ELVIRA: MISTRESS OF DARKNESS
Retro bilgisayarGeldi. gelecek, çıktı, çıkacak derken, aylar süren beklemeler en sonunda sona erdi ve ELVİRA çıktı. Aslında Elvira'nın bundan aylar önce piyasaya çıkması gerekirdi, fakat oyunu yapan firmanın büyük mali sıkıntıya düşmesi oyunu bir hayli geciktirmişti, ve neredeyse de çıkmıyordu. Fakat Accolade bu soruna çözüm buldu ve bu ufak firmayı satın aldı. Accolade garantisinde oyun da 2 ay içinde piyasaya çıktı. Aylar önce Elvira'nın demosu gelmişti. Fakat oyununa baktığımda, demonun oldukça yetersiz olduğunu gördüm. Elvira gerçekten bu yılın en iyi Icon- Adventure'larından biri. Gerek grafik, gerekse müzikleri tam anlamıyla harika. Müzik ve efektler oyunun atmosferi ile tam bir uyum içinde. Tabi iş sadece grafik ve müzikte değil; konu, atmosfer ve sürükleyicilik de olabileceğin en iyisi. Elvira'nın ülkemizde bizim baskı aşamamızda gelmesi, sizin için bir ölçüde de şansızlık oldu. Oyunu yeterince inceleyemediğimi bastan söylemeliyim. Fakat gelecek sayılarımızda daha detaylı açıklamaları dergimizde bulacağınıza emin olabilirsiniz.

Elvira aslen Amerikada çok tutulan bir korku programı. Programın sunucusu ve yapımcısı, sizin de oyunda göreceğiniz gibi çok güzel bir bayan. Firma'da aslına sadık kalıp ilginç bir konu bulmuş. Bizim güzel yıldızımız büyük bir şatoda hapis tutuluyor. Fakat onu bu şato'ya kapatanların Elvira'yı yok etmeye güçleri yetmemiş. Bu sebeple Elvira sağ. takat gücünün büyük bir kısmını yitirmiş. Bu arada galiba yazmayı unuttum. Elvira çok güçlü bir cadı. Onu hapseden de. en büyük rakibi. Yani sizin anlayacağınız, siz tam bir güç çekişmesinin ortasındasınız. Çaresiz kalan
Elvira'da son bir çare olarak, kendisini kurtarması için bir adam tutuyor. Tutulan adam için bu artık bir şans mıdır, değil midir bilemem, fakat benim şahsı görüşüm. Afrodit bile bu kadar çileye ya da daha doğru bir deyişle ölüme değmez. Sizin de tanık olacağınız gibi ölmek oldukça kolay ve birçok ölüm biçimi var. Elvira'yı kapatan cadı. onu kurtarmaya gelecek olan heveslileri engellemek için. şatoya bolca gardiyan koymuş Bunlardan kimisi sizin gibi normal insan, takat bazılarının özel güçleri var. Siz de bu özel kişileri özel silahlarla öldürmeye çalışacaksınız. Bir dişi vampirin kalbine kazık çakmak. ya da kurtadamı gümüş kurşunla öldürmek gibi. Eğer yaşamayı başarırsanız Elvira'yı kurtaracak olan şey bir kasanın içinde. Kasaya ulaşır ve açmayı başarırsanız. güzel Elvira'yı da kurtarmış olacaksınız. Bu arada 6 anahtarı da bulmanız gerek. Bakarsınız paradan başka ödüller de alabilirsiniz, hem de şahsen Elvira'dan!!
