Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 61
- Bana yazabilirsin. 2) Savage Frontier her FRP dünyası gibi acımasız düşmanlarla dolu ve burada yaşayanlar yüzyıllarca kendilerini Ascore şehrindeki dört büyülü heykel sayesinde koruyabilmişler. Ama artık heykeller yok (dört bir yana dağılmışlar), dolayısıyla Ascore da yok (var ama
İnsanlar büyük bir tehlike altında. Heykellerin yokluğundan yararlanan düşman büyük bir saldırıya hazırlanıyor. Senin amacın bu saldırı gerçekleşmeden dört heykeli bulup
Ascore'un koruyucu gücünü geri getirmek. 3) Journal Entries taa eski FRP'lerden kalan bir gelenek. SSI bunu sürdüren ender firmalardan biri. Oyunu oynarken herhangi bir olayla karşılaştığında oyun sana bir numara veriyor, sen de manual'da bu numaranın karşılığı olan paragrafı okuyorsun. Bunun iki yararı var (en azından firmaya): a) Bu sayede bütün textleri oyunun içine koymak gerekmediğinden oyun hem daha az yer kaplıyor, hem de programlanması daha kolay oluyor. (Bu uzun paragrafların atmosfer kattığı da söylenebilir). b) Bu sayede oyunun orijinaline (ya da en azından Journal Entries'in fotokopisine!) sahip olmayanlar oyunu oynasalar bile pek bir şey anlayamıyorlar. 4) Castles mükemmel bir fikrin başarısız uygulaması. Yani kale yapmak zevkli ama hem çok uzun sürmesi hem de (haberci ve yıkılmış), ve de yine bunun dolayısıyla saldırılara rağmen) bir süre sonra oyunun amacını kaybetmesi. Birkaç gün eğlenmek için alınabilir ama ben yakında çıkacak DataDisk'inden umutluyum. Rivayete göre bu diskte yeni asker çeşitleri, saldırı imkanı ve daha gelişmiş ekonomi düzeni olacak. 5) Tabii ki. Başka kim insanın kendi evinin içinde rahat rahat kitap okurken annesi kapıyı açtı diye çığlık çığlığa bağırmasını sağlayabilir ki. 6) Şu andaki geleceği (Amiga'da) kesin değil. Yani eninde sonunda çıkar, ama ne zaman, ne şekilde bilmiyorum. 7) GWAR'ın müziklerini bir kenara bıraksan bile sırf görünüşleri ve şarkı sözleri için bir bakmaya değecek bir grup. 8) CD'ye gerek yok, adresini yazarsan (bir FRP'ci daha kazanma amacıyla) sana yollayabilirim. Zarfa yazmıştım deme, doğal olarak Zarf artık olmaya (size diyorum fazla Global Effect oynadım diye) gitti. 9) Nükleer füzelerden korunamıyorsun. Onlar zaten oyunun en iyi silahları, sen iyisi düşmanın nükleer füzelerini sana yollamadan sen onun işini bitir. NEVER Sevgili MAC, (Sözlüğe baktım Macintosh'un karşılığı. Ühü hühü Ümit Öncel'e üzüntülerimi belirt, eğer aldıysan ilk mektubumda Sepultura'nın İstanbul'a geleceğinden bahsetmiştim. Ne yazık ki (hıçk) Sepultura gelmiyor (tabii ki Metallica v.s.)
A STEVE MARTIN
Kainatın en komik adamı olduğu için.
A CHUCK
Cüssesine rağmen mükemmel vokal yaptığı için.
A DYNA BLASTER
Mükemmel bir oyun olduğu için (kuşlar için bile).
A SSI
FRP serileri tekrar 64'te görünmeye başladığı için.
A THE LAWNMOWER MAN
Virtual Reality'nin kapılarını açtığı için.
V OMAY (Vahdettin)
Kainatın en tembel kölesi olduğu için.
V ÖYS
İnsanların hayatlarının içine etmeye devam ettiği için. V LENNY WOLF
İyi müzik yapan aptalın teki olduğu için.
