Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 23
yar yüksek öğrenimi yapmakta olan eski lise öğrencileri, eğitim merkezin- de Halk Üniversitesi'ne yönelik bil- gisayar kursları düzenliyorlar. 2. Okulun son derece iyi donatımı, büyük işletmeleri yeni aletler hibe et- meye teşvik ediyor. 3. resimde tanın- mış bir firmanın merkeze hediye et- tiği gerçek bir endüstri robotunu gö- rüyorsunuz. 3. Öğrencilere karşı olağanüstü bir güven oluşmuş durumda. Akşam sa- at 18.00'e kadar iki laboratuvar öğ- rencilerin kullanımına açık. Bunun da yararı kendini gösteriyor. Şimdi- ye kadar öğrencilerden hiçbiri tek bir alete bile en ufak bir zarar vermemiş. Aksine öğrencilerden oluşan çalışma grupları okul için çok yararlı yazılım- lar üretmişler. Örneğin, kütüphane yönetimi için hazırladıkları bir prog- ram, bugün büyük bir zevkle kulla- niliyor. Bütün bunlar öğretmenlerin gönül- lü ilgisiyle olayın ne boyutlara erişe- bileceğini açıkça gösteriyor. Bu işi başlatan iki öğretmenden biri, bugün enformasyon tekniği eğitimi ile ilgili bir daire başkanlığını yürütüyor, di- ğeri ise Rheinland-Pfalz eyaletinin ““Okul ve bilgisayar” Enformasyon Merkezi'ni yönetiyor. “Okul ve bilgisayar”” Enformas- yon Merkezi, Federal Almanya'da bu alanda görev yapan tek kuruluş. Gö- revi oldukça anlamlı ve önemli. Bu- rada, uzmanlık alanındaki dergiler-
den ve kitaplardan makaleler ve okul- lardaki uygulamalar derleniyor. Ör- neğin herhangi bir öğretmen, ““elek- tronikte salınım teorisi”” konusunda bilgisayar destekli eğitimde ne yapıl- dığını öğrenmek isterse, bu merkez- den kaynak istediğinde bulunuyor ve diğer okullarda bu konuda neler ya- pıldığını öğrenebiliyor. Bu yolla daha önceden edinilmiş deneyimler ve bilgiler, tüm okulların erişebileceği hale geliyor ve gereksiz uygulamaların ve denemelerin önüne geçiliyor. Bugün bu bilgiler yazılı ola-
rak ya da telefonla edinebiliyor. Çok yakın zamanda ise aynı iş veri iletişi- mi yoluyla gerçekleştirilecek. Görüldüğü gibi okullarda bazı uy- gulamalar yapılıyor. Münih'te bir okulda çekilmiş olan 4. resimden de görülebileceği gibi, C-64 de okullar- da yaygın bir kullanım götüyor. Fa- kat genel eğilim giderek artan bir dü- zeyde MS-DOS'tan yana. Sistem ne olursa olsun, yeni tekno- lojilerin okullara girmesindeki en önemli itici güç bu işe gönül vermiş öğretmenlerin varlığı.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 22
Darboğaz: Öğretmenlerin Eğitimi
Sonuç olarak özellikle son üç yılda okullarda bir şeyler yapılmış olduğu söylenebilir. Fakat yapılması gereken çok şey var daha. Günümüz gençliğini geleceğe hazırlamak için, yeni teknolojiler alanındaki son derece hızlı gelişme temposuna tekabül eden bir eğitim sistemini en kısa zamanda okullarda gerçekleştirmek gerekiyor. Kız öğrencilerin de bilgisayar teknolojisine yakınlaştırılması, bu sistemin vazgeçilmez bir ögesi olmalı. Belirgin sorunlardan biri ise öğretmenlerin eğitilmesi. Çoğu pedagog için çocuklarla uğraşmak, bilgisayarlarla uğraşmaktan çok daha kolay. Eyaletler bu durumun hemen farkına vardılar ve yeni sistemin ağırlık noktalarından birini buraya kaydırdılar. Özel komisyonlar, eyaletler düzeyinde bu sorunun üzerine gidiyorlar. Model denemelerinin hepsinde öğretmen eğitimi konusuna da özel bir yer ayrıldı. Buna rağmen tek tek öğretmenlerin de kişisel inisyatifleri çok gerekli. Böylece elde edilebileceklere Rheinland-Pfalz eyaletinden iyi bir örnek verelim: İki meslek okulu ve iki lisenin bağlı bulunduğu Worms Eğitim Merkezi'nde iki bilgisayar meraklısı öğretmen kendilerini gösterdiler. Bunların biri meslek okulunda, diğeri ise lisede görevli. Her ikisi de olaya büyük bir şevkle giriştiler ve okula birkaç tane CBM 8000 bilgisayar alınmasını sağladılar. Yoğun çabalardan sonra 1978'de “Derste bilgisayar dilleri” adlı bir model denemesine giriştiler. Bunun sonucunda merkezi bilgisayar ünitesine sahip bir laboratuvarın finanse edilmesini sağladılar. Deneyde elde edilen başarılar, 1983'te ““Teknik okullarda mikrobilgisayarlar” konulu yeni bir deneyi gündeme getirdi. Bilgilenme ve denetleme tekniği için yeni bir temel taslak oluşturdular. Bunun sonucu ise yeni laboratuvarların ve teknolojide bilgisayar denetimi uygulamalarının gerçekleştirilmesi oldu. Bu model denemelerinin dışında merkeze yeni bilgisayarlar da alındı.