Oyuna metruk şatonun dışında başlıyorsunuz. Gidebileceğiniz tek yön var. o da ileri yani şatonun içine. Biraz dikkat ederseniz kapıda bir yazı ile karşılaşırsınız. 'Ziyaretçiler ana giriş kapısındaki muhafızdan izin alsın*. Siz de öyle yapıyor ve girişten sola sapıyorsunuz. İçinde bulunduğunuz oda muhafızların komutanına ait. Dikkat ederseniz onun pek normal olmadığını görürsünüz. Gözleri bir ölü gibi bembeyaz. Size kim olduğunuzu soruyor. Siz de her medeni insan gibi cevap vermeye başladığınızda, sizin şatoya geliş amacınızın ne olduğunu anlıyor ve muhafızları çağırarak sizi bir hücreye kapatıyor. Hayret, sanki geliş amacınızı yazıpta üzerinize iğnelediniz!! Neyse, oyun başlamadan bitmiş gibi görünse de. aslında yeni başlıyor. Eminim bazılarınız şatonun girişinde doğruca komutanın odasına gitmek yerine, diğer iki yoldan neden gitmediğimi merak edecektir. Girişte sağ taraftaki oda hediyelik eşyaların satıldığı bir dükkan. Dükkandan alabileceğiniz 2 eşya var; bir balta ve kalkan. Bunları alıp. doğruca şatonun içine girmeye çalışsanız da değişen birşey olmuyor. Komutan gene sizi yakalıyor ve hücreye kapatıyor. Dükkandan aldığınız eşyalar da üzerinizden alınıyor. Kısacası değişen hiçbirşey olmuyor. Hücrenizde çaresiz ve sıkıcı saatler geçirirken birden kapınız açılıyor. Siz cellatı beklerken birden karsınızda güzeller güzeli Elvira'yı görünce oldukça şaşırıyorsunuz. Fakat Elvira bu ise sizin kadar sevinmiş görünmüyor. Ne de olsa. kurtarıcısını kurtarmak her şanslıya nasip olmaz. Sizi biraz paylıyor, ardından da faydalı birkaç şey veriyor. Biri isinize oldukça yarayacak bir hançer. Diğerleri ise büyülü iksirler. Bu iksirleri içtikten sonra elinizde iki adet kağıt kalıyor. Bu kağıtları *use' komutuyla kullanabilirsiniz. Kağıtlar iki adet büyüyü ihtiva ediyor. İlki elinizden çıkardığınız, karşınızdakine fazla zararı olmayan, bir yıldırım. İkincisi ise yanan büyülü bir hançer. Bu büyüleri 3’er kere kullanabilirsiniz. Ayrıca Elviranın verdiği ve yenilebilir nesne de azalan enerjinizin yerine getiriyor. Bunu da 3 kere kullanabilirsiniz. Dikkatli harcayın. Ayrıca daha evvelden Elvira'nın bir cadı olduğunu yazmıştım. Bu sebeple Elvira çeşitli iksirler yapabilmekte. Fakat ne yazık ki biri Elvira'nın büyü kitabını almış. Bu sebeple Elvira iksir yapamıyor. Takat eğer kitabını bulup Elvira'ya geri getirebilirseniz, size işinize yarayacak iksirler yapabilecek. Fakat iş sadece büyü kitabı ile bitmiyor. İksirler için gerekli olan malzemeyi de Elvira'ya vermek zorundasınız. Bu malzemeler de şatonun çeşitli yerlerinde dağınık bir vaziyette bulunuyor. İşiniz hiç te kolay değil! Artık serbestsiniz. Dilediğiniz yere, şatodan çıkmak hariç, gidebilirsiniz. Takat her kapının ardında bir asker var. Bu sebeple fazla yaşayamazsınız. Fakat iyi bir taktikle biraz şansınız var. İlk olarak şato girişindeki hediyelik eşya satan dükkana gidin. Buradan bir kalkan alın. Sonra kalkanı 'use' komutu ile kullanmaya baslayın. Unutmayın bütün silah ve kalkanları kullanılabilir hale getirmek için bu kumulu kullanmanız gerekir. Sonra girişten kuzey yönüne doğru ilerleyin. Karşınıza salonun iç taraflarına gideceğiniz giriş çıkacaktır. Buradan içeri girin. Birçok oda ile karşılaşacaksınız. Ben binadan sonra seci mı size bırakıyorum. İstediğiniz odaya istediği niz sıraya göre girin. Ben sadece odada bulu nan eşyaları ve öğrendi ğim kadarıyla ne işlere yaradıklarını sizlere açıklamaya çalışacağım. Hemen sağınızdaki oda Evira'nın oturma odası dır. Burada: günlük, tah la kazık, lamba, Monalisa resimi. Evirra’nın