LEGEND OF FAERGHAIL
Retro bilgisayar
Bir Alman firması olan Rainbow Arts'ın FRP türündeki ilk oyunu olan Legend of Faerghail, Bard's Tale tipinde ve Bard's serisinden daha zor bir oyun olarak karşımızda. Bundan yaklaşık olarak 6 ay evvel tek disketlik demosu ülkemize gelmişti. Bu demodan oldukça kaliteli bir FRP olduğu anlaşılıyordu. Oyun geldiğinde ilk izlenimlerimiz, demonun her şeyi tam olarak yansıtmadığıydı. Sonuçta beklediğimizden daha komplike, zor ve bir o kadar da kaliteli bir oyunla karşılaştık. Bard's Tale'e yaklaşık olarak 2 yıldır yerli, yabancı tüm bilgisayar dergilerinde gerek ipucu, gerekse maze haritaları olarak değinilmekte. Sanırım Legend of Faerghail bundan daha uzun bir süre bütün dergileri işgal edecek. Oyunun diğer bir özelliği de daha önce X-OUT'un grafiklerini yapmış olan ve Avrupa'da bir Software firmasında çalışan CELAL KANDEMİROĞLU'nun LEGEND OF FAERGHAIL'in kapak ve poster resimlerini çizmiş olması. Fakat oyunun özellikleri sadece bunlarla bitmiyor. Oyun Bard's Tale 1, 2 ve Phantasie 1 ve 3'ten de karakter almanıza olanak sağlıyor. Böyle bir şey daha önce hiçbir oyunda yapılmamıştı. Bu sayede eğer bu oyunlarla daha önce oynadıysanız ve oyundaki karakterleriniz yüksek level'lardaysa, bu gelişmiş karakterleri bu oyunda kullanabilirsiniz. Gerçi karakterlerin transferleri kusursuz olmuyor fakat yine de oyuna büyük bir avantaj ile başlıyorsunuz. İşte bunlar LEGEND OF FAERGHAIL'in bazı özellikleri, diğer özellikleri de yeri geldiği zaman aşağıdaki satırlarda anlatacağım.
MACERACININ GÜNLÜĞÜ SAYFA 01
Ben TAULUS, gezgin bir yazarım. Beni maceraperest biri olarak da nitelendirebilirsiniz. Çok uzun bir hayat yaşadım ve tüm ömrüm boyunca inanılmaz olan birçok olayla, kaybolmuş ırklarla ve kayıp diyarlarda, inanılmaz güçteki büyücülerle karşılaştım. Gelecek olan nesillere bir ışık tutması maksadıyla bu günlüğü yazmaya karar verdim.....
En inanılmaz maceralarımdan biri de GTYMOR’da geçti. Gtymor oldukça büyük bir kıtada. Çok uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra bu kıtaya vardım. Yanımda sadece altın ve macera için bir araya toplanmış olan ufak bir grup vardı. Benimle beraber bu uzun ve zorlu yolculuğa çıktıklarında 20 kişiydiler. Kıtaya ulaştığımızda ise sadece 5 kişi kalmışlardı. Gtymor toprakları üç krallığa aittir. En büyük ve güçlüleri CYLDANE'dir. Burayı güçlü savaş lordu, Kont HAGROR yönetir. Cyldane'de uçsuz bucaksız ormanlar bulunur. Bu ormanlar o kadar sık ve gizem doludur ki, içlerine girenleri aç bir ejderha gibi yutar ve bir daha da o kişilerden haber alınamaz, daha doğru bir deyişle alınamazdı. Bu gün birçok kavimin yaşadığı bu ormanda, yüzlerce yıl önce büyük bir terör vardı. Kont Hagror'un dedesinin dedesi bu olaylara son vermek ve aynı zamanda da azalan itibarını yükseltmek için ormana, gözyaşı ormanına, bir keşif grubu gönderdi. Bu grup uzun araştırmalar sonunda VORTAG adındaki kötülüklerin kaynağıyla karşılaştılar. Vortag güçlü bir büyücüydü, amacı ise tüm ormana sahip olmaktı. Bunu kısmen başarmıştı. Keşif grubu zorlu bir mücadeleden sonra Vortag'ı ve onun uşaklarını yendiler. Grup daha sonra buraya yerleşti. Ormanın ortasındaki bu toprakları yaşanabilir hale getirdiler. Şimdiki kontun dedesinin dedesi de bu toprakları keşif grubunun komutanına verdi. Daha sonraları komutana kont unvanını bahşetti. Kont TAGRAN yerleştikleri bölgeye THYN adını verdi. Çevredeki ağaçlar kesildi ve buraya büyük bir kale inşa edildi. Aradan geçen yıllarda çeşitli ırklar bu topraklara huzur bulmak amacıyla akın ettiler. Thyn yıllar geçtikçe Dwarf ve Elf'lerin de yerleşim merkezi oldu. Cyldane ise yıllar geçtikçe gücünü kaybetmeye başladı. Bu sebeple Cyldane'ye bağlı olan birçok derebeylik, buna Thyn da dahil, bağımsızlıklarını ilan etmeye başladı. Bunlar benim Cyldane’de kraliyet arşivlerinden öğrenebildiklerim….
