Pilotlar Kahvesi

Evet, bir kere daha merhabalar hepinize. Yeni simülasyonların çıkmasını beklemekten hepimiz artık usandık. Ama elimizden bu konuda bir şey gelmez, eski simülasyonlarımıza devam. Her zaman bahsettiğimiz F-16 Falcon, Battle of Britain ve Combat Pilot dışında birçok güzel simülasyon var aslında. Madem yenileri henüz çıkmadı (B-17 Flying Fortress vallaha çıkıyormuş!!!) biz de eskilerinden birkaçını hatırlatalım dedik. Mesela Dynamix firmasının A-10 Tank Killer isimli bir simülasyonu var. Hatta bir ara bu oyunun bir data disketi bile çıktı. Oyun çok gerçekçi bir uçuş simülasyonu değil, ancak güzel bir havası ve A-10 görevlerinin zorluğunu açıkça ortaya çıkaran güzel görevleri var. Ne yazık ki, görev sayısı son derece sınırlı. Aynı şirketin normal Amigalarda oynanması azap olan Red Baron oyunu var. Eğer gerçekten hızlı bir bilgisayarınız ve alternatif olarak bir hard diskiniz varsa, sizi bayağı bir süre oyalayabilir. Bu oyun, isminin çağrıştırdığı gibi bir birinci dünya savaşı simülasyonu. Oyunun teknik açıdan yetersiz olmasını bir kenara bırakacak olursanız, güzel hava savaşları yapılabilen bir oyun. En güzel özelliği ise Replay fonksiyonu. Eğer bir Replay kaydederseniz, alıştığınız gibi herhangi bir açıdan olayı seyredebiliyor, diğer uçakların gözünden olayı yaşayabiliyor ve en güzeli istediğiniz bir anda kumandayı elinize alabiliyorsunuz. Son derece örnek bir Replay özelliği. Unutmayın, uçaklar dışında da güzel simülasyon konuları var. Bunların arasında önemli bir bölüm araba simülasyonları. 4D Sports Driving bu sene başında çıktı, ancak özellikle Formula 1, oyunun çıkması ile gölgede kaldı. 4D Sports Driving'de kendinize pistler yaratabileceğinizi ve değişik özelliklere sahip arabalarla bu pistlerde yarışabileceğinizi:

Şunu hatırlatalım (Mesela Indy-500, Porsche 911, Jaguar XJ-6, Audi Quattro). Simülasyonlar illa vektörel olmak zorunda değil, son derece eski iki deniz altı simülasyonu olan 688 Attack Sub ve Sub Battle Simulator'da olduğu gibi. Özellikle ikinci simülasyonu sadece meraklıları hatırlayacaklar. Teknik olarak zayıf olan ancak iyi bir konuyu benzerlerinden daha gerçekçi olarak işleyen bir simülasyon. Oyunda ikinci dünya savaşında bir Alman veya Amerikan denizaltısı yönetiyorsunuz. Bu aklıma gelmişken... Bir ara piyasaya Wolfpack isminde bir ikinci dünya savaşı denizaltı simülasyonu çıktı. Ancak ne var ki, benim bulabildiğim bütün versiyonlarında mouse kontrolü ile ilgili bir sorun vardı. Eğer birinizin elinde bu oyunun oynanabilir bir versiyonu varsa, haber verin. İşte size eskilerde kalmış birkaç isim. Eğer bizim gibi Formula 1 hastası iseniz, size biraz yardımcı olayım. Türker Nazlıaka sayesinde 1991 yarış sezonundaki tüm arabaları ve şoförlerini bulduk. İşte pilotlar:

Kahvesi

McLaren Honda

1 Ayrton Senna 2 Gerhard Berger 3 Olivier Grouillard 4 Andrea de Cesaris 5 Nigel Mansell 6 Riccardo Patrese

Tyrrell Ilmor

Williams Renault

Brabham Judd 7 Eric van der Poele 8 Giovanna Amati (evet bir kadın!!) 9 Michele Alboreto 10 Aguri Suzuki 11 Mika Hakkinen 12 Johnny Herbert 14 Andrea Chiesa 15 Gabriele Tarquini 15 numara oyunda yok tabii, bu araba genelde siyah ve kırmızı lekeleri var. March Ilmor 16 Karl Wendlinger 17 Paul Belmondo 18 numara yok !!!! 19 Michael Schumacher 20 Martin Brundle BMS Dallara Ferrari 21 Pierluigi Martini 22 JJ Lehto Minardi Lamborghini 23 Christian Fittipaldi