Çocukluk resmi, yastık, 2 adel bos bardak, samdan ve bir süs tabağı bulunmakla, İçlerinde tek işe yarayan tahta kazık. Bunu da şöminenin yanından alabilirsiniz. Bu odadan çıktığınızda, tam karşınızda bulu nan oda ise kütüphane. Elvira'nın kayıp büyü kitabını rafları biraz aradığınızda bu labilirsiniz. Koridorda kuzeye doğru ilerlediğinizde aşağı giden merdivenleri ve karşısındaki kapılan göreceksiniz. Kapıların hepsi kapalıdır. Açmak için, kapılanıl üzerlerine mouse ile iki kere kliklemeniz gerekir. Merdivenlerden aşağı indiğinizde mutfağa girersiniz. Evira'da burada sizi bekliyor. Büyü kitabını masanın üzerine koyun. Anık Elvira çeşitli malzemeleri karıştırıp, size faydalı iksirler yapabileçektir. Fakat şu anda size hiçbir şey yapamaz. Çünkü yanınızda iksir için malzeme yok. Zaten olsa da iksir yaptıramazsınız. Çünkü ne ile neyin karıştırılacağım bilmiyorsunuz. Şahsen şu anda ben de bilmiyorum. Fakat öğrenip gelecek ay sizlere ya zacağım. Burada iksir yapmak için 'mix' komutunu kullanacaksınız. Mutfakta, sola döndüğünüzde gizli bu geçil ile karşılasa caksınız. Fakat Elvira geçidi size açtırmalerinden kendinizi oldukça iyi korursunuz. Fakat zırhı giydiğinizde yanınızda fazla eşya taşıyamıyorsunuz. Taşıdığınızda ise her hareketinizde gücünüzden kaybediyorsunuz. Bu sebeple faydalı olmasına rağmen zırh pek kullanışlı değil. Odadaki baltaları almanızı da pek tavsiye etmem. Kılıç onlardan daha öldürücü. Ayrıca zır daha üzerinde bulunan kalkana da erişemiyorsunuz. Silah odasının yanındaki oda daha bitirilmemiş bir bar. Odadan alabileceğiniz yegane eşya bir şise içki. Ayrıca benim ne anlam ifade ettiğini anlamadığım, yakın plandan görebileceğiniz müzik dolabı var. Barın yanındaki oda ise kilise. Dikkatli olun. içeri girmeden önce iyi bir kavgaya kendinizi hazırlayın. Kilisenin içinde ilk olarak gözünüze çarpan; kabı yacaktır, kendisi açacak ve içeri gene kendisi girecektir. Bir süre sonra da içerisinin çok karanlık olduğunu ve hiçbir şey göremediğini söyleyerek dışarı çıkacaktır. Kısaca söylemek gerekirse, gizli geçit şu an için sizin işinize yaramaz. Eğer sağa dönerseniz dolu bir kiler ile karşılaşırsınız. Şaraplar, eller ve birçok iksir malzemesi burada mevcut. Mutfağın karşısındaki oda ise silahların bulunduğu oda. Bura da işinize oldukça yarayacak birçok silah bulunmakla. İlk olarak kalkanınızı değiş tirin ve büyük olan kalkanı 'Large shield' alın. Ardından da keskin bir kılıç. Kılıç ve kalkanı kullanılır pozisyona getirin, kılıcın üstünde güzel bir yay var. Yayı ve düello tabancalarını alın. Artık bir ordu kadar güçlüsünüz. Odada bir de kalın bir zırh durmakla. Gerçi bu zırhı alıp giyebi lirsiniz. Bu şasede düşmanlarınızın darbe-


, mistik bir hayvanın derisinden yapılmış olan bir dua kitabı olacaktır. Biraz ilerleyince karşınıza gene yakın plan bir görüntü çıkıyor. Yakın planda bir masa ve üze rinde bulunan 2 adet altın şamdanı bir altın kadehi ve gümüş renginde bir haçı göreceksiniz. Haç dışındakilerin ne işe yaradıklarını daha çözemedim. Fakat haç, yukarı kattaki vampirin size saldırmasını engelliyor. Kilisenin tam karsısında bulunan oda ise bir galeri. Fakat içinde işe yarayan bir şey yok. Geriye donup giriş kısmına. yani kütüphanenin bulunduğu kısma geldiğinizde, yukarı çıkan merdivenleri göreceksiniz. Buradan yukarı kata çıkabilirsiniz. Yukarı katta gene birçok oda bulunmakta, fakat önemli olan odaların sayısı 3 tane. geri kalanlarında sadece ok bulacak sınız. Fakat siz tecrübe olması için odalara tek tek girin. Her odaya girişte bir adet nöbetçi de