AMIGA & MÜZİK M.I.D.I. VİTRİNİ

Müzisyen olan veya olmayan herkes bilir ki, şu son 10-15 yıl içerisinde elektronik teknolojisi ve buna bağlı olarak da elektronik müzik aletleri korkunç bir süratle gelişim göstermişlerdir. Bu gelişimler, bir yandan kullanıcıların bu tip enstrümanlara olan hakimiyetlerini perçinlemiş, öte yandan da yeni talepleri ve sorunları da beraberinde getirmiştir.

Zamanla en klasik olarak bildiğimiz elektronik orglar, yerlerini daha gelişmiş sesler üreten synthesizer'lara bırakmış; daha sonra bu tip aletler de talebi karşılamadığında, herbiri değişik işlevleri üstlenmiş farklı elektronik müzik aletleri tasarlanıp piyasaya sürülmüştür. Bunlara örnek olarak, elektronik davul makinaları ve elektro davullar, elektronik nefesli aletler, elektronik ses efektleri ve arranger'ları sayabiliriz.

Şimdi diyeceksiniz ki, müzisyenlerin neden bu enstrümanların gerçekleri varken taklitlerini kullanmaya ihtiyaçları oldu? Basit bir bahane olarak şunu düşünebiliriz: Müzisyenler, özellikle kompozitörler, bestelerinin tasarımlarını yaparken orkestraları toplayıp her seferinde de aynı performansa sahip olamadıklarından (olur ya, o gün piyanist karısıyla kavga etmiş olabilir), bu tip pratik enstrümanları tercih etmeye yöneldiler (veya yönlendirildiler). Tabii ki böyle düşünmek son derece aptalca olur. Çünkü Batı'daki çalışma ortamları son derece yeterli. Ayrıca ölü müzisyenlerinin performansları bizim diri müzisyenlerinkinden çok daha iyi! Peki ne olabilir dersiniz?

Örneğin bir davul makinasının asıl üretim amacı, tabii ki ilk etapta sadece yeni tadlar ve ritimler yakalamayı pratikleştirmek içindi. Bu iş, müziğin giderek bu pratiklik ve hız sayesinde fabrikasyonlaşmasına dönüştü. Öte yandan hiçbiri bu teknolojinin ruhunu Vangelis kadar ortaya dökemedi. Sözün kısası, artık birçok yenilikçi kompozitör şu veya bu sebeple bu tip elektronik müzik aletlerine gereksinim duymaya başlamıştı.

Şimdi bu gelişim sonucu ortaya şu sorun çıktı: Peki bunca kalabalık müzik aletini kim çalacaktı? Herhalde her elektronik müzik aletinin başına bir müzisyen oturtmak olmazdı. Olsa bile, olay o zaman amacından uzaklaşırdı. Tabii ki bu düşünülemezdi. Birçok kişi bu sorunu nasıl çözebilecekleri konusunda kafa patlatmaya başladılar. Acaba bütün aletler kendi aralarında tıpkı bilgisayarlarda olduğu gibi haberleşemezler miydi? Bu sayede ilk MIDI düşüncesinin tohumları atıldı ve ROLAND ile YAMAHA firmaları MIDI standardını ortaya çıkaran Sequential Circuits firmasıyla çalışmayı kabul ederek, nihayet MIDI'yi günlük yaşantıya soktular.

Artık elektronik müzik aletleri bünyelerinde M.I.D.I (Musical Instruments Digital Interface) bulundurarak birbirleriyle haberleşebilmekteydiler.

Gerçekte MIDI, bir elektronik arabirimin ismi olsa da, aslında pratikte elektronik müzik aletlerinin birbirleriyle haberleşmesini sağlayan teknolojiye verilen addır.

ELEKTRONİK MÜZİK ALETLERİ MIDI ARABİRİMİ ARACILIĞIYLA

NASIL HABERLEŞİRLER? BAĞLANTI ŞEKİLLERİ NELER? Günümüzde elektronik müzik aletleri denince, hemen aklımıza elektronik orglar ve synthesizerlar gelmemelidir. Bugün artık elektronik davul makinaları, bilgisayarlar, elektronik saksafon v.b. birçok elektronik müzik aleti bulunmaktadır. Bu kadar çok çeşitli olan elektronik müzik aletlerinin birbirleriyle haberleşebilmeleri için, her şeyden önce ortak bir dile ihtiyaçları bulunmaktadır (Bu konuyu yazımızın ileri kısımlarında detaylıca ele alacağız). Aslında, her müzik aletinin ortaklaşa kullandığı bir dil zaten var. Bu da, kuşkusuz herhangi bir orkestranın uyum içerisinde çalabilmesini sağlayan "ARMONİ" kuralları. İşte elektronik mühendisleri bu kuralları elektronik bir dile dönüştürmüş ve elektronik müzik aletlerinin haberleşmesini sağlayan bir dili ortaya çıkarmışlardır. Bu projenin fikir babası da, Dave Smith ve firması Sequential Circuits'dir.

