çözümü olmayan bir sorun yaratıyor. Bu yüzden Allen sürükleyici uzay savaşlarını konu alacak kendi filmlerini asla çevirememe düşüncesini kabullenmiş durumda artık.
Fakat Allen daha sonra, 1985 yazında “Byte” adlı Amerikan dergisinde AMIGA üstüne bir ön rapor okudu. Çok etkilendi bundan. Şimdiye dek çalışmış olduğu bütün bilgisayarlar iddialı bir animasyon programı için ya çok yavaş ya da çok pahalı idiler. AMIGA ile rüyalarında yatan bilgisayarı bulmuştu şimdi o. AMIGA her keseye uygun düşen bir fiyatla müthiş hızlı bir grafik, pürüzsüz bir animasyon ve çabuk hesaplama vaat etmekteydi. Artık Allen AMIGA ile bilgisayarda hileli sahneler oluşturabilecek, bunları bir video kayıt aygıtında yeniden seslendirebilecek ve bir filme alabilecekti. Bilgisayar ve video gibi iki hobi arasında şimdiye dek eksikliği duyulan bağlantıyı kuruyordu AMIGA. Allen'e kalsa kendisine hemen bir bilgisayar satın alacaktı, ama bu makinenin satılmasına henüz başlanmıştı. Bekleme süresi Allen için âdeta bir sabır sınavına dönüştü. AMIGA'sını satın alması (2500 Dolar) Kasım ayını buldu böylelikle.
Programcı Allen Hastings bir bilgisayar tutkunu, otomobil delisi ve boş zamanlarında süper programlar yazan bir yönetmen. AMIGA animasyon programı “Videoscape 3D” ise onun en ünlü yapıtı.
Videoscape programcısı Allen Hastings hızlı arabaları seviyor. Özel yaşamında teçhizat tablosu Almanca olan bir Porsche 928 kullanıyor. İşaretleri çözebilmek içinse bir sözlüğe gereksinim duymuştu.
Yalnızca “hobi filmciliği” yapan bir kişinin aklına AMIGA'yı trüklü filmler alanında kullanma düşüncesi gelmezdi hiç kuşkusuz, çünkü bunun için uygun bir yazılım mevcut değildi. Allen Hastings içinse bu bir sorun oluşturmamaktaydı. 1978 yılında henüz 14 yaşındayken okulun bilgisayar salonunda bulunan bir Hewlett-Packard 2000 üzerinde programlar yapmıştı o. Bundan bir yıl sonra da üzerinde kendisine ait ilk 3D grafik programını geliştirmiş olduğu bir PET satın almıştı. Bunun için 320x200 nokta çözünürlüğe sahip bir Hi-Res kartı kullanmıştı. Başlangıç dönemlerinden söz ederken Allen şöyle diyor: “Bu program makine dilinde (Assembler) yazılmıştı ve o zamanki koşullar çerçevesinde şaşılacak ölçüde iyi olmuştu.”
Allen okulu bitirdikten sonra bilgisayar bilimleri öğrenimi gördü. Ayrıca, bilgisayar grafiği ile ilgilendi ve böylece kendi ilk bilgisayar filmi olan “Dönüşüm”ü yaratmış oldu. Bu film bir denizden nasıl yavaş yavaş bir dağ oluştuğunu göz önüne sermekteydi. Bu proje bir tür oyundan doğmuştu. “Ama sonuç oldukça görkemli olmuştu.” Allen öğrenimini takdirname alarak tamamladı.