karşılaşacaksınız. Bu nöbetçiler fazla zorlu rakipler değil, aralarında sadece gürz'ü olan, size fazla zarar verebilir, odaları dolaştığınızda banyo ve vampirin odasının hangileri olduğunu göreceksiniz. Banyoda, duvarda bulunan yarıkta afyon ruhu bulunmakta. Herhalde bir önemi var ki böylesine bir yere saklamışlar. Vampirin odasında ise vampirden başka, dolap çekmecelerin de oklar var. Eğer vampir için gerekli malzemeniz yoksa burada fazla oyalanmayın, yoksa sonunuz haça rağmen pek iyi olmayabilir. Fakat üzülmeyin vampiri daha sonra öldürebileceksiniz. Kazığınız var, bir yerden de çekiç bulursanız sorun hallolacak. Önemli olan üçüncü odada ise bir incil bulunmakla. İncilin içinde ise bir dua parşömeni var. Parşömeni islediğiniz zaman kullanıyorsunuz, fakat pek bir sev olmuyor Herhalde bunun da kullanılacağı bir yer var. Yukarı kattaki odaları tek tek gezip, yayınız için gerekli olan bütün okları toplayın, çünkü hepsine ihtiyacınız olacak. Unutmadan, birde kilitli bir kapı ile karşılaşacaksınız. Boşuna buranın analılarını aramayın, çünkü bulamazsınız. Bu oda Elvira'nın yatak odası ve sadece kendisi girebiliyor. Daha sonra Elvira mutlaktan çıkıp buraya geliyor. Siz o zaman buraya girebilirsiniz. Fakat Elvira mutfaktan çıktıktan sonra, özel hizmetçisi mutfağa giriyor. Özel hizmetçisi varken sizin mutfağa girmenizi pek tavsiye etmem. Öğle yemeği olarak sizin kafanızı pişirebilir. Fakat Elvira'da mutlaktan hiz-metçisi çıkmadan bir daha mutlağa girmeyeceğini söylüyor. Bunun da anlamı şudur; sizin iksir yapabilmeniz için Elvira’nın mutlağa geri dönmesi lazım. Elvira'nın da mutfağa gen dönmesi için sizin bir şekilde hizmetçiyi bertaraf etmeniz gerekir. Kısacası bu oldukça zor bir bilmece. Elvira siz şatonun iç kısmını terkettikten biraz soma mutfaktan çıkıyor ve bunu da siz tekrar buraya girdiğinizde öğreniyorsunuz. Elvira'nın odasına da ancak sız hizmetçiyi safdışı ettikten sonra girebilirsiniz. Bu sayede Elvira da mutfağın boş olduğunu öğrenecek ve aşağı inecektir. Salonun içerisindeki odalar bu kadar. Artık dışarı çıkabilirsiniz. Avluda da gidebileceğiniz birçok yer var. Herbir köşede (toplam 4) bir kule girişi bulunmakta. Sola doğru ilerlerseniz ahır ile karşı laşırsınız. Ahırın önündeki samanlardan bir tutam alabilirsiniz. Ahırın içine girdiğinizde ise karsınıza atları bağlamak için yapılan bir demir halka ile karşılaşırsınız. Ahırın sağ tarafında ise korku literatürünün ikinci bas oyuncusu bulunmakta, KURT-ADAM. Eğer sağa doğru ilerlerseniz karşınızdaki adam. size kendisini kurtarmanız için yalvaracak, bir taraftan da kurta dünüsüp size saldırmaktan geri kalmayacaktır. Kurtadamı öldürecek tek sev de gümüş bir kursundur. Ya da onu bağlamak için çevresi gümüş kaplı bir ip. Eğer yanınızda bunlar yoksa, olum sizin için kaçınılmaz bir sondur. Bu sebeple ahırda şimdilik yapabileceğiniz birsey yok. Ahırın yanında bir demirci atelyesi bulunmakta, içeriyi biraz araştırdığınızda sandıkta bulunan kabı bulabilirsiniz. Kap metal eriyikler için yapılmış. Bu sebeple ateş dayanıklı. Eğer sız bu kapta eritebilecek bir gümüş eşya bulabilirseniz, gümüş kurşun yapmanız içten bile değil. Fakat şu an için elinizde gümüş bir eşya da yok. bu sebeple demircide de pek fazla bir işiniz yok. Avlunun çevresini dolaştığınızda önünde bir muhafız olan demir parmaklıklı bir kapı ile karşılaşacaksınız. Muhafızı öldürün ve buradan içeri girin. Artık oldukça güzel bir bahçedesiniz. Bu bahçede bulacağınız bütün bitkileri. Elvira iksirlerinde kullanabilir. Bu sebeple bunları toplayıp bir yere depolamanız sızın için daha kolay olur. Bahçede kuzeye doğru ilerleyin. Sonrada mecburi istikamet olan sola dönün. Sol tarafınızdaki kapı kilitlidir. Anahtarının ise nerde olduğunu Allah bilir. Kapını karşı taralı ise alış poligonudur. Poligona doğru ilerleyin. Hedef tahtasına iyice yaklaştığınızda, yayınızla atış talimleri yapabilirsiniz. İlk ok boşa gidecektir. Fakat ardından attıklarınız hedefi bulacaktır. Hedefi I2'den vurana dek çalışın. 