Commodore sayı 33, sayfa 12

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 12

Sızlanma: Önce * bakın bakalım, bizim sahnemizde oynanan ne?

“ın faaliyetlerini sürdürdükleri ve etkili oldukları görülebiliyor: “Hardware bastler”, Basic-sanatçıları, Joystick-akrobatları ve ebeveynlerine bilgisayarın çarpım cetvelini öğreten genç EDV (elektronik veri işleme) antrenörleridir bunlar. Çoktandır bütün hobi sahiplerinin makineye karşı yürüttükleri teke tek mücadelede yitip gitmeleri söz konusu olmamaktadır: Bilgisayar kulüplerine özgü ortam tıpkı bilgisayar-çocuklarının dünyası gibi canlı ve renklidir. Bilgisayara ilişkin itirazların kesinlikle en önde geleni şu cümlede ifadesini bulmaktadır: “Bilgisayar oyunları insanı saldırgan yapıyor”. Bu önermenin arka planında “Space Invaders” türünden klasik programlar ve “Raid over Moscow” ya da “Beach Head” gibi gerçek izlenimi uyandıran oyunları yatmaktadır. Bu oyunlarda Joystick ile Moskova'ya atom bombası yağdırmak ya da düşman ülkesine savaş niyetiyle bir iniş yapmak mümkün olmaktadır - tabii elektronik olarak- İlk saatte gözlenen galaksiler arası atış oyunlarının ve bilgisayar cangılındaki bilgisayar-Rambo'larının yanı sıra, günlük yaşama ilişkin dehşet sahneleri de gündeme gelmektedir: örneğin ana caddede yapılan ve ninelerin, polis memurlarının, çocuk arabalarının ve buna benzer şeylerin ezilip geçilmesiyle puan toplanıldığı araba yarışı gibi. Zevkler üzerine pekâlâ tartışılabilir ve buraya kadar ifade edilende hâlâ zevksiz bir şey keşfetmemiş olanlar varsa onların önlerine ırza geçme ve Nazi programlarını sürmek gerekir. Bu tür programlar da -el altından- tedavülde bulunmaktadır. Tartışmanın düğüm noktası şuradadır: Adam öldürme ve öldürücü darbe oyunlarını oynayanlar ilerde katil mi olacaklardır hemen? Bu konudaki kaygılar hiç de o kadar yeni değildir. Kurşun askerlerin, oyuncak tankların da adı kötüye çıkmıştır ve bunun (gerçek) silahlarla dolup taşan bir dünyada böyle olması bir hayli tuhaftır. Acaba şiddet içeren oyunlar saldırganlık duygularını alevlendirmekte midir yoksa bunları zararsız bir tarzda tüketmekte midir? Araştırmacıların bu konuda da her zamanki gibi yine görüş birliği içinde olmadıkları görülmektedir. Gene de, denilebilir ki, saldırganlık içeren video oyunlarını izleyenlerin bunun hemen ardından bir Amok nöbetine tutulmuşçasına komşu evlere baskın yapacaklarını düşünmek, tıpkı bu oyunların öteki oyunlardan farklı olmadıklarını, sadece içeriklerinin değişik olduklarını temellendirmeye çalışmak kadar dayanaktan yoksun olmaktadır. Ama elimizi vicdanımıza koyalım: Atış oyunundan sonra insanın gerçekten top atışı yapmayı mı canı çeker yoksa o yorgunluktan bitip tükenmiş midir olsa olsa? Video oyununda yalnızca “High-Score”'a değil, buna da bir göz atmaya değer doğrusu. Bilgisayar çocuklarının ağzından şu bilgece sözler çıkmaktadır: “Video oyunlarına dehşetli tepki gösteren kimi kişiler gerçekten saldırganlaşıyorlar. Bu böyle olmamalı, ama bizler bunu bizzat Şöyle bir soru sorulabilir: Bu birikmiş saldırganlık enerjisi nereden kaynaklanıyor? Bu enerji sihirli bir biçimde “bilgisayar-

Sızlanma: Biz "bilgisayar kafalarına" ilişkin hiç bir fikri olmayan çocuklardan daha iyi ya da daha kötü terbiyeye sahip değiliz.

kutusu”'ndan mı yayılmaktadır yoksa aile içinde, okulda, herhangi bir klikte ve günlük yaşam denilen o küçük “dehşet pazarı”'nda mı depolanmaktadır? Amok nöbetine tutulmuş Rambo ve Moskova üzerine atom saldırısı bundan ötürü hiç de başarılı oyun ideleri oluşturmuyorlar -hoş ise hiç değiller- bu konuyu öyle yüz buruşturarak ele almamak gerekiyor. As-

er Yanıtlıyor: Bilgisayar Arkadaş mı,

ayartmanın önkoşulu, ayartıcıyla arada bir güven ilişkisinin bulunmasıdır. Kişisel olarak ben, bilgi gibi herhangi bir maddi nesneye karşı güven giremem. Maddi nesneye karşı bu ihtiyat korunduğu müddetçe, bir ayartmanın gerçekleşme olasılığı çok kısıtlıdır. 4 9

(Marina Kiehi, Federal Alman olimpiyat takımında sporcu)

& & Benim kendi bilgisayarım hem arkadaşım, hem de ayartıcım. Arkadaşım, çünkü televizyondaki çalışmalarıma renk ve hız katıyor. Ayartıcım, çünkü bazen sabaha kadar elimi mouse'dan alamıyorum. Fakat ben insanlara daha çok alışkınım ve iyi ki her bilgisayarın önünde mutlaka bir insan oturuyor. 4 9

(Frank Elstner, Televizyon görevlisi)

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.