Gtymor'da Cyldane'den başka iki büyük krallık daha vardır. Bunlardan ilki vahşi ve barbar bir krallık olan Tronalm'dır. İkincisi ise tutucu ve bağnaz bir dine sahip olan Funlgaal'dir. Buraları da ziyaret ettim.........
SAYFA 61
Cyldane'ye geldiğimde kont'un yakın ilgisiyle karşılaştım. Anlattıklarımı büyük bir ilgi ile izleyen Kont, onuruma ziyafetler verdi. Yanımdaki 5 macerapereste de yeni silah ve zırhlar armağan etti. Buradaki birkaç hafta boyunca oldukça iyi ağırlandık. Ardından ben uzun yıllardır kimsenin gitmediği, daha doğrusu gidemediği, Thyn'a gitmeye karar verdim. Artık hiç kimsenin Thyn'a gidememesinin nedeni, buraların oldukça tehlikeli olmaya başlamasıydı. Kont yanıma koruyucu vermek istediyse de, ben yolculuğa beraber çıktığım 5 arkadaşımın yeterli olacağını söyleyerek Kont'u kibarca reddettim. Bu bilinmeyen yerde bulacağımız ganimetleri yabancılarla paylaşmak arkadaşlarımın hoşuna gitmezdi....
Oldukça zorlu bir yolculuktan sonra Thyn'a vardık. Yolda arkadaşlarımdan 3'ü öldü. Tanrım, sanki bütün Orc ve Dwarf'lar çıldırmış gibi. Kimse ile konuşmak mümkün değil. Hiçbir yerde duymadığım lisanları konuşan bu ırklar, bizi düşman sanıp, mümkün olan her fırsatta bize saldırdılar. Büyücümüz TALISHWAEV, sonunda çok güçlü bir büyü yaptı ve kalanları sağ salim Thyn kalesine getirdi. Fakat büyü için ödediği fiyat çok pahalıydı, hayatıyla ödedi. Kaleye vardığımızda insanlar bize inanamaz gözlerle baktılar. Sonradan öğrendim. Hiç kimse gece yarısı dışarıda sağ kalamazmış. İlk olarak kuruyan boğazımızı temizlemek için bir bara gittik. Barda birçok ırktan canlılar vardı. Bir köşede duran bir Dwarf bağıra bağıra savaşın

SAYFA 66
Her şey Thyn topraklarının altında değerli taşların bulunmasıyla başlamış. Değerli taşlara olan düşkünlükleri dünyaca bilinen Dwarf'lar da Thyn'a akın etmişler. Her yerde madenler kazmış ve bu madenlere yerleşmişler. Madenler gittikçe daha derinleşmiş. Hatta barmen Dwarf'ların dünyanın merkezine dek kazdıklarını iddia etti. Ormanın doğal sakinleri olan Elf'ler de bu durumdan pek hoşlanmamışlar. Herkes Elf'lerin Dwarf'larla pek iyi geçinemediğini bilir. İki ırk arasındaki sürtüşme, sonunda hırsız bir Dwarf'ın bir Elf büyücüsüne ait büyü kitabını çalmasıyla, patlama noktasına gelmiş. Elf'ler de Dwarf'ların kamplarına düzenledikleri ani bir baskınla, herkesi öldürmüşler. Bu uzun ve kanlı geçecek olan bir savaşın başlangıcı olmuş. İşte biz tam böyle bir zamanda, büyük bir savaşın ortasında Thyn'a gelmiştik. Bu da karşılaştığımız Dwarf ve daha birçok canlının neden bize saldırdığını açıklıyordu. Savaş sadece Elf ve Dwarf'larla sınırlı kalmamış. Bölgenin tek hakimi olmak için bütün ırklar kıyasıya bir mücadeleye girmişler. İnsanlar ise bu ırklar içinde en güçsüz ve sayıca az olanları......
