64'ler sayı 52, sayfa 62

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 62

JOHNNY THE FOX

Seninle bayağı ortak yönümüz var. Pirates'dan hoşlanıyorsun, çizgi roman seviyorsun, hangi takımlı olduğunu bilmiyorum (neyse), metal, pizza, cola, adventure, Aztec Challenge v.s. Demek Super Channel seyrediyorsun, sana tavsiyem hafta arası "Wanted"ı (3.30) hafta sonu "All Mixed up" ve Metal Hammer Hard Rock Club'ı seyret. (Bu arada Howard Johnson o programı pek sunamıyor.) Iron Maiden'ın yeni albümünü dinledin mi? Sorular: 1) Secret of the Monkey Island'da "nice wine" kafaladığın adamlara verip, tıpasını da delik yere (gemideki) mi tıkayacağız. Ya da nasıl? (Ne acayip soru?) 2) Secret of the Monkey Island 2 ne zaman Amiga'ya gelir? 3) GAC (Graphic Adventure Creator) Amiga'da var mı? 4) Adventure yapmak zor mu? Hiç denedin mi? 5) Infocom Collection'ı oynadın mı? Hitchhiker's Guide to the Galaxy çok zor? 6) Rasim Mingü'nün deyimiyle "Vektör grafik" Amos'la yapılır mı? Ya nasıl? 7) Super Channel'da "Freddy Mercury seyrettin mi? 8) Laneth'deki röportajın güzel. Bence de Türk grupları kendilerine has olmalılar. Seninle ve diğer arkadaşlarla görüşmek isterim. Turgay GÜRSOY, İzmit MAC: Evet, ne yazık ki Sepultura gelmiyor, onun yerine Diana Ross geliyor. İyi di mi. İyi değil ama en azından bu darbe Ümit'in sonu oldu, biz de bir sürü masraftan kurtulduk. Howard Johnson konusunda ise sana tamamen katılıyorum. Kağıt üzerinde mükemmel bir adam olsa bile oraya pek gitmiyor. 1) Bu sorun benim ve dergideki Monkey Island'cıların (ben Monkey Island'cı değilim) kafasını oldukça karıştırdı. Tıpaya yapmaya çalıştığın şeylere pek bir mana veremedik. Sonuç olarak o tıpayla bir şeyi tıkaman gerekmiyor. Yine de hayal gücü için sana 10 puan. 2) Geldi ve de 11 disk ve ne zaman oynasalar başka bir diski hata veriyor. Bence kesinlikle 'Yılın en güzel grafikli ömür törpüsü' © ödülünün bir numaralı adayı. 3) GAC Amiga'da yok (galiba), ama aynı işi görecek başka programlar var. Amos'u bir kenara bırakırsak AAC (Advanced Adventure Creator) bayağı kaliteli (hem de Public Domain) bir program. 4) Çok çok eskiden, denemiştim, hatta ufak bir tane de yapmıştım (bir arkadaşımla beraber). Hem de neydi biliyor musun? The Lord of the Rings! Simon's Basic'le yapılmıştı, 30 tane grafikli location'ı vardı ve yaklaşık 20 emir anlayabiliyordu. Ama hiçbir zaman hak ettiği ilgiyi görmedi ve benim büyük programcılık hayallerim suya düştü. Aslında oyun yapmak o kadar da zor değil, ama grafiklerden falan önce iyi bir hikaye (mümkünse yaratıcı bir şeyler) ve kaliteli bir parser'a (programın girdiğin komutları anlamasını sağlayan bölümü) ihtiyacın var. Parser işini halletmeden hayallere kapılmanın pek bir manası yok. Bunu yapmanın en iyi yolu ise Magnetic Scrolls, Infocom gibi firmaların oyunlarını dikkatle incelemek. Programı göremesen bile işin mantığını kapabilirsin. 