Rüyalarına giren bilgisayar evine gelince Allen işletim sisteminin ve özel çiplerin inceliklerini öğrenmeye koyuldu. Bunların her ikisi de onun beklentilerine uygun düşmekteydi. O zaman Allen kendisine bir C Derleyicisi (Compiler) satın alarak program yapmaya başladı. Şöyle anlatıyor Allen bu günleri: “AMIGA'da Videoscape programına başladığımda bunun nasıl sonuçlanacağını henüz tahmin edemiyordum. Tabii bu konuda bir hayli fikrim vardı, ama şimdiye dek bu denli karmaşık bir 3D programı yazmamış olduğumdan nelerin önemli olabileceğini bilmiyordum. Böylece çok küçük şeylerden işe başladım. İlk adım olarak, ekranda çevirebileceğim ve bütün bakış açılarından gözlemleyebileceğim nesneleri ele aldım. Bunun için gereken formülleri kendim bulup çıkardım ortaya. Bu hiç de kolay olmadı. Gerçi program yapmaktan biraz anlarım, ama matematik için aynı şeyi söyleyemem. Objelerin konumundan ve kameranın bakış açısından resmin nasıl hesaplandığını daha önceden biliyordum. Resimlerin gerçekçi birer görünüm kazanmaları için nesnelerin aynı zamanda gölgeleri de olmalıydı. Yani ışık kaynağının konumu nesnenin rengini de etkilediğinden yalnızca nesnenin hesaplanması artık yeterli olmuyordu. Böylece durum gerçekten karmaşıklaşmıştı. Ben pek çok çizim hazırladım, bunlarda yığınla açı ve yardımcı çizgi kullanarak bunların bağlı oldukları kuralları formüller halinde saptamaya çalıştım. Meselenin perspektife ilişkin püf noktasını yakalayıncaya dek uzun süre deneyler yaptım. Tabii bu konuyla ilgili kitaplar da okuyabilir ya da bir matematikçinin yardımına da başvurabilirdim. Ama bunu yapmak istemiyordum, çünkü o zaman bu işten duyulan zevk de aynı derecede olmazdı. Videoscape benim hobimdi. Ben de böylece her şeyi kendim yapmak istiyordum.” Allen zevk olsun diye altı ay boyunca Videoscape üzerinde çalıştı. O sadece kendi filmlerini yapmayı dü-
Videoscape 3D AMIGA için hazırlanmış bir animasyon programıdır. Videoscape 3D bir objenin, örneğin basit bir dikdörtgenin, bir kürenin ya da karmaşık bir uzay gemisinin belirli bir görüş açısından nasıl göründüğünü hesaplamaktadır. Videoscape, resimleri çok büyük bir hızla üretmekte ve tek tek resimlerden tüm bir film oluşturabilmektedir. Resimler sanki kamera bir otomobilin çevresinde yavaşça hareket ediyormuş gibi hesaplanabildiğinde, tamamlanmış film kusursuz, sarsıntısız bir kamera çevrinmesini göz önüne sermektedir. Kullanıcılar açısından seçmişti onu.
Kırmızı Lotus Esprit Videoscape objelerinin en ünlüsüdür. Allen Hastings spor arabaları sevdiği için ve Lotus düz camları dolayısıyla en kolay şekilde verilebildiğin-
şünmekte ve programı da yalnızca özel olarak kullanmak istemekteydi. Bunu bir firmaya satmayı aklının ucundan bile geçirmiyordu. Eğer bir rastlantı ortaya çıkmamış olsaydı, bugün Videoscape'i tüm dünyada binlerce AMIGA tutkunu değil, yalnız Allen kullanıyor olacaktı. Allen ilk AMIGA Kulübü'nün üyesiydi. Kısa adı FAUG (First AMIGA User Group - İlk AMIGA Kullanıcılar Grubu) olan bu kulüp başka etkinliklerinin yanı sıra Dale Luck, dan filmlerin oluşturulmasını kolaylaştırmak için Videoscape'in örneğin gibi yararlı fonksiyonları vardır. Videoscape bir objenin başka bir objeye dönüşümünü otomatik olarak hesaplamaktadır.
Videoscape 1987 yılının ortalarında ortaya çıktığında küçük bir sansasyon yaratmıştı. Mekâna ilişkin hayli güçlü bir tasarımlama yetisi gerektirdiğinden, Videoscape, kullanım açısından çok kolay olmamakla birlikte AMIGA için verim yeteneği en yüksek animasyon programıdır.