SAYFA 70
Thyn'daki üçüncü günümüz. Grubumuza katılan yeni bir üyemiz var. Kendisi acımasız ve korkunç bir güce sahip olan bir savaşçı. Kimi zaman böyleleri kendinizi ve grubu korumak için bulunmaz kişilerdir. Thyn'da ilk izlenimlerimiz, iki adet büyük Dwarf madeni ve bir Elf kalesi. Geceleri yolculuk etmek hemen hemen imkansız. Sadece gündüzleri keşif yapabiliyoruz. Thyn'da birçok yerde kalabileceğimiz tavernalar var. Fakat buralara gece olmadan ulaşmak zorundayız. Sadece güçlü bir grup dışarıda kamp kurabilir.....
SAYFA 72
Bugün Thyn kalesinin komutanı olan ve aynı zamanda da bütün bu toprakların sahibi olması gereken, Kont ELVORF ile görüşeceğiz.
Kontun karşısına çıktığımızda oldukça şaşırdım. Bunun en büyük nedeni de, umduğumun aksine karşımda genç, güçlü ve etkileyici biriyle karşılaşmamdı. Kont bu haliyle, bir soyludan çok, bir savaşçı izlenimi veriyordu. Görünümü barbar olan Thorn'u bile etkiledi. O şimdiye dek pek az şeyden etkilenmiştir. Kontun büyük bir sıkıntısı vardı. İnsanlar ölüyor ve o bir şey yapamıyordu. Elinde de ancak kaleyi koruyabilecek miktarda asker vardı. Savaşı durdurmak, topraklarında barışı sağlamak istiyordu. Fakat elindeki kuvvetler oldukça yetersizdi. Kontun tek çaresi vardı, o da Cyldane'den yardım istemek. Cyldane Kontu
Hagror'un kendisine yardım edeceğine emindi. Bundan ben de emindim, fakat Kont Hagror'un olan ve bitenden pek bir haberi yoktu. Geriye tek bir seçenek kalıyordu, o da Kont Hagror'a haber vermek ve ondan yardım kuvvetleri almak. Fakat Elvorf bize bunun başarı şansı çok az olan bir ihtimal olduğunu söyledi. Şimdiye dek bu görev için birçok grubu gönderdiğini ve bu grupların da tek tek yok edildiğini anlattı. Biz ona geldiğimiz yolu ve nasıl geldiğimizi anlattığımızda ise bize inanamadı. Fakat biz geldiğimiz yoldan geriye dönemezdik. Güçlü bir büyücümüz yoktu. Kont bize Cyldane'ye diğer bir yol olduğundan bahsetti. Bu yolda Dwarf madenlerinden geçiyordu. Fakat hangi madenden olduğunu kendisi de bilmiyordu. Buradan kurtulmak için tek çıkar yol bu madenleri araştırmaktı. Buna mecburduk. Aksi takdirde ömrümüzün sonuna dek burada kısılıp kalacaktık. Kont görevi başarırsak bizi hayal edemeyeceğimiz şekilde ödüllendireceğini vadetti....
SAYFA 78
Silahlarımızı yeniledik. Bugün grubumuza yeni bir eleman katıldı. Kendisi bir çeşit büyücü. Fakat ne yazık ki eski büyücümüz kadar usta değil. Fakat hiç yoktan iyidir. Ben hemen madenlere girme taraftarı değilim. Daha doğrusu madenlerin derinliklerine. İlk olarak biraz tecrübe kazanmanın daha faydalı olacağını düşündüm. Bu sebeple çevreyi araştırmaya başladık. İki madenin de ilk katlarını iyice inceledik. Daha sonra Elf kalesini araştırdık. Burada çok faydalı zırh ve silahlar bulduk. Bizi daha evvelden uyardıkları için, ürkütücü bir görüntüye sahip olan bu kaleye hiç girmedik. Artık Dwarf madenlerinin alt katlarını araştırmaya hazırız. Umarım başarırız.....
ÖNEMLİ NOTLAR Ben TAULUS, bu notları gelecek nesillere ışık tutması için yazıyorum. Bu notlarda, karşılaştığım bütün ırklar, bildiğim ve gördüğüm tüm büyüler, karşılaştığım iyi, kötü tüm karakterler ve kullandığım tüm silahlar hakkında aydınlatıcı bilgiler bulabilirsiniz.
IRKLAR BÖLÜMÜ SAYFA 01
Çok yer gezdim ve bu yerlerde değişik birçok ırkla karşılaştım. Bunların kimisi çok zeki, kimisi de bir öküz kadar aptaldı....
