ZOOM

İşte size uzayın üç boyutunda, reflekslerinizi ve gözlerinizi beraberce kullanma şansını sunan bir zeka oyunu. Oyun boyunca, sizi kovalayarak yok etmeye çalışan bir çift iri dudak ve onun çeşitli yardımcılarına yakalanmadan uzaydaki üç boyutlu platformunuzda karelerin içini doldurmanız gerekiyor. Oynanması gerçekten çok zevkli bir oyun.

Disketinizi AMİGA'nızın ağzından içeri attıktan sonra, mouse veya joystick'le klik yapmayın ve oyun hakkındaki açıklamaları bekleyin. Hem bu arada, oyunun güzel müziği ile de tanışma fırsatı bulmuş olursunuz.

Oyunumuz bir veya iki kişi ile oynanabilir. F1 tuşu ile tek kişilik, F2 ve F3 tuşları ile iki kişilik versiyon seçimini yapabilirsiniz. Space tuşu ile oyunu durdurarak çeşitli ihtiyaçlarınızı giderebilir ya da çalan bir telefona cevap verebilirsiniz diyemeyeceğim. Çünkü ZOOM'u oynarken oyunun başından kalkmayı göze alıp bunları yapabileceğinizi sanmıyorum.

Eğer oyunun başlangıcındaki o güzel müziği dinlemekten sıkılırsanız, DEL tuşu ile müziği kesebilirsiniz. Oynamaktan sıkılırsanız veya hiç ummadığınız bir anda bir hakkınız yanarsa ESC tuşu ile yeni baştan oynamaya başlayabilirsiniz. Oyunun içinde on tane farklı level var, siz kendi zevkinize göre bunlardan bir tanesini seçip başlayabilirsiniz. Ama ruh sağlığınız açısından ben birinci level'dan başlamanızı tavsiye ederim.

Uzaydaki platformunuzda kendi kendinize kareleri tamamlamaya çalışırken, bu işin hiç de sandığınız kadar kolay olmadığını anlayacaksınız. Siz karelerinizle uğraşırken yolunuzun üzerine çeşitli şekiller çıkacaktır. Bunların da ne işe yaradığını bilmemizde fayda var öyle değil mi?

İlkönce elmanın ne işe yaradığına bakalım: Elma, aynı anda dört kareyi birden doldur-

Kareleri çabuk tamamlayın, yoksa dudak sizi öper! manızı sağlıyor. Daha sonra para torbası geliyor. Para torbası da sizin bonus puan kazanmanızı sağlıyor. Bulunduğunuz level'a göre puanınız da değişiyor. Füzeye gelince: Aman! Oyun sırasında ekranda bunu görürseniz, her şeyi bırakın ve bunun peşine düşün. Çünkü füze sizi bir sonraki ekrana geçirmektedir. Çilek ise, magic yani sihir. Etrafınızı sanki görünmez bir duvarla veya bir tür enerji alanıyla çevirerek, belli bir süre düşmanlarınızın -size değseler bile- bir şey yapamamalarını sağlıyor. Bu sürenizi de, ekranın sağ tarafındaki iki tüpten sağdaki tüpün içine bakarak ayarlayabilirsiniz. Tüpteki sıvı yavaş yavaş azalacak ve bittiğinde sizin etrafınızdaki sihirli alan da kaybolacaktır. Kovaya gelince: Sizi kovalayan koca dudak ve diğer yaratıkları yavaşlatır. Onların da yavaşlama süresi sınırlı. Ancak bu kez süreyi sol taraftaki tüpün içine bakarak anlıyorsunuz. Kesme şekere benzeyen küp şeklindeki objeyi aldığınızda, düşmanlarınızın hareketleri yine tüplerin içindeki sıvıların bitimiyle doğru orantılı bir şekilde yavaşlayacaktır. En son da ise hiç kimsenin içinde ne olduğunu bilmediği '?' bulunmaktadır. Bu her şey olabilir. Ya bir hakkınızı kaybedersiniz, ya da bir sonraki bölüme sıçrayabilirsiniz ve hatta sadece bedava puan kazanabilirsiniz. Artık orası sizin cesaretinize kalmış. Yalnız dört veya daha sonraki bölümlerde '?' hemen çıkarsa, sakın ona bulaşmayın, tecrübeyle sabittir ki, % 80-90 hakkınızın bir tanesi gider.

Beşinci bölümden sonra (beşinci de dahil) platformunuzda aniden delikler belirmeye başlıyor. Tabii bunların üzerinden geçemezsiniz, öyle bir şeye teşebbüs ettiğiniz zaman uzaydaki kara deliklere düşmüş gibi olursunuz ve sevimli yaratığınızın 'Eeeeeiiieeee' şeklindeki güzel çığlığını da duymuş olursunuz. Fakat güzel bir çığlık duymak için zaten kısıtlı olan haklarınızı harcamaya hiç gerek yok öyle değil mi?

Bence oyunun en zevkli yanı, yaratığınızın haklarından birini kaybedince 'Fuck you' demesi! Oyun sırasında, sizi kovalayanların tam arkanızda olduğu sırada fire tuşuna basarak yolun üzerinde bir çukur açıp hızlarını kesebilir ve bir müddet onları orada oyalayabilirsiniz.

Zevkle oynayacağınızı umduğum bir oyun. Hepinize başarılar.

AMIGA-512 K

GRAFİK 83

SES 77

ZORLUK 80

KURGU 75

GENEL 85 Bu kademede deliklere dikkat!