Larry 5

Larry 5

Larry 5

ersure sure

VARRYS

EE. şu anda aldığımız bir habere göre dergimizin azimsiz muhabiri ve hain virüsü “VİRÜTÜS" “Larry 5” oyununun ilk başrol oyuncusu Larry Laffer ve Passionate Patti'yi, Sierra Stüdyoları'nda yakalamış. Şimdi oraya bağlanıyoruz. Bak Patti'ciğim en sonunda baş başa ve yalnız kalmayı başardık. PATTI: Evet Larry'ciğim bütün oyun ayrı kalmak zorunda kaldık! İnanılması çok zor ama beraberiz işte. LARRY: Neden zor olsun ki? PATTI: Neden mi? Çünkü senin huyundur! İşlerin ne zaman iyi gittiğini sansan başına o an bir şey gelir! LARRY: Sen hiç tasalanma Patti'ciğim başıma gelenlerin tek suçlusu oyunun programcısı Al Lowe denen adam. Şimdi rahatsız. Güven bana. VİRÜTÜS: Öhö öhö.. PATTİ: Yok yok kesin yine başımıza bir dert açılır. LARRY: Canım hayır, ben her şeyi ayarladım...

VİRÜTÜS: ÖHHÖ PÖHHKÖ'!l! LARRY: Bu da kim be? PATTI: Söylememiş miydim... VİRÜTÜS: Bendeniz Commodore AMIGA dergisinde VİRÜTÜS! Sizinle röportaj yapacaktım da.. LARRY: Ya sen muhabirden çok, bir virüse benziyorsun! VİRÜTÜS: Evet, dergimiz okuyucularına en mükemmel açıklamaları oyunların içinde gezinen birisi açıklayabilirdi yani bir virüs. PATTI: Aksanın çok farklı yoksa sen bir Laz uşağı mısın? VİRÜTÜS: Hee... LARRY: Vay hemşerim! Patti ile biz de oradan buralara artist olmaya gelmiştik zaten! Mehmet Emmi'yi tanır mısın? PATTI: Bizim Abidin'e hürmetlerimi yolla... VİRÜTÜS: Tabi tabi şimdi röportaja geçelim isterseniz... LARRY: Geçelim geçelim hemşerim. ALEX hemşerimize şöyle bir söğüş salatası, bi de demi üzerinde çay hazırla getir bakim. VİRÜTÜS: Vay mahcup oldum vallaha... Eee, biraz okuyucularımıza “Larry 5”ten bah-