5) Hitchhiker's aslında zor bir oyun değil, eğer konuya yabancı değilsen. Aslında Hitchhiker's bayağı uçuk bir roman, ben oyunu oynadıktan sonra işe merak salıp kitabı bulmuştum. Her ne kadar oyunla kitap kelimesi kelimesine aynı olmasa bile bir kez kitabı okuyunca insan ne kadar çarpık ve uçuk düşünmesi gerektiğini anlıyor. Eğer takıldığın yeri yazarsan sana yardım etmeye çalışırım. 6) Yanlış adam, yanlış bölüm, yanlış konu, kısacası yanlış soru. Ama sanırım Amos'da vektör grafik yapmak için Amos 3D diye bir şey var. Yine de Omay'a danışmak daha akıllıca olur. Eğer cevabı bilmiyorsa (ve de kesin bilmiyordur), onu döversin. 7) Ben lanetli miyim nedir, bilmiyorum o program her kanalda en az beş kere çıktı bana bir türlü rast gelmedi. Ben zaten Terminator'ü de görememiştim. Kader... FOTO Dear Mac, Bu sana yazdığım ikinci mektup. (Bir öncekini Egoizmimin zirvesindeyken yazmıştım. Bennn! Beeennnn) Ama çok kıl oldum yani ilk mektupta sana o kadar tembihledim eğer okursan ki pek sanmıyorum yazında buna dair bir şeyler söyle diye. Ya tabii bunlar fani şeyler okuyucu kısmıyla ne uğraşacaksın onlar sadece okur geçer gider bir şey fark etmez. Ne bileyim cevap yazsan ne olur yazmasan ne olur hatta mektuplarını okumak bile gereksiz bir olaydır. Okunur mu onca mektup Hı? (Hı ha acayip kıl oldun dimi çok pis karakter atarım.) Konu ile ilgili bir 64'ler okuyucusu fotoromanı. 1) Zavallı sorunlu okuyucu 64'ler dergisine ayın ilk haftası içinde her gün bilgisayarcısına uğrayarak kavuşmaya çalışır. Yirmi bin lirayı cebine koymuştur. Ve harcamamak için büyük çaba sarf etmektedir. Dergiyi alır almaz (ayın 5-8'i arası eğer şansı varsa) sevinç çığlıkları atarak okuyabileceği bir çay bahçesine gider. Sigarasını yakar, çayını söyleyip kapak resimlerini ve renkli başlıkları seyreder. 2) İki saat çay gelmez ve sigarası biter. Çaycıya inceden bir küfür sallayıp (çaycı duymaz) bir çay istediğini tekrarlar. Çaycı "hemen abi" der. Zavallı okuyucu bu umutla bir sigara daha yakar. Ve ilk sayfayı açar. Çiklet reklamı korkunç etkili olur. Zaten hayatı boyunca üstünde turbo yazan bir tişörtle dolaşmak istemiştir. Ve hemen Apo abinin yazısını okumaya başlar. Sonlara doğru sıkıldığı için Apo abinin yanağındaki pembe lekelerin sebebini merak eder. 3) İçindekiler ve yenilikler bölümünü açıp Amiga üstünlüğünü görünce sevinir ve merak etmeye başlar. Acaba oradaki oyunların tamamı iç sayfalarda mevcut mu diye. Oyun isimlerinin yanındaki sayfa numaralarına rağmen dergideki hiçbir sayfada sayfa numarası bulunmaz. a Yeniliklere şöyle bir göz attıktan sonra resimlere bakarak sayfaları çevirmeye başlar. Amaç Mac Adventure köşesine ulaşmaktır. Kanal 64'ün 4 sayfa olduğunu görür ve sayfa ziyanı olduğunu düşünür, çayını yudumlarken PC Market köşesine kıskançlıkla bakar. 4) MAC Adventure köşesine ulaşınca gözlerini dört açar ve okumaya başlar. Kendisine koyun denmesine hiç mi hiç aldırmaz ve devam eder. Mac lafı değiştirir ve herkese koyun demek istemediğini ifade etse de fayda etmez. Çaycı gelip boşu alır ve gider. Okuyucunun işi okumaktır ve okumaya devam eder. Kendi kendine gelişmiş roket sistemi.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.