Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 14
Amerika Birleşik Devletleri ve çeşitli yabancı ülkelerden gelen kabiliyetli gençler için her yıl düzenlenen Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı'na katılmak büyük bir şereftir. Bu gençler İSEF'e gelinceye kadar kendi okullarında çeşitli yarışmalar kazandılar. Ve bu sene İSEF'e katılanlardan on dört genç, kendilerine ödül kazandıracak projelerinde Commodore bilgisayarlarını kullandılar.
On beşinci Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı Columbus, Ohio'da gerçekleştirildi. Fuarın yapıldığı bina, mühendisliğin modern mucizesi ile oluşturulmuş çok boyutlu geometrisi içindeki birbirinden zeki 585 bilim ve mühendislik öğrencisi ile uyum içindeydi. Öğrenciler geçen mayısta bu fuarda bir hafta geçirdiler. Fuara katılan gençler 45 eyaletten ve içinde Avustralya, İsveç ve İngiltere'nin de bulunduğu bazı yabancı ülkelerden gelen en iyi ve zeki öğrencilerdi. Geçen Mayıs ayında gerçekleşen fuarda, eğitim projelerinde Commodore bilgisayarı ve diğer Commodore ürünlerini kullanan öğrencileri aradık ve onları bulduk. Commodore 64 projelerde çok iyi kullanılmıştı. VIC20'yi de fuarda görmek mümkündü. Yaşları 15 ile 18 arasında değişen genç öğrencilerle bir gün içindeki görüşmelerimizde keşfettiğimiz, kabiliyetlerinin hemen hemen sınırsız olduğu ve kendilerine yardım için seçtikleri aletlerin sınırsız kabiliyetlerini yansıttıklarıydı. Öğrenciler ne konuştuklarını biliyorlar ve konuştukları konular biz normal ölümlü insanların hayal edebileceğinin ötesinde bulunuyor. Hemen hemen istisnasız bütün öğrenciler C64 ve VIC20 hakkında kendi kendilerini eğitmişler. Kulüp ve başvuru kitaplarına dalarak neyin, nasıl ve niçin çalıştığını keşfetmişler. Sonunda bilgisayarlarını kendi istediklerini yapacak şekilde programlamışlar. Öğrencilerden çok az bir kısmı bilgisayarlarını bir yıl veya 18 aydan fazla kullanmışlar. Buna karşın çoğu bilgisayarlarının tüm yeteneklerine hakim hale gelmiş. BASIC'i tam anlamıyla öğrenip korkusuzca makine diline geçmişler. VIC ve Commodore 64'lerini kullanarak kendileri için akıl almaz şeyler yaptırmışlar: Bilgisayar kontrollü aerodinamik analizi, hormonların bitkilerdeki geotropic hareketlerinin etkileri, robot bilimi, mikroişlemci kullanarak ses analizi, bilgisayar-arabirimli sismografi, basit ve bileşik sarkaç simulasyonu. Hafta boyunca seçtikleri sahalarda uzmanlarca incelendiler ve yaratıcılıkları, ilmi düşünceleri, mühendislik hedefleri, kabiliyetlerine göre değerlendirildiler. Bundan başka birbirleriyle konuşma ve fikir alışverişinde bulunma fırsatına sahip oldular. Ohio'daki ilim ve araştırma hizmetlerinden yararlandılar. Öğrencilerden bazıları ile konuşma fırsatı buldum. Bu arada projelerinde Commodore 64 bilgisayarını nasıl kullandıklarını inceledim. Gördüklerimden istisnasız şaşırdım ve etkilendim. Bunu izleyen sayfalarda onlarla tanışacak ve belki de Commodore 64 veya VIC20 bilgisayarınız için yeni ve inanılmaz kullanım alanları keşfedeceksiniz.
