Amiga Dünyası sayı 23, sayfa 18

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 18

Eğer drum machine Master, synthesizer Slave durumda olacak şekilde MIDI bağlantısını kurarsak, bu sefer drum machine'de bir tuşa bastığımızda, o tuşa denk gelen kod synthesizer'a gönderilecek ve synthesizer o koda denk gelen nota değerindeki sesi çıkaracaktır. Tabii ki drum machine'lerin nota adedi sınırlı olduğu için böyle bir uygulamanın tercih edileceğini sanmıyorum.

3- Sequencer denen şu sihirli aygıt !!! İyi hoş birçok aleti tek bir yerden kumanda etmeyi başardık. Fakat bu aletlerin hepsi de, Master aletin direktiflerine aynı anda ve aynı şeyi algılayarak cevap veriyorlar. Ortaya tek sesli bir müzik eseri çıkıyor.

Eğer her Slave aletin farklı melodileri, birbirlerinden bağımsız bir biçimde çalmalarını istiyorsak, bize gerekli olan MASTER olarak sisteme ekleyeceğimiz bir "SEQUENCER"'dır.

Sequencer'lar, tıpkı bir teyp gibi çalışırlar. Ancak kaydettikleri Slave enstrümanlardan gelen sesler değil, Slave enstrümanların çalımları esnasında gönderdikleri MIDI bilgileridir. Örneğin Şekil-6'da Master olarak bağlanmış bir sequencer, bass için bir synthesizer, accompaniment için bir başka synthesizer ve bir adet de drum machine bağlantısından kurulan bir MIDI ağı görülmektedir.

Burada ilk önce müzik bilgileri sequencer'da depolanır ve daha sonra bu bilgiler ayrı ayrı bir biçimde diğer 4 enstrümana gönderilir. Bütün enstrümanlar kendi partisyonlarını aynı anda çalmaya başlarlar. Bu sayede gerçek çok sesli müziğe bir adım atılmış olunur.

4- Sequencer yerine, gelişmiş bir "COMPUTER" her zaman iyidir.

Bilgisayar, günümüzde bilindiği üzere birçok konuya el atmış durumda. Ancak bilgisayarın müzik alanında da kullanılması pek de eskilere dayanmıyor. Bilgisayarların profesyonel anlamda müzik alanında kullanılması MIDI’nin icadıyla başlar.

Bilgisayarların MIDI arabirimine sahip bir elektronik müzik aleti ile veri alışverişinde bulunması, tıpkı yazıcısıyla yaptığı diyaloga benzer. İki durumda da bilgisayar diğer elektronik birime bir takım kodlar yollar.

Bundan yola çıkarak, mühendisler bilgisayarların da "MIDI INTERFACE" adı verilen birim aracılığıyla müzik aletleriyle haberleşmesini sağladılar. Böylece bilgisayarlar Sequencer’ların yetersiz kaldığı konularda mükemmel bir sequencer işlevi görerek imdadımıza yetişiverdiler.

Bilgisayarların sequencer’lardan üstün olmalarının birçok sebebi var. Bilgisayarlar kullandıkları programlar doğrultusunda her zaman gelişerek devamlı kendilerini aşarlar ve kullanıcıya her zaman daha yeni kullanım kolaylıkları sunarlar. Ayrıca bir bilgisayar MIDI ve müzik konularında kullanıcıya sadece bir sequencer olarak hizmet vermezler. Kimi zaman sequencer, kimi zaman bir synthesizer editörü veya tam bir müzik aleti olabilirler.

Bütün bilgisayarların belli programlar doğrultusunda çalıştığını biliyoruz (?!!?). Bilgisayarların elektronik müzik aletleriyle haberleşmesi sonucu çıkan talepleri karşılamak için, programcılar her türde programları kullanıcıların hizmetine sundular. Bu program çeşitlerini 4 ana grupta toplayabiliriz.

I- Sequencer programları:

Amiga için bugüne kadar birçok sequencer programı yazılmıştır. Bunların her biri ciddi programlar olmalarına rağmen, pek azı günümüze kadar popülerliğini sürdürebilmişlerdir.