Şimdi bu haberleşmede büyük bir rolü olan ve MIDI standardına uygun her elektronik müzik aletinin üzerinde mutlaka bulunan MIDI arabirimini inceleyelim (Bkz. Şekil-1). Burada standart bir MIDI arabiriminin diğer arabirimlerle bağlantısını gerçekleştirmeye yarayan 3 adet

5 iğneli dişi soket görülmektedir. Bu soketler arasındaki bağlantıları ise, yine iki ucunda 5 iğneli erkek soket bulunan bir kablo ile yapabilirsiniz. MIDI kablosu özel bir kablo değildir. Sadece kablonun ucundaki 5 pin, diğer uçtaki 5 pin ile aynı numaralara bağlanmış olmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlar doğacaktır.

Şimdi MIDI arabirimi üzerinde bulunan soketlerin isimlerini ve işlevlerini görelim.

MIDI IN: MIDI arabirimi, bu soket aracılığıyla başka bir MIDI arabiriminden gelen MIDI mesajlarını alır. Bu soketin başka hiçbir işlevi yoktur.

MIDI OUT: MIDI arabirimi, bu soket aracılığıyla diğer bir MIDI arabirimine gitmek üzere MIDI mesajları gönderir. Bu soketin de başka hiçbir işlevi yoktur.

AMIGA & MÜZİK M.I.D.I. VİTRİNİ

KUBİLAY KILINÇ Selam sevgili müzisyenler! Bu aydan itibaren dergimizde MIDI teknolojisini tanıtmaya yönelik bir köşe açmayı uygun gördük. Bu bölümde önce "MIDI nedir?" ve "MIDI ne değildir?" gibi soruların cevaplarını mümkün olan en sade bir biçimde ele alacağız. Daha sonra da günümüzdeki profesyonel MIDI uygulamalarını hep birlikte göreceğiz. Bir-iki sayı sürecek olan yazı dizisi, sadece MIDI konusunda sizi bilgilendirmek amacını gütmektedir. Daha sonraları bu yazı dizisi yerini MIDI sorunlarını çözmeye yönelik MIDI konusunda güncel bir köşeye bırakacaktır. Efendim sözün kısası "M.I.D.I VİTRİNİ"ne hoş geldiniz!!

MIDI, MIDI, MIDI... ALLAH AŞKINA NEDİR ŞU MIDI

BİRİSİ ANLATSIN!!!

Sadece IN ve OUT soketlerinin kullanılmasıyla gerçekleştirilmiş bir MIDI bağlantısını Şekil-2'de görebilirsiniz. MIDI THRU:

THRU, tıpkı OUT soketi gibi çalışır; ancak işlevi biraz daha farklıdır. THRU soketi üzerinde bulunduğu MIDI arabiriminin IN soketine gelen bir bilgiyi tıpkı

ŞEKİL 2

OUT soketi gibi bir başka MIDI arabiriminin girişine gönderebilmesi için tasarlanmıştır. Birden fazla MIDI arabirimine sahip elektronik müzik aletlerinin birbirlerine bağlanması işlemlerinde kullanılır (BKz. Şekil-3). Burada, ardarda 3 adet MIDI'li müzik aleti bağlanmıştır. Amaç, ilk müzik aletinden çıkan bilgilerin doğru bir biçimde diğer ikisine ulaşabilmesidir.

isterseniz, buradaki bilgi akışını adım adım takip edelim. İlk aletin MIDI arabiriminin OUT'undan çıkan bilgiler, ikinci aletin MIDI arabiriminin IN'ine gider. İkinci aletin OUT soketinden çıkan bilgiler ise üçüncü aletin arabiriminin THRU girişine girer. Burada ikinci aletin OUT yerine THRU çıkışından giden bilginin üçüncü aletin IN soketine gönderilmesinin sebebi THRU soketinden giden bilginin, aletin IN soketine gelen bilgiyle aynı olmasından kaynaklanmaktadır. Eğer THRU yerine OUT kullanılsaydı, üçüncü alet birinci aletin gönderdiği sinyali alamayacak, sadece ikinci aletten şayet bir bilgi gönderilirse ses çıkabilecekti. Bu bağlantı görüldüğü üzere seri bir bağlantıdır.

MIDI arabirimleri arasında bilgi aktarımında, sadece 5 mA'lik şiddette elektrik akımları kullanılmaktadır. Bu sebeple yanlış bir bağlantıyla aletleri yakmak veya tahrip etmek olası değildir. Arabirimler arasındaki bilgi aktarım hızı, saniyede 31250 bilgilik bir hızla çalışırlar. Yani bilgi aktarım hızı 31250 bauddur diyebiliriz. Bu bilgiler, 10'ar bitlik paketler halinde gönderilir. 1. bit başlangıç, diğer 8 bit gönderilen bilgi ve son bit ise bitiş bilgisine aittir.