“Enformasyon tekniği temel eğitimi” üzerine üçüncü bir model denemesi 1985'te başlatıldı ve bugün de sürüyor. Yeni laboratuvarlar Commodore PC-10 bilgisayarlarıyla donatıldı. Tabi bu genellenmemesi gereken bir gelişme. Henüz bir istisna durumundaki bu uygulamalar diğer okullar için de oldukça enteresan. Birkaç önemli nokta var: 1. Laboratuvarlar Worms kentindeki tüm okulların bu arada Halk Üniversitesi'nin kullanımına açık. Bu yolla diğer okulların öğretmenlerinde bilgisayar teknolojisine bir ilginin uyanması sağlanıyor. Bu sayede şimdiye kadar birçok okul kendi laboratuvarına sahip olmuş durumda. Ama hepsi bu kadar değil. Şimdi bilgisa-
| yar yüksek öğrenimi yapmakta olan eski lise öğrencileri, eğitim merkezinde Halk Üniversitesi'ne yönelik bilgisayar kursları düzenliyorlar. 2. Okulun son derece iyi donatımı, büyük işletmeleri yeni aletler hibe etmeye teşvik ediyor. 3. resimde tanınmış bir firmanın merkeze hediye ettiği gerçek bir endüstri robotunu görüyorsunuz. 3. Öğrencilere karşı olağanüstü bir güven oluşmuş durumda. Akşam saat 18.00'e kadar iki laboratuvar öğrencilerin kullanımına açık. Bunun da yararı kendini gösteriyor. Şimdiye kadar öğrencilerden hiçbiri tek bir alete bile en ufak bir zarar vermemiş. Aksine öğrencilerden oluşan çalışma grupları okul için çok yararlı yazılımlar üretmişler. Örneğin, kütüphane yönetimi için hazırladıkları bir program, bugün büyük bir zevkle kullaniliyor. Bütün bunlar öğretmenlerin gönüllü ilgisiyle olayın ne boyutlara erişebileceğini açıkça gösteriyor. Bu işi başlatan iki öğretmenden biri, bugün enformasyon tekniği eğitimi ile ilgili bir daire başkanlığını yürütüyor, diğeri ise Rheinland-Pfalz eyaletinin ““Okul ve bilgisayar” Enformasyon Merkezi'ni yönetiyor. “Okul ve bilgisayar”” Enformasyon Merkezi, Federal Almanya'da bu alanda görev yapan tek kuruluş. Görevi oldukça anlamlı ve önemli. Burada, uzmanlık alanındaki dergilerden ve kitaplardan makaleler ve okullardaki uygulamalar derleniyor. Örneğin herhangi bir öğretmen, ““elektronikte salınım teorisi”” konusunda bilgisayar destekli eğitimde ne yapıldığını öğrenmek isterse, bu merkezden kaynak istediğinde bulunuyor ve diğer okullarda bu konuda neler yapıldığını öğrenebiliyor. Bu yolla daha önceden edinilmiş deneyimler ve bilgiler, tüm okulların erişebileceği hale geliyor ve gereksiz uygulamaların ve denemelerin önüne geçiliyor. Bugün bu bilgiler yazılı olarak ya da telefonla edinebiliyor. Çok yakın zamanda ise aynı iş veri iletişimi yoluyla gerçekleştirilecek. Görüldüğü gibi okullarda bazı uygulamalar yapılıyor. Münih'te bir okulda çekilmiş olan 4. resimden de görülebileceği gibi, C-64 de okullarda yaygın bir kullanım götüyor. Fakat genel eğilim giderek artan bir düzeyde MS-DOS'tan yana. Sistem ne olursa olsun, yeni teknolojilerin okullara girmesindeki en önemli itici güç bu işe gönül vermiş öğretmenlerin varlığı.