COMYU-HOBİ COMPU-

uyum yeteneği, belki de hiçbir yere bağlanmamasından, yurtsuzluğundan ileri gelmektedir. Ama bu yersiz yurtsuzluktan, endişeli bir yabancılık duygusu anlaşılmamalı. Daha çok her yerde kendini yurdunda hissedebilmekle ilgilidir bu duyarlılık. Unutulmamalı ki, yayın yıldızı, lacivert, yıldızlı göğün sahibi, “baba tanrı”'nın simgesi Jüpiter'dir. İlk yasa koyucu, doğal ve insani bütün yasaların bekçisi Jüpiter. Bu yüzden yay burcu insanının benyasanın kayıtsızlığına benzer. Böylesi bir mevkiden beklenebileceği gibi, yay insanı iyi huyludur, olgundur, sohbetine doyum olmaz. Ama onunla konuşurken, onun için farketmediğiniz, sizin yerinizde kim olursa olsun, bu sohbetin aynı canlılık ve kıvılcımla süreceği duygusundan kurtulamazsınız. Sadık olduğunda bile, sadakati sanki sizden çok sadakat fikriyle, ya da başka ama aynı derecede genel ve kişisel bir şeyle ilgili gibidir.

Yasa ve Talih

Bir de yay burcu insanının talihli olduğu söylenir. Aslında bu özelliklerinin temelini de yasalarla olan ilişkilerinden görmek mümkün. Bir anlamda yasaların başlıca işlevi dünyayı rastlantılardan arındırmaktır. Doğal yasalar rastlantıyı bilgi ile aşma çabasının ürünüdürler, toplumsal veya hukuki yasalarsa ceza ile... Yasanın hükmü altına alınan her olay emsalsizliği ile birlikte rastlantısallığını da yitirir; tanıdık bir olaylar zinciri içerisinde kendi türüne ayrılmış olan yeri alır. Bu yüzden çoğumuz için rastlantının taşıdığı duygusal yük, ister istemez, ikirciklidir. Bir yandan, bizi, hayatımızı oluşturan sürekliliklerin temelsizliği ile karşı karşıya bırakır. Bir yasanın koruması altında olduğunu sandığımız onca önemli olayın, nasıl kırılgan olduğunu, her şeyin her şeye nasıl bir pamuk ipliği ile bağlı olduğunu gösterir. (İspanyol film yönetmeni Bunuel'in bir düşü: Hareket halinde lüks bir arabadan hırtın biri bir puro atar; bir dilenci onu almak için yola çıkar, eğilir; o sırada geçen başka bir araba dilenciyi ezerek öldürür.) Diğer yandan, talih olarak yaşadığımızda bile, rastlantıyı kefaretini ödemek zorunda kalacağımız bir şey olarak hissedip ondan ürkmememiz çok güç. Çünkü talih de olsa rastlantı, bizi eninde sonunda yasalarla karşı karşıya getirecektir. Talihlilik her zaman, açıkça olmasa da, yasayı çiğnemektir. Ama işte yasaları koyan ve koruyan onlara dışardan bakmakta, aslında onların dışında varolmaktadır. Gerçi yay insanı düzenden yana olabilir, ama kendisi düzenin içinde olmadan. Rastlantıların, sıradanlığı tanımlayan yasaların böylesine dışında durmayı becerebilen insanların hep yararına çalışması, şaşırtıcı mı? O

Samet KUMAŞ Summer Games II ve ondan sonra türünün üçüncü örneği de oldukça başarılı. Software firmaları arasında önde gelenlerden biri olan Epyx, bu oyunla beklenenin üzerinde bir noktaya erişmiş. Oyun daha önceki iki örnekte de olduğu gibi, açılış seremonisi ve beyaz güvercinlerin uçurulmasıyla başlıyor. Dev meşaleyi tutuşturan yarışmacı, iklim koşullarına uygun olarak kalın bir kıyafet giymiş bu sefer. Menü aynen öncekilerdeki gibi. Yine yedi türün hepsini, birkaçını ya da yalnızca birini seçip oynayabiliyorsunuz. Önceki örneklerden en büyük fark, bu oyunda yüksek puanlara erişmek için joysticki kendinizden geçercesine sallamanızın gerekmemesi. İstenen, konsantrasyon ve yaratıcılık. Oyunların ilki, ski ile artistik atlama. Bu bölümde fazla heyecan, bir kazaya neden olabiliyor. Joysticki kullanarak oyuncunun havada birbirinden güzel numaralar yapmasını sağlayabilirsiniz. Fakat atlamanın hatasız sonuçlanması için çok yoğun dikkat gerekli. Çünkü gereğinden fazla ivme verilmesi, acıklı ve muhtemelen kırıklara neden olan bir inişle sonuçlanabilir. Kayakla tramplen atlama bölümü de harika gerçekleştirilmiş. Bu yarışma iki sahneye bölünmüş. Birinci bölümde kayma ve atlama var. Bu bölüm problemsiz halledilebiliyor. Oyuncu trampleni terkettikten sonra, ekran değişiyor.

