Amiga Dünyası sayı 1, sayfa 17

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 17

Amiga'yı herhangi bir yerde gördüğünüzde de sanırım dikkatinizi ilk çeken olgular, aletin grafiklerinin güzelliği ve son derece kaliteli müzik parçalarıdır. Bizim burada anlatacağımız konu Amiga ve Müzik'ten ortaya çıkan mükemmel ikili.

Amiga'nın standart olarak sahip olduğu ses üretici sistem, bilgisayar pazarındaki diğer tüm aletlerden daha iyidir. Aslında bu sistem ses üretim teknolojisinin son ürünü olan Compact Disk'lerle aynı ilkeyle çalışmaktadır. Sanırım sesin Amiga'da nasıl üretildiği hakkında biraz teknik bilgi, Amiga ses sistemi ile neler yapılabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

ÖRNEKLEME Mİ? Amiga, ürettiği seslerdeki her yerde rastlanmayacak doğallığı gerçek bir sesi yeniden çalmasıyla elde etmektedir. Elbette biz burada gerçek bir sesin dijital olarak kaydedilmesiyle oluşan veri yığınından bahsediyoruz. Dijital kayıt (örnekleme) elektrik sinyallerinin sayılara (daha doğrusu ikili sistemdeki sayılara) bir alet yardımıyla (sound sampler) çevrilmesi işlemidir. Bu kayıt orantılı olarak yani güçlü bir sinyale daha büyük zayıf bir sinyale daha küçük bir değer verilmesiyle yapılır. Doğaldır ki burada bir üst ve alt sınırdan bahsedilmelidir. Yani kabul edilebilecek bir en güçlü sinyal, bir de fark edilebilecek en zayıf sinyal vardır. Bu sınırların arası da eşit parçalara bölünmüştür. Kayıt sırasında gelen bir sinyal büyüklüğüne göre bu parçalardan en uygun olanına (tam karşılığı varsa ona, yoksa en yakındakine) eşlenir.

ÖRNEKLEME TEKNİĞİ Dijital kayıttan söz ettiğimizde bir sesi yeniden üretebilmek için ne kadar veri'ye ihtiyacımız olduğunu da belirtmeliyiz:

Çoğumuz sesin basitçe havadaki titreşimlerin kulağımız tarafından algılanması olduğunu biliriz. Bu titreşimler havanın hareket halinde olan başka bir cisim tarafından harekete geçirilmesiyle olur. Tıpkı bir kemanın titreşen teli veya ses tellerimiz gibi. Tabi ki bütün bu titreşimler mekaniktir. Bilgisayarın bu mekanik titreşimler üzerinde çalışabilmesi için yukarıda da belirtildiği gibi önce bunların elektrik sinyallerine çevrilmesi gerekir. Mikrofonlar -ki bunlar mekanik şiddet ne kadar artarsa o kadar büyük bir elektrik sinyali üretirler- bu görevi üstlenirler.

Bir sesi sunabilmek için gerekli olan dijital veri sayısı sesin ne kadar hızlı değiştiğiyle doğrudan ilgilidir. Burada frekans kavramını açıklamamız gerekiyor. Frekans bir dalganın -ki dalgalar sesleri oluşturur- kendini simgeleyebilmek için en küçük parçasının (dalga boyu büyüklüğündedir) saniyede kaç kere tekrarlandığıdır. Frekans bir işin saniyede ne kadar tekrarlandığını belirtmek için de kullanılabilir. Hertz frekans birimidir ve 1 Hertz saniyede bir tekrar demektir. İnsanlar 20 Hertz'le 20000 Hertz frekansları arasındaki sesleri duyabilir (yani saniyede 20 kez'le 20000 kez arasında tekrarlanan bir dalga). Teknik nedenlerden dolayı bir dalga(ses) örneklenirken (dijital kaydı yapılırken) dalganın frekansından iki kat hızlı bir frekans kullanılmalıdır (sakın neden diye sormayın). Compact Disk'lerde bu sayı saniyede 44000 veridir. Yani örnekleme işlemi saniyede 44000 kez tekrarlanır, başka bir deyişle bu işin frekans'ı 44000 Hertz'dir.

Örnekleme hızımızın dışında önemli olan başka bir konu ise, her bir örnek için ne kadar veri depoladığımızdır. Compact Disk'lerde, her bir örnek için 2 byte veya 16 bit yer ayrılır. Böylece bir örneği temsil etmek için 2'nin 16'ıncı üssü yani 65536 tane olasılığa sahip oluruz. Dolayısıyla Compact Disk'lerde her bir örneğe -32768 ile 32767 (elektrikte negatif sinyaller de vardır) arasında bir değer verilir. Elektrik sinyallerinden en güçlüsüne en yüksek kıyasla daha zayıf olan sinyallere ise daha düşük değerler verilerek sesin dijital olarak bir kopyası çıkarılır (işte bu işin adı örneklemedir). Doğaldır ki bir elektrik sinyaline verebileceğimiz olasılıklar ne kadar fazla olursa sesin dijital kopyası o kadar iyi olur. Bunu Compact Disk'le Amiga'yı karşılaştırarak inceleyelim:

AMIGA, COMPACT

DISK'e karşı... Amiga'da her örnek için 1 byte veya 8 bit yer ayrılmaktadır. Böylece 2'nin 8'inci üssü veya 256 olasılık vardır. Yani her örneğe -128 ile 127 arasında bir değer verilebilir. Şimdi Compact Disk'le Amiga'yı karşılaştırırsak, Compact Disk'teki 65536 olasılığa karşın Amiga'da sadece 256 olasılığımız vardır. Demek ki Amiga'da en şiddetli sesle en zayıf ses arasındaki oran 256/1 yani 256'dır. Compact Disk'te ise aynı oran 65536/1 yani 65536'dır. Böylece aynı ses şiddeti aralığındaki bölümler Compact Disk'te Amiga'ya oranla 65536/256 = 256 kat daha fazla olduğundan Compact Disk'lerdeki ses kalitesi Amiga'nınkinden çok daha iyi olacaktır. Kısaca Compact Disk'teki örnek daha kesin ve daha az gürültülüdür. Gürültüyle anlatmak istediğimiz olgu ise, örnekleme sırasında bir elektrik sinyalinin değerini tam olarak karşılayan bir aralık olmamasından dolayı o değerin bir üst veya bir alt değere yuvarlanmasından oluşan çarpıklıklardır. Buradan da rahatlıkla anlaşılabileceği gibi, yukarıda da değindiğimiz ne kadar çok olasılık olursa elde edilen örnek o kadar iyi olur düşüncesi, olasılık arttıkça herhangi bir sinyali tam olarak karşılayan bir değerin (veya ona daha yakın) bulunması imkanının da arttığı ve böylece örnek'teki gürültü miktarının da azaldığı yorumundan dolayı ortaya çıkmaktadır.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.