Temel bir sequencer programı, "Master Klavye"den gelen bilgileri hafızasında depolar. Daha sonra bu bilgileri taşıyan bir müzik parçası oluşturmanızı sağlar. Daha sonra da Slave enstrümanlara ayrı ayrı yollardan bu bilgileri göndermenizi sağlar. Bu işlemler, tıpkı çok kanallı bir teyp kaydındaki gibidir ve aynı oranda da kolaydır. Programcıların çoğu, bu klasik sequencer program mantığını genişletmişler, kullanıcının tasarımını yaptıkları müzik eserinin üzerinde özgürce oynayabilmelerine el verdiğince imkan tanımışlardır ve tanımaktadırlar...

II- Synthesizer editörü programları: Günümüzde synthesizer'lar kendi bünyelerinde, hele MIDI teknolojisini de kendi bünyelerine aldıktan sonra, oldukça karmaşık bir yapıya sahip oldular. Eskiden 1970'li yıllar ile 1980'ler arasında kalan dönemde bir synthesizer sadece belirli dalga şekillerini çıkaran ve üzerine birkaç efekt tatbik ederek (vibrato, tremolo, pitch bend v.b.) değişik sesler çıkarabilen bir aygıttı. Bu aygıtların üzerinde bulunan çok sayıda (bugüne nazaran) düğme sayesinde, anında aletin ses karakteristiği ile oynama imkanı bulunabiliyordu. Bugün ise synthesizer'lar her türlü temel dalga şeklini üretebilen ve çok sayıda efekt ve matematiksel deformasyonla bütünleşmiş az düğmeli, fakat çok işlevli muhteşem müzik bilgisayarları haline gelmiş durumdalar.

Bugün, bu az düğmeli çok işlevli aletlerden bir ürün çıkarabilmek için, ayrı bir maharet gerekmekte. Çünkü üzerinde oynadığınız parametrelerin hiçbirini aynı anda göz önünde bulunduramayıp, o menü senin bu menü benim habire dolaşmaktasınız. Üstelik bu işlerin tümünü birkaç düğmeye devamlı basarak ve sonsuz bir dikkat içerisinde yapmanız gerekmekte. Bilgisayarın o güzelim kullanım avantajı bu konuda da imdadınıza yetişiveriyor. Editör programları sayesinde bu zahmetli işlevlerin tümünü bilgisayar ekranı üzerinde sadece mouse veya klavye kullanarak zahmetsizce yapabiliyorsunuz. Amiga bilgisayarları için yazılmış en çok bilinen birkaç editör var. Bunlar Music-X isimli programın bünyesinde bulunan Roland D-50 editörü, MT-32 editör isimli bir başka program, Korg M1 için bir editör ve Dr.T's Roland D-20 editör programlarını sayabiliriz. III- MIDI Sound Librarian programları:

Eğer elinizde gelişmiş bir synthesizer varsa ve ürettiğiniz sesleri bilgisayar disketlerinde depolayıp bir kütüphane oluşturmak istiyorsanız, kullanmanız gereken program tipi şüphesiz "Librarian" programları.

Bu programlar sayesinde synthesizer'ınızda ürettiğiniz sesleri disketlerinizde saklayabilir, daha sonra bu seslerin içerisinden istediğinizi geri çağırıp kullanabilirsiniz. Bu sayede çok zengin bir ses kütüphanesine sahip olursunuz.

Hemen hemen her editör programın bünyesinde bu kütüphane hizmeti bulunmaktadır.

IV- Karma programlar: Artık programcılar program dizaynlarını yaparken uçuk bilgisayar gösterişlerinden ziyade, mümkün olan en çok hizmeti kullanıcılara sunmak çabası içerisindeler. Bu yüzden daha çok bu yukarıda belirttiğim programların hepsini bünyesinde bulunduran, hatta daha fazlasını beceren programlar üretilme yoluna gidiliyor.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.