*kkit

Oyun Değerlendirmesi: AMIGA 1 Mb Grafik Efektler/Müzik Konu Zorluk Genel set bakalım. LARRY: Hemşerim öncelikle bu oyunda Larry 3'e göre büyük yenilikler var. Mesela grafik detaylarını öyle arttırdılar ki kelim bile çıktı ortaya. Buralarda karakteristik burnumuzu çok şirin buluyorlar, onun için burnumu abarta abarta bir hal olmuşlar koçum. Ayrıca oyun ikonlarla oynanıyor. Bu da oyunu çok rahat oynanabilir hale getiriyor. İkonları uzun uzun açıklamaya gerek yok, hemen ne oldukları anlaşılıyor zaten. Konuşma, kullanma, inceleme ve hatta fermuar açma gibi ikonlar var. Cursor'la ekranın üzerine gelince bunların hepsi gözüküyor zaten. VİRÜTÜS: Peki oyunda neler yaptığını kısaca anlatır mısın? LARRY: Tabii... Ha ALEX şuraya koy yavrum. Başka bir arzun var mı virütüscüğüm? VİRÜTÜS: Yoh aga sağol... LARRY: Oyuna gelelim o zaman... Öncelikle diye gayet digitize bağıran patronuma kahveyi alıp götürdüm ve kendimi üç kızı tavlamak zorunda kaldığım bir durumda buldum. Bunu yaptığımı ispatlamak için kızları videoya da almam gerekiyordu. Patronun odasından çıkınca sol üst köşedeki odaya girdim ve sağ altta duran masadan video kasetleri aldım, sağ üstteki su deposundan akan suyla ellerimizi temizledim, sol üst taraftaki çekmeceden şarj aletini aldım, aynı masanın sağındaki alette kasetleri sildim ve soldaki teypten kendime uyan bir oyun havası koyup odadan çıktım. Sol kapıdaki fişe şarj aletini sonra onun da üstüne kamerayı taktım. Şarj olana kadar fanustan bir su içtim. Sonra kamerayı alıp yukarı odaya çıktım. Orada, sağdaki dolaptan kızların dosyalarını aldım ve her dosyanın içinde de bir edevat çıktı. Ayrıca masada duran kredi kartını da unutmadım. Aşağı dönüp sağdan bina dışına çıktım. Limousine'ime bindim ve havaalanına geldim. Kartı soldaki makineye soktuğumda bana gitmek istediğim yeri sordu ben de “NEW YORK” dedim ve kodunu girdim. Biletimi ve kartımı alıp havaalanına girdim. Orada havaalanı görevlilerinin pek benden hoşlanmadıkları ortaya çıktı. Kameraya kartımı gösterince yolcular kısmına alındım. Burada fiyaskoyla sonuçlanan kahve içme ve sandalyeye oturma sahnelerim oldu. Sonra uçağa binilebildiğini söyleyen bir anons oldu ve bileti kapı yanındaki deliğe sokup uçağa bindim. Uçağın kalkmasından bir iki dakika sonra uyuya kalmışım. VİRÜTÜS: Ağzına sağlık abicim. Peki yengemiz ne yapıyordu o sıralarda? PATTI: Pek öyle anormal şeyler değil. Çalıştığım barda piano resitalimi bitirdiğimde kovulduğumu öğrendim. İş yerinden çıkınca bir FBI şefi bana müzik endüstrisinde olan kanunsuzlukları ortaya çıkarmak için ihtiyaçları olduğunu söyledi. Ve bir ajan oluverdim. Daha sonra FBI laboratuvarına gittik. Burada bir profesör eşliğinde deneylere baktım. Deneyler pek iyi sonuçlar vermedi doğrusu. Sonra en sağdaki odaya girdim. (Girmeden önce profesör beni bilgisayara kaydetti) Orada başka bir profesör bir yerime beni radardan izleyebilecekleri bir alet yerleştirdi. Odadan çıkınca masanın üstünden Dataman'i ve iki Datakartımı aldım. Soldaki odadansa füze başlıklı sütyeni aldım ve giydim. Bu arada K-RAP'in datakartını dataman'e taktım. Dışarı çıkıp Limousine'e bindim. Şoför tatlı çocuktu ama sağırdı. Aradaki camı indirmek de işe yaramadı bu yüzden. O yüzden dataman'i göstermeden nereye gideceğimizi anlatamadım. Bu arada arabada duran şampanyayı da kaptım. Biraz sonra araba hareket etti ve ben uyuya kaldım.