COMPUTER PACER —— 0133.17

(PRAY 0195.6

Bu bölüm daha zor. Havada uçuş sırasında kayakların doğru açıyla tutulması ve güvenli bir iniş, çok yoğun bir konsantrasyon gerektiriyor.

OYUN

Buz pateniyle sürat yarışması, tasarım bakımından Summer Games II'deki kürek yarışmasına çok benziyor. İkiye bölünmüş ekran sayesinde rakiplerin de izlenmesi mümkün oluyor. Resmin alt kenarındaki bir çubuk, hızı gösteriyor. Bu yarışma, oyuncuyu pek fazla bir efor harcamak zorunda bırakmıyor. Artistik buz pateni bölümünde gereken şey, dişice bir zerafet. Çalınan klasik müziğe uygun bir tempoda süzülen oyuncu, buz üzerinde zorunlu hareketleri yapıyor. Üçlü Rittberger, çiftli Axel hareketleri ve harika dönüşler, oyuncunun (ve inşallah kandırılamaz hakemlerin) kalplerini hoplatıyor. Serbest hareketlerde ise fantezi ve yaratıcılık ön plana çıkıyor. Bu bölümde zıplayışların sayısı ve şekli oyuncunun takdirine bırakılmış. Biathlon'dan sonra sıra en popüler dallardan birine geliyor: Kızak yarışları. Yarış son derece tehlikeli bir buz kanalında gerçekleşiyor. Önemli olan, virajları mümkün olabildiğince yüksekten dönmek ve böylece hızı artırmak. Parkurun genel görünüşünü de süzen bir bahar sabahının ilk saatlerinde, çimlerin üstündeki çiğler daha kurumamışken oynanabilecek bir golf oyununun ne kadar zevkli olacağını bir düşünün. Tabii uzun süre hazırlanıp, nişanlayıp vurduğunuz top, doğal engeller nedeniyle deliğe ulaşmadığı zaman bu zevk, sinir bozukluğuna kolayca dönüşebilir. İşte Leader Board Golf, bu sporu tüm yönleriyle ekran başındakilere yaşatabilecek kalitede bir oyun. Beach Head I ve II'nin yaratıcısı Access Software tarafından piyasaya sürülen bu golf simülasyonu, şimdiye kadar bu türde gerçekleştirilmiş olanların en kalitelilerinden biri. Oyun sırasında, topu 45 feet uzaklıktaki deliğe tek bir vuruşla sokmanın keyfini ya da bir düzine topu çim sahanın yanındaki suya düşürmenin hırsını yaşayabilirsiniz. Oyun, zorluk derecesine göre üçe ayrılmış: Yeni başlayanlar, amatörler ve profesyoneller. Oyunda on sekizer delikli dört ayrı saha bulunuyor. Bu özellik oyundan birkaç gün içinde bıkmamanızı, her gün yeni bir zevkle oynayabilmenizi sağlıyor. Oyunu yüklemeden önce joystickinizi Port 2'ye takmanız gerekiyor. Oyunu tek başınıza oynayabileceğiniz gibi, dörde kadar varan oyuncuyla bir golf partisi de düzenleyebilirsiniz. Oyuncu sayısını belirledikten sonra, oyuncuların isimlerini yazıyorsunuz. Daha sonra oynamak istediğiniz sahayı belirleyip, oyuna başlıyorsunuz. Joystick yardımıyla, topa hangi açıyla vuracağınızı, ne kadar hızla vuracağınızı ve gidiş yönünü ayarlayabiliyorsunuz. Zorluk derecesi arttıkça, atışlarınız üzerindeki etkisi de artıyor. Ateş düğmesine bastığınızda oyuncu topa rekli izlemekte yarar var. Böylece virajları önceden belirlemek ve muhtemel bir kazaya karşı önceden tedbir almak mümkün. Oyunda eksik olan bölüm, kapanış törenleri. Fakat Winter Games'teki çokyönlülük ve oyun esprisi, bu eksikliği kolayca affettiriyor.