R.J. Mical ve Jay Miner gibi AMIGA geliştiricilerinin hepsi için bir buluşma yeri işlevini göstermekteydi. Orada Allen, Deluxe Paint II çizim programının programcısı Dan Silva ile de tanıştı ve onunla bilgisayar grafiğine ilişkin tutkusunu paylaştı. FAUG'un toplantılarında karşılıklı bilgi alışverişi yapılmakta, birtakım olaylar anlatılmakta ve yeni programların sunumu yapılmaktaydı. Toplantılara ABD'nin her kesiminden program geliştiricileri gelmekte ve bu kişiler orada toplanmış olan AMIGA profesyonellerinden gizli bilgiler ve öneriler almak istemekteydiler. Bu toplantılardan birinde bir programcı kendi animasyon programının ilk versiyonunu göstermişti. Allen bu versiyonu izledikten sonra kendisininkinin daha iyi olduğuna kanaat getirmişti. Bundan duyduğu gurur Videoscape'i bir sonraki toplantıya getirmeye zorladı onu. Programın sunulması tam bir başarı oldu ve programa her taraftan övgüler yağdı. FAUG üyeleri, bunların en başında da Dale Luck ve R.J. Mical Videoscape'i ticari bir ürüne dönüştürme konusunda Allen'i sonuçta ikna ettiler. Allen Videoscape'i Dan Silva'nın teşvikiyle ilkin Electronics Arts'a önerdiyse de bu firma programı geri çevirdi: “Ürün bölümünün yetkili yöneticileri Videoscape gibi bu denli kar-
15
Lotus başka bir perspektiften Videoscape'in avantajlarını açığa vuruyor. Eğer bir obje bir defa verilmişse onu düşünülebilecek bütün bakış açılarından gözlemlemek mümkün oluyor.
maşık bir program için hiçbir pazar şansı diyor Allen ve devam ediyor: “Electronics Arts'a göre Videoscape çok profesyonel bir programdı. Programın geri çevrilişi içinde olan Deluxe Video'dan kaynaklanmaktaydı muhtemelen. Bu durumda Electronics Arts iki masaüstü video programını sunmuş olacaktı. Electronics Arts'ın olumsuz yanıtından sonra ise her şey çok çabuk olup bitti. Videoscape'ten söz edildiğini duymuş olan Aegis iyi bir sözleşme önerisinde bulundu bana.”
leri gündeme getirmişti. Hobisi ikinci bir mesleğe dönüşmeye başladı. Programın teslimi için öngörülen süre ve Allen'in kendi hırsı onu programlama yapmaya daha çok zaman ayırma konusunda zorlamaktaydı. Ama Allen Lockheed'deki mesleğini bırakmak istememekteydi. Bu konuda vardığı kararı şu sözlerle temsillendiriyor: “Bu benim için kesinliği olmayan bir durumdu, bugün de öyledir.” Yapmış olduğu sözleşmenin pürüzlü yönü Allen'in, Aegis tarafından devamlı olarak istihdam edilmiş olmamasıydı. Aegis yalnızca Videoscape'in satılmasını üstüne almakta ve Allen'e satıştan belli bir yüzde ödemekte. Bu durumda Allen'in hiçbir sabit ücreti yok. Eğer Videoscape'in satışı herhangi bir zaman kötüye gidecek olursa Allen de gelirden yoksun kalacak. İşin mali yönü Allen'in yaşamını serbest programcı olarak sürdürmemesinin nedenlerinden sadece biri. Allen şöyle diyor: “Benim şimdiki işim çok ilginç. Gizli projeler üzerinde duruyoruz. Ama bunları anlatmaya ne yazık ki izinli değilim. Şu sıralar uydular tasarımıyla (Design) uğraşıyorum. Pek çok bilgisayarla çalışıyoruz, örneğin Workstation'lar, PC'ler, AT'ler Allen burada sözüne yalancıktan bir ara veriyor ve yaramazca gülümsüyor... ve bir AMIGA 1000. Tahmin et bakalım, bunu kim kullanıyor?” Bir programcı olarak yaşamak Allen'in bugüne kadar oldukça hoşuna gitti. Videoscape'e çok zaman ve enerji harcadı. Bundan gurur duyduğu ise açıkça belli oluyor. Kendisi de Videoscape ile çalışmakta ve bunu yetkin bir animasyon programı haline getirmeyi arzulamakta: “Videoscape benim yaşamımı değiştirdi. Her zaman hayalini kurduğum filmler yapabilirim şimdi. Kamera çevrinmeleriyle ve uçuş sahneleriyle ilgili pek çok deney yaptım. Videoscape ile çalışırken beni rahatsız eden ve değiş-
Masaüstü Videosu Nedir?
Masaüstü videosu ilkin AMIGA ile bağlantılı olarak ortaya çıkan bir teknik terimdir. Bu terim video ile bilgisayar arasındaki ilişkiyi tanımlamaktadır. Videolar için trüklü filmler bilgisayar üzerinde üretilmektedir.