Footwork Honda Lotus Ford

Fondmetal Ford

Benetton Ford

24 Gianni Morbidelli 25 Thierry Boutsen 26 Erik Comas 27 Jean Alesi 28 Ivan Capelli 29 Bertrand Gachot 30 Ukyo Katayama 32 Stefan Modena 33 Mauricio Gugelmin 34 Alessandro Caffi 35 Enrico Bertaggia Umarım bu isimler hoşunuza gider, gelelim mektuplarınıza. İlk olarak ufak bir sorunla karşı karşıya kaldım. Hatırlarsanız geçenlerde Yiğit Güçtaş ve Alper Ayar arkadaşlarımız bize bir dizi helikopterin özelliklerini yazıp göndermişlerdi. İster inanın ister inanmayın, yazmaya devam ediyorlar. Egemen İmre arkadaşımız da bana helikopter dataları gönderince, şu an masam helikopter satın alma ve etüt idaresinin masasına döndü. İstemediğiniz kadar helikopter datası var elimde. Hepinize sonsuz teşekkürler, ancak tüm helikopterleri buraya sığdırmam mümkün değil, onları ben yazmak zorundayım. Kimse darılmasın ve kırılmasın, benim de ellerim kırılmasın diye çözümü bu datalardan bazılarını seçmekte buldum. Umarım herkes mutludur. Üstelik helikopterleri seçerken fotoğraflarını da buldum, güzel değil mi? Sikorsky CH-53 S-60 S-80

Ligier Renault Ferrari Ferrari Venturi Lamborghini Jordan Yamaha

Andrea Moda Judd

Motor 3 adet toplam 3265 - 4380 shp güçte Maksimum kalkış ağırlığı: 33.370 kg.

Yüklenim 14.530 kg. Menzil 2.075 km. Hızı 315 km/h.

Bu helikopteri anlamak için bir kere görmek gerek. 26 metre boy, 7.5 metre yükseklik, korkunç bir kütle. Fotoğrafların ilkinde, bu devi Nimitz'e inerken görüyorsunuz, arka planda meşhur VF-84 Tomcat'leri var. İkinci fotoğrafta havada çekilmiş bir fotoğraf görüyoruz. Burada oyunlarda son derece sık kullandığımız Flare olayını görmek mümkün.

Sikorsky SH-60B Seahawk

Motor 2 adet toplam 1415 shp gücünde Maksimum kalkış ağırlığı: 9.935 kg. Maksimum Hızı: 296 km/h. Menzil: 805 km,

Bu helikopter LAMPS III adı verilen Donanmanın temel deniz

altı av sistemidir. Bu helikopter bugünlerde son derece popüler olan Nighthawk helikopterinin deniz kuvvetleri tarafından kullanılan modelidir. Fotoğrafta arka planda bulunan gemi Amerikan Oliver Hazard Perry sınıfı bir fırkateyn olan FFG-37 USS Crommelin. Bu gemi iki adet Seahawk taşıyor. Fotoğrafta birçok enteresan nokta var. İlk olarak helikopterin renginden bahsedelim. Bu renk, donanmanın kullandığı az görünen ve daha az bir kızılötesi hedef verdiği iddia edilen Low-vis Grey tonu. Şu an donanmanın tüm uçakları bu renge boyanmış durumdalar. CH-53'ün bulunduğu fotoğraftaki F-14 gibi renkli boyamalar, istisnalar dışında yok. İkinci olarak arka tarafa doğru yer alan sarı nesneden bahsetmek istiyorum. Bu nesneye MAD Bird denir. MAD Magnetic Anomaly Detector lafından (Manyetik anormallik detektörü) kısaltmadır ve metal cisimlerin oluşturduğu manyetik değişimleri saptamakta kullanılır. Tabii bu işlem için bu aletin sarkıtılması, helikopterden uzaklaştırılması gerekir. Helikopter bu 'kuşu' uçurtma gibi çekerek dolaştırarak çalıştırır. Bu helikopteri resimdeki geminin kız kardeşini gezerken (FFG-36 Underwood) yakından inceleme fırsatı buldum. Belki de en inanılmaz özelliği, bu helikopterin bir oyuncak gibi katlanabilmesi. Son derece ilginç. İlk olarak ana rotor kanatları hep bir tarafa kıvrılıyor ve uçları katlanıyor. Aynı şey kuyruk rotoru kanatları için de var. Kuyruk dikmesi aşağı, bütün kuyruk kısmı, ucu kapıya gelecek şekilde öne katlanıyor, araç biraz da boydan çökerek mini minnacık bir yere sığabiliyor.

