Plazma sayı 8, sayfa 59

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 59

Ancak bütün bunlara rağmen biraz daha efor ile cilalı bitmiş bir oyun haline getirilirse gayet zevkli bir oyun olur.

Şekil 10.

Hydrogen: Oyun Crimson Land klonu. Yanılmıyorsam parti mekanında yapıldı. Crimson Land'i izledim ancak pek fazla oynamadım. The Last Soldier, oynanabilirlik açısından, ortalamayı tuttursa da, öldürme-yok etme hissiyatı gibi konularda beni çok tatmin etmedi. Kurşunlarınızı zor görüyorsunuz. Vurulan tiplerin, uzuvları azalıyor ancak bu sizi görsel olarak çok etkilemiyor. Birkaç tip üst üste geldiğinde birden bire, 5-10 kişi birden ölüyor ve level bitiyor. Bu bir kaosa yol açıyor. Medikit gibi detayların atlanmaması güzel. Bu arada tekrar başlatma tuşunu bulamadım. Bir de score kaydedici olsa güzel olurdu.

A Gentleman's Duel

Nightlord: Bu oyunun mekanikleri ultra basit olmakla beraber, eğlenceli bir oyun. Fakat oyunun asıl çarpıcı tarafı bana göre grafikleri. Gerek başlangıç ekranının stilistik tasarımı gerek oyun ekranının güzelliği karşısında şapka çıkarıyorum.

Oyunun genel görüntüsü bana Monkey Island 3'teki banjo düellosu sahnesini hatırlattı.

Şekil 11.

Küçük de olsa cilalı ve bitmiş bir oyun. İşte oyun geliştirmeyle ilgilenen arkadaşların izlemesi gereken yol bu. Eğer vaktiniz az ise ve küçük bir oyun yapacaksanız, bu oyunu bitmemiş ve kalitesiz yapmak için sebep değil.

Bir başka deyişle, oyunun grafiklerinden, cilasından kısmayın. Oyun tasarımından kısın. Oyun mekaniği küçülsün. O küçük mekaniği de gerektiği kadar cilalayın. Gentleman's duel bunun için ideal bir örnek.

Hydrogen: Hoş bir fikrin hızlı bir uygulaması. Gentleman konsepti ve grafikler çok hoş. Animasyonlara ise, kesinlikle birkaç frame daha gerekirdi. 2 kişi aynı bilgisayarda oynamak zevkli olsa gerek zira ben, 2 elimi yarıştırdım. Bilgisayara karşı, çeşitli zorluklarda oynanış eklenseydi, tek tuş yerine shoryuken yapmak gibi çeşitli tuş kombinasyonları vs. olsaydı eminim daha da keyifli olurdu. Bu hali ile açık bir oyun. Umarım devam ederler.

Run Baby Run

Nightlord: İlker Görkem bu yıl da güzel bir remake ile karşımızda. Geçen yılki River Raid remake'i orijinal oyunun verdiği oynanış hissinin aynısını verdiği için çok dikkatimi vermişti. Bu yıl yaptığı Run Baby Run ile ilgili benzer bir yorumu yapabilecek tecrübeye sahip değilim. Nitekim bu oyunu zamanında Speccy'de oynamışlığım yok.

Lakin burada bir anlığına içimdeki C64 canavarını serbest bırakacağım, uyarıyorum.

Abi bunun orijinali ne kadar kötü bir oyunmuş böyle yahu. Bu Speccy'nin kabus grafikleri, ancak böyle zavallı oyun mekaniklerine izin vermiş herhalde. Yazık bütün Speccy kullanıcılarına. Sarı siyah abi. Olur mu ya :)

Evet yeniden C64 canavarını zapt ettikten sonra devam edelim. Sanırım İlker'in en büyük şanssızlığı remake'ini yaptığı oyunun orijinalinin çok enteresan veya ikonik (River Raid gibi) bir oyun olmayışı oldu. Ee işte Speccy fanatiği Ref'in ipiyle kuyuya inersen böyle olur İlker (heheh selam Ref naber)

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.