VİRÜTÜS: Larry'ciğim biraz sen anlat bakalım. LARRY: Öf şu iş çabuk bitse de sen asıl bana Türkiye'den bahsetsen. Neyse ben o sırada uçakta uyumanın kötü bir şey olduğunu keşfediyordum. İndiğimde lobideki hayır kutusuna sıkışmış parayı alıp, yukarıdaki afişlerden Limousine servisinin numarasını öğrendim (552-4668). Sonra sağdaki telefonlardan Limousine'i çağırıp dışarı çıktım. Limousine'e atladım ve içeride bir ajanda buldum. Bunun içinden bir tomar para ve bir kredi kartı koleksiyonu çıktı. Şoför kızların dosyalarının içinden çıkan HARD DISK CAFE mendilini gösterdim. Görevli adamla bir süre laklaktan sonra bana sağdaki makineden bir şerit hazırladı. Bunu alıp makineye yedirdikten sonra yukarıdaki kapı açıldı ve içeri girdim. Ama aradığım kız daha özel bir bölmedeydi ve oraya benim bilgisayar şeridiyle girilmiyordu. Geri dönüp adamla biraz daha laklakla ve kredi kartı iade edilmesi ile daha imtiyazlı bir şerit elde ettim. Böylece o özel bölgeye geçebildim. Kız oradaydı. Kameraya boş kasetlerden birini takıp takmadığımı kontrol ettim ve kamerayı çalıştırdım ve işe koyuldum. Biraz konuşma ve içimiz kan ağlasa da arabada bulduğumuz bir tomar paranın bağışlanması olayları işi bitirmeye yetti. Kamerayı kapatıp müzeye benzer yere döndüm. Oradaki telefondan tekrar Limousine servisini aradım ve dışarı çıkıp havaalanına gittim (kartı göstererek). Havaalanında bu sefer Atlantic City bileti aldım. İçeride solda tekrar aleti şarj ettim, kasedi değiştirdim. Prize elimi sokunca neler olduğunu söylemeyeyim. Aynı yöntemle uçağa bindim ve yine çok geçmeden uyuya kalmışım. VİRÜTÜS: Öf ne hikâye! Sıra sende Patti'ciğim... PATTI: K-RAP Stüdyoları'na geldiğimizde ilk işim dataman'e bir bakmak oldu. Buradan bir kod öğrendim. İçeri girdiğimde hemen bu kodu kapının yanındaki cihaza girdim. Kapı açıldı ve gizli içeri daldım. İçerde saksıdan anahtarı aldım. Bu anahtarla masanın çekmecesini açtım. İçerisinden aradığım dosyalar çıktı. Çekmeceye biraz daha bakınca bir kod daha öğrendim. Sonra dosyanın fotokopisini çektim. Makine biraz bozuktu galiba ve kömür tozuna bulandım. Sonra dosyaları ve anahtarı yerine bıraktım. Soldaki kapıdan banyoya girdim. Burada duşa girip biraz temizleneyim derken duşun asansör olduğunu gördüm. Çırılçıplak aşağı inmek baya utandırıcı oldu. Neyseki aşağıda RAP kıyafetleri vardı. Bunu giyince sağdaki ekrana gidip yeni öğrendiğim şifreyle 'B' adlı control odasına girdim. İçerde ilerdeki dolaptan bir bant alıp sol alttaki teybe taktım. Sol yukarıdaki aletleri birkaç kurcalayıp, RAP kıyafetlerimi giyerken ses geçirmez camlı bir stüdyoda çene çaldıklarını fark ettiğim adamların konuşmalarına tanık oldum ve hemen banta kaydettim. O sırada diğer stüdyoda çalışan P.C HAMMER beni gördü ve gelip control odasına sıkıştırdı. Ancak beni ispiyonlamaya giderken duş asansörün kodunu eliverdi. Bende bandı kapıp kontrol odasının mikrofonuna bir bağırdım ki cam kırıldı. Buradan kaçıp limousine'e kadar gitmek çocuk oyuncağıydı. Limousine'de ne oldu tahmin et. — VİRÜTÜS: Dataman'deki kartı değiştirip şoföre gösterdim ve uyuya kaldın! Evet Larry sen bu arada Atlantic City'e inmişsindir herhalde. LARRY: Tabi yeğenim. İndikten sonra reklamlardan yine Limousine servisinin numarasını aldım (553-4468). Bu arada bir başka yerin numarasını da öğrendim (554-1272). Bu numaradan insanlar kendilerine Green Card (vatandaşlık belgesi) alabiliyorlarmış. En soldaki makineden yine bir iki sent bulup da numaraları aradım. Green kartımın havaalanının dışındaki çöp kutusunda olacağını öğrendim. Buradan kartımı alıp arabaya bindim. Doktorun kartını gösterince hemen yola çıktık. İndiğim yer iki katlı bir binaydı. Üst kattaki dişçiye girip telefondan doktorun kartından öğrendiğim telefon numarasını (554-3627) çevirdim. Böylece kendime bir randevu kapabildim. Camekanın arkasındaki kadınla kısa bir muhabbetten sonra içeri girdim ve aradığım kız karşımdaydı ama bir şey yapamazsam bir şey kazanacağıma dişimi kaybedecektim. Hemen kamerayı çalıştırdım ve kızla konuşmaya başladım. Fermuar ve inceleme ikonlarıyla yaptığım bazı hokkabazlıklardan sonra kızın istediğinin Green kartımdan başka bir şey olmadığını görüp bunu ona verdim ve şanssız bir demoya kurban gittim. Yine yukarı kattan servise telefon ettim ve havaalanına gittim. Zaten bir tek Miami kalmıştı. Orayı seçtim, kamerayı şarj ettim, son kasedi koydum ve doğru uçak. VİRÜTÜS: İyi uykular... Patti'ciğim sen uyandın mı daha? PATTI: Hem de ne uyanış. Kendimi bir anda Limousine sürücüsünün altında buldum ve zor kaçtım. Geldiğim yer büyük bir gökdelendi. İçeride birkaç denemede bekçiyi uyandırdıktan sonra sağ olsun buluşmak istediğim adamın katına çıkmam için bana yardım etti. Bu katta ilk önce aldığım plağı alıp pikaba koydum. Pikabı geri ileri çalıp eğlenirken alttan kötü mesajlar verildiğini duydum. Bu plağı hemen delil olarak aldım. Sonra ilerideki kapıdan Reverse Biaz adındaki buluşacağım adamın stüdyosuna girdim. Hemen piano başına geçtim ve üçüncü denemede ortaya harika bir şeyler koymayı başardım. Bu kayıttan sonra Reverse denilen çocuğun yanına gittim ve bayağı bir konuşmadan sonra epey ilginç yöntemlerle ondan deliller kaptım. Sonra hemen geri Limousine'e döndüm. VİRÜTÜS: Ve uyudun... Evet Larry'ciğim, bak Patti işleri halletti. Senin sıran... LARRY: Havaalanında yine ilk iş Miami'nin Limo servisinin numarasını bulmak oldu (554-8544). Soldaki kumar makinelerinden bir sent daha kopardım. Bununla servisi arayıp son görevime yollandım. Geldiğim yer bir plaj yanı casinosuydu. Kapıdaki kızla konuşup şansıma on dolar kumar makinesi jetonu kazandım. Bununla içeri girip poker makinelerinde poker oynadım. Sıfırı tükettiğimde tekrar kapıdaki kadından alıyordum. Ama en sonunda 525'i geçkin bir para kazanmayı becerdim. Bunu yaptıktan sonra ilk iş yukarıdaki sütunlar arkasında şov salonuna girmek oldu. Yirmibeşli; iri adama verince bir bikini şov seyretmeyi becerdim ama aradığım kızı bulamadım. Bundan sonra kumarhaneden çıkıp sağdaki yola girdim. Burası adeta bir paten pistiydi. Bu pistteki bütün dükkanlar bir adamın doğum günü dolayısıyla tatil edilmişti. Ancak paten kiralayan dükkan açıktı çünkü sahibesi bu adamın eski karısıydı. Her neyse bu dükkandan kameramı vererek patenleri aldım ve dışarıda giydim. Biraz sağa sola kayınca aradığım kızı buldum ve oturup konuştuğumuzda akşamki çamur güreşine katıldığını öğrendim. Tabi hemen kumarhaneye ve şov odasına. Burada goril bana güreşte yer almam için 500 fişe gereksinim olduğunu ifade ediyor ama zaten uzun uğraşlar sonucu bu miktarı toplamış olduğumdan sorun çıkmadı. Kameramı çalıştırdım ve koltuğuma oturduğumda pistin bir ça-