Agusta A 109 Mk

Motor : 2 adet toplam 840 shp gücünde Maksimum Kalkış ağırlığı : 2.600 kg. Maksimum hızı 285 km/h. Maksimum menzil: 650 km.

Tam anlamıyla çok amaçlı bir helikopter. Askeri ve sivil birçok modeli mevcut. Fotoğrafta saldırı amaçlı bir modelini görmektesiniz. Alper Ayar ve Yiğit Güçtaş, helikopter simsarlığının yanısıra bazı enteresan bilgiler göndermişler. Listelerindeki eksiklere rağmen gelişimin ilginçliği açısından dikkate değer..

Tepkili uçakların hız rekorları:

15.948 F-86A 1079 km/h. 19.11.52 F-86D 1124 km/h. 16.7.53 F-866D 1151 km/h. 20.8.55 F-100 1329 km/h. 10.12.57 F-101 1943 km/h. 16.5.58 F-104 2379 km/h.

Arkadaşlarımızın bir iki sorusu da var: 1.Bir F-16'nın maliyeti, çıplak 25 milyon dolar civarında. Tabii ki bu fiyat istenen donanıma, üretilecek olan uçak sayısına ve verilecek olan desteğe göre değişik rakamlar alabiliyor. Mesela Türk hava kuvvetlerine maliyeti hakkında kesin bir rakam bilmiyorum. Stinger füzesinin maliyeti hakkında da elimde kesin bir rakam yok. Ne var ki, Stinger füzesinin satışı kontrol altında tutuluyor. ere bu füzeler, Ruslara karşı savaşan Afgan mücahitlere verilmişti. Ancak verilen her füze seri numarası ile takip altında tutuldu. Duyduğuma göre sadece 7 adet stinger füzesinin akıbeti bilinmiyor (Yanlış anlaşılma olasın, çeşitli ülkelerin orduları bu silahı 2. Piyasadaki en iyi tank simülasyonunu bilmiyorum, özellikle iyi kelimesinin herkese göre değişik anlamı olması işimi bir hayli zorlaştırıyor. Ancak sana bildiğim tank simülasyonlarını sıralayayım: Mİ Tank Platoon, Team Yankee, Pasific Islands. 3. Thunderhawk'taki helikopterin sileceğini bilmiyorum, ancak demoda inerken görülen helikopter bir veya 200 serisi Huey. Oysa daha sonra gözüken helikopter, kesinlikle bir Sea King Sağolun çocuklar, ama ne olur daha fazla helikopter datası göndermeyin. Gelelim Egemen İmre arkadaşımıza, gönderdiğin tüm datalar için son derece teşekkürler. Bu ay içim dışım data oldu, ileride datalarını kullanacağım (izninle !!). Yazışmak isteyenler için adresi: ği Egemen İmre, 227 sk. 14/4 Hatay/ İzmir 35280 Gelelim sorulara. Red-Out, aşırı negatif G kuvvetine maruz kalan pilotların başına gelir. Kan beyne fırlar, gözlerde kanlanma olur, bayılmaya kadar gider. Black-Out daha sık karşılaşılan bir durumdur, zira uçaklar genelde daha çok pozitif G kuvvetine dayanacak şekilde dizayn edilirler.Pozitif G etkisinde, kan beyne gidemez ve bir süre sonra pilotun görüşünün kararmasına, daha sonra ise kaybetmesine sebep olur. İşte ilginç bir mektup daha: gelip gelmediğini merak etti sahibi Atamer Asrak. Şüphelerini yok ettiğimi sorularının cevapları: 1. F-18 Interceptor'da tam 6 adet görev var. a. Kimliği belirlenemeyen uçağı teşhis ederek geri dönün. b. Başkanın uçağına saldıran düşmanları yok edin. c. Teröristler tarafından kaçırılmış olan iki adet F-16'yı üsse geri getirmeye çalışın. d. Savaşırken düşen bir pilot, suda yardım beklemekte, yardım paketini acilen ona ulaştırın. e. Hava üslerinizden birine atılan bir Cruise füzesini yok edin. f. Düşman denizaltı uçak gemisini yok edin. Görevlere başlayabilmek için uçak gemisine başarılı bir iniş yapmanız şart. 2. F-18'deki Mig-29'lar aslında o kadar aptal değiller. Eğer görevlerde ilerlersen, ne kadar sinsi ve tehlikeli olabileceklerini görürsün. Eğer daha akıllı rakipler istiyorsan, modemle arkadaşlarına karşı oynamayı dene. 6. Sadece şu kadarını söyleyeyim, bu oyunları oynayarak belki pilot olmayabilirsin, ama asla kendine zarar veremezsin. 7. ACE oyununda (Commodore 64 veya Plus - 4) füze rampalarını AGM füzeleri veya makinalı ile tankları vurduğun gibi rahatlıkla vurabilirsin. Arada derede kalan sorularının yanıtlarını yine köşemizde bulabilirsin. İstanbul'dan yazan Alp Akgün, meraklılarını çok ilgilendirecek bilgiler göndermiş.Türkçe olarak yayınlanan 2. Dünya savaşı belgesel savaş dizisi kitaplarını: Kastaş A.Ş Kasnak Basın Yayın Teşkilatı A.Ş. Başmuhasip sok. Tolos Han 16-101 Cağaloğlu- İstanbul Tel: 520 59 70 adresinden temin edebilirsiniz.