V ACE Kapanıp gittiği için.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 60
AYIN PESSIMIST'i
Hayat bir futbol oyununa benziyor. Ve kendimi her zaman top olarak görüyorum. Çünkü bana vuruyorlar, her zaman, tam kurtuldum, artık bitti diyorum ama tam alnımın ortasında bir darbe daha. Nefretlerini bana kusuyorlar, beni sevmiyorlar, ama top ağlarla buluşunca yani onlar için bir şey yapmış olunca, beni seviyorlar kaldırıp, yapmacık, geçici bir sevgi gösteriyorlar. Ve ardından tekrar, tekrar vuruyorlar. Hepsinden nefret ediyorum.
CENK ÖZMERCAN Damned "Hatred" Oblivion Soccer'a bir kaç laf etmeden geçemeyeceğim. Sonunda benim de (daha doğrusu benim bile) oynayabileceğim bir futbol oyunu gerçekte olduğu gibi) ısı yükselmesi sınırına geldimi bütün dünyayı çiçeklerle donatsanız bile faydası olmuyor. Cayır cayır yanıp geberirken 'keşke' demenin kimseye faydası olmuyor. Bunları benim kalın kafama bile soktuğuna göre Global Effect iyi bir oyun ama mükemmel değil. Karşılaşacağınız birkaç design hatası (mesela ikonların yerleri) veya oyunla düşeceğiniz bazı mantık çatışması (ısınmanın düşmesini durdurmak için çevre kirliliği yaratmak gerçekten akıllıca mı) sizi zamanla oyundan soğutabilir ama oturup uğraşanlar için Global Effect hem eğitici hem de eğlenceli (tabii sizin eğlence kavramınız bu olaya ne der bilemeyeceğim ama ben eğlendim). Belki oyun olarak genel 85 alır ama fikir olarak kesin bir 90'ı hak ediyor. Bunun dışında Sensible görmek ne güzel, hem de tam televizyon futbol doluyken. Sensible Soccer'ı yapanlar (yani Sensible Software) Kick Off 2'ye uzun uzun bakmışlar ve neyin kalması, neyin bir yenisiyle değişmesi konusunda bayağı isabetli kararlar vermişler. Konumuzun dışında olduğundan daha fazla derinlere inemeyeceğim ama bence Sensible Soccer, Kick Off 2'yi döver. Aynı fikirde olmayanlar Omay'ı dövsünler. Bir de bir okuyucum (çok pardon adını hatırlayamadım ama minnettarım) kalktı bana Personal Nightmare'in çalışanını getirdi. Ona minnettarım. Uzun zaman önce oyuna ara vermiştim (teknik sebepler, bendeki çalışmıyordu) şimdi geri dönüp bir daha oynayınca ne kadar özlemiş olduğumun farkına vardım. Amiga tarihinin en iyi text adventure'larından biri ve eğer kaçırdıysanız geç kalmış sayılmazsınız. Tabii bu arada Infocom Collection'ı oynamıyorsanız ayıp ediyorsunuz. Bütün text tarihini yazan adamların bütün oyunlarını bir kez daha oynama fırsatı elinize geçmişken boşa vakit harcamayın. Oyunların çoğunda size yardım etmeye çalışırım, eğer bir derdiniz olursa adresi biliyorsunuz. Son olarak ShadowLands var. Açıkçası oyunun bendeki versionu harap halde onun için bir yerlerde bulduğum tek level'lik demosunu oynadım. Oyunu yapan Teque genelde arcade alanında uzmanlaştığından pek bir şey beklemiyordum ama oynayınca benim için hoş bir sürpriz oldu. Belki ilk bakışta Shadowlands'i benzetebilirsiniz ama arada oldukça büyük bir fark var: Photoscape. Shadowlands'de Photoscape sayesinde ışık büyük bir rol oynuyor. Meşale gibi ışık kaynakları sadece etraflarındaki sınırlı bir alanı aydınlatabiliyorlar. Ekranın geri kalanı ise görüşünüzü iyice sınırlayan bir karanlığa gömülüyor. Bu ilk başta firmanın sıradan FRP'sini satmak için kutuya yapıştırdığı yeni bir etiket gibi gelebilir ama Photoscape gerçekten çalışıyor ve oyuna inanamayacağınız kadar atmosfer katıyor. Bir de Teque bayağı iyi çalışan bir ikon sistemi geliştirmiş. Partinizi oluşturan 4 kişinin (NPC'ler size katılmıyor, onların tek görevi size parçalayacak et sağlamak) vücutlarının birer şeması ekranın alt kısmında duruyor. Bir şey yapmak istediğinizde önce kullanacağınız uzvunuzu (fazla coşmayın) sonra da oyun alanındaki herhangi bir cismi klikliyorsunuz. Mesela bir tabelayı okumak istiyorsanız önce adamınızın kafasını, sonra da tabelayı klikliyorsunuz. Karışık gibi gelse bile bu sisteme bir kez alışınca bir daha kolay kolay vazgeçemiyorsunuz. Shadowlands'i mutlaka alın (ve bana da haber verin). Bu ay dergide (belki ÖYS'nin etkisindendir) genel bir mektup azlığı yaşandı. Her ne kadar MAC Adventure bundan fazla etkilenmediyse de hepinizden şiddetle mektup yazmanızı rica ediyorum. Özellikle Infocom konusunda. Şimdi bakalım bu ay oltaya neler takılmış...