Kavramın kökeni yetmişli yılların başlarına, bilgisayarların henüz büyük ve pahalı oldukları bir zamana uzanır. İlk verim yeteneği yüksek bilgisayarlar yazı masası üzerinde yerlerini aldıklarında bunları büyük bilgisayarlardan ayırmak için “Desktop-Computer” (Masaüstü bilgisayarları) olarak adlandırmışlardı. Bu kavram bugün eskimiş olup yerini “Kişisel bilgisayar” terimine bırakmıştır. Bu düşünceye seksenli yılların ortalarında yeniden el atılmıştır. “Desktop Publishing” (Masaüstü
Yayıncılığı'nda, bir basımevinin görevlerini kişinin kendi bilgisayarında yerine getirmesi öngörülmekteydi. Masaüstü video bundan doğmuştur. Türlü filmlerin pahalı malzemeli bir stüdyoda çekilmesi yerine aynı şeyin bilgisayarda gerçekleştirilmesi söz konusudur.
Masaüstü videonun hedeflerinde ise bir belirsizlik göze çarpmaktadır. Kimileri sinemada gösterilenlerle aynı kalitede olan bilgisayar filmlerinin hayalini kurarlarken, örneğin Allen Hastings gibi kimileri ise böylesi bir iddia ile ortaya çıkmıyorlar. Allen Hastings şöyle diyor: “Masaüstü video video-kameranın enfes bir tamamlayıcısıdır. Benim dostlarımdan pek çoğu, ki bunlar bir hobi olarak film yapıyorlar, şimdi bilgisayarda örneğin film-ön kılavuzları (intro) hazırlıyorlar. Önceleriyse bir kara tahta alırlar ve üzerine tebeşirle neyin nerede çekiminin yapılacağını yazarlardı. Filmin en cansıkıcı bölümü buydu. Şimdi metin küçük bir hileli sahne eşliğinde ekran üzerinde akıp gitmektedir. Bu tür sahnelerin kalitesi sinemadakilerle elbette karşılaştırılamaz. Ayrıca, neden karşılaştırılsınlar ki? Adaylar tarafından bizzat çekilmiş videolar “Rüzgar Gibi” gibi film klasikleri kadar iyi olmamıştır hiçbir zaman. Aynı şekilde, Videoscape ile çekilen uzay savaşları da “Yıldızlar Savaşı”ndaki sahneler kadar iyi olmayacaklardır. Önemli de değildir bu. İlginç olan şey insanın bunu kendisinin gerçekleştirmesi ve kendi düşüncelerini gerçekliğe kavuşturmasıdır, mutlak yetkinliği tırmem gereken şeyleri not alıyorum. Ben sürekli olarak yeni fikirlerin ve uyarıcıların peşinden koşmaktayım. Öyle ki, kimi zaman sokakları arşınlıyor, insanları ve nesneleri gözlemliyor ve kendi kendime şunu soruyorum: Bunu Videoscape ile göz önüne serebilir miyim?” Bilgisayarlar Allen'in günlük yaşamının büyük bir bölümüne egemen olmuş durumda. Buysa onun özel yaşamında birtakım sorunlar da ortaya çıkarıyor. “Lockheed'in akşam vardiyasında çalıştığımdan yaşamımın akışı hafta arasında çok karmaşık oluyor. Yani saat 16'da işe gidiyor ve gece yarısı dönüyorum işten. Da çoğu kez sabahları dörde kadar programlama yapıyorum. Kız arkadaşımla birlikte yaşadığımdan çok zor bir durum bu. Neyse ki kız arkadaşım benim hobimi paylaşıyor. Örneğin Videoscape'te en son değişiklikleri test ediyor, videolarımdan pek çoğunun kurgusunu yapıyor ve seslendiriyor. Müthiş bir buluş yeteneğine sahip bir insan aynı zamanda. Söz gelimi benim en yeni film-ön kılavuzuma ilişkin fikir ondan çıktı. Burada kırmızı renkte bir Lotus'un büyük bir hızla yol aldığı görülüyor. Araba birden kendi ekseni çevresinde savrulup doğrudan kameranın üstüne gelmeye başlıyor. O zaman plakada şu kelimeler okunuyor: Bir Allen Hastings Filmi. Kız arkadaşım ve ben ne yazık ki ancak hafta sonlarında birbirimiz için gerçekten zaman ayırabilmekteyiz. O zaman bol bol geziyor, otomobille kırlara çıkıyoruz ya da evde rahatımıza bakıyoruz.” Allen yeterince zamanı olduğunda başka bir hobiyle daha uğraşıyor: 8 silindirli, hızlı otomobilleri seviyor o. Özel yaşamında kullandığı araba Almanya'dan getirtilmiş bir Porsche 928. Allen şöyle diyor: “Bir Amerikan versiyonu değil, gerçekten orijinal bir Porsche idi istediğim. Ama ABD'de bunu elde etmek mümkün değil. Bu durumda onu doğrudan Almanya'dan getirtebilmem çok dolambaçlı yollardan oldu. Bu otomobili ABD'ye sokmak hiç de kolay değildi. Ama otomobil nihayet evimin önüne geldiğinde gerçekten mutlu olmuştum. Ancak, daha içine adımımı atar atmaz sorunlar da başlamış oldu, Tüm donatım mekanizması tabii ki Almanca yazılmıştı. Oysa ne ben ne de dostlarımdan herhangi birisi tek kelime Almanca biliyorduk. Hangi düğmenin ne anlama geldiği hakkında hiçbir bilgim yoktu.
