AMİGA VE MÜZİK 1

Amiga'yı herhangi bir yerde gördüğünüzde de sanırım dikkatinizi ilk çeken olgular, aletin grafiklerinin güzelliği ve son derece kaliteli müzik parçalarıdır. Bizim burada anlatacağımız konu Amiga ve Müzik'ten ortaya çıkan mükemmel ikili.

Amiga'nın standart olarak sahip olduğu ses üretici sistem, bilgisayar pazarındaki diğer tüm aletlerden daha iyidir. Aslında bu sistem ses üretim teknolojisinin son ürünü olan Compact Disk'lerle aynı ilkeyle çalışmaktadır. Sanırım sesin Amiga'da nasıl üretildiği hakkında biraz teknik bilgi, Amiga ses sistemi ile neler yapılabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

ÖRNEKLEME Mİ? Amiga, ürettiği seslerdeki her yerde rastlanmayacak doğallığı gerçek bir sesi yeniden çalmasıyla elde etmektedir. Elbette biz burada gerçek bir sesin dijital olarak kaydedilmesiyle oluşan veri yığınından bahsediyoruz. Dijital kayıt (örnekleme) elektrik sinyallerinin sayılara (daha doğrusu ikili sistemdeki sayılara) bir alet yardımıyla (sound sampler) çevrilmesi işlemidir. Bu kayıt orantılı olarak yani güçlü bir sinyale daha büyük zayıf bir sinyale daha küçük bir değer verilmesiyle yapılır. Doğaldır ki burada bir üst ve alt sınırdan bahsedilmelidir. Yani kabul edilebilecek bir en güçlü sinyal, bir de fark edilebilecek en zayıf sinyal vardır. Bu sınırların arası da eşit parçalara bölünmüştür. Kayıt sırasında gelen bir sinyal büyüklüğüne göre bu parçalardan en uygun olanına (tam karşılığı varsa ona, yoksa en yakındakine) eşlenir.

ÖRNEKLEME TEKNİĞİ Dijital kayıttan söz ettiğimizde bir sesi yeniden üretebilmek için ne kadar veri'ye ihtiyacımız olduğunu da belirtmeliyiz:

Çoğumuz sesin basitçe havadaki titreşimlerin kulağımız tarafından algılanması olduğunu biliriz. Bu titreşimler havanın hareket halinde olan başka bir cisim tarafından harekete geçirilmesiyle olur. Tıpkı bir kemanın titreşen teli veya ses tellerimiz gibi. Tabi ki bütün bu titreşimler mekaniktir. Bilgisayarın bu mekanik titreşimler üzerinde çalışabilmesi için yukarıda da belirtildiği gibi önce bunların elektrik sinyallerine çevrilmesi gerekir. Mikrofonlar -ki bunlar mekanik şiddet ne kadar artarsa o kadar büyük bir elektrik sinyali üretirler- bu görevi üstlenirler.

Bir sesi sunabilmek için gerekli olan dijital veri sayısı sesin ne kadar hızlı değiştiğiyle doğrudan ilgilidir. Burada frekans kavramını açıklamamız gerekiyor. Frekans bir dalganın -ki dalgalar sesleri oluşturur- kendini simgeleyebilmek için en küçük parçasının (dalga boyu büyüklüğündedir) saniyede kaç kere tekrarlandığıdır. Frekans bir işin saniyede ne kadar tekrarlandığını belirtmek için de kullanılabilir. Hertz frekans birimidir ve 1 Hertz saniyede bir tekrar demektir. İnsanlar 20 Hertz'le 20000 Hertz frekansları arasındaki sesleri duyabilir (yani saniyede 20 kez'le 20000 kez arasında tekrarlanan bir dalga). Teknik nedenlerden dolayı bir dalga(ses) örneklenirken (dijital kaydı yapılırken) dalganın frekansından iki kat hızlı bir frekans kullanılmalıdır (sakın neden diye sormayın). Compact Disk'lerde bu sayı saniyede 44000 veridir. Yani örnekleme işlemi saniyede 44000 kez tekrarlanır, başka bir deyişle bu işin frekans'ı 44000 Hertz'dir.

