Amiga Dünyası sayı 3, sayfa 42

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 42

AMIGA

MIDI, MIDI, MIDI... Sanırım

her yerde bu kelimeyi duyup ne olduğunu merak ediyorsunuz. Ama artık rahat edin: Amiga Dünyası merakınızı giderecek.

Her yerde duyuyor, her yerde okuyorsunuz. Kendi kendinize soruyorsunuz "Nedir bu MIDI?" diye. Aslında pek doğru bir soru sormuyorsunuz. Çünkü MIDI elle tutulabilen, gözle görülebilen, hardware ve software'dan oluşan bir nesne değildir. MIDI (Musical Instruments Digital Interface: Müzik Aletleri Dijital Arabirimi); değişik müzik aletleri arasındaki haberleşmeyi müzik bilgileri için düzenleyen ve sağlayan bir bilgi alışverişi standardıdır. Son yıllarda müzik üretimindeki önemi oldukça artan MIDI, ülkemizde de artık sık duyulmaya başlanan terimlerden biridir. Birçok müzik aletinin bir arada uyum içinde çalışmasını sağlayan ve stüdyo kullanımına yeni olanaklar getiren MIDI, kullanıldığının yanında kayıt sürecini kısaltması ve kişilerin tek başlarına büyük düzenlemeleri yapabilmesine olanak tanıdığından müzik endüstrisindeki en önemli gelişmelerden biridir. MIDI'nin gelişmesi elektroniğin ve dolayısıyla müzik aletlerinin gelişimi ile oldukça yakından ilgilidir. Öyle ki MIDI'yi size tanıtmaya çalışacağım bu yazıda önce tarihsel bazı bilgiler vermek gerektiğine inanıyorum. O zaman şimdi MIDI'yi daha iyi kavramak için müzik aletlerinin tarihsel gelişimini inceleyelim:

MÜZİK ALETLERİNİN TARİHSEL

GELİŞİM SÜRECİ

İnsanların kullandıkları ilk müzik aleti kendi sesleri olmuştur. Bundan sonra başka maddelerin de ses çıkardıklarını buldular ve davul, tomtom gibi müzik aletleri yaptılar. Çağlar ilerledikçe keman, piyano, kilise orgu gibi müziğin teorik ve teknik gelişmesine oldukça büyük katkılarda bulunan aletler geliştirildi. Bu geleneksel müzik aletleri müziğin ve müzik teknolojisinin bugünkü haline gelmesinde oldukça büyük bir katkıya sahiptirler. Yüzyılın başında elektriğin teknolojik olarak kullanılabilir hale gelmesiyle (Doğal olarak elektrik daha önceden biliniyordu. Fakat onun günlük yaşama uygulanabilirliği hakkında bir bilgi yoktu.) teknolojinin çarkları yavaş yavaş dönmeye başladı. Bu gelişme önce elektroniğin ortaya çıkmasına sonra önemli bir elektronik eleman olan diyot lambanın 1904 yılında Fleming tarafından bulunmasına yol açtı.

ELEKTRONİK ÇAĞI

Elektronik, bu aşamadan sonra daha hızlı olarak ilerlemeye geçti. Doğaldır ki bu gelişme müzik aletlerini ve bilgisayarları da etkiledi. Ama asıl hızlanma 1948 yılında Amerika'da Bardeen, Brattain ve Shockley adlı üç bilim adamının transistörü bulduklarını açıklamasıyla başladı. Transistör, diyot lambaya göre çok daha az yer kapladığı, çok daha az güce gereksindiği ve daha ucuz olduğu için çok önemli bir buluştu. Öyle ki transistörü bulan üç bilim adamı buluşlarından dolayı Nobel ödülü aldılar.

Transistörlerle birlikte her geçen gün daha küçük ve daha yetenekli müzik aletleri geliştirilmeye başlandı. Bu gelişmeye paralel olarak önce analog yani akımdaki değişikliklere göre işleyen müzik aletleri, daha sonra ise tamamen dijital (ikilik düzene göre çalışan yani bir yerde o anda akım bulunup bulunmadığına göre işleyen) aletler yapıldı.

ERDEM TAYLAN

Analog aletler kullanım kolaylıkları ile, dijital aletler ise ses üretimi açısından güçlülükleri ve sağladıkları temiz (gürültüsüz) seslerle tanındılar. Bu arada her firma kendine göre bir sistem tasarlayarak değişik aletler geliştirdi. Doğal olarak bu kullanıcılar için karmaşa yaratıyordu. Çünkü, performans sırasında değişik firmaların aletlerini birbirine bağlamak zorunluluğu ortaya çıkıyor fakat sistemler birbirinden farklı olduğu için önemli zorluklarla karşılaşılıyordu. Hele, aynı anda birkaç nota birden çalınabilen (polifonik) ve aynı anda birkaç ses birden çıkarabilen (multi-timbral) aletlerin yaygınlaşmasıyla sorun daha da belirginleşmiş, durum müzisyenlerin ve kullanıcıların tepkisini çekmeye başlamıştı.

MIDI & &

MIDI STANDARDI

Bu arada sorunun çözümlenmesi için birçok kişi çalışmalarını sürdürmekteydi. Bunlardan biri olan Dave Smith en sonunda müzik aleti üreten firmalarla tek bir standart üzerinde anlaşmak için temasa geçti. Fakat bu fikir Amerikan üreticiler arasında pek fazla tutulmayınca Smith, standardın geliştirilmesi için Japon firmalarıyla ilişki kurdu. Bu firmalardan Roland ve Yamaha, Smith'in firması Sequential Circuits ile çalışmayı kabul ederek MIDI standardını hayata geçirdiler.

Standardı kullanan ilk müzik aleti 1983 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Winter-NAMM Show'da gösterildi. 1983 ortalarında ise MIDI standardının ilk versiyonu olan 1.0, müzik aleti üreticilerine sunuldu. Bu tarihten sonra birkaç kez revizyondan geçen standart, bugünkü halini almış oldu. Firmalar da kullanıcıların baskısı ile, gerçekten iyi olan MIDI standardını yeni ürettikleri aletlerde kullanmak zorunda kaldılar. MIDI standardı ile ilgili ilginç noktalardan biri, tarihte çok az gerçekleşen Japon, Avrupalı ve Amerikan mühendislerinin ve üreticilerinin işbirliği yaparak ortak bir standart üzerinde anlaşmalarıdır.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.