SAYFA 03
İNSAN: İnsan diğer tüm sınıflar içerisinde nüfusu en fazla olan ırktır. Çok kabiliyetlidir, bu sebeple aklınıza gelebilecek olan bütün sınıflara girer. İçlerinde çok kötülerinin olabileceği gibi, oldukça iyileri de vardır. İnsanoğlu öldüğü zaman iyi bir tapınakta ya da tecrübeli bir rahibin gözetiminde tekrar canlandırılabilir. İnsan diğer ırkların aksine geceleri göremez. İnsanda ne bir Dwarf'ın gücü, ne de bir Elf'in zekası vardır. Fakat insanoğlu zamanla, çalışma ve tecrübe ile bu özelliklerini yükseltebilir. Kısacası gelişmelerinin anlamsızlığı hakkında bir söylev çekerken, başka bir yerde bir barbar umursamaz bir tavırla birasını içiyordu. Barmenle konuşarak olayların iç yüzünü öğrendik.

sınırı yoktur. Birçok ara ırkı vardır. Fakat genel anlamda bunların arasında pek bir fark yoktur.
TANITIM
SAYFA 08
DWARF: İşte ufak boylarının tersine, oldukça sağlam bir yapıya sahip olan yegane ırk. Dwarf'lar madenci bir ırktır. Bütün ömürlerini madenlerde geçirirler. Altına ve değerli taşlara çok düşkündürler. Bunlar için hayatlarını düşünmeden tehlikeye atarlar. Dwarf'lar büyüyü hiç sevmezler. Ben şimdiye dek büyü ile ilgilenen bir Dwarf'a rastlamadım. Olabilecek en iyi demirci ve savaşçılardır. Eğer arkadaş olursanız, arkadaşlığını ölene kadar devam ettirir. Dwarf'lar Elf'lere karşı çok eskilerden beri bir düşmanlık beslerler. Bu düşmanlık karşılıklıdır. Hiçbir zaman iyi geçinen bir Elf ile Dwarf'ı bir arada görmedim. Dwarf'lar madenlerde yaşadıkları için geceleri görebilirler.....

Karakteristik özellikleri: 1m ile 1,5m arasında bir boya sahiptirler. Çok kaslı bir vücutları vardır. Kadın olsun, erkek olsun çok gür sakalları vardır. Kara sakallı, kara saçlı ve kara gözlüdürler.
ELF: İnsanoğlundan daha eski bir tarihe sahip olan en eski ve en uzun ömürlü ırktır. Ormanlarda yaşarlar. Genelde barış severdirler. Fakat bazı ara ırkları oldukça zalim ve acımasızdır. Ormanların ulaşılması zor yerlerinde yaşadıkları için, orman her zaman onları bir kale gibi korur. Doğa ile iç içe oldukları için büyüye meraklıdırlar. Bence büyü ile ilgilenmelerinin diğer bir nedeni de fiziksel zayıflıklarını, büyü ile kapatmak istemeleridir. Büyüye ve zehire karşı inanılmaz bir dirençleri vardır. Bu sebeple büyüden diğer ırklara nazaran daha az etkilenirler. Bildiğim en zeki ırktır.....

Karakteristik özellikleri: 1,6m ile 2m arasında değişen bir boya sahiptirler. İnce dudakları ve sivri kulakları vardır. Sarı ya da mavi gözlüdürler. Saçları ise sarıdır. Geceleri görebildikleri gibi, saklı olan bazı eşyaları sezgileriyle bulabilirler.
HALFLING: Hayatım boyunca karşılaştığım en barışsever ırktır. Genelde Dwarf'lar gibi mağaralarda yaşarlar. Fakat bu mağaraları bir evden daha iyi dekore ettikleri için, kendinizi bir mağaradan çok, zengin bir çiftçinin evinde sanırsınız. En büyük zevkleri bahçe işleri ve değerli taş işlemeciliğidir. Bütün ömürlerini köylerinde geçirirler. Nadiren dış dünyaya çıkanları da tüccar veya haberci olurlar. Hikaye anlatmak, bahçe ve değerli taşlarla ilgilenmekten sonraki en büyük zevkleridir. Bir kahraman ya da bir maceraperest olarak dünyaya gelmezler. Fakat eğer maceraperest bir Halfling ile karşılaşırsanız sakın onu hafife almayın. Çok iyi birer okçu olabilirler. Tehlikeyi önceden sezebilme kabiliyetleri vardır. Daha doğru bir deyişle altıncı hisleri çok kuvvetlidir.....
