NDIİANAP

Bekle bekle bekle !!! Hayatımız hep kaliteli oyun beklemeklemi geçecek. Hele yarış oyunlarından hoşlanıyorsak. Tam oyuna alışmışız birde bakıyoruz ki belli bir yerden sonra aşırı zorlaşıyor. Tam grafikleri ile avunuyoruz, bu oyun iyidir diyoruz oyun berbat çıkıyor. Disket üstüne oyun çektirmekten evimiz disket mezarlığına dönüşüyor. Peki piyasada günlerce başından kalkamayacağımız adam gibi yarış oyunu yokmu? Var. İşte şimdiye kadar çıkan birçok yarış oyununa fark atacak bir oyun: INDIA-NAPOLIS 500 Şimdi gelelim oyuna. Oyun yüklendiğinde karşınıza bir araba resmi çıkar ve bununla ilgili bir soru sorulur. Oyununuz kırılmışsa RETURN tuşuyla oyuna geçersiniz. Oyuna geçtiğinizde karşınıza ikisi oyun içinde kullanılmak üzere 8 seçenek çıkar. Şimdi bunların ne işe yaradıklarını görelim. 1)PRACTICE: Oyuna yeni başlayanlar için yararlı bir seçenekir. Piste alışmanızı ve arabanın kontrollerini öğrenmenizi sağlar. Bu pistte sizden başka araçlarda vardır fakat size çarptıklarında bir zara vermezler. Özellikle dönüşlerde pistin dışına çıkmamayı iyice öğrenin. 2)GUALIFY: Bu seçenekte "Practice" e benzer fakat bu pistte hiç araba yoktur. Bu seçeneğin en önemli amacı dönüşlerde yolun kenarına vurmamaya alışmanızdır. Eğer dönerken arabanızı hızlı bir şekilde yolun kenarına vurursanız lastiğiniz patlar ve arabanız fırıl fırıl dönmeye başlar. Bu durumda tek yapacağınız şey ESC ye basmak ve yeni bir oyuna başlamaktır. 3)RACE: Oyuna başlamanızı ve gerçek bir yarışta yer almanızı sağlar. Yarışa başlamadan evvel sizden 4 yarıştan birini seçmeniz istenir. Bu yarışlar uzunluk ve zorluk derecelerine göre sıralan- Bunlardan 10 ve 30 turluk olanlarında arabanız biryere çarptığında hasar almaz. Fakat 60 ve 200 turluk yarışlarda arabanız her türlü zararı alabilir. Pistte bir tur 2.5 mildir 4)TEAMS: Bu seçenek, kullandığınız arabayı belirlemenizi sağlar. 3 Çeşit araba vardır: a)March/Cosworth: Mavi renkte bir yarış arabasıdır. Hız göstergesi soldadır. Ortada motor devrini gösteren takometresi vardır. Sağdaki gösterge ise motorun ısısını Fahrenayt (F) cinsinden gösterir. Benzin durumunu gösteren bir göstergesi yoktur, sadece sağ tarafta azaldığını gösteren bir ışık vardır. Soldaki kırmızı ışıkta yağ basıncını gösterir. Motoru çok zorladığınızda bu ışık yanar. Rengi kırmızı olan bu araba biraz daha gelişmiş bir teknoloji-

—————”

nin eseridir. En solda yağ basıncını gösteren gösterge yer alır. Onun yanında hız göstergesi vardır. Hız göstergesinin sağında takometre ve en sağda da yakıtı ve motorun ısısnı gösteren gösterge yer alır. c)Penike/Chevrolet: İşte tek kelimeyle teknoloji harikasi diğebiliceğim bir araba. Sarı renkte olan bu Chevrolet nin bütün herşeyi dijital. Hızlandıkça, çubuklar halinde büyüyen motor devriniz altta sayılarlada gösteriliyor. Hemen motor devrinin solunda hızınız yer alır. En altta da kaç galon benzininiz kaldığını, yağ basıncını ve motor ısısınıbelirten sayılar vardır. Bu arabayı şiddetle tavsiye ederim. S)FİLE: Bu seçenek oyunu kaldığınız yerden diskete kayıt edip, daha sonra devam etmenizi sağlar. En fazla 3 oyun kayıt edebilirsiniz. Ayrıca çeşitli etme imkanınız var. 6)OPTIONS: Bu seçenek ikiye ayrılır. a)Mouse Sensivity: Mouse veya joystick inizin hassaslığıng belirler. "Low" az hassaslık, "Medium" orta hassaslık ve "Hıgh" yüksek hassaslıktır. b)Graphıc Detail: Bu seçenek oyundaki grafiklerin detay düzeylerini belirlemenizi sağlar. "Low" ile sadece yolu ve birlaç önemli ayrıntıyı görebilirsiniz. "Medium" ile gerekli tüm ayrıntıları devreye sokarsınız. "Hıgh" ile oyuna zevk katacak birçok ayrıntı eklersiniz (Yolda sarı çizgiler, kenarda kameremanlar ve hakemler, bulutlar gibi...) ve böylece oyunu daha renkli ve zevkli oynarsınız. Evet, oyundan önce ki seçenekler bunlar. Birde oyun esnasında seçilebilecek olan 2 seçenek var. Bu seçenekleri kullanmak için, oyun esnasında ESC

LIS 00

4 tuşuna basmanız gerekir. 1)RESUME DRIVING: Bu seçenek yarışa kaldığınız yerden devam etmenizi sağlar. 2)İNSTANT REPLAY: İşte oyuna güzellik katan en önemli seçenek. Bu seçenek sayesinde son 20 saniye içinde yaptırınız bütün hareketleri çeşitli açılardan seyredebilirsiniz. a)ln Car: Arabanın içinden. b)Behind: Arabanın arkasından. c)Track: Tribünlerden. d)TV: Televizyon kameralarından. e)Sky: Helikopterden. f)Crash: Oyun esnasında rakiplerinizin kazalarını gösterir. g)Leader: Oyunda ilk sırada yarışan arabayı gösterir. Bu yerleri joystick veya "SPACE" tuşu ile değiştirebilirsiniz. ESC ile bu ekrandan çıkarsınız. İMB olmayan bilgisayarlarda sadece ilk seçenek kullanılabilir. Simdi gelelim yarışa... Yarışa epey yüksek bir hızda başlıyorsunuz. Herhangi bir arabaya çarparsanız onu saf dışı bırakırsınızçünkü onun kaza yapmasına sebep olursunuz. Hatta bu sırada sizde kaza yapabilirsiniz. Joystick i ileri iterseniz veye ateşe basarsanız patinj çekerek kalkarsınız. Geri çektiğinizde fren yaparsınız. Fakat bir yere çarptığınızde geri gitmek için klavyedeki yön tuşlarını kullanmanız gerekir.Oyunda joystick çok hassas , biraz fazla sağa veya sola kırarsanız duvara gümleyip milyonluk arabayı parçalara ayırırsınız. Bu yüzden alışmanız bayadı vaktinizi alır. Arabanın kumandası mükemmel dizayn edilmiş. Gerçek bir araba ile yapabiliceğiniz hemen hemen her hareketi yapmanız mümkün. Örneğin arabaya birdenbire gaz verip bir sağa bir sola yaparsanız arabanız kendi etrafında dönmeya başlar. İlk başladığınızda bu hareket iste- Mmediğiniz bir anda olabilir fakat oyuna alıştıkça bunu yararınıza — kullanmayı öğreneceksiniz. Ve en önemlisi, piste ve araba kontrollerine tam olarak alışmadan — gerçek bir yarışa girmeyin. — Çünkü aynen gerçek bir yarış gibi dizyn edilmiş bir oyun olduğundan, sizin diğer arabalara nazaran hiç bir üstünlüğünüz yok. Bu yüzden, kaza yaparsanız diğer arabalara yetişme ihtimaliniz çok az. Yarış esnasında onarım bölümüne girerseniz arabanızın birçok özelliğini değiştirebilirsiniz. Bu bölüm yarışa başladığınız yerin solunda yer alır. Buraya girin ve kırmızı çizgilerin başladığı yerde durun. Karşınıza arabanın üstten görüngşü çıkacaktır. Sarı bölüm yakıt deponuzdur. < ve > tuşlarıyla yakıt alabilir veya boşaltabilirsiniz. Ayrıc lastikleride değiştirebilirsiniz. Fonksyon tuşlarıyla, araba üzerinde istediüiniz birçok değişikliği yapabilirsiniz. Bunların görevleri: F1: Bu tuşla oyundaki sıralamayı görebilirsiniz. f3: Arabanızda kaç galon yakıt olduğinu gösterir. < ve > tuşlarını kullanarak yakıt miktarını beşer beşer azaltabilirsiniz. F4: Arabanızın dizaynynı gösterir. < ve > ile arabanın ön eğimini beğiştirebilirsiniz. "SPACE" e basarak arka eğilimine geçersiniz. F5: Tekerleklerin sertlik durumlarını değiştirmeye yarar. "SPACE" ile tekerleği belirleyip, < ve > ile sertliği seçersiniz. "HARD" sert, "ME-DIİUM" orta ve "SOFT" yumuşak lastiktir. F6: Tekerleklerin büyüklüğünü ayarlarsınız. < ve > ile büyütüp küçültebilirsiniz. "SPACE" tekerlek seçimidir. F7: Tekerlekteki hava basıncıdır. < ve > ile basıncı ayarlayabilirsiniz. "SPACE" basıncı değişecek tekerleği belirler. F8: Amortisörlerin yumuşaklığıdır "SOFT" yumuşak, "HARD" sert amortisördür. "SPACE" amortisör seçimidir. < ve > ile sertlik ayarlanır.

F9: Tekerlek eğimidir. < ve > ile eğimi değiştirebilirsiniz. "SPACE" ile tekerlek seçersiniz. F10: Otomatik vitesin kaçıncı millerde değişeceğini ayarlamaya yarar. < ve > ile bu değerleri yükseltip alçaltabilirsiniz. Bu oyunun bir tek komikliği, çok hızlı giderken bir arabaya çarparsanız efektler Türk filmlerindeki gibi bir iki saniye erken geliyor. Bu da hata bile sayılmaz, INDIANAPOLIS 500 mükemmel bir oyun. Ne tür oyundan hoşlanırsanız hoşlanın bu oyunu mutlaka alın. Hem de tek disket. Bu oyun kaçmaz. Böyle grafik ve böyle hızı başka hiçbir yerde bulamazsınız. ÇAĞRI DÖRTER

GRAFİK — SES - MÜZİK

OYNANABİLİRLİK 2.87

GENEL

a 2NDY CAM "

Fighter

Heavy Armoured Standard Tank | with Cannon

||

Funds availati

Multi-role Combat aircraft Single |

Ünit cost. BH herhangi bir zamanında gazetelerin o ayki durumu bildirdiği zaman "S" tuşuna basın. Bunu yapınca karşınıza hangi kısma yüklemek istediğinizi soran bir ekran geliyor. Beş hakkınız olduğu için zırt pırt save etmeyin. Tuşlara geçmişken "B" tuşu sizin ve diğer devletlerin kendi içlerinde olan durumu ve dışarıyla olan ilişkilerini verir. Bu gerçekten çok önemli. Burada daima diğer devletlerin durumunu kontrol edin. Bunlar biraz ileride — açıklayacağım politika ile çok

SÜ units 150 units No deal le $387 MN bel

National The generals are getting bored.