MIDI arabirimleri arasında bilgi akışı her zaman OUT (Çıkış) soketinden İN (Giriş) soketine doğru olur. 2'den fazla alet kullanılarak kurulan bir MIDI ağında ise, bilgi alış verişi 2. aletten itibaren THRU'dan IN'e doğru yapılmalıdır. MASTER ve SLAVE NEDİR?

Şimdi "MASTER" (Tk. Usta) ve "SLA-VE" (Tk. Çırak) kavramlarını bir örnek üzerinde kavrayalım.

ÖRNEK -1: Amacımız, bir elektronik piyanoda çalınan her notanın bir synthesizer'a gönderilip synthesizer'ın da seslerinin kullanılabilmesinin sağlanmasıdır. Burada MIDI bilgilerini gönderen araca, "MASTER" alet denir. Kurulan MIDI ağında, bilgilerin merkezini bu aygıt teşkil eder. Bu aletten gönderilen bilgiyi alan ve işlevini yerine getiren diğer aygıtların her birine ise "SLAVE" aygıt denir. Şekil-4’te görüldüğü gibi, MASTER olan enstrüman bilgileri gönderir ve SLAVE enstrüman ise bu bilgiyi alıp işleme sokar. Burada üstteki sekle göre elektronik Piyano bilgi gönderir. Synthesizer çalar. Alttaki şekilde ise Synthesizer klavyesinden bilgi gönderilir. ve Elektronik Piyano buna cevap verir. Bizim örneğimize göre üstteki sekildeki bağlantı doğru olmaktadır.

Yalnız belirtmeliyim ki kurulan MIDI ağındaki Master-Sİave üçlemesi her zaman birebir durumda olmayacaktır. Bir Master aletten çıkan bilgi birden fazla MIDI aletine (SLAVE’lere) gönderilmek istenebilir.

Bir MIDI ağının sağlıklı kurulabilme sinde ilk saptanacak durum, hangi aygıtın Master konumda, hangi aletlerin Slave konumda olacağıdır. En karışık gibi görülen bağlantılar bile. Bu durum saptandıktan sonra son derece kolaydır.

SLAVE’lerin birden fazla olduğu bir MIDI ağında, biliyoruz ki 2. aletten sonra THRU soketini OUT yerine kullanmalıyız. Ancak Slave sayısı arttıkça, sistemde bulunan aletler arasındaki bilgi alış verişinde bir takım problemler doğabilmektedir. Mühendisler, bu problemlerin genellikle 4. aletten sonraki aletlerin yanlış bilgi alabildiklerini belirtmekteler. Günümüzdeki profesyonel uygulamaların hemen hemen hepsinde 10'dan fazla alet kullanılmakta. Böyle bir problemi ortadan kaldırabilmenin kesin yolu, MASTER aletten çıkan bilgileri bir "THRU BOX"'a göndermek ve SLAVE'lere bilgi akışını bu THRU BOX üzerinden dağıtmaktır.

THRU BOX'lar, MIDI bilgilerini Master aletten Slave aletlere aynı anda gönderirler. Budurum da herbir Slave aygıt. MI-DI bilgilerini doğru ve akıcı bir biçimde ahr. Şekil-5, MIDI THRU BOX ile yapılmış bir MIDI bağlantısını görmektesiniz.

MIDI’NİN GETİRDİKLERİ

Şimdi. MIDI'nin kullanım şekillerini ve bu kullanım tarzlarının getirdiği kolaylıkları yakından tanıyacağız.

1- Aynı anda birden fazla enstrümanı çalmak.

Yukarıda MASTER ve SLAVE kavramlarını açıklarken bir örnek vermiştik. Bu örnekte, bir elektronik piyano'nun (MASTER) çıkışı (MIDI out) bir synthesizer'ın (SLAVE) girişine (MIDI in) bağlanmıştı. Bu durumda, piyanoda çalınan her nota, synthesizer'dan da aynı nota değerinde bir başka ses olarak alınmaktaydı. Eğer biz hem elektronik piyanodan bir "Piyano" sesi ve synthesizer'dan da bir "Vibe" sesini aynı anda dinleyebilirsek, ortaya harika bir kombinasyon ses çıkmış olur. İşte MIDI bağlantısının getirmiş olduğu ilk muhteşem yenilik budur. Dilersek SLAVE aletlerin sayısını arttırır ve aynı anda birçok sesi sadece MASTER enstrümanın klavyesine dokunarak çıkarabiliriz.

