Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 43
numarasını da öğrendim (554-1272). Bu nu- maradan insanlar kendilerine Green Card (va- tandaşlık belgesi) alabiliyorlarmış. En soldaki makineden yine bir iki sent bulup da numara- ları aradım. Green kartımın havaalanının dışın- daki çöp kutusunda olacağını öğrendim. Bura- dan kartımı alıp arabaya bindim. Doktorun kartını gösterince hemen yola çıktık. İndiğim yer bir iki katlı bir binaydı. Üst kattaki dişçiye girip telefondan doktorun kartından öğrendi- ğim telefon numarasını (554-3627) çevirdim. Böylece kendime bir randevu kapabildim. Ca- mekanın arkasındaki kadınla kısa bir muhab- betten sonra içeri girdim ve aradığım kız kar- dışmdaydı ama bir şey yapamazsam bir şey kazanacağıma dişimi kaybedecektim. Hemen kamerayı çalıştırdım ve kızla konuşmaya baş- ladım. Fermuar ve inceleme ikonlarıyla yaptı- ğım bazı hokkobazlıklardan sonra kızın İstedi- ğinin Green kartımdan başka bir şey olmladı- ğını görüp bunu ona verdim ve şanssız bir de- moya kurban gittim. Yine yukarı kattan servise telefon ettim ve havaalanına gittim. Zaten bir tek Miami kalmıştı. Orayı seçtim, kamerayı şarj ettim, son kasedi koydum ve doğru uçak. VİRÜTÜS: İyi uykular... Patti'ciğim sen uyandın mı daha? PATTI: Hem de ne uyanış. Kendimi bir an- da Limousine sürücüsünün altında buldum ve zor kaçtım. Geldiğim yer büyük bir gökdelen- di. İçeride birkaç denemede bekçiyi uyandır- dıktan sonra sağolsun buluşmak istediğim adamın katına çıkmam için bana yardım etti. Bu katta ilk önce altığım plağı alıp pikaba koy- dum. Pikabı geri ileri çalıp eğlenirken alttan kötü mesjalar verildiğini duydum. Bu plağı he- men delil olarak aldım. Sonra ilerideki kapıdan reverse Biaz adındaki buluşacağım adamın stüdyosuna girdim. hemen piano başına geç- tim ve ücüncü denemede ortaya harika bir şeyler koymayı başardım. Bu kayıttan sonra Reverse denilen çocuğun yanına gittim ve ba- yağı bir konuşmadan sonra epey ilginç yön- temlerle ondan deliller kaptım. Sonra hemen geri Limousine'e döndüm. VİRÜTÜS: Ve uyudun... Evet Larry'cim, bak Patti işleri halletti. Senin sıran... LARRAY: Havaalanında yine ilk iş Miami'nin Limo servisinin nurnarasını bulmak oldu (554- 8544). Soldaki kumar makinelerinden bir sent daha kopardım. Bununla servisi arayıp son görevime yollandım. Geldiğim yer bir plaj yanı casinosuydu. Kapıdaki kızla konuşup şansıma on dolar kumar makinesi jetonu kazandım. Bununla içeri girip poker makinelerinde poker oynadım. Sıfırı tükettiğimde tekrar kapıdaki ka- dından alıyordum. Ama en sonunda 525'i geçkin bir para kazanmayı becerdim. Bunu yaptıktan sonra ilk iş yukarıdaki sütunlar arka- sında şov salonuna girmek oldu. Yirmibeşli; iri adama verince bir bikini Şov seyretmeyi be- cerdim ama aradığım kızı bulamadım. Bun- dan sonra kumarhaneden çıkıp sağdaki yola girdim. Burası adeta bir paten pistiydi. Bu pistteki bütün dükkanlar bir adamın doğum günü dolayısıyla tatil edilmişti. Ancak paten ki- ralayan dükkan açıktı çünkü sahibesi bu ada- mın eski karısıydı. Herneyse bu dükkandan kameramı vererek patenleri aldım ve dışarıda giydim. Biraz sağa sola kayınca aradığım kızı buldum ve oturup konuştuğumuzda akşamki çamur güreşine katıldığını öğrendim. Tabi he-
men kumarhaneye ve şov odasına. Burada goril bana güreşte yer almam için 500 fişe ge- reksinim olduğunu ifade ediyor ama zaten Uzun uğraşlar sonucu bu miktarı toplamış ol- duğumdan sorun çıkmadı. Kameramı çalıştır- dım ve koltuğuma oturduğumda pistin bir ça-