3, 4 atış sonra iyi bir nişancı olacaksınız. Şu andan itibaren yayı kullanabilirsiniz. Yayı. daha evvel kullanmaya kaksaydınız, yeterli tecrübeniz olmadığı için kullanamayacaktınız. Hedef tahtasındaki oklarınızı alın ve poligonu terkedin. Tekrar kuzeye doğru ilerlediğinizde kendinizi açık bir arazide bulacaksınız. Sol taralınızda toplayabileceğiniz mantarlar var. Sağ taralınızda ise yol devam etmekte. Kuzey taralında ise bahçenin başka bu bölümüne giriş var. Bu girişten ilerlediğinizde, gene çevresi boş bir araziye çıkacaksınız. Karşınızda ise elinde şahini olan bir adam var. Dilerseniz adamla şahine yakın plandan bakabilirsiniz. Fakat fazla bakmayın, aksi takdirde, siz ne olduğunu anlamadan şahin havalanıp gözünüzü çıkarabilir. Zaten siz ister yakın plan bakın, ister bakmayın kısa bir süre sonra şahin havalanıyor. Siz iyi bir nişancı olduğunuzdan, isabetli bir atışla şahini öldürebilirsiniz, fakat bence buraya gelmeden bir ekran önce oyunu boş bir diskete kaydedin. Şahini vurmak pek o kadar kola) değil, bunu siz de fark edeceksiniz. Şahin tam havada, en tepe noktada iken ateş edin. Şahin ölünce, sahibi de esrarlı bir şekilde ölecektir. Şahini yakın plandan incelediğinizde, ayağındaki anahtarı fark edeceksiniz. Anahtarı ve şahine saplı olan okunuzu alın. Burada yapabileceğiniz ya da gidebileceğiniz başka bir yer yok. Bu sebeple bahçenin bu kısmını terkedin. Sola sapın ve ilerleyin. Karşınıza üzerinde Jjnaze1 yazan bir tabela çıkacaktır. Burası filmlerde gördüğünüz ve soyluların şatolarında bulunan, duvarları bitkilerden olan bir labirent. Yapabilirseniz bir haritasını çıkarın. Çünkü heryer birbirinin aynı. Labirentte benim bulabildiklerim, havalanan bir kuşun yuvasındaki bir yumurta ve birçok bitki. Labirentte oldukça tehlikeli bir yaratık var. O si/c saldırabiliyor, fakat siz ona sakınamıyorsunuz, saldırdığınızda yaratık ateşe dönüşüyor ve bir anda gözden kayboluyor. Bu arada da sizin enerjiniz ve diğer özellikleriniz de düşüyor ve bu düşme de bir süre devam ediyor. Ayrıca bu yaratıkla da sık sık karşılaşıyorsunuz. Açıkçası benim labirenti incelemeye fazla vaktim olmadı. Fakat önemli bazı şeylerin bu labirentte gizli olduğu aşikar. Ayrıca şahinden bulduğunuz anahtar da şatodaki hiçbir yeri açmıyor. Belki bu labirent ilerilerde bir yerlere varıyor ve siz de bu anahtarı kullanıyorsunuz. Ben ancak labirentin sonunda ne olduğunu gelecek ay yazabilirim, fakat sizin bunu benden daha önce çözeceğinize emmim labirente girmeyipte yolunuza devam ederseniz, karşınıza bir bahçıvan kulübesi çıkacaktır. Kulübenin içine girdiğinizde ise bahçıvanın parçalanmış cesedi ile karşılaşacaksınız. Bilinmeyen bir mahluk zavallı bahçıvanın gırtlağını parçalamış. Ya kın planda baktığınızda bahçıvanı yemekle uğraşan binlerce kurt ile karşılaşacaksınız. Kurtlar da bazı iksirlerde kullanıldığı için dilerseniz bunları toplayabilirsiniz. Odada birçok yararlı eşya var. Fakat içle rinde en yararlısı hiç kuşkusuz masanın yanındaki çekiç. Bu çekici kullanarak, kazığın da yardımı ile vampiri layık olduğu yere, cehenneme gönderebilirsiniz. Vampir öldükten sonra