Bilgisayar Okula Giriyor

64'er Dergisinden Çeviren: Ziya Bayman

Gerd, bir 12. sınıf öğrencisi ve elli sınıf arkadaşıyla birlikte bilgisayarın monitörünü izliyor. “Bir okulda bu kadar çok bilgisayar mı? Herhalde böyle bir okul diyecektir çoğunuz. Aslında böyle bir okul var, ama bugün henüz bir istisna oluşturuyor. “Okulda bilgisayar”” konusunun günümüz Federal Almanyası'nda ne durumda olduğunu ve gelecek için ne gibi beklentiler olabileceğini anlatmaya çalışacağız yazımızda. Bugün “bilgisayar destekli eğitim” ne düzeyde gerçekleşmiş durumda? Bu soru karşısında üç okul alanını birbirinden ayırmamız gerekiyor. Bunların ilki, ilk ve ortaokuldan oluşan 1. ortaöğretim düzeyi, ikinci alan 11. ila 13. sınıflardan oluşan 2. ortaöğretim düzeyi, alan ise meslek okulları. Bi.. öncelikle 2. ortaöğretim düzeyine bakalım. Lise düzeyi için tüm ülke fikir birliğine varmış durumda. Bilgisayarın okula en yoğun biçimde girdiği düzey bu. Böyle olması, herhalde bütün eyaletlerde lise bitirme imtihanları açısından önemli rol oynamasından kaynaklanıyor. İnformatik (Bilgi işlem) dalı tüm eyaletlerde ders olarak veriliyor ve müfredat programları ve yöntemleri arasında bir uyum sağlanmış durumda. Milli Eğitim Bakanlığı'nca düzenlenen konferansta varılan anlaşma gereğince bilgi işlem dersi tüm federal eyaletlerde üçüncü veya dördüncü bakalorya (mezuniyet imtihanı) dersi olarak kabul edildi.

Okulların Durumu

1. ortaöğrenim düzeyinde ise bilgi işlem tekniği temel eğitimi, henüz emekleme durumunda. Bilgisayarın ilk ve ortaokullara, öncelikle de 8. ila 10. sınıflara girmesi için gerekli uyuşmanın en kısa zamanda sağlanması odasında, bilgisayarın 1 başında oturması günümüzde artık son derece normal. Ama okulda bir klavye ile uğraşmak çok daha seyrek görülen bir durum. Bu durum yakında değişecek. Bunun nasıl olacağını anlatmak istiyoruz.

zorunlu. Federal Eyaletler Komisyonu'nun bir çerçeve taslağı uyarınca tek bir bilgisayar dilinin doğrudan öğretilmek zorunda olmadığı bir sistem hedeflendi. Daha çok kullanımlar, kullanım olanakları ve bilgisayar tekniğinin sınırları işlenecek bu derslerde. Bu konuların nasıl bir müfredat haline getirileceği eyaletlerin inisyatifine bırakılmış. Yani her eyalet kendi çorbasını kendi pişirecek. Bu konuda iki ana eğilim netleşmekte: 1- Yeni teknolojilere ilişkin bilgiler ağırlıkla “giriş dersleri” olarak adlandırılan derslerde öğretilecek. Bavyera ve Rheinland-Pfalz eyaletleri, şu anda model deneylerinden oluşan deneme aşamasını gerçekleştiriyorlar ve bu yöntemi izliyorlar. Bu arada yeni teknolojiler öncelikle teknik-doğabilimsel derslere katılacaklar. Rheinland-Pfalz'ın vardıkları noktadan görülüyor ki, program akış planları ve program dilleri ile birlikte, metin işlem, veri bankası ve ölçmek-yönetmek-denetlemek de işin içine dahil edildi. Gerçekleştirme efektleri ve veri koruma sorunları sosyal alanda inceleniyor.

