Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
BİLGİSAYARLA TANIŞTIRMA:
Birçok insana göre bilgisayarın programlanabilir olması onun en büyük yeteneklerindendir. Bu doğru olsa da olmasa da bilgisayar tanıtımında ilk adım ile tanıştırmadır. Miller Place'de de bundan başka bir şey yapılmıyordu. 2., 7. ve 8. sınıflarda bilgisayarın ne işe yaradığını anlattım ama bilgisayarların önemli role sahip olduğu iki sınıf daha var. Miller Place Lisesi'nde New York kanunlarına göre her öğrenci bilgisayar edebiyat dersinden geçmelidir. Bunu başarmak için de, CRT ve byte gibi 30 kadar terimi bilmek gerekir. Nancy Greenfield bu sınıfa ders veriyor ve derse programlamaya girişi de ekliyor. Dönem sonunda öğrenciler, 30 terimi ve basit BASIC programı yazmayı, kaydetmeyi ve yüklemeyi öğrenmiş oluyorlar. Bu çevrede belirtmediğim bir okul da Sound Beach okulu ve bu okulun 4., 5. ve 6. sınıfları. Burada özel bir bilgisayar dersi yok, ama yarım düzine 64 ve PET'in bulunduğu bir bilgisayar odası var. GATE programının koordinatörü olan Grace Brindley, ayrıca 6. sınıf bilgisayar programı ile de sorumlu. Bilgisayar programı ders saati başlamadan çocukların bilgisayarlarla uğraşmasına izin veriyor. Burada ne gibi bir tepki alıyor? Bu yıl 170 kadar öğrenci okula erken gelmeye başladı. Bu bir sınıfın alabileceğinden çok daha fazla idi. Bunun üzerine Bayan Brindley çocukları bilgisayar odasını kullanmak için gruplara bölmeye karar verdi. Çocuklar bilgisayarlarla neler yapıyorlar? Bazıları oyun oynuyor ve bazıları BASIC programları yazıyor.
Bu iki örneği bir noktayı daha belirtmek için verdim. 2., 6., 7., 8. ve 9. sınıf öğrencileri hep aynı seviyede bilgisayarla tanıştırılıyorlar. Bu 2. sınıfın 9. sınıftakiler kadar gelişmiş olduğunu değil sadece bilgisayara farklı bir yaklaşımda bulunulduğunu gösteriyor. Bütün öğretmenlere bilgisayar kullanmak istemeyenin olup olmadığını sordum. Bu ilginç olacağını düşündüğüm bir başka soruydu. 3. sınıf öğrencilerinin tepkisi hayırdı. Küçük sınıflardaki öğretmenler çocukların hepsinin bilgisayar kullanmayı çok sevdiğini söyledi. Hatta bir öğretmen ceza olarak çocuklara bilgisayar kullanmayı yasaklıyordu. Fakat 9. sınıf farklıydı. Öğretmen Michelle Greenfield her dönem bilgisayara hiç bakmayan, öğrenip öğrenmediğine önem vermeyen birkaç öğrencinin çıktığını söyledi. Bunun iki nedeni olabileceğini öne sürüyor. Birincisi, çocuklar ilk kez bilgisayardan not alıyor ve kalma olanakları oluyor ve bu birçok tepkilere neden olabiliyor. İkincisi, daha mümkün olan bir neden ki, bu yaşların etkisi. Bugünün toplumunda bilgisayar halen bazı engellerle karşı karşıya. Birçok yeni teknolojiye karşı olduğu gibi, bunun neden yararlı olduğunu göremeyen ve en kötüsü bu yeniliklerden korkan kişiler tarafından bilgisayara karşı çıkılıyor. Ufak çocuklar ise bilgisayarı bir oyuncak olarak görüyor. Bu çocuklar için bilgisayarlar, istedikleri gibi kontrol edebilecekleri bir eğlence aracı. Yine bilgisayarın bir alet olarak kullanıldığını görüyoruz. Fakat 9. sınıf öğrencileri bugüne kadar bilgisayarsız geldiler. Bu zaman boyunca bilgisayar hakkında bazı negatif düşünceler oluşturmuşlar bile.