Larry 5 çamur güreşi pistine çevrildiğini gördüm. Biraz sonra paten pistinde konuştuğum kız ringe atlayıverdi ve akabinde ben. Güreş sırasında kızın yakalayabildiğim her tarafını yakaladım ama rezil olmaktan kurtulamadım. Kumarhanenin kapısındaki adamla konuşunca Limo'mu çağırdım ve havaalanına yollandım. Biletimi alıp uçağıma bindim. VİRÜTÜS: İçimden bir ses daha her şeyin bitmediğini söylüyor. PATTI: Doğru. Ben döndüğümde FBI şefine olanları anlatmaya başladım. O da bana Beyaz Saray'da konser müjdesi verdi. Ama o sırada... LARRY: Tam yine uykuya dalacaktım ki baktım uçak inişi biraz erken ve dik yapıyor. Hostese neler olduğunu sorunca pilotun sözleşmesinin uzak havadayken bittiğini öğrenip kahramanca kontrollere atlıyorum. Biraz sağı solu karıştırınca uçağın burnunu düzeltip harika bir iniş yapıyorum. Uçaktan indiğimde ise kahraman ilan edilip Beyaz Saray'a davet ediliyorum. PATTI: Ve oyunun son sahnesinde Larry ile bir araya geliyoruz. Ama sorunlar uzun bir demo sonunda bile bitmiyor ve oyunun başından beri kullanamadığım sütyenime iş düşüyor... VİRÜTÜS: Helal size çocuklar. Harika bir iş becermişsiniz. Her şey için teşekkürler. Türkiye'ye de bir gelin emi? Size bir dürüm ısmarlarım. LARRY: İnşallah... Çok seviniriz. Hadi güle güle...

Evet böylece süremiz doldu. Gelecek ay yine beni okuyun. Çünkü benim okuyacak başka şeylerim var.