COMMODORE'CULAR KAZANDI

ALTIN BATIDAN BİR HACKER

Son derece zeki, parlak ve açık sözlü bir genç. Las Vegas, Nevada'da yaşıyor. Kabiliyetlerinde samimi ve kendisini “HACKER” olarak tanıtmaktan belli bir gurur duyuyor. Onyedi yaşındaki Jon Rhees de zeki ve kabiliyetli bir programcı ve Commodore 64 taraftarı. Bilgisayarının gücüne ve kalitesine inanıyor. “64 ile diğer birçok bilgisayarla olacağından daha fazla ilerleyebilirsiniz.” Jon'un inanışı böyle, “Eğitim programları yazmak çok zevkli” diye devam ediyor. ISEF 84 projesinde, Commodore 64'ün kabiliyetlerinin en iyisini kullanarak bir kimya rehberi hazırlamış: Sprite grafikleri, ses ve renk, son derece güzel hazırlanmış ekran düzenleri. “Commodore 64'ü aynı hafızaya sahip bilgisayarlar içinde eşit veya daha iyi bir makine olarak görüyorum” diyor, ve ekliyor: “C64'ün yeteneklerinde çok az sınırlamalar var.” Jon'un yetenekleri de hemen hemen sınırsız görülüyor. Kabul edilmiş bir Hacker, ama bu konuda bazı kuralları var. “Ben şu anlamda Hacker'ım: Bilgisayarımın başına bir konu ile oturuyor ve bir program hazırlıyorum.” Bu sırada program tam istediği gibi çalışana kadar her türlü ihtimali araştırıyor. “Bundan sonraki aşamada programı, bütün kullanıcıların anlayacağı şekle getiriyorum” diyor. 1984 ISEF için Jon'un hazırladığı program başlama müziği hariç tamamen BASIC ile yazılmış. Başlama müziği, veriler yüklenirken çalmaya devam ediyor. Bunun için Jon makine dili kullanmak zorunda kalmış. “İlk başta makine dili hakkında en ufak bir bilgim yoktu, ama işe referans kitabındaki programlarla başladım” diyerek gerekli açıklamayı yapıyor. “Sprite grafikleri çok hoşuma gitti, bunları kullanarak oyun programları yapmaya başladım.” Hazırladığı oyunlardan bazıları en azından bir bilgisayar dergisi tarafından satın alınmış. Henüz bunlar yayınlanmadı, ama “Sanırım programlar bir kitapta yayınlanacak” diyor. Jon, ilk olarak BASIC ile program hazırlamaya başlamış. Daha sonra işleri hızlandırmak için yüksek çözünürlükte grafikler de kullanmaya başlamış. Ancak makine dilinde yeterli bilgisi olmadığından bir kitap almış. Jon'un bu soruna çözümü iyi hacker'ların belirgin özelliklerindendir. “Kitaptaki bilgileri inceleyip bütün makine dili komutları ile denemeler

CHEMISTRY

Jon, son zamanlarda bir arkadaşının kendisine bir makine dili monitörü vermesine rağmen bunu hiç kullanmadı. Bunun yerine BASIC yükleyici ve DATA satırlarını programlarında kullanmayı tercih etti. Jon, bir projeden diğerine geçiyor, yeni oyunlar planlıyor. “Eğer bir tane düşünürsem...”, veya eğitim rehberi veya karakter üretme programları üstünde çalışıyor. “Bir oyunda, ilk olarak işe oyunun oynanışıyla başlıyorum. Birçok insan işe grafiklerle başlar.” Bu şekilde programlama tekniğini açıklıyor. Jon her seferinde oyunun bir bölümü ile uğraşıyor. Bütün kısımlar birbirine eklendikten sonra sıra grafiklere geliyor. “Programın ses kısmını yapmak işin en zor kısmı. Ses üretmek zor değil ama ilginç bir ses üretmek zor.” Jon müzikten çok ses efektlerini seçiyor. Son zamanlarda Jon, Commodore 64 programları için daha az vakte sahip. Çünkü işi ancak bu kadarına izin veriyor. Las Vegas'ta yaşadığı yerde bir mainframe (büyük bilgisayar sistemi)'de çalışıyor.