Bu köşeye gerçekten mektup içi Bu sözlerin

İşte bu seriden birkaç kitap adı: Hitler'in Açık Deniz Filosu Richard Humble Ölüm Avcıları Heinz Knoke 633. Filo Frederic E. Smith Graf Spee'nin Sonu Sir Eugen Milington Drake İşte köşemize mektup başına soru gönderme rekorunu kıran *Firestorm'un bazı sorularının cevapları (Tam 26 tane var!!!): 4) Air Combat, maalesef daha ortalarda yok. 9) Bu bir tavsiye: Birds of Prey'de düşman var diye otomatik pilota geçemiyorsanız, radar menzilini 5'e alın. 10) Gelelim Formula-1'deki vites ayarlarına.Bu konuda en büyük yardımcım Haruna oldu. Vites oranlarını oynadığınız piste göre ayarlayarak büyük avantaj elde edebilirsiniz, ACE oynuyorsanız ise şansınız biraz artar, nasıl mı?

Vites ayarındaki çizgiler o vitesin ne kadar çekeceğini gösterir. Mesela ilk vitesteki çizgiyi kısaltırsanız arabanız o vitesin son devirine hemen çıkar ve yeni vitese geçmek zorunda kalırsınız.- Burada asıl önemli olan vitesler arasındaki mesafe. Eğer ara çok artarsa,.o zaman yüksek vitese geçince devir çok düşecek ve arabanın ivmesi azalacaktır. Unutulmaması gereken, arabanızı 14 bin devir civarında değil 12 bin devir civarına göre ayarlamanızdır. Tabii belirli pistlerde bazı vitesler daha çok kullanılıyor. Örnek olarak Phoenix'te yüksek hızdan çok, çabuk viteslere önem vermelisiniz. Sadece start düzlüğünde son hıza kadar çıkıyorsunuz. Anla Almanya, Meksika ve İtalya'da uzun düzlüklerde gi yorsunuz. Burada son süratinizin yüksek olması avantajınıza olacak. Bir ikinci etken de kanatlar. Kanatlar ne kadar alçak (sayısı az) olursa o kadar az rüzgar direnci gösterirler, arabının ilgili kontrolü o kadar zorlaşır ve araba o denli hızlı gider. 11) Indianapolis, herkeste (en azından yarış seven) bulunması gereken tek disketlik bir oyun. 16) Angle of Attack uçağının burnunun ufka yaptığı açı. Birinci Dünya Savaşı'nda uçan pilotlar neredeyse hiçbir alet olmadan uçabiliyorlardı, pek ala sen de uçabilirsin. 17) 2400 Baud bir Modem 350 Dm civarında, telefon faturaları hariç (Modemleri normal telefon ağında kullanmak yasaktır, söylemiş olayım da). işi Gelelim İstanbul'dan Özgür 'Iceman' Öztürk. Arkadaşımız Birds of Prey ile ilgili başından geçen bazı olayları anlatmış. Oyunda yükselince havanın kararması, uçağın atmosferin üst katmanlarına çıkmasının sonucu. 100.000 feet yaklaşık 33 kilometre anlamına geliyor ve burada artık normal Troposfer'den söz etmek mümkün değil. Kararma bundan oluyor. Eğer uçakla seyehat etmişseniz, havanın az da olsa karardığını, aşağısının daha aydınlık, yukarısının ise alacakaranlık olduğunu farketmişsinizdir. Oyunun değerlendirme kısmı maalesef o kadar iyi değil. Radarlara gelince. Tabii ki bir bilgisayar simülasyonunda tüm uçakların radar karakteristiklerini tam olarak vermek son derece zor. Bunun yerine yaklaşıklıklar yapılıyor. Ancak 460 Kilometre menzilli füzeleri 460 kilometreden kilitlemek herhangi bir radarla da mümkün değil. Gelelim radara yakalanmayan uçaklara. Bir uçağın Stealth olması onun hiç gözükmeyeceği anlamına gelmez. Körfez savaşı sırasında F-117'lerin bazı radarlarla izlenebildiği biliniyor. Ancak Stealth bir uçağın radar ekosu normal (yağlı) bir hedefin radar ekosunun yanında son derece silik kalacaktır. Arkadaşımın sorusu Battle of Britain ile ilgili: Görevin en