Örnekleme hızımızın dışında önemli olan başka bir konu ise, her bir örnek için ne kadar veri depoladığımızdır. Compact Disk'lerde, her bir örnek için 2 byte veya 16 bit yer ayrılır. Böylece bir örneği temsil etmek için 2'nin 16'ıncı üssü yani 65536 tane olasılığa sahip oluruz. Dolayısıyla Compact Disk'lerde her bir örneğe -32768 ile 32767 (elektrikte negatif sinyaller de vardır) arasında bir değer verilir. Elektrik sinyallerinden en güçlüsüne en yüksek kıyasla daha zayıf olan sinyallere ise daha düşük değerler verilerek sesin dijital olarak bir kopyası çıkarılır (işte bu işin adı örneklemedir). Doğaldır ki bir elektrik sinyaline verebileceğimiz olasılıklar ne kadar fazla olursa sesin dijital kopyası o kadar iyi olur. Bunu Compact Disk'le Amiga'yı karşılaştırarak inceleyelim:

AMIGA, COMPACT

DISK'e karşı... Amiga'da her örnek için 1 byte veya 8 bit yer ayrılmaktadır. Böylece 2'nin 8'inci üssü veya 256 olasılık vardır. Yani her örneğe -128 ile 127 arasında bir değer verilebilir. Şimdi Compact Disk'le Amiga'yı karşılaştırırsak, Compact Disk'teki 65536 olasılığa karşın Amiga'da sadece 256 olasılığımız vardır. Demek ki Amiga'da en şiddetli sesle en zayıf ses arasındaki oran 256/1 yani 256'dır. Compact Disk'te ise aynı oran 65536/1 yani 65536'dır. Böylece aynı ses şiddeti aralığındaki bölümler Compact Disk'te Amiga'ya oranla 65536/256 = 256 kat daha fazla olduğundan Compact Disk'lerdeki ses kalitesi Amiga'nınkinden çok daha iyi olacaktır. Kısaca Compact Disk'teki örnek daha kesin ve daha az gürültülüdür. Gürültüyle anlatmak istediğimiz olgu ise, örnekleme sırasında bir elektrik sinyalinin değerini tam olarak karşılayan bir aralık olmamasından dolayı o değerin bir üst veya bir alt değere yuvarlanmasından oluşan çarpıklıklardır. Buradan da rahatlıkla anlaşılabileceği gibi, yukarıda da değindiğimiz ne kadar çok olasılık olursa elde edilen örnek o kadar iyi olur düşüncesi, olasılık arttıkça herhangi bir sinyali tam olarak karşılayan bir değerin (veya ona daha yakın) bulunması imkanının da arttığı ve böylece örnek'teki gürültü miktarının da azaldığı yorumundan dolayı ortaya çıkmaktadır.

Görüldüğü gibi Compact Disk'e kıyasla Amiga'nın ses özellikleri o kadar iyi değildir. Bir kere Amiga'nın donanımı saniyede alınan örnek sayısını 28867 ile sınırlamıştır. Ayrıca yukarıda gördüğümüz gibi Compact Disk'teki örnekler daha kesin ve dolayısıyla daha iyidir. Fakat bu sınırlanmış çözünürlükle bile ses örneklemesi çok büyük bir bellek kaplamaktadır. Bir dakikalık örnekleme yaklaşık 1.5 megabyte tutmaktadır (Amiga'nın standart belleğinin 3 katı). Burada bütün bu sınırlamaların sebebi anlaşılmaktadır, yüksek bellek gereksinimi. Kıyaslarsak bir Compact Disk 500 megabyte'tan daha fazla bilgi depolayabilmektedir (Amiga'nın standart belleğinin yaklaşık 1000 katı).

Sanırım oldukça karamsar bir tablo çizdik. Fakat tüm bu kısıtlamalara rağmen Amiga duyanları hemen etkileyecek kapasitede seslere sahiptir ve kuşkusuz ilerideki bilgisayarlara (belki de kendi serisinin devamına!) daha iyi ses üretici sistemlere sahip olmaları için öncülük etmektedir (çok yakında ses sistemleri Compact Disk'ler kadar kaliteli bilgisayarlar görürseniz sakın şaşırmayın). Bu arada Amiga'dan önce bilgisayar dünyasında böyle kaliteli bir ses sistemi olmadığını tekrar belirtelim.