He commended your strength in calling for a strike attack

İsrail' i herhalde tanımayan kişi yoktur. Bunun ilk sebebi tabiki Filistinliler, diğeri ise dünyanın tek yahudi devleti oluşu. "Conflict - The Middle East Politikol Simulator" ile biraz yahudiler için çalışmaya ne dersiniz. Oyunumuz 1997 yılında başlıyor. Siz bu tarihten itibaren, diğer liderin öldürülmesiyle başa geçen İsrail devlet başkanını canlandırıyorsunuz. Oyunun başında çıkan yazılar bize Orta Doğu' daki durum hakkında değişik bilgi veriyor. Oyun yüklenince karşınıza iki seçenek çıkacaktır. "Conflict" ile oyuna en baştan yani Januvary m1997 tarihinden olmak üzere başlıyor. Load game ilede, daha önceden save ettiğiniz bir oyuna kaldığınız yerden başlıyorsunuz. Save şöyle; Oyunu ilgili. "E" ilede oyunu baştan başlatabilirsiniz. Yeni başlayan Conflict' i seçip oyuna geçebilirsiniz. Oyun mause veya joystick ile değil, © yanlızca klavye ile oynanıyor. Kontroller ise çok basit. Yukarı ve aşşağı oklar şıkkı seçmek için, enter tuşu ise ya bir alt kısma geçmek yada bir işi yap-

Eİ D D mak için. Oyuna başlayınca bir gazete ekranı çıkıyor. Burası stratejinizi belirleyeceğiniz yer. "Enter" a basınca karşınıza "News" yani haberler kısmı çıkacaktır. Burada 7 ülke var; Mısır (Aynı zamanda komşunuz ve çok tehlikeli) İran, Irak, Ürdün (Bu-da komşunuz fakat çok zayıf) Lübnan (Zayıf ve iç karışıklıklarla uğraşıyor) Libya ve Suriye (En zorlu düşmanınız). Şimdi sizlere bunların durumlarını ve izlemek zorunda olduğunuz politikaları vermek sanırım yararlı olacak. Mısır (Egypt) : Mısır, oyun boyunca sizi Suriye' den kat kat fazla uğraştıracaktır. Bunun nedeni gerçekten çok kuvvetli bir ordusu bulunması, İç durumunun çok zor karışması, Libya ve sizin yani İsrailin dışında komşusu (Suhi dan oyunda yok) olmaması. Libya çok kuvvetsiz ve Mısır la genelde tek başınıza uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Sona bırakmanızı, diğer üç. sınır düşmanınızıhakladıktan sonra buna saldırmanızı sağlığınız açısından tavsiye ederim. Bir de zırt pırt Ürdün (Jordan) ile anlaşma yapıp beraber saldırıyorlar. Aman dikkat. Jordan (Ürdün) : En kolay bir lokma diye üstüne atlayacağınız ve daha sonra çok pişman olacağınız bir ülke. Ürdünle en baştan beri çok iyi ilişkiler kurun ve onla anlaşma yapın. Daha sonra Suriye mutlaka size veya Ürdün' e saldıracaktır. İşte o zaman "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" misali Suriyenin hakkından gelirsiniz. Lebanon (Lübnan) : Suriye' nin ilk saldırdığı ülke bu. Sakın siz saldırmayın ki suriye biraz güç kaybetsin. Daha sonra Suriye' yi haklarsınız. Syria (Suriye) : En güçlü komşunuz. Fakat çok saldırgan olduğu için altedilemez değil. Biraz önce saydığım taktikler onu yenmeye yeterde artar. Iran (İran) : Komşunuz değil;fakat çok tehlikeli ve her an nükleer silah kullanabilir. İlişkileri sakın bozmayın; zira si-

flic

ze atmasa bile başka bir ülkeye atılan nükleer füzeler 3. Dünya Savaşı'nı başlatıyor ve oyun bitiyor. Bu arada oyun üç şekilde bitebilir. Birincisi biraz önce söylediğim nükleer savaş. İkincisi ise bir savaşı kaybetmek ya da bir ülkenin

| Ünit tost. “| avsilanle asker bulunmayan bir sınırınızdan sizi işgal etmesi (Asılır yada hapse girersiniz). Diğeri ise iç karışıklık ile bir suikaste kurban gitmeniz. Tabi bunlar di-

—-— ger komşularınız için de geçerli. Irag (Irak) : İran' a karşı güçsüz. Genelde Suriye ve İran birleşip bir ayda burayı yok ediyorlar. Zaten bir savaşı kazanınca Birleşmiş Milletler orayı savaşa kapıyor. Libyo (Libya) : Libya çok güçsüz. Fakat sizin yardımlarınızla ve Mısır a savaş açmanızla belki bir şansı olabilir. Ülkelerin durumu böyle, şimdi News kısmında neler var ona bakalım. Yukarıda saydığım yedi ülkeden birini seçince karşınıza üç seçenek çıkar. Bunlar: Diplomatic : Bununla seçtiğiniz ülke ile diplomatik ilişkilerinizi ayarlıyorsunuz. Seçince karşınıza bazı alt seçenekler çıkacaktır. Bunlar o anda o ülkeyle olan ilişkilerinize göre değişiyor. (Savaş hali, iyi ilişki hali, normal hal) Bazı seçenekler şöyle: a) Savaş durumunda 1) Open negatiation for a ceasefire: Ateş kes anlaşması için ilişkileri geliştirmek. 2) Keep diplomatic relations closed: Savaşın devam etmesi için ilişkilerinizi kesmek. b) Normal durumda 1) Improve relations vith concilatory actions: İlişkilerinizi yararlı işlerle geliştirmek. 2) Spoil relations by creating accidental incident: Savaşmak istediğiniz bir ülke olursa bununla ilişkilerinizi bozabilirsiniz. 3) Maintain present relations: Eski durumu korumak. c) İyi durumda 1) Sign pact: İyi ilişkileriniz olan bir ülke ile anlaşma imzalamak. 2) Reduce relations: Eğer kendinizi biraz ağıra satmak isterseniz bunla biraz iilşkiyi azaltabilirsiniz. Intelligence: Bununla diğer ülkelere karşı istikbarat örgütünüzü kullanarak bir politika kuruyorsunuz. Dikkatli kullanın ve kendi tarafınızı daima koruyun.

Aynı zamanda bazen istediğiniz bir ülkede iktidar kavgası çıkarabilirsiniz

(Start coup) veya liderini öldürtebilirsiniz. (Assassinate leader). Bunların dışında altta çıkan yazılar bazen bir ülke ile ilişkilerinizi açıklamanız konusunda sizi uyarıyor veya diğer ülkelerin ilişkilerini verebiliyor. Bunları incelemeden Make policy'ye geçmeyin. Gelelim diğer kısma. News'den Make policy ile çıkınca stratejinizi ayarladığınız kısma geliyorsunuz. Burada çıkan seçenekler şöyle: Purchase Arms: Silahlar, oyunun en iyi ayarlanması gereken kısım. Bir ülke ile savaşa girmeden önce tank sayınızı 4000 (M-1 olursa iyi olur), uçak sayınızı da 300'e çıkardınız mı, bir de Sam roketatarlarınızı ve gözetim uçağınızı hazırladınız mı karşınızdaki ülkeye acırım. En iyi satıcı Amerika. Unutmayın prestijiniz yükseldi mi silah çeşidi de artar. Strategic Actions: Sınır ülkelerle yapacağınız ilişkilerde dikkatli davranın ve eğer bir ülke size saldıracak gibi ise yani sınırınıza asker yığmışsa çok geç

dle

olmadan siz de askerlerinizi oraya koyun. Review Forces: Elinizde bulunan

SES-MÜZİK — 60 GRAFİK OYNANABİLİRLİK 70 güçler ve silahlar için yaptığınız anlaşmaları buradan görebilir, eksiklerinizi alabilirsiniz. Nuclear Club: Nükleer silah yapımı gerçekten çok önemli. Yoksa diğer ülkeler sizi küçümser. En kısa zamanda ye bitirmeye bakın. Palestinian Problem: Televizyonda bir aralar çok izlediğimiz Filistin kurtuluş Örgütü ve İsrailli askerlerin onlara karşı vahşice tutumunu önlemek isteyenler illada İsrail'in başkanı olmak zorunda değil. Şimdi her Amiga sahibi bunu yapabilir. Eğer Filistinlileri rahat bırakırsanız prestijiniz artar yok eğer vahşet duygularınızı tatmin etmek istiyorsanız, bir çok silahı unutun (Prestijiniz düşünce en iyi silahlarda size verilmez). Zaten oyunun başlarında bir kongre yapılıyor. Eğer burada Filistinlilere bir ülke verilmesini kabul ederseniz bu sorundan kurtulmuş olursunuz. Next Turn: Bir sonraki aya geçmek için. Şimdi size en son bir uyarı. Savaşırken daima tank alın zira İsrailin askeri gücü diğer ülkelere nazaran gerçekten çok az. Tanklar sizi bu durumdan kurtaracaktır. Son söze gelince. Bu oyun tek kişilik ve çok kolay oynanabiliyor. Şu sıkıntılı okul günlerinde ve körfez krizinin sorunları ile uğraştığımız anlarda iyi vakit geçireceğiniz bir oyun. Oyunun puanlamasının altı şeye bağlı olduğunu unutmayın; hayatta kaldığınız süre, ele geçirdiğiniz komşu sayısı, diğer devletlere karşı tutumunuz, Amerika ile olan ilişkileriniz, prestijiniz ve liderlik yeteneğiniz. (Benim rekorum 310) iyi vakit geçirmeniz dileğiyle. CENK ÜNLÜ 4

Editor. ikonuna çift klik yazınızın ön ve arka plan | renklerini değiştirebilirsiniz.Font

