Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 44
“Eminim ki dergiye mektup yazan herkes kendi ilgi alanına giren köşelerin kısalığından yakınıyordur. Kimsenin köşesinde de gözümüz yok, örneğin Amos'la hiç ilgilenmememe ve köşeyi okumamama karşın, Amos köşesini kaldırın, Hızır Acil'i arttırın demiyorum. Ancak dergide bilgisayar dünyasıyla ilgisiz, kelalaka ! insanlarla röportajlar yapılması, bazı kişilerin Amiga 1500'lerinin blitter hardware ve Amiga 600'lerin library arasındaki teorik bazdaki farklılıkları profesyonel bir üslupla kaleme alışı (!) yine bu derginin köşelerinde yer alırken, ilgilendikleri köşelerin sayfa sayılarının arttırılması için mektup yazan insanlara olumsuz cevap verilmesi bence biraz haksızlık oluyor. Siz bu köşeleri kaldırın da, isterseniz Amos köşesini arttırın. Bana bir faydası olmasa bile, en azından bununla ilgilenen arkadaşlar bundan faydalanacaklardır. Tabii burada kültür, sanat, edebiyat yapılacaktır. Tamam sanatla ilgilenmek, kültürlü olmak güzel bir şey ama bu bir bilgisayar dergisi, insanlar bunun dışında ilgilendikleri konularda da gerekli dergileri alırlar. Zaten siz de takdir edersiniz ki bu işin bir sonu yok: İnsanların ilgilenmeleri gereken her alanı dergimize alırsanız, felsefe köşesi, matematik, bilim, tarih, coğrafya, hukuk, tıp, edebiyat (tabii aslında bu var zaten), spor, doğa bilimleri, psikoloji, (Bunlar sonsuza kadar gidebilir. Öğrenmenin sınırı yoktur !!) dergiden Amiga'ya yer kalmaz. Bence bir bilgisayar dergisi, bilgisayarla ilgili röportajlar, bir sürrealist resim tarihi dergisindeki Dos 2.0'ın exec library'sinin tanıtılmasından farklıdır. Tabii alt tarafı 3 sayfa için amma tantana yapıyor diyebilirsiniz. Ama bitmesin diye azar azar okuduğumuz bu derginin bir satırının bile işgali hoşumuza gitmiyor, o yüzden kusura
Eğer bu satırlar editörümüz tarafından basılırsa, bu köşeyi okuyan herkesten, dergiye editör adına bir tebrik mektubu yazmasını rica ediyorum!
Sıra Sinan'ın sorduğu bazı soruları yanıtlamaya geldi, Öbür sorularına zamanla yer vereceğim.
* Imagine çalışırken bazen kilitleniyor. Normal mi?
Bu kilitlenme gayet normal. Eğer hatırlarsanız, programın ilk versiyonları habire kitlenmekteydi. Şimdi bu biraz daha düzelmiş. Zaten program çalışırken bilgisayarın bütün olanaklarını sömürüyor. Örneğin menülerle oynarken hızla birkaç seçim yaparsanız, kilitlenme kaçınılmaz oluyor. Bu yüzden, hele hızlandırılmamış Amigalarda dikkatli ve yavaş davranmanızı tavsiye ederim. Bu yüzden yavaş olsun da zor olmasın diyerek biraz daha sakin davranmanı öğütleyebilirim (68040 kullanan bir makinayı da kilitleyebilen sabırsız bir kişinin böyle akıllar vermesi ne demek?),
* Disketten çalışırken, herbiri 55000 byte'lık 29 resmi bir diskete nasıl sığdırırım ?
Bana göre, yakında bir harddisk alacaksın. Veya daha az kare ve daha düşük çözünürlükler kullan.
* Verdiğim bir örnekte piramidin zeminle çakıştığını söylüyor. Doğrudur. İki cisim üst üste çıktığına göre, plane'i seçip move komutuyla veya position'dan gerekli koordinatı girerek piramidin tabanına yerleştirirsen, böyle bir sorunun kalmaz.
