Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 70
Ben Boots Barker, kendi çapımda yakışıklı ve biraz da çapkın sayılırım. Her şey
Manitamla çıktığım o gün başladı. Ama ne çıkmaydı. En iyi arkadaşım, ben ve Manitam ölümüne bir gün geçirmiştik.- Yapmadığımız bir uçmak kalmıştı... ki sonunda o da oldu. Bir balon kiraladık.- her şey başta çok iyiydi, ta ki balonumuz hiç bilmediğimiz bir ormanda irtifa kaybetmeye başlayıncaya kadar. Daha ne olduğunu anlamadan küçük bir ihanete uğramış ve pabuçlarım aşağı atılmıştı. Sorun ise pabuçların içinde benim de olmamdı. Kendime geldiğimde ise bu vahşi jungıl yani balta girmemiş ormanda buldum kendimi. Suratına yapışmış bir VOODOO MASKESİnden başka sorunum yok gibi gözüküyordu. Hayatımın sonuna kadar bu maskeyle hemen yapraklardan ufak bir bebek
© yaptım. Geriye bebeğe saplayacak 8 iğneyi bulmak kalmıştı. Koca jungılda bu tür iğneleri satacak dükkan olmadığından dolayı ormanı araştırmaya başladım. İşte siz bu esnada devreye girip bizi kurtarmaya çalışıyorsunuz. Amacınızı herhalde anlamışsınızdır. Şimdi bana bu iğneleri nasıl bulacağınız konusunda sizleri aydınlatayım. İğneleri bulmak öyle sandığınız kadar kolay değil. Tek disketlik bir oyunun bu kadar karmaşık olması, bine yaklaşan ekran sayısı, güzel grafikler ve animasyonlar yapımcılarının egolarını tatmin edecek kadar tebrik sağlamıştır herhalde. Bu arada oyunun nasıl tek diskete sığdırılabildiği konusunda sizleri biraz aydınlatayım. Ekranda 16 renk var ve bu renkler C.C.S. adlı bir sistemle iki üç renk ile elde edinilmiş. Bu da oyunu 512 K ve tek disket yapmış. Gene oyuna dönelim. İlk beş iğneyi bulmak için ben kafayı yiyordum. Oyuna başladığınız zaman hemen üst tarafta duran çıkıntının üstüne gelip ateşe basarsanız ilk iğneyi bulacağınız daha doğrusu alacağınız yer olan ÖRÜMCEK MABEDİ'ne girersiniz. Yukarıda fazla oyalanmanızı tavsiye etmem, çünkü ilk mabedi bitirmeden başka bir yere gidemiyorsunuz. Girdiğiniz yerden sağa gidin ve oralarda bulunanları teker teker alın. Sağ tarafta şimdilik pek bir şey yapamazsınız. Daha sonra sola ve ileri gidin, biraz sonra yol tıkanmış gibi olacak. Buralarda bakış açınızdan göremediğiniz yollar var. Bir de bazı örümcekleri öldürünce olan patlamalara dikkat edin, çünkü bazı yollar açılıyor ve o anda bulunduğunuz yerden geçemiyorsunuz. Bu yüzden bazen geri dönmeniz gerekebilir.- Sonunda en son elması buluyorsunuz,- bu elmaslar sizi hem dışarı çıkaracak hem de iğneyi almanızı sağlayacak. Burada o anda elması alamıyorsunuz. Bu kısmı biraz daha araştırın. Bir ekranda bir taş ve üç yiyecek göreceksiniz. Taşın üstüne gidip ateşe basınca bir müzik sesi duymanız gerek. Şimdi son elması gördüğünüz yere gidin. Arkada bulunan örümcek şeklinde ki kapının açık olması gerek. Zaten orada ki örümceği öldürünce yanda duran kapı da açılıyor. En başa dönün ve açılan kapılardan geçin. Oradaki taşı itince bir kapı daha açılacak ve oradan kurtulacaksınız. Dışarı çıkınca aşağı gidin ve oradaki ağaç kovuğunun içinden geçin. Biraz ilerleyince bazı dükkanlar göreceksiniz. Buralardan harita, bıçak, meşale ve ok alabilirsiniz. Ayrıca yolda bazı makinalar var. Bunları kullanarak yiyeceğinizi çoğaltabilirsiniz. Dükkanlara girdiğinizde yiyeceğinizin yettiği kadar alet alabilirsiniz, bunun için ateşe basıp çıkan okla istediğiniz malın üstüne gelip ateşe tekrar basmanız yeterli. Buradan çıkmak içinse Joystick'i aşağı çekip ateşe basmanız gerekiyor. Diğer mabetlerde fazla zorlanacağınızı sanmam, fakat tuzaklara düşmemeye dikkat edin. Bir de köprü ve suya yakın yerlerde dikkatli olun, çünkü suya düşerseniz bütün gücünüz gider. Biraz