BURAK KİPER
ALTIN BATIDAN BİR HACKER
Son derece zeki, parlak ve açık sözlü bir genç. Las Vegas, Nevada'da yaşıyor. Kabiliyetlerinde samimi ve kendisini “HACKER” olarak tanıtmaktan belli bir gurur duyuyor. Onyedi yaşındaki Jon Rhees de zeki ve kabiliyetli bir programcı ve Commodore 64 taraftarı. Bilgisayarının gücüne ve kalitesine inanıyor. “64 ile diğer birçok bilgisayarla olacağından daha fazla ilerleyebilirsiniz.” Jon'un inanışı böyle, “Eğitim programları yazmak çok zevkli” diye devam ediyor. ISEF 84 projesinde, Commodore 64'ün kabiliyetlerinin en iyisini kullanarak bir kimya rehberi hazırlamış: Sprite grafikleri, ses ve renk, son derece güzel hazırlanmış ekran düzenleri. “Commodore 64'ü aynı hafızaya sahip bilgisayarlar içinde eşit veya daha iyi bir makine olarak görüyorum” diyor, ve ekliyor: “C64'ün yeteneklerinde çok az sınırlamalar var.” Jon'un yetenekleri de hemen hemen sınırsız görülüyor. Kabul edilmiş bir Hacker, ama bu konuda bazı kuralları var. “Ben şu anlamda Hacker'ım: Bilgisayarımın başına bir konu ile oturuyor ve bir program hazırlıyorum.” Bu sırada program tam istediği gibi çalışana kadar her türlü ihtimali araştırıyor. “Bundan sonraki aşamada programı, bütün kullanıcıların anlayacağı şekle getiriyorum” diyor. 1984 ISEF için Jon'un hazırladığı program başlama müziği hariç tamamen BASIC ile yazılmış. Başlama müziği, veriler yüklenirken çalmaya devam ediyor. Bunun için Jon makine dili kullanmak zorunda kalmış. “İlk başta makine dili hakkında en ufak bir bilgim yoktu, ama işe referans kitabındaki programlarla başladım” diyerek gerekli açıklamayı yapıyor. “Sprite grafikleri çok hoşuma gitti, bunları kullanarak oyun programları yapmaya başladım.” Hazırladığı oyunlardan bazıları en azından bir bilgisayar dergisi tarafından satın alınmış. Henüz bunlar yayınlanmadı, ama “Sanırım programlar bir kitapta yayınlanacak” diyor. Jon, ilk olarak BASIC ile program hazırlamaya başlamış. Daha sonra işleri hızlandırmak için yüksek çözünürlükte grafikler de kullanmaya başlamış. Ancak makine dilinde yeterli bilgisi olmadığından bir kitap almış. Jon'un bu soruna çözümü iyi hacker'ların belirgin özelliklerindendir. “Kitaptaki bilgileri inceleyip bütün makine dili komutları ile denemeler
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 15
CHEMISTRY
Jon, son zamanlarda bir arkadaşının kendisine bir makine dili monitörü vermesine rağmen bunu hiç kullanmadı. Bunun yerine BASIC yükleyici ve DATA satırlarını programlarında kullanmayı tercih etti. Jon, bir projeden diğerine geçiyor, yeni oyunlar planlıyor. “Eğer bir tane düşünürsem...”, veya eğitim rehberi veya karakter üretme programları üstünde çalışıyor. “Bir oyunda, ilk olarak işe oyunun oynanışıyla başlıyorum. Birçok insan işe grafiklerle başlar.” Bu şekilde programlama tekniğini açıklıyor. Jon her seferinde oyunun bir bölümü ile uğraşıyor. Bütün kısımlar birbirine eklendikten sonra sıra grafiklere geliyor. “Programın ses kısmını yapmak işin en zor kısmı. Ses üretmek zor değil ama ilginç bir ses üretmek zor.” Jon müzikten çok ses efektlerini seçiyor. Son zamanlarda Jon, Commodore 64 programları için daha az vakte sahip. Çünkü işi ancak bu kadarına izin veriyor. Las Vegas'ta yaşadığı yerde bir mainframe (büyük bilgisayar sistemi)'de çalışıyor.
BİR SARKACIN SALINMASI
Texas, Friona'dan Jeffery B. Hinkle, 17 yaşında bir genç. Kendisi bilgisayarların yüksek teknoloji dünyasında bir araştırmacı.