vurmak için geriliyor ve böylece topa vuruş hızını belirleyebiliyorsunuz. Topa vuruş açınızı ayarlayabilmek için ise vuruştan önce joystickinizi ileri geri oynatmanız gerekiyor. Topa son derece sert vuruşlar yapabileceğiniz gibi, oyunda bir miktar ustalaştıktan sonra yumuşak, hattâ sağa sola doğru falso alan vuruşlar da yapabilirsiniz. Leader Board Golf'u üstün bir oyun yapan özellikler bu kadarla kalmıyor. Oyunun en güzel yönlerinden biri şahane grafikleri. Hiçbir disk bağlantısına gerek kalmadan, her vuruştan sonra ekran değişiyor ve görüntü oyuncunun o anda bulunduğu noktaya göre perspektif bir biçimde veriliyor. Görüntünün yanısıra ses efektleri de mükemmel. Topunuz suya düştüğünde veya deliğe girdiğinde duyduğunuz sesler, sanki oyunu gerçek bir sahada oynadığınız hissini veriyor. Topa vururken sopanın çıkardığı rüzgâr sesi ise harika. Vuruşunu yapan oyuncunun kafasını kaldırarak topu izlemesi de oyuna renk katan özelliklerden biri. Oyuncuları giydikleri değişik renkli formalardan tanıyabiliyorsunuz. Ayrıca oyun sırasında ekranın sağ kısmında kırmızı yazıyla oyuncunun adı veriliyor. Topa vurduktan sonra, topun gölgesini izleyerek yaptığı zıplamaları görebiliyorsunuz. Her topun deliğe girmesinden sonra, ekranda skor tabelasını görebiliyorsunuz. Tabelanın üst kısmında genel durumunuz, alt kısımdaki kutularda ise topu kaç vuruşta deliğe soktuğunuz veriliyor. Oyun sırasında oyuncuların genel durumunu görmek isterseniz, ekranın sağ kısmına bir göz atmanız yeterli. Bu kısımda yukarıdan aşağı sırasıyla, topu kaçıncı deliğe sokmaya çalıştığınızı, kaç vuruşta sokmanız gerektiğini, oynadığınız sahanın numarasını, o anda topa vuruş yapacak oyuncunun adını, oyuncuların puan durumlarını, rüzgârın yönünü, vuruş açınızı, topun sokmanız gereken deliğe uzaklığını ve vuruş kuvvetinizi görebilirsiniz. Yalnız bir şeyi unutmamak gerekiyor; partiyi, puanı en düşük olan oyuncu kazanır. Yani oyunu kazanmak için puanınızı mümkün olduğu kadar düşük tutmaya çalışmanız gerekiyor. Leader Board Golf'ta eksikliği dikkat çeken tek şey, kum çukurlarının bulunmayışı. Oyunda tek engel olarak sahanın yanındaki su birikintisi kullanılmış. Bu nedenle topunuzu deliğe sokabilmek için adadan adaya geçmeniz, yarımadalardan kurtulmanız ve dar kara parçalarından ustalıkla sıyrılmanız gerekiyor. Zaten bu engeller de oyunun keyfini ve heyecanını artıran ögeler. Haydi top başına. O marifetli bir kelime işlem programı olan Magic Desk'i kullanmak için tek tek komutları öğrenmenize gerek yok. Çünkü tüm komutlar program tarafından size şekillerle anlatılıyor. Program kartuşla yüklendikten sonra daktilo, dosya dolabı, hesap makinesi, saat ve çöp kutusu bulunan bir ekran çıkıyor karşınıza. Bu programla yazmış olduğunuz metinleri, mektupları ve notlarınızı bellekte saklayabileceksiniz. Bilgisayarınızı açmadan ve TV ya da monitörünüzü bağlamadan el kitabını okumanızda fayda var, kartuşunuzu bilgisayarın kartuş girişine takın ve bilgisayarınızı açın, ekran karşınıza çıkacak. Disketinizi disket sürücüye yerleştirin. Yeni bir disket kullanıyorsanız, önce formatlama işlemini yapmak gerekir. Son olarak da joysticki Port 2'ye takın.