2- Niedersachsen ise tümüyle farklı bir taslağa örnek oluşturuyor. Burada yeni teknolojilerin olabildiğince büyük bir dersler yelpazesine yayılması öngörülmüş. Bu dersler, sosyal bilimler, sanat, müzik, biyoloji, çalışma/ekonomi, matematik, fizik ve bilgi işlem kullanımlarını kapsıyor. İlk bakışta bu uygulama sizi tereddüde düşürebilir. Ama biraz derinlemesine baktığımızda, örneğin bir synthesizer'ın müzik eğitimine bir bilgisayar katkısı olduğunu görürüz. Aynı şekilde bilgisayar tekniği yardımıyla yapılmış bir resim, sanat eğitimine bir katkı oluşturabilir. Üçüncü bir sistem denemesi Nordrhein-Westfalen eyaletinde uygulanmakta. Bu denemede ““Yeni teknolojiler”” konusu tüm derslere yayilmış şekilde işleniyor. 1. ortaöğretim düzeyine ilişkin uygulamalar bu durumda. Meslek okulları için geçerli bir taslak oluşturmak ise çok daha zor. Özellikle sanayi alanında tek tek meslekler arasındaki büyük farklılıklar problem yaratıyor. Birden fazla meslek dalını kapsayan bir enformasyon tekniği temel eğitimi mümkün, ama mesleki uzlaşmada bir elektrik teknisyeni ile bir elektrik tesisatçısının farklı olması gerekiyor. Bu sorunlar nedeniyle burada henüz birkaç meslek için model deneyleri yapılmakta. |

Darboğaz: Öğretmenlerin Eğitimi

Sonuç olarak özellikle son üç yılda okullarda bir şeyler yapılmış olduğu söylenebilir. Fakat yapılması gereken çok şey var daha. Günümüz gençliğini geleceğe hazırlamak için, yeni teknolojiler alanındaki son derece hızlı gelişme temposuna tekabül eden bir eğitim sistemini en kısa zamanda okullarda gerçekleştirmek gerekiyor. Kız öğrencilerin de bilgisayar teknolojisine yakınlaştırılması, bu sistemin vazgeçilmez bir ögesi olmalı. Belirgin sorunlardan biri ise öğretmenlerin eğitilmesi. Çoğu pedagog için çocuklarla uğraşmak, bilgisayarlarla uğraşmaktan çok daha kolay. Eyaletler bu durumun hemen farkına vardılar ve yeni sistemin ağırlık noktalarından birini buraya kaydırdılar. Özel komisyonlar, eyaletler düzeyinde bu sorunun üzerine gidiyorlar. Model denemelerinin hepsinde öğretmen eğitimi konusuna da özel bir yer ayrıldı. Buna rağmen tek tek öğretmenlerin de kişisel inisyatifleri çok gerekli. Böylece elde edilebileceklere Rheinland-Pfalz eyaletinden iyi bir örnek verelim: İki meslek okulu ve iki lisenin bağlı bulunduğu Worms Eğitim Merkezi'nde iki bilgisayar meraklısı öğretmen kendilerini gösterdiler. Bunların biri meslek okulunda, diğeri ise lisede görevli. Her ikisi de olaya büyük bir şevkle giriştiler ve okula birkaç tane CBM 8000 bilgisayar alınmasını sağladılar. Yoğun çabalardan sonra 1978'de “Derste bilgisayar dilleri” adlı bir model denemesine giriştiler. Bunun sonucunda merkezi bilgisayar ünitesine sahip bir laboratuvarın finanse edilmesini sağladılar. Deneyde elde edilen başarılar, 1983'te ““Teknik okullarda mikrobilgisayarlar” konulu yeni bir deneyi gündeme getirdi. Bilgilenme ve denetleme tekniği için yeni bir temel taslak oluşturdular. Bunun sonucu ise yeni laboratuvarların ve teknolojide bilgisayar denetimi uygulamalarının gerçekleştirilmesi oldu. Bu model denemelerinin dışında merkeze yeni bilgisayarlar da alındı.