Yazımızın beşinci bölümüyle bu ay da yapmanız gereklidir. karşınızdayız.Geçen Değiştirmek istediğiniz bir ayki çağrıya cevap verip ikon olduğunda önce ekranın > mektup yazan sağındaki dokuz kutucuktan arkadaşlarımıza birini klik ederek aktif hale teşekkür ediyorum ama getirmeniz gerekecektir.lcon bu mektupların içinde Editor yüklendiği zaman bu DOS ile ilgili tek bir satır kutularda icon Editor bulamadım,bu — yüzden programının ikonu yer de burada alır.Şimdi DISK menüsünden yazamıyorum. Bunu LOAD seçeneğini sağ sevgili direktörümüz butonla seçin.Enter Icon istiyor tabii. Bu arada Name yazan kutuya klik edip geçen ay son sayfa'ya ikonunu değiştirmek | konuk olmam nedeniyle istediğiniz. programın adını kendisine teessüflerimi yazın. sunar, kendisine rahmet kederli hesap Makinesi değil — Örnek: ailesine başsağlığı dilerim. mi?Buradaki — tuşları click — DF0:Calculator p Bu ayki konularımız. ise ederek istediğiniz. işlemi — eğer bir directory'nin ikonun Workbench disketinizde — gerçekleştirebilirsiniz.CE'ya değiştirmek istiyorsanız : bulabileceğiniz. Calculator ve — basarak o andaki — /directory adı diyerek o ikonu da icon Editor programlarının Takamı,CA'ya basarsanız tüm — yükletebilirsiniz. | kullanımıyla — ilgili — olacaktır. Takamları silersiniz. icon Editor sizin aynı anda | Ayrıca Say,Graphıc Dump ve Hesap makinesini kapatmak — dokuz ikonla — çalışmanıza | Setmap programları hakkında İçin sol üst köşesindeki — olanak — sağlar.Bir — ikonun da ayrıntılı bilgiyi bu yazıda kapatma penceresine — görünüşünü değiştirmek için o bulabilirsiniz. basın.Bunu yaptığınızda — ikonun bulunduğu kutuya click CALCULATOR program kendini silecektir. edin.O —ikonun büyütülmüş AMIGA'nız tabii ki bir hesap İCON EDİTOR görüntüsü ekrana Makinesinden ibaret değildir. İcon — Editor. programıyla — gelecektir.Mouse'unuzla ikonu ama bu işinizi de görme — Workbench'teki ikonların — istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. yeteneği vardırBu program — görüntüsünü arzu ettiğiniz gbi — Normalde tek tek noktaları standart bir dört işlem yapabilen değiştirebilirsiniz.lcon — Editor — mouse ile çizebilirsiniz. MISC hesap makinesini simüle eder. sizin fantazilerinize cevap — menüsündeki FLOOD FILL | Hesap Makinesini — verecek şekilde tasarlanmıştır. seçeneği ise reim çalıştırabilmek için üzerinde bir. İcon Editor programını açmak — programlarında bulunan FILL | çift klik yapınız.Evet gerçek bir İçin Extras disketindeki İcon — olayını gerçekleştirmenizi sağlar.Bir bölgeyi doldurabilmek “ | için o bölgeye doldurulacak il A rengi seçin,sonra FLOOD FILL | d : Alman klavye. seçip boyanacak bölgeye click e : İspanyolca klavye. TABLO1İ edin. f : Fransızca klavye. Bir ikona yazı yazdırmanız da | Sim mümkündür.Bunu yapabilmek | gb İngilizce klavye için TEXT menüsünden Write İk i : İtalyanca klavye into. Frame seçeneğini ) | is : İzlanda klavyesi(!) kullanın .CON TEXT yazan | so: İsveç klavyesi kutuya klik edip en fazla sekiz | usa : Amerikan klavye olmak üzere yazınızı | usa0 : Bu klavye Kickstart 1.1 tarafından Foreground ve Background | isteniyor. yazan kutulara klik ederek | usa2 : usa0 gibi.

olarak sadece TOPAZ font kullanabiliyoruz ama sekizlik ve dokuzluk olarak iki ayrı punto seçebiliriz.Position seçeneğine basarak yazımızı ok işaretleri yardımıyla ikon üzerinde gezindirebiliriz.OK diyerek de yazıyı yerine koyarsınız. Kutuları birbirlerine kopyalamak veya swap etmek te sizin arzunuza kalmış bir olaydır.Bir kutuyu kopyalamak için önce ikonun — konulacağı — kutuyu seçin,sonra da Copy menüsünden From Frame seçeneğini işaretlerken kopyalanacak kutunun numarasını seçin. Kutuların içindeki resmi kutu içinde hareket ettirmeniz de mümkündür.Bunu yapmak için MOVE menüsünden IN FRAME seçeneğini kullanmanız gerekir.Buradaki ok işaretleriyle resmi gezdirebilir,.Single ve Repeat ile tek tek mi devamlı mı kaydırma yaptıracağınız belirleyebilirsiniz.OK diyerek bu işlemi bitirebilirsiniz. İki kutunun içeriğini birbirleriyle değiştirmek (swap) için önce bu kutulardan birini seçin.Sonra MOVE menüsünden Exchange With Frame diyerek diğer kutunun numarasını belirlediğinizde iki kutu birbirleriyle içerik değiştirmiş olur.

Kutuların içeriklerini birleştirmek için ise önce bu kutulardan birini seçin.Sonra COPY menüsünden MERGE WiTH

FRAME seçeneğiyle birleştirilecek kutuyu belirleyin. İcon Editor'den çıkmak için program penceresinin sol üst köşesine click edin. SAY Say adlı programla AMIGA'nızın yapay ses gibi çok güçlü bir özelliğini ortaya çıkartabilirsiniz.SAY'i çalıştırdığınızda — ekrana iki pencere çıkar.Bunlardan biri Phoneme Wındow denilen ve AMIGA'nın sizin verdiğiniz sesleri bir nevi çeviriciyle kendi kullanabileceği bilgiye dönüştüren Wındow ise sizin giriş yaptığınız penceredir. Input penceresine click edip buraya istediğiniz kelime ve cümleleri yazın.Sonra Return tuşuna basın ve dinleyin.Eğer yazdığınız şey çok uzunsa ve bir satıra sığmıyorsa korkmadan yazmaya devam edin,yazınız. bir. alt satıra taşacaktır. Bu program cidden çok hoşunuza gittiyse size oynanmanız için biraz tiyo vermeyi düşündüm.CLI'yi açın ve şunu yazın : Copy S/startup-seguence to speak: Disketinizin startup-seguence'ının içeriği bilgisayarınız tarafından okunur. Copy s/startup-seguence to speak:opt/f Yukarıdaki örnekle aynı şeyi yapar ama kadın sesi kullanır.

Burada f yerine m koyarak erkek,r koyarak da robot sesi çıkarabilirsiniz.İkinci bir seçeneğiniz ise aksan ayarlamaktır. Copy s/startup-seguence to speak:opt/f/p200 p parametresi 65. ile 320 arasında olmalıdırBu değerle oynayarak değişik sesler yaratabilirsiniz.Son bir parametremiz ise konuşmanın hızını ayarlayan Ss parametresidir.Bununla 40 ile 400 arasında bir hız kullanabilirsiniz.40 - ile — çok ağır,400 ile peşinizden atlı kovalıyormuşçasına bir hız elde edersiniz. GRAPHIC DUMP Bu yararlı program size ekranda o anda görünen resmi printer'e basmaya çalıştırıldıktan sonra istediğiniz ekranı öne alabilmeniz için on saniye bekler ve harekete geçer. SET MAP Setmap size — AMIGA'nızın klavyesini istediğiniz bir dile adapte edebilmenizi sağlar.Eğer AMIGA'nızla

Fransizca veya Almanca yazılar yazmak istediyseniz bazı özel işaretlerin klavyede olmadığını farketmişsinizdir. İşte SETMAP bize bu olanağı sağlıyor.Setmap'ı kullanabilmek için CLI'yi açın ve SETMAP kod komutunu verin.Burada kod olarak TABLO 1'deki kodlardan beğendiğinizi yazın. NOFASTMEM NoFastMen programı bir swiç gibi çalıştırıldığında varsa extra hafızayı kapatır.Bir kez daha çalışırsa yeniden açar. Bu ayki yazımız da burada sona eriyorBu ay da mektuplarınızı. dört — gözle bekliyoruz.Bize yazmayı ihmal etmeyin. BAHADIR AKCAN

Speel Bound alışılmış, klasik kalıpları aşamayan, fakat güzel grafik ve çeşitliliği ile bu açığın bir az olsun kapatıldığı bir platform oyunudur. konusu artık klasikleşmiş bir konu; bir tarafta ülkeyi elegeçiren kötü yürekli sihirbaz,diğer tarafta onu yoketmeğe andiçmiş yiğit bir kahraman ve katedilmesi gereken uzuuun bir yol. Oyunu ilk yüklediğinizde bir süre dinledikten sonra kulağa hoş gelen gıcık bir Müzik eşliğinde üç seçenekli bir menü ile karşılaşacaksınız. GAME SET FOR (1-2) PLAYER: Oyunu bir veya iki kişi ile oynamanızı sağlar. LEVEL CODE: Aldığınız kodu bu seçenekle yazdırdığınızdatekrar bu bölümden başlayabilirsiniz. COMMENCE JOURNEY: Oyuna geçmenizi sağlar.

oluşturur.Bu sete takılan yaratık bir SüÜre etkisiz kalacaktır. Lale: Bu silahı oyun boyunca belkide bir sefer kulanabilecekşiniz.Çünkü bu silahı kullanabilmeniz için büyü gücünüzün çook yüksek olması gerekiyor. Kullandığınız da müthiş etkisini görüp sık kullanamadığınıziçin üzülebilirsiniz. Yıldız: Bir çok yöne kurşun yağdırabileceğiniz için müthiş etkili bir silahtır. Bu silahı yeterli büyü gücüne sahip olmadan kullanmaya kalkarsanız, size her değdiğinde enerjinizi azaltan ufak bir cin etrafınızda dönmeye başlar.Bu sırada joystik kontrolleri tersine döner,- tek çare daha fazla zarar vermeden cini vurmaktır. Her levelde çeşitli yerlerde bulabileceğiniz anahtarlar vardır.Bu anahtarlarla kilitli sandıkları açabilirsiniz. Sandıklardan çıkacak objeler ise: sy Sihirli iksir: bir miktar enerji almanızı sağlar. Büyülü parşomen kağıdi: Silahları kullanmanızı

Oyunda ekran düzeni ise şöyle; sol üst köşede player 1'in,sağ üst köşede ise player 2'nin büyü ve enerjisi,sol ve sağ alt köşelerde ise silahlarınız bulunmaktadır. Oyun boyunca kullanabileceğiniz altı çeşit silah var. Çakıl taşları: Bu silah en çok kullanacağınız silahtır.Sınırsız olması bir avantaj fakat menzili çok kısadır. Kurşunlar: Bu silahın en büyük özelliği menzilinin çok uzun olmasıdır.Çok büyük hasar verdiğinden etkilidir. Ateş ve toprak parçası:Oyunda kı ölümsüz yaratıkların önünde bir set sağlayan büyü gücünüzü yükseltir. Bomba: Yolunuzun Üzerinde bir engel teşkil eden ağaç duvarları yokeder. Bombayı kullanmak için duvarın yanında COMMODORE (AMIGA) tuşuna basıp kaçmanız gerekir. Elmas: Bu obje elmastan oluşan duvarları yoketmenizi sağlar. Kullanmak için elmas elinizdeyken duvara dokunmanız yeterli olacaktır

