Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 63
işbirliği anlaşması.
w uçabileceğiniz bölge.
için eğitilmişlerdir.
tanışmışsınızdır.)
komuta merkezi.
karşınıza çıkar.
—
O — — N O o) <— O pl o) << — — — 0)
Mac'in haklı olduğunu kendine kabul ettirmeye çalışır. Soruları ve cevapları okur. Sayfaların yanlış yerlere basıldığını görüp efkarlanır. Bir sigara daha yakar. Boğazının yanması geçene kadar bir daha Gitane içmemeye karar verir. (Kısa süren bir karar) Bulutsuzluk Özlemi'nin sigara - çay - sigara döngüsünü hatırlayıp bir çay daha söyler. 5) Mac köşesinde mektubundan bir iz bile bulamayan okuyucu Pessimist'e bakar, endeksi inceler kıl olmuştur. Bunalıma girer ve Mac'in mektubunu okumadığına kanaat getirir. Kolundaki saate bakmaya üşendiğinden güneşin pozisyonuna bakarak saatin 3'ü geçtiğini fark eder. Çayını bitirip dergiyi karıştırmaya devam eder. Mac köşesinde yine Garage Day'in sözleri yoktur. 64'ler fotoromanlarını okuyup bir tane de kendisi yazmaya başlar. Eeee Mac, işte böyle. Bilmem anlatabildim mi? Bu arada FRP tanıtımlarında hangi yolu tercih ettiğimizi sormuşsunuz. Beceriksiz bir oyuncu olarak sana şu tavsiyelerde bulunacağım. Oyunun amacını ve nasıl oynanacağını ve kahramanlarını tanıtıp oyun hakkındaki kendi yorumunuzu yapın. Yani almaya değer mi? Oyunu bitirip de ilerledikçe neler yapılacağını falan anlatmayın bırakın bunları biz çözelim. İlerde sorunumuz olursa onu biz soralım. Nasıl olsa dergimizde dağ gibi 7 sayfa Mac köşesi var. Orda bir köşe var uzakta. Mac bizim mektuplara bir şeyler yazsa da yazmasa da o köşe bizim köşemizdir. Bütün bunlar sanırım A şıkkına giriyor. Unutmadan oyunda hangi şehirde ne olduğunu da oyun yazan birilerini görmek beni acayip Balkanları aşıp Avrupa'ya doğru
MLRS: Multiple rocket launching system. Birkaç füzeyi bir anda fırlatabilen en NATO: The North Atlantic Treaty Organisation. 16 ülkeden oluşan askeri :
OH-xx: Amerikan gücü helikopterleri serisi. Passage Point: Düşman ateşiyle karşılaşmadan dost birliklerin üzerinden
Primary: Bir görev veya uçuştaki en önemli hedef. RDF: Radar deployment force. Hızla hareket edebilen Amerikan askeri gücü. Hızları sayesinde dünyanın herhangi bir yerindeki işlere burnunu sokabilmek
SAM: Surface-to-air-missile. Yerden havaya atılan bir füze (eminim hepiniz — .—
SOP: Standard Operating Procedure. Bir görevde hareketleri askeri kurallara tam olarak yapmaya verilen isim. SSM: Surface-to-surface-missile. Yerden yere füze. TADS: Target acquisition and designation system. Apache helikopterlerine takılan ve hedeflere lazer yardımıyla kilitlenmeyi sağlayan sistem. TF: Task force. Çeşitli birliklerden oluşan bir askeri birim. TOC: Tactical operations center. Arazi çarpışmalarında kullanılan geçici
VOR: VHF omni-directional range. Yön bulmada kullanılan bir radyo sinyali. Warsaw Pact: Nato'ya karşı kurulan ve 7 Doğu Avrupa ülkesinden oluşan askeri işbirliği grubu. Artık yok ama zaman zaman oyunlarda düşman olarak
Simülasyon sözlüğümüz bu kadar. Gelecek ay FRP'lerde sık sık karşımıza çıkan düşmanlarımızı tanımaya başlayacağız.