2- Diğer tip MIDI aygıtlarının birbirleriyle haberleşmeleri sonucu ortaya çıkanlar!!!

Örneklerimizde, hep klavyeli elektronik müzik aletlerinin MIDI aracılığıyla birbirleriyle haberleşmelerini anlattık. Peki bir tuşlu çalgı, bir Drum Machine (Davul makinesi) ile de haberleşemez mi? Haberleştiği takdirde bu bilgi alışverişi nasıl olmaktadır? Yine isterseniz bu durumu bir örnek üzerinde inceleyelim.

ÖRNEK-2: Bir synthesizer'ın OUT'unu bir drum machine'in IN'ine bağladığımızda, synthesizer MASTER, drum machine SLAVE konumda olur. Bu durumda, synthesizer'ın klavyesinde bir tuşa bastığımızda, drum machine'den bir vurmalı çalgı sesi çıktığını duyabiliriz. Synthesizer'dan çıkan bilgi, o anda hangi notanın çalındığını belirten bir koddur. Bu kod, drum machine'e ulaşır ve bu koda karşılık gelen davul sesi çalınır. Pratikte biz bir DO sesinin Bassdrum, bir Re sesinin de Snaredrum sesine denk geldiğini biliriz.

Eğer drum machine Master, synthesizer Slave durumda olacak şekilde MIDI bağlantısını kurarsak, bu sefer drum machine'de bir tuşa bastığımızda, o tuşa denk gelen kod synthesizer'a gönderilecek ve synthesizer o koda denk gelen nota değerindeki sesi çıkaracaktır. Tabii ki drum machine'lerin nota adedi sınırlı olduğu için böyle bir uygulamanın tercih edileceğini sanmıyorum.

3- Sequencer denen şu sihirli aygıt !!! İyi hoş birçok aleti tek bir yerden kumanda etmeyi başardık. Fakat bu aletlerin hepsi de, Master aletin direktiflerine aynı anda ve aynı şeyi algılayarak cevap veriyorlar. Ortaya tek sesli bir müzik eseri çıkıyor.

Eğer her Slave aletin farklı melodileri, birbirlerinden bağımsız bir biçimde çalmalarını istiyorsak, bize gerekli olan MASTER olarak sisteme ekleyeceğimiz bir "SEQUENCER"'dır.

Sequencer'lar, tıpkı bir teyp gibi çalışırlar. Ancak kaydettikleri Slave enstrümanlardan gelen sesler değil, Slave enstrümanların çalımları esnasında gönderdikleri MIDI bilgileridir. Örneğin Şekil-6'da Master olarak bağlanmış bir sequencer, bass için bir synthesizer, accompaniment için bir başka synthesizer ve bir adet de drum machine bağlantısından kurulan bir MIDI ağı görülmektedir.

Burada ilk önce müzik bilgileri sequencer'da depolanır ve daha sonra bu bilgiler ayrı ayrı bir biçimde diğer 4 enstrümana gönderilir. Bütün enstrümanlar kendi partisyonlarını aynı anda çalmaya başlarlar. Bu sayede gerçek çok sesli müziğe bir adım atılmış olunur.

4- Sequencer yerine, gelişmiş bir "COMPUTER" her zaman iyidir.

Bilgisayar, günümüzde bilindiği üzere birçok konuya el atmış durumda. Ancak bilgisayarın müzik alanında da kullanılması pek de eskilere dayanmıyor. Bilgisayarların profesyonel anlamda müzik alanında kullanılması MIDI’nin icadıyla başlar.

Bilgisayarların MIDI arabirimine sahip bir elektronik müzik aleti ile veri alışverişinde bulunması, tıpkı yazıcısıyla yaptığı diyaloga benzer. İki durumda da bilgisayar diğer elektronik birime bir takım kodlar yollar.

Bundan yola çıkarak, mühendisler bilgisayarların da "MIDI INTERFACE" adı verilen birim aracılığıyla müzik aletleriyle haberleşmesini sağladılar. Böylece bilgisayarlar Sequencer’ların yetersiz kaldığı konularda mükemmel bir sequencer işlevi görerek imdadımıza yetişiverdiler.

Bilgisayarların sequencer’lardan üstün olmalarının birçok sebebi var. Bilgisayarlar kullandıkları programlar doğrultusunda her zaman gelişerek devamlı kendilerini aşarlar ve kullanıcıya her zaman daha yeni kullanım kolaylıkları sunarlar. Ayrıca bir bilgisayar MIDI ve müzik konularında kullanıcıya sadece bir sequencer olarak hizmet vermezler. Kimi zaman sequencer, kimi zaman bir synthesizer editörü veya tam bir müzik aleti olabilirler.