Ceplerimize çakıl taşları doldurup, kuşağımıza diğer silahları yerleştirip hazırlandıysanız artık yola - çıkabilirsiniz. Önünüzde — katedilmesi — gereken uzuuuuun bir yol, aşılması gereken sayısız tehlike ve size karşı ölümüne karşı koyacak sayısız yaratık bulunmakta. Kötü yürekli sihirbazın kontrolünde bulunan yaratıklar genellikle ölümlüdür.Oyunda en fazla üç kat bulunmaktadır.- diğer katlara çıkmak için iki adet sineğin (yanlış okumadınız) taşıdığı asansörleri kullanabilirsiniz.Size oyun boyunca karşılaşacağınız yaratıklar hakkında biraz daha bilgi vermek isterdim, fakat o kadar çok yaratık var ki (yaklaşık 100 kadar) tek tek açıklamaya kalkmak hiç te iyi bir fikir olmaz sanırım.Size tavsiyem daima menzil dışında durarak seri atışlarla ateş etmenizdir.Sürekli aynı hareketi yaparlar ve asla sizi takip etmezler. SPEEL BOUND türünün diğer örnekleri arasında orta sıralarda yeralabilecek atmosferi hiçte iyi olmayan, fakat yinede size neşeli bir kaç saat yaşatabilecek bir oyun.Bu aralar birkaç oyun almak niyetindeyseniz, aralarına SPEEL BOUND'u da katabilirsiniz. En süper oyunlarla, en eğlenceli saatler geçirmenizi dileyerek bir başka oyunda buluşmak üzere.....Hoşçakalın. SERKAN SÖZER

RA'TAr cavfa EN sz

Kahretsin, eskisinden çektiğimiz yetmiyormuş gibi tuttuk bir de yeni yıla girdik. İyi halt ettik. Ben de bu yılbaşında herşey bitecek zannediyordum, mışım. Neyse sızlanacağıma köşemi yazayım bari, biz ucuz atlattık zaten, olan zavallı hindilere oldu. Oturmuş, ben kimim, dünyanın sonu ne olacak, hayatın manası ne, bu pet kola şişeleri niye bir türlü açılmaz gibi önemli problemlere cevap ararken Adventure köşesini yazmam için 'kibarca' uyarıldım. Daha ayın başlarında sayılırız ama olsun. Gösterdiğiniz ilgi sayesinde cevaplayamayacağım kadar mektubum oldu. Sağolun dostlar, minnettarım. Jelibon komasında yatarken üstüme koli dolusu mektup atan postacının sayesinde hayata döndüm. Şimdi bakalım bu ayki köşemizde neler var: Öncelikle şimdilik elime geçmiş kayda değer bir oyun yok (tanıtmak için). Zaten Elvira eminim yeterince vaktinizi alıyordur. Ama hazır fırsat bulmuşken sizi ilgilendireceğini umduğum birkaç haber var. Biliyorsunuz Infocom durmadan el değiştirdi ve sonunda (sanırım) kapandı. Kapandı ama adventure dünyasına da izini bıraktı. İşte bu firmanın en baba oyunları bir takım halinde ucuz bir fiyat- “tan satışa çıkarıldı. Şimdi bunlara ulaşmaya çalışıyorum, elime geçirebilirsem size de haber veririm. Bir iyi haber, eski İnfocom üstadlarından Steve Meretsky arkadaşlarıyla beraber kendi firmasını kurdu. Legend adlı firmanın yeni ürünü ise SORCE-RERS GET ALL THE GİRLS, yani büyücüler bütün kızları kapar! Yalana bak, biz kaç yıldır büyüyle uğraşıyoruz, hava alıyoruz. Sanırım bir yerlerde bir büyü atladım, zaten bende şans olsa 'sıcak' biryerlerde yaşardım (bu taşı attığım kişi kendini bilir!). Her neyse, oyun adventure dünyasında son zamanlarda moda olan 'flexible' sistemi kullanıyormuş. Yani isterseniz text adventure isterseniz olarak oynuyorsunuz. Bir an önce gelsede kızları kim kapıyormuş göstersek. Bir kötü haber Infocom'dan ayrıldıktan sonra Loom'u hazırlayan Brian Morlarty artık eğitim programları yapacakmış. Brian, bak abi zaten eline sopa geçiren bizi eğitmeye kalkıyor, bari sen yapma. ger gibi bir şaheseri yaratan adam umarım yakında tekrar adventure'lara döner. Şimdi gelelim ayın en kötü haberine; NEW SH*TS ON THE BLOCK'ın solisti ölmemiş. O kadar kutlama boşa gitti dostlar. Şimdi benim o şampanyaları kusmam mı lazım? Neyse bu sefer başaramadık,ama bir gün bir de bakacaklar ki o zıpırların beyni bir elektro gitarla ezilmiş! Haberler bu kadar, sıra geldi gelmeyin üstüme, çekilin, dağılın. tuplarınıza: —- ŞAKAYA BAK! Sevgili MAC, ACİİİD! Şaka yaptım canım kızmayın, Sizden bazı ricalarım olacak.Bunlar: 1) Gold Rush'ta asılırken son sözüm ne olmalı? 2) Ozzy'ciğimin civcivlerle çektirdiği poster eğer elinizde varsa satın almak istiyorum. 3) Space Ouest İl'de ormana düştükten sonra aracın sesini bir türlü susturamadım, ne yapmalıyım. 4) Sinirlenme Serdar, sinirlenme. Sizde hiç mi insaf yok kardeşim. Hiç bir ATARI sahibi iki oyun açıklaması için dergiyi alır mı? Nolur şu Atarı bölümünü kaldırıp fazladan iki sayfa kazansanız? 5) Hep siz mi oyun açıklayacaksınız bea? Bitirdiğimiz oyunların açıklamalarını yayınlarmısınız? 6) Son sözüm tiyolarla ilgili. Benece derginizin bir sayfasını sırf tiyolara ayırma»

Hayılız mek-

İlısınız. Ayrıca okurlardan gelen ipuçlarını yayınlamalısınız. Serdar X. MAC: Ne güzel şaka bu Serdar. Tam mektubunu yakıyorsum ki gözüme şaka lafı ilişti yine kurtardın.(Bu da benim şakaydı ben genelde okuyucu ayrımı yapmam). İşte cevapların: 1) Bu ekranda son sözün 'Ben Koca Bir Aptalım' (kızma) olmalı. Kusura bakma abi ama beni çok güldürdün, seni asmalarının tek sebebi oyunun başında sorulan şifreyi bilememen. Bu şifreyi nasıl mı elde edebilirsin? Valla benden isteme de nasıl bulursan bul! 2) Ozzy iyidir güzeldir ama onun civciv saplantısın yarattığı önyargının kötü sonuçların metal camiası olarak yıllardır çekiyoruz. Adamın dünyadan haberi yok, nerden duymuşsa tutturmuş 'metalciler civciv eziyormuş' diye kendi çapında eğleniyor. Kırrolar, kendilerini ezmediğimize dua etsinler! 3) Bu aslında o kadar önemli birşey değil ama illaki ben bu sesi kesecem diyorsan uzaygemini incele ve orada göreceğin düğmeye bas. 4) Benim şahsi görüşüm dergide herkese hitap edecek birşeylerin olması. Burda amaç derginin daha fazla satılması değil de bizden tek farkları bilgisayarları olan arkadaşlarımızın da bir kaynakları olsun (ben humanist olurum biraz!) Yani bence ATARI bölümü olmalı, ama sizlerden biraz fazla tepki aldığından ATARI bölümünü şimdilik askıya aldık. Anket sonuçlarına göre devam edip etmiyeceğine karar vereceğiz. 5) Sen farkında değilsin ama biz sık sık okuyucularımızın yazdığı yazıları yayınlıyoruz, bir de üstüne para veriyoruz, yalnız yazı yazarken tanıttığınızoyunun fazla eski olmamasına dikkat edin, çünkü çıkan oyun sayısı nedeniyle pek

Oyun güncelliğini hemen kaybediyor. Yazılarınızı her zamanki adrese mümkünse APS ile postalayın. — 6) Bu sayıda — * SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ' diye bir köşe açtık.Böylece bize yolladığınız ipuçlarını yayınlamış oluyoruz. Bizim Püf Noktası köşesi ise devam edecek.

*Vallahi ne desem, bilemiyorum şiirinden bir kelime bile anlamadım! Yani şimdi bu şiirde şair mehasin-i tahassürden mi kahroluyor, yoksa cevv-i kebudun'i zavahir edebildiği için mutlu mu? Tek bildiğim bu metalcilere cevap verip diğer okuyucuları boşverme muhabbetine kızdığım. Bu fikri nasıl edindiniz bilmiyorum ama tamamiyle yanılıyorsunuz! Metalciler kafa adamlardır ama köşemiz kimseyi kayırmıyor. Bu konuda anlaştıysak sorularına geçelim: 1) Eğer kaset kullanıyorsan oyunları save etmen oldukça zor. Zaten kasetin en kötü yanlarından biri de bu. Ama eğer disk drive'ın varsa her adventure'da mutlaka bir Save seçeneği vardır. Biraz kurcalarsan bulabilirsin. 2) Bu Tusker'ın sonu işi pek çok kişiyi uğraştırıyor galiba. 64 cinimiz Mert bu işle ilgileniyor, cevabı bulunca yayınlarız ama bu köşede değil tabii ki. 3) Aslına bakarsan ben de Barış Manço'yu severim. Özellikle Dönence, Sözüm Meclisten Dışarı gibi şarkıları söylediği zamanları. 4) Konumuzla alakasını pek çözemedim ama hayır almadım, böyle özel notları genelde İnkılap, tarih, sosyoloji gibi yararlı(!) derslere saklardım (gençken)

MAC: Akli dengem genelde pek yerinde değildir, ama bunun yıllardır beni pek rahatsız ettiğini söyleyemem, tek bildiğim kalan birazcık aklımı da senin yazını okumaya çalışarak harcadığım! Bizim aynı dili kullandığımıza emin misin? 1) Oyuna başladığın yerdeki ağacı hatırlıyor musun, işte kütüğü işe yarar hale getirmek için gökyüzüne eced büyüsü yapman gerekiyor. 2) Bu kodları sana gönderdim bile, umarım adresini doğru okumuşumdur. Yalnız bu arada bir şey söylemem gerekiyor, benden bir şeyler isteyen okuyucularımızın adlarını ve adreslerini tam olarak yazmaları gerekiyor, çünkü eğer adınız yerine bir kod yazarsanız (bu laf sanaydı FLASH) postacı amcalar gönderdiklerimi size vermezler! 3) Şimdi açıkçası ben böyle bir posterin vatan ve millet açısından zararlı olacağı kanısındayım. Düşünsene oturmuşsun, karşında bütün muhteşemliğiyle ELVIRA! İnsan çalışamaz, oyun oynayamaz, bırak bunları nefes bile alamaz. Zaten posteri olmasa bile ben nereye baksam Elvira'yı görüyorum! 4) Level9 ne yazık ki artık adventure yapmayacak, onun yerine Cinemaware'in moda ettiği action/adventure tipinde oyun üretecek. Umarım iflas ederler!