tanıtımından 1-2 ay sonra yayınlarsanız daha iyi olur. Sana bol düşünmeler Mac, Özer KAVAR, İzmit MAC: Şimdi birinci mektubunu okumadığım konusunda çok yanılıyorsun. Hatta ilk mektubu iki kere okumuştum, acaba yanlışlıkla bu mektubu ben kendime mi yazdım diye. Sonra ben olmadığıma emin olunca bir kez daha okumuştum, hoşuma gitti diye, hani samanlı kağıda, dört koca sayfa, satırlardaki kelimelerin genel olarak aynı yatay doğrultuyu takip etmeleri gerektiği kuralını hiçe sayarak yazdığın mektup. Şimdi inandın mı okuduğuma? Aslına bakarsan ben zaten her mektubu okuyorum, ama seninkini özellikle birkaç kez okumuştum (bu nehir konusunda derin derin tartışabiliriz aslında). Ama o zaman yayınlama imkanım olmamıştı (pek bir şey sormamıştın zaten, Elvira dışında). Her neyse şimdi bu mektubunu yayınlıyorum çünkü hem sigara-çay derken ölmeni istemem, hem de benden başka fotoroman mutlu etti. 1) Zavallı sorunlu okuyucu İstanbul dışında yaşadığı için dergisini geç alıyorsa kesinlikle abone olmayı denemelidir. Ayrıca sigarayı azaltmayı da denemelidir (konuşana bak) çünkü en iyi abone ölü abone değil aksine sağ salim abonedir. 2) Ciklet reklamı etkilidir veya değildir ama derginin ana gelir kaynaklarından biridir. Eğer bir yerine 10 ciklet reklamı olsaydı belki cebinde daha fazla çay parası kalabilirdi. 3) İçindekiler sayfasının namı zaten yürümektedir. Yaramızı deştiği için ilk fotoromanda Özer'e en kanlı ölüm rolünü vermeyi bir yere not eder. Kanal 64, 4 sayfadır ama bizce yer kaybı değildir, çünkü 64 baba alettir. Bu arada PC Market'i kıskanmaya gerek yoktur, çünkü orayı da ben yazıyorum. 4) Yazının koyunlara hitaben başlaması her yazıyı okuyanın koyun olduğu manasına gelmemektedir. Koyunlar toplumumuzun bir parçasıdırlar ve onlar kendilerini bilmektedirler. Aslına bakarsanız mühim olan koyun olmamak ve koyunlara karşı mücadele etmektir. MAC bunu anlatmaya çalışmaktadır ama onu en iyi anlayan okuyucu bile onu yanlış anlamıştır. Adventure sayfalarının yanlış basılması ise uzay, evren, sonsuzluk gibi anlaşılamayan olaylardan sadece ve sadece biridir. MAC her ay saçını başını yolsa bile bu olmaktadır ve MAC giderek sabotajdan şüphelenmektedir. 5) MAC aslında mektubu okumuştur, ama var olmanın sınırındaki çay bahçesinde çaycı elinden çay içen ve Çernobil faciasını aklının ucundan bile geçirmeyen okuyucu bunun farkında bile değildir.