küle dönüşüyor. Külleri sakın unutmayın, ileride lazım olabilir. Diğer eşyalar ise; nasıl yandığını çözemediğim bir gaz lambası, adaçayı 'sage' soğan 'onion' elek 'riddle', tohumlar, bir adet sandalye ve boş bir bardak. Tabi bu arada cesedin yanında bulunan haç ta oldukça yararlı, çünkü gümüşten yapılmış. Bu haçı demircide: kasenin içinde, ateşin üzerinde eritebiliyorsunuz. Fakat nasıl olupla kurşun olarak kullanıyorsunuz, bilemiyorum. Bu güzel ve dinlendirici bahçeden çıktıktan sonra dilerseniz biraz da kuleleri araştıralım. Bütün kuleler birbirleri ile bağlantılıdır. İkisi hariç bütün kulelerin tepe noktalarından görünen manzara da gene aynıdır. Fakat iki tanesi oldukça farklıdır. Fakat bu iki kuleye geçmeden önce. kulelerin giriş katlarına bir göz atalım. Biraz arama ile sizin de fark edeceğiniz gibi. sadece iki kulenin giriş katlarının altına inilebilir. Bunlardan ilki bir kuyudandır. Kuyudan aşağı indiğinizde arkanızı dönmeden direk suyun altına dalarsanız karşınıza bir dehliz çıkar. Buradan yüzmeye devam ederseniz yolun sonunda kapalı bir kapı vardır. Ne yazık ki ne elinizdeki anahtar, ne de daha sonra komutanın odasından bulacağınız anahtar bu kapıyı açmaz. Bu sebeple elinizi çabuk tutup geri dönün, aksi takdirde boğulursunuz. Kuyunun içinde arkanızı dönüp suya dalarsanız, gene bir geçit ile karşılaşırsınız. Fakat ne yazık ki bu geçidin de sonu kapalıdır. Bu sebeple buradan da ilerleyemezsiniz. Kuyudan yukarı çıkın ve aşağıya inmek için kullandığınız ipi alın. Alt kata inilebilen ikinci kule ise mezarlığa çıkar. Burası da bir yeraltı labirentidir. Harita çıkarmak işinizi kolaylaştırabilir. Mezarlıklarda birçok oda vardır. Bu odalar şatonun eski sahiplerine aittir. Onların içinde bulundukları tabutların kapaklarını açabilirsiniz. Fakat ben açtığım kadarıyla pek birşey bulamadım. Eğer bu labirentte ilerlemek isterseniz, yolunuz birçok garip mahluk taralından kesilecektir. Bunlardan kimisi ellerinde tuttukları kafatasları ile saldırırken, kimi zaman sadece kafatasları da size saldırabilir. Bunları yenmek pek zor değil. Asıl zor olan elinde garip bir taş tutan iri bir mahluk. Yaratığı sadece doğru silahla öldürebilirsiniz. Bu silahın ise ne olduğunu henüz bilmiyorum. Aksı takdirde eh nizdeki kılıç ile yaratığa pek birse) yapamıyorsunuz. Yaratık ise elindeki taşı kullanarak, kafanıza vura vura sizi öldürüyor. Kuleler arasında gezinirken karşınıza bir asker çıkacaktır. Ekranda bu asker çıktı ğmda onun yakın dövüşte yenilmez olduğu yazacaktır. Bu kesinlikle doğru, bu sebeple o sı/e yaklaşmadan, uzaktan onu öldürün. Bunun içinde yayınızı kullanın. İki kulenin üst katkılının laikli olduğunu yazmıştım. Bunlardan birinde bir top bulun makta. Top tanı karşısındaki kuleye nişan lanmış. Tek yapılacak şey topu ateşlemek, fakat neden ve nasıl olduğu meçhul. Farklı olan ikinci kuleden ise boşluğa doğru bir yol uzanmakta. Buradan ilerlediğinizde altınızda şatoyu çevreleyen suları görürsünüz. Eğer elinizde ip varsa buradan aşağı inebilirsiniz. Aşağıda ise her tarafı su dolu bir hendek var. Kuzeye ilerleyebilirsiniz. Fakat hendeğin bittiği yerde sizin de ilerlemeniz biter. Tabi arzu ederseniz salonun çevresini de dolaşabilirsiniz. Sonunda elinize hep aynı sey geçer, kocaman bir HİÇ. Bulacağınız şey suyun altında. Şato ile hendeğin bittiği aralıkta. Suyun dibine ulaşana dek dalın. Dipte biraz ilerlediğinizde. ölü bir şövalye ile karşılaşacaksınız. Yakın plandan incelediğinizde üzerinden bir anahtar bulacaksınız. Daha evvel bulduğunuz anahtarın bir eşidir, sadece üzerinde