BİR SARKACIN SALINMASI

Texas, Friona'dan Jeffery B. Hinkle, 17 yaşında bir genç. Kendisi bilgisayarların yüksek teknoloji dünyasında bir araştırmacı.

Lisenin ilk yıllarında olan Jeff, şimdiden C64 ve 1541'ini karmaşık ve heyecanlı, pratik ve eğlendirici yönlerde kullanmanın çeşitli yollarını keşfetmiş. Yaptığı programlar çok çeşitli konuları içeriyor. Bir yanda yüksek matematik içeren, sarkacın salınım hareketlerini taklit eden grafik ağırlıklı bir program yaparken, öte yandan karşı takımın hücumunu analiz eden ve buna göre defansın başarı oranını hesaplayan programlar hazırlıyor. Jeff'in ISEF 84'teki bilgisayar projesi basit ve bileşik sarkaç hareketlerini taklit ediyor. Bu proje senenin başında ilmi bir deney olarak başlamış. Jeff projeye başlamasını şu şekilde anlatıyor: “İlk olarak işin matematiğini nasıl yapacağımı düşündüm. Ve kağıt üzerinde işe başladım. Bu yaklaşık bir saatten fazla zamanımı aldı. Ve sarkaç hareketlerinin dört noktasını hesaplamak için altı sayfa harcadım.” Bu hesaplama süresine karşın Jeff'in hazırladığı BASIC program dört dakikadan az bir süre içinde 200 noktayı grafiksel olarak çizip gösterebiliyor. Elbette hız, yüksek matematik hesapları gerektiren uygulamalarda, C64'ün kullanılmasını gerektiren en iyi nedenlerden birisi. Fakat basit bir sarkaç hareketi simülasyonunda göz önüne alınması gereken başka önemli noktalar da var. “Hız, bilgisayar kullanmamda en büyük nedenlerden biri” diyerek Jeff sözlerine devam ediyor. “Ayrıca C64 bazı fiziksel sınırlamaları gidermede bana yardımcı oldu. Sarkacın gerçek büyüklüğü ilk sorundu. İkinci sorun, sürtünmeyi yok etmekti. C64 ile, sayılar aşırı derecede büyüyene kadar sürtünme ve büyüklük sorunlarını önledik.” Jeff, 18 aydır bilgisayar kullanıyor. Bundan evvel bilgisayarlarla hiçbir alakası olmamış. “Daha evvel bilgisayarı sadece kitap ve dergilerde gördüm.” Jeff kendisini kullanım kitapları ile eğiterek C64'te çalışmaya başlamış. Bu aşamalardan sonra C64'üne ne yapılmasını istiyorsa yaptırmayı başarmış. “Şu anda yapmakta olduğum program türleriyle sanırım C64'te BASIC programlamanın sınırlarına yaklaşıyorum. BASIC, hafıza açısından oldukça düzenleme gerektiriyor. Fikirlerimin çalışmasını sağlamak için çeşitli programları zincirleme birbirine bağlamak zorunda kalıyorum.” C64 hakkında, Jeff'in yeni olarak anlamaya başladığı birçok şey var. “Sarkaç simülasyonu gerçek zamanda değil ama bu özellik programa kolayca eklenebilir.” Jeff, bunun için makine dilini öğrenmesi gerektiğini sözlerine ekliyor. “BASIC yerine makine dili kullanabilsem, programın çalışması gerçek zamana çok yakın olur.” Jeff, bilgisayar yeteneğini sadece teorik programlarla sınırlamıyor. Bu yılın başlarında ticari bir futbol programı üzerinde çalışmış. Programa büyük değişiklikler yaparak okul antrenörlerinin karşı takımın oyunlarını bozmalarını sağlamış. “Program, rakiplerin bize karşı uygulayabilecekleri yaklaşık 200 oyunu inceleyebilir. Bu oyunlarda olması muhtemel zayıf noktaları bize söyler. Program, bundan başka pas oyunu ve koşma oyunu ihtimallerini de tahmin eder. Oyun sırasında sahanın neresinde ne olacağını tahmin eder.” Program çalışıyor mu? “Program futbol takımına çok yararlı oldu.” Jeff gülümseyerek ekliyor: “Takımdakiler defans oyunlarının bazılarını programı kullanarak seçmekten hoşlanıyor.” Jeff, alçakgönüllülükle programın her zaman işe yaramadığını kabul etmesine rağmen “...genelde program çok başarılı oldu.” diyor. Birçok Commodore kullanıcısı gibi, Jeff de tüm sınırlarına kadar araştırmak istediği yeni bir teknoloji ile karşı karşıya. Ticari piyasayı göz önünde bulundurarak ticari bir program hazırlamak niyetinde. Bu arada okul takımının birkaç oyun kazanmasında yardımcı olmak yeteri kadar tatmin edici olsa gerek.