GENEL ÖZELLİKLER

Bu kadar karşılaştırmadan sonra Amiga'nın diğer ses özelliklerini sıralayalım:

Amiga'da 4 birbirinden bağımsız ses kanalı vardır. Her ses kanalı da 54 seviyeli bir volüm kontrolüne sahiptir. Ses kanalları frekansları 20 Hertz'le 14000 Hertz arasında değişen sesleri çıkarabilir. Ayrıca ses kanalları birbirlerini hem frekans, hem de genlik olarak modüle edebilirler (bu terimler ses üretim teknolojisinde sıkça kullanılan iki metodun adıdır. Dolayısıyla bunları açıklamanın yeri sanırım burası değil). Bu arada Amiga'daki hemen her bölümde gördüğümüz multitasking prensibinin ses kanalları için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Yani ses işlemleri bilgisayar başka işler yaparken o işlemleri hiç yavaşlatmadan kendi başına sürüp gidebilir. Sonuç olarak Amiga'nın ses kapasitesi orta fiyatta bir teyp'le yaklaşık aynıdır diyebiliriz.

Amiga'daki ses üretim tekniği hakkında bilinmesi gereken önemli bir olgu daha vardır. Bu da bilgisayarın ses çıkışlarından verilmeden önce bir filtreden geçirildiğidir. Filtrenin amacı, sesin üretimi sırasındaki çarpıklıkları (yukarıda buna değinmiştik) engellemektir. Fakat filtre yüksek frekanslarda bazen boğukluk yaratmaktadır. Neyse ki filtre program yoluyla devre dışı bırakılabilmektedir. Devre dışı bırakma işlemi sırasında bilgisayarın power ışığının söndüğünü veya şiddetinin azaldığını görebilirsiniz. Dolayısıyla bazı programların yüklenmesi sırasında ışığın söndüğünü görürseniz sakın aletin bozulduğunu sanmayın. Sadece filtre devre dışı bırakılmıştır. Bu arada unutmadan Amiga'daki sesle ilgili tüm işlerden "PAULA" adlı çipin sorumlu olduğunu da söyleyelim.

Bütün bu özellikler HI-FI dünyasının en üst noktasını simgelemese de bir monitörün ses kapasitesini oldukça geçmektedir. Dolayısıyla Amiga'dan mümkün olan en iyi sesi alabilmek için bilgisayarın arka kısmındaki ses çıkışlarını iyi bir stereo sisteme bağlamak gerekir.

Son olarak Amiga ile müzik yapmanın sadece Amiga'nın sesleriyle sınırlanmadığını da belirtmeliyiz. Çünkü MIDI ile efekt makinaları v.b. kontrol ve aynı anda en fazla 16 aleti çaldırmak olası. Elbette bütün bu aletler ayrı partisyonlar çalabilir ve ayrı sesler çıkarabilirler. Böylece Amiga ile küçük çaplı bir orkestra'ya tek başınıza hükmetmek mümkün.

PROGRAMLAR

Eveeet bu kadar teknik bilgiden sonra (uyumuyorsunuz ya?) biraz da bu olanakları kullanan programları inceleyelim.

Amiga'daki müzik programlarını 3'e ayırabiliriz:

1. Sadece Amiga'nın dört kanalı kullanılarak müzik yapılan programlar,

2. MIDI (Musical Instruments Digital Interface) yani sequencer (sıralama) programları,

3. Amiga'da örneklenmiş sesleri modifiye etmek için kullanılan örnekleme editörleri.

Gruplarımızdan ilki herhangi özel bir arabirim istemeden sadece Amiga'nın iç ses üretici sistemi ile besteler yapmaya izin verir. Bu programlar gerçek hayatta oldukça güç olan beste yapma işini, sahip oldukları kolaylıklar ve kısaltmalarla oldukça basitleştirmektedir. Doğal olarak ses ve müzik hakkında ne kadar çok bilgiye sahipseniz, kendi müziğinizi yapmada o kadar çabuk ilerlersiniz. Fakat Amiga programlarının çoğu dostça düzenlendiğinden sesle ilgili birçok bilgiyi programla oynayarak ve olan değişikliklere dikkat ederek öğrenebilirsiniz.