Karakteristik özellikleri: 0,5m ile 1m arasında bir boyları vardır. Ufak kulaklı ve siyah saçlıdırlar. Hepsi pipo kullanır. Kaslı bir vücuda sahip değillerdir.

KARIŞIK IRKLAR Birçok karışık ırk vardır. Bunlar çeşitli ırkların birleşmelerinden oluşmuştur. Bu sebeple iki ırkın bazı özelliklerini taşırlar..
Half-Elves: İnsan ve Elf'lerin birleşmesinden olmuştur. Zekalarını Elf'lerden, kuvvetlerini insandan almışlardır. Buna karşın büyü ve zehire her iki ırktan daha dayanıksızdırlar..
Half-Orc: Bir Orc kadar çirkin değillerdir, fakat daha güçsüzdür. Zekaları kıttır. Hiç kimse ile de geçinemezler....
SINIFLAR Her canlı dünyaya geldikten sonra yaptıkları ile bir sınıfa girer. Biri çaldığı zaman hırsız olur, büyü ile ilgilenen de büyücü.
SAYFA 390
WARRIOR: En çok karşılaştığım sınıftır. Zeki olmayan, fakat biraz güçlü olan her ırk 'Warrior' olur. Bir savaşçı tüm silahları, zırh ve kalkanları kullanabilir. Eğer savaşlardan sağ olarak çıkmış olan bir Warrior ile karşılaşırsanız, mutlaka iyi geçinmeye bakın. Tecrübeli bir savaşçıdan daha tehlikeli bir şey yoktur. Savaşçısı olmayan bir gruba henüz rastlamadım. Büyünün çaresiz kaldığı durumlarda, sorunu kaba kuvvet ile çözebilirler...
BARBARIAN: Barbarlar, diğer sınıflar gibi çalışarak bir sınıfa dahil olmazlar. Onlar barbar olarak doğar ve ölürler. Çok güçlü ve vahşi savaşçılardır. Ben uzun süren gezilerim sırasında pek çok barbar kabile ile karşılaştım. Bunların hepsinin inanışları ve yaşamları farklıydı, fakat ortak olan tek yönleri, büyü ve büyücülere inanmamalarıydı. Hayatları boyunca pek çok kere büyü ile karşılaşmalarına rağmen, her zaman kendi kaba güçlerinin büyüyü alt edeceklerine inanırlardı. Her türlü silah, kalkan ve zırhı kullanabilirler. Vahşi doğada en fazla sağ kalma şansına sahip olan sınıftır..

SAYFA 410
THIEF: Geçmişte olduğu gibi günümüzde de hırsızlar vardır. Hırsızlık en eski mesleklerden biridir ve dünya yok olana kadar da geçerliliğini koruyacaktır. Benim çağımda karşılaştığım her grupta mutlaka bir hırsız vardır. Bunun en büyük nedeni, kilitli kapıları ve kasaları sadece hırsızların açabilmesidir. Aynı zamanda hırsızlar (bir bakıma mecburiyetten dolayı), tuzakları önceden fark edebilir ve etkisiz duruma getirebilirler. Eğer bir hırsız dostunuzsa, şanslı sayılabilirsiniz. Size ve grubunuza mutlaka faydası olacaktır. İşi icabı, bir hırsız kalın zırhlar giyemez ve ağır silahlar kullanamaz. Fakat buna karşın hırsızların başka hiçbir sınıfta olmayan bir özelliği var. Savaş esnasında düşmanlarının arkasına geçip, arkadan vurmak...
BLACKSMITH: Ben gezilerim boyunca, dükkanını bırakıp maceralara atılan pek az demirci ile karşılaştım. Bir demircinin gruba birçok faydası vardır. En önemlisi de zarar gören ya da yıpranan silah, kalkan ve zırhları tamir etmesidir. Her zaman çekiç ve örsünü yanında taşır. Bunlar zaten yeteri kadar ağır olduğu için, kalın zırh ve kalkan kullanamaz. Silah olarak da sadece çekiç kullanabilir. Seviyeli bazı demircilerin büyü de yaptıklarına şahit oldum. Fazla güçlü ve öldürücü olmamakla beraber bu büyüler oldukça faydalıydı...