Bütün bilgisayarların belli programlar doğrultusunda çalıştığını biliyoruz (?!!?). Bilgisayarların elektronik müzik aletleriyle haberleşmesi sonucu çıkan talepleri karşılamak için, programcılar her türde programları kullanıcıların hizmetine sundular. Bu program çeşitlerini 4 ana grupta toplayabiliriz.

I- Sequencer programları:

Amiga için bugüne kadar birçok sequencer programı yazılmıştır. Bunların her biri ciddi programlar olmalarına rağmen, pek azı günümüze kadar popülerliğini sürdürebilmişlerdir.

Temel bir sequencer programı, "Master Klavye"den gelen bilgileri hafızasında depolar. Daha sonra bu bilgileri taşıyan bir müzik parçası oluşturmanızı sağlar. Daha sonra da Slave enstrümanlara ayrı ayrı yollardan bu bilgileri göndermenizi sağlar. Bu işlemler, tıpkı çok kanallı bir teyp kaydındaki gibidir ve aynı oranda da kolaydır. Programcıların çoğu, bu klasik sequencer program mantığını genişletmişler, kullanıcının tasarımını yaptıkları müzik eserinin üzerinde özgürce oynayabilmelerine el verdiğince imkan tanımışlardır ve tanımaktadırlar...

II- Synthesizer editörü programları: Günümüzde synthesizer'lar kendi bünyelerinde, hele MIDI teknolojisini de kendi bünyelerine aldıktan sonra, oldukça karmaşık bir yapıya sahip oldular. Eskiden 1970'li yıllar ile 1980'ler arasında kalan dönemde bir synthesizer sadece belirli dalga şekillerini çıkaran ve üzerine birkaç efekt tatbik ederek (vibrato, tremolo, pitch bend v.b.) değişik sesler çıkarabilen bir aygıttı. Bu aygıtların üzerinde bulunan çok sayıda (bugüne nazaran) düğme sayesinde, anında aletin ses karakteristiği ile oynama imkanı bulunabiliyordu. Bugün ise synthesizer'lar her türlü temel dalga şeklini üretebilen ve çok sayıda efekt ve matematiksel deformasyonla bütünleşmiş az düğmeli, fakat çok işlevli muhteşem müzik bilgisayarları haline gelmiş durumdalar.

Bugün, bu az düğmeli çok işlevli aletlerden bir ürün çıkarabilmek için, ayrı bir maharet gerekmekte. Çünkü üzerinde oynadığınız parametrelerin hiçbirini aynı anda göz önünde bulunduramayıp, o menü senin bu menü benim habire dolaşmaktasınız. Üstelik bu işlerin tümünü birkaç düğmeye devamlı basarak ve sonsuz bir dikkat içerisinde yapmanız gerekmekte. Bilgisayarın o güzelim kullanım avantajı bu konuda da imdadınıza yetişiveriyor. Editör programları sayesinde bu zahmetli işlevlerin tümünü bilgisayar ekranı üzerinde sadece mouse veya klavye kullanarak zahmetsizce yapabiliyorsunuz. Amiga bilgisayarları için yazılmış en çok bilinen birkaç editör var. Bunlar Music-X isimli programın bünyesinde bulunan Roland D-50 editörü, MT-32 editör isimli bir başka program, Korg M1 için bir editör ve Dr.T's Roland D-20 editör programlarını sayabiliriz. III- MIDI Sound Librarian programları:

Eğer elinizde gelişmiş bir synthesizer varsa ve ürettiğiniz sesleri bilgisayar disketlerinde depolayıp bir kütüphane oluşturmak istiyorsanız, kullanmanız gereken program tipi şüphesiz "Librarian" programları.

Bu programlar sayesinde synthesizer'ınızda ürettiğiniz sesleri disketlerinizde saklayabilir, daha sonra bu seslerin içerisinden istediğinizi geri çağırıp kullanabilirsiniz. Bu sayede çok zengin bir ses kütüphanesine sahip olursunuz.

Hemen hemen her editör programın bünyesinde bu kütüphane hizmeti bulunmaktadır.

IV- Karma programlar: Artık programcılar program dizaynlarını yaparken uçuk bilgisayar gösterişlerinden ziyade, mümkün olan en çok hizmeti kullanıcılara sunmak çabası içerisindeler. Bu yüzden daha çok bu yukarıda belirttiğim programların hepsini bünyesinde bulunduran, hatta daha fazlasını beceren programlar üretilme yoluna gidiliyor.

5- MIDI'nin diğer kullanım alanları: MIDI'nin elektronik müzik aletleri arasında bir iletişim standardı olduğunu belirtmiştik. Bugün profesyonel bir kayıt stüdyosunda Multi Track Recorder'lar, efekt aletleri, mixer'ler, gitar efekt üniteleri kendi bünyelerinde MIDI arabirimi bulundurarak bir bilgisayar veya sequencer'dan belli kodlar doğrultusunda (ses çıkarmazlar fakat) kendi kodlarına göre işlem yapabilirler.