İkinci grupta yer alan programlar için ise, yukarıda belirtildiği gibi MIDI adı verilen ve bilgisayarınızla diğer müzik aletleri (orglar, davul makineleri v.b.) arasındaki veri alışverişini sağlayan bir arabirime sahip olmanız gerekli. Bu alet Amiga'nın serial port'una takılmakta. Elbette kullanacağınız müzik aletlerinde de MIDI çıkışının olması gerekli. Ama yeni model aletlerin hemen hemen hepsinde bu çıkışlar yer almakta. Eğer bu koşulları sağlayan müzik aletleriniz varsa Amiga'nız ile bu aletlerden çaldığınız besteleri kaydetmek, Amiga'ya kaydettiklerinizi yeniden hiç dokunmadan çalmak, çalarken yaptığınız hataları düzeltebilmek veya modifiye edebilmek gibi daha birçok olanağa sahip olabilirsiniz. Doğal olarak MIDI sistemleri oldukça profesyonel istekleri karşıladığından bugün bütün dünyadaki kayıt stüdyolarında çokça kullanılmaktadır. Bu stüdyolarda bir bestenin bütün bölümleri MIDI ile kaydedildikten sonra teybe geçirilmektedir. Bu da çalışmalarda büyük bir esneklik sağlamakta ve yanlış yapılan bir bölümün tekrar tekrar kaydı yapılmadan değiştirilebilmesine olanak tanımaktadır. İşte bu olanakları tanıyan programlara İngilizcede sequencer (sıralama) programları adı verilir.

Son grupta yer alan programlar da Sound Sampler (ses örnekleyici) adı verilen özel bir arabirime ihtiyaç duymaktadır. Sound Sampler Amiga'nın paralel port'una takılmaktadır. Yazımızın başında belirttiğimiz gibi, bu alet herhangi bir sesin bilgisayara geçirilmesini sağlamaktadır. İşte örnekleme editörleri Sound Sampler'la elde edilen sesleri değiştirmeye yarar. Bu programlar sesin bir bölümünü yeniden kaydedebilme, eko, volüm ayarı, revers, tersten çalma gibi efektleri sese uygulayabilme, sesin oktavını değiştirebilme gibi birçok olanağı bize sunar.

Şimdi de bu üç gruba dahil birçok programdan önemli olanları hakkında kısa bilgiler verelim:

SOUNDTRACKER İlk gruba giren bu program Amiga müzik programları arasında en çok kullanılanlardan biri. Programda notaların girilişi alışılagelen nota sembolleriyle değil, daha çok sequencer programlarında kullanılan, event (veri) yöntemiyle yapılmaktadır. Her event; çalınan notanın oktavı, hangi nota olduğu, kaç numaralı enstrümanla çalındığı ve özel bazı efektlerin uygulanıp uygulanmadığı hakkında bilgilerden oluşur. Soundtracker'da bir parçada en fazla 32 tane enstrüman kullanılabilir. Program dört ses kanalının her biri için bir bölüm ayırmakta ve bir kanalda birkaç enstrüman kullanılabilmektedir. Besteler 64 event'lik patternlerin (bölümlerin) sizin belirttiğiniz düzende çalınması yöntemiyle kaydedilir. Kullanılan seslerin volümünü ayarlamak da olasıdır. Amiga'daki oyun programlarının ve demoların müziklerinin çoğu bu programla hazırlanmıştır.