Disket formatlama

Saklamak istediğiniz metinleri diskete kaydedebilmek için önce bir data disketi yaratmanız gerekir. Formatlanmamış yeni bir disketi disket sürücüsüne takın ve kapağı kapatın. Daktilo kısmına geçtikten sonra kapağı açın ve ekranda gördüğünüz dosya ya da sayfa şıklarından birini seçin. Karşınıza yine iki şık çıkacak: 1) Eskiden formatlanmış bir disket kullanıyorsanız, bu diskete geçmek için kapağı yeniden kapatıp joystick'in ateş tuşuna basmanız gerekiyor. 2) Eğer disketiniz yeni ve formatsızsa, joysticki hafifçe ittirerek “yes” seçeneğini seçerseniz, disket formatlanmaya başlayacak, “no”yu seçerseniz yeniden ana menüye dönülecektir.

Menüden seçimler ve yardımcı menü

Joysticki hareket ettirdiğinizde ekranda bir el simgesi hareket edecektir. Programda yapmak istediğiniz işlemi simgeleyen ikona bu eli götürüp ateşleme düğmesine basmanızla, beyaz bir çerçeve oluşacak. Örneğin ekranın sağında bulunan saatin ayarını değiştirmek isterseniz, el simgesini saatin üzerine getirip ateşleme düğmesine basın ve ayarlamayı yapın. Ateşleme tuşuna yeniden bastığınızda yeni ayar kesinleşmiş olacaktır. Eğer takılı disket sorun çıkarırsa, klavyedeki “Commodore” tuşuna basarak yardımcı menüyü çağırabilirsiniz. Yardımcı menüden çıkmak için ateşleme tuşuna basmanız gerekiyor. Yaptığınız bazı hatalarda (örneğin bilgisayarı açmadan print komutu vermek gibi) ekranda görünecek olan simge, sizi hata konusunda uyaracaktır. Ekrandan istediğiniz yazıyı silmek için el simgesini çöp sepetine götürüp ateşleme düğmesine iki kez basmanız yeterli. Bellekte saklamak istediğiniz bir metni save etmeden yanlışlıkla ekrandan silerseniz, yeniden yazmak zorunda kalırsınız.

Magic Desk daktilosu

Programın daktilo seçeneği ile bilgisayar klavyenizi daktilo gibi kullanabilirsiniz. Ekrandaki sayfanın sağ (10) ve sol (70) marjları kendiliğinden ayarlıdır. Bu marjları değiştirmek isterseniz, ekrandaki “margin” tablosunun üzerine gelin ve ateşleme düğmesine basın. Marj sayılarını isteğinize göre ateşleme tuşuna basarak ayarlayın ve daha sonra metninizi yazın. Eğer yazdıklarınızın çıkışını yazıcıdan almak isterseniz, eli sayfa kenarındaki yazıcının üzerine getirip ateşleme tuşuna basın. Yazıcınız hemen harekete geçecektir.

Yazılan metni

bellekte saklamak ve geri çağırmak Diyelim ki, bir mektup yazmak ve bunu bellekte tutmak istiyoruz. Kartuşu yükledikten sonra daktiloyu seçerek ikinci ekrana geçiyoruz ve mektubumuzu yazıyoruz. Daha sonra ilk ekrandaki büyük dosya dolabının üzerine gelerek birinci file'a yazdığımız mektubun dosya adını vereceğiz ve yine ikinci ekrana geçeceğiz. İkinci ekranda en sağda arka arkaya sıralanmış kâğıtlarla simgelenen yere gelerek ateşleme düğmesine basıp üçüncü ekrana geçeceğiz. Disket simgesinin üzerine gelip yeniden ateşleme düğmesine basarak, dosya dolabının ilk çekmecesinin ilk dosyasında mektubumuzu belleğe almış oluyoruz. İleride bu mektup üzerinde bazı değişiklikler yapmamız gerektiğinde, mektubun saklı olduğu çekmeceye gelip, dosyanın ismini dolaptan bulmamız gerekiyor. Ardından üçüncü ekrana geçip boş sayfa simgesinin üzerine gelerek mektubumuzu video durumunda görebiliriz. Buradan daktilo bölümüne geçerek mektup üzerinde istediğimiz değişiklikleri yapmamız mümkün. Magic Desk'in dosya dolabının her çekmecesinde 10 adet dosya vardır. Yani bir adet data disketinde toplam otuz adet dosya yaratılabilir. Her dosya bir sayfayı kapsar. Bir sayfanın standart uzunluğu 66 satır, genişliği ise 80 karakterdir.