DEPREMİ HİSSEDİN

Deprem olduğunda, Arkansas, Fayetteville'den Eugene Sargent (17 yaşında), tüm olay hakkında bilgi sahibi olabilmekte. C64'üne arabirim aracılığı ile bağladığı küçük bir sismograf, ne olduğunu, ne kadar olduğunu ve nerede olduğunu bildirmekte. Makine dilinde yazdığı program, yüksek çözünürlük kullanan grafikler yardımıyla bir sismik çubuk grafik kaydedicisini taklit ediyor. Program sismograftaki hareketleri takip ediyor ve verileri saniyenin altmışta birinde yeniliyor. Bu işlemdeki hassasiyeti C64'ün içinde yer alan dakik saate borçluyuz. “C64'ü kullanmak bir avantaj, çünkü şu anda kullanılan birçok çubuk grafik kaydedicisinden daha hassas. Her verinin alındığı saniyeyi kesin olarak hesaplayabiliyorsunuz.” Sismograf ve Commodore'u birleştirmek iki teknolojinin uyumlu bir şekilde birleşmesini sağlıyor. Eugene ilk olarak sismografı yapmış. Daha sonra iki teknolojiyi birleştirmeden evvel makine dilinde program yapmayı öğrenmiş. “Sismografı arabirim ile bağladım. Bunun için sekiz bitlik analog/dijital bir çevirici tasarladım. Sekiz bit kullanarak (C64 için normal) sadece 255 farklı seçenek var. Sanırım bu iş 12 bitle daha iyi olur.” Eugene, C64'ün kolaylıkla 12 bitle çalışır hale getirilebileceğini de sözlerine ekliyor. Eugene, arabirimli sismografını fuarda sergilerken, en azından bu işle uğraşan bir profesyonelin ilgisini çekti. Bu kişi kolaylaştırması ümidiyle program hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istedi. “Program tam anlamıyla denenmedi, ama doğru ortamlarda son derece karakteristik dalga şekilleri üretiyor.” Eugene'in bilgisayara ilgisi bir VIC20 ile başlamış. Daha sonra hafıza sorunu ve yüksek çözünürlükte grafik ihtiyacı karşısında C-64'e geçmiş. “Makine dilinde oldukça yeniyim. Sadece Ocak'tan beri bir makine dili monitörüm var.” Eugene, C-64'ün, projesi için tam ihtiyacı olan şeyleri yaptığını sözlerine ekliyor. “Öyle güzel ki, üstelik bir kayıt ve rapor verme aracı olarak büyük bir potansiyeli var.” İlk deneyleri BASIC ile olmuş. “BASIC o kadar yavaştı ki, kompleks denklemleri hesaplarken çok fazla zaman gerekiyordu. Makine dili bu soruna doğru çözüm oldu.” Eugene'in projesi sadece 2KB hafıza kullanıyor. Birçok iş yapıyor. Çünkü makine dili ile program son derece kısa ve derli toplu oluyor.” Eugene'in projesi kendisine Amerikan Akustik Derneği'nin özel birincilik ödülü olan 100 doları kazandırdı. Bundan başka Amerikan Patent Yasası Derneği de kendisini 25 dolarlık mansiyon ödülüyle ödüllendirdi. Ayrıca U.S Hava Kuvvetleri'nin araştırma ve geliştirme bölümlerinde bir haftalık gezi kazandı. “Programın yeteneklerini geliştirmeye yeni başlıyorum. Amacım programın alışılagelmiş sistemlerden daha iyi çalışmasını sağlamak. Program, verilerin mantıksal olarak işlenmesini, frekans sayımı ve ayarlamasını yapabilecek.”