başında kod girmek için bir kere telsiz bölümüne gelmeniz yeterli. Burada o sırada bulunan savaş gruplarını uçuş doğrultularını ve gerekli bilgileri bulabilirsiniz.Artık havadaki durumu gözünüzün önüne getirmeyi denemelisiniz. Kim ne yapacak, bundan sonra nereye gidecek, amacı ne, onları nerede yakalayabilirim gibi soruları cevaplamalısınız. Ondan sonra (Savaş planınız hazırlandıktan sonra) savaşa geçebilirsiniz. Eğer kafanızdaki resim dağılırsa yeniden telsiz odasına geçin. Örneğin, doğuda 10 mil ötede benim üzerime gelen iki Bf-109 var. Güneyde 20 mil ötede ise yine bana doğru uçan iki Bf-109 var. Artık havada dört adet düşmanınızın olduğunu, doğuya doğru uçarsanız kısa bir zaman içinde ilk ikisi ile karşılaşacağınızı bu sürenin yaklaşık iki buçuk katı süre içinde de diğerlerinin size yetişeceğini veya batınızdan kuzeye geçip gideceklerini, eğer doğu itmişseniz muhtemelen arkadan saldıracaklarını düşünmeli z. Kendi görevlerinizi nasıl oluşturacağınızı bir diğer yazıda açıklayacağım. Yazışmak isteyenler için: Özgür Öztürk, Soğanlı mah. Erman sok. no. 16/10 Bahçelievler/İstanbul 34580 Daha mektuplarınız bitmedi, şimdi sırada Bora Vi; iper' Acar var. Arkadaşımızın sorularının cevaplarını bulur bulmaz yayınlayacağım, ancak Bora son derece yararlı olacağını umduğum tiyolar göndermiş: Battle of Britain'de bombardıman görevinden dönerken 100 feet'in altından uçun, diyor Bora. Bu sayede hem alttan gelen saldırıları savuşturabiliyor, hem yukarıdan dalan rakiplerinizin banyo yapmasını sağlıyabiliyorsunuz. Ancak bu durumun ufak bir sakıncası var, paraşüt 200 feet'in altında açılmıyor. Bora aynı zamanda Operation Spurance isimli oyun için de bir tiyo göndermiş. Operation Spurance deyince bir iki laf etmek istiyorum. Bu oyunda körfez bölgesinde bir Amerikan destroyerine kumanda edebiliyorsunuz. İşin ilginç yanı, bu oyun (her nedense) USS John Young Tl ismi ile piyasaya çıktı. Aslında ikisi de aynı oyun. Limandan çıkmak için, hızınızı 96 20 (Reverse olarak)'ye getirmeli ve F6 ile F10 tuşları ile arkanızı kollayarak dışarı çıkmalısınız. En önemlisi bundan sonrası, limandan çıkarken yeşil şamandıraları solunuza, kırmızıları ise sağınızda bırakın, girerken ise tam te yapın. Bora, ayrıca mektubunda Yunan donanmasının birimlerinden de bahsetmiş. Hepsini burada sıralamak istemiyorum, ancak güncel olduğu için Yunan donanmasında bulunan iki tür gemiden bahsetmek istiyorum. Bunlardan ilki Kortenear tipi fırkateyn. Bu gemiler 130 metre boyunda 14.4 metre eninde 3050 tonluk Hollanda yapımı gemilerdir ve Yunan donanması dahil, birçok Avrupa donanmasında kullanılırlar. Gemilerin orjinal dizaynında biri burunda biri hangarın üzerinde olmak üzere iki adet OTO Malera lisanslı 76 mm'lik top bulunuyordu. Ancak benim gördüğüm bütün Kortenaer'larda hangarın üzerindeki top yerini yakın menzil çok namlulu seri atışlı bir topa bırakmıştı. Gemide iki adet Lynx ayarında helikopteri barındırabilen geniş bir hangar, 8 adet Harpoon füzesi fırlatıcısı ve bir yakın menzil hava savunma sistemi yer almakta. Bu hava savunma sistemi klasik olarak Mk 29 Sea Sparrow sistemidir. İstanbul'da oturanlarınız Nato tatbikatına katılan iki adet Kortenaer tipi fırkateyni (Biri Alman, Biri Hollanda'lı) uzun bir süre Dolmabahçe açıklarında görme imkanına sahiptiler.