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 42
VİRÜTÜS: Larry'ciğim biraz sen anlat bakalım. LARRY: Öf şu iş çabuk bitse de sen asıl bana Türkiye'den bahsetsen. Neyse ben o sırada uçakta uyumanın kötü bir şey olduğunu keşfediyordum. İndiğimde lobideki hayır kutusuna sıkışmış parayı alıp, yukarıdaki afişlerden Limousine servisinin numarasını öğrendim (552-4668). Sonra sağdaki telefonlardan Limousine'i çağırıp dışarı çıktım. Limousine'e atladım ve içeride bir ajanda buldum. Bunun içinden bir tomar para ve bir kredi kartı koleksiyonu çıktı. Şoför kızların dosyalarının içinden çıkan HARD DISK CAFE mendilini gösterdim. Görevli adamla bir süre laklaktan sonra bana sağdaki makineden bir şerit hazırladı. Bunu alıp makineye yedirdikten sonra yukarıdaki kapı açıldı ve içeri girdim. Ama aradığım kız daha özel bir bölmedeydi ve oraya benim bilgisayar şeridiyle girilmiyordu. Geri dönüp adamla biraz daha laklakla ve kredi kartı iade edilmesi ile daha imtiyazlı bir şerit elde ettim. Böylece o özel bölgeye geçebildim. Kız oradaydı. Kameraya boş kasetlerden birini takıp takmadığımı kontrol ettim ve kamerayı çalıştırdım ve işe koyuldum. Biraz konuşma ve içimiz kan ağlasa da arabada bulduğumuz bir tomar paranın bağışlanması olayları işi bitirmeye yetti. Kamerayı kapatıp müzeye benzer yere döndüm. Oradaki telefondan tekrar Limousine servisini aradım ve dışarı çıkıp havaalanına gittim (kartı göstererek). Havaalanında bu sefer Atlantic City bileti aldım. İçeride solda tekrar aleti şarj ettim, kasedi değiştirdim. Prize elimi sokunca neler olduğunu söylemeyeyim. Aynı yöntemle uçağa bindim ve yine çok geçmeden uyuya kalmışım. VİRÜTÜS: Öf ne hikâye! Sıra sende Patti'ciğim... PATTI: K-RAP Stüdyoları'na geldiğimizde ilk işim dataman'e bir bakmak oldu. Buradan bir kod öğrendim. İçeri girdiğimde hemen bu kodu kapının yanındaki cihaza girdim. Kapı açıldı ve gizli içeri daldım. İçerde saksıdan anahtarı aldım. Bu anahtarla masanın çekmecesini açtım. İçerisinden aradığım dosyalar çıktı. Çekmeceye biraz daha bakınca bir kod daha öğrendim. Sonra dosyanın fotokopisini çektim. Makine biraz bozuktu galiba ve kömür tozuna bulandım. Sonra dosyaları ve anahtarı yerine bıraktım. Soldaki kapıdan banyoya girdim. Burada duşa girip biraz temizleneyim derken duşun asansör olduğunu gördüm. Çırılçıplak aşağı inmek baya utandırıcı oldu. Neyseki aşağıda RAP kıyafetleri vardı. Bunu giyince sağdaki ekrana gidip yeni öğrendiğim şifreyle 'B' adlı control odasına girdim. İçerde ilerdeki dolaptan bir bant alıp sol alttaki teybe taktım. Sol yukarıdaki aletleri birkaç kurcalayıp, RAP kıyafetlerimi giyerken ses geçirmez camlı bir stüdyoda çene çaldıklarını fark ettiğim adamların konuşmalarına tanık oldum ve hemen banta kaydettim. O sırada diğer stüdyoda çalışan P.C HAMMER beni gördü ve gelip control odasına sıkıştırdı. Ancak beni ispiyonlamaya giderken duş asansörün kodunu eliverdi. Bende bandı kapıp kontrol odasının mikrofonuna bir bağırdım ki cam kırıldı. Buradan kaçıp limousine'e kadar gitmek çocuk oyuncağıydı. Limousine'de ne oldu tahmin et. — VİRÜTÜS: Dataman'deki kartı değiştirip şoföre gösterdim ve uyuya kaldın! Evet Larry sen bu arada Atlantic City'e inmişsindir herhalde. LARRY: Tabi yeğenim. İndikten sonra reklamlardan yine Limousine servisinin numarasını aldım (553-4468). Bu arada bir başka yerin numarasını da öğrendim (554-1272). Bu numaradan insanlar kendilerine Green Card (vatandaşlık belgesi) alabiliyorlarmış. En soldaki makineden yine bir iki sent bulup da numaraları aradım. Green kartımın havaalanının dışındaki çöp kutusunda olacağını öğrendim. Buradan kartımı alıp arabaya bindim. Doktorun kartını gösterince hemen yola çıktık. İndiğim yer iki katlı bir binaydı. Üst kattaki dişçiye girip telefondan doktorun kartından öğrendiğim telefon numarasını (554-3627) çevirdim. Böylece kendime bir randevu kapabildim. Camekanın arkasındaki kadınla kısa bir muhabbetten sonra içeri girdim ve aradığım kız karşımdaydı ama bir şey yapamazsam bir şey kazanacağıma dişimi kaybedecektim. Hemen kamerayı çalıştırdım ve kızla konuşmaya başladım. Fermuar ve inceleme ikonlarıyla yaptığım bazı hokkabazlıklardan sonra kızın istediğinin Green kartımdan başka bir şey olmadığını görüp bunu ona verdim ve şanssız bir demoya kurban gittim. Yine yukarı kattan servise telefon ettim ve havaalanına gittim. Zaten bir tek Miami kalmıştı. Orayı seçtim, kamerayı şarj ettim, son kasedi koydum ve doğru uçak. VİRÜTÜS: İyi uykular... Patti'ciğim sen uyandın mı daha? PATTI: Hem de ne uyanış. Kendimi bir anda Limousine sürücüsünün altında buldum ve zor kaçtım. Geldiğim yer büyük bir gökdelendi. İçeride birkaç denemede bekçiyi uyandırdıktan sonra sağ olsun buluşmak istediğim adamın katına çıkmam için bana yardım etti. Bu katta ilk önce aldığım plağı alıp pikaba koydum. Pikabı geri ileri çalıp eğlenirken alttan kötü mesajlar verildiğini duydum. Bu plağı hemen delil olarak aldım. Sonra ilerideki kapıdan Reverse Biaz adındaki buluşacağım adamın stüdyosuna girdim. Hemen piano başına geçtim ve üçüncü denemede ortaya harika bir şeyler koymayı başardım. Bu kayıttan sonra Reverse denilen çocuğun yanına gittim ve bayağı bir konuşmadan sonra epey ilginç yöntemlerle ondan deliller kaptım. Sonra hemen geri Limousine'e döndüm. VİRÜTÜS: Ve uyudun... Evet Larry'ciğim, bak Patti işleri halletti. Senin sıran... LARRY: Havaalanında yine ilk iş Miami'nin Limo servisinin numarasını bulmak oldu (554-8544). Soldaki kumar makinelerinden bir sent daha kopardım. Bununla servisi arayıp son görevime yollandım. Geldiğim yer bir plaj yanı casinosuydu. Kapıdaki kızla konuşup şansıma on dolar kumar makinesi jetonu kazandım. Bununla içeri girip poker makinelerinde poker oynadım. Sıfırı tükettiğimde tekrar kapıdaki kadından alıyordum. Ama en sonunda 525'i geçkin bir para kazanmayı becerdim. Bunu yaptıktan sonra ilk iş yukarıdaki sütunlar arkasında şov salonuna girmek oldu. Yirmibeşli; iri adama verince bir bikini şov seyretmeyi becerdim ama aradığım kızı bulamadım. Bundan sonra kumarhaneden çıkıp sağdaki yola girdim. Burası adeta bir paten pistiydi. Bu pistteki bütün dükkanlar bir adamın doğum günü dolayısıyla tatil edilmişti. Ancak paten kiralayan dükkan açıktı çünkü sahibesi bu adamın eski karısıydı. Her neyse bu dükkandan kameramı vererek patenleri aldım ve dışarıda giydim. Biraz sağa sola kayınca aradığım kızı buldum ve oturup konuştuğumuzda akşamki çamur güreşine katıldığını öğrendim. Tabi hemen kumarhaneye ve şov odasına. Burada goril bana güreşte yer almam için 500 fişe gereksinim olduğunu ifade ediyor ama zaten uzun uğraşlar sonucu bu miktarı toplamış olduğumdan sorun çıkmadı. Kameramı çalıştırdım ve koltuğuma oturduğumda pistin bir ça-