FİZİKÇİLERİN KURTULMASI EĞLENCELİ OLABİLİR

Arkansas, Batesville'deki Batesville Lisesi son sınıf fizik bölümü öğrencisi Michael Todd Jackson son derece iyi bir fizik öğrencisi olduğunu kabul ediyor. “Ailemizin bir yıldan beri C-64'ü olmasına rağmen bir kere olsun bilgisayara bakmamıştım.” “Babam bilgisayarı nasıl kullanacağımı öğretirken bana oldukça zor anlar yaşattı” diyerek sözlerine devam ediyor. Mike'ın C-64'ü kullanmayı öğrenmek için yaptığı oldukça şaşırtıcı: “Kullanarak bir fizik projesi yapmaya karar verdim. Bunun bilgisayar kullanmayı öğrenmek için iyi bir yol olacağını düşündüm.” Katıldığı proje Mike'ın C-64'te ve herhangi bir bilgisayarda yazdığı ilk program. Ancak program 1541 disket sürücüde 130 blok yer tutuyor. Programın listesi (hepsi BASIC ile yazılmış) günlük şehir gazetesinde çıkan ilanlardan daha uzun! Mike'ın oyunu gerçekte bir fizik kitabı, öğretmen ve bir uzay oyunu. Oyun lisenin ilk sömestresinde anlatılan fizik konularını içeriyor. Mike oyunu şu şekilde anlatıyor: “Siz ve fizik öğretmeniniz uzak bir gezegene düştünüz. Gezegenden kurtulabilmek için fizik bilginizi kullanarak uzay aracını tamir edip gezegenden kaçmak zorundasınız.” Mike, programı yazmanın bir sinema filminin senaryosunu yazmaya benzediğini söylüyor: “İlk olarak sinemada olduğu gibi, olmasını istediğim her şeyi sahne sahne yazdım.” “Projenin yapımı sırasında programda büyük değişiklikler oldu. Programla ne yapacağıma tam karar vermeden diskette 75 blok uzunluğunda bir programa sahip olmuştum. Programa sprite eklemeyi de düşündüm, ama program yazıldıktan sonra onlar için fazla hafıza kalmamıştı.” Program henüz başlangıç safhasında olmasına rağmen matematik veya İngilizce, yabancı dil veya tarih öğretmek için gerekli değişiklikler yapılabilir. “C-64'ü çok seviyorum, çünkü yeni başlayan öğrenciler için öğrenmesi çok kolay. Klavye kontrolleri rahat ve anlaması çok basit.” C-64'ün sağladığı kolaylıklarla Mike, hayatında hiç bilgisayar kullanmamış kişilerin bile anlayabileceği kolaylıkta bir program yazmış. Program kullanıcıya adım adım ne yapması gerektiğini ve ne zaman yapması gerektiğini söylüyor. Eğer yanlış bir tuşa basarsanız program kibarca uyarıyor. Mike, projesine Ocağın ortalarında başlamış ve Mart ayının ortalarında işini tamamlamış. C-64'te çok uzun ve karmaşık bir BASIC program hazırlamanın tecrübesine rağmen, Mike C-64'te karmaşık uygulamalar yaparken kendisi için bazı sınırlar görüyor. Gerçekte, bilgisayarın grafik yetenekleri hakkındaki bilgilerini geliştirmek istiyor. Bundan başka SID ses çipini de araştırmak istiyor. “C-64'te savaş simülasyonları oynamaktan hoşlanıyorum. Bir dahaki sefere kendi savaş simülasyonumu yazmayı deneyeceğim.” Eğer Mike C-64'ünü bir yıl boyunca bir köşede bırakmasaydı şu anda nerelerde olacağını tahmin edin!