RANGER: Ranger'lar karışık bir sınıftır. Bu bir dezavantaj değildir. Bir Ranger aynı zamanda bir savaşçıdır. Bir savaşçının eğitimini görür ve kullandığı silah ve zırhları kullanır. Fakat savaşçıda bulunmayan bazı özelliklere sahiptir. Düşmanları önceden fark ederek, güçleri ve yönleri konusunda grubu aydınlatır. İyi iz sürer. Yüksek seviyeli olanları ise Druid büyüleri yapabilir. Savaşçıya nazaran tek dezavantajı, daha güçsüz olmasıdır...

CLERIC: Bir Cleric hayatını, insanların iyiliğine adamış olan ve bu uğurda ölümü göze alan bir çeşit rahiptir. Felsefe olarak kesici silahları kullanmazlar. Bunun yanında her türlü zırh ve kalkanı kullanırlar. İnsanları iyileştirici büyüler yaparlar. Büyüleri hiçbir zaman, karşısındaki düşman da olsa öldürücü değildir. Bir Cleric'in ezber kabiliyetinin güçlü olması gerekir. Çünkü, büyülerini büyücüler gibi kitaptan değil, akıldan yapar...
DRUID: Aslında Cleric'lerin öğrencileri denilebilir. Fakat Cleric'lerin aksine yaşamlarını insanların iyiliğinden ziyade, doğanın korunmasına adarlar. Kendilerini doğaya adadıkları içinde, doğayı oluşturan 4 güç tarafından da korunurlar. Bu 4 güç; Toprak, Hava, Su ve Ateştir. Bir Druid yaptığı büyülerle bir gruba çok faydalı olabilir...

MAGICIAN: Uzun süren hayatım boyunca birçok meslek ve sınıftan insan tanıdım. Fakat bunların içinde en tehlikeli olanları, büyücülerdi. Güçlü bir büyücü büyük bir orduya bedeldir. Genelde, hakkında pek fazla bir şey bilinmeyen bir sınıftır. Büyülerini büyü kitaplarından yaparlar. Büyüleri gücünü ateşten aldığı için, metalden yapılmış olan hiçbir şeyi kullanmazlar. Çok güçsüzdürler. Fakat büyüleri öldürücüdür. Eğer bir maceraya atılacaksanız, yanınızda mutlaka bir büyücü olması gerekir. Fakat unutmayın, büyücüler zayıf karakterler olduğu için, savaşlarda kılıçların ulaşamayacağı yerlerde tutun...
SAYFA 455
ILLUSIONIST: Bir Illusionist, bir cins büyücüdür. Fakat yaptığı büyü, bir büyücünün tersine gerçek değil, hayaldir. Fakat karşısındaki düşmanın beynini etkilediği için, yaptığı büyü hasmı için gerçektir. Yüksek seviyedeki Illusionist'lerin çok tehlikeli olduklarını gördüm. Yüksek seviyelere gelen bir Illusionist gerçek büyüler de yapabilir. Sadece kumaştan giyecekler giyebilirler. Kesici silahlar kullanamazlar...
SAYFA 457
PALADIN: Hayatlarını, onur ve şeref üstüne kurmuş, soylu savaşçılardır. Savaşlarda her zaman en tehlikeli yerlerde çarpışırlar. Ölüm onlar için korkulacak bir son değildir, bilakis şereftir. Karakter olarak iyi olan hiçbir canlıya sebepsiz saldırmazlar. Yüksek seviyede olanları büyü yapabilir. Yaptıkları büyüler de grubu iyileştirici Cleric büyüleridir...
SAYFA 458
HEALER: Sadece kadınların olabildiği bir sınıftır. Fakat kesinlikle cadılık değildir. Aksine bir çeşit rahibeliktir. Bir Healer Cleric gibi iyileştirici büyüler yapar. Fakat zırh ve kesici silahlar kullanamaz. Savaş büyüleri de öldürücü olmaktan çok, düşmanı tesirsiz hale getiren cinstendir...
SAYFA 459
MONK: Bir Monk, dini bir tapınağın asker rahibidir. Uzun yıllar süren eğitimlere tabi tutulurlar. Savaşçı olmalarına rağmen, kesinlikle zırh ve bazı silahları kullanmazlar. Kendilerine has teknik ve felsefeleri vardır. Hırsızlara özgü bazı özellikleri de olduğu söylenir...
DİLLER KİTABI Ben TAULUS, hayatım boyunca birçok yer gezdim ve çok değişik lisanlarla karşılaştım. Bunlardan bazılarını öğrenme şansına sahip oldum. Benden sonraki nesiller belki de bu lisanları unutacaklar. Bu sebeple bu kitabı yazıyorum. Belki bu kitap sayesinde bu lisanlar unutulmaktan kurtulacaklar.