Bunlara örnek vermek gerekirse: Bir gitarist, eskiden bir yandan gitarıyla cebelleşirken bir yandan da ayağıyla efektlerini değiştirmek zorunda kalıyordu. Oysa bugün, bir bilgisayar tarafından gönderilen ve belli bir program (sırayı) takip eden MIDI mesajları doğrultusunda işlemlerini yapan efekt üniteleri üretilmekteler. Bu sayede gitaristimiz bir yandan gitarıyla mücadele ederken, öte yandan bilgisayar, efekti sırası gelince değiştirebilmekte. Yalnız belirtmeliyim ki, gitaristin çalış temposu bilgisayarın program akışının temposuyla tam bir uyum içinde olmalı. Aksi takdirde, yanlış yerde yanlış efektler işleme girer.

STANDART MIDI MESAJLARI 1- KANAL KAVRAMI ve ALETLER ARASI GİDEN KANAL MESAJLARI:

MIDI arabirimine sahip aletler, kendi aralarında belli kodlar gönderirler demiştik. Bu kodlar basit olarak o sırada bir notaya veya tuşa basılıyor mu, basılmıyor mu (Note ON/OFF); çalınan notanın basılış süresi ve basış hızı gibi bilgileri taşımaktalar. Bu kodlar MIDI kanallarıyla bir aletten öteki alete gönderilir.

MIDI kanallarının neler olduğunu ve işlevlerinin ne olduğunu öğrenebilmek için (ve size rahat anlatabilmek için) evimizde kullandığımız televizyonların çalışma prensibini bir gözden geçirelim. Daha sonra MIDI aletlerine bu prensibi uygulayıp sonucu görelim.

Bilindiği üzere, dünyada binlerce istasyon tarafından yayın yapılmakta. Televizyonlarımızın bu yayınların hepsini aynı anda gösterebilmesi imkansız. Bu yüzden, bu yayınlar ayrı ayrı kanallara bölünmüş. Biz bu yayınlardan hangisini takip etmek istiyorsak, alıcımızı o kanal üzerine getirip sinyali yakalarız. (Bkz. Şekil-8)

İşte MIDI aletleri arasındaki iletişim de, bu kanallara benzeyen bir MIDI kanalları düzeniyle aralarındaki bilgi alışverişini ortalık karışmadan gerçekleştirirler. Standart MIDI cihazlarında, en fazla 16 iletişim kanalı bulunmakta. Bazı MIDI aletlerinin gönderim ve alım kanallarının sayısı daha da az olabilir.

Örneğin bir MASTER alet (Synthesizer olabilir) 1. kanaldan bilgi gönderiyor olsun. Buna bağlı olan Slave'ler içinde, sadece 1. kanaldan bilgi alma durumunda olanlar sinyalleri alabilirler.

Yukarıdaki örnekte MASTER konumda bulunan MIDI aleti, tıpkı yayın yapan bir TV istasyonuna benzer ve bilgileri hangi kanal üzerinden göndereceğine karar verme yetkisine sahiptir. SLAVE konumda bulunan MIDI aletleriyse, televizyon alıcıları gibi davranır ve sadece belirlenen seçili kanal üzerinden bilgi alabilir. Master'dan gelen bilgiyi alabilmek için, Master'ın bilgi gönderdiği kanalı seçmek zorundalar.

Şekil-9'da görülen MIDI bağlantısında, 1. Master alet 1. kanal üzerinden bilgi gönderdiği zaman, bu bilgiyi alıp işleme koyabilir. Master klavye 2. kanaldan göndermeğe başladığı zaman, bu sefer 1. alet 1. kanala ayarlı olduğu için bilgileri alamaz. Fakat 2. alet 2. kanaldan bilgi alabildiği için bilgileri alıp işleme sokabilir.

Bu kadar ön bilgiden sonra MIDI kanal mesajlarını yakından inceleyebiliriz.

I- NOTE ON-OFF mesajı: MIDI ağı üzerinde MASTER konumda olan MIDI aleti bir notayı çalmaya başladığı zaman ilk iş olarak diğer aletlere çalıştığı kanal üzerinden “NOTE ON/OFF” mesajını gönderiverir. Bu bir nevi tuşlu çalgının tuşlarına basılıp basılmadığını gösteren bir bilgidir.

Eğer Master alet tuşlu bir çalgıysa ve biz bir C notası çalacak olursak, hemen Note ON mesajı peşine C notasına denk gelen C60 kodu gider. Tuşu bıraktığınızda ise Note OFF mesajı gider ve sizin klavyenin tuşundan elinizin çekildiği Slave aletlere bildirilir.