Lisenin ilk yıllarında olan Jeff, şimdiden C64 ve 1541'ini karmaşık ve heyecanlı, pratik ve eğlendirici yönlerde kullanmanın çeşitli yollarını keşfetmiş. Yaptığı programlar çok çeşitli konuları içeriyor. Bir yanda yüksek matematik içeren, sarkacın salınım hareketlerini taklit eden grafik ağırlıklı bir program yaparken, öte yandan karşı takımın hücumunu analiz eden ve buna göre defansın başarı oranını hesaplayan programlar hazırlıyor. Jeff'in ISEF 84'teki bilgisayar projesi basit ve bileşik sarkaç hareketlerini taklit ediyor. Bu proje senenin başında ilmi bir deney olarak başlamış. Jeff projeye başlamasını şu şekilde anlatıyor: “İlk olarak işin matematiğini nasıl yapacağımı düşündüm. Ve kağıt üzerinde işe başladım. Bu yaklaşık bir saatten fazla zamanımı aldı. Ve sarkaç hareketlerinin dört noktasını hesaplamak için altı sayfa harcadım.” Bu hesaplama süresine karşın Jeff'in hazırladığı BASIC program dört dakikadan az bir süre içinde 200 noktayı grafiksel olarak çizip gösterebiliyor. Elbette hız, yüksek matematik hesapları gerektiren uygulamalarda, C64'ün kullanılmasını gerektiren en iyi nedenlerden birisi. Fakat basit bir sarkaç hareketi simülasyonunda göz önüne alınması gereken başka önemli noktalar da var. “Hız, bilgisayar kullanmamda en büyük nedenlerden biri” diyerek Jeff sözlerine devam ediyor. “Ayrıca C64 bazı fiziksel sınırlamaları gidermede bana yardımcı oldu. Sarkacın gerçek büyüklüğü ilk sorundu. İkinci sorun, sürtünmeyi yok etmekti. C64 ile, sayılar aşırı derecede büyüyene kadar sürtünme ve büyüklük sorunlarını önledik.” Jeff, 18 aydır bilgisayar kullanıyor. Bundan evvel bilgisayarlarla hiçbir alakası olmamış. “Daha evvel bilgisayarı sadece kitap ve dergilerde gördüm.” Jeff kendisini kullanım kitapları ile eğiterek C64'te çalışmaya başlamış. Bu aşamalardan sonra C64'üne ne yapılmasını istiyorsa yaptırmayı başarmış. “Şu anda yapmakta olduğum program türleriyle sanırım C64'te BASIC programlamanın sınırlarına yaklaşıyorum. BASIC, hafıza açısından oldukça düzenleme gerektiriyor. Fikirlerimin çalışmasını sağlamak için çeşitli programları zincirleme birbirine bağlamak zorunda kalıyorum.” C64 hakkında, Jeff'in yeni olarak anlamaya başladığı birçok şey var. “Sarkaç simülasyonu gerçek zamanda değil ama bu özellik programa kolayca eklenebilir.” Jeff, bunun için makine dilini öğrenmesi gerektiğini sözlerine ekliyor. “BASIC yerine makine dili kullanabilsem, programın çalışması gerçek zamana çok yakın olur.” Jeff, bilgisayar yeteneğini sadece teorik programlarla sınırlamıyor. Bu yılın başlarında ticari bir futbol programı üzerinde çalışmış. Programa büyük değişiklikler yaparak okul antrenörlerinin karşı takımın oyunlarını bozmalarını sağlamış. “Program, rakiplerin bize karşı uygulayabilecekleri yaklaşık 200 oyunu inceleyebilir. Bu oyunlarda olması muhtemel zayıf noktaları bize söyler. Program, bundan başka pas oyunu ve koşma oyunu ihtimallerini de tahmin eder. Oyun sırasında sahanın neresinde ne olacağını tahmin eder.” Program çalışıyor mu? “Program futbol takımına çok yararlı oldu.” Jeff gülümseyerek ekliyor: “Takımdakiler defans oyunlarının bazılarını programı kullanarak seçmekten hoşlanıyor.” Jeff, alçakgönüllülükle programın her zaman işe yaramadığını kabul etmesine rağmen “...genelde program çok başarılı oldu.” diyor. Birçok Commodore kullanıcısı gibi, Jeff de tüm sınırlarına kadar araştırmak istediği yeni bir teknoloji ile karşı karşıya. Ticari piyasayı göz önünde bulundurarak ticari bir program hazırlamak niyetinde. Bu arada okul takımının birkaç oyun kazanmasında yardımcı olmak yeteri kadar tatmin edici olsa gerek.