k istediğim gemi ise, Amerikan Gearing yapısı kemiz donanmasında da bulunan bu destroyerlere yaygın olarak FRAM | de denmektedir (Fleet Rehabilization and Modernisation Programme,Filo modernize ve gençleştirme programı). Bu gemiler aslında İkinci Dünya savaşında ortaya çıkan aşırı talep sonucu yapılmışlardır. Savaş bitiminde bir süre donanmanın belkemiği olmuşlardır. Daha sonra yeni gelişen şartlara göre modernleşmişlerdir. Söz konusu modernizasyon 60'lı yılların başında yapılmıştı. Daha sonra Amerika yeterli sayıda modern gemi inşa edince, bu gemileri NATO ülkelerine satmış ve/veya hibe etme yoluna gitmiştir. Bu gemiler zamanla değişik amaçlara özelleşmişlerdir. Genelde hepsinin ortak özellikleri, taşıdıkları 2'li 127 mm'lik top taretleridir. Bu gemilerin birçoğu Mk 16 ASROC, denizaltı savar sistemi ile donatılmışlardır ve 20 torpil, toplam 17 Asroc füzesi taşımaları ve özellikle modern standartlara göre çok yüksek hızları nedeniyle değerli, ancak son derece eski ve yorgun gemilerdir. Ülkemiz dahil birçok ülkenin donanmasında gittikçe azalan sayıda bu gemilere rastlanmaktadır. Kortenaer ile sadece top olarak karşılaştıracak olursak, FRAM | türü bir gemide 2 ila 3 adet 2'li Mk 38 12.7 cm'lik top tareti vardır. Her taret yaklaşık 45 ton ağırlığındadır ve 27 kişilik bir personele ihtiyaç duyar, dakikada 18 atış yapabilir. Bu atışları

- ise 15.8 km menzile ulaştırabilir. Kortenaer'in taşıdığı 76 mm'lik tek top ise 6.2 ton ağırlığındadır; toplam 4 kişiye ihtiyaç duyar; dakikada 80 atış yapabilir ve bu atışları 19.2 km menzile ulaştırabilir. Bu ayki son mektubumuz, Ankaradan Can Yaşar. Can'ın bizden bir ricası var, buradan sevdiği arkadaşı Evren “Joker” Ünal'a ve İzmir'den Sn. Aykut Fırat'a selamlarını göndermek istiyor.