Yazıları çözebilmek ve talimatnameyi anlayabilmek için bir sözlük satın almak zorunda kaldım.” Allen'in hızlı otomobillere ilişkin tutkusu onun Videoscape ile yaptığı videolara da damgasını vurmuş durumda. Yukarıda sözü edilen film-ön kılavuzu buna örnek gösterilebilir. Kırmızı renkli Lotus Esprit en ünlü Videoscape objesi ve data olarak orijinal disketlerde bulunuyor. Tabii yatık spor araba da pek çok demo-resimlerinde görülebiliyor. Ama Allen'in Lotus'ta karar kılması bir rastlantı sonucu olmamış. Allen bunu şöyle dile getiriyor: “Aslında kendi Porsche'mi almayı tercih ederdim. Ama öteki bütün spor arabalar gibi Porsche'nin de camları dışbükeydir. Bu denli ince yuvarlaklıkları Videoscape ilk versiyonda henüz işleyemiyordu. Bu durumda Lotus'ta karar kıldım, çünkü onun camları düzdü. İşin bütün sırrı burada yatıyor. Ama 2.D versiyonu yuvarlaklıklara da egemen olabiliyor. Belki bir gün kendi Porsche'mi obje olarak koyarım Videoscape'e.” Allen'in bir diğer hobisi de müzik. Videoları için kendi ses şeritlerini yazmayı çok arzu ediyor: “Bu sadece zevk vermekle kalmıyor, müzik parçalarının telif hakkından doğan sorunları da ortadan kaldırmış oluyor. Ben bugüne kadar başka sanatçıların şarkılarından aldığım kısa parçaları kullanmakta devam ediyorum. Müziği plaklardan aldığımda belli bir uzunluktan itibaren bunun için eserin müellifine para ödemek zorundayım. Oysa kendi müziğim filmdeki sahnelere daha uygun düşebilirdi. Ne yazık ki, uzun ses bantları oluşturmaya ve kaydetmeye zamanım olmuyor.” Bu sözleriyle Allen herhangi bir şey için zamanı olmadığını ilk kez dile getirmiş oluyor. Ama Allen'in kendisi zaman yokluğuna ilişkin sözler duymak istemiyor. “Her şeyi aynı anda yapmak zorunda değil insan, öyle değil mi?” diye soruyor. O henüz 2.D versiyonu üzerinde çalıştığı halde 3.D Videoscape'i için pek çok fikir üretiyor. Bu versiyon tabii ki kusursuz olmalı ve tam zamanında ortaya çıkmalı diye düşünüyor. Ancak o zaman Allen'in başka projeler için zamanı olacak. “Daha yapılacak bir yığın iş var. Bazı program bölümlerini C dilinden çeviriciye (Assembler) geçirerek yeniden yazdım. Videoscape'i daha hızlı yapabilmek için başka bazı bölümleri de değiştirmiş olacağım. Bir diğer tasarı da Videoscape'i MC 68020'li bir turbo-kartına uyarlamak. Böylelikle animasyonları gerçek zamanda programlamak mümkün olabilecek. Ve eğer başka bir bilgisayara geçecek olursam Mac II üzerinde programlama yapmak isterdim. Ama henüz uzak bir ihtimal bu.”
Allen Hastings'in sahip olduğu türden bir Porsche 928 saatte azami 260 km hız yapıyor. ABD'nde ise otoyollarda saatte ancak 88 km hıza izin veriliyor. Acaba Allen kimi zaman bu limiti aşıyor mudur?