Commodore sayı 10, sayfa 29

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 29

uyum yeteneği, belki de hiçbir yere bağlanmamasından, yurtsuzluğundan ileri gelmektedir. Ama bu yersiz yurtsuzluktan, endişeli bir yabancılık duygusu anlaşılmamalı. Daha çok her yerde kendini yurdunda hissedebilmekle ilgilidir bu duyarlılık. Unutulmamalı ki, yayın yıldızı, lacivert, yıldızlı göğün sahibi, “baba tanrı”'nın simgesi Jüpiter'dir. İlk yasa koyucu, doğal ve insani bütün yasaların bekçisi Jüpiter. Bu yüzden yay burcu insanının benyasanın kayıtsızlığına benzer. Böylesi bir mevkiden beklenebileceği gibi, yay insanı iyi huyludur, olgundur, sohbetine doyum olmaz. Ama onunla konuşurken, onun için farketmediğiniz, sizin yerinizde kim olursa olsun, bu sohbetin aynı canlılık ve kıvılcımla süreceği duygusundan kurtulamazsınız. Sadık olduğunda bile, sadakati sanki sizden çok sadakat fikriyle, ya da başka ama aynı derecede genel ve kişisel bir şeyle ilgili gibidir.

Yasa ve Talih

Bir de yay burcu insanının talihli olduğu söylenir. Aslında bu özelliklerinin temelini de yasalarla olan ilişkilerinden görmek mümkün. Bir anlamda yasaların başlıca işlevi dünyayı rastlantılardan arındırmaktır. Doğal yasalar rastlantıyı bilgi ile aşma çabasının ürünüdürler, toplumsal veya hukuki yasalarsa ceza ile... Yasanın hükmü altına alınan her olay emsalsizliği ile birlikte rastlantısallığını da yitirir; tanıdık bir olaylar zinciri içerisinde kendi türüne ayrılmış olan yeri alır. Bu yüzden çoğumuz için rastlantının taşıdığı duygusal yük, ister istemez, ikirciklidir. Bir yandan, bizi, hayatımızı oluşturan sürekliliklerin temelsizliği ile karşı karşıya bırakır. Bir yasanın koruması altında olduğunu sandığımız onca önemli olayın, nasıl kırılgan olduğunu, her şeyin her şeye nasıl bir pamuk ipliği ile bağlı olduğunu gösterir. (İspanyol film yönetmeni Bunuel'in bir düşü: Hareket halinde lüks bir arabadan hırtın biri bir puro atar; bir dilenci onu almak için yola çıkar, eğilir; o sırada geçen başka bir araba dilenciyi ezerek öldürür.) Diğer yandan, talih olarak yaşadığımızda bile, rastlantıyı kefaretini ödemek zorunda kalacağımız bir şey olarak hissedip ondan ürkmememiz çok güç. Çünkü talih de olsa rastlantı, bizi eninde sonunda yasalarla karşı karşıya getirecektir. Talihlilik her zaman, açıkça olmasa da, yasayı çiğnemektir. Ama işte yasaları koyan ve koruyan onlara dışardan bakmakta, aslında onların dışında varolmaktadır. Gerçi yay insanı düzenden yana olabilir, ama kendisi düzenin içinde olmadan. Rastlantıların, sıradanlığı tanımlayan yasaların böylesine dışında durmayı becerebilen insanların hep yararına çalışması, şaşırtıcı mı? O

Samet KUMAŞ Summer Games II ve ondan sonra türünün üçüncü örneği de oldukça başarılı. Software firmaları arasında önde gelenlerden biri olan Epyx, bu oyunla beklenenin üzerinde bir noktaya erişmiş. Oyun daha önceki iki örnekte de olduğu gibi, açılış seremonisi ve beyaz güvercinlerin uçurulmasıyla başlıyor. Dev meşaleyi tutuşturan yarışmacı, iklim koşullarına uygun olarak kalın bir kıyafet giymiş bu sefer. Menü aynen öncekilerdeki gibi. Yine yedi türün hepsini, birkaçını ya da yalnızca birini seçip oynayabiliyorsunuz. Önceki örneklerden en büyük fark, bu oyunda yüksek puanlara erişmek için joysticki kendinizden geçercesine sallamanızın gerekmemesi. İstenen, konsantrasyon ve yaratıcılık. Oyunların ilki, ski ile artistik atlama. Bu bölümde fazla heyecan, bir kazaya neden olabiliyor. Joysticki kullanarak oyuncunun havada birbirinden güzel numaralar yapmasını sağlayabilirsiniz. Fakat atlamanın hatasız sonuçlanması için çok yoğun dikkat gerekli. Çünkü gereğinden fazla ivme verilmesi, acıklı ve muhtemelen kırıklara neden olan bir inişle sonuçlanabilir. Kayakla tramplen atlama bölümü de harika gerçekleştirilmiş. Bu yarışma iki sahneye bölünmüş. Birinci bölümde kayma ve atlama var. Bu bölüm problemsiz halledilebiliyor. Oyuncu trampleni terkettikten sonra, ekran değişiyor.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.