Can'ın sorusu ise uçakların kuyruklarındaki sayılarla ilgili, tam olarak ne anlama geldiklerini merak ediyor. Bu konuda en güzel bilgi Salamander Books'un Aircraft Markings isimli el kitabında var (maalesef, bende yok), yine de ben bildiğim kadarı ile yardımcı olmaya çalışayım. İlk olarak her ülke kendine göre bir düzen kuruyor. Hatta askeri birliklerin boyutları üzerinde bile elle tutulur kesin bir standart yok. Filo kavramı değişik tanımlanabiliyor.

Gelelim uçaklardaki amblemlere. Herşeyden önce aracın bağlı bulunduğu birim bile bu konuda etkili oluyor. Örneğin, hava kuvvetleri ile donanma değişik standartlar kullanıyorlar. Amerikan uçakları için konuşalım.ilk olarak bir uçağın mutlaka bir seri numarası bazı uçaklarda (Mesela SR-71'lerde) zaman zaman hiç yazılmaz. Dahası bu uçak bir filoya aittir ve bu filonun belirli bir uçağıdır. Çoğu zaman bu filonun amblemini de taşır. Filolar (Wing), kanatları oluşturur. Uçakta bu kanadın bir birimi olarak anılır. İşte bu kanadın numarası ve amblemi de belirtilir. Gerek donanma gerekse hava kuvvetlerinde bu kanadın iki harfli bir kısaltması mevcuttur.

vardır. Bu her zaman o kadar büyük yazılmaz. Hatta

Bu kısaltma iki harf şeklinde kuyruk kanadına yazılır. Ö fotoğraf bir tarihte USS America (CV-66) çekilmiş. Ar kadan öne doğru iki adet S-3 Viking, iki adet A-GE Intruder ve en önde ise bir adet EA-6B Prowler yer alıyor. Hemen dikkatinizi çekeyim, baskıda iyi çıkmamış olabilir ancak her iki Intruder ashnda aynı filodan, ancak biri daha önce anlattığımız Low-vis Gri'sinde diğeri ise daha eski renginde. Her ne ise, bir uçak gemisi bir hava kanadını taşır. Bu kanat içinde iki adet avcı, iki adet hafif bombardıman, bir ağır bombardıman, bir erken uyarı, bir denizaltı av, bir elektronik savaş ve bir helikopter filosu bulunur. Ve tüm bu filolar bu kanada bağlıdır. Örnekteki kanadın numarası, CVW 1 (Carrier Air Wing İ) ve zamanında bünyesinde VF- 14, VF-32, VA-34, VA-46, VA-72, VAO-135, VAW-126, VS-32 ve HS-11 filoları bulunuyordu. Bu filolara ait tüm uçakların kuyruğunda AB simgesi vardır (Mesela VF - 84, CH-53'ün arkasında kalan F-14, CVW-8'in bir filosu ve kuyruğunda AJ harfleri vardır.). Şimdi en önde duran EA-6B'ye bakalım, kolayca kuyruktaki AB harflerini görebilirsiniz, dikkatli bakarsanız arkada duran uçaklarında kuyruğunda (VA-34 filosuna ait) AB harflerini görebilirsiniz. Daha sonra kuyrukta büyük büyük uçağın seri numarası yer alıyor (161244). Uçağın kuyruğundaki sembol ise filosunun sembolü. Şimdi uçağın burnuna bakarsanız orada 605 sayısını göreceksiniz. Bu Wing'in 6. filosunun 5. numaralı uçağı demek. Aynı sayıyı kuyrukta da görebilirsiniz. Uçağımızın ayrıca arkasında ek olarak hangi gemide olduğu ve filosunun numarası da (VAO-135) belirtilmiş.İyi kafa karıştırdım değil mi??? Tabii bir uçağı bu şekilde tanımak için elinizde ayrıntılı bilgiler olması gerekiyor. Bunun yanısıra gördüğünüz uçağın resminin tarihi de önemli. Örnek olarak CVW-I, 1980 ortalarında USS America'da değil, USS J.F. Kennedy'de yer almaktaydı ve VAO- 133 Elektronik savaş filosunu taşımaktaydı. Bu ay yeteri kadar gevezelik ettik, mektuplarınızı sakınmayın, hepsini ayrı ayrı seviyorum, tekrar görüşmek üzere hoşçakalın.