Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 43
Görüldüğü gibi MIDI aslında iki parçadan oluşan bir standarttır. İlk parça bir haberleşme dili, ikinci parça ise standardın ürettiği bilgi kodlarını değerlendiren ve makineden makineye uyarlayan bir arabirimdir (interface).
MIDI arabirimi, dış görünüm olarak normal bir ses çıkışını andırır (Resim 1). Bunun nedeni çıkışların, eski teyp cihazlarında kullanılan beş kutuplu bir arabirim olan DIN fişleri olmasıdır. MIDI arabirimlerinde genellikle üç çıkış bulunur. Bunlar; MIDI IN, MIDI OUT ve MIDI THRU'dır. Çıkışlardan birincisi gelen MIDI mesajları için, ikincisi ise giden MIDI mesajları için kullanılır. MIDI THRU ise birkaç aletin birbirine bağlanması durumunda ortaya çıkan bağlantı eksikliğini gidermek için kullanılır. Örneğin, diyelim ki üç tane synthesizer'ınız var. Bunlardan birinden aynı anda diğer ikisine mesaj yollamak istiyorsunuz. Bunun için ilk synthesizer'ın MIDI OUT'unu ikincinin MIDI IN'ine bağlarsanız ilk bağlantıyı yapmış olursunuz. İkinci bağlantıyı yapmak içinse MIDI THRU imdadınıza yetişmekte. Çünkü MIDI THRU müzik aletlerine, üzerinde bulunduğu aletin MIDI IN'ine hangi mesaj gelirse onu aynen dışarı iletmek amacıyla konulmuş bir MIDI çıkışı. Böylelikle, örneğimize geri dönersek sorunun ikinci kısmını çözmek için ikinci aletin MIDI THRU'sunu üçüncü aletin MIDI IN'ine bağlamamız yeterli olacaktır. Bu kadar bağlantı arasında bir yanlış yaparsam acaba aletleri yakar mıyım diye düşünüyorsanız korkmayın çünkü aletler arasındaki bağlantılarda 5mA'lik bir akım vardır. Dolayısıyla, yanlış bağlantıların aletlere zarar vermesi büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. MIDI arabirimleri saniyede 31250 bilgilik bir hızda çalışırlar. Dolayısıyla bilgi aktarım hızı 31250 baud'dır (bit/saniye). Bilgiler 10 bitlik paketler halinde yollanırlar: Bir bit başlangıç, sekiz bit bilgi ve bir bit bitiş. Görüldüğü gibi MIDI bağlantısı seri bir bağlantıdır.
KANAL BİLGİLERİ MIDI protokolü, birbirinden bağımsız onaltı kanaldan oluşur. Kanallar; bilgilerin gönderilebileceği veya alınabileceği elektriksel yollardır (Aynen Amiga'nın içindeki bilgi veya DMA kanalları gibi). Onaltı bağımsız kanalla ise; onaltı tane bilgi yolunun birbirinin trafiğini hiç etkilemeden bir arada aynı anda çalışabileceğini anlatmak istiyorum. Gönderilen veya alınan bilgiler arasında notaya (tuşa) basma/bırakma (Note On/Off), notaya (tuşa) basılış süresi (Duration), eğer müzik aletinin klavyesi basış hızına duyarlıysa (Pressure sensitive) tuşa basış hızı (velocity) gibi birçok bilgi türü bulunabilir. Bu bilgi türlerini şöyle sıralayabiliriz:
1) Note On/Off (Nota Açık/Kapalı): Note On, MIDI bağlantılı klavyenin tuşlarından birine bastığınızda MIDI tarafından yollanacak bilgidir. Örneğin, orta oktavdan bir Do notasına basarsanız, MIDI bunu C60 olarak değerlendirir ve bütün diğer aletlere bilgi bu şekilde gider. Bastığınız bir tuşu bıraktığınızda ise ikinci tür bilgi olan Note Off yollanır. Böylece MIDI standardı sizin bir notayı ne kadar süre basılı tuttuğunuzu, başlangıç ve bitiş zamanlarından rahatlıkla bulabilir (çıkarma işlemiyle). Bu da çalmakta olduğunuz parçanın hatasız olarak kaydedilmesine veya başka aletlere gönderilebilmesine olanak tanır.