TAM BİR BİLGİSAYAR PROGRAMI
Geleceğe bir bakış bu durumun değiştiğini gösterir. Bundan 7 yıl sonra Bay Salmon'un sınıfındakiler 9. sınıfa başlayacak. Bu yıllar boyunca bilgisayarla tanıştırılacaklar. 7. ve 8. sınıflarda edebiyatı görecekler ve KoalaPad'i kullanmaya alışmış olacaklar. Bu da gösterir ki, şu anki 9. sınıflar gelecek 9. sınıflardan bu konuda daha geri kalmış olacak. Bu programı yöneten baştaki iki kişi okul müdürü Dr. James Boyd ve idare asistanı Margaret Finn'dir. Beni okuldan okula dolaştırıp çevredekilerle tanıştıran Bayan Finn'dir. Öbür işlerinin yanında bu iki kişi düzenli bir bilgisayar programı oluşturmak için çabalamış. Bunu gerekli program ve yan birimleri sağlayarak, öğretmenleri bilgisayar ve program hakkında eğiterek yapıyorlar. Belki gelecekte görevlerine yeni bilgisayar öğretmenleri almak ve bilgisayar endüstrisinin öncüleri olmak eklenebilir. Üç yıl içinde Miller Place'de bilgisayar programı yayılmıştı ve Bayan Finn beni dolaştırırken bu yeniliği yapan yerleri bana gösteriyordu. Ufak problemler olmasına rağmen bu bilgisayar programı Miller Place'de övünebilecekleri bir şey. Kullanımlarından başka program ve bilgisayarlar başka işler için de kullanılıyorlar. Miller Place okulunda büyükler için BASIC ve kelime işlem kursları da açıldı. Ayrıca cumartesileri de okul sekreter görevlileri ve eğitim görevlileri için ders veriliyor. Geçen sene Miller Place, New York'ta ilk sınıf geçmek için bilgisayar edebiyatını zorunlu kılan okul oldu. Lise ayrıca “database”, “spreadsheet”, kelime işlem ve programlama üzerine 4 iş kursu açtı. Bu okulu gezmek benim için iyi bir deneyim oldu ve bana 2. sınıfta kelime işlem öğrenmenin nasıl bir şey olduğunu düşündürdü. Bilgisayarı bir arkadaş olarak gören ve kendi yararları için bir alet olarak kullanmayı öğrenen bu çocukları kıskanıyorum. Burada durup, konuştuğum her öğretmene teşekkür etmek isterim. Derslerini kesme ve yemek ve boş saatlerinde onlarla konuşmama izin verdikleri için teşekkür ederim. Ve derslerini bölmeme bir tepki göstermeyen çocuklara da teşekkür ederim.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
da devamlı Commodore 64'ler bulu- nuyor, Benim ziyaret ettiğim gün ço- cukların kullandığı iki 64 vardı. Çocuklar bilgisayarlarla ne yapı- yorlardı? Ülkeleri ve başkentleri ve- ya sayı çizgilerini mi öğreniyorlardı? Hayır kelime işlemi kullanarak hikâ- yeler yazıyorlardı: 64'te Bank Street Writer ve WordPro 3 Plus. İlk sınıf- ta VIC 20 ile tanıştırıldılar ve 2. sını- fın sonunda, yazıları girebilir, değiş- tirebilir ve yazdıkları hikâyeleri yazı- cıya aktarabilir duruma geldiler. Bil- gisayar anlayışları çok iyiydi; sadece program kullanmaktan çok daha faz- la şey biliyorlardı. Ben sınıftayken, çocuklardan biri bitirdiği bir hikâyeyi yazıcıya geçir- mek istedi. Yazıcının işlemesi için ge- reken bütün tuşlara bastı ama yazıcı hareket etmedi. Dönerek bir aksak- hk olduğunu söyledi. Birkaç ufak tavsiyeden sonra, yazıcının açık ol- madığını ve yanlış bilgisayara bağlı olduğunu anlayabildi. Bunun üzeri-
ne yazıcıyı açtı ve bağlantıları düzel- terek hikâyesini kâğıda aktardı. Ba- zı standartlara göre pek önemli bir olay değil ama bu olay çocukların program çalıştırmaktan başka bilgi- sayar sistemi hakkında da bilgi edin- diklerini gösterir. Bay Salmon'un başarmak istediği de bu. BDE'yi sadece aritmetik için kullanmıyor, ayrıca telaffuzların: dü- zeltmek için SAM (Software Auto- meted Mouth-Otomatik Ağız Prog- ramı) kullandırıyor. Bay Salmon bil- gisayarlarla da içiçe olduğundan ço- cuklar ve bilgisayarlarla diğer ikinci sınıf öğretmenlerine oranla çok daha farklı bir şekilde çalışıyor. Ayrıca kendi programlarını da yazıyorlar. Andrew Müller ilkokulunda çalı- şan bir başka 2. sınıf öğretmeniyle konuştum. Adı Michelle Greenfield ve bilgisayarlara daha farklı bir yak- laşımda bulunuyor, Her hafta bir öğ- renci bilgisayarı açıp, O gün için ge- rekli programı yüklemekle görevlen- diriliyor. Geri kalan öğrenciler bilgi-