Aferin sana Ayberk, en azından başkaları gibi acidci olduğun için mektubunu yayınlamayacağımı düşünmüyorsun. Bu arada o beğendiğin şarkının adı 'Thunderstruck', ama eğer metalle olan ilişkin televizyona kaldıysa Allah yardımcın olsun, çünkü ben televizyondaki metal miktarından oldukça şikayetçiyim! 1) 64'te uçağı yere indirebilmen bence programcılar açısından büyük bir ayıp, yani insan simulasyon oynuyorsa olayın gerçek tadına biraz da olsa varmak ister. Ama bu oyunda F-15'ini Eminönü otobüsü gibi kullanabiliyorsun. Şimdi sana bir diğer bombalama tekniğini anlatmaya çalışacağım. Bu teknik Amiga'da da aynen çalışır ve adı Skip Bombing. Önce Cluster Bomb'unu arm'la ve yaklaşık 500 ft'ten hedefe 600 bir hızla yaklaş. Hedefin üstüne gelmene birkaç saniye kaldığında uçağın burnunu kaldır ve bombayı sal. Biraz fizikten çakıyorsan bombanın uçağın y doğrultusundaki hızının etkisiyle bir 'eğik atış' hareketi yapacağını ve bir parabol çizerek hedefe düşeceğini görebilirsin. Pek kolay bir sistem olduğunu söyleyemem, onun için bayağı alıştırma yapman gerekiyor. 2) Sanırım şu anda bulabileceğin en iyi simulasyon F-16 (Fighter Bomber'a beş çeker), ama biraz sabredersen Ocean'ın Battle Command'i 64 için çıkaracağı söyleniyor. 3) Benim bildiğim böyle bir oyun yok, kusura bakma. 4) Bu tamamıyla adventure'ında ne aradığına bağlı. Eğer güzel grafikler istiyorsan doğal olarak Amiga daha üstün ama eğer benim gibi ustaca yazılmış text'i her şeye tercih ediyorsan 64 adventure'lardan da acayip zevk almak mümkün. Özellikle Magnetic Scrolls'un 64 için çıkardığı oyunlar (hız hariç) Amiga'daki kardeşlerini aratmazlar. Keşke Sierra'da 64 için oyun yapsa diyeceğim ama onlar oyunlarını 512K'ya sığdırmaktan bile acizler!

layayım. Hiaa biliyordum zaten, bu teybin ANTHRAX'a dayanmayacağı belliydi, hemen yedek teyp ikmali yapmam lazım. 1) Carrier Command'de gemi nasıl hareket eder? 2) Bir ada nasıl ele geçirilir? 3) C-64'te kasette tam olarak çalışan Castle of Terror yok mu? Bendeki ilk bölümü ve şatoya girince ikinci bölümü istiyor. 4) Kasette bulabileceğim adventure ve simulasyonları yazabilir misin. Özellikle bulabileceğim diyorum çünkü bilgisayarcıya The Hobbit'i sordum, adam gülmekten bayıldı ve lütfen tarih öncesi oyunlar sorma dedi! 5) Bu arada metalci olmamakla övünen Tolga Uluç'a cevap: Tolga, Metalin sadece kan, kin ve nefretten oluştuğunu sanıyorsan aç da ne anlattığına bak. Otur da Helloween'in şarkılarına bak. Ardıç kafa gibi boyalı basına inanma! 6) Son olarak ta METAL POSTER! Bülent Bolat, ISTANBUL MAC: Bülent sorularını yayınlayacağım ama önce anlaşalım, bana o şarkı sözlerini (alayını) gönder! Lütfen, nolur, nolur, nolur! Bunu yaparsan dile benden ne dilersen! Oyun mu, kaset mi, bir F-19'mu artık sen karar ver. 1) Hareket ikonunu seçtikten sonra Carrier map ve Prog'a basarsan otomatik pilotu seçtiğinde doğru istediğin adaya gidersin. 2) Bir adayı ele geçirmenin en kolay yolu adaya gelmeden bir Manta Fighter'i füze doldurup adanın direnişini kırmak, sonra da Walrus'larla adaya çıkarma yapmaktır. 3) Evet kasetteki Castle of Terror'da bir kırma hatası olduğunun farkındayım. Oyun birkaç parçadan oluşuyor ve ikinci bölüm yüklendiğinde eksik kalan bir şeyler yüzünden bitirilemiyor(-muş). Sana tavsiyem ya vazgeçmen ya da baban sana bir Disk Drive alana kadar teybin sesini sonuna kadar açman! 4) Önce o bilgisayarcıya kendi beyinsizliğine gülmesini söyle! Klasik olmuş oyunların eskiliğine yeniliğine bakılmaz! Simulasyon olarak Fighter Bomber ve F-16 bakmaya değer, adventure olaraksa korkarım sana kötü haberlerim var, 64'te yeni adventure bulmak başlı başına bir bela, hele kasette, çok çok çok zor! 6) Bu ay Metal Poster savaşının sonuçlarını sanırım alacağız. Ya Metallica

posteri veririz ya da depodaki bütün jeli-

bonları yerim demem yayın kurulunu bayağı korkuttu. ACEMİ! Sayın MAC, Adventure'a yeni başlayan biri olarak size bazı sorularım olacak: King's Quest IV'te 1) Mağaradaki Troll'u geçmenin yöntemi nedir? 2) Devin evin kapısını açmak için anahtarı nereden bulacağım, Open Door deyince kapı açılmıyor. 3) Perili evdeki gizli kapıyı nasıl açabilirim? 4) Lolotte'ye unicorn'u götürdüğümde Rosella'yı geri gönderiyor. Rosella kovulmadan şatoda nasıl kalabilir? Osman BUYRUK, ANKARA MAC: Bu ay aldığım en 'adventureli' mektup seninkiydi Osman. Köşemiz ister istemez başka konulara da yer veriyor ama amacımız öncelikle takıldığınız yerlerde size yardım etmek. Yine de mektuplarınızın içeriğine bir sınırlama getiriyorum zannetmeyin, siz kafanıza göre yazın, yazın da ne isterseniz onu yazın! 1) Oyunun bu bölümü tamamen şansa kalmış. Senin yapabileceğin fazla bir şey yok. 2) Kapı OPEN DOOR komutuyla açılıyor ama bunu başarabilmen için öncelikle Unicorn meselesini halletmiş olman gerekiyor. 3) Gizli kapıyı açmadan önce mutlaka duvardaki resmi incelemen gerekiyor. Onu inceledikten sonra duvarı incele ve burada göreceğin kolu çek. 4) Şatoda kalabilmek için Lolotte'ye hem altın yumurtlayan tavuğu hem de Pandora'nın kutusunu götürmen gerekiyor. EGO!

kapıyı nasıl

Sayın Murat Adanç, Benim adım Tuna Bekleviç. Size özel olarak sormak istediğim sorular var. 1) Menajerlik ile ilgili futbol oyunları sizin sayfanın konusuna giriyor mu? Size şunu söyleyeyim ben Amiga'da 17, C-64'te ise 38 menajerlik oyunu bitirdim. Sayfanızda menajerlik oyunlarına da yer verirseniz yeni bir çağ açacak kadar bilgim var. 2) Bugün Storm Across Europe ve Carthage'ı aldım. Bir hafta içinde bu oyunları bitirip size ipuçları gönderebilirim. Şimdiden teşekkür ediyorum, bir çılgın arkadaşınız daha oldu! Tuna BEKLEVİÇ, EDİRNE MAC: Mektubunu genel olarak dergidekilere tek EGO sorunu olanın ben olmadığımı göstermek için yayınlıyorum, ama bu köşe benim ego'mu tatmin etmeye zor yetiyor, onun için dikkat et. 1) Her ne kadar menajerlik diye ayrı bir oyun türü olsa bile bence onlar da genel olarak Strateji'ye giriyorlar. Onun için menajerlik oyunları hakkında her türlü ipucu ve sorularınızı bana gönderebilirsiniz. 2) Aferin sana, ama biz o oyunları zaten yayınladık!. ..

Sayın Murat ADANÇ, Sorularıma başlamadan önce en çok severek okuduğum yerin MAC ADVENTURE olduğunu söylemek isterim, şimdi sorduğum soruları cevaplarsanız memnun olurum. 1) Indy III'te görünmez köprüde takıldım kaldım, verdiğiniz haritada bir eksiklik var galiba, 2) AMOS adlı programı ileriki sayılarınızda yayınlar mısınız? 3) King's Quest V ne zaman çıkacak? 4) Ant Heads'i ne zaman yayınlarsınız. 5) En büyük Cim Bom! Serkan ANTİKACI, İSTANBUL MAC: Bu ne tesadüf, benim de en severek yazdığım yer MAC ADVENTURE! Bu arada ufak bir not, biraz önce elektrikler kesildi, sanırım karartma yapıyorlar. Niye yapıyorlar pek anlamadım, adamlar artık 900 km'den bir arabayı bile vuruyorlar, her neyse bundan sonra bu köşede TEK'le uzaktan yakından ilgisi olan kimseye yardım etmeyeceğim, o kadar saatlik emek boşa gitti! 1) Köprünün haritası yanlış değil, sadece mevcut olan birkaç yoldan en zorunu çizmeyi tercih ettik, hatırın için daha kolay bir yolu anlatacağım: Oraya geldiğinde karşında kapıyı göreceksin. Tam kapının hizasında çıkıntılar var. En üstten üçüncü çıkıntıyı klikleyeceksin, yalnız fazla oyalanmaman lazım, bunu hemen yapmalısın. 2) Evet sanırım ya bu sayıda, ya da teknik manyaklarımız yetiştiremezlerse gelecek sayıda bir AMOS köşesine başlıyoruz. 3) Şu anda ana programın hazır olduğu, oyunun sadece ince ayarlarının kaldığı söyleniyor, yalnız benim gördüğüm resimlere bakılırsa bu oyun alıştıklarımızdan çok farklı olacak. 4) Bu sayımızda 'SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ' köşesinde bu oyun hakkında derin ipuçları bulacaksın, eğer sence yetmiyorsa bir zahmet sen yazıp gönderiver.