KISKAÇLAR: BİR BİLGİSAYAR KOLU

New Mexico, Edgewood'dan Andrew Jones on yaşındayken oyuncaklarından bir robot kolu yapmış. Şimdi on beş yaşında ve lisenin ilk yılında. Yapmış olduğu robot koluna, C-64'ün yardımıyla elektronik hayat ve hareket verildi. Andrew, işin karmaşıklığının kendisini yavaşlatmasına izin vermedi. Bilgisayarın kullanma kitabını incelerken: “Düşündüğümden daha fazla kabiliyetleri olduğunu keşfettim.” Bilgisayarı sadece robot kolu kontrol etmesi için kullanıyor. Kontrolü C-64'ün kullanıcı portundan bir CIA arabirimi sağlıyor. “C-64, arabirime sekiz bit paralel veri gönderiyor. Sekiz bit, 12 bite devriliyor. Her bit çift olarak altı motoru açıp kapatmayı sağlıyor.” C-64, CIA ve robot kolu “ver-al” şeklinde çalışıyor. “Kol, verileri geri ileterek C-64'ün oyun portuna dönmesini sağlıyor. Bu şekilde bilgisayar robotun nerede olduğu hakkında bilgi sahibi oluyor.” Andrew, deneme yanılma yöntemiyle kullanıcı portunun nasıl çalıştığını bulduktan sonra CIA şeması üzerinde çalışmış. “Kullanım kitabında verilen bilgilerle kendi bilgilerimi karşılaştırarak robot için kullanılacak ara birim çevresi üzerinde çalıştım.” Okulundaki bilgisayar sınıflarında BASIC öğrenen Andrew, şimdi kendi programlarını geliştiriyor: Oyunlar ve makine dili programları. Robot kolu için yaptığı çalışmalar Andrew'a IEEE Bilgisayar Derneği'nin 100 dolarlık birincilik ödülünü kazandırdı. Andrew, Commodore'un, kullanıcılara I/O portunun yetenekleri ve C-64'ü dış birimlere nasıl bağlanacağı hakkında bilgi vermesi gerektiğine inanıyor. Andrew, “Bu konudan iyi bir makale çıkardı” diyerek gülümsüyor. Belki de Andrew Jones bu yazıyı yazacak tek uygun kişi.

C-64 UÇUŞTA

Bir gün, Jabe A. Sandberg, Lockheed'e daha iyi uçmanın yolunu öğretebilir. Utah, Cedar şehrinde, 18 yaşında lise son sınıf öğrencisi. Jabe, aerodinamik ölçüm ve analiz metotlarının bilgisayarlaştırılması üzerinde çalışıyor. “Bir rüzgar tünelinde kuvvetleri ölçmenin yeni yolu.” Jabe, uygulamasının “şimdi kullanılmakta olan metotların bazılarının geliştirilmesi” olarak yorumluyor. Çünkü program elektronik ölçüm ve saklanan verilerin bilgisayar analizini sağlıyor. Jabe, I/O kullanım portunu ve kendi dizayn ettiği analog/dijital çeviriciyi kullanmış. Bu çevirici rüzgâr tünelinde yer alan dört basınç izleyicisinde kullanılıyor. C-64'ün yeteneklerini kullanarak ve Süper Expander isimli kartuş yardımıyla, Jabe, bilgisayarın grafik yeteneklerini daha da geliştirmiş. “C-64, birçok bilgisayarda mümkün olmayan şeyleri yapabiliyor. Mesela görüntünün döndürülmesi, sprite grafikleri ve benzeri özellikler. Bütün bu nedenler, C-64 bilgisayarımı seçmeme neden oldu.” Jabe'in programı izleyicilerden bilgi alıp verileri sequential ve yazı dosyalarına saklar. Veriler x/y ekseninde grafiksel olarak gösterilir. Test sırasında bu ekrandan uçağın yerini görebilirsiniz. Jabe çalışmalarından dolayı çok iyi ödüller aldı. Amerikan Astronotlar Derneği'nden ikincilik ödülü, Deniz-Hava Sistemleri Komutanlığı'ndan özel ödül ve General Motors Firması'ndan mühendislik ikincilik ödülünü kazandı.