2) Velocity (Hız): Bu bilgi türü son yıllarda giderek yaygınlaşan tuşa basış hızına duyarlı yani hızlı basınca daha yüksek volüm, yavaş basınca daha az volüm veren klavyeli müzik aletleri içindir (aynen piyano tuşlarında olduğu gibi). Bilginin içeriği aleti kullanan kişinin tuşlara basış hızına karşı gelen bir sayıdır.
3) Program Change (Program Değiştirme): Bu bilgi türü ise MIDI bağlantılı aletten çalış sırasında değiştirilen sesleri belirlemek için kullanılır. Örneğin, eğer çalış sırasında aletin 35 numaralı sesinden 42 numaralı sesine geçerseniz, MIDI standardı bu olayı fark eder ve bunu bir MIDI bilgisi olarak MIDI ağına bağlı tüm gereçlere gönderir. Burada gönderilen bilgi, bilginin türü olan Pc (Program change) ile birlikte yeni geçilen sesin numarasıdır (1 ile 129 arasında bir sayı). Kullanmakta olduğunuz müzik aletinde hangi sesin kaç numaralı ses olduğunu, yeni aletlerde aletin üzerindeki göstergelerden okuyabilirsiniz.
4) Control Change (Kontrollerde Değişim): Bu bilgi türü ise aletin genel kontrollerinde yapılan değişikliklerin MIDI aracılığıyla gönderilebilmesini sağlar. Örneğin, çalış sırasında aletinizin sesini kısarsanız MIDI standardı bunu algılayarak bir bilgi halinde MIDI ağına bağlı diğer aletlere gönderir. Burada önemli olan konu; her alette her genel ayar için MIDI arabirimine gönderilecek bilgilerin tanımlanmadığıdır. Örneğin yukarıdaki örnek sizin aletinizde olmuyorsa, aletinizin volüm tuşu için bir MIDI kodunu desteklemediğini anlayabilirsiniz.
5) Pitch Wheel (Frekans veya modülasyon seviyesi kaydına): Pitch wheel müzik aletlerinin üzerindeki çalınan sesin frekansını veya modülasyon düzeyini değiştirmeye yarayan küçük bir tekerlek şeklindeki araçtır. Eğer çalış sırasında bu aracı da kullanıyorsak MIDI bu aracın kullanılmasıyla ortaya çıkan bilgileri tekerleğin sağa veya sola eğilme derecesine göre belirleyip MIDI ağına bağlı diğer aletlere gönderebilir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 42
AMIGA
MIDI, MIDI, MIDI... Sanırım
her yerde bu kelimeyi duyup ne olduğunu merak ediyorsunuz. Ama artık rahat edin: Amiga Dünyası merakınızı giderecek.
Her yerde duyuyor, her yerde okuyorsunuz. Kendi kendinize soruyorsunuz "Nedir bu MIDI?" diye. Aslında pek doğru bir soru sormuyorsunuz. Çünkü MIDI elle tutulabilen, gözle görülebilen, hardware ve software'dan oluşan bir nesne değildir. MIDI (Musical Instruments Digital Interface: Müzik Aletleri Dijital Arabirimi); değişik müzik aletleri arasındaki haberleşmeyi müzik bilgileri için düzenleyen ve sağlayan bir bilgi alışverişi standardıdır. Son yıllarda müzik üretimindeki önemi oldukça artan MIDI, ülkemizde de artık sık duyulmaya başlanan terimlerden biridir. Birçok müzik aletinin bir arada uyum içinde çalışmasını sağlayan ve stüdyo kullanımına yeni olanaklar getiren MIDI, kullanıldığının yanında kayıt sürecini kısaltması ve kişilerin tek başlarına büyük düzenlemeleri yapabilmesine olanak tanıdığından müzik endüstrisindeki en önemli gelişmelerden biridir. MIDI'nin gelişmesi elektroniğin ve dolayısıyla müzik aletlerinin gelişimi ile oldukça yakından ilgilidir. Öyle ki MIDI'yi size tanıtmaya çalışacağım bu yazıda önce tarihsel bazı bilgiler vermek gerektiğine inanıyorum. O zaman şimdi MIDI'yi daha iyi kavramak için müzik aletlerinin tarihsel gelişimini inceleyelim:
MÜZİK ALETLERİNİN TARİHSEL
GELİŞİM SÜRECİ
İnsanların kullandıkları ilk müzik aleti kendi sesleri olmuştur. Bundan sonra başka maddelerin de ses çıkardıklarını buldular ve davul, tomtom gibi müzik aletleri yaptılar. Çağlar ilerledikçe keman, piyano, kilise orgu gibi müziğin teorik ve teknik gelişmesine oldukça büyük katkılarda bulunan aletler geliştirildi. Bu geleneksel müzik aletleri müziğin ve müzik teknolojisinin bugünkü haline gelmesinde oldukça büyük bir katkıya sahiptirler. Yüzyılın başında elektriğin teknolojik olarak kullanılabilir hale gelmesiyle (Doğal olarak elektrik daha önceden biliniyordu. Fakat onun günlük yaşama uygulanabilirliği hakkında bir bilgi yoktu.) teknolojinin çarkları yavaş yavaş dönmeye başladı. Bu gelişme önce elektroniğin ortaya çıkmasına sonra önemli bir elektronik eleman olan diyot lambanın 1904 yılında Fleming tarafından bulunmasına yol açtı.