sayarları BDE için notlarını kaydede- tek kullanıyor. Bayanı Greenfield'in sınıfının bir GATE'ye (Gifted and Talented Education-Ödüllü ve Beceri Kazandırıcı Eğitim) dahil. Bu öğrenciler C 64'ü de kullanmayı öğ- reniyorlar. Çocuklar bilgisayarlarla sene başında tanıştırılıyor ve basit BASIC programlama kursu görüyor- lar. Sene sonunda kısa BASIC prog- ramları yazabilir hale geliyorlar, ay- rıca programlarını teybe kaydedip, yükleyebiliyorlar. Bayan Greenfield'dan bir şey da- ba öğrendim. Çok komik bir hikâye çıkarabileceğim bir soruyu Bayan Greenfield'e sordum: “Çocuklardan hiç birinin bilgisayara çok sinirlendi- Bi, tuşlara vurduğu veya çığlık atıp bilgisayarı duvara vurduğu oldu mu?” Cevabı basit bir “ hayır”'dı. Bilgisayara hiç sinirlenmiyorlardı. Bu beni çok şaşırttı. Ben tuşlara birkaç kere vurmadan bir programın yarısı- na varamam. Bayan Greenfield ço- cukların böyle davranışlarda bulun- madığını, bir bilgisayar öğrenci çatış- masının bulunmadığını söyledi. Yap- tıkları her hata onların kendi yaptık- larının bir sonucudur. Eğer ? SYNTAX ERROR çıkarsa bu de- mektir ki, sen başarısız oldun. bu ka- dar basit. Tartışmak ve vurmak yak. Bu davranış Andrew Müller oku- lundaki Marie Jarvis'in öğrenme zor- luğu çeken çocuklarla Commodore 64 kullanmasına neden oldu. Bu programı uyguladı ve çocukların bil- gisayarı önemsiz bir kimse olarak
gördüğünü anladı. Bilgisayar onların bir şeydi. Hatalı bir şey yaptıklarında sinirlenmiyor ve bu onların kendi davranışlarını kont- Tol altına almalarında yardımcı olu- yordu. Ayrıca ekran ve tuş takımı ile çocuk arasında görsel ve temaslı bağ- lantılar oluyor. Bir çocuğun gerekli kelimeleri yazabilecek yeteneği olma- sa da, bilgisayarda gerekli tuşları bu- kup onlara basabilir. Bu çocuklar için bunları yapabilmek önemli bir adım. Çocukların yaşamlarında 5 yıl da- ha ilerleyerek Norih Country Foad Okulu'nda 7, ve 8. sınıflara geliyo- ruz. Steve Scopa burada bir matema- tik öğretmeni ve okulda bilgisayar kullanımı koordinatörü. Matematik programı içine 20 günlük bilgisayar edebiyatı başlattı. Ben bu sınıfı ziyaret ettiğimde bu yeni sistem ikinci gününe başlıyordu. Her birini 2 çocuğun paylaştığı on 64 odanın çeşitli yerlerine dağıtılmıştı. Görevleri takipçiyi ekranda hareket ettirmekti. Bu 7. sınıftakiler için çok mu zordu? Bazı çocuklar daha yeni bunu başarabiliyordu. Bazıları ekra- na çok renkli kalpler ve aşk mesajla- Tı yapıyor, bazıları ise kendi yazdık- ları 20 satırlık programlarla uğraşı- yorlardı. Bir başka öğretmen olan Pat Hug- hes çocukların PET'i bir resim çizme aleti olarak kullanmaları için bir program yazmış. Birkaç komuttan sonra program ekrandaki resmi, ge- rekli bilgilerle kâğıda basıyor. Bu programı kullanan kişi kazanıları za- manı kabul edecektir. Yine bilgisayar bir alet olarak kullanılıyor. Bay Hug- hes bilgisayarın bu dünyanın bir par- çası olduğuna ve çocukların onu ken- di yararları için bir alet olarak kul- lanması gerektiğine inanıyor. Rich Iascaro 64'leri 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin resim dersinde yor. KoalaPad ile çalışmaktan başka ne yapabilirler? Bu grafik tabletleri resim piyasasında önemli bir yere sa- hip. Peki genç ressamlar bunları kul- lanmayı niçin öğrenmesin? Burada da bilgisayar resim için kullanılan bir alet olarak tanıtılıyor. Mr. her çocuğun sınıfa bir resim getirme- sini istiyor ve sırayla her çocuk bir hafta boyunca resmi tekrar oluştur- mak içir uğraşıyor. Sonuç bazı çok güzel ekranlar. Resim odasında, re- simlerden bazıları yaz boyunca görü- lebilir. Miller Place Lisesi'nde 3-12. sınıf- lar boyunca bilgisayar öğrencilerin kullanacağı bir alet olarak kabul edi-