Ğ

>: Orkun'dur bu abi, yapar. Şimdi biliyorum sana zehir kusan bir cevap yazacak, Allah için kendi kişisel kavgalarınıza beni karıştırmayın. Benim uğraşacak yeterince belam var. 1) Şimdi Orkun seni zaten kurbağa yapmadı mı? Sen zaten kurbağasın, beni nasıl kurbağa yaparsın? Zaten becerebileceğinden şüpheliyim, bunu en son deneyenin büyüsünü geri teptirdim, gitti Muppet Show'da yıldız oldu, şimdi bayramlarda gelir elimi öpemez. (öptürmem çünkü ben kurbağaları sevmem, hep sonunda prens olurlar, şöyle dişe dokunur bir prenses olanını hiç görmedim.) 2) Ben AIDS sadece belirli yollarla bulaşır zannediyordum, yani senin disketle.... yani sen ve disketler! Aman tanrım, Onur sen hasta mısın? Nasıl becerdin? 3) Tabi adının yerine kod yazdığından onları sana gönderemiyorum! 4) Şimdi geldik en sevdiğim kısma, masal zamanı, bu sefer uyumamanız için tedbir olarak size çivili koltuklar hazırlattım, buyurun oturun ve dinleyin: Geçen ay Bilbo'nun bulduğu yüzükten bahsetmiştik, işte Bilbo MACerasından dönünce kendine oldukça rahat bir hayat sağlar, partiler, köle kızlar falan işte. Bu arada Bilbo'nun dostu wizard Gandalf bu yüzük hakkında araştırma yapmaya başlar. Bu yüzük kötü wizard Sauron tarafından yapılmış ve uzun yıllar süren savaşlar sonucu ondan alınmış. Fakat yüzüğü alan Isildur bir orc grubu tarafından pusuya düşürülmüş ve yüzük büyük nehre düşmüş. Sauron bu yüzüğü ele geçirirse bütün dünyanın hakimi olacak. Yüzüğü yok etmenin tek yolu ise onu Sauron'un yaptığı yere götürmek. Burası da Sauron'un arka bahçesindeki Ateş Dağı! Gandalf yüzüğü yok etme görevini Bilbo'ya veriyor, o da ufak bir çalımla bütün belayı yeğeni Frodo'ya atıyor. Frodo ve Middle Earth'in her ırkından bir temsilciden oluşan bir fellowship 'kardeşlik gibisinden bir şeyler' görevi üstlenerek uzun bir MACeraya atılıyorlar. Tabi bunlar öyle bir paragrafta olmuyor, 3 kitabı kapsayan yaklaşık 4500 sayfalık bir hikaye bu. Favori yazarlarımdan J.R.R. Tolkien tarafından yazılmış. Yolda bin bir türlü belaya rastlıyorlar, birbirlerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar, Gandalf ve diğerleri bir çeşit Birleşmiş Milletler gücü oluşturmak için çabalarken (Saddam'a karşı değil, Sauron'a karşı), Frodo ve sadık uşağı SAM (bu bizim Sam değil, yanlış anlamayın) yolculuğa tek başlarına devam etmek zorunda kalıyorlar. Sonunda ne mi oluyor? Anlatmıyorum işte, oyunu alın ve bitirin, eğer bilgisayarcınız size gülerse bana haber verin. Kapısında 500 orc'luk bir kuvvet bulunca fikrini değiştirir sanırım!

MAC: Mektubun o kadar ciddiydi ki önce mukavemet hocam benle kafa buluyor zannettim. Adını yazma cesaretini de göstermemiş olman şüphelerimi depreştirdi ama sonra onun Larry III'le ne alakası olacağını düşündüm. 1) Peki Space Quest I (1 disk), Space Quest II (1 disk), Larry I (1 disk), Larry III (5 disk), King's Quest IV (sanırım 4 disk). 2) Abi kötü hatlar yüzünden telefonla doğru dürüst konuşamıyorken modem hayal be. Ama modemlerin giderek yaygınlaştığını düşünürsek yakında bu konuyla ilgileneceğiz. 3) Ben Space Ace'e oyun bile demem, yani beceremiyorum diye değil, güzel grafikleri ve mükemmel ses efektleri olabilir ama oyunda en ufak bir oynanabilirlik kırıntısı bile yok, sakın alma! Larry III ise gerçekten eğlenceli bir oyun, onu tercih et! 4) Orijinal diye sakın fotokopilerden alma! Yakında bu konuda büyük gelişmeler olacak sanıyorum, ucuz fiyatlarla harbi orijinal oyunları bu günlerde bekliyoruz.

AC: Aferin Ayberk, bana 8 tane mektup yazıp ayrı ayrı zarflayıp yollaman çok zekice, mektup oldum, kafayı yedim, her yerde mektup görüyorum! Sen eski dostlarımdansın, hatırın için hepsini bir araya getirip genel bir mana çıkarmaya çalıştım, umarım başarmışımdır: 1) Şimdi cennet insanın kendi kafasına göre bir yerdir, bana sorarsan üç türlü cennet vardır, birinde insan rahat rahat uyur (horul horul kimse beynine binmeden), diğerinde de Megadeth dinleyip, çay içer ve sevdiği bir adventure'ı oynar. Dışarıda hava soğuksa ve oda da ısı yüksekse bu ayrıca bir bonustur! Bir de sonuncusu vardır ama bu tamamıyla insanın kendi tercihine bağlıdır, senin tercihin seni ilgilendirir, benim tercihim de beni, yani ne desem, işte öyle bir şey.... 2) Akıllılar, abone olsalar baba bir 64'ler T-Shirt'leri olurdu ve onu giyerlerdi, bunu başarana kadar metal T-Shirt'lerle idare ederler. Ben şahsen pek metal T-Shirt giymem, zaten üstümden çıkarmadığım Maiden konser (7th Son of a 7th Son Tour '87, ben orada olsaydım yaaa!) T-shirt'ü artık ikinci bir deri haline gelmiştir. 3) Ben hala durmadan oyunun başına Elvira'nın çıkıp bir şeyler dediği ekranı sey-

. Tediyorum, ve doyamıyorum, yükleyip yükleyip o ekranı tekrar seyrediyorum. Yeter artık jelibon'la kandıramazsınız beni, ben Elvira'mı isterim!

un ve Eren, ANKARA MAC: Abi ben adventure için bir ömür tükettim, siz de benim yaşıma gelince dönüp bakarsınız, mazi ne kadar şenmiş. Bir türlü sorun, uğraşı ve sonunda elde edilen hayata bedel zaferler (mesela BAMBI). Ama ben bu voleybol (ve güreş hariç diğer sporlar) ayağını hiç anlamıyorum, bir sürü adam çıkıyorsunuz sahaya, koşuyorsunuz, zıplıyorsunuz, debeleniyorsunuz, terliyorsunuz, yoruluyorsunuz falan filan. Benim gibi bir bilgisayarın karşısında tembel tembel oturmak varken böyle şeyler bana biraz mantıksız geliyor. Bana sorarsanız kendinizi boşa yoruyorsunuz, sizi daha fazla yormamak için sorularınızı cevaplıyorum: 1) Sierra oyunlarında belirli şeyleri yapabilmek için önce bazı şeyleri tamamlamak gerekir. Bu durumda bikiniyi alabilmek için adadaki diğer işleri yapmak gerekiyor. Biliyorum Orhan'ın yazısı hatalı olmuş ama inanın insan yazıyı yazarken bunun farkına varamıyor. (Ben de aynı hatayı Larry III'teki avukatlık bürosunda yapmıştım!) 2) Chip'n Dales etek yaptığın otların arkasındaki saygıdeğer(!) klüp. 3) Sanırım, bendeki de kafasına esince software failure hatası veriyor. 4) Şimdi Son Sayfa iki sayfa olsaydı adının SON İKİ SAYFA olması gerekirdi değil mi? Rica ediyorum beni bu Son Sayfa pisliğine karıştırmayın, sayfa değil kara delik, zavallı yazarını direkt depo'ya ışınladı! 5) Teşekkürlerinizi Fatoş hanıma iletsem bir büyüyle insanları yakıverdim. Bu soğuk yılbaşı gecesi taverna birden bire ısınıverdi. Heyecanla (her zamanki gibi) Önce adventure sayfasını açtım. Benim gibi yaşayan, benim sözlerimi, kılıcımı, hatta gülüşümü kullanan ne kadar çok insan varmış. Bu saygıdeğer insanları bu seferlik maruz görüyorum. Her insan hata yapar! Ama beni kızdıranlar cezalarını çekerler, ve pişman olurlar, o yüzden taklit etmeden önce edilecek kişiyi düşünsünler, çünkü Orkun, the magnificient'la oynanmaz. Hepsini dümdüz ediyorum, ortalığı birbirine katıyorum, dağlar dümdüz oluyor, denizler aciz insanların çığlıklarını zevkle dinliyorum. Başım havada kahkahalar atmaya başlıyorum. Artık düz arazi olan eski kasabada kahkahalarım yankılanıyor. Sonunda bir yılbaşının daha içine ettim! 1) Bize böyle bir dergi sunan, bize yaz kış demeden süper elemanlarla süper bir dergi veren; diğer bir spastik dergilere rekabet imkanı bile vermeyen; yılbaşımızı Jelibon ile süsleyen, verdiği posterleri duvarlarımızı süsleyen, bizim için taa kongrelere giden ve telif haklarını savunan, Son Sayfa ve Adventure köşelerine sevgi gösteren, okuyucuları seven sevgili Abdurrahman abimizin yeni yılınızı kutlarız, (MAC! Tabi senin de) ve yılbaşı hediyesi olarak bir sayfa daha Adventure istiyoruz. (bunu arkamdaki ordu da istiyor!) Lütfen 6 sayfa, lütfen? Bizi kırabilir misiniz? 2) Nerde Metal poster nerede? 3) Fenerbahçe'ye karşı geri tepen büyünü geri teptirdim, artık beklemek kalıyor? 4) Elvira benimdir, benim olacak, benim oldu! 5) Buck Rogers'ın orijinalinin kullanım kılavuzu var mı? 6) Müzik sayfasında ilan ne arıyor? Orkun, the Magnificent MAC: Orkun, vasiyetimi yazdım, eğer bana bir şey olursa (ki sanıyorum her an olabilir) köşemi sana bırakacağım... Çek elini o büyü torbasından, bu madde senin beni öldürmen halinde geçersiz olacak! 1) Kıramayız tabii ki! 2) Geliyooooor! 3) Sağ ol! 4) Bak burda bozuşuruz, ona göre! 5) Henüz ulaşamadım, ama deniyo-