ELEKTRONİK ÇAĞI
Elektronik, bu aşamadan sonra daha hızlı olarak ilerlemeye geçti. Doğaldır ki bu gelişme müzik aletlerini ve bilgisayarları da etkiledi. Ama asıl hızlanma 1948 yılında Amerika'da Bardeen, Brattain ve Shockley adlı üç bilim adamının transistörü bulduklarını açıklamasıyla başladı. Transistör, diyot lambaya göre çok daha az yer kapladığı, çok daha az güce gereksindiği ve daha ucuz olduğu için çok önemli bir buluştu. Öyle ki transistörü bulan üç bilim adamı buluşlarından dolayı Nobel ödülü aldılar.
Transistörlerle birlikte her geçen gün daha küçük ve daha yetenekli müzik aletleri geliştirilmeye başlandı. Bu gelişmeye paralel olarak önce analog yani akımdaki değişikliklere göre işleyen müzik aletleri, daha sonra ise tamamen dijital (ikilik düzene göre çalışan yani bir yerde o anda akım bulunup bulunmadığına göre işleyen) aletler yapıldı.
ERDEM TAYLAN
Analog aletler kullanım kolaylıkları ile, dijital aletler ise ses üretimi açısından güçlülükleri ve sağladıkları temiz (gürültüsüz) seslerle tanındılar. Bu arada her firma kendine göre bir sistem tasarlayarak değişik aletler geliştirdi. Doğal olarak bu kullanıcılar için karmaşa yaratıyordu. Çünkü, performans sırasında değişik firmaların aletlerini birbirine bağlamak zorunluluğu ortaya çıkıyor fakat sistemler birbirinden farklı olduğu için önemli zorluklarla karşılaşılıyordu. Hele, aynı anda birkaç nota birden çalınabilen (polifonik) ve aynı anda birkaç ses birden çıkarabilen (multi-timbral) aletlerin yaygınlaşmasıyla sorun daha da belirginleşmiş, durum müzisyenlerin ve kullanıcıların tepkisini çekmeye başlamıştı.
MIDI & &
MIDI STANDARDI
Bu arada sorunun çözümlenmesi için birçok kişi çalışmalarını sürdürmekteydi. Bunlardan biri olan Dave Smith en sonunda müzik aleti üreten firmalarla tek bir standart üzerinde anlaşmak için temasa geçti. Fakat bu fikir Amerikan üreticiler arasında pek fazla tutulmayınca Smith, standardın geliştirilmesi için Japon firmalarıyla ilişki kurdu. Bu firmalardan Roland ve Yamaha, Smith'in firması Sequential Circuits ile çalışmayı kabul ederek MIDI standardını hayata geçirdiler.
Standardı kullanan ilk müzik aleti 1983 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Winter-NAMM Show'da gösterildi. 1983 ortalarında ise MIDI standardının ilk versiyonu olan 1.0, müzik aleti üreticilerine sunuldu. Bu tarihten sonra birkaç kez revizyondan geçen standart, bugünkü halini almış oldu. Firmalar da kullanıcıların baskısı ile, gerçekten iyi olan MIDI standardını yeni ürettikleri aletlerde kullanmak zorunda kaldılar. MIDI standardı ile ilgili ilginç noktalardan biri, tarihte çok az gerçekleşen Japon, Avrupalı ve Amerikan mühendislerinin ve üreticilerinin işbirliği yaparak ortak bir standart üzerinde anlaşmalarıdır.