DEPREMİ HİSSEDİN
Deprem olduğunda, Arkansas, Fayetteville'den Eugene Sargent (17 yaşında), tüm olay hakkında bilgi sahibi olabilmekte. C64'üne arabirim aracılığı ile bağladığı küçük bir sismograf, ne olduğunu, ne kadar olduğunu ve nerede olduğunu bildirmekte. Makine dilinde yazdığı program, yüksek çözünürlük kullanan grafikler yardımıyla bir sismik çubuk grafik kaydedicisini taklit ediyor. Program sismograftaki hareketleri takip ediyor ve verileri saniyenin altmışta birinde yeniliyor. Bu işlemdeki hassasiyeti C64'ün içinde yer alan dakik saate borçluyuz. “C64'ü kullanmak bir avantaj, çünkü şu anda kullanılan birçok çubuk grafik kaydedicisinden daha hassas. Her verinin alındığı saniyeyi kesin olarak hesaplayabiliyorsunuz.” Sismograf ve Commodore'u birleştirmek iki teknolojinin uyumlu bir şekilde birleşmesini sağlıyor. Eugene ilk olarak sismografı yapmış. Daha sonra iki teknolojiyi birleştirmeden evvel makine dilinde program yapmayı öğrenmiş. “Sismografı arabirim ile bağladım. Bunun için sekiz bitlik analog/dijital bir çevirici tasarladım. Sekiz bit kullanarak (C64 için normal) sadece 255 farklı seçenek var. Sanırım bu iş 12 bitle daha iyi olur.” Eugene, C64'ün kolaylıkla 12 bitle çalışır hale getirilebileceğini de sözlerine ekliyor. Eugene, arabirimli sismografını fuarda sergilerken, en azından bu işle uğraşan bir profesyonelin ilgisini çekti. Bu kişi kolaylaştırması ümidiyle program hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istedi. “Program tam anlamıyla denenmedi, ama doğru ortamlarda son derece karakteristik dalga şekilleri üretiyor.” Eugene'in bilgisayara ilgisi bir VIC20 ile başlamış. Daha sonra hafıza sorunu ve yüksek çözünürlükte grafik ihtiyacı karşısında C-64'e geçmiş. “Makine dilinde oldukça yeniyim. Sadece Ocak'tan beri bir makine dili monitörüm var.” Eugene, C-64'ün, projesi için tam ihtiyacı olan şeyleri yaptığını sözlerine ekliyor. “Öyle güzel ki, üstelik bir kayıt ve rapor verme aracı olarak büyük bir potansiyeli var.” İlk deneyleri BASIC ile olmuş. “BASIC o kadar yavaştı ki, kompleks denklemleri hesaplarken çok fazla zaman gerekiyordu. Makine dili bu soruna doğru çözüm oldu.” Eugene'in projesi sadece 2KB hafıza kullanıyor. Birçok iş yapıyor. Çünkü makine dili ile program son derece kısa ve derli toplu oluyor.” Eugene'in projesi kendisine Amerikan Akustik Derneği'nin özel birincilik ödülü olan 100 doları kazandırdı. Bundan başka Amerikan Patent Yasası Derneği de kendisini 25 dolarlık mansiyon ödülüyle ödüllendirdi. Ayrıca U.S Hava Kuvvetleri'nin araştırma ve geliştirme bölümlerinde bir haftalık gezi kazandı. “Programın yeteneklerini geliştirmeye yeni başlıyorum. Amacım programın alışılagelmiş sistemlerden daha iyi çalışmasını sağlamak. Program, verilerin mantıksal olarak işlenmesini, frekans sayımı ve ayarlamasını yapabilecek.”