"Ama fotoromanlar bitse bile okuyucular vardır, ve okuyucular bizim için önemlidir. BİTMEYENZİ Kasım 91 sayınız tesadüfen elime geçti ve beğendim. Bende bir Karel Goldstar PC var. Benim de bazı sorularım var. Umarım en kısa zamanda yayınlarsın. 1) Maniac Mansion'daki 2. kattaki odanın şifresi nedir? 40. sayıda şifre için bazı kodlar gerekiyor" diyorsun. Benim bilgisayarda da bu kodlar gerekiyor mu? Gerekiyorsa bu kapıyı açmak bize kaça patlar. 2) Eve girerken merdivenlerin solunda çalıların arasında bir pencere var. Burayı nasıl açabilirim? 3) Salonda avizenin üstündeki anahtarı nasıl alacağım? 4) King's Quest III'ün açıklaması hangi sayınızda? Nasıl temin edebilirim? 5) K.Q III'te çalışma odasındaki kütüphanede kitapların arkasında bir metal parça var. Bu ne işe yarıyor.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 62
JOHNNY THE FOX
Seninle bayağı ortak yönümüz var. Pirates'dan hoşlanıyorsun, çizgi roman seviyorsun, hangi takımlı olduğunu bilmiyorum (neyse), metal, pizza, cola, adventure, Aztec Challenge v.s. Demek Super Channel seyrediyorsun, sana tavsiyem hafta arası "Wanted"ı (3.30) hafta sonu "All Mixed up" ve Metal Hammer Hard Rock Club'ı seyret. (Bu arada Howard Johnson o programı pek sunamıyor.) Iron Maiden'ın yeni albümünü dinledin mi? Sorular: 1) Secret of the Monkey Island'da "nice wine" kafaladığın adamlara verip, tıpasını da delik yere (gemideki) mi tıkayacağız. Ya da nasıl? (Ne acayip soru?) 2) Secret of the Monkey Island 2 ne zaman Amiga'ya gelir? 3) GAC (Graphic Adventure Creator) Amiga'da var mı? 4) Adventure yapmak zor mu? Hiç denedin mi? 5) Infocom Collection'ı oynadın mı? Hitchhiker's Guide to the Galaxy çok zor? 6) Rasim Mingü'nün deyimiyle "Vektör grafik" Amos'la yapılır mı? Ya nasıl? 7) Super Channel'da "Freddy Mercury seyrettin mi? 8) Laneth'deki röportajın güzel. Bence de Türk grupları kendilerine has olmalılar. Seninle ve diğer arkadaşlarla görüşmek isterim. Turgay GÜRSOY, İzmit MAC: Evet, ne yazık ki Sepultura gelmiyor, onun yerine Diana Ross geliyor. İyi di mi. İyi değil ama en azından bu darbe Ümit'in sonu oldu, biz de bir sürü masraftan kurtulduk. Howard Johnson konusunda ise sana tamamen katılıyorum. Kağıt üzerinde mükemmel bir adam olsa bile oraya pek gitmiyor. 1) Bu sorun benim ve dergideki Monkey Island'cıların (ben Monkey Island'cı değilim) kafasını oldukça karıştırdı. Tıpaya yapmaya çalıştığın şeylere pek bir mana veremedik. Sonuç olarak o tıpayla bir şeyi tıkaman gerekmiyor. Yine de hayal gücü için sana 10 puan. 2) Geldi ve de 11 disk ve ne zaman oynasalar başka bir diski hata veriyor. Bence kesinlikle 'Yılın en güzel grafikli ömür törpüsü' © ödülünün bir numaralı adayı. 3) GAC Amiga'da yok (galiba), ama aynı işi görecek başka programlar var. Amos'u bir kenara bırakırsak AAC (Advanced Adventure Creator) bayağı kaliteli (hem de Public Domain) bir program. 4) Çok çok eskiden, denemiştim, hatta ufak bir tane de yapmıştım (bir arkadaşımla beraber). Hem de neydi biliyor musun? The Lord of the Rings! Simon's Basic'le yapılmıştı, 30 tane grafikli location'ı vardı ve yaklaşık 20 emir anlayabiliyordu. Ama hiçbir zaman hak ettiği ilgiyi görmedi ve benim büyük programcılık hayallerim suya düştü. Aslında oyun yapmak o kadar da zor değil, ama grafiklerden falan önce iyi bir hikaye (mümkünse yaratıcı bir şeyler) ve kaliteli bir parser'a (programın girdiğin komutları anlamasını sağlayan bölümü) ihtiyacın var. Parser işini halletmeden hayallere kapılmanın pek bir manası yok. Bunu yapmanın en iyi yolu ise Magnetic Scrolls, Infocom gibi firmaların oyunlarını dikkatle incelemek. Programı göremesen bile işin mantığını kapabilirsin. 