MÜKEMMELLİĞE ERİŞİM

Fuarın son günü öğrencilere ödülleri verildi. Öğrencilerden çoğu kendi düzenledikleri projelerinin geliştirilmesi için aylarını harcadılar. Bunlardan çoğu projelerine verdikleri emekten dolayı bilim ve iş dünyasına tanıtıldılar. Commodore 64, VIC20, renkli monitör ve disket sürücüleri kullanan bu ondört öğrenci, yaptıkları işin karmaşıklığının bilincinde olarak projelerini geliştirdiler ve kullandıkları aletleri maksimum kapasiteye ulaştırdılar. 12 Mayıs Cumartesi, ödüllerin verildiği, gezilerin başladığı gündü. Projeye katılan öğrencilerin çoğu fuarın çeşitli yerlerine dağıldığından, projelerinde Commodore kullanan öğrencilerin tamamıyla görüşemedik. Aslında bütün öğrencilerle görüşmek isterdik. Bu öğrencilerin Commodore ürünleriyle yaptıkları heyecan vericiydi. Hafta boyunca konularında uzman 900 jüri üyesi, yaptıkları projeleri incelediler. Öğrencilerin çoğu sanayi liderleriyle görüşme fırsatını buldular. Sanayicilerin, konuştukları öğrencilerin yetenekleri ve konuşmaları karşısında etkilendiklerini söylemek gerekir.

Bilgisayar elinizi, ayağınızı, gözünüzü ya da kulağınızı kullanamadığınıza dikkat bile etmez. O sizin özürlerinize hiç aldırmadan yalnızca emirlerinizi bekler. İşte bu nedenle bilgisayar özürlü çocukların eğitiminde büyük rol oynar.

Illinois Üniversitesi'nde özürlü öğrencilerin eğitiminde Commodore'un yardımı büyük oldu. 1983 yılının güz aylarında konuşma özürlü bir öğrenci için laboratuvarda mikrobilgisayar destekli iletişimi sağlayacak bir protezi geliştirmeye çalışıyorduk. Commodore firması bu çalışma için bir renkli monitör, bir disket sürücü, bir yazıcı ve tabii bir Commodore 64 sağladı. Votrax marka bir ses sintisayzırı da satın alındı. Kocam Larry kendi yaptığı programı bu araçlar yardımıyla işler hale getirebildi. Çocukları tanıyan ve onların ihtiyaçlarını bilen ben, bir ses terapisti, bir rehabilitasyon uzmanı ve sınıf öğretmeni çalışabilir bir sistem için bilgilerimizi seferber ettik. Ocak ayından itibaren sistemi devreye soktuk. Başka kuruluşlar da bir ikinci sistemi komple bağışladılar. Böylece bir ilkokul bir de lise düzeyinde iki deneme yapma olanağına kavuştuk. Projenin temel fikri 13 yaşındaki konuşma özürlü Lyndsay için bir iletişim protezi oluşturmaktı. Bu kız çocuğunun daha önce kullandığı iletişim kitabıyla elde edilen ses pahalı bir teknolojiyi, scanning tekniğini gerektiriyordu. Bizim yapmak istediğimiz ise Lyndsay'in her şeyini kendi başına yapıp, hazır ses çıktılarına ulaşabilmesi. Lyndsay ve öğretmeni Nannette Swanson yeni protezlerini kullanabilmek için her gün 20 dakikadan 4 ay boyunca uğraştılar. Bu uzun uğraşın nedeni Lyndsay'in motor sinir sistemini felç yüzünden kullanamaması idi. Bu yüzden yalnızca bir girdi tuşuyla sistemi çalıştırabilmeliydi. Bu sorunu bir ayak pedalı yardımıyla çözebildik. İlkbaharda okulların kapanmasından hemen önce Lyndsay yeni sesini hemen hemen hatasız kullanabiliyordu. Rahatça konuşabilen insanlar için