SONIX

Yine ilk gruba giren Sonix, çoğunlukla bilgisayar alınırken yanında hediye olarak verildiğinden hemen herkesçe bilinmekte. Sonix için 8 MIDI ve dört Amiga kanalını destekleyen digital bir synthesizer (org) diyebiliriz. Alışılagelmiş müzik notasyonunu tercih eden kişiler Sonix'i seveceklerdir. Çünkü program Soundtracker'da olduğu gibi sayısal değerlerle (event'lerle) değil; klasik nota sembolleriyle çalışmaktadır. Program yapılan bestenin stereo çıkışını istenilirse Amiga, istenirse MIDI aletleri, istenirse her ikisi birlikte olmak üzere çalabilir. Sonix sadece Amiga için yazıldığından mouse'la çalışan kullanıcı arabirimi kolayca öğrenilebilir. Sonix sentetik veya digital olarak örneklenmiş bir sesin yaratılması, değiştirilmesi gibi profesyonel seviyeli işlerin yapılması olanağını da bize sunmaktadır. Ayrıca programın dalga editöründe yapılan sesler istenirse bilgisayarın klavyesinden, istenirse de bir MIDI aletinden çalınabilir. Son olarak elbette ki bitmiş parçalar diskete kaydedilebilir veya grafiksel bir çıktı almak için printer'e gönderilebilir.

DELUXE MUSIC CONSTRUCTION SET

Deluxe Music Construction Set, eski bir program olmasına rağmen hâlâ çok geniş klasik nota sembolleri ve MIDI desteğiyle en çok kullanılan programlar arasında yer almaktadır. Programın çalışma ekranı birçok parçaya bölünmüştür. Fakat ana pencere alışılagelmiş müzik sembolleriyle yazılan bestenin gösterimine ayrılmıştır. Bir alet kutusu yeni bir beste'yi yazmak veya eski bir besteyi değiştirmek için gerekli olan sembolleri bize sunmaktadır. Kullanıcı beste'nin notalarından başka, sözlerini bile yazabilmektedir. Program klasik nota sembollerinin çoğunu içerdiği için bu konuda oldukça profesyonel isteklere cevap verebilmektedir. Ayrıca dostça düzenlenmiş kullanıcı arabirimi çalışmayı oldukça kolaylaştırmaktadır. Bestelerin printer'den alınan çıktısı ise tam anlamıyla dört dörtlüktür.

DYNAMIC DRUMS

Amiga'nın seslerini kullanan bir davul makinası fikri hoşunuza gittiyse, Dynamic Drums sizin için biçilmiş kaftandır. Program davul makinasını Amiga yardımıyla taklit etmektedir. Vurmalı çalgılar istenirse mouse'la bir pencereye işaretlenerek, istenirse bilgisayarın klavyesinin solunda yer alan nümerik kısımla çalınmaktadır. Ekran aynen Deluxe Music Construction Set'te olduğu gibi birçok pencereye ayrılmıştır. Bunlardan en büyük olanı size o anda hangi tuşta hangi vurmalı çalgının olduğunu ve bu vurmalı çalgıların numarasını göstermektedir. Bir beste'de en fazla 10 vurmalı çalgı kullanılabilir. Beste yazmak pattern'lerle yapılmaktadır. Pattern'ler yazıldıktan sonra her bir pattern'in kaç kere ve hangi sırayla çalınacağıyla ilişkili bir pencereye bu sıralama yazılır ve böylece beste bitirilmiş olur. Yapılan beste kolaylıkla diskete kaydedilebilir. Programda vurmalı çalgıların oktavları ve volümleri de değiştirilebilmektedir. Ayrıca her vurmalı çalgı için accent (aksan) denilen o vurmalı çalgının başka bir frekanstaki hali de ayrı bir enstrüman olarak belirlenebilmektedir. Programın ikinci disketinde birçok vurmalı çalgı bulunmaktadır.