yazan farklıdır. Sakın suda fazla kalmayın boğulursunuz. Dipte gezinirken, sık aralıklarla yukarı çıkıp nefes almanız, sağlığınız açısından oldukça yararlı olur. Anahtarı aldıktan sonra yukarı çıkmak için ipin olduğu yere gelin. Artık bu pis yerden çıkabilirsiniz. Fakal hayır, herşey sandığınız kadar kolay değil, ne yazık ki sizi aşağı indiren ip, sizi yukarı çıkaracak kadar uzun değil. Bu sebeple ipe yetişemiyorsunuz ve maalesef burada kalıyorsunuz. Buradan kurtuluş yolunuz belki de kuyudaki kapalı kapıda saklıdır, kim bilir? Eğer kurtulmayı başarırsanız bana da haber verin. Şatonun avlusunda gidebileceğiniz bir de hücrelerin olduğu zindan var. Zindandaki kapılar, benim araştırdığım kadarıyla kilitli değil. Bütün hücrelere girebilirsiniz. Hücrelerde orayı burayı biraz karıştırdığınızda, Elviranın iksirlerinde de kullanabileceği böcekleri bulabilirsiniz. Zindan başıboş dolaşan iskeletlerle dolu. fakat bunlarda fazla zorlu rakipler değil, kolayca bertaraf ediliyorlar. Şatoda son olarak yapabileceğiniz, ya da benim şu ana dek yapabildiğim kadarıyla, komutanın odasına gitmek. Komutan oyunun başında sizi zindana atan kişi. Fakat buraya gitmeden önce üzerinizdeki bütün herşeyi (kalkan ve kılıç hariç) atın. Ardından da zırhı giyin. Komutan benim şu ana dek karşılaştığım en zorlu rakip. Biraz zor da olsa onu öldürün. Komutan öldüğünde odayı dilediğiniz gibi araştırabilirsiniz. Duvardaki panoda asılı duran kağıdın arkasında bir anahtar var. Fakat şu ana dek size anlattığım yerlerdeki hiçbir kapıyı açmıyor. Kağıt ise faydalı mı değil mi, bilinmez.




Benim size verebileceğim ipuçları bu aylık bu kadar, simdi de biraz pratiğe yönelik açıklamalar yapalım. Oyunda sık sık savaşacaksınız. Bu da ilk başlarda oldukça zor. Fakat nasıl savaşacağınızı öğrendiğinizde pek o kadar zor değil. İlk olarak kılıcın sağ. kalkanın ise sol elinizde olduğunu hiç bir zaman aklınızdan çıkarmayın. Karşınızdaki size saldırdığı zaman, saldırının hangi yönden geldiği önemli. Eğer saldırı sizin solunuzdan geliyorsa 'block' seçeneğini seçin. Fakat unutmayın savunma durumunda her zaman en önemli faktör zamanlamadır. Karşınızdaki tam size vuracağı anda doğru seçimi yapın. Erken ya da geç kalırsanız, savunmanız bir işe yaramaz. Saldırı sizin sağınızdan geliyorsa, diğer savunma seçeneğini seçin (altta olanı). Saldırırken gene iki seçenek vardır. Fakat sizin savunmada olduğu gibi herhangi birini seçmenize gerek yoktur. Hamle yaptığınız bölgeye göre haraketi otomatik olarak seçersiniz. En emin olanı rakibinizin karın boşluğuna yaptığınız hamlelerdir. Yukarı hamleler biraz risklidir. Rakibiniz kendini kolayca koruyabilir. Saldırırken eğer rakibinize isabetli vuruşlar yaparsanız, aynı yere seri bir şekilde saldırmaya devam edin. Mouse'un ateş tuşuna ne kadar hızlı basarsanız, o kadar çok hamle yapabilirsiniz.
Şimdi de komutlara bir göz atalım. Room: Odada bulunan ve sizin alabileceğiniz eşyaları gösterir. Fakat odaya ilk girdiğinizde buradan bir sev göremezsiniz. Sizin ilk olarak mouse ile odadaki eşyalara tek tek bakmanız gerekir. Eğer hakkında yazı çıkan ve sizin alabileceğiniz bir eşya varsa, bu eşyayı almadan, bu seçenek ile inceleyebilirsiniz.
Inventorv: Sizin üzerinizde taşıdığınız eşyaları gösterir. Oyunun başında Nalımızda bir çanta var. Dilerseniz bazı eşyaları bu çantanın içerisine koyabilirsiniz. Bu sayede yer kazanmış olursunuz. Bir eşyayı incelemek istediğinizde, o eşyanın üzerine gelip kliklemeniz yeterlidir. Ayrıca kase. kap gibi bazı eşyaların içine, ufak olan başka eşyaları koyabilirsiniz.
