Amiga Dünyası sayı 23, sayfa 16

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 16

Müzisyen olan veya olmayan herkes bilir ki, şu son 10-15 yıl içerisinde elektronik teknolojisi ve buna bağlı olarak da elektronik müzik aletleri korkunç bir süratle gelişim göstermişlerdir. Bu gelişimler, bir yandan kullanıcıların bu tip enstrümanlara olan hakimiyetlerini perçinlemiş, öte yandan da yeni talepleri ve sorunları da beraberinde getirmiştir.

Zamanla en klasik olarak bildiğimiz elektronik orglar, yerlerini daha gelişmiş sesler üreten synthesizer'lara bırakmış; daha sonra bu tip aletler de talebi karşılamadığında, herbiri değişik işlevleri üstlenmiş farklı elektronik müzik aletleri tasarlanıp piyasaya sürülmüştür. Bunlara örnek olarak, elektronik davul makinaları ve elektro davullar, elektronik nefesli aletler, elektronik ses efektleri ve arranger'ları sayabiliriz.

Şimdi diyeceksiniz ki, müzisyenlerin neden bu enstrümanların gerçekleri varken taklitlerini kullanmaya ihtiyaçları oldu? Basit bir bahane olarak şunu düşünebiliriz: Müzisyenler, özellikle kompozitörler, bestelerinin tasarımlarını yaparken orkestraları toplayıp her seferinde de aynı performansa sahip olamadıklarından (olur ya, o gün piyanist karısıyla kavga etmiş olabilir), bu tip pratik enstrümanları tercih etmeye yöneldiler (veya yönlendirildiler). Tabii ki böyle düşünmek son derece aptalca olur. Çünkü Batı'daki çalışma ortamları son derece yeterli. Ayrıca ölü müzisyenlerinin performansları bizim diri müzisyenlerinkinden çok daha iyi! Peki ne olabilir dersiniz?

Örneğin bir davul makinasının asıl üretim amacı, tabii ki ilk etapta sadece yeni tadlar ve ritimler yakalamayı pratikleştirmek içindi. Bu iş, müziğin giderek bu pratiklik ve hız sayesinde fabrikasyonlaşmasına dönüştü. Öte yandan hiçbiri bu teknolojinin ruhunu Vangelis kadar ortaya dökemedi. Sözün kısası, artık birçok yenilikçi kompozitör şu veya bu sebeple bu tip elektronik müzik aletlerine gereksinim duymaya başlamıştı.

Şimdi bu gelişim sonucu ortaya şu sorun çıktı: Peki bunca kalabalık müzik aletini kim çalacaktı? Herhalde her elektronik müzik aletinin başına bir müzisyen oturtmak olmazdı. Olsa bile, olay o zaman amacından uzaklaşırdı. Tabii ki bu düşünülemezdi. Birçok kişi bu sorunu nasıl çözebilecekleri konusunda kafa patlatmaya başladılar. Acaba bütün aletler kendi aralarında tıpkı bilgisayarlarda olduğu gibi haberleşemezler miydi? Bu sayede ilk MIDI düşüncesinin tohumları atıldı ve ROLAND ile YAMAHA firmaları MIDI standardını ortaya çıkaran Sequential Circuits firmasıyla çalışmayı kabul ederek, nihayet MIDI'yi günlük yaşantıya soktular.

Artık elektronik müzik aletleri bünyelerinde M.I.D.I (Musical Instruments Digital Interface) bulundurarak birbirleriyle haberleşebilmekteydiler.

Gerçekte MIDI, bir elektronik arabirimin ismi olsa da, aslında pratikte elektronik müzik aletlerinin birbirleriyle haberleşmesini sağlayan teknolojiye verilen addır.

ELEKTRONİK MÜZİK ALETLERİ MIDI ARABİRİMİ ARACILIĞIYLA

NASIL HABERLEŞİRLER? BAĞLANTI ŞEKİLLERİ NELER? Günümüzde elektronik müzik aletleri denince, hemen aklımıza elektronik orglar ve synthesizerlar gelmemelidir. Bugün artık elektronik davul makinaları, bilgisayarlar, elektronik saksafon v.b. birçok elektronik müzik aleti bulunmaktadır. Bu kadar çok çeşitli olan elektronik müzik aletlerinin birbirleriyle haberleşebilmeleri için, her şeyden önce ortak bir dile ihtiyaçları bulunmaktadır (Bu konuyu yazımızın ileri kısımlarında detaylıca ele alacağız). Aslında, her müzik aletinin ortaklaşa kullandığı bir dil zaten var. Bu da, kuşkusuz herhangi bir orkestranın uyum içerisinde çalabilmesini sağlayan "ARMONİ" kuralları. İşte elektronik mühendisleri bu kuralları elektronik bir dile dönüştürmüş ve elektronik müzik aletlerinin haberleşmesini sağlayan bir dili ortaya çıkarmışlardır. Bu projenin fikir babası da, Dave Smith ve firması Sequential Circuits'dir.

Şimdi bu haberleşmede büyük bir rolü olan ve MIDI standardına uygun her elektronik müzik aletinin üzerinde mutlaka bulunan MIDI arabirimini inceleyelim (Bkz. Şekil-1). Burada standart bir MIDI arabiriminin diğer arabirimlerle bağlantısını gerçekleştirmeye yarayan 3 adet

5 iğneli dişi soket görülmektedir. Bu soketler arasındaki bağlantıları ise, yine iki ucunda 5 iğneli erkek soket bulunan bir kablo ile yapabilirsiniz. MIDI kablosu özel bir kablo değildir. Sadece kablonun ucundaki 5 pin, diğer uçtaki 5 pin ile aynı numaralara bağlanmış olmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlar doğacaktır.

Şimdi MIDI arabirimi üzerinde bulunan soketlerin isimlerini ve işlevlerini görelim.

MIDI IN: MIDI arabirimi, bu soket aracılığıyla başka bir MIDI arabiriminden gelen MIDI mesajlarını alır. Bu soketin başka hiçbir işlevi yoktur.

MIDI OUT: MIDI arabirimi, bu soket aracılığıyla diğer bir MIDI arabirimine gitmek üzere MIDI mesajları gönderir. Bu soketin de başka hiçbir işlevi yoktur.

AMIGA & MÜZİK M.I.D.I. VİTRİNİ

KUBİLAY KILINÇ Selam sevgili müzisyenler! Bu aydan itibaren dergimizde MIDI teknolojisini tanıtmaya yönelik bir köşe açmayı uygun gördük. Bu bölümde önce "MIDI nedir?" ve "MIDI ne değildir?" gibi soruların cevaplarını mümkün olan en sade bir biçimde ele alacağız. Daha sonra da günümüzdeki profesyonel MIDI uygulamalarını hep birlikte göreceğiz. Bir-iki sayı sürecek olan yazı dizisi, sadece MIDI konusunda sizi bilgilendirmek amacını gütmektedir. Daha sonraları bu yazı dizisi yerini MIDI sorunlarını çözmeye yönelik MIDI konusunda güncel bir köşeye bırakacaktır. Efendim sözün kısası "M.I.D.I VİTRİNİ"ne hoş geldiniz!!

MIDI, MIDI, MIDI... ALLAH AŞKINA NEDİR ŞU MIDI

BİRİSİ ANLATSIN!!!

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.