Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 60
Şekil 12.
Tabi belki de bu zamanında İlker'in çok sevmiş olduğu ve yapmak istediği bir oyun olabilir, bilemiyorum. Ama parti compolarında remake oyunla katılırken bence daha tribüne oynanmalı. Daha çok kişinin bilme ihtimali olan oyunlar yapılmalı. İhtimalen Atari veya C64 oyunları bu konuda en iyi adaylar.
Bunların dışında oyunun implementasyonu, ses efektleri, cilası tamamlanmış her şeyiyle bitmiş bir ürün olması ile benden çok büyük puan aldı. Ellerine sağlık İlker.
Hydrogen: Spectrum versiyonunu oynamamış biri olarak oldukça eğlenceli bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Lucas Arts'ın Monkey Island'da yaptığının bir benzeri, burada yapılmış. Tek tuşa basarak oyundaki herhangi bir zamanda eski ve yeni grafikler (yeni grafikler oyuna özel çizilmiş) arasında geçiş yapabiliyorsunuz. Bu özellik çok güzel düşünülmüş. Bendeki flash versiyonunun tuhaflığından olsa gerek, oyundaki sağa, sola dönme tuşlarını bayağı bir aradım. Bulduğumda ise, tam oyuna dalacakken birkaç yerde, oyun başa dönmeye başladı. Birkaç kere baştan başladım. Run Baby Run, hoş bir oyun ve güzel bir remake olmuş. Oynanabilirlik de oldukça başarılı. Spectrum sahipleri aslında bu oyun için çok daha fazla şey söyleyebilirler.
GMO
Nightlord: Bu oyunu sadece parti esnasında gördüğüm kadarıyla değerlendirebileceğim. Nitekim (tabii ki :) ) iPad sahibi değilim.
Oyunda dikkatimi çeken şey, oyunun ne kadar cilalanmış olduğu idi. Swift Development ekibinin ellerine sağlık. Oyundaki fizik, grafikler ve ses efektleri çok başarılı idi.
Tabi böyle bir oyunda en önemli olay aslında dokunma arayüzünün hissi ve akışkanlığı. Onun hakkında da ancak bir iPad ele alıp oynayarak yorum yazılabilir. Maalesef o imkanım olmadığı için bu konuda yorum yapamıyorum.
Şekil 13.
Sonuçta çok cilalı ve bitmiş olması ile benden yüksek puan alan bir çalışma oldu GMO.
Hydrogen: Bu oyun, grafikleri ile, oynanışı ile, üzerinde bayağı uğraşılmış ve cilalanmış bir ürün. Parti mekanında izlediğim kadarıyla, fiziği olsun, grafikleri olsun, oldukça kaliteli bir katılımdı. Ancak maalesef iPad için olduğundan dolayı oynayamadım ve hakkında detaylı yorum yapamıyorum.
Köy Korucusu
Nightlord: Bu oyunu önce makinemde çalıştıramadım. Ardından iki monitörden birini iptal edince çalıştı. Bu oyun enteresan bir oyun. Şöyle ki altyapısı teknolojik olarak bayağı detaylı. Yani 3D ortam yapılmış. Animasyonlar, frame rate, oyun kontrolleri falan gayet güzel. Fakat oyun çok kısa sürede bitip tadı insanın damağında kalıyor.
Başlangıç ekranındaki müziği de çok beğendim. Orada biraz daha detaylı bilgi verilse daha iyi olurmuş. Geberik kanı tam olarak nedir, insan sayısı ne demek? Nasıl level atlanıyor, süre ne kadar vs. bir sürü soru havada kalıyor. Ancak bu ihtimalen partiye yetiştirilmek için yarım bırakılmış. Bitmiş halini görmek ve oynamak isterim.
GMO ve Run Baby Run kadar cilalı olmasa da teknik olarak daha dikkat çekici olduğu için partide o iki oyunun önüne geçmiş olduğunu sanıyorum. Benim oyum Korucu ve GMO için (Korucu tam bitmemiş hissi verdiği için) eşit olurdu.
Fakat oyun oynanışı gayet güzel. Bu bölümün kodunu beğendim. Burada beni rahatsız eden tek bir şey oldu. O da tüfeğin ateş ettikten sonraki tepmesi. Bu tepme zank diye sabit piksel yukarıya kayma şeklinde oluyor. Bunun yerine hızlı ama anime edilmiş bir tepme daha iyi olurdu.
Oyunun bitmiş haline eklenebilecek çok güzel fikirler geliyor aklıma ama şimdi burayı kalabalık etmeyelim.