Bir dahaki aya kadar hoşçakalın.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 45
NADA
Maharet
Kyrandia TERE LEGEND ÖF
kl â RASİM MİNGÜ Eğer Indiana Jones'u ve Monkey Island II'yi bitirip de hâlâ Icon-Adventure'lardan zevkinizi alamadıysanız, size tavsiye edeceğim güzel bir oyun var. Legend of Kyrandia, Lucas ve Sierra'nınkilerle yarışacak kalitede bir adventure. Fakat tam anlamıyla bir melez. İsmine bakılınca SSI'ı, konusuna bakılınca Sierra'yı, grafiklerine bakılınca da Lucas'ı anımsatıyor. Yani uzun lafın kısası bu üç firma birleşip bir oyun yapsalardı, bu Legend of Kyrandia olurdu. Yalnız bu oyunu oldukça eski ve köklü bir firma olan Westwood yapmış. Westwood'u rahmetli Infocom ile yaptıkları çalışmalardan tanırsınız, fakat bu sefer tek başına bir oyun yapmış ve bunu da becermiş. Grafikler, adventure'cıların görebileceklerinin en iyisi, hem de SVGA kartlarını destekliyor. Müzikler Lucas'ın iMUSE sistemiyle yarışamasa da gayet kaliteli. Fakat oyun kontrolleri çok kısır; Westwood bütün komutları bir araya toplamış. Bir tek imleç ile her şeyi halledebiliyorsunuz. Kontrolün oldukça basite indirgenmiş olması oyunu büyük ölçüde kolaylaştırmış. Bunun sonucunda da Westwood diğer firmalar gibi oyuna benzer ihtimaller üzerine kurulmuş, deneme yanılma yöntemiyle anlaşılabilecek bilmeceler eklemiş. Bu yola başvurması bence büyük hata. Oyunumuz, Kyrandia isimli masalvari bir ülkede geçiyor. Burası ormanlarla kaplı tam bir ortaçağ ülkesi (annem doğa güzelliklerini görünce Kyrandia'da yaşamak istedi, şimdi vize işlemleriyle uğraşıyor). Yalnız bu ülkeye büyü hâkim. Malcolm adlı bir maskara kral ve kraliçeyi öldürmüş ve büyükbabanızın liderliğinde etkisiz hâle getirilmiş. Şimdi Malcolm geri döndü ve intikam peşinde. Başta büyücüler olmak üzere, herkes çaresiz. Siz oyunda Kallak'ın torunu Brandon'u (gerçek kimliğinizi ilerde öğreneceksiniz) yönetiyorsunuz. IM:
Oyuna başladığınızda kazandan elmayı masanın altından testereyi, masanın üstünden de büyük babanızın yardım mesajını ve mücevheri alın. Evden çıkıp iki ekran sola, bir ekran yukarı gidin önünüze çıkan tapınağa girip mesajı Brynn'a verin. Buradan evin önüne gelin üç ekran sağa, bir ekran yukarı ve bir ekran sağa gidin. yolculuk sırasında etrafta çeşitli mücevherler göreceksiniz, bunların hepsini toplayın. Eğer koyacak yeriniz kalmazsa, belli bir yerde küme halinde bırakın. Eğer dediğim yönde gittiyseniz, karşınıza bir sunak çıkacaktır. Sunağın yanlarında güller var, bunlardan bir tane kopartıp Brynn'a götürün ve size verdiği gümüş gülü de alın. Şimdi evin önünden iki ekran sağa gidin ve göle damlayan gözyaşlarından bir tane yakalayın (imleçi göle klikleyerek). Ağaç evin sol ta- Tafında bulunan kurumuş söğüdün gövdesindeki oyuğa bu gözyaşını yerleştirin. Yanınızda Merith beliriyor ve sizle sevimsiz bir oyun oynamak istiyor. Gözyaşı gölünün sağ tarafına kadar onu kovalayın ve buradan bir ekran yukarı çıkıp onu yakalayın. Ağaçtan indiği sırada düşürdüğü misketi alın ve bir ekran sağa giderek bu parçayı sunağın eksik kısmına (üstündeki çatallardan birinin ucu eksik) misketi takın. Gümüş gülü de sunağın üstüne koyunca, büyü yapmamızı sağlayan kraliyet madalyonunu ele geçiriyoruz. Sıra geldi madalyonun içini büyülerle doldurmaya. Bir ekran sola ve üç ekran aşağıya gidin; mağraya girip testereyi Hermann'a verin. Dışarıda biraz dolaşıp döndüğünüzde, köprünün tamir edildiğini göreceksiniz. Karşıya geçip bir ekran sola gidin ve karşınıza çıkan kulübeye girin. Buradaki büyücü sizden kuş tüyü istiyor. Şimdi buradan çıkıp bir ekran aşağıya, heykelin yanına gelin. Şimdi yapacağınız şey ormanı (mağaranın sol tarafındaki bölümünü) dolaşıp ağaçlardan düşmüş tohumları toplamak.