KEYBOARD CONTROLLED

SEQUENCER VI.6

Dünya'nın en büyük müzik yazılım firmalarından biri olan Dr. T's Music Software firmasının bir ürünü olan KCS, adından da anlaşılabileceği gibi ikinci türe yani MIDI programları sınıfına girmektedir. Bu program da tamamiyle mouse'la yönlendirildiğinden kullanımı oldukça kolaydır. Çoğu sequencer programlarında olduğu gibi burada da klasik nota sembolleri kullanılmamakta daha önce sözünü ettiğimiz event metodu kullanılmaktadır. KCS, üç tane çalışma modu sunmaktadır: Kanal, Açılış, Şarkı. Kanal modunda sequencer sanki 48 kanallı bir teypmiş gibi davranmaktadır. Teyplerde alışılagelen ileri, geri sarma gibi özelliklerin hepsi vardır. Ayrıca bir counter (sayaç) saat görevini üstlenmekte ve event'lerin başlangıç ve bitiş zamanları bu counter'a göre belirlenmektedir. Kanalların kaydı bitirildikten sonra Açılış moduna geçilmekte ve eğer gerekiyorsa kanallar üzerindeki değişiklikler yapılmaktadır. Şarkı modunda ise kanalların ne şekilde çalınacağı programa bildirilir. Ayrıca her bir kanalın tempo'su ve volüm'ü belirlenebilmektedir.

DYNAMIC STUDIO Dynamic Drums programının da üreticisi olan New Ware firmasının sequencer programı olan Dynamic Studio, bir sequencer ile davul makinasını bir arada toplayan oldukça güçlü bir program. Davul makinası bölümü aynen Dynamic Drums'da olduğu gibi en fazla 10 vurmalı çalgının bilgisayar klavyesinin nümerik kısmıyla çalınabilmesini sağlamakta. Aslında bu bölüm Dynamic Drums'ın daha da geliştirilmiş hali. Sequencer bölümü ise bir MIDI aletinden gelen her türlü event'in kayıt edilmesini ve değiştirilebilmesini sunmakta. Burada yanlış notalar silinebilir, tempo ve zaman ayarlanabilir, kanallar otomatik olarak çalınabilir. Program her kanalı filtreleyebilme, kopyalayabilme, silebilme, başka kanala aktarabilme, iki veya daha çok kanalı tek bir kanal haline getirebilme (merge) ve kanallardaki verileri değiştirebilme yeteneklerine de sahip. Son olarak programın MIDI aletleri hakkındaki tüm bilgilerin saklanabildiği bir librarian (dosyalayıcı) seçeneğine de sahip olduğunu belirtmemiz gerekli.

SOUNDSCAPE PRO MIDI

STUDIO Bu program, adından da anlaşılabileceği gibi MIDI ile ilgilenen programlardan biri. Program sequencer programlarının en kolay kullanılanlarından biri. Sistem çeşitli modüllerin birleşmesinden oluşmuş. Modüller arasında teyp, saat, bilgisayar klavyesi, MIDI aleti gibi araçları simgeleyen ikonlar var. Modüller arasındaki alışveriş onları birbirine kablolarla bağlamakla sağlanıyor. Program yanlış yapılmış bölümleri düzeltmek için gerekli olan tüm araçları bize sunmakta. Ayrıca MIDI echo, Transpose (oktav kaydırma), iki veya daha fazla kanalı birleştirme gibi birçok olanağı da sağlamakta. Bu arada programda kanal sayısının diğer programların aksine sınırlı olmadığını belirtmeliyiz. Amiga için ilk çıkan sequencer programlarından biri olan Pro Midi Studio eski olmasına karşın popülerliğini yitirmeyen programlardan.

AUDIOMASTER II Son türün yani örnekleme editörlerinin en önemlilerinden biri Audiomaster II. Bu tür programlar genellikle birbirlerine çok benzediklerinden, birinin öğrenilmesi diğerlerinin öğrenilmesi açısından çok yararlı. Audiomaster II bu tür programlar içinde dalganın şekline en büyük yeri ayıranlardan. Ayrıca stereo örneklemeler de desteklenmekte. Örnekler Sound Sampler'la bir teypten, compact diskten veya mikrofondan alındıktan sonra, programın içinde istenildiği biçimde kesilip parçalara ayrılabilmekte ve değiştirilebilmekte. Hem profesyonelleri, hem de amatörleri tatmin edebilecek bu program elde edilen sesi echo, volüm ayarı, oktav ayarı, tersten çalma, başka bir sesle karıştırma gibi efektlerden geçirebilme yeteneğine de sahip. Son olarak sesler hem IFF, hem de Sonix programının formatında saklanabilmekte ve dalganın şeklinin printer'dan çıktısı alınabilmekte.