COMMON LANGUAGE: Tüm insanların kullandığı bir dildir. Genelde herkes bu lisanı konuşabilir ve anlayabilir. Fakat başka ırklar anlamayabilir.
ANIMAL LANGUAGE: Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi gerçek bir lisan değildir. Hayvanların çıkardıkları bazı sesleri taklit etmekten başka bir şey değildir. Fakat sadece bu sesleri taklit etmek de kimi zaman hayvanlarla anlaşmak için yeterlidir.

ORC TONGUE: Common language'nin değiştirilmesi sonucu ortaya çıkmış olan bir lisandır. Sadece Orc ırkı kullanır. Orc'lar genelde aptal varlıklar olduğu için bu lisan da öğrenilmesi kolay bir lisandır. Bence bu lisanı öğrenmek gereklidir. Bunun en büyük sebebi de Orc'ların çok fazla sayıda olmalarıdır. Hemen hemen her zaman bir Orc ile karşılaşabilirsiniz.
LIZARD LANGUAGE: En nefret ettiğim ırk olan kertenkele adamların lisanıdır. Oldukça esrarengiz bir ırk olan kertenkele adamlar, diğer ırklarla nadir olarak irtibat kurduklarından lisanları da pek bilinmez.
DWARVEN LANGUAGE: Bütün Dwarf'ların kullandığı ortak dilleridir. Öğrenilmesi ve konuşması oldukça zordur. Fakat bütün Dwarf'lar yaşadıkları yerlerde yabancıları görmekten hoşlanmadıkları için, lisanlarını bilmek sizin için bir avantaj olabilir.
ELVEN LANGUAGE: Birçok lehçeye ayrılmış olan, insanların konuştuğu lisandan daha kompleks bir yapıya sahip, geniş kapsamlı bir lisandır.
DARK LANGUAGE: Dwarven Language'in bir lehçesidir. Yerin oldukça altında yaşayan canlılar kullanır. Bu canlılar genelde pek dost canlısı olmadığı için, bu lisanı öğrenmek sizin için faydalı olabilir.
MAGIC LANGUAGE: Gerçek adı 'Terandir Ellagrinum Estaffyn' olan, sadece büyücülerin kullandığı bir cins lisandır. Tam anlamı bilinmeyenlerin lisanıdır. Bütün büyücüler bu lisanı bilmek zorundadır.
BÜYÜ KİTABI Ben TAULUS şahsen bir büyücü değilim. Fakat birçok yer gezdim ve buralarda birçok büyü ile karşılaştım. Bu büyüleri yapamamama rağmen, neler olduklarını biliyorum. Gelecek nesiller umarım atalarının yaptığı büyüleri unutmaz.
Genel anlamda 6 çeşit büyü vardır.

MAGICIAN’ın yaptığı büyüler.
Adı Günlük kullanım adedi Etki miktarı
BURNING HANDS 08 Tek bir düşman Büyücünün elinde oluşturduğu ateşi düşmanın üzerine atmasıyla oluşan bir büyüdür. Acemi büyücüler tarafından yapılır. Büyük bir etki gücü yoktur.
BRINGER OF LIGHT 04 ------------- Büyücünün karanlık yerlerde yaptığı aydınlatma büyüsü. Süresi pek belli değildir. Fakat genelde bir meşalenin süresi ve etkinliği kadardır.
MAGIC ARROWS 07 Tek bir düşman Hedefini şaşırmayan, yoktan var edilen bir oktur. Fazla etkili ve güçlü değildir. Düşmana da fazla zarar vermez. Büyücünün seviyesi arttıkça zarar da artar.
SHIELD 05 Gruptan biri Kendi grubunuzdan biri çevresinde görünmeyen bir kalkan oluşturur. Bu kalkan büyü dışında bilinen tüm silahlardan kişiyi korur.
WORLD OF SLEEP 06 Düşman grubu Düşmanı derin bir uykuya daldırır. Bu sayede düşman size saldıramaz ve sizin saldırılarınızdan da korunamaz. Oldukça faydalıdır.

SHOCKING GRASP 06 Tek bir düşman Büyücü, bu büyüyü yapabilmek için düşmanın yakınlarında olmalıdır. Büyü yapıldığında, düşmanın çevresini zehirli bir bulut sarar. Bu bulut düşmanın saldırma ve savunmasını doğrudan etkiler. AMIGA DÜNYASI 80

ILLUSIONIST'in yaptığı büyüler:
Adı Günlük kullanım adedi Etki miktarı
ACID RAY 08 Tek bir düşman Illusionist'in parmak uçlarından çıkarttığı asittir. Düşmana büyük ölçüde zarar verebilir.