“Enformasyon tekniği temel eğitimi” üzerine üçüncü bir model denemesi 1985'te başlatıldı ve bugün de sürüyor. Yeni laboratuvarlar Commodore PC-10 bilgisayarlarıyla donatıldı. Tabi bu genellenmemesi gereken bir gelişme. Henüz bir istisna durumundaki bu uygulamalar diğer okullar için de oldukça enteresan. Birkaç önemli nokta var: 1. Laboratuvarlar Worms kentindeki tüm okulların bu arada Halk Üniversitesi'nin kullanımına açık. Bu yolla diğer okulların öğretmenlerinde bilgisayar teknolojisine bir ilginin uyanması sağlanıyor. Bu sayede şimdiye kadar birçok okul kendi laboratuvarına sahip olmuş durumda. Ama hepsi bu kadar değil. Şimdi bilgisa-

| yar yüksek öğrenimi yapmakta olan eski lise öğrencileri, eğitim merkezinde Halk Üniversitesi'ne yönelik bilgisayar kursları düzenliyorlar. 2. Okulun son derece iyi donatımı, büyük işletmeleri yeni aletler hibe etmeye teşvik ediyor. 3. resimde tanınmış bir firmanın merkeze hediye ettiği gerçek bir endüstri robotunu görüyorsunuz. 3. Öğrencilere karşı olağanüstü bir güven oluşmuş durumda. Akşam saat 18.00'e kadar iki laboratuvar öğrencilerin kullanımına açık. Bunun da yararı kendini gösteriyor. Şimdiye kadar öğrencilerden hiçbiri tek bir alete bile en ufak bir zarar vermemiş. Aksine öğrencilerden oluşan çalışma grupları okul için çok yararlı yazılımlar üretmişler. Örneğin, kütüphane yönetimi için hazırladıkları bir program, bugün büyük bir zevkle kullaniliyor. Bütün bunlar öğretmenlerin gönüllü ilgisiyle olayın ne boyutlara erişebileceğini açıkça gösteriyor. Bu işi başlatan iki öğretmenden biri, bugün enformasyon tekniği eğitimi ile ilgili bir daire başkanlığını yürütüyor, diğeri ise Rheinland-Pfalz eyaletinin ““Okul ve bilgisayar” Enformasyon Merkezi'ni yönetiyor. “Okul ve bilgisayar”” Enformasyon Merkezi, Federal Almanya'da bu alanda görev yapan tek kuruluş. Görevi oldukça anlamlı ve önemli. Burada, uzmanlık alanındaki dergilerden ve kitaplardan makaleler ve okullardaki uygulamalar derleniyor. Örneğin herhangi bir öğretmen, ““elektronikte salınım teorisi”” konusunda bilgisayar destekli eğitimde ne yapıldığını öğrenmek isterse, bu merkezden kaynak istediğinde bulunuyor ve diğer okullarda bu konuda neler yapıldığını öğrenebiliyor. Bu yolla daha önceden edinilmiş deneyimler ve bilgiler, tüm okulların erişebileceği hale geliyor ve gereksiz uygulamaların ve denemelerin önüne geçiliyor. Bugün bu bilgiler yazılı olarak ya da telefonla edinebiliyor. Çok yakın zamanda ise aynı iş veri iletişimi yoluyla gerçekleştirilecek. Görüldüğü gibi okullarda bazı uygulamalar yapılıyor. Münih'te bir okulda çekilmiş olan 4. resimden de görülebileceği gibi, C-64 de okullarda yaygın bir kullanım götüyor. Fakat genel eğilim giderek artan bir düzeyde MS-DOS'tan yana. Sistem ne olursa olsun, yeni teknolojilerin okullara girmesindeki en önemli itici güç bu işe gönül vermiş öğretmenlerin varlığı.

“YARIN VAROLMAYACAKMIŞÇASINA OYNAYIN”