Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 58
Siyam
Nightlord: Bu da yine çok enteresan texture'lar kullanan bir çalışma. Ama yine dikkate ilk çarpan şey çalışmadaki karakterizasyon. Baş karakterin omzundaki dövmeden boynuna indirdiği gözlüklere kadar şahane bazı detaylar, arka plandaki dragonlar hep harika karakterizasyon örnekleri. Caner Uyanık arkadaşımızın gözle görülür bir “hikayelendirme” yeteneği olduğunu düşünüyorum.
Şekil 8.
Hydrogen: Gelecekte, yılan-hidra benzeri yaratıklarla savaşan siyam kedisi konsepti, oldukça ilginç. Dağılmış evde bulunan resimler ve eşyalar dikkat çekici güzel detaylar. Ancak genel kompozisyon biraz dağınık. Arka plandaki Hidra başlarının aldığı fazla blur ile, ön plandaki objelerin keskinliği biraz dikkat dağıtıyor. Normalde resme derinlik katmak için yapılan bu hadise, burada olması gereken şekilde uygulanamamış. Işıklanma ise, biraz fazla belirsiz ve muallak, yer yer biraz kaba. Daha keskin bir ışıkla, daha dramatik, hoş bir kompozisyon elde edilebilirdi.
Soldier
Nightlord: Önceki iki çalışmasından daha yoğun bir şekilde fırça tekniği kullanmış boyama için. Özellikle karakterin yüzündeki tonlamaya hayran oldum. Ayrıca bu resimde kontrastların kullanımı çok güzel. Yüzdeki berrak tonlama ile vücudun geri kalanındaki daha bulanık boyamanın yarattığı kontrast da bence çok lezzetli. Yine hakim olarak soğuk tonların hakim olduğu resimde yüz ve saçtaki sıcak renkler de çok güzel bir kontrast. Resimdeki genel ışık ve gölge yine çok başarılı.
Hydrogen: Soğuk ve yüksek tepelerin semalarında seyahat eden bir zeplin içerisindeki (arkadaki afişten zeplin olduğunu çıkarıyoruz), sırtını sıcak yastığına (veya koltuk) yaslamış bir asker. Pencere pervazına kolunu dayamış. Dışarıda uçsuz bucaksız dağlardan oluşan harika bir manzara var. Üzerindeki kıyafetler, gözündeki gözlük onu soğuktan korumak için uygun işlevsellikte. Silahının sadece üst kısmı görünüyor.
Şekil 9.
Bu çizimi çok başarılı buldum. Özellikle detay seviyesi resmin genelinde çok iyi ayarlanmış (Bir tek arkadaki afiş bu durumu biraz bozuyor). Çizim tekniği resmin her bölgesinde kendini hissettiriyor. Aktörümüzün yüz ifadesi, sigara keyfinden biraz uzak olsa da, özellikle bacaklarının konumu ve bir elinin daima silahta olması vs. hoş ayrıntılar. Gene renkler ortamın soğukluğu içerisinde homojen bir şekilde dağılmış. Askerin burnunda soğuktan oluşan kırmızılık ve kızıl saçlar, resmin renk dağılımındaki homojenliği başarı ile kırıyor ve heyecan katıyor. Kompozisyonun en güzel kısmı ise, pencereden giren ışıkla zenginleşen mekan. Tepedeki borular, arkadaki yastık (koltuk), küçük klostrofobik ortamdan derya gibi açık alanlara bakan o pencere, o mekanda olmayı arzulatıyor insana. Bir resimden başka ne beklenebilir ki?
Oyun Yarışması The Last Soldier
Nightlord: Daha önceden örneklerini çok gördüğüm bir oyun mekaniği (XBOX Live Arcade'de en çok satılan oyunlardan bazıları). Bu oyun mekaniğinin iyi bir implementasyonu The Last Soldier. Müzik ve ses efektleri başarılı. Grafikler iş görüyor. Tek problem oyun dengelemede. Bu haliyle oyunda mermilerin gücünün veya atış sıklığının zayıf kaldığını düşünüyorum. Diğer bir sorun daha ikinci seviyede düşmanların çok hızlanması.