II. VELOCITY mesajı: Bu mesaj türünde bulunan bilgi türü ise tuşa basış şiddeti, müzik terimiyle notanın nüansı. Günümüzde artık tuşa basış şiddetini algılayan klavyeler tercih edilmekte. Bu sayede klavyeyi çalan bir kişi, esere ruh katmak için tuşa basış şiddetini aynen aktarabilmektedir. Kötü bir müzisyen için bu dezavantaj olabilir.

Profesyonel bir klavyeden tuşa basıldıktan sonra, NOTE ON-OFF mesajının peşinden tuşa basış şiddetini gösteren (1 ile 127 arası bir değerde) VELOCITY kodu da Slave aletlere gönderilir.

III- PROGRAM CHANGE mesajı: Bu mesaj türünde, Master alette çalınan enstrümana ait kod taşınmakta. Eğer Master alet bir klavyeyse, çalım sırasında biz 53 numaralı enstrümandan 12. enstrümana geçersek, bu bilgi hemen diğer Slave aletlere gider ve diğer Master klavye ile aynı kanal üzerinde bulunan Slave aletler de 12. enstrümana ait kodu alır (bu %99.9 enstrüman numarasıyla aynı) ve 12. enstrüman Slave alette hangi sese denk geliyorsa o sesle çalmaya başlar.

IV- CONTROL CHANGE mesajı: Şimdi aklınıza şu soru gelmiş olabilir. Acaba klavye üzerinde yaptığımız her türlü değişiklikten anında diğer aletlerin haberi olabiliyor mu? Evet olabiliyor. "CONTROL CHANGE" datası, Master alet üzerinde yaptığınız her türlü değişikliği, seçilen kanal üzerinden diğer aletlere gönderebiliyor.

Örneğin Master aletin sesini yavaş yavaş kapatmaya başladınız. Bu durumda, Control Change bilgisiyle birlikte 7 kodu (volume işlevinin kodu) gider ve peşi sıra ses şiddeti seviyesine ait sayıyla (1 ile 127 arası bir sayı) enstrümanın volümü diğer aletlere bildirilir.

Yalnız, her alet bu tip bilgilerin sadece bir kısmını gönderebilir veya alabilir.

V- PITCH WHEEL mesajı: Gelişmiş klavyelerin üzerinde, sesin tonuyla (frekansı veya modülasyonuyla) oynamamızı sağlayan "Bender" veya "Pitch Wheel" denen bir kol bulunur.

Bu aleti kullandığımız sırada kolun ne kadar oynatıldığına ait bir kod Slave enstrümanlara gönderilir ve kolun her kıpırdayışında tekrar gönderilir. Slave enstrümandaki ses de (eğer Slave enstrüman bu kodu alabiliyorsa) bu hareketten etkilenir.

VI- AFTER TOUCH mesajı: Son yıllarda synthesizer klavyeleri oldukça büyük bir gelişim sağladı diyebiliriz. Artık tuşlar parmaklarımızın o estetik hareketlerinden son derece etkilenecek durumdalar (aynı piyanoda olduğu gibi). Gelişmiş klavyelerde tuşlara dokunduktan, dokunmaya devam ettikten sonra, tuşlar parmakların her hareketinden etkilenir ve sesler de bu etkilenişe göre modülasyon, frekans, velocity, vibrasyon derecelerini değiştirirler. Bu etkileşime "After Touch" (dokunuştan sonra) denir. Bu etkileşim ile ilgili bilgiler, After Touch bilgisiyle birlikte Pitch Wheel'deki bilgileri andıran tarzda bilgiler gönderirler.

2- BELLİ BAŞLI MIDI MODLARI: Kurulan bir MIDI ağında, aletler kendi aralarında prensip itibariyle tıpkı televizyon kanallarına benzeyen kanallar üzerinden iletişim kurarlar demiştik. Bu sayede enstrümanlar disiplinli ve herhangi bir karışıklığa maruz kalmadan haberleşebilmekteler.

Yalnız bugünkü kanal standartlarına erişmek için, birçok metod araştırılmış ve denenmiş. Bu bağlantı metodlarına MIDI MOD'ları denmekte.

Şimdi bu modları yakından tanıyalım. I- OMNI modu: Aletler arası bilgi aktarımının en ilkeli ve en eskisi.

Bu bağlantı modunda, MIDI ağında bulunan enstrümanlar, 1 ile 16 kanal arasından sadece bir tek kanalı seçerek o kanal üzerinden bilgi alışverişi yapabilmekteler. Bu durumda Master klavyeden çalan her nota, diğer aletlerin hepsinden algılanır ve çok enstrümanlı, fakat UNISON bir melodi ortaya çıkar.

Bu çok kanallı bir yayın ağında, sadece tek kanallı bir televizyon seyretmeye mahkum olmak gibi bir şey.