Nexus

Beyaz zehir mafiasına zorlu bir mücadele. Olay Kolombiya'da Mafia'nın üslendiği bir yeraltı şehrinde geçiyor. Oyunun kahramanı olarak siz, Mafia'nın rehin tuttuğu meslekdaşınızı kurtarmak ve kirli oyunu açığa çıkarmak için mücadele veren hızlı bir gazetecisiniz. “Nexus” olarak adlandırılmış olan bu yeraltı kompleksi, bir sürü oda ve koridordan oluşuyor. Yapmanız gereken, binanın çeşitli yerlerine dağılmış olan 128 bilgi parçasını toplamak ve bunları dörder dörder biraraya getirip 32 sorunun cevabını bulmak. Daha sonra bu cevapları gazeteniz

Daily Clarion'a iletebilirseniz,

Mafia'ya karşı büyük bir zafer kazanmış olacaksınız. Bu sorulardan bazıları şunlar: “Çete reisinin ismi nedir?”, hir nerede üretiliyor zehir Amerika'ya hangi yollardan sokuluyor?”, “Bir sonraki

Klavyedeki tuşların

fonksiyonları

İNSTİDEL: Bir önceki karakteri siler. SAĞ-SOL CRSR: Cursor'un hareket etmesini sağlar. SHIFT ve SHİFT LOCK: Karakterlerin büyük yazılmasını sağlar. RETURN: Bir alt satıra geçer. COMMODORE TUŞU: Yardımcı menüye geçişi sağlar. SPACE (Aralık çubuğu): Cursor bir karakter sağa kayar.

gemi ne zaman gidecek?” vb. Bu son derece zor görevi başaramasanız bile, bina kompleksi içinde mümkün olabildiği kadar sorun çıkarıp, Mafia'nın işini sekteye uğratmaya çalışmalısınız.

Bina içinde her köşe çeşitli tehlikelerle, tuzaklarla ve muhafızlarla dolu. Bunlarla savaşirken zıplayabilir, bilir, yumruk atabilir ve uçarak tekme atabilirsiniz. Ayrıca merkezi bilgi ekranındaki menüden çeşitli silahlar seçip kullanabilirsiniz. Bu silahlar bıçak, makineli tabanca ve el bom- | basıdır. Aslında çok zorda kalmadıkça silah kullanmamaya dikkat etmelisiniz, çünkü silah sesi rakiplerinizin dikkatini sizin üzerinize çekecektir. Bu arada bina içerisinde size yardımcı olacak dostlarla da karşılaşmanız mümkün. Ana ekranda bir karakter göründüğünde, yandaki pencerede bir insan yüzü belirecektir. Bu yolla size yardımcı olacak kişileri tanıyabilirsiniz. İşinizi kolaylaştırmak için, elinizden geldiği kadar çabuk bu insanlarla ilişki kurmaya çalışın. Nexus, Adventure ve Action türlerinin eğlenceli bir karışımı. Bazı yönleriyle Impossible Mission ve Way of the Tiger'i andırıyor. Yazı ve resim şeklindeki bilgileri içeren bir sürü yardımcı pencereyle donatılmış olması, ekranın beşte birini kaplayan esas olay ekranını biraz sıkıştırıyor. Yine de oldukça heyecanlı ve keyifli bir oyun Nexus. Mafia'yla savaşınızda başanlar. O yaşındaki Chris Gray'in eseri olan bu program kaliteli grafikleri ile dikkat çekmekte. Kaptan Johnny MeGibbits -yanİ siz- dünyayı yine bir deli diktatörün elinden kurtarmaya çalışıyor, bu işteki en büyük yardımcısı da Snuffmaster tipindeki süper helikopteri. Oyunda birbirinden ayrı yüklenen üç görev uçuşuna çıkmanız gerekiyor. İlk göreviniz, düşman üssüne avcı jetlerini atlatarak giriş planlarının fotoğraflarını çekmek ve yakalanmadan geri dönmek. Uçuşu başlamadan önce, 'B' tuşuyla bataryanızı 'ON” durumuna getirmeniz, 'S' tuşuyla bilgisayar ve haberleşme cihazlarınızı çalıştırmanız ve "| tuşuyla motoru devreye sokmanız gerekiyor. Motor hızı 2300 RPM'e ulaşınca havalanmak için Joystick'i geri çekiyor ve üssünüzü gözden kaybedinceye kadar yükseliyorsunuz. Ateş tuşuna basıp ileri itince hızınız artıyor. Diğer kontroller ise şöyle: G6 : Makineli tüfek ateşe hazır. R Isı arayıcı roketler ateşe hazır. F Yanıltıcı roketler ateşe hazır. CcC : Yanıltıcı radar gö- Tüntüsü, H Üst kontrol tablosu (HUD). : Haberleşme cihazına geçiş. T : Bilgisayar terminaline geçiş. * Turbo devrede. — : Turbo devre dışı. Space :Ekran değiştirmek için. İlk yapmanız gerekenlerden biri de bilgisayardan geçtiğimiz taktik haritada ADF (otomatik yön bulucu)'i ayarlamak. Düşman uçakları sizi bulunca hemen ID (kimlik) sorarak peşinize düşüyorlar. Onlardan kurtulmak epeyce tecrübe ve beceri gerektiriyor. Oyunun bu bölümü bir ölçüde