Weapon: Elinizde bulunan silahlan buradan da görebilirsiniz. Gerçi bir eşyayı kullanmak için 'inventory' seçeneğinden de yararlanabilirsiniz, fakat buradan işiniz daha kolay olur.
Open: Dolap, çekmece kapıları gibi kilitli olmayan kapıları açmak için.
Close: Açık kapıları kapamak için. Lock: Elinizde anahtarı bulunan kapıları kilitlemek için.
Unlock: Kilitli olan ve elinizde anahtarı bulunan kapıları açmak için.
Examine: Eşyaları incelemek için. Look in: Kap. kasa. dolap, ya da kitap gibi bazı eşyaların içlerine bakmak için. Bu sayede oldukça faydalı şevler bulabilirsiniz.
Mix: Sadece mutfakta ve Elvira olduğu zaman kullanabileceğiniz bir seçenek. Çeşitli iksir elementlerini, birbirleri ile karıştırıp, faydalı iksirler, yapmakta kullanılır.
Use: Kullanılabilir olan bir eşyayı kullanılabilir hale getirmek. Oyundaki her eşya bu komut ile kullanılır duruma getirilmez. Mesela ip, eğer bulunduğunuz yerde bir yere bağlanabiliyorsa, bunun için bu komutu kullanamayabilirsiniz. İpi yere bırakmak yeterli olcaktır.
Throw: Bazı eşyaları fırlatmak. Bunun anlamı eşyayı yere bırakmak değildir.
Bir eşyayı alabilmek için. eğer alınabiliyorsa, mouse ile o eşyanın üzerine gidin ve ekranda kırmızı bir el çıkana kadar sol düğmeye basın. Sonrada eli 'inventory' e götürün ve elinizi sol tuştan çekin.

Ayrıca oyunda ekranın altında bazı kısaltmalar vardır.
Str: Kılıç darbelerinizin gücü ve taşıyabileceğiniz yükün miktarı.
Res: Üzerinize bir zırh giyerseniz, ya da bir kalkanı kullanırsanız artan bir birimdir. Anlamı vücudun korunabilmesinin rakamla ifadesidir. Ne kadar fazla olursa, vücudunuz da o kadar az zarar görür.
Rex: Sizin reflekslerinizin ölçüsüdür. Ne kadar fazla olursa, o derecede hızlı ve isabet ettirilmeniz zor olur.
Ski: O anda kullandığınız silah ile ilgili kabiliyet dereceniz. Ne kadar fazla olursa, o derece iyi kullanırsınız silahı.
Lif: Sizin enerji, ya da hayat miktarınız. 0 olduğunda ölürsünüz. Exp: Savaştıkça artan, genel anlamdaki başarı puanınız. Yükseldikçe diğer kabiliyetlerinizi de etkiler.
Pause: Oyunu durdurmak. Save: Boş ve formatlı bir diske oyunu kaydetmek.
Restore: Kaydettiğiniz oyunu yüklemek. İşte Elvira ana hatları ile böyle bir oyun. Ben şimdiye dek bir film kadar iyi atmosfere sahip olan bu kadar kaliteli ve insanı gerçekten bir korku filminde oynuyormuşçasına heyecanlandıran bir oyun görmemiştim. Eminim siz de görmemişsinizdir. Ne de olsa türünün ilk örneği. Bence bu yıl çıkan oyunlar içerisinde en kalitelisi, serbestliği açısından. Elvira. Bilmeceler oldukça zorlu, fakat bir o kadar da zevkli, mantığınızı çalıştırdığınızda kolayca çözüyorsunuz. Fakat can sıkıcı bir noktası var. Hakkını vererek oynamak istiyorsanız, orijinalin kopyasını almak zorundasınız. Oyun ara sıra kilitleniyor, ayrıca, anladığım kadarıyla iksirleri yapmak için de oyunun kitapçığına ihtiyacınız var. Ben şahsen kendi açıklamam için de sizden özür diliyorum. Genelde dergiler ayın 15'inde her şeyi bitmiş olur ve montaja gider. Ben ise bu yazıyı ayın 14'ünde yazıyorum. Oyun da ne yazık ki elime ayın 13'ünde geçti. 1 günde ancak bu kadarını yazabildim. Bu ay Elvira gelmeseydi Iceman'in 2. bölümünü yazacaktım. Fakat eğer Iceman'i de yazsaydım bu ay adventure'lar biraz fazla olacaktı. Bu sebeple Iceman'i gelecek sayılara ipuçları olarak vereceğiz, çünkü aradan geçen aylar içerisinde çoğunuzun Iceman'i bitirdiğini tahmin ediyorum.
Son söz, Elvira'yı mutlaka alın.