Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 11
ih
Aynı söz konusu burada. Acaba gençler niçin bilgisayarın başına geçmek istiyorlar? Bilgisayarlarla nasıl bir ilişki içine giriyorlar? Kimi zaman şöyle, kimi zaman da böyle bir ilişki oluyor bu: İşte video oyunlarıyla başlayan ve bir bilgisayarın öteki yeteneklerinden pek haberdar olmayan bilgisayar oyuncularından tutun da 17 yaşındayken bir yazılım firması kuran ve bununla geçimini çok iyi sağlayabilen usta programcılara varıncaya dek her türlü insana rastlanıyor bu bağlamda. Bu arada da kimi diğer “fraksiyonlar”-
a.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 10
Çev: Güven Savaş KIZILTAN
Milyonlarca kişi ev bilgisayarını bir oyuncak ya da bir hobi olarak keşfetti. Bu olgunun izini süren toplum araştırmacıları ise “bilgisayar-çocukları''nı keşfetmiş oldular. Toplumbilimciler, eğitim uzmanları ve psikologlar için değişik görünümler sunan bir konu bu: Bilgisayar çocukları bilgisayarlarla ne yapıyorlar? Ya da soru başka türlü ifade edildiğinde: Bilgisayarlar bu çocuklarla ne yapıyorlar?
Ev bilgisayarı kimilerince en çok arzulanan kariyerler için bir atlama tahtası olarak kabul edilirken kimileri de bu elektronik hobinin 1 numaralı çocuk-katili olduğu görüşünü benimsiyorlar. Kimileri şöyle bir hatırlatmada bulunuyorlar: Yarın artık hiç kimse bilgisayarı dikkate almamazlık edemeyecektir, o halde bu aygıtlarla şimdiden ilgilenmelisiniz. Kimileri ise şu uyarıyı yapıyorlar: Bilgisayar kullananlar bağımlı, aptal, ilişki kurmaktan çekinen ve yalnız insanlara dönüşüyorlar. Bu alanın bütün görünümleri için aynı şey kesin olarak geçerli olmamakla birlikte, gerçek dehşet tabloları ortaya çıkmıştır. İşte bir-iki örnek: Dortmund'daki gazetecilik okulu profesörü Claus Erich “bilgisayar dünyasının çocuk dünyasını nasıl tahrip ettiğini” betimliyor. Psikolog Walter Volpert modern “büyücü çırakları”, “bilgisayara duyulan tehlikeli ve ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde gözlenen, muhtemelen “çağımızın en kötü acısı” olan “teknik stres” kavramlarını buluyor. Teknik stres gerek yeni tekniklerin yayılmasını kuşkuyla karşılayan ve teknik tarafından ya ezilip geçilen ya da kenara itilen gerekse yeni tekniklere açık olup bunları hayranlıkla kabul eden ve kullanan insanlara acı veriyor. Görünüm oldukça kasvetli. Bilgisayarlar bağımlılık mı yaratıyor? Bilgisayar oyunu ve bilgisayar hobisi sonucunda insanın diğer becerileri ve yetenekleri, örneğin müzik yeteneği ve takım çalışması ruhu sakatlanıyor mu? Bilgisayarlar nüfusun büyük bir bölümünü yalnız ve iletişim kurmaktan çekinen insanlara mı dönüştürüyor? Werner saatlerce yeni oyununun başında çörekleniyor, Markus mantık problemlerine ilişkin düşüncelere dalıp gidiyor, başkaları çatal bıçaklarını nasıl kullanıyorlarsa Hans da havyasını öyle kullanıyor; Sabine kendi “vatandaş inisiyatifleri”ne ilişkin adres dosyasına düzen vermeye çalışıyor. Bu kişilerin hepsi de aynı şeyle uğraşıyorlar: Bir bilgisayarla Werner oyun oynuyor; Markus program yapıyor; Hans, bir hardware tutkunu olarak, bilgisayarını donatıyor; Sabine bir veri programıyla çalışıyor. Dört “bilgisayar-çocuğu”, yani uygulamada görülen dört tipik, ama birbirinden tümden farklı örnek
Tehlike tehdit ediyor: Bilgisayarlar çocukları ele geçiriyorlar, çocuklar kabalaşıyorlar, duygusuzlaşıyorlar, aptallaşıyorlar - Hangi bilgisayar meraklısı birilerinden bu lafları duymadı? Peki, bu klişe doğru mu, yoksa işler çok başka mı?