VIZASTAR 64

Metin VURAL ombine programlar, gerek ev bilgisayarlarında, gerekse PC'lerde aranır hale geldi. VIZASTAR 64 adlı program, Commodore 64'ün tüm yeteneklerini sergiliyor olmanın yanısıra, bu bilgisayar için gerçekleştirilmiş yazılımlar arasında ok önemli bir yer tutmaya aday. Program, yıllardır. denenmiş ve halen IBM-PC ve bununla uyumlu Commodore PC-10, PC-20 gibi iş bilgisayarlarında başarıyla kullanılmakta olan “LOTUS” adlı programın Commodore 64'e hemen

“Flight Simulator'ları andırıyor. Eğer uçakları atlatıp düşman üssüne ulaşabilseniz bu kez de mayınlar ve nöbetçiler gibi engeller çıkıyor karşınıza. Ancak korkmayın, size yardımcı olarak mayın tarayıcı, sahte kimlikler, dinamit, el bombası gibi yardımcı malzeme de var. İlk görevi başarı ile tamamhemen tüm özellikleriyle uyarlanmış halidir. VIZASTAR 64, hesap, dosya (Databank ile) ve grafik yap- Ma niteliklerine sahip. Ancak bunları yaparken eşdeğeri ladığınızda ikinci görevi alıyorsunuz. Üsdeki kıtalararası balistik füze kontrol mekanizmasını imha etmek. Üçüncü göreviniz ise üssü yoketmek. Oyun genel olarak harika grafikleri ve ses özellikleri ile dikkat çekiyor. Ancak yüklemenin uzun sürmesi ve senaryonun çok bilinir olması bir dezavantaj yaratıyor. O olabilecek programlardan bazı farklılıkları var. Bunları kısaca sıralayalım: Databank (veri bankası) sistemi, bugün hemen tüm büyük bilgisayarlarda kullanılan bir sistemdir.