Tabi bir diğer problem de oyunun bir başlangıç ekranı olmaması. Her oyunda bir başlangıç ekranı olmalı. Exe'yi çalıştırdığımız gibi üzerimize saldıran düşmanlarla karşılaşmamalıyız.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 59
Ancak bütün bunlara rağmen biraz daha efor ile cilalı bitmiş bir oyun haline getirilirse gayet zevkli bir oyun olur.
Şekil 10.
Hydrogen: Oyun Crimson Land klonu. Yanılmıyorsam parti mekanında yapıldı. Crimson Land'i izledim ancak pek fazla oynamadım. The Last Soldier, oynanabilirlik açısından, ortalamayı tuttursa da, öldürme-yok etme hissiyatı gibi konularda beni çok tatmin etmedi. Kurşunlarınızı zor görüyorsunuz. Vurulan tiplerin, uzuvları azalıyor ancak bu sizi görsel olarak çok etkilemiyor. Birkaç tip üst üste geldiğinde birden bire, 5-10 kişi birden ölüyor ve level bitiyor. Bu bir kaosa yol açıyor. Medikit gibi detayların atlanmaması güzel. Bu arada tekrar başlatma tuşunu bulamadım. Bir de score kaydedici olsa güzel olurdu.
A Gentleman's Duel
Nightlord: Bu oyunun mekanikleri ultra basit olmakla beraber, eğlenceli bir oyun. Fakat oyunun asıl çarpıcı tarafı bana göre grafikleri. Gerek başlangıç ekranının stilistik tasarımı gerek oyun ekranının güzelliği karşısında şapka çıkarıyorum.
Oyunun genel görüntüsü bana Monkey Island 3'teki banjo düellosu sahnesini hatırlattı.
Şekil 11.
Küçük de olsa cilalı ve bitmiş bir oyun. İşte oyun geliştirmeyle ilgilenen arkadaşların izlemesi gereken yol bu. Eğer vaktiniz az ise ve küçük bir oyun yapacaksanız, bu oyunu bitmemiş ve kalitesiz yapmak için sebep değil.
Bir başka deyişle, oyunun grafiklerinden, cilasından kısmayın. Oyun tasarımından kısın. Oyun mekaniği küçülsün. O küçük mekaniği de gerektiği kadar cilalayın. Gentleman's duel bunun için ideal bir örnek.
Hydrogen: Hoş bir fikrin hızlı bir uygulaması. Gentleman konsepti ve grafikler çok hoş. Animasyonlara ise, kesinlikle birkaç frame daha gerekirdi. 2 kişi aynı bilgisayarda oynamak zevkli olsa gerek zira ben, 2 elimi yarıştırdım. Bilgisayara karşı, çeşitli zorluklarda oynanış eklenseydi, tek tuş yerine shoryuken yapmak gibi çeşitli tuş kombinasyonları vs. olsaydı eminim daha da keyifli olurdu. Bu hali ile açık bir oyun. Umarım devam ederler.
Run Baby Run
Nightlord: İlker Görkem bu yıl da güzel bir remake ile karşımızda. Geçen yılki River Raid remake'i orijinal oyunun verdiği oynanış hissinin aynısını verdiği için çok dikkatimi vermişti. Bu yıl yaptığı Run Baby Run ile ilgili benzer bir yorumu yapabilecek tecrübeye sahip değilim. Nitekim bu oyunu zamanında Speccy'de oynamışlığım yok.
Lakin burada bir anlığına içimdeki C64 canavarını serbest bırakacağım, uyarıyorum.
Abi bunun orijinali ne kadar kötü bir oyunmuş böyle yahu. Bu Speccy'nin kabus grafikleri, ancak böyle zavallı oyun mekaniklerine izin vermiş herhalde. Yazık bütün Speccy kullanıcılarına. Sarı siyah abi. Olur mu ya :)
Evet yeniden C64 canavarını zapt ettikten sonra devam edelim. Sanırım İlker'in en büyük şanssızlığı remake'ini yaptığı oyunun orijinalinin çok enteresan veya ikonik (River Raid gibi) bir oyun olmayışı oldu. Ee işte Speccy fanatiği Ref'in ipiyle kuyuya inersen böyle olur İlker (heheh selam Ref naber)