6) Yılbaşı nedeniyle bir anda ilanlar yağma-

ya başlayınca mecbur kaldık, ama bu sayı intikamımız acı olacak: 2 sayfa MAC MÜZİK! Şimdi biraz 'Bir Kelime Bir İşlem' oynayacağız (Bence hayatımda gördüğüm en aptal program): Allahın hakkı: 3 Megadeth'in Albüm sayısı: 4 13, Cuma filmleri sayısı: 22 Benim günde yediğim jelibon sayısı: 47 Cevap aramaktan başımda kalan saç sayısı: 5 (ama uzun!) MAC ayrılık sayısı: 18 Zavallı CD koleksiyonum: 7 David Coverdale'in yaşı: 50 (tahmin) Bu rakamların hepsiyle şöyle veya böyle (ben matematikten pek çakmam) 6 (altı) rakamını elde edebilirsiniz, biz de o yüzden MAC ADVENTURE'ı altı sayfa yapmaya karar verdik! Aslında bundaki asıl amacımız körfezde savaş çıkarsa ve Irak kimyasal silah kullanırsa vatan ve millet'i korumaktı. Yani MAC ADVENTURE'a kim miş ki Saddam dayansın! Veda etmeden önce birkaç ufak not: Kubilay dostum, Ayça imzalı mektubu senin yazdığını biliyorum, önce bayağı sevinmiştim ama zahmet edip yazını değiştirmediğin için uyandım! Duygularımla oynadığın için sağ ol! Seka köşesine mektup yazan ve beni 'emperyalist' olmakla yoldan çıkarlarsa buna kaza denir ve insana çok büyük zararlar verebilir. Hayatta 'trainer' seçeneği yoktur, bir kere ölünce tekrar boot'layıp devam edemezsin, onun için lütfen kendine dikkat et! Bu ay niye tutup da Wish You Were Here'in sözlerini merak ediyorsanız, merak edin. Nedensel(!) içimden böyle geldi. Zaten Floyd bütün zamanların en iyi rock grubu değil mi? Eğer kızdıysanız, kusura bakmayın, gelecek ay daha Thrash bir şeyler ayarlamaya çalışırım. Sakın korkmayın, ellerinde T cetvelleriyle sizi itip duranlar sadece öğretmenlerdir (onların işi bu), bu rezaletten tek çıkış yolu METAL'dir, beyninizi dağlayıp size hayat veren Metallica'dır hayatın manası Elvira'dır, en acımasız kurum TEK'dir (yine elektrikler kesildi), sizi durmadan ayırıp duran kaderdir, hayat aslında koca bir komedidir, F Bloğun damı mükemmeldir, bir hava saldırısında en güvenli yer Ortaköy'dür (mutlu ölmek için) ve sizin her türlü derdiniz için yazabileceğiniz yer MAC ADVENTURE'dır. Bitti. MURAT ADANÇ Maşuklar Yokuşu 2/2 suçlayan Kerem Gez, demek okuyuculardan disket için istediğim parayı fazla buldun.... Peki, bir süre bu konuyu düşündüm ve taş yüreğim yumuşadı, bundan sonra herkese 10.000 TL, sana 15.000 TL! Ziya Aşkar, sırf beni kıskançlıktan öldürmek için durmadan bana garip şeyler gönderip duruyorsun, özellikle son gönderdiğin katalog'a bayıldım. Böyle sadistlik yapacağına bana bunları nasıl elde ettiğini söylesen de ben de yararlansam. Volkan, pek bir işe yaramıyorsun ama madem illa sayfana çıkacağım diye tutturdun, al işte çıktın, umarım için rahat etmiştir. Ann, şunu unutma ki arabalar yolda gitmek için yapılmıştır eğer

So, so you think you can tell Heaven from Hell, blue skies from pain? Can you tell a green field from a cold steel rail? A smile from a veil? Do you think you can tell? And did they get you to trade your heroes for ghosts? Hot ashes for trees? Hot air for a cold breeze? Cold comfort for change? And did they exchange a walk on part in the war for a lead role in a cage? How I wish you were here. We're just two lost souls swimming in a fish bowl, year after year, — Running over the same old ground. What have we found? The same old

Adınız Soyadınız:........... Dergimizdeki sürekli yazılar hakkında ne düşünüyorsunuz

MEMNUNUM ü | | ü ü di 0”

alıyorsunuz:...... ü daki beklentileriniz klardan dergilerini takip ediyorsunuz

Reklamlardan O Alışveriş tercihi etkiliyorlar Zaman zaman anıyorum Aynı çizgiyi takip ediyor Ü Hiç bakmıyorum bile 1 Bence geriliyor

| buluyorsunuz.

Dergimizin en beğendiğiniz yönü

Advanced-Tactical-Fighter yani A.T.F. Görevi hem avcı hem de taktik saldırı uçağı görevlerini birlikte yerine getirerek, düşmanın hem lojistik, hem hava, hem de kara kuvvetlerine ağır darbeler vurup onu savaşamayacak duruma düşürmek. Bir uçak ne yapabilir demeyin. Bu öyle sıradan bir uçak değil, bunu bir de sıradan olmayan bir pilot kullanırsa etkisi müthiş olabilir. Oyuna başladığınızda menülerden birçok şeyi ayarlayabiliyorsunuz. Müzik, zorluk derecesi ve Options kısmından savaşacağınız çevreyi seçiyorsunuz. Ayrıca demo seçeneği ile bilgisayarın demosunu seyretmeniz de mümkün. Oyuna başlamak içinse Take Off seçeneğini seçmeniz gerek. Karşınıza büyük bir elektronik savaş merkezi çıkıyor. Buradan düşmanınızla olan dengeyi görebiliyorsunuz. Daha sonra ise sıra silah yüklemeye geliyor. Yakıtı ve topun mermilerini tam olarak doldurduktan sonra Amraam ve Maverick almanız lazım. Amraam'lar havadan havaya atılan füzeler yani tek yaptıkları uçakları düşürmek. Bu işi onun kadar toplarınız da yapar.

Maverick'ler ise deniz ve hava hedeflerini vurabileceğimiz tek silahımız. Bunları göz önüne alarak yükleme yaparken Maverick'lere ağırlık vermelisiniz. Ayrıca oyuna başlamadan karşınıza çıkacak haritadan düşman birliklerinin yoğun olduğu yerleri tespit etmelisiniz. Bunun yararı radarımızın tüm birliklerin yerini bilmediği için, onları biraz da göz kararı ile uçarak bulmalısınız. Oyunda karşınızdaki görüntü uçağınızın ve onun H.U.D. görüntü H.U.D. (Head-Up Display) sayesinde hızınızı, yüksekliğinizi, derecenizi aşağıdaki göstergeler olmadan öğrenebiliyorsunuz. Ayrıca hedefe kilitlenme imleçleri hep H.U.D. sayesinde ekranda biliniyor. Aşağıdaki görüntülerden ise birçok görüntü alınabilir. Detaylı harita, geniş harita, derece, hız, yükseklik vb. durumu, silah durumu ile düşmanın ve sizin kuvvetlerinizi gösteren ekran alınabilir. Kuvvet durumunuzu gösteren ekranda A/E'ye klikleyerek düşmanın veya sizin kuvvetlerinizi seçebilirsiniz. Ayrıca buradan hangi birini aradığınızı da seçebilirsiniz. Düşmanı teslime zorlamak veya yok etmek için ilk önce hava kuvvetlerini, daha sonra ise ikmal yollarını kesmelisiniz. Burada sol taraftaki kol motora vereceğiniz gücü, sağ taraftaki kol ise uçaktan atlamanızı sağlar. Ekranın ortasındaki fonksiyonlar ise silah seçimine, tekerlek açıp kapamaya, taklalara ve otomatik inmeye olanak sağlar. TF sizin yüksekliğinizi gittiğiniz yerdeki yüksekliğe göre ayarlar. UT iniş takımlarınızı kontrol eder. W ise silahları kontrol eder. Uçağınızın diğer bir fonksiyonu ise size atılan silahları ekarte etmek, bunun için J tuşunu kullanmalısınız. Size atılan füzeleri sol taraftaki Missile Alert ışığı ve alarm sinyalinden anlayabilirsiniz. Bir hedef sizin yakınlarınızda ise yapmanız gereken bilgisayardan aldığınız dereceye geçmek ve imleçler iki tane olunca Maverick'i sallamak. Yakın mesafelerde daha etkili olan Maverick, uzun mesafelerde pek etkili değil. Buna göre hedeflere birden fazla füze göndermeniz gerekebilir. İnişte yapmanız gereken ise kendi üssünüze yaklaşıp inme fonksiyonlarınızı çalıştırmaktır (UT, AL). Eject yaparken ise yükseğe çıkıp yavaşlarsanız, atlayışınız başarılı oluyor. Yoksa paraşütünüz açılmıyor ve siz de yere çakılıyorsunuz. A.T.F. birincisinden hiçbir fark göstermiyor. Birincisinin Amiga versiyonu demek mümkün. 64'te oynayıp, beğenenler zaten alırlar. A.T.F. ile hiç tanışmayan Amiga'cılar ise mutlaka almalı. İnsanı müthiş bir şekilde oyalayan süper bir oyun. Fahri türünüz ne olursa olsun, mutlaka alın. Emre IŞIKLAR

9,78

GRAFİK — SES - MÜZİK

OYNANABİLİRLİK “

ar gi A

Za ooo lamarızi öneririm; Komutldr > leştirmek İkinCİ pl gelenbi iştir. Şimdi-bu şemayı bülür celeyin: Başlângiç veson her İkinci kü-” tuda-birsayr al ifâdesiyle İcişiyoruüz. Bunun bir Çök yoluvar amca bensize en göste”

sayıdır. Öyleyse biz de A değişkenine ataması için şekildedir. Input her hangi bir değişken, ile olmalıdır, ni Bekler. Adınız / yazamazdım ta-. Ben de daldım şi ormanın içini zaten yapacak kadar bir şey de tu. Şaka maka 3 ben bu VOODOO DOKTORLARI ile ilgili birçok ma- okumuştum.- maskeyi çıkarmanın tek yolunun onları öldürmek