5) Hitchhiker's aslında zor bir oyun değil, eğer konuya yabancı değilsen. Aslında Hitchhiker's bayağı uçuk bir roman, ben oyunu oynadıktan sonra işe merak salıp kitabı bulmuştum. Her ne kadar oyunla kitap kelimesi kelimesine aynı olmasa bile bir kez kitabı okuyunca insan ne kadar çarpık ve uçuk düşünmesi gerektiğini anlıyor. Eğer takıldığın yeri yazarsan sana yardım etmeye çalışırım. 6) Yanlış adam, yanlış bölüm, yanlış konu, kısacası yanlış soru. Ama sanırım Amos'da vektör grafik yapmak için Amos 3D diye bir şey var. Yine de Omay'a danışmak daha akıllıca olur. Eğer cevabı bilmiyorsa (ve de kesin bilmiyordur), onu döversin. 7) Ben lanetli miyim nedir, bilmiyorum o program her kanalda en az beş kere çıktı bana bir türlü rast gelmedi. Ben zaten Terminator'ü de görememiştim. Kader... FOTO Dear Mac, Bu sana yazdığım ikinci mektup. (Bir öncekini Egoizmimin zirvesindeyken yazmıştım. Bennn! Beeennnn) Ama çok kıl oldum yani ilk mektupta sana o kadar tembihledim eğer okursan ki pek sanmıyorum yazında buna dair bir şeyler söyle diye. Ya tabii bunlar fani şeyler okuyucu kısmıyla ne uğraşacaksın onlar sadece okur geçer gider bir şey fark etmez. Ne bileyim cevap yazsan ne olur yazmasan ne olur hatta mektuplarını okumak bile gereksiz bir olaydır. Okunur mu onca mektup Hı? (Hı ha acayip kıl oldun dimi çok pis karakter atarım.) Konu ile ilgili bir 64'ler okuyucusu fotoromanı. 1) Zavallı sorunlu okuyucu 64'ler dergisine ayın ilk haftası içinde her gün bilgisayarcısına uğrayarak kavuşmaya çalışır. Yirmi bin lirayı cebine koymuştur. Ve harcamamak için büyük çaba sarf etmektedir. Dergiyi alır almaz (ayın 5-8'i arası eğer şansı varsa) sevinç çığlıkları atarak okuyabileceği bir çay bahçesine gider. Sigarasını yakar, çayını söyleyip kapak resimlerini ve renkli başlıkları seyreder. 2) İki saat çay gelmez ve sigarası biter. Çaycıya inceden bir küfür sallayıp (çaycı duymaz) bir çay istediğini tekrarlar. Çaycı "hemen abi" der. Zavallı okuyucu bu umutla bir sigara daha yakar. Ve ilk sayfayı açar. Çiklet reklamı korkunç etkili olur. Zaten hayatı boyunca üstünde turbo yazan bir tişörtle dolaşmak istemiştir. Ve hemen Apo abinin yazısını okumaya başlar. Sonlara doğru sıkıldığı için Apo abinin yanağındaki pembe lekelerin sebebini merak eder. 3) İçindekiler ve yenilikler bölümünü açıp Amiga üstünlüğünü görünce sevinir ve merak etmeye başlar. Acaba oradaki oyunların tamamı iç sayfalarda mevcut mu diye. Oyun isimlerinin yanındaki sayfa numaralarına rağmen dergideki hiçbir sayfada sayfa numarası bulunmaz. a Yeniliklere şöyle bir göz attıktan sonra resimlere bakarak sayfaları çevirmeye başlar. Amaç Mac Adventure köşesine ulaşmaktır. Kanal 64'ün 4 sayfa olduğunu görür ve sayfa ziyanı olduğunu düşünür, çayını yudumlarken PC Market köşesine kıskançlıkla bakar. 4) MAC Adventure köşesine ulaşınca gözlerini dört açar ve okumaya başlar. Kendisine koyun denmesine hiç mi hiç aldırmaz ve devam eder. Mac lafı değiştirir ve herkese koyun demek istemediğini ifade etse de fayda etmez. Çaycı gelip boşu alır ve gider. Okuyucunun işi okumaktır ve okumaya devam eder. Kendi kendine gelişmiş roket sistemi.