Ancak bu sistem büyük ölçüde programın ve bilgisayarın kapasitesine dayalıdır. 64 KByte gibi bir bellek kapasitesinden bahsettiğinizde, bU Uygulamanın ne kadar güç olduğu aklınıza gelebilir. Ama VIZASTAR 64, bu küçük ve kısıtlı sayılabilecek bellek karşısında mükemmelliğini korumasını biliyor. Programın Commodore 64'te çalışması şöyle: Girdiğiniz dosyalar kaydedici birime birer anahtar kelime ile sıralanıyor. Programla çalışmaya başladığınızda, bilgisayar, belleği büyüklüğünde bilgiyi tutuyor. Eğer bellek dışındaki bir bilgi isteniyorsa, klasik yöntemdeki gibi tüm dosyaları tek tek taramak yerine verdiğiniz anahtar kelime yardımıyla indexten hemen yüklemeye geçiyor. Bu işlem üç saniye gibi kısa bir sürede gerçekleşiyor. Dosyalamadaki bu üstünlüğü, VIZASTAR 64'ü Müşteri cari, kasa, kartoteks, stok ve muhasebe işlemleri için vazgeçilemez bir program haline getiriyor. Bu tür programları kullanan kişilerin karşılaştıkları en önemli sorunlardan birine daha çözüm getiriyor VİZASTAR 64. Kendisiyle açılmış dosyaların tümünün adres ve isimlerini tek tek etiketleyebiliyor. Bu özelliği sayesinde firmalar arası ya da Müşterilerle olan yazışmalarda firmanın işlerini hissedilir derecede hafifletmekte . VIZASTAR 64'ün özelliklerini sayarken, hesaplamadan da bahsetmiştik. Bu program, günlük işler sırasında kullanılan en basit işlemlerden, mühendislikteki gibi en karmaşık hesaplara kadar tüm işlem türlerini saniyelerle ifade edilebilecek sürelerde yapar. Bu işlemler ekrandaki işlem alanında bir kez tanımlanır. İstenirse bu formüllerde eklemeler, değiştirmeler veya eksiltmeler yapılabilir. Kendim, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Kürsüsü tarafından yapılmış olan “Türkiye Tiroid Ta-

TRABZON

Taması”nın istatistiksel sonuçlarını bu programla aldım. Programın esnekliği, eski değerleri değiştirmeksizin yenileri eklememize ve kesin sonuçlar elde etmemize olanak sağladi. VIZASTAR 64'te çalışma alanı, alfabetik olarak sıralanmış A ile BL arasındaki 64 kolondan ve 0'dan 999'a kadar sıralanmış 1000 satırdan oluşmaktadır. Bunların birleşmesiyle 64000 küçük işlem hanesi ortaya çıkmaktadır. Bu alanın tamamı, cursor tuşlarıyla denetlenebilmektedir. İstendiğinde bu haneler, tüm ekranı kaplayabilir ve içlerine ister alfanümerik, ister sayısal tüm vetiler yazılabilir. Ekranda istenirse, daha önce sözettiğimiz databank sistemi yardımıyla dokuz ayrı pencere açılabilir. Böylece ekranda aynı anda örneğin dokuz müşterinin görülebilmesi mümkün olur. Hattâ bir pencerede herhangi bir Müşteriye ilişkin veriler görüntülenmekteyken, diğer bir pencerede bu müşteriyle olan ilişkiniz grafik olarak ifade edilebilir ve gerekirse tüm bunlar aynı anda kâğıda dökülebilir. Programın bu özelliğinden yararlanarak, aylık gelişmeleri saptayabilir, stok, ödeme planı vb. konularda daha isabetli kararlar verebilirsiniz. VIZASTAR 64, her dilin kendi özelliklerine kolayca adapte olabilir. Şu anda bile bazı Türkçe karakterleri yazabilme yeteneğine sahip. Bu yeteneği sayesinde kendinize özgü karakterler de tanımlayabilmeniz mümkün. Program bu başarısını, 8 KByte'lik ekstra ROM kartına borçlu. VIZASTAR 64'ü “star” yapan en önemli özellik, sonuçların grafik olarak ifade edilebil- Mesidi Ö grafik ti mektedir. Bunlar “histogram”, “doğrusal”, “pie (pasta dilimi)” ve “multibar (çok sütungrafikler. Bu grafikler dört ayrı renkle renklendirilip, printerle yüksek çözümlemeli olarak basılabiliyor. Epson uyumlular ve diğer birçok bilgiyazar, bu programla rahatça kullanılabiliyor. VIZASTAR 64, kendisini taşıyan bir disketten ve kaliteli grafikleri üreten 8 KByte'lık bir ekstra ROM'dan oluşuyor. Programı Türkçe kullanım kılavuzu ile birlikte ÖZTEKNİK Bilgisayar ve Elektronik'ten (Tel: 521 83 40) temin edebilirsiniz. O