COLOUR RAYS 07 Tek bir düşman Illusionist büyüyü yapabilmek için rakibine yakın olmalıdır. Ortaya çıkan renk cümbüşünde, düşman kör olur, bu sebeple saldıramaz.
HASTE 06 Gruptan biri Gerçekten güçlü ve bir o kadar da yapan için tehlikeli olan bir büyüdür. Büyü gruptan birini görünmez derecede hızlı yapar. Bu sayede büyü yapılan kişi normalden daha fazla saldırma şansına sahip olabilir. Fakat büyüyü yapan da bir yıl yaşlanır.
MAGIC LANTERN 08 --------- Karanlığı aydınlatmak için yapılan bir büyüdür. Kesinlikle söndürülemez.
MUD 05 Düşman grubu Düşmanları bir anda yere seren ve onlara kalkma imkanı tanımayan bir büyüdür. Bu sayede düşmanlar saldıramaz ve savunma yapamazlar.
DRUID'in yaptığı büyüler:
Adı Günlük kullanım adedi Etki miktarı
GLOVE 10 Tek bir düşman Düşmanı paralize ederek, grup için daha kolay bir hedef teşkil etmesini sağlar.
ENCHANT WEAPON 08 Gruptan biri Grup içindeki hasar gören ve bozulan silahlar bu büyü ile tamir edilebilir.
ANIMAL FRIENDSHIP 08 Düşman grubu Vahşi olan tüm hayvanlarla bu büyü sayesinde dost olabilirsiniz. Bu sayede size saldırmazlar.
FIRETRAP 06 Tek bir düşman Direkt bir hedef alan ve Druid tarafından istenildiği zaman aktif duruma getirilen bir cins tuzaktır. Fazla olmasa da düşmana zarar verir.
HEALING 06 Gruptan biri Cleric'lerin kullandığı bir büyüdür. Fakat Druid'lere adapte edilmiştir. Gruptan birini fazla olmasa da iyileştirir.
CLERIC'in yaptığı büyüler:
Adı Günlük kullanım adedi Etki miktarı
LIGHT 08 ---------- Karanlığı aydınlatmaya yarayan, aydınlık büyüsüdür.
FEAREVIL 08 ---------- Grubu kötü karaktere sahip olan canlıların saldırısından korumaya yarayan bir büyüdür.
BLESS 07 Tüm grup Grubun savaş moralini yükseltir. Bu sayede gruptaki elemanların saldırıları hedefini daha iyi bulur.
FEAR 08 Düşman grubu En çok karanlıkta yaşayan canlılar üzerinde etkili olan, hedef alınan grubun bir anda korku içinde kaçmasını sağlayan bir büyüdür.
METAL HAMMER 06 Tek bir düşman Düşmanın beynini etkileyen ve bu etki sayesinde, düşmana kafasına bir çekiç yemiş hissi veren bir büyüdür.
HEALER'ın yaptığı büyüler:
Adı Günlük kullanım adedi Etki miktarı
CURE LIGHT WOUNDS 10 Gruptan biri Healing I büyüsü ile aynıdır.
SINGING 06 Tüm grubu Blessing büyüsü ile aynıdır.
STUN 07 Düşman grubu Düşmanların doğrudan sinir sistemlerini etkileyen bir büyüdür. Bu sayede düşmanlar hareket edemezler, kendilerini savunamaz ve saldıramazlar.
CURE SERIOUS WOUNDS 06 Gruptan biri Healing I'den daha güçlü bir iyileştirme büyüsüdür.
LIGHT 10 -----------
Işık büyüsüdür.
BLACKSMITH'in yaptığı büyüler:
Adı Günlük kullanım adedi Etki miktarı
DISRUPT 04 Düşman grubu Düşmanın büyü yapmasını engeller. Karşı tarafın konsantresini bozar.
DISMAY 04 Düşman grubu Düşman ses ve gürültüden paniğe kapılır ve kaçar.
ENCHANT ARMOUR 03 Gruptan biri Zırhın kalitesini arttırır.
Bu aylık FEARGHAIL bu kadar, gelecek ay kaldığımız yerden devam edecek ve size daha sonraki FRP'lerde faydalı olacak olan büyü sınıf ve karakter tanıtımlarına devam edeceğiz. Takıldığınız FRP'lerde mutlaka bize yazın. Size yardım edeceğiz.