Dolayısıyla bence rahat bir birincilik alacakken bitmediği için birinciliği almakta zorlandı bu oyun. Eline sağlık Infect.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 61
Hydrogen: Bu oyunu, bana Beach Head'i hatırlatmasından olsa gerek, keyif alarak oynadım. Ancak skor sistemi muhtemelen hatalı (500'ü geçmeme rağmen 500 olarak yazıyor skorumu) dolayısıyla bir süre sonra skor motivasyonu kayboldu ve oyunu bıraktım.
Köye yaklaşan Zombie'leri engellemeye çalıştığımız oyunda, Zombie'ler kafalarından vurularak ortadan kaldırılabiliyorlar. Bir tüfeğimiz var ve bu tüfeğin dürbün gibi kullanışlı ve gece görüş gibi, eğlenceli ama kullanışsız özellikleri var. Köyün merkezindeki üç tepeye hakim küçük bir kulübede, her üç pencereye yürüyerek, içinde bulunduğumuz köye ulaşmaya çalışan
Zombie'leri temizlemek eğlenceli. Müzik ortama atmosfer katarken, tüfeğin geri tepmesi falan güzel ayrıntılar. Grafikler vasat ancak oynanışa çok negatif etki etmiyorlar (Modellerde muhtemelen kafa tanımlanmamış. Ağırlık merkezinin belirli bir miktar üstüne bakıyor. Dolayısıyla, yan dönen öne eğilmiş modellerde, kafa değil, biraz gerisine nişan almak gerekiyor).
Şekil 14.
Bir Zombie'nin köye tam olarak girdiği noktayı, Zombie'lerin ne ara köye girdiğini vs. tam olarak anlayamadım. Bunlar açık olarak belirtilseydi daha büyük heyecan yaratacaklardı. Geberik kanı gibi kötü Türkçe kullanımları, bana çok esprili gelmedi.
Gene bir olumsuz nokta, Zombieler kafadan ölürler tamam ama vücudun diğer kısımları vurulduğunda hiçbir tepki gelmemesi, ilk oyunu oynayanları, oyunun hatalı olduğunu düşünmeye itebilir. (Ben sürekli Headshot attığımdan, bunun çok geç farkına vardım eheheheh)
Sonuçta, hataları temizlendiği takdirde, başarılı ve eğlenceli bir oyun olacağını söyleyebilirim.
Demo Yarışması X2010
Nightlord: Infect bu yıl da yeni bir demo ile karşımızda. Bu demo beş bölümden oluşuyor. Bazı çok basit hatalardan dolayı potansiyelinin tamamına erişemeyen bir demo olsa da yine de partiye artı değer sağlayan bir ürün.
Önce demodaki beğendiğim şeylerden bahsedeyim. İlk effektteki tünel duvarlarındaki texture etkileşimleri iyi bir efektti. İkinci bölümdeki çöp adam skinning açısından her coder'ın geçmesi gereken bir nokta olduğu için olumlu (ki zaten Infect'in skinning yapabildiğini Köy Korucusu oyunundan da görebiliyoruz). Dördüncü bölümdeki tünel demoda post processing eksikliğinin göze batmadığı tek yer. Ve beşinci bölümdeki texture içine boyama efekti de güzel olmuş.
Şekil 15.
Fakat bu güzellikleri, bazı basit hatalar heba ediyor. Bunların birkaçını sayarak Infect'in sonraki demolarına yardımcı olmasını umuyorum.
Başlangıçta müzik ve efektin senkronize başlamaması.
İlk bölümde kameranın yeri ve kameranın front clip plane'ini keserek gelen prizmalar. Bu problem 4. bölümde de var. Sahnedeki hiçbir geometri kameranın front clip plane'i ile hiçbir zaman kesişmemeli. Aniden geometrinin içinin açıldığını görmemeliyiz. Ve 3 boyutlu sahnelerde kameranın pek durağan olmamasında da fayda var.
İkinci bölümdeki çöp adam animasyonunun sürekli olmaması. Burada sürekli bir walk-cycle kullanılsa çok daha iyi olurdu. Burada zemindeki yeşil/mor dama ve sütunlardaki yeşil sarı altıgenler, aceleyle bir grafikerin yardımının gerektiğini gösteriyor.
Dördüncü bölüm bence demonun en iyi bölümü. Burada sadece iki problem var. Bazen halkaların içinden geçerken kamera halkayı clip ediyor daha önce de söylediğim gibi. Bir de bölümün ortasında tam kamera target'ın yanından geçip arkaya dönüyor kamera. O noktadaki dönüş çok haşin. Kamera target'ı da yavaşça oynatıp o dönüş daha yavaş yapılmalıydı
Bitişte demonun paldır küldür diye bitmesi. En azından müziği fade out edip görüntüyü de siyaha fade ederek yumuşak bir şekilde bitmeliydi.