Çev: Turhan TANDOĞMUŞ bu durum çok olağanüstü sayılmayabilir. Oysa Lyndsay'i makinesini kullanırken görmeniz lazım. Bu özürlü kız çocuğu o kadar yoğun konsantre olmakta ki adeta beynini çalışırken görebiliyorsunuz. Sistemin önemli parçalarından biri cümleler dizisi. “Yemek istiyorum”, “bana para verin” ya da “kitapçıya gitmek istiyorum” gibi her gencin söylediği tipik cümleler bunlar, Lyndsay ve ailesi bilgisayarlı protezin öğrenilmesi aşamasında son derece heyecanlı idiler. Sonuç ise mutluluk vericiydi. Kızları artık isteklerini Commodore'u ve Votrax'ı kullanarak iletebiliyordu. Lyndsay bilgisayarındaki cümle dağarcığını kullanmayı iyice geliştirdiğinde sıra bilgisayar yardımıyla eğitimine gelmişti. Bu da sisteme eklenecek yeni parçalar gerektiriyordu. Çok sayıda public domain (ücretsiz olarak herkesin kullanımına açık) program disketi Commodore kullanıcı grupları tarafından sağlandı. Biz de grafik çizilmesi ya da başka kullanımlar için bilgisayara bağlanabilen bir dokunmatik tableti satın aldık. Bütün bu yenileme çabası yalnızca Lyndsay için değil tüm özel eğitim gerektiren çocuklara yönelikti. Küçük çocuklar resim yapmayı seviyorlar, büyük çocuklar ise resim yapmanın yanısıra bilgisayarı eğitimleri için kullanmak istiyorlar.

Aslında okula ilk bilgisayar geldiğinde pek önemsememiştim. Herkes bilgisayar delisi oldu, oysa öğrenciler için bir araç yalnızca diye düşünmüştüm. Yanılmışım, Metin işlem programları tam anlamıyla bir devrim. Öğrenciler kendi metinlerini, kendi ödevlerini tek başlarına yazabiliyorlar. Bu onların özgür gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Bu eski deneyi aktarırken amacım bilgisayarın çocuk eğitimindeki yerini bir kez daha vurgulamaktı. Özellikle iletişim kurmakta zorluk çeken ya da özel eğitim gerektiren özürlü çocuklarda bilgisayarlar mucize yaratmakta. Tüm deneyimimizde bize yardımcı olan Commodore'a da tüm çocuklar adına çok teşekkür ediyorum.

mıyla bir devrim. Öğrenciler kendi

AYLIK PAZARLAMA İLETİŞİMİ DERGİSİ İçindekiler: Ç I K T I

« Dünden Bugüne Gazete Fiyatları (Bu Yana), Uygur KOCABAŞOĞLU « Mart ve Nisan 1988 Gazete Satışları « Mart 1988 Magazin ve Dergi Satışları « Bir Sosyal Reklam Türkiye Emlak Bankası, MEDYA « Reklamverenler Reklam Üzerine Konuşuyorlar, Ayşen EKMEKÇİ « Bir Kampanya « Sinomani, Gökhan AKÇURA Dusenberry'nin Büyüleyici Üslubu, Çeviri « Collet Dickenson Pearce: Yaratıcılığın Eşsiz Yolu, Çeviri Sektör Raporu: Et ve Et Mamülleri, Ergin KOPARAN « PİAR'ın Yanlışları Derek Doğru mu?, Veysel BATMAZ « Ajanslar için Bazı Pratik Araştırma Bilgileri, Vural ÇAKIR

Sayı:8