II- POLY modu: Bu bağlantı modu. İlkel OMNI modunun biraz daha çok sesli bir şekli. Bu modda artık enstrümanlar 1 ile 16 kanal arasında diledikleri bir kanalı seçebilirler ve birbirlerinden tamamen bağımsız bir halde işlemlerini yürütebilirler. Artık çok sesliliğe bir adım atılmıştır. Ancak bu durumda da aletlerin konser sırasında senkronizasyonu ve ayrı ayrı melodilerin her birinin yazılması problemi hala gündemde.

III- MONO modu:

Bu mod, çok gelişmiş çok sesliliğin sorunlarını da aşmış; fakat gelişen klavyelerin gerisinde kalmış bir bağlantı şekli.

Günümüzde artık MIDI kullanan elektronik synthesizer'lar ve ses modülleri aynı anda farklı birkaç çeşit enstrümanı çalabilecek hünerli aletler durumuna geldiler. Bu sayede kullanıcılar her enstrüman için ayrı bir alet almaktansa bu tip aletleri seçme yoluna gitmişlerdir.

Evet... MONO modu, bu tip enstrümanlar arasındaki iletişimi kurmak için hazırlanmıştı. Bu moddayken her bir enstrümana bir kanal eşleniyordu. Örneğin 8 kanal Multi Timbral bir alette, 1. enstrüman 1. kanala, 2. enstrüman 2. kanala, 3. enstrüman 3. kanala v.b eşleniyordu. Her enstrüman ayrı bir MIDI'li aletmiş gibi davranabilmekteydi.

Bu modun en büyük dezavantajı ise, herhangi bir enstrüman çalınırken aynı anda birkaç tuşa basmak icap ederse, her tuş için bir MIDI kanalı ayrılması gerekmesiydi. Bu mod da kısa zamanda güncelliğini bu yüzden yitirdi.

IV- MULTI modu: Bu güne kadar geliştirilmiş en iyi bağlantı modudur. POLY ve MONO modlarının birleşmesi sonucu ortaya çıktı.

Artık her alet bu mod altında birbiriyle bağımsız yollarla haberleşebilmekte. Ayrıca çok kanallı alışveriş yapan enstrümanlar da kendi bünyelerinde tam bir bağımsızlık içerisinde işlevlerini yerine getirebiliyor.

Genel olarak MIDI'li enstrümanların Display'lerinde göreceğiniz mod seçeneklerine bir göz atalım ve MOD bahsini noktalayalım.

a. "OMNI ON-POLY"

Alet bütün kanallardan polifonik olarak bilgi alabilir.

b. "OMNI ON-MONO"

Alet bilgiyi tüm kanallardan alabilir; ancak aynı anda bir tek nota çalabilir.

c. "OMNI OFF-POLY" Bilgi sadece seçilen kanallardan alınabilir ve aynı zamanda da polyfonik'tir.

d. "OMNI OFF-MONO" Bilgiler özel bir bilgi kanalından alınır ve aynı anda bir kanalda sadece bir tek nota çalınabilir.

3- SYSTEM DATA'LARI: Sistem data'ları, tamamıyla aletin o sıradaki durumuna ait bilgileri taşıyan mesajlardır. Diğer tipteki mesajlar gibi, sadece bir tek kanal üzerinden gönderilmesi ve algılanması söz konusu değildir. Sistem bilgileri MIDI ağında bulunan herhangi bir aletin hangi kanalından gönderilirse gönderilsin diğer aletlerden algılanabilir.

Bu bilgiler 3 gruba ayrılır: a. System Common bilgileri: MIDI ağında bağlı olan aletler arasındaki uyumsuzluğu gideren bilgileri içermektedir. Bunlar bilgi alış kanal numarası, bilgi veriş kanal numarası ve akortları gibi bilgilerdir diyebiliriz.

b. System Realtime bilgileri: Bu tip bilgiler ise MIDI ağında bağlı olan enstrümanların birbiriyle tam bir senkronizasyon içerisinde davranmalarını sağlar.

En çok kullanılan System Realtime bilgileri ise Start, Stop, Reset gibi bilgilerdir. "Timing Clock" mesajı ise belli aralıklarla MIDI ağına verilir. Bir metronom gibi çalışıp hızını kontrol eder.

c. System Exclusive bilgileri:

Bu tip bilgilerin genel bir standardı yoktur. Çünkü bu bilgiler üretici firmalar tarafından her alete göre değişebilmekteler.

System exclusive bilgileri, aletin o sırada üzerinde taşıdığı bilgilerin tümünü içermektedir ve bu da kuşkusuz her alete göre değişir.

Evet, bu aylık buraya kadar. Gelecek ay MIDI konusunda diğer konulara el atacağız. Bu sayıda mümkün olduğu kadar ilk etapta bilinmesi gerekenleri vermeye çalıştım. HOŞÇA KALIN !!!