NEVER FREE Sevgili MAC, "Bu sana yazdığım
— mektup" demeyeceğim. Çünkü bunun önemi yok. Önemli olan senin sorularımı yanıtlaman. Ben FRP'lerde acemi denilmeyecek kadar yeniyim. Oynamak istiyorum ve FRP'lerin 77 dergisindeki tam çözümlerini okuyorum ama iş büyülere, level'lere filan gelince Neyse sorularımı sorayım ki biraz olsun beni aydınlat. 1) Tek büyüsü filan olmayan, FRP, galiba Buck Rogers, tam çözümünü yayınlamayı düşünüyor musunuz? 2) Gateway to the Savage Frontier'ın konusunu öz ve kısa bir biçimde anlatabilir misin? 3) "Journal Entries" nedir? FRP'lerde ne önemi vardır? 4) Castles hakkında düşüncelerin? 5) Stephen King veya Dean R. Koontz okur musun? 6) Falcon 3 nerede kaldı? 7) "Gwar" adlı grubu biliyor musun? 8) Pool of Radiance'in kitabını yollarsan 1 CD ile ödeşiriz. O.K.? 9) Mega Lo Mania'da nükleer füzelerden korunmak için ne yapmam gerekiyor? Üç adadan ikisini yerle bir ediyorum. Sorularımı cevaplarsan içimdeki karanlık ve mistik ışığı aydınlatmış olursun. Şimdiden çok teşekkürler. The Lamentable Man, Ankara MAC: Doğal olarak iş level'lara, büyülere gelince karışıyor. Çünkü (bence) pek çok kimse SSI damgası taşıyan herhangi bir oyunu alıp hemen oynayabileceğini zannediyor (eskiden ben de öyle sanardım, darbeyi yiyince artık akıllandım). Sonra da beceremeyince FRP'ler sıkıcıdır diye bir sonuca varıveriyorlar. Aslında FRP'leri anlamanın ve zevk almanın yolu önce bu oyunların kutu halindeki versionlarını oynamaktan geçiyor. Geçenlerde HeroQuest'in orijinal halini gördüm, Allah'ım şaştım. Gerçi Gremlin'in oyunu da fena sayılmaz ama Games Workshop'ın kutu oyunu bir şaheser. Hem isterseniz kötü adamları bile oynayabiliyorsunuz. Yani kısa lafın uzunu, eğer FRP oynamak istiyorsanız ya önce gereken zamanı ayırıp kutu oyunlardan birini oynayın, ya da buna imkan bulamıyorsanız işe serilerin birinin ilk oyunuyla başlayın. Mesela Pool of Radiance ya da Gateway to the Savage (kitabıyla) alın ve oldukça uzun bir zaman ayırmaktan çekinmeyin. 1) Buck Rogers'ın (oldukça) detaylı bir açıklaması eski bir sayıda çıkmıştı. Bu oyuna bir daha yer ayıracağımızı sanmıyorum ama eğer bir sorun olursa