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 71
İlerde diğer mabetlere varıyorsunuz. Bu mabetler Kartal, Maymun, Aslan ve Goril. Bu mabetlerin koruyucularını ayakkabılarınızla öldürmeniz zor olduğu için bir dükkandan silah almanızda yarar var. Bir de fazla zorlanmamak istiyorsanız bir harita alın. Şimdi size oyunun içinde yararlı olacak bazı ipuçları ve dikkat etmeniz gereken konular. TAŞLAR... Taş deyip geçmeyin, bu oyunda bulunan taşlar hayati önem taşıyor. Birincisi bazı taşların yerlerinden oynamaları. Böylece ya altlarında bulunan ve biraz sonra açıklayacağım transferleri gerçekleştiriyorsunuz, ya bir kapı açıyorsunuz, ya orada hapis kalıyorsunuz, ya da hiçbir şey olmuyor. Yerlerinden oynatmak için üstlerine gidip ateşe basmanız yeterli. Diğeri ise zaman. Oyunun kontrolleri gerçekten manyakça. Klavyeden sayılarla yönetebildiğiniz gibi Joystick'le de yönetebiliyorsunuz. Fakat gittiğiniz yönler çapraz. Yani siz ileri itince çapraza, çapraza itince de ileri gidiyorsunuz- İleri gitmek için çaprazı kullanayım derken karşınıza bir taş çıkıyor ve sonra SİZ ileri değil de çaprazzz... TRT/MANAVGAT ŞELALESİ TRANSFER... Ufak bir sinir krizinden sonra yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz, özür dileriz. Ekranda üstüne çıkınca zıpladığınız yerler transferler. Buraya gelip ateşe basarsanız o ekranda bulunan başka bir transfere gidersiniz. Bu arada unutmadan ekran düzeninden bahsedeyim. Ekranın altında bazı işaretler var. Bunlara bakarak kaç hakkınız kaldığını, zamanı (oyunda zaman kavramı güneşin doğup batmasıyla belirtilmiş) ve o ekranda alabileceğiniz başka bir şey olup olmadığını anlayabilirsiniz. Yalnız unutmadan söyleyeyim, bu transferler saklı ya da görülmüyor olabilir.. MABEDİN KORUYUCULARI... Diğer bir sorununuz ise mabetlerin isimleriyle aynı olan koruyucular. Başta ki örümcekler pek zorlu değil, sonradan gelen Kartal, Maymun, Aslan ve Goril Mabetleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim bu yaratıklar her ne kadar zararlı görünseler de oyunun anahtarı durumundalar. Bunları öldürünce bazı patlamalar oluyor ve her zaman olmasa da bir kapı açılabiliyor. BAKIŞ AÇINIZ... Oyunun diğer bir cilveli yanı da oyunu görüş açınız. Ekran zaten yamuk duruyor ve siz de oyuna üstten meyilli bir şekilde bakıyorsunuz. Oyunun birçok ekranında taşlar var. Siz bir ekrana gelince tam takıldığınızı sanıyor ve gerilere dönmek için bir hamle yapıyorsunuz ki bir patika çıkıyor ve diğer ekranlara gidebiliyorsunuz. Bu gizli yollara dikkat etmeniz şiddetle tavsiye olunur.
ALAN... Oyunun her alt bölümünün 50 ekrandan büyük olduğunu bilince alanın problem olduğunu anlamak için cin olmaya gerek yok. Hele son bölümde VOODOO DOKTORU'nu ararken çok çile çekeceksiniz, çook. Size tavsiyem daima harita çizerek ilerlemeniz, bu size zaman kazandırırken beyin hücrelerinizin de boş yere telef olmasını önleyecektir. Oyunun mabetlerini bitirince eğer hala sağlamsanız diğer üç bölüme geçiyorsunuz. Bunların ilki kaybolmuş yavru bir aslanı anacığına götürmek. Diğeri ise daha sinir bozucu, bir şempanzeye muz bulup karnını doyurmak. Bunları sağ salim tamamlarsanız sıra doktora gününü göstermeye geliyor. Ve nihayet mutlu sona ulaşıyorsunuz. Süper bir oyun olan VOODOO NIGHTMARE'de aradığınız her şey var. Her ne kadar sinir bozucu bir oyun olsa da insan bir başına oturdu mu ... Yarınki ...
Kimya sınavını ... Unutabiliyor !!! Neyse güzel bir oyun falan filan. Altta puanlamayı yaptım. Hadi dağılın da biraz kimya çalışalım yani!!! CENK ÜNLÜ