Ben Boots Barker, kendi çapımda yakışıklı ve biraz da çapkın sayılırım. Her şey

Manitamla çıktığım o gün başladı. Ama ne çıkmaydı. En iyi arkadaşım, ben ve Manitam ölümüne bir gün geçirmiştik.- Yapmadığımız bir uçmak kalmıştı... ki sonunda o da oldu. Bir balon kiraladık.- her şey başta çok iyiydi, ta ki balonumuz hiç bilmediğimiz bir ormanda irtifa kaybetmeye başlayıncaya kadar. Daha ne olduğunu anlamadan küçük bir ihanete uğramış ve pabuçlarım aşağı atılmıştı. Sorun ise pabuçların içinde benim de olmamdı. Kendime geldiğimde ise bu vahşi jungıl yani balta girmemiş ormanda buldum kendimi. Suratına yapışmış bir VOODOO MASKESİnden başka sorunum yok gibi gözüküyordu. Hayatımın sonuna kadar bu maskeyle hemen yapraklardan ufak bir bebek

© yaptım. Geriye bebeğe saplayacak 8 iğneyi bulmak kalmıştı. Koca jungılda bu tür iğneleri satacak dükkan olmadığından dolayı ormanı araştırmaya başladım. İşte siz bu esnada devreye girip bizi kurtarmaya çalışıyorsunuz. Amacınızı herhalde anlamışsınızdır. Şimdi bana bu iğneleri nasıl bulacağınız konusunda sizleri aydınlatayım. İğneleri bulmak öyle sandığınız kadar kolay değil. Tek disketlik bir oyunun bu kadar karmaşık olması, bine yaklaşan ekran sayısı, güzel grafikler ve animasyonlar yapımcılarının egolarını tatmin edecek kadar tebrik sağlamıştır herhalde. Bu arada oyunun nasıl tek diskete sığdırılabildiği konusunda sizleri biraz aydınlatayım. Ekranda 16 renk var ve bu renkler C.C.S. adlı bir sistemle iki üç renk ile elde edinilmiş. Bu da oyunu 512 K ve tek disket yapmış. Gene oyuna dönelim. İlk beş iğneyi bulmak için ben kafayı yiyordum. Oyuna başladığınız zaman hemen üst tarafta duran çıkıntının üstüne gelip ateşe basarsanız ilk iğneyi bulacağınız daha doğrusu alacağınız yer olan ÖRÜMCEK MABEDİ'ne girersiniz. Yukarıda fazla oyalanmanızı tavsiye etmem, çünkü ilk mabedi bitirmeden başka bir yere gidemiyorsunuz. Girdiğiniz yerden sağa gidin ve oralarda bulunanları teker teker alın. Sağ tarafta şimdilik pek bir şey yapamazsınız. Daha sonra sola ve ileri gidin, biraz sonra yol tıkanmış gibi olacak. Buralarda bakış açınızdan göremediğiniz yollar var. Bir de bazı örümcekleri öldürünce olan patlamalara dikkat edin, çünkü bazı yollar açılıyor ve o anda bulunduğunuz yerden geçemiyorsunuz. Bu yüzden bazen geri dönmeniz gerekebilir.- Sonunda en son elması buluyorsunuz,- bu elmaslar sizi hem dışarı çıkaracak hem de iğneyi almanızı sağlayacak. Burada o anda elması alamıyorsunuz. Bu kısmı biraz daha araştırın. Bir ekranda bir taş ve üç yiyecek göreceksiniz. Taşın üstüne gidip ateşe basınca bir müzik sesi duymanız gerek. Şimdi son elması gördüğünüz yere gidin. Arkada bulunan örümcek şeklinde ki kapının açık olması gerek. Zaten orada ki örümceği öldürünce yanda duran kapı da açılıyor. En başa dönün ve açılan kapılardan geçin. Oradaki taşı itince bir kapı daha açılacak ve oradan kurtulacaksınız. Dışarı çıkınca aşağı gidin ve oradaki ağaç kovuğunun içinden geçin. Biraz ilerleyince bazı dükkanlar göreceksiniz. Buralardan harita, bıçak, meşale ve ok alabilirsiniz. Ayrıca yolda bazı makinalar var. Bunları kullanarak yiyeceğinizi çoğaltabilirsiniz. Dükkanlara girdiğinizde yiyeceğinizin yettiği kadar alet alabilirsiniz, bunun için ateşe basıp çıkan okla istediğiniz malın üstüne gelip ateşe tekrar basmanız yeterli. Buradan çıkmak içinse Joystick'i aşağı çekip ateşe basmanız gerekiyor. Diğer mabetlerde fazla zorlanacağınızı sanmam, fakat tuzaklara düşmemeye dikkat edin. Bir de köprü ve suya yakın yerlerde dikkatli olun, çünkü suya düşerseniz bütün gücünüz gider. Biraz

İlerde diğer mabetlere varıyorsunuz. Bu mabetler Kartal, Maymun, Aslan ve Goril. Bu mabetlerin koruyucularını ayakkabılarınızla öldürmeniz zor olduğu için bir dükkandan silah almanızda yarar var. Bir de fazla zorlanmamak istiyorsanız bir harita alın. Şimdi size oyunun içinde yararlı olacak bazı ipuçları ve dikkat etmeniz gereken konular. TAŞLAR... Taş deyip geçmeyin, bu oyunda bulunan taşlar hayati önem taşıyor. Birincisi bazı taşların yerlerinden oynamaları. Böylece ya altlarında bulunan ve biraz sonra açıklayacağım transferleri gerçekleştiriyorsunuz, ya bir kapı açıyorsunuz, ya orada hapis kalıyorsunuz, ya da hiçbir şey olmuyor. Yerlerinden oynatmak için üstlerine gidip ateşe basmanız yeterli. Diğeri ise zaman. Oyunun kontrolleri gerçekten manyakça. Klavyeden sayılarla yönetebildiğiniz gibi Joystick'le de yönetebiliyorsunuz. Fakat gittiğiniz yönler çapraz. Yani siz ileri itince çapraza, çapraza itince de ileri gidiyorsunuz- İleri gitmek için çaprazı kullanayım derken karşınıza bir taş çıkıyor ve sonra SİZ ileri değil de çaprazzz... TRT/MANAVGAT ŞELALESİ TRANSFER... Ufak bir sinir krizinden sonra yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz, özür dileriz. Ekranda üstüne çıkınca zıpladığınız yerler transferler. Buraya gelip ateşe basarsanız o ekranda bulunan başka bir transfere gidersiniz. Bu arada unutmadan ekran düzeninden bahsedeyim. Ekranın altında bazı işaretler var. Bunlara bakarak kaç hakkınız kaldığını, zamanı (oyunda zaman kavramı güneşin doğup batmasıyla belirtilmiş) ve o ekranda alabileceğiniz başka bir şey olup olmadığını anlayabilirsiniz. Yalnız unutmadan söyleyeyim, bu transferler saklı ya da görülmüyor olabilir.. MABEDİN KORUYUCULARI... Diğer bir sorununuz ise mabetlerin isimleriyle aynı olan koruyucular. Başta ki örümcekler pek zorlu değil, sonradan gelen Kartal, Maymun, Aslan ve Goril Mabetleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim bu yaratıklar her ne kadar zararlı görünseler de oyunun anahtarı durumundalar. Bunları öldürünce bazı patlamalar oluyor ve her zaman olmasa da bir kapı açılabiliyor. BAKIŞ AÇINIZ... Oyunun diğer bir cilveli yanı da oyunu görüş açınız. Ekran zaten yamuk duruyor ve siz de oyuna üstten meyilli bir şekilde bakıyorsunuz. Oyunun birçok ekranında taşlar var. Siz bir ekrana gelince tam takıldığınızı sanıyor ve gerilere dönmek için bir hamle yapıyorsunuz ki bir patika çıkıyor ve diğer ekranlara gidebiliyorsunuz. Bu gizli yollara dikkat etmeniz şiddetle tavsiye olunur.

ALAN... Oyunun her alt bölümünün 50 ekrandan büyük olduğunu bilince alanın problem olduğunu anlamak için cin olmaya gerek yok. Hele son bölümde VOODOO DOKTORU'nu ararken çok çile çekeceksiniz, çook. Size tavsiyem daima harita çizerek ilerlemeniz, bu size zaman kazandırırken beyin hücrelerinizin de boş yere telef olmasını önleyecektir. Oyunun mabetlerini bitirince eğer hala sağlamsanız diğer üç bölüme geçiyorsunuz. Bunların ilki kaybolmuş yavru bir aslanı anacığına götürmek. Diğeri ise daha sinir bozucu, bir şempanzeye muz bulup karnını doyurmak. Bunları sağ salim tamamlarsanız sıra doktora gününü göstermeye geliyor. Ve nihayet mutlu sona ulaşıyorsunuz. Süper bir oyun olan VOODOO NIGHTMARE'de aradığınız her şey var. Her ne kadar sinir bozucu bir oyun olsa da insan bir başına oturdu mu ... Yarınki ...

Kimya sınavını ... Unutabiliyor !!! Neyse güzel bir oyun falan filan. Altta puanlamayı yaptım. Hadi dağılın da biraz kimya çalışalım yani!!! CENK ÜNLÜ

Selam arkadaşlar... Yararlı olduğunu bulduğunuzu umduğumuz yazı dizimizle yine karşınızdayız. Yazımızın ilk bölümünde, köşemize gelen mektupları değerlendireceğiz. İkinci bölümünde ise geçen ay anlattığımız, komutlar hakkında bazı örnekler ve birkaç program döküm ve açıklaması vermeye çalışacağız. İlk olarak Göztepe'den Güney Özgül'ün mektubu; SORU : Ben assembler köşesine ilgi duyuyorum. Masterseka 1.51 kullanıyorum. Masterseka 1.51 ile masterseka 1.53 arasında ne fark vardır ?... Nasıl source temin edebilirim. Seka assembler'da Müzik nasıl çaldırılır?... Türkiye'deki cracker grupları hakkında bilgi verebilir misiniz. SAM ve HOOLIGAN nedir 2.

CEVAP: Masterseka 1.51 ile Masterseka 1.53 arasında çok büyük farklar olduğunu söyleyebilirim. 1.51 versiyonunda bulunan birkaç bug (program hataları) temizlenmiş, birçok yeni fonksiyon eklenmiş. Bu fonksiyonlar Masterseka'yı çok güçlendirmiş. En yakın zamanda Masterseka 1.53 derleyicisini temin etmeni tavsiye ederim. Bizden assembler source'u temin etmek için dergiye gelebilirsin. İstanbul dışındaki dostlarım ise mektupla ödemeli olarak temin edebilirler. Seka assembler'da müzik çalmak için bir replayer source'una ihtiyacın olacak. Bu source da elimizde bulunuyor. Türkiye'deki cracker grupları hakkında bilgi verecek olursak, şunları söyleyebiliriz; Türkiye'de birkaç tane gerçek cracker grubu var. Bunlar DOUBLE TROUBLE, Bronx ve Accuracy. Bunlardan başka sadece dışarıdan oyun getirip dağıtan bazı gruplar var. SAM ve HOOLIGAN'a gelince; her cracker'ın bir takma adı vardır. Benim adım SAM.